Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Tekirdağ DSYB den VE Üyelerden Almanya'da Eurotier' Çıkarması

Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından 12-16 Kasım tarihleri arasında Almanya’nın Hannover şehrindeki Eurotier hayvancılık fuarına ve aynı şehirde bulunan Hemme Mılch çiftlik ve süt ürünleri üretim tesisine gezi düzenlendi.
Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından 12-16 Kasım tarihleri arasında Almanya'nın Hannover şehrindeki Eurotier hayvancılık fuarına ve aynı şehirde bulunan Hemme Mılch çiftlik ve süt ürünleri üretim tesisine gezi düzenlendi.
Birlik Başkanı Ergin Durgun'a birlik müdürü ve üyeler eşlik etti. Ayrıca Karaevli Fuarında düzenlenen damızlık inek yarışmasının birincisi Ahmet Eren de ödül olarak bu geziye katıldı.
Birlik Başkanı Ergin Durgun yaptığı açıklamada "Üyelerimiz ile birlikte katıldığımız fuar, çiftlik ve süt ürünleri tesisi ziyaretimiz faydalı geçmiştir. Üyelerimiz memnun kalmışlardır. Bilgi birikimi ve tecrübelerimizi arttırdık. Avrupalı meslektaşlarımızla görüşme fırsatı bulduk" dedi.
Durgun, damızlık inek yarışması birincisinin geziye ödül olarak katılmasını sağlayan DLG fuarcılığa, tur organizatörü ITF Tur'a ve katılımcılara teşekkür ederek bu tür gezilerin devam edeceğini söyledi.
 
 
19.11.2018
Devamı

Türk Kızılay'ından Tarım'da İstihdam Projesi

Türk Kızılay’ı bir ilke daha imza atarak, toplum merkezlerinde Türklere, Suriyelilere ve Iraklılara tarımda istihdam projesi uygulayacak. Projeyle bin kişiye eğitim verilerek iş imkanı oluşturulacak. Uygulama Doğu ve Güneydoğu illerinde start alacak. Eğitimler bölgenin ihtiyaçları ve kapasiteleri doğrultusunda verilecek.
 
Bugüne kadar birçok alanda eğitim veren ve meslek edindiren Türk Kızılay'ı şimdi de tarımda istihdam projesini devreye soktu. Türk Kızılay'ının Adana, Kilis, Mardin, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Konya, Mersin ve Şanlıurfa illerinde bulunan toplum merkezlerinde yeni dönemde tarım eğitimleri verilecek. Proje kapsamında, gelecek yılın sonuna kadar binden fazla kişinin gelir sahibi olması planlanıyor. Bu merkezlerde bulunan Türklere, Suriyelilere ve Iraklılara bölgenin ihtiyaçları ve kapasiteleri doğrultusunda gerekli olan bilgiler aktarılacak.
HER BÖLGEYE FARKLI EĞİTİM
Proje kapsamında her bölgeye farklı eğitim verilecek. Adana'da sert çekirdekli meyve yetiştiriciliği, mantar yetiştiriciliği olacak. Gaziantep'te zeytin yetiştiriciliği, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği ön plana çıkacak. Kursiyerler, Kahramanmaraş'ta park, bahçe ve koruların bakımı, Kilis'te sebze yetiştiriciliği, İzmir'de ekmek yapımını öğrenecek. Mardin'de çilek ve lavanta yetiştiriciliği, seracılık, ağaç budama eğitimi, Mersin'de arıcılık, süs bitkileri, bahçecilik konuları teorik ve uygulamalı olarak gösterilecek. Şanlıurfa'da ise bahçecilik, meyvecilik, zeytincilik ve hayvancılık gibi temel tarım eğitimleri verilecek. Paketleme eğitimleri de ayrıca ele alınacak.
SERTİFİKA İSTİHDAMIN YOLUNU AÇACAK
Verilecek olan tarım eğitimlerinde toplum merkezleri yararlanıcıları önce teorik eğitim, ardından sahada pratik eğitim alacaklar. Eğitimin sonunda ise katılımcılara Tarım İl Müdürlükleri, GAP Tarım Eğitim Merkezi, Zirai Üretim İşletmesi Tarımsal Yayım ve Hizmetiçi Eğitim Merkezi Müdürlüğü veya Halk Eğitim Merkezleri tarafından katılım sertifikası verilecek, kursiyerlere istihdamın yolu açılacak.
 
 
19.11.2018
Devamı

Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Kiralanmasında Rekor İl

Hazine'ye ait tarım arazilerinin üreticilere kiralanması projesinde başvuru süresi bugün sona eriyor. Projeden yararlanmak için 100 binden fazla çiftçi başvuru yaptı. En fazla başvuru yapılan iller sırasıyla Adana, Hatay ve İzmir oldu.

ADANA İLK SIRADA

Hazine arazilerini ekip biçen çiftçilerin yüzünü güldüren düzenlemeye bugüne kadar Adana'dan 10 bin 5, Hatay'dan 7 bin 309, İzmir'den 4 bin 920 vatandaş başvurdu. Yaklaşık 218 bin vatandaşı ilgilendiren düzenleme, 3 milyar 400 milyon metrekare Hazine arazisinin ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden kiralanmasını kapsıyor. Uygulama kapsamında 10 yıl süreyle kiralama sözleşmesi yapılabiliyor. 10 yılın sonrasında da sözleşme uzatılabiliyor. Araziyi satın almak isteyen üretici ecrimisil bedelinin yarısını ödeyerek arazinin sahibi olabiliyor. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi halinde yüzde 20, yarısının peşin ödenmesi halinde ise yüzde 10 indirim yapılıyor. Taksitli satışlarda ise 6 yılda 12 eşit taksitle ödeme imkânı sağlanıyor. Arazileri kiralayan çiftçi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verdiği tüm desteklerden faydalanabiliyor.
 
19.11.2018
Devamı

2019 da Tarım ve Hayvancılıkta Reform Hayata Geçecek

Hükümet önümüzdeki yıl tarım ve hayvancılık reformunu hayata geçiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı milli tarım ve yerli üretimi desteklemek için tarımsal reforma 17 milyar liraya yakın bütçe ayırdı.
Çiftçi, ormancı, balıkçı, seracı kısaca tarım ve hayvancılık alanında üretim yapan herkese teşvik verilecek.

ÜRETENİN GÜVENCESİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2019'un tarımsal ve hayvancılık noktasında milli etiketle verimli üretimlerin yapıldığı, çiftçinin sorunlardan ziyade üretmeye odaklandığı bir yıl olacağını söyledi.
Bakan Pakdemirli, "Tarım ve hayvancılık kapsamında üretimi sil baştan ele alıyoruz. Tarım ve üretim desteğine yüzde 48 oranında toplam 16 milyar 700 milyon TL ayırdık. Yapacağımız reformlarla tarım ve hayvancılıktaki ithalatı bitireceğiz" dedi.
Bakan Pakdemirli, 2019'da hayata geçirilecek reformlar için özetle şunları söyledi:

- Bu yıl tarımsal desteğe yaptığımız maddi yardımı yüzde 10 artırdık. Önümüzdeki yıl adeta çiftçinin, tarım üreticisinin yılı olacak. Nakdi yardımlara ek olarak 2019'da 16 milyar TL tarımsal destek sağlayacağız. Ayrıca genç çiftçilere 503 milyon TL hibe, 53 tarımsal AR-Ge projesine toplam 40 milyon TL destek verilecek.
- Çiftçilik muhasebe veri ağı çalışmaları kapsamındaki destekler artırılacak ve 6 bin işletme daha destekleme kapsamına girecek.

- Erkek sığırları mevzuata uygun kesimhanelerde kesen yetiştiricilere 200 başa kadar hayvan başına 250 TL'ye kadar destekleme yapılacak.

- Orman köylüsüne üretim gideri olarak 1,9 milyarlık ödeme yapılacak.
ARAZİ BAŞVURULARI İÇİN  SON GÜN

Üreticiye her kapıyı açmak için harekete geçen hükümetin 'Hazine'ye ait tarım arazilerinin çiftçilere kiralanması' projesine başvuru sayısı 100 bini aştı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 100 günlük eylem planında da yer alan düzenlemeden faydalanmak için en fazla başvuru yapılan iller sırasıyla Adana, Hatay ve İzmir oldu. Hazine arazilerini ekip biçen çiftçilerin yüzünü güldüren düzenlemeye bugüne kadar Adana'dan 10 bin 5, Hatay'dan 7 bin 309, İzmir'den 4 bin 920 vatandaş başvurdu.

BALIKÇILAR 12 MİLYON ALACAK

Kıyı balıkçılığının artırılması için 2019'da 10-12 metre aralığındaki gemiler de destek kapsamına alınıyor.
Böylece kıyı balıkçılarına toplam 12 milyon TL destek verilecek

İŞTE ET İTHALATINI BİTİRECEK ADIMLAR

Bakan Pakdemirli, "Damızlık değer tespiti, soy kütüğü, süt kalitesinin desteklenmesi, mobil suni tohumlama sperma tahsis projesi ile 3 yılda kırmızı et ithalatını bitireceğiz. Hayvan yetiştiricilerine düşük faizli kredi vereceğiz. Koyun yetiştiricilerine destek olacağız" dedi
 
19.11.2018
Devamı

SÜT ÜRETİCİSİ ÖLÜYOR

Aydın'ın Yenipazar ilçesinde süt üreticileri, başta yem olmak üzere artan girdi maliyetlerine rağmen süt fiyatlarının beklenenin altında olması nedeniyle perişan olduklarını belirterek, yetkililerden sorunlarına çözüm bulmalarını istedi.
Yenipazar'da süt üreticileri, artan yem fiyatlarına rağmen süt fiyatlarının beklenen düzeyde olmamasına tepki gösterdi. Yemi kilosu 1 lira 60 kuruşa alırken, sütün litresini 1 lira 50 kuruşa sattıklarını belirten üreticiler, zarar ettiklerini söyleyerek, seslerini duyurabilmek için çiftliklerinin kapılarına 'Süt üreticisi ölüyor' yazılı pankartlar astı. Yenipazar ilçesinde süt üreticiliği yapan Mehmet Çerçevik, "Süt üreticileri birçok konuda ödün veriyor. Eşim hamileyken bile eşimin yanında değil hayvanımın yanında oldum. Atatürk'ün dediği gibi 'Köylü milletin efendisidir' ama şimdi milletin mağduru oldu. Ailecek çalışıp üretim yapıyor, ülkeye katkı sağlamak için çabalıyoruz. Ama artık süt üreticileri olarak dayanacak gücümüz kalmadı. Birçok üreticinin borcu var. Sütümüz, buzağımız para etmiyor. Hayvanlarımızı kesmek zorunda kalıyoruz. Bizler süt üreticileri olarak, hayvancılıkla uğraşan çiftçiler olarak bu çok önemli sorunumuza ilgililerce çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi.

'MAĞDURİYETİMİZ GİDERİLMELİ'

"Aksi halde ekonomimiz zarara uğrayacak. Üreticiler üretmekten vazgeçip küsüyorlar. Küsen üreticilerin tekrar bu işe dönmesi çok zor. Büyüklerimiz bize çiftçiliğin ve hayvancılığın güzelliklerini anlatırdı. Bizler ise bugün çocuklarımıza, 'Bu işi yapmayın' diyecek duruma geldik. Litresi 2 lira 20 kuruş olması gereken sütün fiyatı bugün için 1 lira 50 kuruş. Bir an önce yetkililer tarafından mağduriyetimizin giderilip, gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. İlgililerin süt üreticilerine yardımcı olmalarını istiyoruz. Bu ülkede hayvancılık yok olmamalı. Bu ülke hayvancılık yönünden dışa bağımlı hale getirilmemeli."
Yem fiyatlarının artmasına rağmen süt fiyatlarında beklenen satış fiyatına ulaşılamamasından yakınan Yenipazar ilçesindeki süt üreticilerinden Tabir Yıldırım da, "Doların yükselmesiyle yem fiyatları arttı. Dolar düştü ama yem fiyatları çıktığı yerde kaldı. Biz üretim ve hayvanları seviyoruz ama kimsenin hayvan sevgimizden istifa ederek üzerimizden para kazanmasına izin vermeyiz" dedi.
 
16.11.2018
Devamı

Arazi Bankacılığı Geliyor

Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan "2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı"nda tarım, hayvancılık ve ormancılık ile ticaret ve bölgesel kalkınma konularında yürütülecek çalışmalara yer verildi. Programda öne çıkan 'Arazi bankacılığı' dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanıyor. Arazi Bankacılığı bütün bölgelerde üretime katkı sağlaması  bekleniyor.
Gıda güvenliğini temin için ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacak. Sözleşmeli üretim ve arazi kiralama gibi yöntemlerle tarımsal işletmelerde ölçeklerin büyütülmesi, arazi edinimi uygulamalarının geliştirilmesiyle arazi bankacılığı dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanacak.
Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan tarım bilgi sistemlerinin, diğer kurumların hizmetlerinde ortak kullanıma sunulabilecek olanlar da dikkate alınarak geliştirilmesine devam edilecek.
Bölgesel kalkınmayı hedefleyen 'Arazi Bankacılığında miras nedeniyle bölünen arazilerin envanterlerini çıkararak tarıma kazandırmak, yerli ya da yabancı yatırımcıya satmak ya da kiralamak şeklinde olacak. Üretime açılmayan atıl arazinin oranı ise yüzde 10'larda olduğu da öğrenildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da açıklamasında Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak çalışmalar yaparak atıl hazine arazilerini kiralama projesinde 3 milyar 400 milyon hazine arazisini vatandaşlara kiralayacaklarını belirterek, "34 milyon metre kare araziyi de hayvancılık ve endemik bitkilerin yetiştirilmesi amacıyla yine vatandaşımıza kiralama projemiz var. Buna ilişkin tüm Türkiye'de çok yoğun bir başvuru var. Sivas'ta başvuru sayısı 600 kişi bu başvuru giderek artıyor. Burada hayvancılığın geliştirilmesi, endemik bitkilerin yetiştirilmesi ve hazine arazilerini daha önce kullanan vatandaşlarımızın Tarım Bakanlığımızın verdiği desteklerden faydalanması açısından bu proje Sivas için büyük önem arz ediyor. Bizde bunun takibini yapıyoruz" ifadesini kullanmıştı.
 
 
15.11.2018
Devamı

Pancar Çiftçisi Ürün Tesliminde Sorun Yaşıyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özelleştirilen şeker fabrikaların kapanma noktasına gelmesi dolayısıyla iktidarı ikaz ederek, işçilerin mağdur edildiğini, çiftçilerin ise ürünlerini götürdükleri fabrikalarda sorunlarla karşılaştığını belirtti. 
14 şeker fabrikasının satıldığını hatırlatan Gürer, “Burada çiftçilere ve işçilere verilen sözler vardı, mağdur edilmeyecekleri belirtiliyordu. Önce işçiler işinden oldu, şimdi de çiftçiler pancar hasadı yaptıktan sonra fabrikalara gittiklerinde sorunlarla karşılaşıyorlar. Kimi fabrikalarda çiftçilerin pancarları alınmıyor” dedi.  Kış şartlarının oluştuğu bu günlerde ürünlerini götürdükleri fabrikalarda farklı sorunlarla karışlaşan çiftçilerin, böyle giderse önümüzdeki yıl pancar ekimi yapamama durumuna gelebileceğine ifade eden Gürer, “Bu bağlamda, iktidarın konuya eğilmesini temenni ediyorum. Çünkü pancar çiftçisi yaşadığı koşullardan dolayı bizleri de arayarak büyük mağduriyet içinde olduklarını belirtiyorlar” diye konuştu.
‘Keşke yanılmış olsaydık’
Niğde Milletvekili Gürer, konuyla ilgili açıklamada ise, “Bilindiği gibi aralarında Bor Şeker Fabrikası’nın da bulunduğu 14 şeker fabrikası, özelleştirme kapsamında geçtiğimiz Nisan ayında satılmıştı. Satış sürecinde, Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda işçilerin ve üreticilerin sorun yaşamayacağı belirtilmişti. Ancak fabrikaların satılmasının ardından pek çok şeker fabrikasında işçiler işlerinden olurken, hasadın ardından fabrikaya şekerpancarı götüren çiftçiler de farklı sorunlarla karşılaştılar. Bazı fabrikalarda kantarın bozuk olması nedeniyle yüzlerce kamyon dolusu şeker pancarı fabrika önlerinde günlerce bekletildi. Biz özelleştirme sürecinde bu olumsuzlukların yaşanacağını öngörmüş ve uyarılarda bulunuştuk. Hatta Bor şeker fabrikasının önünde miting düzenleyerek, ‘bu fabrika özelleşirse kapanmasının da yolu açılır’ demiştik. Keşke yanılmış olsaydım ama yanılmadık” dedi. 
Çiftçi başvuracak yer bulamıyor
Çiftçi ürün tesliminde yaşadığı sorun dolayısıyla tarlada ürününü sökemediğini, fabrikaların belirlediği gün ve saatte belirlediği kadar ürün almadığını anlatan Gürer, “Kantar stoklamasında oluşacak fire ve ürün kaybını çiftçinin üstüne bırakıyor. Bu durum çiftçi için ciddî kayıp yaratıyor. Maddi kayıpların yanında söküm ve nakliyeden oluşan sorunlar çiftçiyi alternatif ürün arayışına yöneltiyor. Gelecek yıl bu nedenle pancar ekim alanları gerileyecek, süreç içinde pancar ekimi yapılmayabilir. Bu süreç NBŞ üreticilerine yarar” şeklinde konuştu. 
 
 
15.11.2018
Devamı

Tonya Süt Üretimi Durdurunca Sütler Yola Döküldü

Tonya tereyağının üretildiği süt fabrikasının ekonomik sorunlar nedeniyle üretime ara vermesine, ilçe sakinleri tepki gösterdi. Hayvancılıkla geçimini sağlayan Tonya sakinleri, fabrikanın önünde toplanıp, ellerinde kalan sütleri yere yola dökerek protesto etti. Fabrikada çalışan işçilerin de katıldığı eylem sırasında, Tonya-Vakfıkebir karayolu bir süre araç trafiğine kapandı. Olası bir taşkınlığı önlemek için özel harekât çevrede önlem aldı.
TRABZON'da, coğrafi tescilli Tonya tereyağının üretildiği süt fabrikasının ekonomik sorunlar nedeniyle üretime ara vermesine, ilçe sakinleri tepki gösterdi. Hayvancılıkla geçimini sağlayan Tonya sakinleri, fabrikanın önünde toplanıp, ellerinde kalan sütleri yere döktü.
Trabzon'un Tonya ilçesinde, 1974 yılında, kooperatifleşme girişimiyle kurulan 'Tonyakoop' adlı süt fabrikasında, ekonomideki son gelişmeler nedeniyle üretime ara verildi. Osmanlı Salnamesi'nde bahsedilen, 2017'deki 'Türkiye Kültür Oscarları Yarışması'nda birinci seçilerek, coğrafi işaretle tescillenen tereyağıyla ünlü ilçede, tarihi fabrikada üretime ara verilmesi üzüntüye neden oldu. Üretime ara verilmesi kararıyla yaklaşık 50 kişi işsiz kalırken, hayvancılıkla geçimini sağlayanların ürettiği sütler ise ellerinde kaldı. Tonya sakinleri, bölgenin önemli kuruluşlarından olan fabrikada üretime yeniden geçilmesini ve ürettikleri sütlerine talip çıkılmasını istedi. İşletmenin borcunun 12 milyon liraya ulaştığı öğrenilirken, fabrikanın akıbetinin ne olacağı ise ilçe sakinleri arasında merak konusu oldu.
SÜTLERİ DÖKÜP TEPKİ GÖSTERDİLER
Günde yaklaşık 30 ton süt işlenen fabrikada üretime ara verilmesiyle işsiz kalanlar ve ilçede geçimini hayvancılıkla sağlayan vatandaşlar, işletme önünde bir araya gelerek yaşananlara tepki gösterdi. 'Tepkisizliğe karşı tepki' yazılı dövizler taşıyan üreticiler, süt fabrikasında üretimin durdurulmasını, evlerinden kovalarla yanlarına getirdikleri sütleri işletme önündeki yola dökerek protesto etti. Fabrikada çalışan işçilerin de katıldığı eylem sırasında, Tonya-Vakfıkebir karayolu bir süre araç trafiğine kapandı.
'HAYVANCILIK BİTME NOKTASINA GELDİ'
Eylemciler adına konuşan Gıda Mühendisi Sevtap Kurt, ilçede hayvancılığın bitme noktasına geldiğini belirtti. Kurt, "Tonya halkının tek geçim kaynağı, tek tüten bacası Tonya ve Bütün Köyleri Kalkınma Kooperatifi'mizin son zamanlarda düştüğü bu durum içler açısıdır. Kooperatif mali sorunlar nedeniyle, tarihinde ilk kez 7 Kasım 2018 tarihinde üretime ara vermiştir. Süt üreticisi, kooperatiften alacağı süt parasını ve hayvanlarını beslemek için yem-kepek ihtiyacını alamamaktadır ve bu nedenle Tonya'da hayvancılık bitme noktasına gelmiştir" dedi.
'SAHTE ÜRETİMLERE YOL AÇAR'
Alınan kararla bölgede sahte üretimin yolunun açılacağını da öne süren Sevtap Kurt, "Kooperatifin 2 bin 731 ortağı, istihdam ettiği 50'ye yakın çalışanı vardır. Fabrikanın üretime ara vermesiyle ortaklar, çalışanlar ve Tonya Süt Mamulleri kullanan tüketiciler mağdur olmuştur. İlçemizin ve kooperatifimizin tescilli ürünü tereyağının üretilmemesiyle sahte üretimlerin önü açılmıştır. Kooperatifin üretime ara vermesi, belirtilen sebepler dışında, içerisinde bulunan makine ve ekipmanın ambalaj malzemelerinin kullanılmaz hale düşmesine yol açacaktır. Bu yüzden biz çalışanlar olarak ve tüm ortaklar adına kooperatifimizin bir an önce açılmasını temenni ediyoruz. Buradan bize yardımcı olmak üzere başta İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'ya, akabinde Trabzon'daki vekillerimize ve bizi dinleyen herkese sesleniyoruz. Lütfen üretimimizi devam ettirmeye, Tonya'nın en büyük bacasını tekrar tüttürmeye yardımcı olun" diye konuştu.
'BU İNSANLIĞA SIĞIYOR MU?'
Kooperatif ortakları da üretimin durdurulmasına tepkilerini dile getirdi. Karayolunu trafiğe kapatan ortaklardan Fadime Akan, yaşananları kabullenmediklerini anlatarak şunları söyledi: "Süt satarak ortak oldum buraya. Atımız vardı, onu da satıp ortak olduk buraya. Şimdi satıyorlar fabrikayı, kapatıyorlar. Bu nereye sığıyor? Bunu vatandaşa gelsin anlatsınlar. Bir parça ekmeğimiz yoktur evde yemeye. Neden? 'Kalkınsın kooperatifimiz' diye buraya süt veriyoruz. 7'nci, 8'inci, 12'nci ay geliyor, 'Bunlar ne yiyor? diye neden sormuyor burada çalışanlar? 7'nci ayda aldığımız yem ile geldik bu zamana, şimdi süt parası alıp şeker almayı beklerken fabrikamız kapanıyor. Bu insanlığa sığıyor mu?"
'ÇARE MİLLETVEKİLLERİ'
Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sezgin de "Üretime ara vermek zorunda kalan fabrikamızın bir an önce üretime geçmesini güçlü bir ses ile duyurmak için buradayız. Bunun için çare yollar bellidir. Çare yolları bölgemizin milletvekilleridir" diyerek işletmenin üretime başlamasını istedi. Öte yandan, üreticilerin eylemi sırasında, polis ve özel harekât timlerinin de bölgede yoğun güvenlik önlemi aldığı gözlendi.
 
 
12.11.2018
Devamı

Solucan Gübre İle Organik Tarım

Gümüşhane'de organik tarımda verimi artırmak amacıyla başlatılan 'Solucan Gübresinin Üretiminin Yaygınlaştırılması' projesi kapsamında 5 yetiştiricinin başvuruları kabul edildi, küçük ölçekli tesislerde solucan gübresi üretimine başlandı.
Kentte, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından da desteklenen 'Solucan Gübresinin Üretiminin Yaygınlaştırılması' projesi, ilk kez uygulanmaya başlandı. Proje ile Şiran ilçesinde solucan gübresi üretim tesisi açıldı. İşletmeyi kuran Bayram Özel, sayısı 1 milyona ulaşan solucanlarla gübre üretimine başladı. Özel, tesisinde profesyonel bir şekilde organik ürünler üretmeyi hedeflediklerini söyledi.

'ÜRÜNLER DOĞAL TAT VE LEZZETİNE KAVUŞUYOR'

Solucan gübresinin verimliliği artırdığını belirten Bayram Özel, "DOKAP ve Tarım İl Müdürlüğümüz vasıtasıyla amatörlükten başlayıp, profesyonel sisteme geçiş yaptık. Elimizden geldiği kadar kimyasal gübreyi tamamen kaldırıp, organik sisteme geçebilmek için uğraşlar vermeye çalışıyoruz. Kendi ürünlerimiz üzerinde uygulama yaptık. Solucan gübresinin verimliliği artırdığını gördük. Bizim buradaki amacımız, eski sistemde olduğu gibi, yani geleneksel tarımda yakalanan tat, aroma ve lezzeti yakalayabilmek. Bölgemiz organik tarım bölgesi ilan edildi. Biz de buna öncü olmaya çalışıyoruz. Daha profesyonel üretim için devlet desteği her zaman şart" dedi.

'KİRLENMİŞ TOPRAĞI 1 YIL İÇERİSİNDE TEMİZLİYOR'

Çiftçilik yapan Hakan Suat Başer de, solucan gübresinin kendileri için büyük önemi olduğunu vurguladı. Başer, "1 dönüm arazi için 200 ile 300 kilo solucan gübresi yeterli oluyor. Bu gübrenin kokusuz ve doğal olması ortaya çıkan ürünün kalitesini artırıyor. Solucan gübresi ağır metallerle kirlenmiş olan toprağı 1 yıl içinde temizliyor, tarıma hazır bir hale getiriyor. Solucan gübresi hem katı hem de sıvı halde kullanılabiliyor" diye konuştu.
'VERİM, YÜZDE 50 ARTTI'

Avrupa'da solucan gübresinin 40 yıldır kullanıldığını belirten Başer, "Solucan gübresi 40 yıldır Avrupa'da kullanılıyor. Türkiye'de yeni yeni geçilen bu sistem, organik tarım için çok önemli. Solucan gübresini ilelebet sürdürmeyi ve bütün çiftçilerimizin kimyasal gübre yerine bu gübreyi kullanmasını tavsiye ediyorum. Solucan gübresiyle organik tarıma geçilecek. Bu gübre ile yüzde 40, yüzde 50 verim artışı sağlanırken, ilk yıldan 15 gün önce hasat sağlıyor. Bölgemizin iklim şartlarına bakıldığında ise solucan gübresi çok iyi bir seçenek" dedi.
 
12.11.2018
Devamı

Keskinoğlunda Konkordato Uzatıldı

Nakit sıkışıklığı nedeniyle iflas erteleme yerine getirilen konkordato başvurusu yapan tavukçuluk sektörünün önde gelen firmalarından Keskinoğlu'nun konkordato süresi 1 yıl daha uzatıldı.
Sözcü'den Derin Gökçe'nin haberine göre, Türkiye'nin köklü firmalarından Keskinoğlu tavukçuluk, konkordato süresini 1 yıl daha uzattı.
Şirketten yapılan açıklamada, "11 Haziran 2018 tarihinde ticari faaliyetlerimizi aralıksız devam ettirebilmek adına başvurduğumuz konkordato için şirketimize tanınan 5 aylık geçici mühlet, finansal tablolarımızın incelenmesinin ardından Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin takdiriyle kesin süre olarak 12 ay daha uzatıldı" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, "Bu sürede, devlet tarafından atanan komiser heyetinin yapacağı planlama doğrultusunda, alacaklılarımızla anlaşma yoluna giderek; geçtiğimiz 5 ay boyunca durdurulan ödemelerimizi yapmaya başlamayı hedefliyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Daha önce konkordato sürecine dair mahkeme tarafından 3 ay geçici mühlet kararı verilen Keskinoğlu'nun 10 Eylül 2018 itibariyle geçici mühlet kararı 2 ay daha uzatılmıştı.
 
 
 
9.11.2018
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine