Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Su Zirvesi Budapeşte’de Gerçekleştiriliyor

İlki 2013'te ikincisi 2016 yılında düzenlenen ve karar vericilerin yanı sıra su alanında dünyanın önde gelen uzmanlarını bir araya getiren Budapeşte Su Zirvesi'nin üçüncüsü 15-17 Ekim 2019 tarihleri arasında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de gerçekleştiriliyor.

Zirvenin açılışı, Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader'in konuşması ile gerçekleşirken; Zirveye pek çok ülkeden ilgili bakanlar ve dünyada su alanında görev yapan uluslararası ve bölgesel kuruluşların başkanları katılım sağlıyor.

Bu yılki teması "Su Krizlerinin Önlenmesi" olan Zirve'de sudan kaynaklanan problemlerin çözümüne yönelik siyasi, ekonomik, finansal konular ele alınıyor.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Pakdemirli, Budapeşte Su Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Macaristan'da temaslarda bulundu. Burada Macaristan Başbakan Yardımcısı Zsolt Semjen ile bir araya gelen Pakdemirli, Macaristan'ın, "Barış Pınarı Harekatı"na verdiği desteğin Türkiye için çok önemli olduğunu bildirdi. Pakdemirli, "Suriye Barış Pınarı Operasyonu kapsamında Türkiye'nin yalnızlaştırılmasına karşı Macaristan'ın ülkemiz lehine sergilediği duruş için müteşekkiriz." değerlendirmesinde bulundu.
 
16.10.2019
Devamı

TAŞAN: “Farkındalık sağlamak amaçlanıyor”

Kadınların tarımsal üretimde, kaynakların sürdürülebilir kullanımında, gıda üretiminde ve güvenliğinde sahip oldukları önemli konumdan hareketle Birleşmiş Milletler bünyesinde “15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü” olarak kabul edilmiş ve 1997 Yılından itibaren tüm dünyada ve Ülkemizde kutlanıyor.
Tarımsal Kalkınma Vakfı (TAK-VA) Genel Başkanı Mehmet TAŞAN, 15  Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü nedeniyle yaptığı açıklama Kadın Çiftçilerinin desteklenerek sayılarının daha da çoğaltılması gerektiğini vurguladı.
 
Mehmet TAŞAN:  “ ‘15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’ ile çiftçi kadınların toplumdaki sosyal statüsünü yükseltmek, kadın çiftçilerin faaliyetlerinin görünür olmasını sağlamak, kamuoyunun kadın çiftçilerin sorunları ve toplumdaki rolleri konusunda hassas olmalarını sağlamak, kadın çiftçiler ile ilgili örgütlerin ve toplulukların bugünü kutlamalarını desteklemek ve ortak bir ruh oluşturarak bir farkındalık sağlamak amaçlanıyor.
 
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pozitif ayrımcılık yapılarak, süt sığırcılığı konusunda kadın çiftçilerin kurduğu kooperatifler desteklenmiştir. Ancak halen Kadın çiftçilerin yönetimde yeterince yer almaması önemli bir yönetim sorunudur. Genel olarak baktığımızda Kadın çiftçiler eğitimlerden de yeterince faydalanmamaktadırlar.
 
Kadın çiftçilere üretici örgütleri aracılığıyla pazarladıkları üretimleriyle orantılı sigorta priminde destek uygulanmalıdır. Kooperatifler ve üretici birlikleri ortaklarına verilen eğitimler sadece ortağa yönelik olmamalı, “aile eğitimi” şeklinde planlanarak üretimde yer alan kadınların da eğitim almaları sağlanmalıdır.

Ülkemizde genellikle çiftçilik meslek olarak kabul edilmemekte, babadan oğula geçen bir yapı zamanla göçler nedeniyle bozulmakta, etkin ve verimli tarım yapılmamaktadır. Üretici örgütleri aracılığıyla kadınların çiftçilerin sosyal, ekonomik, kültürel alanda güçlü olması sağlanarak kalkınma süreçlerine de katkı sağlanmış olacaktır. Çiftçiliği özendirmek, köylerin ve kırsal kesimin boşalmasını önlemek ve istihdam yaratmak açısından, kadın çiftçilerin ortak ve üye olduğu üretici örgütlerine belirli kotalara ulaştıklarında özel destekler verilmelidir.
Bu vesileyle elleri nasırlı fedakâr ve cefakâr Kadın Çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyor, bol kazançlar diliyorum” dedi.
                                                                                                                                                                     
 
15.10.2019
Devamı

Tarım'da Çalışanların Yüzde 45,2'si Kadın

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, yaklaşık 5,5 milyon istihdam sağlayan, 82 milyon ülke nüfusunu, 5 milyonu aşkın sığınmacı, mülteci ve yabancıyı, 45 milyon turisti besleyen tarımın Türk ekonomisinin temeli olduğuna dikkati çekti.

 
 Bayraktar, tarımda çalışanların yarıya yakınını kadınların oluşturduğunu belirterek, “kırsalda çocukların bakımı ve ev işlerinin yanı sıra tarımın yükünü de kadınlar omuzluyor. Yaklaşık 2,5 milyon kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışıyor, üretime omuz veriyor, ülkenin gıda güvencesini sağlıyor” dedi. 



Tarımda çalışanların yüzde 45,2’si kadın-
 
Erkeklerin ağırlıklı olarak tarım dışında çalışmasıyla, kadınların tarımın en önemli istihdam unsuru haline geldiğini bildiren Bayraktar, “Haziran ayı rakamlarına göre, tarımda çalışan 5 milyon 392 bin kişinin yüzde 45,2’si olan 2 milyon 438 binini kadınlar oluşturuyor. Kadının olmadığı her alan çorak bir toprak gibidir. Kadın çiftçilerimizi destekleyerek tarla, bağ ve bahçelerimizi yeşertmeliyiz” dedi.
 
“Kadın çiftçilerin eğitimi, tarımda verimliliği ve üretimde kaliteyi artıracak”-
 
Kadınların tarımdaki ağırlığının zaman geçtikçe artacağını, Türkiye’nin, tarımda verimliliği yakalamak istiyorsa işe kadın çiftçilere eğitim vermekle başlaması gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kırsalda çalışma hayatında kadının yeri çok önemli. Tarımda kültürel işlemlerin iyi bir şekilde yapılması, hem bitkisel hem de hayvansal üretimde verimliliğin yakalanmasında en önemli unsurların başında kadınlar geliyor. Bundan dolayı, kadın çiftçilerimizin, geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemleri bırakmaları tarımsal üretime büyük katkı sağlayacaktır. Bunun en kestirme yolu kadın çiftçilerimizin eğitiminden geçer. Kadın çiftçilerimizin eğitimi, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracak, verimliliği ve kaliteli üretimi artıracak, ülke tarım ve ekonomisine en büyük katkıyı yapacaktır. Tarımda verimliliği yakalamak istiyorsak kadın çiftçilerimizin eğitimine öncelik vermeliyiz.
Bu gerçekten hareket ederek, TZOB olarak, 2012 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı ile çiftçi eğitimi, kadın çiftçi eğitimi, genç çiftçi eğitimi, sürü yönetimi elemanı eğitimi, tarım danışmanları eğitimi üzerine iş birliği protokolü imzaladık.

Bu kapsamda, 2013-2018 yılları arasında “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “SGK Bilgilendirme”, “Güvenli Traktör Kullanımı”, “Tarım Danışmanları”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Bitki Sağlığı ile ilgili çiftçi eğitimleri”, “Ceviz Budama”, “Ziraat Odaları Otomasyon Sistemi”, “Mevzuat”, “Sulama” eğitimleri ve Ziraat Odalarının düzenlemiş olduğu eğitimler kapsamında toplam 560 bin kişiye eğitim verdik. Bunların 190 binini kadın çiftçilerimiz oluşturmuştur. Bu eğitimlerden “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Bitki Sağlığı” ile ilgili çiftçi eğitimleri devam etmektedir.”

Tarımdaki kadınların büyük çoğunluğu ücretsiz aile işçisi-
 
Tarımdaki istihdamın en önemli sorununun kayıt dışılık olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Tarımda çalışan 5 milyon 392 bin kişinin yüzde 46,5’i olan 2 milyon 509 bini ücretsiz aile işçisi konumundadır. Bu rakamın yüzde 78,7’si olan 1 milyon 919 bini kadınlardan oluşuyor. Tarımda, kadın işveren sayısı 2 binde, ücretli veya yevmiyeli kadın sayısı 273 binde, kendi hesabına çalışan kadın sayısı 244 binde kalıyor.

Tarımda çalışan kadınların ezici bir çoğunluğu olan yüzde 95,9’u primlerin yüksekliğinden dolayı kayıt dışı kalıyor, sosyal güvenlik kapsamına girmiyor. Kayıt dışılık oranı tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlarda yüzde 96,7’yi, işveren kadınlarda yüzde 100’ü, ücretli veya yevmiyeli çalışan kadınlarda yüzde 85,7’yi, ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlarda yüzde 97,3’ü buluyor.”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin de yönetiminde yer aldığı Sosyal Güvenlik Kurumu’nda genelde çiftçilerin, özelde kadın çiftçilerin mağduriyetleri ve hak kayıplarının giderilmesi için büyük gayret gösterdiklerini anlatan Bayraktar, kadın çiftçiler için senede 90 gün yıpranma payı, primlerin yüzde 50’sinin devlet tarafından ödenmesi başta olmak üzere birçok alanda pozitif ayrımcılık talep ettiklerini bildirdi.
 
-“Kadın çiftçilere tarım Bağ-Kurunda ayrıcalık şart”-
 
Tarımda, mevcut sigorta primleriyle kayıt dışılığın önlenemeyeceğini ve kadın çiftçilere tarım Bağ-Kur’unda ayrıcalığın şart olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım Bağ-Kur prim ödeme gün sayısı, 2019 yılında 26’ya çıktı. 2023 yılında diğer sigortalılarda olduğu gibi 30 güne yükselecek. Kırsalda gelir seviyesi ülke gelir ortalamasının yüzde 31,3’ünde kalmaktadır. Ülkemizin en yoksul kesimi kırsalda yaşamaktadır. Bu şartlarda, çiftçimiz, 26 gün üzerinden, mevcut primini bile ödemekte zorlanırken 30 gün üzerinden primi ödemesi mümkün olmayacağından, prim gün sayısı 2008’de olduğu gibi 15 güne indirilmelidir.
Zor şartlarda çalışanlara kamuoyunda yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet tazminatı verilmektedir. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak, çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için sigorta gün sayılarına 90 gün (4 yıla 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı ilave edilmelidir.
Çiftçilerimize muafiyette geçen süreler için borçlanma imkânı verilmelidir.
Sigortalı kadınlarda 3 çocuğa kadar, her çocuk için 2 yıl borçlanma imkanı bulunmaktadır. Kadınlarda sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğumla ilgili de hizmet borçlanması yapabilmesi mümkün kılınmalıdır.”

Bütün kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Gününü kutlayan Bayraktar, kadın çiftçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de azami gayreti göstereceklerini belirtti.
 
 
15.10.2019
Devamı

Gıda Güvenliği Önlemleri Alındı

Tarım ve Orman Bakanlığı 618 firmaya ait 1211 parti üründe taklit ve tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiğini açıkladı.

Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde yapılan açıklamada “ Ülkemizde gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önlenmesi, kişilerin sağlığının ve tüketici menfaatlerinin korunması ile sektörde haksız rekabetin engellenmesi amacıyla gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarında resmi kontrol faaliyetleri Bakanlık olarak büyük bir titizlikle yürütülmektedir. 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" ve bu Kanun kapsamında hazırlanan, "Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik" gereğince; laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.” İfadelerine yer verildi.

Bakanlık yürüttüğü resmi kontroller ve firmaların otokontrol sistemlerine ek olarak bu uygulama ile tüketici sağlığının ve menfaatinin korunması, sektörde haksız rekabetin önlenmesi, tüketiciler aracılığıyla firmalar üzerinde bir denetim mekanizması oluşturulması ve firmaların "güvenilir gıda üretiminin teşvik edilmesini amaçladığını belirtti.

Tüketici ihbar ve şikâyetleri büyük önem taşıyor

Söz konusu uygunsuzlukların tespit edilmesinde; Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen denetimlerin yanında, tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikâyet, CİMER ve Alo 174 Gıda Hattı başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğu bu bakımdan tüketicilerin bu başvurularını sürdürmeleri, halkın sağlığının korunması yönündeki çalışmaları için büyük önem taşıdığını ifade etti.

Taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 618 firmaya ait 1211 parti ürün Bakanlığın internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunuldu. Böylece ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1283 firmaya ait 2816 parti ürün tüketicilerin bilgisine arz edildi.

Son olarak gıda konusunda kamu otoritesi olan Bakanlık, yasalarla verilmiş tüm yetkileri tereddütsüz kullanarak gıda güvenilirliğinin sağlanmasına ve tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalarını aralıksız olarak ve büyük bir titizlikle sürdürdüğünü kamuoyuna duyurdu.
 
 
14.10.2019
Devamı

Kriz Yok ise Yetiştiriciye Desteklemeler Konusunda  Neden Bir şey Yapılmıyor?

Kriz Yok ise Yetiştiriciye Desteklemeler Konusunda  Neden Bir şey Yapılmıyor?
CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, TBMM’de yaptığı konuşma ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticiye vadeliden fakat henüz ödenmeyen desteklemeleri sordu.
Cumhuriyet Halk Partisi Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, üreticinin sorunlarını TBMM’de gündeme getirdi.



Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2018 yılı buzağı desteklemesini hala tamamlamadığını ve birçok alanda olduğu gibi arıcılık ve sürü yöneticisi istihdamı, yani çoban desteklemesi ile ilgili tebliğin de henüz yayınlanmadığını belirten Ünver; “Bu yıl artan maliyetler hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizi zor durumda bırakmıştır. Her fırsatta ‘Kriz yok.’ diyen ekonomi yönetimi, eğer öyleyse yetiştiriciye ödenecek desteklemeler konusunda neden bir şey yapmıyor?” diye sordu.
 
 
14.10.2019
Devamı

MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜNE 640 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, kırsal kalkınma destekleri sayesinde meyve-sebze işleme ve paketleme tesislerine 640 milyon liralık yatırım yapıldığını söyledi.
Bakan Pakdemirli, Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla hazırlanan Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) Programı kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla, kırsal kalkınma projelerine destek sağlandığını dile getirdi.

IPARD kapsamında, meyve-sebze paketleme, kurutma, dondurma ve depolama yatırımlarının 1 milyon 250 bin avroluk kısmına yüzde 40 ila yüzde 50 arasında hibe verildiğine işaret eden Pakdemirli, “Bu kapsamda, yatırım değeri 640 milyon lira olan 220 adet sebze-meyve işleme ve paketleme projesine 263 milyon lira hibe verildi. Kurulan bu tesisler sayesinde meyve ve sebzeler daha uzun süre saklanacak, ürün kayıpları azaltılacak ve ürün kalitesi yükselecek, rekabet gücümüz ve ihracatımız artacak. Ayrıca, ürünlerin mevsimi dışında ve ekonomik getirisi yüksek olarak satılmasına imkân sağlanacak.” açıklamasında bulundu.

6 BİN İSTİHDAM
Bakan Pakdemirli, AB standartlarında kurulan bu tesislerde 6 bin kişinin istihdam edildiğini ve tesislerde işlenen ürünlerin büyük bir bölümünün komşu ve bölge ülkelere ihraç edildiğini ifade etti.

ISPARTA İLK SIRADA
İl bazında değerlendirildiğinde en çok yatırımın 130 milyon lirayla Isparta’ya yapıldığını ve buradaki projelere 54 milyon lira hibe verildiğini belirten Pakdemirli, Isparta’dan sonra en çok yatırımın Mersin, Manisa, Denizli ve Karaman illerine yapıldığını söyledi.  
Pakdemirli, bakanlık olarak “yerinde üretim, yerinde işleme, yerinde kalkınma” anlayışı çerçevesinde, bölgelerde ekonomik çeşitliliğin artırılması ve kentlere göçün önlenmesi amacıyla kırsal kalınma desteklerine devam edeceklerini dile getirdi.

2019 YILINDA 156 PROJE BAŞVURUSU YAPILDI
2019’da çıkılan IPARD-II 5. Başvuru çağrısı kapsamında ise meyve ve sebze sektörüyle ilgili toplam yatırım tutarı 680 milyon lira olan 156 proje başvurusu yapıldığını kaydeden Pakdemirli, TKDK tarafından proje değerlendirme işlemlerinin tamamlandıktan sonra uygun projelerin açıklanacağını ifade etti.
 
 
14.10.2019
Devamı

TMO Kuru İncir Alımlarına Başlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi, kuru incir üretici fiyatlarındaki istikrarsızlığın giderilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kuru incir alımı ile görevlendirildi. TMO'nun A1 kalite kuru incir alım fiyatı 18,00 TL/Kg olup kalitesine göre kuru incirin fiyatı artabilecek.

TMO, kuru incir alımlarına TARİŞ İncir Birliği ile yaptığı protokol kapsamında 14 Ekim de başlıyor.
TMO Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güldal twitter hesabından müjde vererek kuru incir alımı ile ilgili şartları duyurdu.

TMO kuru incir alımları; TARİŞ İncir Birliğine bağlı Germencik ve Nazilli İncir Kooperatiflerinin depolarında yapılacak. TARİŞ, üyesi olmayan üreticilerden de alım yapacak TMO, üretici dışındaki kesimlerden ise (tüccar vb.) alım yapmayacak.

 TMO tarafından ilk kez yapılacak olan kuru incir alımlarının şartları şu şekildedir: “Ürün bedeli ödemeleri ürün tesliminden sonra en geç 10 gün içerisinde TARİŞ tarafından üreticilerin banka hesaplarına aktarılacaktır. Rutubet oranı %22'ye kadar olan ürünler satın alınacaktır. Boşaltma ücreti alınmayacaktır. Ürün teslimatları sadece ürün sahipleri tarafından yapılabilecektir. Yalnızca 2019 mahsulü kuru incirler satın alınacaktır.

Pazar günleri hariç, haftanın 6 günü alım yapcak TMO  en az %60 A serisi (iş malı), en fazla %40 B serisi (kürek malı) olan kuru incirlerİ satın alacak.




 
11.10.2019
Devamı

11 Ekim Dünya Yumurta Günü

Her yıl Ekim ayının ikinci cuma günü, dünyanın birçok ülkesinde 'Dünya Yumurta Günü' olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Yumurta ihracatını yıllık 350 milyon dolara çıkarak dünyada ikinci sıraya  Türkiye yerleşiyor. Uluslararası Yumurta Komisyonu'nun (IEC) 1996'da ilan ettiği "Dünya Yumurta Günü", dünyanın birçok ülkesinde ve son beş yıldır da Türkiye'de kutlanıyor. Bu yıl 11 Ekim'de kutlanacak Dünya Yumurta Günü'nde, 2011 yılında 284 milyon dolarlık yumurta ihracatını 2012 sonunda 350 milyon dolara çıkaran Türk kanatlı sektörü, ihracatta Hollanda’dan sonra ikinci sıraya yerleşerek dikkat çekiyor. Son dört yıllık ihracat artışı değerlendirildiğinde yüzde 194 büyüme kaydeden sektör, dünyada en çok büyüme kaydeden ülke olarak da birinci sırada yer alıyor.

Hedef Türkiye'de de tüketimi arttırmak
Besin değeri açısından özellikle çocuklar için çok önemli bir protein kaynağı olan yumurtanın Türkiye'de kişi başı tüketimini, Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasına çıkarmayı amaçlayan KTG ve YUM-BİR, Dünya Yumurta Günü'nde bu konuya özellikle dikkat çekmek istiyor. KTG Yönetim Kurulu Üyesi ve YUM-BİR Başkanı Pala, "Avrupa'da yıllık kişi başı tüketim ortalaması 225 adet, Japonya'da 328, Amerika'da 247. Türkiye'de ise bu rakam 185. Yumurta üretiminde ilk 10'da, ihracatta ise ikinci sırada olan Türkiye için bu rakam oldukça düşük. İçeriğinde özellikle çocukların zihin gelişimi için gerekli olan kolini de barındıran yumurta protein ve vitamin bakımından da çok değerli bir besin. 7'den 70'e herkesin tüketmesi gerekiyor. Sektör olarak bu konuda sosyal sorumluluk projelerini önemsiyor, son dört yıldır da Ankara'da LÖSEV ve Omurilik Felçlileri Derneği'nin haftalık taze yumurta ihtiyacını karşılıyoruz. Yıl içinde dönemsel olarak farklı yumurta yardımları da yapıyoruz. Hedefimiz ihracatımızı artırırken, ülkemizde de yumurta tüketimini artırabilmek ve sağlıklı nesiller yetişmesine yardımcı olabilmek." diyor.
KTG Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Aydemir ise sektörün dünyadaki ekonomik başarısına değinirken, hayvansal protein tüketimine de dikkat çekiyor, "Türkiye'de üretilen yumurta, piliç eti, damızlık kümes hayvanlarının kalitesini dünya çapında duyurarak Türkiye'nin dünya pazarındaki payını yükseltmek istiyoruz. Bu yıl hedefimiz, tavuk etinde 1.9 milyon ton, yumurtada 15 milyar adet üretim gerçekleştirmek. Ancak sağlıklı beslenme için ülkemizde de hayvansal protein tüketimini arttırmamız gerekiyor. Tüm dünyada ve ülkemizde de son beş yıldır kutlanan 'Dünya Yumurta Günü', hayvansal proteinin, özellikle yumurtanın vücut gelişimi ve sağlığı için önemini anlatmamız için bir araç."
 
11.10.2019
Devamı

Havadan aşılama Aydın’da başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yaban hayatında kuduz hastalığı ile mücadele kapsamında uygulamaya konulan havadan aşılama çalışması Aydın'da başladı.

Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu bilgiler verildi, "Bilindiği üzere Bakanlığımız, yaban hayatında kuduz hastalığı ile mücadele amacıyla Türkiye' de Kuduza Karşı Oral Aşı Temini" isimli yeni bir Avrupa Birliği Projesini uygulamaya koymuştur. Proje kapsamında yaban hayatı kaynaklı kuduz hastalığının yoğun olarak görüldüğü 225 bin kilometrekare alanda 3 yıl süreyle senede iki defa olmak üzere havadan aşılama çalışması yürütülecektir. Aşıların atımı için Uçak Kiralanması Hizmet Alımı İhalesi, 05.08.2019 tarihinde gerçekleştirilmiş ve sonrasında gerekli hazırlıkların yapılması ile birlikte 2019 yılı Sonbahar Aşı Kampanyası kapsamında aşı atım işine, 19 Eylül 2019 tarihinden itibaren Orta Anadolu'daki aşılama alanında başlanmıştır. Ege, İç Ege ve Orta Anadolu'da aşılama yapılmayan 16 ilde aşı atım çalışmaları 09 Ekim 2019 tarihinden itibaren, haftanın her günü, resmi tatiller dahil olmak üzere (Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Manisa, Aydın, Denizli, Burdur, Muğla, Isparta, Afyonkarahisar, Uşak, Kütahya, Ankara, Konya, İzmir, Antalya) gerçekleştirilecektir."
 
11.10.2019
Devamı

Şeker Pancarı Konya’da Çiftçinin Yüzünü Güldürüyor

Türkiye'de en fazla şeker pancarı üretiminin yapıldığı Konya'da şeker pancarı hasadı başladı. Şeker fabrikalarının pancar alım ve işleme kampanyası başlamasıyla birlikte üreticiler pancarı sökmeye başladı.

Konya'da binlerce çiftçinin ekimini gerçekleştirdiği şeker pancarının hasadı ile çiftçilerin tarlalarda zorlu mesaisi başladı. Tarladan sökülen pancarların geçen yıllara oranla daha verimli olması ise çiftçilerin yüzünü güldürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 1 Eylül 2019 tarihinde gerçekleştirdiği Konya ziyaretinde, "Bu yıl, pancar üretiminde yüzde 11 artış bekliyoruz. Pancar alım fiyatını da bu yıl için ton başına 235 liradan 300 liraya yükseltiyoruz"  dedi. Böylece pancar alım fiyatında yaklaşık yüzde 28 bir artış gerçekleşti.

Çiftçiler, kampanya döneminde 122 gün boyunca pancarlarını fabrikaya ulaştırabilecek. Çiftçiler, bu yıl daha yüksek rekolte bekliyor. Bu üretimlerle birlikte ülke genelinde toplam şeker pancarı üretiminin yaklaşık yüzde 29'u karşılanacak. Konya Şeker'in, bu yıl üreticilerden toplamda 3 milyon 650 bin ton pancar alımı yapması planlanıyor. Konya Şeker, bu kampanya döneminde 3 milyon 220 bin ton pancar işleyecek ve bu işlenen pancarlarla 455 bin ton şeker, 690 bin bin ton yaş pancar küspesi, 126 bin ton melas, 50 bin ton kuru küspe üretilmesi bekleniyor.

Tarlada şeker pancarında elle söküm yapan çiftçilere de rastlanırken, büyük söküm makineleriyle pancarlar topraktan sökülerek yapraklardan ayrılıyor. Şeker pancarının bu yıl daha verimli olduğunu belirten pancar üreticisi Halil İbrahim Çalık, "Hasadımız bu sene güzel, bereketli çok şükür. Tarlalardan dönümden 20 ton hasat yapıyoruz, tabii hepsinden 20 ton çıkmıyor ama beklentimiz bizim o yönde. Çiftçilerimiz onun için çabalıyor bir yaz boyunca inşallah beklediğimizi umuyoruz" şeklinde konuştu.
 
10.10.2019
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine