Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Buğday'da Rekolte Kayıpları Çok

Türkiye’de son aylarda yaşanan sağanak yağışlar, bazı bölgelerde ise dolu şeklinde yağması buğday ’da kaliteyi düşürdü. Aşrı yağışlar buğday ‘da rutubeti artırmasının yanı sıra hem kaliteyi hem de hasatı zorlaştırdı.
Buğday ekim alanlarında hasat vaktinin başladığı şu günlerde çiftçiler verimin düştüğünü hasatın ise biçer döver ile zor yapıldığını vurgu yapıyor. Görülen o ki bu sene kaliteli buğday açığı ortaya çıkacak.
 Öte yandan hasatın uzun bir zaman almasından dolayı çiftçilerin diğer ekili ürünlere zaman ayıramaması da kalitenin yanı sıra rekoltenin de az olacağı yönünde.
 
 
 
 
 

Buğday Fiyatı Yüzleri Erken Güldürecek

Başbakan Binali Yıldırım Geçtiğimiz gün memleketi Erzincan’da 2018 yılı hububat alım fiyatını açıkladı. İlk defa hububat alım fiyatları erken açıklanırken açıklanan hububat fiyatından üretici memnun kaldı. Buna göre  TMO 2017'de tonunu 940 liradan aldığı Anadolu Kırmızı Sert Buğdayı bu sene 1050 liradan alacak. Geçen yıl arpa için fiyat açıklamayan TMO bu sene arpanın tonunu 825 liradan alacak. Açıklanan fiyatlar üzerine ayrıca buğdayın protein ve rutubet oranına göre yüzde 6'ya kadar ilave fiyat uygulanacak.
Bu şekilde kaliteli ürünün fiyatı ton başına 1110 liraya kadar çıkabilecek. Bu fiyatlara ilave olarak çiftçilere buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikalede ton başına 50 lira prim ödemesi yapılacak. TMO’nun hesaplamasına göre, Anadolu Kırmızı Sert Ekmeklik Buğday için belirlenen ton başına 1050 liralık alım fiyatı prim, mazot ve gübre destekleri ile birlikte 1200 liraya kadar yükselebilir.
TMO  2018 yılında yüzde 10 artışla 1100 liradan alacak. Geçen sene tonu 840 lira olan düşük vasıflı makarnalık buğdayı 920 liradan alacağını açıklarken 2017 yılında tonu 895 lira olan diğer beyaz ve kırmızı buğdaylar 1000 liradan, geçen sene 800 lira olan düşük vasıflı ekmeklik buğdaylar ise tonu 870 liradan alınacak. Fiyatı yüksek olduğu gerekçesiyle geçen yıl alım fiyatı açıklanmayan arpa için bu sene alım fiyatı’ da açıklandı. 2018 arpa alım fiyatı ton başına 825 lira olarak belirlenirken;  Çavdar, yulaf ve tritikale alım fiyatı ise ton başına 800 lira olarak açıklandı.
 

Türkiye İsrail’e Tohumluk İhraç Ediyor

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Taşan, “Geçmişte ‘Türkiye, tüm tohum ihtiyacını İsrail’den alıyor’ diye söylemler vardı. O söylemlerin geçerliliği kalmadı. Türkiye artık İsrail’e tohumluk ihraç ediyor.” dedi.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Taşan, Samsun 3. Tarım Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’deki tohum üretimi hakkında bilgi verdi.

Türkiye’de tohum denince ilk akla gelen kamu kurumunun Tarım işletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) olduğuna işaret eden Taşan, “Ancak son 15 yıldır özellikle sertifikalı tohumluk kullanan ve tohumluk üretene de destek verilmeye başlandıktan sonra özel sektör hububat, yem bitkieri ve sebze tohumculuğu konusunda büyük yatırımlar yaptı. Sebze tohumculuğunda Türkiye’de kullanılan tohumun yüzde 50’sini biz üretir hale geldik. Ayrıca sebze tohumu ihraç etmeye de başladık. Tabii bu ne demek? Yüzde 50 de açığımız bulunuyor. Bu da yaklaşık yüz milyon dolar civarında açığımız var demektir.” ifadesini kullandı.

TİGEM arazilerinde özel sektören tohumluk üretim talebi olduktan sonra onlara yer tahsisi de yaptıklarını vurgulayan Taşan, 50 bin dekar civarında tohum üretimi için özel sektöre kiraya arazi verdiklerini ve özellikle patates tohumu konusunda Türkiye’nin ihtiyacı olan yüzde 25’lik tohum ihtiyacının bu arazilerde özel sektör tarafından üretildiğini dile getirdi.

Taşan, Türkiye’de geçmişte yerleşmiş bazı sözlerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Geçmişte ‘Türkiye, tüm tohum ihtiyacını İsrail’den alıyor’ diye söylemler vardı. O söylemlerin geçerliliği kalmadı. Türkiye artık İsrail’e tohumluk ihraç ediyor. On yıl sonra belki tamamen sebze tohumu ihtiyacımızı karşılar duruma geleceğiz. Biz belki yüzde 50 tohumu ithal ediyoruz ama ihracatımız da var sebze tohumunda. Ancak sebze tohumunda halen dışa bağımlığımız devam ediyor. Zaman içinde yerli ürünler teşvik edildikçe artık kendi tohumumuzu kendimiz üretir hale gelebileceğiz.”

Buğday Üretiminde Beklenti, 21 Milyon 800 Bin Ton

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, 2017 yılı buğday üretiminin 21 milyon 800 bin ton olmasının beklendiğini söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye’nin buğday üretimine ilişkin değerlendirmede bulundu.

TMO’nun, AB ile Türkiye arasında yapılan ikili anlaşma kapsamında tarife kontenjanının 230 bin tonluk kısmı için yüksek kaliteli ekmeklik buğday ithalatı yaptığını söyleyen Fakıbaba, şunları kaydetti:

“TÜİK verilerine göre, ülkemizin 2016 yılı buğday üretimi 20 milyon 600 bin tondur. Buna karşılık buğday tüketimimizin 19 milyon ton seviyelerinde olduğu göz önüne alındığında üretimimizin iç tüketimimizi rahatlıkla karşıladığı görülmektedir. Ülkemiz, 2015-2016 döneminde buğday üretiminde yüzde 113,6 yeterlilik oranına sahiptir. 2017 yılı 1. tahmin verilerine göre buğday üretimi 21 milyon 800 bin ton olarak beklenmektedir”

Türkiye’nin buğday ithalatını iç piyasada üretim yetersizliğinden değil, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında mamul madde ihracatı amacıyla gerçekleştirdiğine değinen Fakıbaba, Türkiye’nin un, makarna, bisküvi, bulgur, irmik ve benzeri ürün ticaretinde net ihracatçı olduğuna dikkati çekti.

"İstikrarlı bir hububat piyasası amaçlanıyor"

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Buğday üretimi konusunda kendine yeterliliği oldukça yüksek düzeyde olan ülkemiz, 2015-2016 döneminde buğday üretiminde yüzde 113,6 yeterlilik oranına sahiptir" dedi.

Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) faaliyet alanına giren ürünlere yönelik iç ve dış piyasa fiyatlarını yakından takip ettiğini belirten Fakıbaba, piyasa fiyatlarının üreticilerin aleyhine seyretmesi durumunda hububat alım fiyatı açıklandığını, bu uygulama ile istikrarlı bir hububat piyasası kurulmasının amaçlandığını ifade etti.

TMO'nun, AB ile Türkiye arasında yapılan ikili anlaşma kapsamında tarife kontenjanının 230 bin tonluk kısmı için yüksek kaliteli ekmeklik buğday ithalatı yaptığını, bu miktarın iç piyasa tüketimi dikkate alındığında çok küçük bir parti olarak değerlendirilebileceğini vurgulayan Fakıbaba, şunları kaydetti:

"TÜİK verilerine göre, ülkemizin 2016 yılı buğday üretimi 20 milyon 600 bin tondur. Buna karşılık buğday tüketimimizin 19 milyon ton seviyelerinde olduğu göz önüne alındığında üretimimizin iç tüketimimizi rahatlıkla karşıladığı görülmektedir. Buğday üretimi konusunda kendine yeterliliği oldukça yüksek düzeyde olan ülkemiz, 2015-2016 döneminde buğday üretiminde yüzde 113,6 yeterlilik oranına sahiptir. 2017 yılı 1. tahmin verilerine göre buğday üretimi 21 milyon 800 bin ton olarak beklenmektedir."

Türkiye'nin buğday ithalatını iç piyasada üretim yetersizliğinden değil, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında mamul madde ihracatı amacıyla gerçekleştirdiğine değinen Fakıbaba, Türkiye'nin un, makarna, bisküvi, bulgur, irmik ve benzeri ürün ticaretinde net ihracatçı olduğuna dikkati çekti.


21 Ürüne Destek Açıklaması

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre, Bakanlık tarafından yürütülen Milli Tarım Projesi kapsamında havza bazında desteklenecek ürünler belli oldu.

Bitkisel üretim faaliyetlerinin planlanması, toprakların boşa ekilmemesi, üretilen ürünlerin elde kalmaması ve arz talep dengesizliğinin yaşanmaması için faaliyete geçirilmesi planlanan bu model ile belirlenen 941 tarım havzasında 21 ürünün üretimi desteklenecek.

Havza bazlı destekleme uygulamaları kapsamında, Türkiye'de arz açığı bulun​​an, stratejik ve bölgesel açıdan, insan beslenmesi, sağlığı ve hayvansal üretim açısından önem arz eden buğday, arpa, çavdar, çeltik, dane mısır, tritikale, yulaf, mercimek, nohut, kuru fasulye, pamuk, soya, yağlık ayçiçeği, kanola, aspir, çay, fındık, zeytinyağı, patates, soğan (kuru) ve yem bitkilerinden oluşan 21 ürüne ilişkin bölgeler tek tek değerlendirilerek belirlendi.

Söz konusu ürünlerle ilgili veriler, ekim nöbeti (münavebe), iklim, toprak ve topografya, mevcut su potansiyeli ve bitki su tüketimi, il ve ilçelerdeki kamu, STK ve üniversitelerin teklifleri dikkate alınarak 1 milyardan fazla verinin yer aldığı Karar Destek Sistemi sonucunda dağıtıldı.

2017 sezonunda uygulanacak bu model kapsamında desteklenecek ürünlerin dağılım listelerinin kooperatiflere, birliklere, odalara ve üreticilere duyurulmasıyla ilgili olarak il ve ilçe müdürlüklerine talimat gönderildi.

Konya'da nohut, İzmir'de zeytinyağı

Örneğin, Adana'da 7 ayrı havza belirlenirken bunların çoğunda buğday, arpa, yem bitkileri üretimi desteklenirken pamuk üretimi sadece Sarıçam, Seyhan, Yumurtalık, Yüreğir havzalarında desteklenecek. Mardin'in 6, Iğdır'ın da 3 havzasında kütlü pamuk üretimine destek verilecek.

Buğday, arpa, dane mısır, yem bitkileri gibi yaygın üretilen ürünlerin yanı sıra, Ağrı'daki 7 havzada mercimek, Artvin'in 3 havzasında çay ve fındık, Giresun'un 7 havzasında çay, 13 havzasında fındık, Bartın'ın 4 havzasında, Düzce'nin 8 havzasında fındık, Bayburt'un 3 havzasının tamamında çavdar, Bolu'nun 7, Eskişehir'in 8 havzasında patates, Bursa'nın 13 havzasında, Edirne'nin 9 havzasında yağlık tohumlar desteklenecek ürünler arasında dikkati çekti.

Öte yandan, ağırlıklı olarak İzmir'in 27, Aydın'ın ve Manisa'nın 17, Çanakkale'nin 9, Hatay'ın 15, Mersin'in ve Muğla'nın 13 havzasında zeytinyağı, İstanbul'un 4, Muş'un 3 havzasında yağlık ayçiçeği, Konya'nın 27, Kayseri'nin 13 havzasında nohut, Konya'nın 16, Kırıkkale'nin 5 havzasında aspir desteklenecek ürünlerden oldu.

Söz konusu havzaların ve üretimi desteklenecek ürünlerin bulunduğu listeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının internet sitesinden ulaşılabiliyor.

27 Çeşit Buğdayla Deneme

Edirneli üretici Ahmet Yürük, bölge topraklarına en uygun buğday ve ayçiçeği çeşitlerini bulmak için 27 çeşit buğday ve 5 çeşit ayçiçeği deneme ekimi yaptı.
 
Edirne'nin Küçükdöllük köyünde yaşayan ve hayatını tarımsal çalışmalara adayan Yürük, haftada 3 gün tarlalarını ziyaret ederek çeşitlerin başak, yaprak ve boylarını inceliyor, hastalıklara ve yabani otlara karşı dayanma güçlerini not ediyor.
 
Çalışma ofisinde tohumları inceleyen Yürük, ektiği çeşitlerin toprak ve iklim şartları karşısındaki durumlarını da bir ziraat mühendisi gibi araştırıyor.
 
Üretici Yürük, yaptığı çalışmalardan mali bir beklentisi olmadığını ve çalışmalarını gönüllü olarak yaptığını söyledi.
 
Emekli olduktan sonra tarımsal faaliyetlere ağırlık verdiğini, bölge ve ülke tarımına katkıda bulunmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Yürük, "30 yıldır tarımla uğraşıyorum. 2008 yılında öğretmenlikten emekli olduktan sonra tarım çalışmalarına yöneldim. Bu arada buğday ve ayçiçeği üzerine tohum, ilaç ve gübre denemeleri yapıyorum." dedi.
 
Bu yıl 27 dönümlük alanda 27 çeşit buğday denemesi yaptığını belirten Yürük, şunları kaydetti:
 
"Hasat sonrasında alacağımız verim ve kalite oranlarına göre ektiğimiz çeşitler arasından topraklarımıza en uygun çeşitleri seçmeye çalışacağız. Türkiye olarak geçtiğimiz yıllarda buğday anlamında kendimize yeten bir ülkeydik. Son yıllarda dışarıdan buğday ithal etme durumunda kaldık. O yüzden de verimin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapıyorum. Edindiğim bilgi ve tecrübeyle çiftçilerimize katkıda bulunacağımı düşünüyorum. Çiftçilerimize de tavsiyem ekim öncesi toprak tahliliyle yola çıkmalılar. Tohum seçimi ve toprak hazırlığı çok önemli. Bunların ardından gübreleme ve ilaçlama süreçleri çok önemli."
 
Yürük, 27 çeşit buğdayın yanı sıra 8 dönümlük tarlasına 5 çeşit ayçiçeği deneme ekimi yaptı.
 
Ayçiçeğinin bölge çiftçisi için önemli olduğunu ifade eden Yürük, "Yaptığımız deneme ekimleriyle çeşitlerin farklı özelliklerini, hastalıklara dayanma durumlarını görüyoruz. Şu an itibarıyla ektiğim 5 çeşit de gayet iyi görünüyor. Hasattan sonra her çeşidin ayrı ayrı verimine bakacağız. Laboratuvarda yağ oranlarını ölçeceğiz. Aldığımız sonuçlara göre değerlendirmemizi veriler ışığında yapacağız. Ben gönüllü olarak araştırmalar ve çalışmalar yapıyorum." diye konuştu. 

 Kaynak: haberturk.com
 

Rus Buğdayının Fiyatı Neden Arttı?

Rusya’da buğday ihracat fiyatları mayıs ayındaki soğuk ve yağmurlu havanın etkisiyle ve güçlenen rubleden dolayı geçen hafta yükseldi.

Rus tarım danışmanlık şirketi SovEcon, artan yağışlar ve soğuk havalardan dolayı buğdayda mahsulün kalitesinin orta seviyede kalmasının beklendiğini açıkladı.

Açıklamada, “Ekinlerdeki olgunlaşma takvimin gerisinde kaldı. Geçtiğimiz haftaların soğuk havası şeker pancarı, soya fasulyesi ve arpada potansiyel verimi olumsuz etkiledi. Hastalıkların ortaya çıkmasına yönelik riskler artıyor” denildi.
SovEcon ve Moskova merkezli danışmanlık şirketi IKAR, yüzde 12.5 protein barındıran Rus buğdayı için Karadeniz FOB fiyatlarının geçtiğimiz haftanın sonunda bir dolar yükselerek sırasıyla ton başına 186.50 dolara ve 186 dolara yükseldiğini belirttiler.

SovEcon’un temmuz-ağustos vadeli yeni mahsul için sabit fiyatı 1.50 dolar artışla ton başına 172-175 dolar olurken, IKAR’ın fiyatları 174 dolar oldu ve bir önceki haftaya göre değişiklik göstermedi. Ruble, güçlenen petrol fiyatlarının da etkisiyle geçen hafta dolar karşısında yüzde 0.7 değer kazanmıştı.

Rusya’nın ihracatı zarar gördü

Mısır’ın ardından Rus buğdayının en büyük ikinci alıcısı olan Türkiye’ye ihracatlar, Moskova ve Ankara arasındaki ticari anlaşmazlıklarda yaşanan iniş çıkışlardan dolayı zarar gördü.

SovEcon ve işlemciler geçen hafta yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin Rus buğdayına yönelik yeni sınırlamalar getirdiğini ve alımları toplam lisansların yüzde 20-25’ine sınırladığını belirtmişlerdi. Fakat Türkiye bu sınırlamaların uygulamaya konulduğunun doğru olmadığını söyledi.

Kremlin tarafından yapılan bir açıklamada, Rus ve Türk liderlerin cumartesi günü telefon görüşmesinde Moskova ve Ankara arasında ekonomik yaptırımların kaldırılmasına dair daha önce varılan anlaşmaları konuştukları belirtildi.

Rusya Tarım Bakanlığı’na göre Rusya 1 Temmuz ve 24 Mayıs tarihleri arasında 25.2 milyon buğday dahil olmak üzere 32.7 milyon ton tahıl ihracatı gerçekleştirdi. Bu rakamlar yıllık bazda yüzde 1.3 artışı temsil ediyor.
 
 

Rusya'dan Alınan İki Ürüne Kısaltama Kalktı

DİİB kapsamında Rusya Federasyonu'ndan yapılan buğday ve ayçiçeği ithalatına uygulanan kısıtlamalar resmen kaldırıldı. Buğday ithal ederek yurtiçinde işledikten sonra un, makarna veya mamul olarak ihraç edenler ile ham ayçiçekyağı ithalatçıları kısıtlamanın kaldırılması ile rahat nefes aldılar.

Rusya Federasyonu'nun domates yasağını sürdürmesi nedeniyle, Türkiye, 10 gün önce bu ülkeden ithal ettiği buğday ve ham ayçiçekyağında miktar kısıtlamasına gitti. Rusya'dan Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında ithal edilen buğday ve ayçiçekyağında sadece belgede yazılı miktarın yüzde 20-25'ine izin veriliyordu. Rusya'nın tepkisi üzerine Türkiye, bu kısıtlamayı resmen kaldırdı. Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında Rusya Federasyonu'ndan ithalatta belgede yazılı miktarın tamamına izin verilmeye başlandı.

Sanayici rahat nefes aldı

Rusya'dan buğday ve ham ayçiçekyağı ithal ederek yurtiçinde işledikten sonra ihraç eden sanayiciler kısıtlamanın kaldırılması ile rahat nefes aldı. DÜNYA'ya bilgi veren ihracatçılar: "Dahilde İşleme İzin Belgesi'nde yazılı miktarın ancak yüzde 20-25'ine izin verilmesi maliyetlerimizi çok artıran bir uygulamaydı. Ayrıca, getirdiğimiz ürünü işleyip ihraç ediyoruz. İhracat taahhütlerimizi yerine getirememe riski doğdu. Bu nedenle kısıtlamanın kalkması son derece olumlu bir adım oldu."dedi.

Rusya yasakları kaldıracak

Türkiye'nin buğday ve ayçiçekyağında miktar kısıtlamasını kaldırması ile Rusya Federasyonu'nun da domates hariç 13 tarım ürününde ithalat yasağını kaldırması bekleniyor. Rusya Federasyonu, ithalatı yasaklanan taze üzüm, elma, armut, çilek, salatalık ve beyaz ete yönelik yasakları kaldıran kararnameyi bugün yarın yayınlaması bekleniyor. Rusya'nın Karantina İdaresi tarafından ithalatı yasaklanan biber, patlıcan, nar, marul, iceberg marul ve bal kabağı ithalatının yeniden başlaması için iki ülke arasında bakanlar nezdinde görüşmeler sürüyor.

Domates yasağı kalkmayacak 

Rusya Federasyonu'nun Türk domatesine yönelik yasağı ise şimdilik devam edecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daha önce yaptığı açıklamalar doğrultusunda Rusya'nın domateste ithalat yasağını 3 ila 5 yıl sürdürmesi, bekleniyor.

KAYNAK: dunya.com
 
 

Buğday’dan İyi, Pirinçten Kötü Haber

Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), 2017/18 Sezonu için dünya buğday ve pirinç üretimi öngörülerini içeren son raporunu yayınladı.

Dünya mısır üretiminde 2017/18 sezonunda bir önceki sezona göre 29 milyon ton düşüş öngören Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), tahıl üretiminde ilk sırayı alan buğday üretiminde de düşüş bekliyor. IGC’ye göre, dünya buğday üretimi 19 milyon ton azalışla 735 milyon ton, pirinç üretimi 4 milyon ton artışla 487 milyon ton olacak.

IGC, 2016/17 sezonu sonunda 754 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday üretiminin, Temmuz 2017/Haziran 2018 döneminde, 19 milyon ton düşüşle, 735 milyon ton düzeyinde olmasını bekliyor.

Konseyin 2016/17 sezonu sonunda 737 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday tüketiminin ise yeni sezonda 3 milyon ton yüksek, 740 milyon ton düzeyinde olması bekleniyor.

IGC, 2016/17 sezonu sonunda 169 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday ticaretinin, 2017/18 döneminde bir önceki sezondan 3 milyon ton düşerek, 166 milyon ton düzeyinde gerçekleşeceğini öngörüyor.
2016/17 sezonu sonunda 239 milyon ton miktarda olacağı öngörülen dünya dönem sonu buğday stoklarının da, 6 milyon ton düşüşle 234 milyon tona gerilemesi bekleniyor.

Başlıca ihracatçılar AB, ABD, Arjantin, Avustralya, Kanada, Kazakistan, Rusya ve Ukrayna’nın 2016/17 sezonu sonunda 78 milyon ton olacağı öngörülen dönem sonu buğday stoklarının da, 10 milyon ton azalışla 68 milyon tona düşmesi bekleniyor.
Uluslararası Hububat Konseyi, dünya pirinç durumuna ilişkin öngörülerini içeren raporuna göre ise 2016/17 sezonu sonunda 483 milyon ton miktarda gerçekleşeceği öngörülen dünya pirinç üretiminin, Temmuz 2017/Haziran 2018 döneminde 4 milyon ton artışla, öğütülmüş olarak 487 milyon tona yükseleceği tahmin ediliyor.

2016/17 sezonu sonunda 482 milyon ton miktarda gerçekleşeceği öngörülen dünya pirinç tüketiminin de, aynı şekilde 4 milyon ton yüksek olarak 486 milyon tona ulaşması bekleniyor.
 

Rusya’dan ‘Kısasa Kısas’ Buğday Açıklaması!

Rusya Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç, Türkiye’nin, Rusya’dan aldığı buğdaya uyguladığı vergiyi kaldırmadan, Türkiye’ye tarım konusunda uygulanan hiçbir yaptırımda geri adım atılmayacağını belirtti.

Türkiye’nin uyguladığı vergiyi sınırlandırma olarak tanımlayan Dvorkoviç: , "Buğday için getirilen sınırlamalar kaldırılmadan bizim tarafımızdan hiçbir adım atılmayacak. Buğday yasağı kaldırılmadan bizim herhangi bir yaptırımı iptal etme ihtimalimiz yok" dedi.

Anlaşmanın sağlanması için verginin kaldırılmasının şart olduğunu belirten Dvorkoviç, "Eğer buğdaya yönelik yasaklar kalkarsa üzerinde anlaşmaya hazır olduğumuz birkaç eylem var" diye ekledi.

Türkiye, buğday ithal ettiği bazı ülkelere vergisiz imkân tanırken bazı ülkelere vergi sınırı koyuyor.  Bir takım ürünlerin vergisiz ithal edildiği ülkelerin yer aldığı listeden Rusya'yı 15 Mart'ta çıkarmıştı.

Bazı Rus kaynakları, Türkiye'nin bu adımı, Rusya'nın Türkiye'den alınan domatese yönelik yasağı kaldırmamış olması dolayısıyla atmış olabileceğini söylüyor.

Rusya, domates de dâhil olmak üzere Türkiye’den aldığı 13 ürüne giriş hakkı tanımıyor. Bütün bu gelişmelerle birlikte Rusya ile yaşanan bu krizi çözmek için iki ülke yoğun çaba harcıyor.