Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Gürer'den Et ve Süt Kurumu Taşınmazları Sorusu

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Et ve Süt Kurumu taşınmazlarına ilişkin yönlendirmiş olduğu yazılı soru önergesine Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yanıt verdi.
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yönlendirmiş olduğu, “Et ve süt kurumuna ait taşınmaz, mülk ve binaların bulunduğu iller hangileridir? Et ve Balık Kurumu iken Et ve Süt Kurumu adını alan kuruluşun son 18 yılda ne kadar taşınmazı satılmış veya devredilmiştir?” şeklindeki sorulara Bakan Pakdemirli’den ilginç bir yanıt geldi.
Bakan Pakdemirli vermiş olduğu yanıtta şu bilgileri kaydetti: “Et ve Süt Kurumuna Adana, Ankara, Ağrı, Bingöl, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, Erzincan, Erzurum, Sakarya, Sivas, Van ve Yozgat İllerinde binaları ile Ankara, Şanlıurfa, Aksaray ve Kars İllerinde arazisi bulunmaktadır. Son 18 yılda Et ve Süt Kurumunun 2 adet kombinası satılmış ve 4 adet kombinası devredilmiştir.”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuyla ilgili şunlarıkaydetti:

“Bu kurum, 13 yıl Özelleştirme kapsamında kalıp, 25.08.2005 tarih ve 2005/104 sayılı karar ile Özelleştirme kapsam ve programından çıkarılarak, eski statüsüne iade edilmiş ve 06.10.2005 tarihinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ilgilendirilmişti. 25.03.2013 tarih ve 2013/4553 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurumun adı Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi. Kurumun 2015 yılı itibari ile Adana, Sincan, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Sakarya, Ağrı, Bingöl, Van, Yozgat illerinde kombinaları vardı. İstanbul’da depo Müdürlüğü mevcuttu. Öyle ki 31 Adedi Ankara’da 171 adedi diğer illerde boş 202 lojmanı vardı. Ankara Yenimahalle ilçesinde 16.816 metrekare yüzölçümlü taşınmaz tapusuna sahipti. Ankara’da 4, Erzurum’da 2, Adana’da 3, Ağrı, Bingöl, Denizli, Diyarbakır, Sakarya, Yozgat illerinde bir mağazası mevcuttu. 1953 yılında yapılıp, Erzurum Belediyesine devredilen arazi için, kent dışında 50 bin metrekare verilecekti. Bu veriler artırılabilir. Bakanlığın, kurumun bu varlıkları ile ilgili ayrıntılı bilgi vermekten kaçındığı görülmektedir. Bakanlık bu duruma açıklık getirmelidir. Kurumun taşınmazları ile ilgili tarafıma gelen bilgi anlaşılır bir yanıt değildir. Özelleştirme kapsamında içi boşaltılan kurumun durumu, özelleştirme öncesi varlıkları ve bugünkü hali ile kamuoyuna açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.
 
 

Çiftçi Tarım'dan Soğutuluyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan “Tarımda Milli Birlik Projesi’nin”, aslında holdingleşmenin önünü açmak suretiyle, yerli ve milli tarımı bitirme projesi olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkenin tarımsal yapısını tüm kurumlarıyla birlikte tamamen değiştirecek olan Tarımda Milli Birlik Projesi’nin, Türkiye’de uygulanmasının çözüm üretmeyip yeni sorunlar üreteceğini belirtti.
Bu projenin, yerli ve milli tarımı yok etmek için hazırlanmış bir proje olduğunu vurgulayan Gürer, “AKP iktidarı, güya tarımda yaşanan sorunların çözümü için hazırladığı proje ile yurtdışındaki tekellerin taleplerini öne alıyor” dedi.

TÜRK TARIMININ DEVREDİLECEĞİ ŞİRKETE YABANCI SERMAYE DE ORTAK OLACAK
Tarım ve Orman Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatlarının ve tarımda faaliyet gösteren devlet kurumlarının organizasyon yapısını tamamen değiştirecek olan projeyle, Türk tarımının kurulacak olan bir şirkete devredilmek istendiğini anlatan Ömer Fethi Gürer, “Bu şirketin yarısına özel sektör ortak olacak. Aralarında TMO, Atatürk Orman Çiftliği, Türk Şeker, Çaykur gibi kuruluşlar şirket iştiraki haline gelecek. Davul boyunlarında asılı ama tokmak başkasında olacak . Bu yerli ve milli tarımı bitirme projesidir” diye konuştu.
AKP’nin kamu kurumlarındaki TC ibaresini kaldırttığını da anımsatan Gürer, “İktidar, milli kelimesinin içini boşaltıp yerli ve milli olan her şeyi yok etme çabasını devam ettiriyor. Tarımda kurbağanın suyunu ısıta ısıta son aşamaya getirdiler. Şimdi kurbağanın haşlanıp ölüm noktasına geldiği dönemdeyiz” ifadelerini kullandı.

BENZER BİR PROJE DENENDİ AMA BAŞARILI OLMADI
Benzer bir projenin 1990’lı yıllarda denendiğini ancak uygulamadan sonuç gelmediği için vazgeçildiğini anımsatan CHP Milletvekili Gürer, bugün hayata geçirilmek istenen projenin de geçmişte denenen ancak başarılı olamayan projenin başka bir versiyonu olduğuna dikkat çekti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, başta Ziraat Odaları olmak üzere tarımla ilgili olan tüm kesimlerin, tarımda yerli ve milli olan her şeyi bitirmeyi amaçlayan bu projeye karşı hassas ve duyarlı olması gerektiğine de vurgu yaptı.
Gürer, içerik olarak tarımın şirketleşmesine yol açacak projeyle, yabancı tekellerin Türk tarımını ele geçirme girişimine karşı çıkılması gerektiğini söyledi.

TARIMDA İSTATİKSEL VERİLER
AKP İktidarının 17 yıldır uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle zaten tarımın bitme noktasına getirildiğine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK verilerinin giderek tarım arazileri ve çiftçi sayısında düşüşü işaret ettiğini belirtti. Gürer, son 10 yılda çiftçi sayısının yüzde 38, tarımda istihdam edilen tarım çalışanı sayısının yüzde 50 oranında azaldığına belirtti.
2002 yılında 7 milyon 458 bin kişinin çalıştığı tarım sektöründe 2018 yılında 4 milyon 983 bin kişinin çalıştığına vurgu yapan Gürer, 17 yıl önce 930 bin hektar olan sebze ekili alanın bugün 790 bin hektara gerilediğini belirtti. 25 yılda 4,5 milyon hektar tarım alanın yok olduğunu söyledi.
Projenin hayata geçmesi halinde yaşanabilecek sorunlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP Milletvekili Gürer, “Tarım şirketlere devredilecek, yerli tohumu geliştirme ve yerli fidanı koruma gibi uygulamalar tümden yok edilecek ve bu işlemler yabancı tekellerin eline verilecek. Çiftçilik üretimi sekteye uğratılacak, büyük işletmelerle köy ve kırsalda aile tipi işletmeler ortadan kaldırılıp köyden kente göç artacak, yabancı holdinglerin GDO’lu ürünlerini üretmenin yolu açılacak” dedi.

"ÇİFTÇİ TARIMDAN SOĞUTULUYOR"
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Büyükşehir Yasasıyla birlikte köy tüzel kişiliğini sona erdiren, 16 bin civarında köyün tarım alanlarının farklı amaçlarla kullanılmasının tarım alanları için ciddi sorunlar ürettiğini ifade ederek, “Halen bir türlü bitmeyen toplulaştırmada, parçalı arazilerin birleştirilmesi uygulaması son yıllarda bakanlık bakanlık gezen bir duruma getirildi, girdi fiyatlarında artış ile toprağın sorunları sonucu çiftçi topraktan bilinçli olarak uzaklaştırılıyor” diye konuştu.

Gürer uygulanması düşünen projenin Üretici çiftçi lehine olmadığını belirterek, “Üretici ürününü değerinde satamayacak, tüketici ise pahalılığa mahkum edilecek. Tarım ve Orman Bakanlığının ve bağlı kuruluşlarının etkinliği azaltılacak, uluslararası tekellerin ülkemizdeki kontrolü artacak, ithalat ve bağımlılık daha da artacak. Çiftçi şirketin kararlarına teslim edilecek. Sertifikalı tohum sonrası bu kez çiftçinin, üreticinin ekeceği, üreteceği ürünler şirket kontrolüne geçecek. Fiyatları şirket belirleyecek, çiftçinin geliri düşüp zamanla kendi topraklarında amele durumuna düşürülecek. Tarımda kooperatifçiliğin sonu getirilecek. Sömürünün, tekelleşmenin önü açılacak, Kırsal kalkınma diye bir kavram kalmayacak, tekeller kalkındırılacak” dedi.
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu modelin tarımda birlik değil holding dönemini başlatacağını ve kırsal kalkınmanın tamamen göz ardı edileceğini ifade etti. Gürer, yatırım desteklerinin ise holdingin kontrolüne geçeceğini vurguladı.