Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

TMO'ya SIFIR GÜMRÜK VERGİSİ İLE İTHALAT YETKİSİ

Toprak Mahsulleri Ofisi'ne verilen 2.6 milyon tonluk ithalat yetkisi 31 Aralık 2019 tarihine kadar kullanılabilecek.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yıl sonuna kadar Toprak Mahsulleri Ofisi'ne sıfır gümrükle 1 milyon ton buğday, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton pirinç ve 100 bin ton bakliyat (nohut, mercimek, kuru fasulye, bakla) ürünleri olmak üzere toplamda 2.6 milyon tonluk ithalat yetkisi verildi.
 
Konu ile ilgili TBMM’de basın toplantısı düzenleyen CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Türkiye'nin önümüzdeki yaz buğday üretiminde açıklarla karşılaşacağını öne sürdü.
Gaytancıoğlu, düzenlediği basın toplantısında, "2 milyon 600 bin ton tahıl ve bakliyatın sıfır gümrük vergisiyle alınmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı kararının" bugün Resmi Gazetede yayımlandığını anımsattı.
Bununla yapılmak istenenin gıda enflasyonunu düşürmek olduğunu belirten Gaytancıoğlu, "Gıda enflasyonu düşüyor mu? Hayır. Devlet gelir kaybına uğruyor. Ette yüzde 230, buğdayda yüzde 90, mısırda ise yüzde 80 olan gümrük vergisini almıyoruz." dedi.
Okan Gaytancıoğlu, "Türkiye nereye gidiyor, neden biz çiftçimize destek vermiyoruz, neden her şeyi sıfır gümrükle çözmeye çalışıyoruz? Bir milyon ton buğday, 700 bin ton arpa ve mısır, 100 bin ton pirinç ve bakliyat, 300 bin ton ayçiçeğinde sıfır gümrük vergisi var. Türkiye bunları üretemiyor mu? Hayır. Türkiye toprakları, tropikal ürünler dışında her şeyi yetiştirmeye müsaitken biz bunları ithal ediyoruz." diye konuştu.
Gıda enflasyonunu çözmenin tek yolunun, çiftçiyi üretici ve borçlarını ödeyebilir hale getirmek olduğunu vurgulayan Gaytancıoğlu, çiftçi borçlarının 110 milyar lirayı aştığını iddia etti.
CHP'li Gaytancıoğlu, çiftçinin bugüne kadar birikmiş 154 milyar lira alacağının olduğunu ifade ederek, "Bunu silin ve çiftçiye ciddi anlamda destekler verin, bakın o zaman sıfır gümrüğe gerek kalacak mı? Devletimiz neden gümrük vergisi gelirlerinden mahrum olsun." dedi.
Adalet ve Kalkınma Partisinin ülke tarımını çökerttiğini ve iyi yönetemediğini ileri süren Gaytancıoğlu, "Gümrük vergileri sıfıra çekilerek çiftçi, üretici korunamaz. Üretemeyen bir ülke maalesef başka ülkelerin ithal cenneti olur. Üreten ve hakça bölüşen bir Türkiye istiyoruz. Özellikle 2019 yazı çok kötü geçecek. Çünkü Türkiye buğday üretiminde açıklarla karşılaşacak. Taban gübre kullanılamadığı için verim ve kalite düşecek." ifadelerini kullandı.
 
 
 

Poşet Uygulamasına Farklı Tepkiler Gelmeye Devam Ediyor

Kamuoyunda günlerdir tartışılan ücretli poşet uygulaması 1 Ocak 2019'dan itibaren plastik poşetlerin satış noktalarında kullanıcılara ücreti karşılığı verilmesi ile hayatımıza girdi. Uygulama ile poşetlerin 25 kuruş ücretlendirilmesine farklı tepkiler gelmeye devam ediyor. Kimi vatandaş poşete ücret vermemek adına aldıklarını montuna doldururken kimi vatandaş evinden poşet getirmeye başladı.
 
Konu ile ilgili açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, kamuoyuna düşen Çevre Komisyonu Başkanı AKP Trabzon Milletvekili Muhammet Balta'nın poşet fabrikası sahibi olduğu iddialarını, Çevre ve Şehircilik Bakanına sordu.
 
Vatandaştan 5 Milyar TL Kaynak Sağlanacak
 
Uygulamadaki amaç, çevreyi korumak adına, plastik poşetlerin ücretlenmesi ve bu sayede çevre kirliliğini önlenmesi iken basında yer alan haberlere göre yılda 5 milyar TL'nin üzerinde bir kaynağın da sağlanması öngörülüyor. Ayrıca  TBMM Çevre Komisyonu Başkanı olan AKP Trabzon Milletvekili Muhammet Balta'nın poşet fabrikası sahibi olduğu iddiaları basında yer alması kamuoyu vicdanını yaralıyor.
 
Amaç Gerçekten Plastik Tüketimini Azaltmak mı?
 
Konu ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı’na yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren CHP’li Gaytancıoğlu, şu sorulara yanıt aradı;

 
1. Basında çıkan haberler doğru mudur? Yani
Çevre Komisyonu Başkanı, AKP Trabzon Milletvekili Muhammet Balta'nın poşet fabrikası var mıdır?
 
2. Ülkemizde aşırı plastik kullanılmaktadır. Bu yüzden plastik poşete yaptırım uyguluyoruz denilerek çıkarılmış olan bu yönetmelik gerçekte plastik tüketimini azaltmak amacıyla mı çıkartılmıştır?
 
3. Türkiye, çöp ithal eden ülkeler arasında kaçıncı sırada yer almaktadır?
 
4. Türkiye'nin en çok plastik çöp ithal eden ikinci ülke olduğu iddiası doğru mudur?
 
5. Türkiye, plastik atıkları geri dönüştürme konusunda en başarısız ilk 20 ülkeden biri iken, bunun iyileştirilmesi yönünde ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
 
 
 

Çeltik Üreticisi Kan Ağlıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, “Çeltik Üreticileri Kan Ağlıyor! TMO Piyasalara Müdahale Etmeli!” çağrısında bulundu.
Gaytancıoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, kişi başına 7-8 kilogram pirinç tüketildiğini, Türkiye'nin çeltikte kendine yetmediğini, ithalat yaptığını, tüketimin yaklaşık yüzde 30'unun ithal ürünlerden oluştuğunu belirtti.
Edirne'nin, Türkiye çeltik üretiminin yüzde 60'ını tek başına karşıladığına işaret eden Gaytancıoğlu, Ergene Nehri'nin kirliliği nedeniyle bölgede çeltik ekiminin azaldığını, bunun ithalatın artması anlamına geldiğini anlattı.
Gaytancıoğlu, TMO'nun, çeltikteki düşük fiyatlar karşısında piyasaya müdahale etmesi gerektiğini vurguladı.
Çeltik üretiminin zorluğuna değinen Gaytancıoğlu, bunun yanı sıra pirinç haline gelene kadar ciddi anlamda girdi; akaryakıt, gübre, iş gücü kullanıldığını kaydetti.
Gaytancıoğlu, “Maliyeti 2 bin 200 olan bir üründe neden üreticinin alın terinin karşılığı görünmek istenmez? Temel gıda maddelerinde neden böyle yapıyorsunuz, neden sürekli ithalatçı ülke konumuna geliyoruz, neden Türkiye'nin üretim potansiyelini harekete geçirmiyorsunuz?” diye sordu.
AKP'nin tüm ürünlerde sınıfta kaldığını, mısır, arpa, buğday, tütün, soya, yağlı tohum bitkilerinin ithal edildiğini vurgulayan Gaytancıoğlu, “Neden çiftçiye daha fazla destek vermeyi düşünmez? Çeltikte 10 kuruş destekleme var. Neden bu 40 kuruşa çıkartılmıyor? Tarımsal kredilerde niye yapılandırma söz konusu değil? Çiftçinin bankalara borcunu yapılandırmayı düşünüyor musunuz? Bankalara borçlarının faizini silmeyi düşünüyor musunuz?” diye konuştu.
Her ürün için nitelikli ve tutarlı tarım politikası izlenmemesi halinde Türkiye'yi kıtlık beklediğini belirten Gaytancıoğlu, Türkiye'de yetişmesi mümkün olan bütün tarım ürünlerinde ithalatın durdurulması gerektiğini sözlerine ekledi. 
 
CHP’li Gaytancıoğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısının ardından genel kurulda söz alarak çeltik üreticilerinin mağduriyetini dile getirdi. Okan Gaytancıoğlu konuşmasında şunları kaydetti:
 
“Bugünlerde bütün bölgelerde çeltik hasadı yapılıyor. Ancak fiyat o kadar düştü ki Türkiye'nin ithal ettiği bir üründe, ortalama 570 dolara ithal ettiği bir üründe çeltik fiyatının en az 3,5 lira olması gerekirken üreticiler 2 liralara çeltik satıyorlar ve çok zor durumlarda kalıyorlar. Üreticiler borçlarını ödemekte güçlük çekiyorlar; gübre fiyatları son derece arttı, akaryakıt fiyatları son derece arttı. Burada madem çiftçinin kara gün dostu olan bir kurum var, bu kurumun devreye girmesini istiyoruz, bu kurumun piyasaya müdahale etmesini istiyoruz. Yoksa önümüzdeki sene gerçekten Türkiye bir kıtlıkla karşı karşıya kalacak. Her şeyi ithal etmekle çözüm bulamayız. Madem yerliysek madem millîysek çiftçimizi desteklemek, üretenin alın terinin karşılığını ödemek zorundayız.” Dedi.
 
 
 

Şeker Fabrikaları Vatandır

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu,  Şeker Fabrikalarına verilen önemi ve fabrikalar için verilen büyük mücadelenin anlamını değerlendirdi.” Cumhuriyet Halk Partisine göre Şeker Vatandır, Satılamaz ama 16 yıldır Türkiye’yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisine göre fabrikalar zarar ediyor, satalım gitsin. Neden Şeker Fabrikaları Vatandır, Satılamamalı neden bu fabrikalara gözümüz gibi bakmalıyız.” İfadesini kullandı.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu şöyle devam etti “Şeker fabrikalarını kim kurmuş? Türkiye Cumhuriyetini yöneten neredeyse herkes şeker fabrikası kurmuş. Atatürk kurmuş, İnönü kurmuş, Menderes kurmuş, Demirel kurmuş, Ecevit kurmuş, Erbakan kurmuş, Özal kurmuş. Kim satıyor,16 yıllık iktidarlarında bir tane bile şeker fabrikası kurmamış Ak parti iktidarı ve onun genel başkanı satıyor.PEKİYİ, şekerpancarı, şeker fabrikaları Türkiye için neden önemli, neden fabrikalar birer kaledir, biz neden şeker fabrikaları vatandır diyoruz. Bu coğrafya herkese nasip olmayan bir ürünü yani ŞEKERPANCARINI bize vermiş. Dünya’da  şekerpancarı üretiminde Türkiye beşinci sırada. Şekerpancarı üretimi Türkiye’nin yüz akı. Şeker fabrikaları bölgelerinde Cumhuriyet’in kültür devrimlerinin gelişmesine katkı sağlamış, Fabrikalarda okuma yazma kursları, tiyatro, sinema, bale gösterileri düzenlenmiştir.” dedi.
Şekerpancarı Türkiye’de Üretimi Planlı Yapılan Tek Ürün
Şekerpancarı vasıfsız işgücüne (çapacı-toplayıcı vb.) istihdam yaratmaktadır. Bu haliyle işsizlik sorununa da katkı sağladığı, köyden kente göçü önlediği söylenebilir.Şekerpancarı işlenip içindeki şeker alındıktan sonra kalan posası değerli bir hayvan yemidir. Türkiye hayvancılığının bugün içindeki durumu gördüğümüzde, önemi daha iyi anlaşılır.                                       Üretilen pancar; taşımacılık ve birçok sanayinin gelişmesine, önemli katkılar sağlamaktadır.Şeker pancarı, bir ormana kıyasla 3 kat daha fazla oksijen yarattığından, tüm canlılar için hayati önem arz eden bir oksijen kaynağı olmakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerde verim artışı sağlamakta, alternatiflerine göre daha fazla istihdam olanağı yaratmaktadır.
Bu yararlara baktığımızda Devletin elindeki bazı şeker fabrikalarının sosyal amaçlı kurulduğu, yani zarar edebileceği, bazılarının da karlı olabileceği, iyi bir işletmecilikle zarar etmeden düşük karlılık ile “kamu hizmetinin” öncelikli olarak yapılması gerektiği anlaşılır. Nitekim Devlete ait 25 şeker fabrikasının kuruluş yerleri dikkate alınırsa bulundukları il ve ilçelere ciddi sosyal ve ekonomik katkılar yaptığı anlaşılır.
Gaytancıoğlu Şeker Fabrikaları Neden Özelleştirilmek İsteniyor?
Gaytancıoğlu şeker Fabrikaları ile ilgili değerlendirmesinde “Kendilerine yerli ve milli, diyenler, bilmezler mi, tekel özelleştirildi, Türkiye tütün ve sigara ithal ediyor, Et Balık özelleştirildi, Türkiye Canlı Hayvan ver Kırmızı Et ithal ediyor, devlete ait Yem Sanayii A.Ş özelleştirildi, Türkiye samana muhtaç kaldı. Demek ki özelleştirme bir çözüm değil. Bilgisizler ve anlayamıyorlar. Enflasyonu arttıran unsurlardan biri de gıda fiyatlarıdır diyen bir Ak parti hükümeti var. “Dünya’da şeker fiyatları 250-300 $, Türkiye’de şekerin maliyeti 700 $’ a denk geliyor”, diyen bir NBŞ lobisi tarafından kuşatılmış olan bu Ak parti hükümeti 700 $’lık şekerin aslında daha ucuz olduğunu, Türkiye ekonomisine ciddi katma değer yarattığını anlayamaz. Anlasa da anlamak istemez.” dedi.
Gaytancıoğlu Şekerde ki stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine kota getirilirken, diğer taraftan kendine yeterliliği halen sağlayamadığımız hatta ithalatçı olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimine geniş olanaklar sunuldu. “Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa Türkiye’de şekerpancarı üretimi yerine GDO’lu mısır ithalatı yapılacak ve bir başka küresel dev olan “MONSANTO, BAYER” gibi tohum firmaları kazanacağını, bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa AB ülkelerinde ortalama % 1.5, Türkiye’de şimdilik göstermelik olarak% 5’e düşürülen ancak denetimi yapılamayan NBŞ kotası daha yukarılara çıkacak (belki de sınırsız olacak) ve bir başka küresel dev olan CARGILL kazanacak.” İfadesini kullandı.
Şeker Fabrikaları Zarar Etmiyor, Zarar Ettiriliyor.
Gaytancıoğlu Tarım piyasalarını düzenleyen hiçbir KİT bugün için yeterince görevini yapmıyor. Var olan Toprak Mahsulleri Ofisi, ÇAYKUR gibi kurumlarda piyasa düzenleme görevini yapamaz hale getirilmiştir. Objektif bakarsak, Devletin elinde sadece Şeker Fabrikaları kaldığını belirterek,
Şekerpancarı üretimi kasıtlı olarak engellenmiştir
Ak parti,  şekerpancarı üretimini desteklememiştir. Ülkemizdeki şeker fabrikalarını kapattıracak ve bir sanayi kolunu çökertecek kadar sıkıntı yaratan bir ürün olan şeker pancarı, hala havza bazlı destekleme modelinde desteklenecek ürünler içerisinde yer almamaktadır. Ayrıca şekerpancarından şeker üretimine yönelik üretici gelirini arttırmaya yönelik özel bir destekleme yoktur. Örneğin 2017 için şekerpancarı alım fiyatı 2016’daki fiyatlarla uygulanmıştır.                                                                                                                                    
Nişasta Bazlı Şeker’in Önü açılsın diye şekerpancarı üretimine kota konmuştur
IMF anlaşmalarıyla 2001’de şekerpancarına konulan kotalar, IMF anlaşmalarının bitmesine rağmen AKP tarafından kaldırılmamıştır. Üretime konulan kotalar üretimi engellenmiştir. 2002’de % 10 olarak belirlenen NBŞ kotası Bakanlar Kurulu Kararı ile %50 arttırılarak sürekli % 15 olarak uygulanmıştır. CHP, sahaya indiği için NBŞ kotası % 5’e çekilmiştir. Ancak, son 2 yıldır ŞEKER KURUMUNUN denetim yapmaması ile % 30’ların üzerine çıktığı tahmin edilmektedir.                                                                                                                          
Şeker Fabrikaları zarar etmemiş, zarar ettirilmiştir
Bazıları Cumhuriyet döneminin başında, bazıları 1930’lar, 40’lar, 50’ler, 60’lar da kurulan ve son fabrikaların 1990’larda yapıldığı düşünülürse, modernize edilmeleri gerekmekteyken Ak parti bilerek bu fabrikaları modernize etmemiş, teknolojilerini yenilememiştir.                                                                                                                                                        
Bazı Şeker Fabrikaları kasıtlı olarak çalıştırılmamıştır
Alpullu, Ağrı, Çarşamba ve Susurluk şeker fabrikaları bölgelerinde şekerpancarı tarımı yapılmasına rağmen 2012-1016 yılları arasında çalıştırılmamıştır. Bu fabrikalar hiç şeker üretmeden bakım masrafları, personel masrafları yapmışlardır. Ayrıca toplanan pancar başka fabrikalara nakledildiği için maliyetler yükselmiştir. Bu fabrikalar için çiftçimizin yeterli miktarda şeker pancarı üretmediği/ürettirilmediği sonucuna kolaylıkla ulaşılabilir. Buradan da şeker fabrikalarının zarar etmesinin kökeninde tarım politikalarındaki yetersizlikler net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Gaytancıoğlu “CHP NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecek, şeker fabrikaları modernize edilecek ve halkın şeker ihtiyacı tamamen şekerpancarından karşılanacaktır.” diye konuştu.

Tritikale Meclis Gündeminde

TBMM Tarım komisyonu üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu, meclis genel kurulunda yem ham maddelerinden Tritikale bitkisini gündeme getirdi.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, günümüzde yem ham maddelerinden birisi olan tritikalenin, daha az döviz ödenmesi için her yerde desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tane İçin Yetiştirilen Tritikale Desteklenmiyor
AKP'nin uyguladığı niteliksiz tarım politikaları sonucu Türkiye'nin et ve hayvan ithalatı için ciddi bir döviz ödediğini hatırlatan CHP’li Gaytancıoğlu, Edirne’nin Süloğlu ilçesi çiftçilerinden elde ettiği bilgilere göre, Edirne'nin tüm ilçelerinde yemlik olarak yetiştirilen tritikalenin desteklendiğini ancak tanesi için yetiştirilen ve un yapımında da kullanılan tritikalenin desteklenmediğini belirtti.
Tarım Bakanlığı Çiftçiye Duyurmuyor
CHP’li Gaytancıoğlu TBMM Genel Kurulu’nda şunları kaydetti; “Edirne'nin tüm ilçelerinde yemlik olarak yetiştirilen tritikale destekleniyor ancak tanesi için yetiştirilen ve un yapımında da kullanılan tritikale desteklenmiyor. Çiftçilerimizin bundan yeni haberi olmaktadır. Her fırsatta "Kapatılsa çiftçinin haberi dahi olmayacak" dediğimiz Tarım Bakanlığı bunu neden çiftçilere duyurmamıştır? Çiftçilerimizi neden mağdur ediyorsunuz? Onlar Atatürk'ün "Üreten efendi" dediği çiftçilerimizdir. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini diliyorum”dedi.