Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Yerli Tohum 1 Milyon Elli Bin Tona Ulaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, "2002 yılında 145 bin ton olan yerli tohum üretimimiz bugün itibariyle 1 milyon 50 bin tona ulaştı." dedi.
Emiralioğlu, Kahramanmaraş Fuar Merkezi'ndeki 4. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı'nın açılışında, Türkiye'nin 80 milyon nüfusuyla yılda 40 milyon turisti besleyen bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye'nin özellikle yaş sebze meyve gibi birçok üründe dünyada en fazla ihracat yapan ülke olduğunu, bu nedenle tarım alanlarını çok ekonomik ve verimli kullanması gerektiğini belirten Emiralioğlu, bu kapsamda TAGEM'in TÜBİTAK'a en fazla proje veren kurum olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin en büyük Ar-Ge kurumu olarak yerli üretime dönük ciddi çalışmalar yaptıklarını ifade eden Emiralioğlu, şöyle konuştu:
"Ülkemizin tarımsal anlamda gelecek vizyonunun oluşturulması noktasında, özellikle yerli tohumların geliştirilmesi, ıslah edilmesi, yerli meyve çeşitlerinin geliştirilmesi, ıslah edilmesi hem ülkemizdeki çiftçilerin ihtiyacının karşılanması hem de fırsat oldukça yurt dışına ihracat noktasında fırsatların yakalanması anlamında 50 araştırma enstitüsünde bulunan yaklaşık 2 bin 200 ıslahçımızla birlikte çalışmalarımızı yürütüyoruz."
 
 

Islah Projesi Kapanıyor mu?

Ülkemizde şu ana kadar en yaygın ve önemli kazanımların sağlandığı ve Tarım Bakanlığının hayvancılık alanında sahada uyguladığı en prestijli proje kapatılıyor mu?
Edinilen bilgilere göre bir takım kulislerin baskısı ile projenin devam edip etmeyeceği masaya yatırıldı.
Yapılan toplantılardan, bilgilendirmelerden ve tebliğ den anlaşıldığı kadarıyla; Halk elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel projeleri 2005. Anadolu Mandası Islahı Ülkesel Projeleri ise 2011 yılından beri yürütülmekte. Islah projeleri Koyun/Keçilerde 30 ırk ve Anadolu Mandasında da projeler devam etmekte. Toplam ’da 194 adet alt proje ile yürütülen bu projeler yetiştiricinin umudu olmuş, hayvancılığı bırakan yetiştiriciler bu projelerle koyun, keçi ve manda yetiştirmeye tekrardan başlamışlardır.
Hayvan ithalatlarının bir hayli fazla yapıldığı bu dönemde ıslah ’tan ve ıslah projelerinden vaz geçmek yetiştiriciyi tekrardan başladığı noktaya geri getirmektir. Oysaki yetiştiriciler ıslah projeleri ile damızlık ihtiyacını karşılama noktasına gelmişken bugün birileri bu projeleri kapatıyor mu?
Yetiştiriciler ıslah projeleri ile birlikte, ıslah ile ilgili bilgiye sahip olmuşlar, projeli işletmelerdeki hayvanların damızlık ihtiyacı haricinde 30 Koyun/Keçi Irkında diğer işletmeler için yılda 500- 600 bin civarında damızlık hayvan elde edecek hale gelmiştir.
Anadolu Mandasında ise damızlık değeri yüksek tabi tohumlama boğaları elde edilmiş, iller arası damızlık transferi de yapıldığı bilinmektedir. Ayrıca ülkemizde ilk defa ıslah programında damızlık değeri belirlenmiş boğalardan TAGEM’e bağlı Lalahan araştırma enstitü de dondurulmuş manda sperması üretilmiş ve sahada uygulanmaya başlanmıştı. Bu aşamaya gelmiş bir ıslah uygulamasının kapatılması ya da sonlandırılması, projedeki tüm kazanımların heba olmasına ve büyük ölçüde ıslah sisteminin yok olmasına neden olacaktır.
Halk Elinde Hayvan Islahı Ülkesel Projeleri kapatılması hayvancığa zarar verir
 
Zaman zaman illere yaptığımız ziyaretlerde de gördük  ki; proje kapsamındaki sürülerde, doğum ağırlığı, sütten kesim ağırlığı, ikizlik artışı, süt veriminde artış sağlandığı üreticiler tarafından da dile getirilmektedir.
Birlikler ve yetiştiriciler bu projeden memnunlar
Projenin kapatılması halinde ülke hayvancılığı önemli yara alacaktır. Gelinen noktada, bu ıslah projesi ile sağlanan verim artışının diğer üreticilere yaygınlaştırılması beklenirken sonlandırılması veya amacından uzaklaştırılarak etkisiz hale getirilmesi, bunca yıllık emeklerin ve devletin bu amaçla verdiği paranın boşa gitmesi anlamını taşıyacaktır.
Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığından uygulanan bu projenin geliştirilerek daha ’da artmasını bekliyoruz.
 
 

AR-GE Projelerine Büyük Destek Geliyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tarımda Ar-Ge projesi başına üst limiti 3 milyon lira olan yeni bir destek vermeye hazırlanıyor. Sağlanacak destek, proje tutarının yüzde 70’ini kapsayacak ve karşılıksız olacak. Son başvurular 16 Mart’ta yapılabilecek. Başvuru yapmak isteyenler, proje başvuru klasörünü, TAGEM’e elden, kargo veya posta yolu ile ulaştırabilecek. Program kapsamında kuruluşlar en fazla iki devam eden projede yürütücü olarak yer alabilecek. Tarımda araştırma geliştirme projelerine yüzde 70 hibe desteği sağlanacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) kullandıracağı hibe desteğinin üst limiti 3 milyon lira olacak. “2018 Yılı Araştırma-Geliştirme Destek Programı” kapsamında hibe desteğinden yararlanmak isteyen girişimcilerin 16 Mart 2018 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekiyor. TTAGEM’in belirlediği öncelikli konularda proje geliştiren girişimciler yüzde 30’unu kendi öz kaynakları ile karşılamak koşulu ile araştırma-geliştirme projeleri için 3 milyon liraya kadar karşılıksız (hibe) desteği alabilecek.
Özel sektör ve üniversiteler için önemli fırsat doğuyor
Her yıl öncelikli konular belirlenerek desteklenen program kapsamında 2017’de proje başına verilen destek 300 bin liradan 3 milyon liraya çıkarıldı. 2018 yılında destek üst limitinde değişiklik yapılmadı. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Araştırma-Geliştirme Destek Programı 13. Proje Çağrısı Başvuru Kılavuzu’nda hibe destek programının amacının; tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu öncelikli konularda; özel sektör Ar-Ge kültür ve kapasitesinin geliştirilmesi, yeni tür, çeşit, teknoloji, model, ürün vb. geliştirilmesi, çıktıların; çiftçiler ve tarımsal sanayicilere aktarılması olarak ifade edildi.
Üniversite-özel sektör işbirliğine büyük katkı sağlayan hibe programı ile ilgili olarak Başvuru Kılavuzu’nda şu değerlendirme yapıldı: “Bakanlığın ve sektörün ihtiyacı olan konularda Araştırma Geliştirme faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için üniversiteler, sivil toplum ve çiftçi kuruluşları, meslek kuruluşları ve özel sektör tarafından hazırlanan Ar-Ge projeleri desteklenmektedir."
Hibe üst limiti 3 milyon lira
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Araştırma-Geliştirme Destek Programı kapsamında bakanlık, proje bütçesinin en fazla yüzde 70’i oranında destek sağlayacak.Bu çerçevede bakanlığın lığın mali destek üst limiti KDV dâhil 3 milyon lira. Proje yürütücü kurum tarafından taahhüt edilen eş finansman başvuru sahibi yürütücü kurum/kuruluş tarafından karşılanması zorunlu. Yürütücü kurum, kendilerinin karşılamak zorunda oldukları eş finansmanı, öz kaynaklarından sağlayabilecekleri gibi proje ortaklarından, iştirakçilerden veya bankalardan temin edebilecekler.
Kimler yararlanabilir?
Araştırma-Geliştirme Destek Programı kapsamında; özel sektör, sivil toplum ve çiftçi kuruluşları ile meslek kuruluşları,üniversiteler başvuru yaparak hibe desteğinden yararlanabilecek. Kurum/ kuruluşlar çağrı dönemi içerisinde yürütücü olarak sadece bir proje ile başvuruda bulunabilirler. Program kapsamında Kurum/kuruluşlar en fazla iki devam eden projede yürütücü olarak yer alabilecek. Proje yürütücüsü olarak en az lisans mezunu Türk vatandaşları yer alabilirler.
Destek için “proje ortağı” şartı var
Bakanlık tarafından yayınlanan “Araştırma-Geliştirme Destek Programı 13 .Proje Çağrısı Başvuru Kılavuzu’na göre, program kapsamındaki proje başvurularında proje ortağı bulunması zorunlu. Ortaklıklar ve ortakların uygunluğu ile ilgili şu bilgilere yer verildi: “Proje ortağı, desteğe konu projenin yürütülmesi sürecinde veya sonucunda doğrudan veya dolaylı fayda veya menfaat elde ederek, bunun karşılığında yürütücü kuruma projenin yürütülmesinde katkıda bulunan, başvuru evrakları arasında bulunan ortaklık beyannamesini imzalayan ve ilgili proje formunda açıkça belirtilen kurum/kuruluşlardır. Program kapsamındaki proje başvurularında proje ortağı bulunması zorunludur.Üniversiteler, özel sektör veya sivil toplum kuruluşlarından en az biri ile işbirliği olmadan Ar-Ge Destek Programı kapsamında müstakil olarak proje başvurusunda bulunamazlar. Gerekli durumlarda bu işbirliğine ilave olarak TAGEM’e bağlı araştırma enstitüleri veya araştırma yetkisi verilmiş bakanlık kuruluşları da dahil edilebilir. Özel sektör, sivil toplum ve çiftçi kuruluşları ile meslek kuruluşları, TAGEM’e bağlı araştırma enstitüleri veya araştırma yetkisi verilmiş bakanlık kuruluşları ile işbirliği olmadan proje başvurusunda bulunamazlar. Gerekli durumlarda bu işbirliğine ilave olarak üniversiteler de dâhil edilebilir.”
Nereye başvurulacak?
Son başvuru tarihi 16 Mart 2018 Cuma günü saat 18:00 olarak belirlendi.Başvuru yapmak isteyenler, Proje Başvuru Klasörünü, TAGEM’e elden, kargo veya posta yolu ile ulaştırmaları gerekiyor.
Bahçe bitkileri
- Sebze, meyve ve bağda biotik ve abiotik stres koşullarına dayanıklı hat ve çeşit geliştirme,
- Ticarete konu olan süs bitkilerinin ıslahı ve çeşit geliştirme çalışmaları,
- Bahçe bitkileri muhafazasında yeni depolama ve ambalaj sistemleri.
Bitki sağlığı
- Kültür bitkilerindeki zararlı organizmalara karşı biyolojik mücadele ürünlerinin (mikrobiyal preparat, biyolojik mücadele etmeni vb.) geliştirilmesi, preparat haline getirilmesi ve kitlesel üretimi,
- Depodaki zararlı organizmalara karşı mücadele olanaklarının geliştirilmesi,
- Ricania sp. ile kimyasal haricinde diğer mücadele olanaklarının araştırılması,
- Organik ürünlerin ve organik tohumun depolanması sırasında ortaya çıkan hastalık ve zararlılar ile mücadele yöntemleri.
Tarım ekonomisi
- Gıda israfı ve kayıplarının ölçülmesi.
Gıda ve yem
- Gıda ve yem analizlerinde kullanılan analitik standart, referans materyal gibi yurt dışından tedarik edilen malzemelerin ve yeterlilik testlerinin ülkemizde üretilmesinin sağlanması, Mikroenkapsüle gıda ve yem üretimi, Gıda işleme süreçlerinde yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması,
- Yerli starter kültür ile gıda enzim ve preparatlarının, model gıdalarda ticari üretiminin gerçekleştirilmesi,
- Arı ürünlerinin fizikokimyasal özelliklerinin belirlenmesi, işleme ve muhafaza teknolojilerinin geliştirilmesi, XYeni teknolojilerle alternatif gıdalar, yem hammaddeleri ile yem ve gıda katkı maddeleri üretimi.
Hayvan sağlığı
- Hayvan hastalıkları hızlı teşhis metotlarının geliştirilmesi,
- Ülkemizde üretimi yapılmayan aşıların geliştirilmesi,
- Alternatif veteriner tıbbi ürünlerin geliştirilmesi, üretilmesi ve etkinliklerinin belirlenmesi.
Hayvancılık ve su ürünleri
- Su ürünlerinde ülkemizde üretimi yapılmayan omnivor yeni türlerin deneme üretimi, 19. Hayvancılık ve su ürünlerinde verim artışına yönelik ıslah, yetiştiricilik sistem ve teknoloji geliştirilmesi.
Tarla bitkileri
- Tarla bitkilerinde IMI grubu herbisitlere dirençli çeşit geliştirilmesi,
- Son ürün eldesine yönelik tıbbi ve aromatik bitki çalışmaları,
- Doğal boyar maddelerden boya elde edilmesine yönelik araştırmalar,
- Bitkisel ve mikrobiyal aktif madde tespit, sentez ve üretimi,
- Pamukta yerli çeşit geliştirme, geliştirilen çeşitlerin tanıtımı ve yaygınlaştırılması,
- Yağlı tohumlu ve yem bitkilerinde yerli çeşitlerin geliştirilmesi ve üretime kazandırılması.
Toprak, su kaynakları ve tarımsal mekanizasyon
- Piyasaya arz edilecek nitelikte yerel kaynaklardan etkili mikrobiyal, organik ve nano gübrelerin geliştirilmesi,
- Çevresel kirleticilerin tarımsal ekosistem üzerinde etkileri,
- Drenaj çalışmalarında kullanılan zarf malzemelerinin performans değerlendirmesi,
- Kırsalda kullanıma yönelik mobil/ sabit hibrit enerji platformu tasarımı ve geliştirilmesi,
- Sera gazı emisyon ölçümleri için arazi/ laboratuvar tipi analiz sistemlerinin geliştirilmesi,
- Tarımda verim artırıcı, maliyet düşürücü her türlü yerli tarım makinalarının geliştirilm
 
 

Türkiye'nin Su Ürünleri Üretiminde Kat Ettiği Mesafe Alkışlanabilir Düzeyde

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Nevzat Birişik, Türkiye'nin su ürünleri üretiminde kat ettiği mesafenin alkışlanabilir düzeyde olduğunu belirterek, "Bugün kırmızı et ithal ediyoruz ama beyaz et yani balık ve kanatlı eti ihraç ediyoruz." dedi.
Elazığ'da Rezervuar ve Göllerde Ağ Kafeslerde Balık Yetiştiriciliği Bölgesel Eğitimi Programı düzenlendi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Birişik, bir otelde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Elazığ'ın son 15 yılda kat ettiği mesafe ile iç sularda farklı su ürünleri yetiştirerek ülke açısından önemli bir merkez haline geldiğini vurguladı.
Su ürünleri üretimini yıllar itibarıyla katlayarak arttıran Elazığ'ın su ürünleri ihracatı yapan bir sektöre sahip olduğuna dikkati çeken Birişik, "Tüm dünyada elde edilen su ürünleri miktarının yüzde 70’i avcılıktan, yüzde 30’u yetiştiricilikten geliyor. Türkiye’de ise yüzde 50’si avcılıktan, yüzde 50’si yetiştiricilikten geliyor. Bu da yaklaşık olarak yılda 500-600 ton ediyor. Dolayısıyla içeride 300 ton civarında üretim yapıyoruz. Bu rakam gelecek yıllarda hızla değişecek ve çok büyük bir kısmı yetiştiricilikten gelecek." diye konuştu.
Birişik, Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde büyük bir tecrübeye sahip olduğunu ve bu tecrübeyi yurt dışından gelen kursiyerlerle paylaştıklarını dile getirdi.
Su ürünleri yetiştiriciliğinde ülkenin son 10 yılda büyük bir gelişme sağladığını vurgulayan Birişik, "Türkiye'nin su ürünleri üretiminde kat ettiği mesafe alkışlanabilir düzeyde. Bugün kırmızı et ithal ediyoruz ama beyaz et yani balık ve kanatlı eti ihraç ediyoruz. Tabii burada önemli olan bunu sürdürebilir kılmak." ifadelerini kullandı.
Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Özkan Özbay ise eğitim programı ile Orta Asya ve Kafkas ülkeleri arasında su ürünleri ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusunda mevcut deneyimlerin paylaşılmasını öngördüklerini söyledi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından desteklenen eğitim programına Azerbaycan, Ukrayna, Kırgızistan, Tacikistan, Gürcistan, Özbekistan, Ermenistan, Kazakistan ve Türkmenistan'dan 25 kursiyer katıldı. A.A