Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Marmara’da Yasadışı Trol Avcılığına Geçit Yok

Su ürünleri kaynaklarını korumak ve sürdürebilir su ürünleri avcılığını sağlamak üzere İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’nde geniş çaplı denetim yapıldı.

İstanbul Tarım ve Orman Müdürlüğü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan denetimler 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında ve Kanun'un 33. maddesinde yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşları ile müşterek gerçekleştirildi.

Yenikapı Limanı ve çevresi ile İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde yasadışı trol avcılığını önlemeye yönelik denetimlere İstanbul İl Tarım Müdürlüğünün yanısıra yetkili kurumlardan 4’ü dalgıç olmak üzere 56 personel katıldı.

 6 bot, 2 vinç ve 1 kamyonun da kullanıldığı geniş kapsamlı denetimlerde 14 adet büyük boy trol kapısına, 1.000 metre misina ağına ve 20 takım trol ağına el konuldu. El konulan istihsal vasıtaları ise mülkiyeti kamuya geçirilmek üzere yeddi emin limanına teslim edildi.
19.09.2020
Devamı

Hazine Arazisi Kiralama Nasıl Yapılır ve Şartları Nelerdir?

Hazine arazisi kiralamak isteyenler için Resmi Gazete tebliği yayımlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı Milli Emlak Tebliğinde kritik değişiklikler yapıldı. Hazine arazisi kiralamak için çiftçi olmak ve o köy ya da beldede 3 yıldır oturuyor olmak koşulu kaldırıldı. Bunun yerine o köy ya da mahallede kayıtlı olan, oturan ya da oraya kayıtlı olmasa da 3 yıldır oturan, oturmasa da kayıtlı olan topraksız veya yeterli toprağı olmayanlara kiraya verilebilir hale getirildi. Daha önce 5 yıl olan ve bağ, bahçeler için 10 yıla kadar uzatılabilen kiralama süresi, yeni tebliğde 10 yıl olarak belirlendi ve bu sürenin sonunda tüm ekip biçmeler için 10 yıl daha uzatma hakkı verildi. Böylece isteyen tek yıllık bitki ekecek, bahçe yapacak, isteyen çok yıllık bağ, badem, ceviz dikebilecek.

HAZİNE ARAZİSİ KİRALAMA BAŞVURU ŞARTLARI NELER? 

Köy nüfusuna kayıtlı olmayan, köyde ikamet etmeyenler yani dışarıdan kişiler de hazine arazilerini veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerleri ekip biçme amaçlı kiralayabilecek. Ancak bu, köye kayıtlı kişilerin talep etmemeleri durumunda mümkün olacak. Bir başka ifadeyle topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere kiraya verilecek yerler ilan edilecek. Yeterli başvuru olmadığında bu taşınmazlar, gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilebilecek.

EN FAZLA 60 DÖNÜM 

Bir kişinin kiralayabileceği hazine arazi miktarı 60 dönümü geçemeyecek. Yüzölçümü 60 dönümden fazla olan taşınmazlar, krokisinde ulaşım yolu da gösterilerek, 60 dönümlük bölümler halinde kiraya verilecek. Topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçiler bu tebliğ kapsamında sadece bir kez hak sahibi olabilecek. Daha önce kiralanacak arazinin büyüklüğü sulu ve kuru tarım yapılabilirliğine göre her il için ayrı ayrı belirleniyordu. Yeni düzenlemede tüm iller için bu miktar 60 dönümle sınırlandırılmış oldu.

 

Kiraya verilecek yerler, Milli Emlak İl Müdürlükleri’nce belirlenecek ve nihai onay Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca verilecek. Bakanlığın onay verdiği taşınmazlar, Milli Emlak İl Müdürlükleri’nin internet sayfasında ve hükümet konaklarında 20 gün süreyle ilan edilecek. Tarım idaresince bu ilanlar çiftçilere, ilgili muhtarlıklara ve ziraat odalarına da duyurulacak.

PUANA GÖRE SIRALAMA 

İlana çıkılan araziyi kimin kiralanacağı kararı, başvuru sahiplerinin puanlarına göre belirlenecek. Köyde oturan ve o köye kayıtlı olanlar 20 puan, köyde kayıtlı olmayıp 3 yıldır oturanlar 10 puan, köy nüfusuna kayıtlı olanlar 5 puan alacak. Toprağı olmayanlar 60 puan, 10 dönümden az toprağı olanlar 40 puan, 30-40 dönüm arası toprağı olanlar 10 puan, evli ve 3’ten fazla reşit olmayan çocuğu olanlar 20 puan, 2’ye kadar çocuğu olanlar 15 puan alacak. Ayrıca ziraat teknikeri, teknisyeni, mühendisi, 20-40 yaş aralığında genç ya da kadın çiftçi olmak, iyi tarım, organik tarım yapacak olmak da puan üstünlüğü sağlayacak. Tüm değerlendirmelerin sonunda aynı puanı toplayan birden fazla kişi olursa kura çekilecek.

KİRALAMADA PAZARLIK

Arazinin kiralaması pazarlık usulüne göre yapılacak ancak ilk yıl tahmini kira bedeli, taşınmazın rayiç bedelinin yüzde 1.5’i olarak belirlenecek. Yani 100 bin liralık bir tarlanın yıllık kirası 1.500 lira civarında olabilecek. Sonraki yıllarda kira bedeli TÜİK’in yayımladığı Tarım ÜFE (Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Endeksi) oranında artırılacak. Sözleşmenin başlama ve bitiş tarihleri, ekim ve hasat dönemleri dikkate alınarak belirlenecek. İlk yıl kira bedeli peşin olarak veya faiz uygulanmaksızın dörtte biri peşin, kalanı üçer aylık dönemler hâlinde üç eşit taksitle alınacak. Sonraki yıllarda ise kira, peşin veya üçer aylık dönemler hâlinde dört eşit taksitte ödenebilecek. Kiracılar, arazileri başkalarına kiraya veremeyecek.

19.09.2020
Devamı

Silaj Makinesine Kolunu Kaptıran Çiftçi Ağır Yaralandı

Muğla'nın Milas ilçesinde kolunu silaj makinesine kaptırması nedeniyle yaralanan çiftçi, hastaneye kaldırıldı.

Pinar Mahallesi'nde mısır hasat eden Ali Faik Yakar, kolunu traktörün arkasına bağladığı silaj makinesine kaptırdı.

Dirsek altından kolu kopan Yakar, 112 Acil Servis ekiplerince Milas Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralı, buradaki müdahalenin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.

Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, çiftçinin yaralanmasından üzüntü duyduğunu belirterek, makineli hasat yapan üreticilerin dikkatli olmasını istedi.

19.09.2020
Devamı

Küçükbaş Hayvancılığı Nedir, En Çok Hangi Bölgede Yapılır?

Küçükbaş hayvancılık keçi yetiştiriciliği, koyun yetiştiriciliği olarak bilinmektedir. Ülkemizde oldukça fazla yapılan küçükbaş hayvancılık ekonomiye de büyük katkı sağlamaktadır. Ülkemizin hemen her köşesinde küçükbaş hayvancılık yapılır. Küçükbaş hayvancılıkta, hayvanların etinden sütünden bir kürkünden yararlanır.
Küçükbaş hayvancılık genellikle keçicilik ve koyunculuk olarak adlandırılan Türkiye'de genellikle Orta Anadolu Bölgesi'nde, kurak iklim sebebiyle yetiştirilen hayvan türleri küçükbaş hayvanlar arasında yer almaktadır. Küçükbaş hayvancılık; koyun keçi ve kürk hayvanlarını kapsayan bir hayvancılık çeşididir. Ülkemizin her köşesinde küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Ülkemizde koyun ırkları birbirinden farklılık gösterir. Orta Anadolu ile birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde de küçükbaş hayvancılık türlerini farklılıklar görülmektedir. Keçi cinsinden olan hayvanlar ise özellikle tiftik ve Ankara kedisi olarak bilinen Türkiye'nin dağlık bölgelerinde daha çok yetiştirmekte olan keçilerdir. Ülkemizin az bir bölümünde ise süt keçileri bulunur

Otlakların az olmasından dolayı küçükbaş hayvancılık daha çok Orta Anadolu'da ve Akdeniz Kuzey bölgelerinde küçükbaş hayvancılık görülür. En çok orta Anadolu, Akdeniz’in Kuzey kesimleri en yoğun küçükbaş hayvancılık yapılan bölgeler arasında yer alır. Otlakların az olmasından dolayı küçükbaş hayvancılık bu bölgelerde yapılmaktadır. Ülkemizi onlarca farklı türde küçükbaş hayvan bulunmaktadır.

İl İl Koyun Sayısı

Van 1733665 koyun
Şanlıurfa 1361371 koyun
Ağrı 1385709 koyun
Muş 770944 koyun
Ankara 770.948 koyun

İl İl Keçi Sayısı
Keçi yetiştiriciliğinde;
Mersin başı çekerek 660 325 keçi ile 1. Sırada yer alırken,
Antalya 512 621 keçi
Adana 248 1758 keçi
Mersin 345499 keçi
Siirt 310014 keçi
Ülke İçinde toplam 1532000 Merinos koyununun 345.000 kadarı Ankara'da bulunmaktadır. Ankara'yı 341796 merinos koyunuyla Eskişehir takip eder. Keçi sayısında ise tiftik keçisi ile Ankara 1. Sırada yer alırken, Ankara'yı ise Siirt, Karaman ve Eskişehir takip eder.
 
19.09.2020
Devamı

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin'in acı günü

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin'in dün vefat eden babası İsmail Metin'in cenazesi memleketi Bolu'da toprağa verildi.
Bir süredir Ankara'da hastanede tedavi gören İsmail Metin (71) dün hayatını kaybetti. 
Cenaze aracı ile Bolu'daki evine getirilen Metin için Sağlık Mahallesi Saygılı Camisi'nde düzenlenen törende, oğlu Fatih Metin taziyeleri kabul etti. 
Törene, Metin ailesinin akraba ve yakınlarıyla AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, AK Parti Bolu Milletvekili Fehmi Küpçü, bazı AK Parti milletvekilleri, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay, Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları katıldı. 
İsmail Metin'in cenazesi, kılınan namazın ardından Sağlık Mahallesi'nde bulunan Şehitler Mezarlığı'na defnedildi
19.09.2020
Devamı

Bakan Pakdemirli: Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Deneyimimizi Dünyaya Aktarıyoruz

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli Türkiye’nin çölleşme ve erozyonla mücadele deneyimini dünyaya aktardığını vurgulayarak bu kapsamda 108 ülkeden 953 uzmana eğitim verildiğini söyledi.
Çölleşme ile mücadele ve erozyon kontrolü ile ilgili sahip olduğumuz deneyimlerin her yıl "Uluslararası Çölleşmeyle Mücadele Eğitimleri" ile Afrika, Orta Asya, Kafkas, Orta Doğu ve Balkan ülkeleri ile paylaşıldığının altını çizen Bakan Pakdemirli “Geçen yıla kadar toplamda 89 ülkeden 839 uzmana eğitim verdik” diye konuştu.
108 ÜLKEDEN 953 UZMANA EĞİTİM VERİLDİ
Bu eğitimleri kendilerine görev edindiklerini belirten Bakan Pakdemirli “Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 salgını da, bu eğitimleri gerçekleştirmemize engel teşkil etmedi. 17 Haziran 2020 Dünya Çölleşme ve Kuraklık Günü kapsamında gerçekleştirdiğimiz online eğitim ile birlikte toplamda 108 ülkeden 953 uzmana eğitim vermiş olduk” değerlendirmesinde bulundu.
EROZYONLA KAYBOLAN TOPRAK MİKTARINI 154 MİLYON TONA DÜŞÜRDÜK
Ülkemizin dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Bakan Pakdemirli “Son 18 yılda 5,4 milyon hektar alanda 4 milyar 633 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Yaptığımız erozyonla mücadele çalışmaları kapsamında 1970’lerde 500 milyon tonluk erozyonla kaybolan toprak miktarını günümüzde 140 milyon tona düşürdük. Hedefimiz, 2023’te bu rakamı 130 milyon tona indirmek” açıklamasını yaptı.
Bakan Pakdemirli, ülkemizin ağaçlandırma ve erozyonla mücadele kapsamındaki edinmiş olduğu tecrübeyi, önümüzdeki yıllarda da söz konusu eğitimlerle dünyadaki başka ülkelerin uzmanlarına aktarmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.​
 
18.09.2020
Devamı

Chp’li Vekillerden İş Bırakan tarım İşçilerine Destek

Çukurova’da ücret zammı taleplerinin karşılanmaması nedeniyle günlerdir iş bırakma eylemi yapan tarım işçilerine, Chp Adana milletvekilleri Ayhan Barut ve Orhan Sümer’den destek geldi.

Barut ve Sümer, “İnsanca bir yaşam isteyen tarım işçilerimiz ücret zammı konusunda çözüm bekliyor. İşçilerimizin mağdur edilmemesini istiyoruz” dedi.
Adana’nın Yüreğir ilçesindeki Doğankent Mahallesi’nde dün sabaha karşı tarım işçileriyle bir araya gelen Barut ve Sümer, işçilerin sorun ve taleplerini dinledi. Ziyarete Çukurova Aracılar ve Elçiler Derneği Başkanı Fevzi Ete de katıldı. Ete, “110 liranın altındaki bir teklifi kabul etmiyoruz. Talebimiz karşılanmadan işbaşı yapmayacağız” diye konuştu.

Çukurova Bölgesi’ndeki tarım işçisi dernekleriyle Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) arasında yapılan işçi yevmiyelerine ilişkin görüşmeler olumsuz sonuçlanmıştı. İşçi temsilcileri bu yıl için gündelik ücretin 116 lira olmasını talep ederken, AKİB yönetimi 101 lira dayatmasında bulunmuştu. Bunun üzerine tarım işçileri pazartesi günü itibariyle ‘işe çıkmama kararı’ almış; Mersin, Hatay ve Adana’da çok sayıda işçi tarla ve bahçelere gitmemişti. Öte yandan işçilere iş bırakma çağrısı yapan üç dernek temsilcisi gözaltına alınmıştı.
18.09.2020
Devamı

TSÜAB Başkanı Dr. Ahmet YILMAZ: Çuvala Konulan Her Ürün Sertifikalı Tohumluk Değildir

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Yılmaz yapmış olduğu açıklamada tohumluk vasfı taşımayan ürünlerin çuvallanarak yasa dışı yollarla çiftçilere pazarlandığını belirtti. Sertifikalı tohumun çiftçinin verim ve kalite güvencesi olduğunu vurgulayan Yılmaz şu ifadeleri kullandı:
“Tohumda sertifika; devletin kontrol ve denetiminin varlığını gösterdiği için çiftçinin ve tüketicinin en büyük kalite ve verim güvencesidir. Devletin kontrol ve denetimi nedeniyle sertifikalı tohum, aynı zamanda gıda güvenilirliği açısından da bir güvencedir.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenmemiş, hiçbir kontrolden geçmemiş ve tohumluk vasfı taşımayan ürünler, çiftçilerimize tohum adı altında satılıyor. Elenen mahsulün çoğu zaman koruyucu özelliği bile olmayan boyalara bulanmasıyla elde edilen bu ürünler çuvallanarak çiftçilere pazarlanıyor.
Sonuçta ise çimlenme garantisi olmayan, içerisinde başta yabancı ot tohumları olmak üzere farklı tür ve çeşidin tohumları bulunan, doğru ilaçlarla ilaçlanmadığı için hastalık ve zararlılara karşı dayanıksız, tohum denmeyecek özellikteki bu sözde tohumlar ekilmektedir. Sonuçta da üretici hem verim ve hem de özellikle kalite yönünden büyük mağduriyetler yaşamakta bunun sonucunda da ülke ekonomisi zarara uğramaktadır. 
Mağdur olan çiftçi, yaşadığı sorunlarla ilgili hiçbir muhatap bulamıyor ve ne yazık ki bütün bir sezon harcanan zaman, alın teri ve para da heba oluyor. İşte tam burada atalarımızın bir sözü geliyor aklımıza; “Biçtiğini beğenmiyorsan ektiğine bakacaksın”.
Sertifika, tohumun garanti belgesidir. Çiftçilerimiz, aynı zamanda ileride doğacak tohum kaynaklı bir mağduriyette ancak sertifika ve fatura ile hakkını arayabilmektedir.
Çiftçilerimiz ekim zamanında yani üretim için ilk adımı attığında dikkatli olmalı, ne ektiğini bilmelidir.  Sertifikalı tohum kullanan çiftçiler ne ektiğini de ne biçeceğini de bilir. Sertifikalı tohum ile %20-25 verim artışı sağlanır. Hasat edilen verimli ve kalitesi yüksek ürünler ise hem üreticinin yüzünü güldürür hem de ülke ekonomisine katkı sağlar.
Kaçak / Yasa dışı Faaliyetler Denetlenmeli
Sertifikalı tohum üretebilmek için Bakanlıktan mutlaka yetki belgesi alınmalıdır. Bakanlığımızdan aldığı yetki ile tohumculuğa yatırım yaparak sertifikalı üretimi yapan Tohum Sanayicisi ve Üreticilerimizin denetimi ve piyasadaki her türlü denetim 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile Tarım ve Orman Bakanlığına verilmiştir. Bakanlık tarafından yapılması gereken bu piyasa denetimleri maalesef yeterince ve etkili bir şekilde yapılamamaktadır. Bunun sonucunda da tohumculukla hiç alakası olmadan merdiven altı yasa dışı / kaçak tohum üretimi yapılmakta, hatta kamuya hizmet düşüncesi ile devletin koyduğu yasayı çiğneyen bazı şahıslar, Belediye ve Ziraat Odaları vasıtasıyla yasa dışı / kaçak tohum üretilmektedir. Bunun sonucunda da aldığı yetkiyi dürüstçe kullanarak üretim yapan Tohumcu, haksız rekabetle karşı karşıya kalmakta, Ülkemiz ise kayıt dışı ekonomi nedeniyle vergiden ve hedeflediği rekolteye ulaşmaktan geri kalmaktadır.
Tekrar vurgulamak gerekirse bu yasa dışı / kaçak tohum faaliyetinde haksız kazanç ve haksız rekabet söz konusudur. Haksız ticarete konu olan ve “tohum” diye satılan bu yasa dışı / kaçak ürünler, sertifikalı tohumun satışını olumsuz etkilemektedir. Yasal olarak tohum üreten birçok firma uzun vadede bu haksız rekabete direnemeyecek hale gelecektir. Ayrıca vergilendirilemeyen kaçak satışlar ekonomimize büyük ölçüde zarar vermektedir.
Çiftçiyi Sertifikalı Tohuma Yönlendirmeliyiz
Son yıllarda hızla artan tohum üretim maliyetlerine paralel olarak artış göstermeyen sertifikalı tohum kullanım destekleri, ödeme tarihlerinin gecikmesi ve hatta belirsizliği sertifikalı tohuma olan talebi düşürerek çiftçileri kaçak tohuma yöneltmektedir. Tohumculuk destekleri diğer tarımsal desteklerden ayrı değerlendirilmeli ve özellikle Tohumculuk Kanuna dayandırılarak düzenlenmelidir.”
 
Belediyelerimize ve Ziraat Odalarımıza da çağrı yapan Dr. Ahmet YILMAZ; “Eleme tesisi kurarak üründen elediklerini tohum diye çiftçilerimize satmak yerine, Tohumculuk Kanununun gereği olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tohum üreticisi üyelerimizin ürettiği sertifikalı tohumları çiftçilerimizle buluşturmaları daha doğru olacaktır. Böylece kanuna aykırı bir işlem yapmadıkları gibi ülke ekonomisine de olumlu katkı sağlamış olacaklardır.” dedi ve eleme faaliyeti yerine sertifikalı tohum dağıtımı yapan Belediyelerimize ve Ziraat Odalarımıza da teşekkürlerini sundu.
Eğer bu konularda ivedilikle çözüm üretilmezse Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’nin de 2023 hedefi olarak açıkladığı 1,5 milyon ton sertifikalı tohum üretimi hedefini yakalamamız mümkün olmayacaktır.”
 
“Bu Etiketleri Görmeden Tohum Almayın” “Kırmızı etiket ve mavi etiket görselleri”
Sertifikalı tohum paketlerinin üstünde mutlaka Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) veya Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü (TTSM) tarafından verilmiş olan “Sertifikalı Tohumluk Etiketi” bulunmaktadır.
18.09.2020
Devamı

Sincan Belediyesi’nden Tarım İşçilerine Yardım

Sincan Belediyesi Polatlı’da yaşanan kum fırtınasının ardından mağdur olan mevsimlik tarım işçilerine yardım elini uzattı. Sincan Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, 90 adet gıda kolisini bölgeye ulaştırdı. Mağdur olan ailelere 200 adet terlik dağıtıldı. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ve AK Parti Polatlı İlçe Başkanı Aysel Demir, tarım işçilerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Fırtına mağduru çocuklar da unutulmadı. Başkan Ercan'ın yakından ilgilendiği çocuklara uzaktan kumandalı araba, top, bebek gibi oyuncaklar hediye edildi.
 
18.09.2020
Devamı

Türkşeker’den Çiftçi Lokallerine Modern Görünüm

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (Türkşeker) yeni iletişim stratejileri çerçevesinde çiftçi lokallerini modern bir görünüme kavuşturdu. Çiftçi karşılama alanları olarak da kullanılacak olan lokaller de çiftçiler çay ve çorba hizmetlerinden ücretsiz bir şekilde faydalanacak.
Türkşeker'den yapılan yazılı açıklamaya göre; büyüklükleri fabrika kapasitelerine göre belirlenen çiftçi lokallerinin çevre ve iç mekânları yeniden düzenlendi. Yeni kampanya döneminde modern görünümüyle hizmete giren lokaller de çiftçilerin yararlanabilmesi için mescit ve duş alanları oluşturuldu.

Çiftçi lokalleri, Türkşeker ile çiftçiler arasındaki iletişim ağının güçlendirilmesi ve fabrika çalışanları ile çiftçiler arasında daha iyi bir iletişim ortamının kurulmasını sağladı. Bu sayede Türkşeker, çiftçilerin daha rahat diyalog kuracağı bir ortamı onların kullanımına sunmuş oldu. Çiftçi lokalleri sayesinde fabrika alanları içerisinde daha sosyal bir ortama kavuşan çiftçiler, fabrikaların açılışlarında lokallerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkşeker'in çiftçilerin kullanımına sunduğu lokaller, sivil toplum kuruluşları tarafından takdirle karşılandı. Ankara Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cengizhan Yorulmaz, çiftçilere kampanya döneminde tüketmeleri için bedava ayran taahhüdünde bulundu. Ankara Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Muhittin Bıyıkoğlu ise Ankara Şeker Fabrikası Lokali'ni çok beğendiğini ifade ederek lokalde kullanılmak üzere bir televizyon hediye etti.
17.09.2020
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine