YENİLMEZ MİKROPLAR (ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ)

Hastalıkların tedavi edilmesinin imkânsız hale geldiği bir dünya hayal edin!

Abone Ol

‘N’olacak Bu Hayvancılığın Hali’ yazı serisinde, hastalıklardan sonra antimikrobiyal dirençten bahsetmemek olmazdı. Küçük kesiklerden kaynaklanan enfeksiyonlar bile ölüme yol açabilirken, hastalıkları tedavi etmek için kullanılan ilaçların geliştirilmesi, insanlar ve hayvanlar için daha iyi yaşam koşullarının yolunu açmıştır. Bunlar insanlığın en muhteşem başarıları arasında yer alır.

Antimikrobiyal direnç (AMR) nedir; Hastalıklara neden olan bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerin zamanla değişmesi ve artık ilaçlara cevap vermemesi ile ortaya çıkan durumdur. Bu durum, tedaviyi zorlaştırarak hastalığın yayılmasına, ağır hastalık ve ölüm riskinin artmasına neden olur. Hastalıkları tedavi etmeye çalışan insanlar ile hayatta kalmak için genetik değişim geliştiren hastalık etkenleri arasındaki bir yarıştır. Antibiyotikler, insanları ve hayvanları hasta eden bakterileri öldürerek veya büyümelerini sınırlayarak çalışır. Enfeksiyonları ve hayvanların acı çekmesini ve ölümünü azaltmada anahtar rol oynar. Buna karşılık, bakteriler zamanla ortamlarına uyum sağlamada çok iyidir. Genetik mutasyonlar ve antimikrobiyal direnç özelliklerinin aktarılmasıyla, onları öldürmeyi amaçlayan ilaçlardan sağ çıkmalarını sağlayan genler edinebilirler. Doğal seçilim yoluyla, yeni dirençli varyantlar gelişebilir ve yayılabilir. Her antibiyotik kullanıldığında, bakteriler direnç geliştirme şansı yakalar ki bu durum, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük küresel tehditlerden biridir.

Hayvan ve insan refahı için giderek artan bir tehdittir; İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde enfeksiyonların ve hastalıkların tedavi edilmesinin imkânsız olduğu bir dünya hayal edin. Bakteriler, virüsler ve parazitler, onlarla savaşmak için kullandığımız ilaçlara karşı direnç geliştirdikçe bu en kötü durum senaryosu gerçek olabilir. Antimikrobiyal direnç (AMR), zamanımızın en acil sağlık sorunlarından biri haline gelmiş olup, onlarca yıllık ilerlemeyi tersine çevirerek, zamanımızın en büyük küresel sağlık sorunlarından biri haline gelerek önde gelen bir ölüm nedeni haline geldi. Hayvan ve insan sağlığının yanı sıra dünya çapında geçim kaynakları ve gıda güvenliği için de giderek artan bir tehdittir. Hayvanlarda, özellikle gıda kaynaklı enfeksiyonlar yoluyla ortaya çıkan AMR' nin kaç insan ölümüyle bağlantılı olduğu hala belirsizliğini korumaktadır. 

Hayvanlarda yeni dirençli bakteri türlerinin yayılması, kaçınılmaz olarak hayvanların acı çekmesine ve kayıplarına yol açar. Antibiyotikler toprağa ve suyollarına, kaynaklara döküldüğünde, çevrede dirençli bakteri türleri ortaya çıkabilir. Tedavi edilen hayvanların antibiyotik dirençli bakterileri gübrede bulunabilir ve bu nedenle çevreye ve yaban hayatına yayılabilir.  Aynı olgu insan sağlığında da gözlemlenebilir, insanlarda antibiyotiklerin yanlış kullanımından kaynaklanan antimikrobiyal direnç ortaya çıkar. Günümüzde, yeni dirençli bakteri türleri tüm dünyadaki hastane hastalarını tehlikeli bir şekilde etkiler. İnsanlarda, bel soğukluğu, sistit veya kalça protezi gibi rutin ameliyatlarla bağlantılı enfeksiyonların tedavisi giderek zorlaşmaktadır. Antimikrobiyallerin etkinliğini garanti altına almak ve son 50 yılda elde edilen sağlık ve kalkınma kazanımlarını güvence altına almak için antimikrobiyal direncin kontrol altına alınması gerekmektedir.

AMR' den kaynaklanan hayvanlardaki küresel hastalık yükü; Tam bilinmemekle birlikte, bunu tahmin etmek için çeşitli girişimler devam etmektedir. AMR' nin bugüne kadarki en kapsamlı etki modellemesine sonuçlarına göre (WOAH 26 Eylül 2024);

İlaca dirençli patojenler, 2050 yılına kadar iki milyardan fazla insanın gıda tedarikini tehlikeye atabilir ve sağlık bakım maliyetlerini yıllık 159 milyar dolar artırabilir. Acil bir eylem planı şimdiden yapılırsa, yatırılan her 1 dolar için 28 dolar getirisi olacaktır.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'nün (WOAH) öncülüğünde hazırlanan EcoAMR (İnsan ve Gıda Üreten Hayvanlarda AMR' nin Sağlık ve Ekonomik Etkileri) serisinde, AMR' nin ölüm oranı, sağlık hizmetleri maliyetleri, gıda güvenliği ve küresel ekonomi üzerindeki etkisini tahmin etmek için 204 ülke ve 621 yerel yönetimden alınan son veriler kullanıldı. Yayınlanan modelleme, şu anda hiçbir eylemde bulunulmazsa ilaç direncinin 2050 yılına kadar yıllık küresel GSYİH' da 1,7 trilyon dolara kadar kayba yol açabileceğini, dirençli patojenlerin hayvancılıktan insanlara yayılmasının ise 5,2 trilyon dolara kadar maliyete yol açabileceği ortaya çıkmıştır. Ayrıca AMR' nin hayvancılık sektöründe 746 milyon kişinin veya daha şiddetli bir senaryoda, iki milyardan fazla kişinin tüketim ihtiyacına eşdeğer üretim kayıplarına yol açabileceğini ortaya çıktı.

Bu modellemenin insan sağlığı yönünden analiz sonuçları; yeni antibiyotiklere, sağlık hizmeti iyileştirmelerine, evrensel aşı kapsamına, sanitasyon ve hijyene daha fazla yatırım yapmanın 2025'ten 2050'ye kadar 110 milyondan fazla insan ölümünü önleyebileceğini gösterdi. Antibiyotikler ve yeni ilaçlar için inovasyona yatırım yapmanın; insan sağlığı için harcama maliyetlerini yılda 97 milyar dolar azaltabileceği, iş gücünü 23 milyon kişi, turizm oranlarını yüzde 1,2 ve hizmet sektörünü yüzde 0,6 artırabileceği, yıllık GSYİH'ye 960 milyar dolar ekleyebileceği ve yıl da 679 milyar dolar ilave sağlık değeri yaratabileceğini gösterdi.  

Hayvan sağlığı analizi ise; beş yıllık bir zaman diliminde hayvanlarda antimikrobiyal kullanımında küresel ölçekte yüzde 30'luk bir azalma sağlanmasının, 2025-2050 yılları arasında küresel GSYİH' da kümülatif olarak 120 milyar dolar artışa yol açabileceğini gösterdi.

Bu çalışma,  yakın zamanda yayınlanan Küresel Antimikrobiyal Direnç Araştırması  (GRAM) projesinin sonuçlarıyla tutarlıdır. Bu bulgular bir araya geldiğinde, AMR' nin oluşturduğu kritik küresel tehdidin büyüklüğü ortaya çıkmaktadır.

Kullanmayalım mı; Antibiyotikler küresel sağlık için hayati önem taşır ve tıbbi olarak gerekli görüldüğünde bunları kullanmayı bırakmak bir seçenek değildir. Hayvan sağlığını ve refahını korumak aynı zamanda insan sağlığı ve refahını korumak demektir. Antibiyotikler çoğu kez yanlış ve gereksiz yere kullanılırsa ilaç direncinin ortaya çıkabileceği koşullar yaratılır. Örneğin, inekteki bir viral enfeksiyonu tedavi etmek için antibiyotik kullanmak, antibiyotikler bakterilere karşı etkili ancak, virüslere karşı etkili olmadığı için, hiçbir fayda sağlamayacaktır. Antibiyotikler ayrıca hayvanlarda büyümeyi teşvik etmek için aşırı kullanılabilmektedir. Yanlış ve aşırı kullanım, antibiyotiklerin yarardan çok zarar vermesine yol açabilir. Bu durum, antibiyotik kullanmayı tamamen bırakmamız gerektiği anlamına gelmez. Sorumlu bir şekilde ve yalnızca gerekli olduğunda, gerektiği sürede kullanarak ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçların ve ilgili endüstrilerden gelen atıkların uygun şekilde bertaraf edilmesi ve iyi sürü yönetimi uygulamaları, patojenlerin direnç geliştirme şansını topluca sınırlayabilir. İyi olan taraf, dünya çapında antimikrobiyal direnç farkındalığı konusundaki çabaların artıyor olmasıdır.

Tek Sağlık: Hayvan sağlığı, insan sağlığı ve çevre sağlığı özünde iç içe geçmiş ve birbirine bağımlıdır. Toprağı, suyu, kaynakları olduğu gibi, patojenleri de paylaşıyoruz İnsan hastalıklarına neden olan patojenlerin % 60' tan fazlası evcil hayvanlardan veya vahşi yaşamdan kaynaklandığından, hayvanların ve çevrenin sağlığını korumak insan sağlığını da korur.

Antimikrobiyal dirençle mücadele, “Tek Sağlık” yaklaşımıyla ele alınması gereken küresel çabalardan biri olmak zorundadır. Bu nedenle insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığıyla ilgilenen sektörler arasındaki iş birliği hayati önem taşımaktadır. İnsanlarda, hayvanlarda ve bitkilerde antimikrobiyallerin aşırı ve gereksiz kullanımını azaltarak daha iyi bir “küresel sağlığa” ulaşabiliriz. Tek sağlık uygulamasının başarısının temel şartı ise, güçlü ve planlı çalışan organize veteriner teşkilatının olmasından geçmektedir.

{ "vars": { "account": "G-E7JE8FH3KL" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }