Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Pancar Çiftçisi Mağdur Olmaya Başladı

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, “Şeker fabrikaları özelleştirmeleri çiftçiyi mağdur etmeye başladı. Bunun en net sonucu gelecek yıl şeker pancarı üretimindeki ciddi düşüşle görülecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Gök, yazılı açılamasında, şeker fabrikalarını stratejik ve millî bir değer olarak gördüklerini belirterek 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesine dair ihale oluru kararının iptali istemiyle Danıştay’a başvurduklarını belirtti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na özelleştirme sürecini şeffaf yürütmediği eleştirisinde bulunan Gök, “Özelleştirme İdaresince sektörel gerçekler ile mevzuata aykırı bir şekilde yürütülen özelleştirme işlemleri kamu ve ülke zararına yol açabilecek noktaya gelmiştir. Bu sebeplerle de devri gerçekleşmeyen fabrikalarla ilgili hukuka aykırı süre uzatım kararlarının iptali istemiyle Danıştay 13. Dairesinde davalar açılmıştır” bilgisini verdi. 
 
 

Afyon Şeker Fabrikası'da Satıldı

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye (Türkşeker) ait Afyon Şeker Fabrikası'nın özelleştirilmesi ihalesinde en yüksek teklifi 725 milyon lirayla Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret AŞ verdi.
Özelleştirme İdaresinde (ÖİB), kurumun Başkan Yardımcısı Bekir Emre Haykır başkanlığında pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihaleye, Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret AŞ, Safi Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret AŞ, Kayseri Şeker Fabrikası AŞ, Torunlar Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, Mutlucan Tuz Madencilik İnşaat Turizm Otomotiv Petrol Nakliye Sanayi ve Ticaret AŞ-MBM Enerji İnşaat Turizm Emlak Petrol Nakliye Sanayi ve Ticaret AŞ Ortak Girişim Grubu, Özbey Holding AŞ Ortak Girişim Grubu, Alkon Yapı Sanayi Tekstil Ticaret AŞ, Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret AŞ katıldı.
İhalede ilk olarak kapalı zarflarda elemesiz teklifler alındı. Üç elemeli tur sonrasında gerçekleştirilen açık artırmada başlangıç tutarı 701 milyon 100 bin lira, artırım aralığı da 1 milyon lira olarak belirlendi.
Açık artırma sonunda en yüksek teklifi 725 milyon lirayla Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret AŞ verdi.
Teknik olarak sonuçlanan ihalenin neticesi, komisyonun nihai kararının onaya sunulmasının ardından duyurulacak.
 
 

2 Şeker Fabrikası Daha Satıldı. Erzurum'a Teklif Yok!

Erzurum, Turhal ve Ilgın şeker fabrikalarının ihalesi bugün yapılıyor. Erzurum şeker fabrikası ihalesi saat 14.30'da başladı. 211 milyon lirayla başlayan ihaleye iki firmadan da teklif gelmedi. Turhal fabrikasına ise 5 firma teklif verdi. İhaleyi 569 milyon lirayla en yüksek teklifi veren Kayseri Şeker kazandı.
Erzurum’ a Teklif Çıkmadı
Erzurum şeker fabrikası ihalesine sadece iki firma katıldı. İhalede Doğuş Gıda ve MBM Enerji teklif verirken, masada sadece MBM Enerji yer aldı. Doğuş Gıda ihaleye gelmedi, ancak teklifini gönderdi.
İhale 211 milyon lirayla başladı. MBM Enerji Enerji bu rakamı duyunca ihaleden çekildiğini açıkladı. Doğuş da masada olmadığı için ihale teklifsiz sona erdi.
Turhal’ı Kayseri Şeker Kazandı
Turhal şeker fabrikasına Bilgi Gıda, Kayseri Şeker, Albayrak Turizm, Doğuş Gıda ve Mutlucan Tuz teklif verdi.  İhaleyi 569 milyon lirayla en yüksek teklifi veren Kayseri Şeker kazandı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin üçüncü ihaleyi de önceden ilan etmeksizin yapıyor. ÖİB, Erzurum, Turhal ve Ilgın şeker fabrikaları için ihalenin bugün olduğunu sabah yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu. Şeker fabrikaları öncesinde yaptığı teklifleri kamuoyuna ihaleler öncesinde açıklayan ÖİB, yine bugünkü duyurusunda üç fabrikaya hangi yatırımcıların teklif verdiğini ilan etmedi.
1956 yılında açılan şeker fabrikası Erzurum'un ilk fabrikasıydı. Turhal Şeker Fabrikası 1934 yılında, Ilgın ise 1982'de üretime başlamıştı.
Şeker Fabrikalarının satışları geçtiğimiz günlerde başlamış Bor Şeker Fabrikası'na 336 milyon, Yozgat'a 275 milyon lirayla Doğuş Gıda; Kırşehir’e 330 milyon lirayla Tutgu Gıda; Çorum Şeker Fabrikasına da 528 milyon lirayla Safi Yakıt en yüksek teklifi vererek şeker fabrikalarını satın aldılar.
Şeker fabrikalarının satışı ilerleyen zamanlarda da devam edecek; 18 Nisan'da Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş Fabrikaları ile teklif verme süreleri uzatılan Erzincan ve Kastamonu Fabrikaları için teklifler alınacak.
 
 

Şeker Fabrikaları Vatandır

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu,  Şeker Fabrikalarına verilen önemi ve fabrikalar için verilen büyük mücadelenin anlamını değerlendirdi.” Cumhuriyet Halk Partisine göre Şeker Vatandır, Satılamaz ama 16 yıldır Türkiye’yi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisine göre fabrikalar zarar ediyor, satalım gitsin. Neden Şeker Fabrikaları Vatandır, Satılamamalı neden bu fabrikalara gözümüz gibi bakmalıyız.” İfadesini kullandı.
CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu şöyle devam etti “Şeker fabrikalarını kim kurmuş? Türkiye Cumhuriyetini yöneten neredeyse herkes şeker fabrikası kurmuş. Atatürk kurmuş, İnönü kurmuş, Menderes kurmuş, Demirel kurmuş, Ecevit kurmuş, Erbakan kurmuş, Özal kurmuş. Kim satıyor,16 yıllık iktidarlarında bir tane bile şeker fabrikası kurmamış Ak parti iktidarı ve onun genel başkanı satıyor.PEKİYİ, şekerpancarı, şeker fabrikaları Türkiye için neden önemli, neden fabrikalar birer kaledir, biz neden şeker fabrikaları vatandır diyoruz. Bu coğrafya herkese nasip olmayan bir ürünü yani ŞEKERPANCARINI bize vermiş. Dünya’da  şekerpancarı üretiminde Türkiye beşinci sırada. Şekerpancarı üretimi Türkiye’nin yüz akı. Şeker fabrikaları bölgelerinde Cumhuriyet’in kültür devrimlerinin gelişmesine katkı sağlamış, Fabrikalarda okuma yazma kursları, tiyatro, sinema, bale gösterileri düzenlenmiştir.” dedi.
Şekerpancarı Türkiye’de Üretimi Planlı Yapılan Tek Ürün
Şekerpancarı vasıfsız işgücüne (çapacı-toplayıcı vb.) istihdam yaratmaktadır. Bu haliyle işsizlik sorununa da katkı sağladığı, köyden kente göçü önlediği söylenebilir.Şekerpancarı işlenip içindeki şeker alındıktan sonra kalan posası değerli bir hayvan yemidir. Türkiye hayvancılığının bugün içindeki durumu gördüğümüzde, önemi daha iyi anlaşılır.                                       Üretilen pancar; taşımacılık ve birçok sanayinin gelişmesine, önemli katkılar sağlamaktadır.Şeker pancarı, bir ormana kıyasla 3 kat daha fazla oksijen yarattığından, tüm canlılar için hayati önem arz eden bir oksijen kaynağı olmakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerde verim artışı sağlamakta, alternatiflerine göre daha fazla istihdam olanağı yaratmaktadır.
Bu yararlara baktığımızda Devletin elindeki bazı şeker fabrikalarının sosyal amaçlı kurulduğu, yani zarar edebileceği, bazılarının da karlı olabileceği, iyi bir işletmecilikle zarar etmeden düşük karlılık ile “kamu hizmetinin” öncelikli olarak yapılması gerektiği anlaşılır. Nitekim Devlete ait 25 şeker fabrikasının kuruluş yerleri dikkate alınırsa bulundukları il ve ilçelere ciddi sosyal ve ekonomik katkılar yaptığı anlaşılır.
Gaytancıoğlu Şeker Fabrikaları Neden Özelleştirilmek İsteniyor?
Gaytancıoğlu şeker Fabrikaları ile ilgili değerlendirmesinde “Kendilerine yerli ve milli, diyenler, bilmezler mi, tekel özelleştirildi, Türkiye tütün ve sigara ithal ediyor, Et Balık özelleştirildi, Türkiye Canlı Hayvan ver Kırmızı Et ithal ediyor, devlete ait Yem Sanayii A.Ş özelleştirildi, Türkiye samana muhtaç kaldı. Demek ki özelleştirme bir çözüm değil. Bilgisizler ve anlayamıyorlar. Enflasyonu arttıran unsurlardan biri de gıda fiyatlarıdır diyen bir Ak parti hükümeti var. “Dünya’da şeker fiyatları 250-300 $, Türkiye’de şekerin maliyeti 700 $’ a denk geliyor”, diyen bir NBŞ lobisi tarafından kuşatılmış olan bu Ak parti hükümeti 700 $’lık şekerin aslında daha ucuz olduğunu, Türkiye ekonomisine ciddi katma değer yarattığını anlayamaz. Anlasa da anlamak istemez.” dedi.
Gaytancıoğlu Şekerde ki stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine kota getirilirken, diğer taraftan kendine yeterliliği halen sağlayamadığımız hatta ithalatçı olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimine geniş olanaklar sunuldu. “Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa Türkiye’de şekerpancarı üretimi yerine GDO’lu mısır ithalatı yapılacak ve bir başka küresel dev olan “MONSANTO, BAYER” gibi tohum firmaları kazanacağını, bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa AB ülkelerinde ortalama % 1.5, Türkiye’de şimdilik göstermelik olarak% 5’e düşürülen ancak denetimi yapılamayan NBŞ kotası daha yukarılara çıkacak (belki de sınırsız olacak) ve bir başka küresel dev olan CARGILL kazanacak.” İfadesini kullandı.
Şeker Fabrikaları Zarar Etmiyor, Zarar Ettiriliyor.
Gaytancıoğlu Tarım piyasalarını düzenleyen hiçbir KİT bugün için yeterince görevini yapmıyor. Var olan Toprak Mahsulleri Ofisi, ÇAYKUR gibi kurumlarda piyasa düzenleme görevini yapamaz hale getirilmiştir. Objektif bakarsak, Devletin elinde sadece Şeker Fabrikaları kaldığını belirterek,
Şekerpancarı üretimi kasıtlı olarak engellenmiştir
Ak parti,  şekerpancarı üretimini desteklememiştir. Ülkemizdeki şeker fabrikalarını kapattıracak ve bir sanayi kolunu çökertecek kadar sıkıntı yaratan bir ürün olan şeker pancarı, hala havza bazlı destekleme modelinde desteklenecek ürünler içerisinde yer almamaktadır. Ayrıca şekerpancarından şeker üretimine yönelik üretici gelirini arttırmaya yönelik özel bir destekleme yoktur. Örneğin 2017 için şekerpancarı alım fiyatı 2016’daki fiyatlarla uygulanmıştır.                                                                                                                                    
Nişasta Bazlı Şeker’in Önü açılsın diye şekerpancarı üretimine kota konmuştur
IMF anlaşmalarıyla 2001’de şekerpancarına konulan kotalar, IMF anlaşmalarının bitmesine rağmen AKP tarafından kaldırılmamıştır. Üretime konulan kotalar üretimi engellenmiştir. 2002’de % 10 olarak belirlenen NBŞ kotası Bakanlar Kurulu Kararı ile %50 arttırılarak sürekli % 15 olarak uygulanmıştır. CHP, sahaya indiği için NBŞ kotası % 5’e çekilmiştir. Ancak, son 2 yıldır ŞEKER KURUMUNUN denetim yapmaması ile % 30’ların üzerine çıktığı tahmin edilmektedir.                                                                                                                          
Şeker Fabrikaları zarar etmemiş, zarar ettirilmiştir
Bazıları Cumhuriyet döneminin başında, bazıları 1930’lar, 40’lar, 50’ler, 60’lar da kurulan ve son fabrikaların 1990’larda yapıldığı düşünülürse, modernize edilmeleri gerekmekteyken Ak parti bilerek bu fabrikaları modernize etmemiş, teknolojilerini yenilememiştir.                                                                                                                                                        
Bazı Şeker Fabrikaları kasıtlı olarak çalıştırılmamıştır
Alpullu, Ağrı, Çarşamba ve Susurluk şeker fabrikaları bölgelerinde şekerpancarı tarımı yapılmasına rağmen 2012-1016 yılları arasında çalıştırılmamıştır. Bu fabrikalar hiç şeker üretmeden bakım masrafları, personel masrafları yapmışlardır. Ayrıca toplanan pancar başka fabrikalara nakledildiği için maliyetler yükselmiştir. Bu fabrikalar için çiftçimizin yeterli miktarda şeker pancarı üretmediği/ürettirilmediği sonucuna kolaylıkla ulaşılabilir. Buradan da şeker fabrikalarının zarar etmesinin kökeninde tarım politikalarındaki yetersizlikler net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Gaytancıoğlu “CHP NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecek, şeker fabrikaları modernize edilecek ve halkın şeker ihtiyacı tamamen şekerpancarından karşılanacaktır.” diye konuştu.

Şeker Kotalarının Bu Hafta Açıklanması Bekleniyor

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılıp yetkileri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına devredilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) ve Şeker Kurumuna ilişkin bilgi verdi.
Kurumların organizasyon ve yapılanması noktasında çalışmaların sürdüğüne işaret eden Fakıbaba, bu kapsamda birçok çalışma yapıldığını ifade etti. Fakıbaba, "Yasaların verdiği haklar çerçevesinde, glikozdan ve fruktozdan elde edilen oranların kotaları ile şeker pancarı fabrikalarına verilen kotalar ciddi ve tarafsız bir şekilde denetlenecek" dedi.
Fakıbaba, kurallara uyma konusunda çok titiz olduklarına dikkati çekerek, "Ben bir bakan olarak kurallara uyarım ve uyulmasını isterim. Türkiye Cumhuriyeti'nin yasaları neyse, kanunlar neyi gerektiriyorsa herkes o kurallara uyacak. Kurallara uyanlara büyük saygı gösteririm, uymayanlara ise inanın 'babam da olsa' gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını isterim. 2017-2018 pazarlama yılı şeker kotasını önümüzdeki hafta, 2018-2019 pazarlama yılı şeker kotasını ise en kısa zamanda açıklayacağız. Herkes ne yapacağını bilecek ve denetim de mükemmel hale getirilecek." diye konuştu.
"Yasaların bize verdiği her türlü yetkiyi kullanacağız"
Fakıbaba, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Et ve Süt Kurumunda olduğu gibi yetkileri devredilen iki kurumda da en iyi şekilde görevi yerine getireceklerini vurgulayarak, "Bizim görevimiz 80 milyon insanın mutlu olmasını sağlamak, haklarını ve sağlıklarını korumaktır. Her şey insan için, 'Ben para kazanacağım ama insan sağlığı önemli değil' düşüncesi korkunç bir anlayıştır" değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa Birliği ülkelerinde söz konusu kotaların düşürüldüğünün altını çizen Fakıbaba, "Yasaların vermiş olduğu kotaların kullanılması bir haktır, buna saygı duyuyorum. Ancak benim görevim mevcut kotaların aşılıp aşılmadığını kontrol etmektir. Kotaların dışına çıkılmışsa, yasaların bize verdiği her türlü yetkiyi kullanacağız" ifadelerini kullandı.
 
 

Bakanlık ve Birliklerde İstihdam edilen İşci'ye Merkezi Bütçe Elverirse Kadro

Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu, taşeron düzenlemesi ile ilgili TBMM’de Genel Yayın Koordinatörümüz Muhammet Oluklu’nun sorusunu yanıtladı. Bakan SARIEROĞLU
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşları ve birliklerde çalışıp küpeleme faaliyetleri yapan personele yönelik sorusu üzerine ise" Merkezi yönetim kapsamındaki genel bütçe ile düzenlenen tüm taşerondaki işçi kardeşlerimizi, hiçbir şart olmadan 657 sayılı devlet memurları kanunumuzun 4D şeklindeki kadrolu işçi statüsüne geçişlerini en kısa sürede gerçekleştireceğiz." diye cevap verdi. ve ekledi Tabi "Merkezi bütçe elverdiği çerçevede gerçekleştireceğiz."dedi.
Diğer taraftan belediye ve il özel idarelerimizde çalışan kardeşlerimiz var. Onların da istihdamlarını sağlayacağız.

Geçici mevsimlik işçilerimiz de üçüncü aşamada.

Onlar için büyük bir müjde şeklindeydi. 5 ay 29 gün çalışıyor bu işçilerimiz. 
Şeker fabrikalarında, ÇAYKUR'da, ormanlarda, yangın ile ilgili faaliyetlerle çalışanlar vardı. 4 ay daha çalışma sürelerini getirdik.
En son aşamamızda da kamu görevlileri toplu sözleşme sürelerinde çok gündem maddemizdi. Kasım ayının son haftasında kurul yaptık. İstişare etmiştik. 4C'de çalışanlar toplam 24 bin kişilik grubumuzun talepleri 4B'ye geçmekti. İstihdamları sağlanacak.
Özel statülü mü olacaklar? Ayrı bir kanunla mı düzenlenecek? Belli bir yaş kriteri olacak mı? Bunların hiçbirini koymadık.
Mevcutta çalışan herkes gerekli şartlarda istihdamları sağlanacak. Yaş, eğitim kriteri yok. Emekli maaşı alanların kadroya geçme şansı yok. Emekli maaşı alıp taşeronda çalışanlar sadece alınamıyor. Emekliliklerine 1 yıl dahi kalsa kadroya geçişleri sağlanacak.
Askerde ve doğum izninde olan, değişiklik öncesi sözleşmesi feshedilenler için hassasiyet gösterdim.
Düzenlememizi yaparken bunu vurgulayan bir düzenleme gerçekleştirdik. Doğum iznine ayrılmıştır, raporlu, askerde olanlar ile ilgili de kapsamımız içindeler. Dönüş sonrası kadrolu çalışmalarını sürdürecekler.
Kamuya bağlı kurulan taşeron çalışanların özlük ve çalışma hakları da tam kadrolu işçi olan bu grubumuz kamuda 450 bin kişiyi kadroya geçiriyoruz. Önemli bir iş yapıyoruz. Bu anlamda devri yapılacağı zaman çalışma barışı için bir sıkıntı yaşamak istemiyoruz. Her alanda çalışıyorlar. Vatandaşa sunulan hizmette herhangi bir aksama yaşanmasın arzumuz oldu. Herkesin mevcut şartları ile geçiriyoruz. Aynı maaş ile geçiriyoruz ama 52 günlük bir tediyemiz olacak. 52 günlük ek bir gelir seviyesi olacak.
En son çalıştıkları kıdemleri esas alarak geçişleri sağlayacağız ve tüm haklar korunacak.dedi.