Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Yerli Tohum Seferberliğine Start Verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, gelecek nesillerin sürdürülebilir ve sağlıklı gıdaya erişimi için Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yerli tohum seferberliğini başlattığını duyurdu.
Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen ve yerli tohum kullanımını arttırmak için başlatılan Atadan Toruna Tohum Seferberliği programında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “En temel amacımız; uluslararası pazardan vatandaşlarımızın daha çok pay almasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

EN AZ SAVUNMA KADAR STRATEJİK BİR ALAN
 Türkiye jeostratejik konumu ve sahip olduğu biyo çeşitlilikle önemli tohum ihracatçısı olabilecek nadir ülkeler arasında yer alıyor. Tarım en az savunma sanayi kadar önemli ve stratejik bir alan. Tohumda ithalatçı olduğumuz zannediliyor ancak ithalatçı değil, ihracatçı bir ülkeyiz. Tohum ihracatında dünyada ilk 10’dayız. Türkiye’nin hedeflerini tohum alanında gerçekleştirdik. Yüzde 96’sı yurt içinde olmak üzere 86 ülkeye tohum ihraç ediyoruz.

2023 HEDEFİMİZ İKİ MİLYAR DOLAR
 Yerli tohum üretiminde 2019 itibarıyla 1 milyon 130 bin tona gelindi. 14 farklı türde 24 çeşit aromatik bitkiyi tescilledik. Bu aromatik bitkiler, Türkiye’nin 1 milyar dolarlık cari açığını kapatıyor. Dünyada bu işin 115 milyon dolarlık bir pazarı var. 2023’te hedefimiz piyasada 2 milyar dolarlık bir yer elde edebilmektir.

ÇİFTÇİYE ÖZEL İNDİRİM OLACAK MI?
Bakan Pakdemirli toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtladı. 'Tohumlar konusunda çiftçiye özel bir indirim olacak mı?' sorusunu Pakdemirli, 'Sertifikalı tohum desteklerinde bir miktar daha artırıyor olacağız. Bütçeye göre, bütçedeki imkanlara göre ayarlayacağız' şeklinde cevap verdi.

MİLLİ ÇEŞİT LİSTESİ
2002’de 145 bin ton olan tohum üretimimiz bugün itibarıyla neredeyse sekiz misli artarak 1 milyon 134 bin tona gelmiş. Bu yıl hedefimiz 1 milyon 250 bin tona gelmek. 2023 için de hedefimiz iddialı; iki milyon tona gelmek. Yedi bölgemizdeki 61 araştırma enstitüsünde 1963’ten günümüze kadar; yem ve tıbbi aromatik bitkilerde 766, yerli sebzede 242 çeşit, ülkemiz Milli Çeşit Listesi‘nde yer alıyor.

DİJİTAL TOHUM ARŞİVİ OLUŞTURULUYOR
 Başlattığımız dört ayaklı seferberliğin ilk aşamasını eğitim oluşturuyor. Daha sonra test, analiz ve fidan ihtisas eğitimleri geliyor. Türkiye’nin dijital tohum arşivini ve kataloğunu oluşturma konusunda önemli adımlar attık. Üst kademe tohumlarda Türkiye bundan sonra daha iddialı olacak. Tohumların özel teknoloji ve mikroskobik cihazlarla teşhis ve analizini sağlayacağız.

ÜRETİCİYİ VE TÜKETİCİYİ KOLLUYORUZ
 Ürün kayıplarına yol açan hastalık etmenlerine dirençli tohumluklar geliştireceğiz. İleri görüntüleme sistemleri sayesinde de tohumların ve tohumlara zararlı organizmaların ayrıştırmasını sağlamış olacağız. Geçmiş nesillerden aldığımız emaneti gelecek nesillere sağlam bir şekilde ulaştırmamız lazım bu nedenle tohum seferberliğini başlattık. Bundan sonra ağırlığımızı koyuyoruz, üreticiyi kolluyoruz, tüketiciyi kolluyoruz.
 
 
 

Bakan Pakdemirli: Türkiye Buğday'da Uzun Dönemde Net İhracatçıdır

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılayacak buğday üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, “Son 17 yılda buğday ticaretinden ülke ekonomisine 12,5 milyar dolarlık katkı sağlandı.” dedi.

“2002-2019 yılları arasında 17,5 milyar dolar karşılığı 63,7 milyon ton buğday ithalatı varken, un, makarna, bulgur, irmik, bisküvi gibi mamul ürünlerin buğday karşılığında 29,9 milyar dolar değerinde 75,7 milyon tonluk buğday ve buğday mamulleri ihracatımız olduğu görülmektedir. Bu demektir ki 2002-2019 yılları arasında söz konusu ticaretten ülkemiz 12,5 milyar dolar net gelir elde etmiştir” diyen Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin buğday üretiminde kendine yeterli olduğunu, 20 milyon tonluk üretime karşı tüketimin 18,5 milyon ton olduğunu söyledi.
Bakan Pakdemirli, buğday üretim fazlasının mamul madde ihracatında kullanılmakta olduğunu, bu yönüyle buğdayda uzun dönem ortalamasında net ihracatçı olan Türkiye’nin, un, irmik, bulgur gibi ürün ihracatında dünyada 1’inci, makarna ihracatında ise 2’inci sırada bulunduğunu belirtti.
 
ÇİFTÇİLERİMİZİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYORUZ
Buğday üretimini artırmak amacıyla çiftçilere ödenen hububat prim desteklerine de değinerek, hububat prim desteklerini geçen yıla göre %100 oranında artırıp, 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını belirten Pakdemirli;

“2005 yılında dekara 1,6 lira olan gübre desteğini 8 liraya,

2003 yılında 1,95 lira olan mazot desteğini de 19 liraya yükselttik.

Bu kapsamda, hububat üreticilerimize 11,8 milyar lira prim desteği,

20,1 milyar lira da mazot ve gübre desteği ödemesi gerçekleştirdik” dedi.

Bakan Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) ekmeklik buğday alım fiyatını da 2019’da bir önceki yıla göre, %29 oranında artırarak, ton başına 1.350 lira olarak açıkladığını söyledi. 
 

Atadan Toruna Tohum Seferberliği Başlatılıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı, gelecek nesillerin sürdürülebilir ve sağlıklı gıdaya erişimi için Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yerli tohum seferberliğini başlatıyor.

Gıda zincirinde yerli tohum kullanımını daha da artırmak için başlatılacağı “Atadan Toruna Tohum Seferberliği’’ tanıtımı, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımı ile düzenlenecek basın toplantısında tanıtımı yapılacak.
 
 

Bakan Pakdemirli: Nohutta İhracatçı Duruma Geldik

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, her yıl 10 Şubat’ta kutlanılan Dünya Bakliyat Günü vesilesiyle bir mesaj yayınladı.
Bakan Pakdemirli mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Dünyada 2 milyardan fazla insan için protein kaynağı olan yemeklik baklagiller, insan beslenmesindeki bitkisel proteinlerin %22’sini, karbonhidratların %7’sini, hayvan beslenmesindeki proteinlerin %38’ini, karbonhidratların ise %5’ini sağlamaktadır.

Ülkemiz baklagillerin gen merkezi olup, tarla bitkileri ekim alanları içinde tahıllardan sonra ikinci sırada gelmektedir.
Baklagiller, istihdama olan katkıları, ihracat potansiyelleri, ekim nöbetine kolayca girebilmeleri, nadas alanlarının azaltılmasında etkili olmaları, besin değeri yönünden zengin olmaları nedeniyle üretim ve tüketimde önemli bir ürün grubudur.

Üretim avantajımızın olduğu bu ürünlerde ihracatçı konuma gelebilmek için 2017 yılına kadar 300 TL/ton olan pirim desteklerini, 2018 yılından itibaren 500 TL/ton olarak vermeye başladık. Ayrıca 25 yıl aradan sonra TMO’nun görev alanına bakliyat ürünlerini dahil ederek alım garantisi vermeye başladık.

Tüm bu politikalar sayesinde nohut ve yeşil mercimek üretimimiz rekor seviyelere çıkmıştır. Nitekim son iki yılda nohut ekim alanlarımız  %32, yeşil mercimek ekim alanlarımız  %72 oranında artmış, üretimimiz ise 2019 yılında 2017 yılına göre nohutta %34 artışla 630 bin tona, yeşil mercimekte %45 artışla 44 bin tona yükselmiştir.

Özellikle nohutta artan üretim sayesinde ülkemiz net ihracatçı konumuna gelmiştir. Nohut ihracatımız; 2017 yılında 23 bin ton iken 2018 yılında 117 bin tona, 2019 yılında ise 127 bin tona yükselmiştir”
 
 

Bakan Pakdemirli Tarım Ve Orman Şurası Eylem Planını Açıkladı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tohumdan sofraya dijital değer zincirine ilişkin bir bilgisayar ve yazılım sistemi kurarak, üretim ve tüketimde her adımı takip edeceklerini söyledi.
Pakdemirli, Orman Genel Müdürlüğünde düzenlenen Tarım Orman Şurası Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'na katılarak, 18-21 Kasım 2019'da gerçekleştirilen şurada alınan tavsiye kararlarının hayata geçirilmesine ilişkin eylem planlarını açıkladı.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sonuçlarını açıkladığı şura kapsamında 38 eylem planı belirlendiğini hatırlatan Pakdemirli, "Bunların alt eylemi olarak da 333 eylem bulunuyor. Bazı eylemler 2023 yılı sonrasında tamamlanacak. Bu yıl 38 eylemin tamamına başlıyoruz ancak bazıları 2021, 2022 ve 2023 yıllarında bitecek. Bu yıl 16 eylemi bitirmeyi hedefliyoruz. 2021'de 8, 2022'de 11, 2023'te ise 3 eylemin hayata geçirilmesi planlanıyor." dedi.



"Çiftçi bir yıl önceden ne üreteceğini bilecek"
Bu yıl tamamlanacak eylemlere ilişkin bilgi veren Pakdemirli, "Tohumdan sofraya dijital değer zincirine ilişkin bir bilgisayar ve yazılım sistemi kuracağız, üretim ve tüketimde her adımı takip edeceğiz." diye konuştu.
Pakdemirli, sözleşmeli üretim ve alternatif destekleme modelinin oluşturulması ve uygulanmasını sağlayacaklarını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu sistemle çiftçi 1 yıl önceden ne üreteceğini bilecek. Sözleşmeli üretim desteklenecek ve destekler daha etkin kullanılacak. Birim alanda daha az masrafla daha fazla ürün üretilecek. Birliklerimiz ve üreticilerimizle bir araya geleceğiz. Önümüzdeki günlerde bunun da lansmanı yapılacak, talep edenlerle üretim yapmak isteyenler bir araya gelecek. Domates üretecekse tohumunu, ilacını sistem içinde temin edeceği, girdi finansmanına uzanan, ürünün yarın kaç liraya satılacağını bileceği bir sistem olacak. Bu konuyla ilgili TBMM'de de bir yasa teklifi için çalışıyor olacağız. İlgili kamu kuruluşlarıyla Külliyede de bu işin çalışmalarından çoğunu bitirdik."



Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile bu yıl Gıdanı Koru Kampanyası başlatacaklarını açıklayan Pakdemirli, gıda kayıp ve israfının önlenmesine yönelik altyapıyı oluşturacaklarını kaydetti.
Gıdada taklit ve tağşiş cezalarının caydırıcı olması için mevzuat düzenlemesi yapacaklarına işaret eden Pakdemirli, gıda kontrolü konusuna son derece önem verdiklerini, aldığı üründen şüphelenen her vatandaşın bakanlık laboratuvarlarında test ettirerek, sonucunu SMS ile öğrenebileceğini anlattı.



 "Gıdada bilgi kirliliğine karşı kurul oluşturulacak"
Pakdemirli, tağşiş yaparak vatandaşın sağlığıyla oynayanları ifşa etmeye devam edeceklerine dikkati çekerek, "Bu cezaların ağırlaştırılması ve gerekiyorsa hapis cezasına varma konusunda çalışmalarımız sürüyor. Bu yıl ilk çeyrek olmadan, şubat ayı içinde bu konuda gerekli aksiyonu almış olacağız." ifadelerini kullandı.



Gıdada bilgi kirliliğinin önlenmesi ve gıda okuryazarlığının artırılması için de atım atacaklarını vurgulayan Pakdemirli, şöyle konuştu:
"Her gün birileri 'Şunu yiyin, bunu yemeyin, tereyağı, yumurta tüketmeyin' gibi şeyler diyor. O kadar karmaşa var ki bu iş böyle yürümemeli. Bu iş bir kurul tarafından ele alınmalı. Bununla ilgili de yasa değişikliği çalışmamız devam ediyor. Hangi bilimsel gerekçelere dayanıyorsun diye vatandaş namına bunu kurulun sorma hakkı olacak."



İyi ürünler için "şemsiye marka" olacak
Pakdemirli, tarım ve orman ürünlerinde markalaşmaya gidileceğini belirterek, şöyle devam etti:
"Tarım ürünü üretmek yetmez, Türkiye için küresel bir marka düşünüyoruz. Yılın ikinci yarısında lansmanımız olacak. Yurt dışında bu markanın pazarlanması için çalışmamız olacak. Zeytinyağı, Türk lokumu, Türk baklavası, fındık, işlenmiş ürünler gibi stratejik ürünler bu kapsamda olabilir. Türkiye'nin iyi ürettiği ürünlerin birçoğu şemsiye marka altında toplanacak. Bunların başta gümrüklü satış mağazaları olmak üzere yurt dışındaki perakende noktalara satılması için marka desteği verilecek. Devlet olarak marka desteği verip, küçük üreticilerin ihracatla tanışması sağlanacak."
Orman ve orman ürünlerinin katma değerinin artırılması gerektiğini anlatan Pakdemirli, özel ağaçlandırma yapacak olanlara yüzde 65 hibe sağlanacağını söyledi.
Pakdemirli, bu kapsamda tıbbi aromatik bitkiler, lavanta, trüf mantarı, mavi yemiş, reçine, salep gibi geliri yüksek bitkilerin üretiminin artırılması gerektiğini bildirdi.

Yangınlara karşı yeni teknolojik önlemler yolda
Orman yangınlarına da değinen Pakdemirli, yangınlara müdahale süresinin 12 dakikanın altına indirilmesi için yeni teknolojik önlemleri de devreye alacaklarını dile getirdi.
Damızlık düve üretim merkezlerinin sayısını 25'ten 32'ye yükselttiklerini anlatan Pakdemirli, ıslah çalışmaları yapacaklarını ve elit damızlık sürüler üreteceklerini ifade etti.
Uluslararası projelere de önem vererek, yurt dışındaki iyi projelerden faydalanılacağını vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:



"Yabancı ülkelerde üretim teşvik edilecek. Ülkemiz uluslararası tarımla tanışmalı. ABD'nin, Brezilya'nın, Çin ve Malezya'nın dünyanın çeşitli ülkelerinde tarım toprakları var. Bu ülkelerde toprak mı yok? İklim ve benzeri koşullardan dolayı gıda güvenliğiyle ilgili riskler yaşayabilirsiniz. Ülkelerin bugünden önlem alması önemli."

Pakdemirli, kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğini de geliştireceklerini belirterek, meteorolojik verilerin ürünlerin planlaması ve izlenmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Suya ilişkin atılacak adımlara dikkati çeken Pakdemirli, "Suyun tek elden yönetilmesi, tasarruflu ve verimli kullanılması ile su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunması için Su Kanunu çıkarılacak. Kanunun bu sene içinde çıkması için gayret içinde olacağız." diye konuştu.



Ürünlerin sanayisinin gelişmesi için çalışılacak
Pakdemirli, kenevir gibi bitki türleri üretilirken, bu ürünlerin sanayisinin de geliştirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Çiftçinin ürettiği ürünleri satacak nokta bulamaması konusunda endişelerimiz var. Bu konuda bu yıl adım atıyor olacağız." ifadelerini kullandı.
Büyükşehir belediyelerinde mahallelerin "kırsal" ve "kentsel" mahalle olarak yeniden tanımlanması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, burada köylerin tüzel kişilerinin koruması gerektiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da bu konuda bir çalışma yaptığını kaydetti.
 
 

Tarım ve Orman Şurasının Tavsiye Kararları Açıklanıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı “Tarım Orman Şurası Eylem Planı kapsamında alınan tavsiye kararların hayata geçirilmesine ilişkin eylem planını açıklayacak.
Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü salonunda gerçekleştirilecek lansman toplantısına Bakan Pakdemirli'de katılıcak.

8 ana başlıkta ve 39 maddede toplanan Şura eylem planlarından 2020’de 18, 2021’de 9, 2022’de 9, 2023’te ise 3’ünün hayata geçirilmesi planlanıyor.

2020 yılında hayata geçirilecek eylem planları arasında, Tohumdan Sofraya Dijital Değer Zincirinin Kurulması, Gıda Kayıp Ve İsrafının Önlenmesine Yönelik Alt Yapının Oluşturulması, Gıdada Taklit Ve Tağşiş Cezalarının Caydırıcılığı İçin Mevzuat Düzenlemesi Yapılması Ve Uygulamaya Konulması, Su Kanununun Çıkarılması gibi maddelerde yer alıyor.

 
 
 

Bakan Pakdemirli'den 2 Milyar 384 Milyon Destek Müjdesi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bugün ödenmeye başlayacak destek ödemeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakan Pakdemirli, buzağı, hububat, ÇATAK, sertifikalı tohum kullanımı, sertifikalı fidan kullanımı, hayvan hastalıkları tazminatı ve hayvan gen kaynakları destekleri kapsamında çiftçi ve yetiştiricilerimize toplam 2 milyar 384 milyon lira ödeme yapılacağını müjdeledi.
Bakan Pakdemirli şöyle devam etti:

“Buzağı Desteği kapsamında; 81 ilde, 761.486 kişiye, 1 milyar 345 milyon TL,
Hububat Desteği kapsamında; 45 ilde, 193.293 kişiye, 948 milyon TL,
ÇATAK Desteği kapsamında; 21 ilde, 7.937 kişiye, 25 milyon TL,
Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği kapsamında; ise 17 ilde, 13.638 kişiye,
10 milyon 500 bin TL’lik ödemeyi,
bugün saat 18:00’dan sonra TC Kimlik numaralarının son hanelerine göre ödemeye başlayacağız
TC Kimlik numaralarının son rakamı 0-2 olanlara bugün, son rakamı 4, 6 ve 8 olanlara ise 31 Ocak'ta saat 18:00'dan sonra ödeme yapılacak.
Ayrıca;

Sertifikalı Fidan Kullanım Desteği kapsamında; 23 ilde, 4.713 kişiye,
19 milyon TL,
Hayvan Hastalıkları Tazminatı kapsamında; 72 ilde, 951 kişiye, 18 milyon TL,
Hayvan Gen Kaynakları Desteği kapsamında; 22 ilde, 1478 kişiye, 18 milyon 500 bin TL’lik ödeme ise bugün saat 18:00’dan sonra tek seferde yapılacak.
 
 

Tohum İhtiyacının Yüzde 96' sı Türkiye'de Üretiliyor

Türkiye’nin buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada olduğunu vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Yeni Akit Gazetesi’nden Ertuğrul Şahan’a açıklamalarda bulundu. Bakan Pakdemirli “Ülkemiz bugün 195 ülkeye, 1.690 çeşit tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor” dedi. Bakan Pakdemirli, “Sertifikalı tohum üretimimiz, 2002 yılına göre 7 kat artışla 145 bin tondan 1 milyon 59 bin tona çıktı. Toplam tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yurt içinde üretiyoruz” diye konuştu. 2019 yılında yapılan gıda denetimine ilişkin verileri paylaşan Pakdemirli, “2019 yılında 26 Aralık tarihi itibariyle 1.195.809 adet gıda denetimi yapılmış olup, denetimlere devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Pakdemirli, “Yeni dönemde elektrikli traktörün 65 HP’lik 2. prototipini ve kendi yürür ilaçlama makinesinin prototipini üreteceğiz” şeklinde konuştu. Bekir Pakdemirli, “Özellikle teknoloji ve değer zincirinin bir bütün olarak ortaya çıkması ile 2020 yılını, Tarım ve Orman Bakanlığı dijitalleşme yılı olarak tasarladık” dedi. Pakdemirli, “Küçükbaş hayvan varlığımızı ise sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon başa ulaştıracağız” ifadelerini kullandı. Bekir Pakdemirli, 2020 yılında 10 adet yeraltı barajı yapmayı planladıklarını da söyledi.

Tarımsal üründe dünya liderliğimiz sürüyor
İklim değişikliği ve ekonomik dalgalanmalara rağmen tarım ve gıda sektörünün son 17 yılda, yıllık ortalama yüzde 2,72’lik büyüme kaydettiğini belirten Bakan Bekir Pakdemirli, “Sektördeki büyüme 2019 yılında da devam ediyor. Bu yılın birinci çeyreğinde yüzde 2,7 ikinci çeyreğinde yüzde 4,2 olarak gerçekleşen büyüme, üçüncü çeyrekte yüzde 3,8’e ulaştı. Tarım sektöründeki yukarı yönlü ivmenin devam ettiğini görüyoruz. 2019 yılında gübre desteği başta olmak üzere bazı desteklerde, birim destek miktarlarını artırdık, bazı konularda ise yeni destekler başlattık. Bu çerçevede 12 yeni destek ve 32 destek birim fiyatında da artış sağlayarak çiftçimizin yanında olmaya devam ettik.  Bu yıl bitkisel üretimimizin 119 milyon ton, büyükbaş ve küçükbaş toplam hayvan varlığımızın 68 milyon baş, süt üretimimizin 22,1 milyon ton, kırmızı et üretimimizin 1,1 milyon ton, tavuk yumurtası üretimimizin 19,6 milyar adet, tavuk eti üretimimizin 2,2 milyon ton olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva gibi birçok tarımsal üründe dünya liderliğimiz sürüyor” şeklinde konuştu.

Türkiye 195 ülkeye tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor
Türkiye’nin buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada olduğunu vurgulayan Bekir Pakdemirli, “Ülkemiz bugün 195 ülkeye, 1.690 çeşit tarım ve gıda maddesi ihraç ediyor. 2019 yılının ilk 9 ayında 12,4 milyar dolar tarım ve gıda ürünleri ihracatı yaptık. Ülkemiz 44 milyar dolarlık tarımsal GSYH ile Avrupa’da lider ülkeler arasındadır.  2019 yılı ilk 6 ay verilerine göre; büyükbaş hayvan varlığımız 1 milyon artışla, 18,2 milyona, küçükbaş hayvan varlığımız ise 4 milyon artışla, 50 milyona ulaştı. Ülkemiz, Avrupa’da toplam hayvan ve küçükbaş hayvan varlığında 1’nci, büyükbaş hayvan varlığında 2’nci sırada bulunuyor. Hedefimiz; nüfusumuz kadar küçükbaş hayvan varlığına sahip olmak. 2019 yılının ilk dokuz ayında, 1 milyar 60 milyon dolarlık hayvan ve hayvansal ürün ihracatı gerçekleştirdik. Hayvan ithalatının sonlandırılması konusunda son derece kararlıyız. 2018 yılına göre 2019’da canlı hayvan ithalatının yarı yarıya azaldı. 26 Ekim’den itibaren başvuru almıyoruz. Bir ihtiyaç olmadığı sürece de sosyal sorumluluk projeleri haricinde herhangi bir şekilde et ithalatına da girmeyeceğiz” diye konuştu.

Tohum ihtiyacının yüzde 96’sı yurt içinde üretiliyor
Kırsal kalkınma yatırımları kapsamında yaklaşık 11 bin adet projeye 4,5 milyar lira hibe desteği sağlandığını söyleyen Pakdemirli, “Buzağı ölümlerini engellemek konusunda yaptığımız çalışmalarımızı da inşallah çok yakın bir zamanda yaygınlaştırmış olacağız. Tarımsal kredilerde, yüzde 25 ile yüzde 100 arasında faiz indirimi uygulaması ile hayvancılık sektöründe sıfır faizli kredi uygulaması devam ediyor. Bu kapsamda Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, Eylül ayı sonu itibariyle 6,6 milyar lira faizsiz kredi kullandırıldı. Sertifikalı tohum üretimimiz, 2002 yılına göre 7 kat artışla 145 bin tondan 1 milyon 59 bin tona çıktı. Toplam tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yurt içinde üretiyoruz. 86 ülkeye 152 milyon dolarlık tohum ihraç ettik” şeklinde konuştu.

Tohumculuğu geliştirme çalışmalarına ağırlık verilecek
Yerli sebze tohumculuğu geliştirme çalışmalarına ağırlık verileceğini ifade eden Pakdemirli, “Yerli sebze tohumculuğunun geliştirilmesi amacıyla TİGEM’e bağlı Antalya’daki Boztepe İşletmesinde 11 adet modern sera kuracağız. Bu seralarda tarla şartlarında yeni Ar-ge yöntemlerinin uygulanması ile domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun gibi ürünlerde toplam 240 yeni hat ve 17 yeni çeşit elde edilecek. Nadas alanlarının değerlendirilmesi için arz açığı olan bitkisel ürünlerde sözleşmeli üretim modelini yaygınlaştıracağız. Pancar şekeri satışlarında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Şeker kotalarında yaptığımız düzenleme ile Nişasta Bazlı Şeker Kotası; 2018 yılında yüzde 10’dan yüzde 5’e, 2019 yılında ise yüzde 2,5’e düşürüldü. Böylelikle, bir önceki yıla göre pancar üretiminde yüzde 13’lük bir artış bekliyoruz” dedi.

Özel sektöre 21,4 milyonluk Ar-Ge desteği verilecek
Gelecek için Ar-Ge ve inovasyona ilişkin çalışmaların hız kesmeden devam edeceklerinin altını çizen Pakdemirli, “Ar-Ge’ye 27 milyon lira uluslararası finansman sağlayacağız. Özel sektöre Ar-Ge Destek Programı kapsamında, 21,4 milyon lira destek vereceğiz. Yüzde 50 devlet destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) uygulamamız devam edecek. Orman varlığımızı 2020 yılı sonunda, 22,9 milyon hektara ulaştıracağız. Koruma altına alınan büyük ova sayısını 265’ten 280’e çıkaracağız. 230 olan toplulaştırma projesi sayısını da 237’ye yükseltip, 143 bin hektar toplulaştırma yapmış olacağız. Böylece tescil olan toplulaştırma alan miktarı 4,5 milyon hektara ulaşacak” şeklinde konuştu.

2019 yılında yaklaşık 1,2 milyon gıda denetimi yapıldı

2019 yılında yapılan gıda denetimine ilişkin verileri paylaşan Pakdemirli, “‘Tarladan Sofraya Güvenilir Gıda’ anlayışıyla, tüketici sağlığını en üst düzeyde korumaya yönelik çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. 2019 yılında 26 Aralık tarihi itibariyle 1.195.809 adet gıda denetimi yapılmış olup, denetimlere devam ediyoruz. 17 yılda, 30 bin futbol sahası alanı kadar toprağın erozyon ile taşınmasını önledik” dedi.

2020 tarımda dijitalleşme yılı olacak
Büyüme odaklı, tarım ve ormancılığı geliştirecek sürdürülebilirlik temelli, kalkınmayı destekleyen politikaların uygulamaya devam edeceğine dikkat çeken Pakdemirli, “Özellikle teknoloji ve değer zincirinin bir bütün olarak ortaya çıkması ile 2020 yılını, Tarım ve Orman Bakanlığı dijitalleşme yılı olarak tasarladık. Tarımda dijital kayıtlılık ile üretimde ve gıda sanayiinde beklenen gelişim ve verim artışı en kısa yoldan sağlanabilecek, dijital değer akışı haritalama ile tarladan sofraya kayıtlılık ve yapay zekâ uygulamaları üzerine hedef koyarak, hem üreticinin gelir seviyesini artıracak, hem de tüketicinin daha kaliteli, zamanında ve uygun fiyata beslenmesini sağlayacak bir üretim planlamasını hedefledik. Kıt olan kaynakların verimliliğini artırmak için yeni teknoloji ve teknikleri kullanarak daha az girdi ile daha fazla ürünü, birim maliyeti azaltarak ulaşabiliriz. Bu amaçla, tedarikten lojistiğe kadar bütün süreci optimize edecek bir sistemi tanımladık. Erken uyarı sistemleri ile iklim değişimi, toprak analizi, teknolojik eğitim, ürün ve girdi fiyatlarının takibi, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri alacağız. 2020 yılı bitkisel ürün miktarının arttığı ve meraların optimum kullanıldığı bir yıl olacaktır. Bitkisel üretimimizi yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretimimizi 1,2 milyon tona çıkaracağız” açıklamasında bulundu.

2020’de 10 adet yeraltı barajı yapılacak
Kısıtlı su kaynaklarından azami ölçüde yararlanabilmek için ilk etapta 100 adet yeraltı barajı ve suni besleme yeri tespit ettiklerini ifade eden Bekir Pakdemirli, “2020 yılında 10 adet yeraltı barajı yapmayı planlıyoruz. Atık suların yeniden kullanılması için çalışmalara başladık. Ülkemizde akarsular tarafından denizlere taşınan toprak miktarını 154 milyon tondan, 140 milyon tona düşüreceğiz. 841 olan baraj sayımızı 856’ya ve 177 milyar m3 olan depolama hacmini, 178 milyar m3’e çıkartacağız. 3 bin 105 adet olan sulama tesisini 3 bin 201’e çıkacağız. Böylece 52 bin hektar araziyi daha sulamaya açarak, sulanan arazileri 6.703.000 hektara yükseltip, çiftçimize yıllık toplam 390 milyon lira ek gelir artışı sağlayacağız. Tüm işlemleri e-devletten yapılabilir hale getireceğiz. Böylece birlik dernek aidatı ortadan kalkacak, çiftçi evden işlem yapacak, kamuda iş yükü azalacak. 854 olan e-Devlet hizmet sayımızı, 904’e çıkaracağız. 2020 yılında Bakanlık bütçemizin yüzde 54,5’ini oluşturan 21 milyar 968 milyon lirayı tarımsal destek olarak çiftçilerimize, üreticilerimize ödeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Küçükbaşta hedef; 56 milyon baş
Küçükbaş hayvancılığına ilişkin bilgi veren Bekir Pakdemirli, “Küçükbaş hayvan varlığımızı ise sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon başa ulaştıracağız. Küçükbaş hayvanlardaki sayısal artış, büyükbaş hayvanlardaki üremeye bağlı kayıpların azaltılması ve etçi - kombine buzağılara ilave 250 lira destek ile kırmızı et üretimimiz 1,25 milyon tona çıkacak. Beyaz et üretimimiz de, 2,4 milyon ton olacak. Kırsal kalkınma destekleme programı kapsamında toplam 4,1 milyar lira tutarında yatırımı destekleyerek 16 bin yeni istihdam sağlayacağız. Tarıma dayalı sanayi bölgelerimizi artırarak, sanayi üretimine katkı sağlayacağız” dedi.

Elektrikli traktörün 2’nci prototipi üretilecek
Elektrikli traktörün ikinci prototipi üretileceği müjdesini veren Bakan Pakdemirli, “Üreticimizin en önemli sorunu olan mazot kullanımını azaltmak ve çevreci yaklaşımları benimsemek için yüzde 100 yerli ve milli, 45 dakika şarj ile 7 saat aralıksız çalışabilen, çevre dostu ve sessiz Elektrikli Traktör Prototipini geliştirdik. Yeni dönemde elektrikli traktörün 65 HP’lik 2. prototipini ve kendi yürür ilaçlama makinesinin prototipini üreteceğiz” ifadelerini kullandı.
 
 

Pakdemirli: Türkiye Un Ve Makarna İhracatında Dünya Birincisi

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli Mersin'de tarım ve orman sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

"Söz sizde" sloganıyla düzenlenen "Tarım Orman Buluşmaları"ndaki konuşmasında, kentin önemli bir tarım merkezi olduğunu söyleyen Bakan Pakdemirli, 15 yıl aradan sonra 7 binden fazla paydaşın katılımıyla 3. Tarım Orman Şurası'nın düzenlendiğini ifade etti.

Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün potansiyelinin 2 bin 500 olduğunu ve bu ürünlerin tanıtımını çok önemli bulunduğunu belirten Pakdemirli "Coğrafi işaret ve ürünlere hikaye ekleme önemli. İngiliz kraliyet ailesi hep çok konuşuluyor. Kraliyet ailesinden bir hanımefendi, hamileyken bizim Bursa'nın siyah incirini yiyor. Bugün o siyah incir, düne göre avro bazında 2-3 katına satılıyor" diye konuştu.
Türkiye'nin, coğrafi konumunun da önemli bir avantaj olduğuna işaret eden Bakan Pakdemirli "1,9 trilyon dolarlık tarımsal ticaret hacminin tam ortasında bulunuyoruz. Hatta dünyanın tam merkezindeyiz. Türkiye'nin konumu, dünyadaki birçok ülkeden çok daha iyi" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin 2002'de un ve makarna ihracatında dünya 11'inciliğinden, 2005'ten itibaren dünya birinciliğine yükseldiğini belirten Pakdemirli, tarımın, günlük hayatta ve siyasette speküle edilmemesi gereken bir konu olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"Hep, 'Buğdaya Türkiye'yi muhtaç ettiniz' derler. Halbuki Türkiye, kabaca son 15-20 senedir 20 milyon ton buğday üretir, 20 milyon ton da tüketir. Türkiye'nin buğday ithalatı var mıdır? Vardır. İşte var olmasının sebebi Türkiye'nin un ve makarna ihracatında dünyada ilk sırada yer alması. Ne zamandır bir 'Demirperde' ülkesi olduk da Türkiye ithalat yapmayacak? Mersin'e soruyorum. Rahmetli Özal zamanında bir yandan da koruyarak muz ithalatını serbest bırakmasaydı bugün muzda bu noktaya gelebilir miydik? Kontrollü olduğu sürece ithalat, buğday ithalatı yapılabilir. Bunu nerede kullanıyorsunuz? Un ve makarna ihracatında. Türkiye, 21. yüzyılda, kendi içine kapanıklıklarının ve akıl tutulmalarının hepsini kırıp çok daha büyük ihracat yapan, çok daha büyük potansiyeli olan bir ülke olmak durumunda. Şunu da müjdelemek istiyorum. Birkaç yıl içerisinde Mersin artık sadece Türkiye'ye değil dünyaya muz ihraç eder konuma gelmiştir, gelecektir."
Türkiye'nin son 17 yıldaki tarımsal rakamlarına da değinen Bakan Pakdemirli,  bitkisel üretimin yüzde 20 arttığını, kırsal kalkınma alanlarında 200 bin istihdamının sağlandığını, tohum üretiminin 7 kat, tohum ihracatının da 9 kat yükseldiğini söyledi.

1.700'e yakın ürün, 195 ülkeye satıldığını ifade eden Pakdemirli "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisindeki çok kısa bir dönemde yüzde 100 yerli ve milli, 45 dakika şarjla 7 saat çalışabilen bir elektrikli traktör prototipini de geliştirdik. Bunda eğer seri üretime geçebilirsek ki çalışmalar sürüyor, çiftçimizin ve üreticimizin en önemli girdi kalemlerinden biri olan mazotun maliyetini yüzde 90 düşürmemiz mümkün olacak. Bu da Türk üreticisine farklı bir yön vermiş olacak. Bu traktörün dünyaya ihraç potansiyelini de unutmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Toplam desteklerin 2002 yılında 1,8 milyar lirayken 2019'da 9 kat artışla 16,1 milyar liraya çıkarıldığını kaydeden Pakdemirli, 2020'de tarımsal desteklerin tam yüzde 36 artışla 22 milyar liraya çıkarıldığını belirtti.

Mersinli çiftçilere son 17 yılda 1 milyar 760 milyon liralık tarımsal destek verildiğini belirten Pakdemirli, 2016-2018'de 582 projeye 17,5 milyon liralık destek sağlandığını dile getirerek, sulama konusunda önemli yatırımlar yapılan kentin, üretiminde birinci olduğu muz, limon, yeni dünya, çilek, erik gibi ürünlerin geliştirilmesi konusunda iş birliğini önemsediklerini belirtti.
Yurt genelinde yapılan "Geleceğe Nefes" kampanyasına da değinen Bakan Pakdemirli, şöyle konuştu:

"Biz orman teşkilatı olarak çalışkan bir teşkilatız. Zaten her yıl önemli ölçüde fidan dikiyoruz. Önemli olan bunu milletle, vatandaşla dikmekti. Bu konuda gerçekten çok önemli bir başarı elde ettik. Tabii ki bu başarı bizim değil, sizlerin başarısı. Millet bu projeye sahip çıktı. 11 milyon fidan programında 268 bin fidan dikimini Mersin'de yaptık. Bu o kadar güzel bir proje oldu ki bize de ilham verdi. Yeni yılda da bir tweet ile bu işi başlattım. Dedim ki 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkese birer fidan olmak kaydıyla 82 milyon fidan dikeceğiz.' Yine milletle, yine sizlerle beraber."
Yoğun çalışmaları neticesinde tarımsal kredi faizlerinin yüzde 12'den yüzde 9'a düştüğünü vurgulayan Bakan Pakdemirli "Yüzde 25 ile yüzde 100 oranında faiz sübvansiyonu sağladığımızı da hesap ettiğimizde bazı faiz oranları ortalama yüzde 5'e, 4,5'a, hatta sıfıra kadar inecek durumda." ifadesini kullandı.

Kentten, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme kapsamında 23 proje başvurusunun geldiğini aktaran Pakdemirli, projelerin tamamına "kabul" verildiği bilgisini de paylaştı.
185 bin dekar araziyi sulayacak Pamukluk Barajı'nın inşaat çalışmalarının 2020'de tamamlanacağını da belirten Bakan Pakdemirli  "Anamur Alaköprü Sulaması'nın inşaat ihalesinin gelecek ay yapılacağını, Erdemli Karacaoğlan Göleti'nin inşaat çalışmalarına da bu yıl başlanacağını söyledi.
 

Bakan Pakdemirli : KIRSALA 3 MİLYAR LİRALIK HİBE DESTEĞİ VERDİK

Bakanlık olarak kırsal kalkınmaya büyük önem verdiklerini vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli “Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında 2019 yılında 796 projeye 258 milyon Türk Lirası hibe verdik. Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında ise 2019’da 334,1 milyon lira kamu katkısı içeren yatırım faaliyete geçti” diye konuştu.

Kırsal kalkınmayı üretim ve insan odaklı bir bakış açısıyla ele aldıklarının altını çizen Bakan Pakdemirli “Kırsalda daha çok yatırım, üreticiye daha çok gelir, istihdama daha çok katkı amacıyla kırsal bölgelere yapılan yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımların hayata geçmesiyle kırsaldan kente göçün önlenmesini, kadın ve gençlerimizin iş hayatında daha fazla yer bulmasını hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

2006-2019 ARASI KIRSALA 3 MİLYAR LİRALIK HİBE

Bu hedefler doğrultusunda geçtiğimiz yıl Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında 796 projeye 258 milyon Türk Lirası hibe verdiklerini ifade eden Bakan Pakdemirli “Program kapsamında 2006-2019 yılları arasında ise 11.073 adet projeye toplamda 3 milyar lira hibe desteği verdik” dedi.

97 BİN İSTİHDAM SAĞLANDI

Uygulanan bu 11.073 projenin 5.611 adedinin yeni tesis olduğunu da söyleyen Pakdemirli “4.777 adedi kapasite artırımı ve teknoloji yenileme, 685 adedi ise tamamlama projesidir. Vermiş olduğumuz bu hibeler sayesinde 97 bin istihdam sağlanmıştır” açıklamasını yaptı.

2019’DA IPARD KAPSAMINDA 334,1 MİLYON LİRA KAMU KATKISI

Diğer yandan Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında 2019 yılı içerisinde 334,1 milyon lira kamu katkısı içeren yatırımın da tamamlandığını belirten Bakan Pakdemirli “Verilen bu katkı ile 2019’da 1.246 adet tarımsal işletme faaliyete geçti. Faaliyete geçen bu tarımsal işletmeler ile 3 bin kişiye istihdam sağlandı” diye konuştu.
Bakan Pakdemirli, IPARD kapsamında 2011-2019 yıllarında ise 3 milyar 952 milyon lira kamu katkısı içeren yatırımın tamamlanarak, 13 bin 366 işletmenin faaliyete geçtiğini ve 66 bin kişiye istihdam sağlandığını sözlerine ekledi.​
 
 

Fidan Kesene 10 Yıla Kadar Hapis Cezası

Tarım ve Orman Bakanı  Bekir Pakdemirli yılbaşı için ormanlık alanlardan kanunlara aykırı olarak fidan temin edenlere uyarıda bulundu; bu eylemi yapanların kanunlara göre hapisle cezalandırılabileceğini söyledi; “kaçak kesim yapanlara karşı, tüm orman teşkilatımız talimatlandırılmıştır. Ormanlarda bu türlü usulsüz faydalanmalara meydan verilmemesi için her türlü önlem alındı. Her yıl olduğu gibi ağaç kesmeyelim, fidan dikelim” dedi.

VATANDAŞLAR FİDANLIKLARDAN FİDAN ALABİLECEK

Kaçak kesimlere karşı tüm tedbirlerin alınmasının yanında, vatandaşlarımızın yılbaşı çam ihtiyacının talepler doğrultusunda orman fidanlıklarından temin edileceğini de belirten Pakdemirli; “Her yıl olduğu gibi 81 ilimizde bu yıl da ‘Ağaç Kesme Fidan Dik’ Kampanyası çerçevesinde tüm illerde ücretsiz olarak vatandaşlarımız fidanlıklardan, Orman Genel Müdürlüğümüzün şehir merkezlerinde oluşturduğu stantlardan fidan alabilecekler. Bu fidanların daha sonra toprakla buluşturulması için ise yine orman teşkilatımız yardımcı olacaklar” diye konuştu.

FİDAN KESEN 10 YIL CEZA ALABİLİR

Yasalara göre ormanlardan kaçak kesim yapmanın ağır yaptırımları olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, ‘‘Ağaç kesenler, kökünden sökenler veya ağaçlardan yalamuk, pedavra, hartama çıkaranlar üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Suçun konusunun fidan olması halinde birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır’’ hükmünü içeren 6831 sayılı Orman Kanunu’nu hatırlattı. Bakan Pakdemirli, ‘‘Sonuç itibarıyla ormandan genç ağaç kesenlere 10 yıla kadar hapis cezası uygulanabilir” diyerek vatandaşları uyardı.​
 
 

Karadeniz’deki Yangınlar Tamamen Kontrol Altında

Karadeniz'de 3 gün süren orman yangınları tamamen kontrol altına alındı, alanda soğutma çalışmaları devam ediyor.

Tarım Ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 10 hektarı fındık bahçesi olmak üzere toplam 280 hektar alanın zarar gördüğünü açıkladı.

Karadeniz Bölgesi'nde 3 gündür süren örtü ve orman yangınlarıyla ilgili çalışmaları incelemek üzere Trabzon'da bulunan Bakan Pakdemirli, düzenlenen basın toplantısında "170 kilometre hızında rüzgâr ve meteoroloji koşullarının aleyhimize olması, arazi koşullarının zorluğu nedeniyle 65 saatin sonunda tüm yangınlar kontrol altında alındı ve söndürüldü. 200 araç ve 700 personelle yangınlara müdahale ettik. 23 ilden 40 tane araç takviyesi yapıldı. Bazen uçakla da personel taşıdık. Antalya, Adana, İzmir ve Muğla gibi illerden personel geldi. Gece boyunca çalıştık. Hem Araklı'da hem Dernekpazarı'ndaki çalışmaları bizzat yerinde inceledik ve kontrol ettik. Dün gece hiç başlamamış bir yangınımız çıktı Maçka'da. Bu noktada da çalışmalar yapıldı ve yangın söndürüldü" diye konuştu. 

Yangın söndürme ekiplerinin alanda soğutma çalışmalarına devam edeceğini belirten Bakan Pakdemirli, "Ortahisar ve Vakfıkebir'de de küçük çaplı yangınlar çıktı. Bunlar da kontrol altına alındı. Şu anda soğutma faaliyetlerine geçildi. 11 noktada soğutma faaliyeti devam ediyor. Yangınların hepsi söndürüldü, tamamı kontrol altına alındı. Ekiplerimiz yangın alanlarında bir süre daha kalacak. 280 hektar örtü şeklinde bir alan zarar gördü, bunun 10 hektarı da fındıklık. Bu yangında hassasiyet gösteren herkese teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyorum: Meteorolojik uyarılara karşı dikkatli olalım. Bahçe temizliği yapılırken meteoroloji uyarılarını dikkate alalım. Çok büyük felaketler ortaya çıkabilir" dedi.
 

Topraksız Çiftçiye Hazine Arazisi Desteği

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, arazi dağıtım projeleri kapsamında bugüne kadar 15 ilde 1 milyon 43 bin 620 dekar hazine arazisinin çiftçilik yapmaları şartıyla 16 bin 151 çiftçi ailesine dağıtıldığını bildirdi.

Pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, mülkiyeti Hazine adına kayıtlı tarım arazilerinin tarıma kazandırılması ve en uygun şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla birçok bölgede arazi dağıtım projeleri uyguladıklarını ifade etti.

Hedeflerinin, topraksız veya az topraklı çiftçilerin, yeterli gelire sahip aile işletmeleri kurabilecekleri şekilde hazine arazileriyle topraklandırılması olduğunu belirten Pakdemirli, bu uygulamayla toprağın verimli şekilde işletilmesini, tarım arazisinin parçalanmasının önlenmesini, üretimin artırılmasını, istihdam imkanlarının geliştirilmesini ve çiftçilerin desteklenmesini amaçladıklarını kaydetti.

Pakdemirli, Hazine arazilerinin kanun gereği çiftçilik yapmak şartıyla verildiğini vurgulayarak, "Projenin uygulamaya geçtiği günden beri Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa, Eskişehir, Edirne, Aydın, Ankara, Yozgat, Iğdır, Kayseri, Kırklareli, Tekirdağ ve Çankırı olmak üzere toplam 15 ilde, 38 ilçede, 199 köy ve kasabada 1 milyon 43 bin 620 dekar hazine arazisini 16 bin 151 çiftçi ailesine çiftçilik yapmak şartıyla dağıttık." ifadelerini kullandı.
"DAĞITILAN TOPRAKLAR BÖLÜNEMEZ"

Halen Konya, Karaman, Aksaray, Mersin, Şanlıurfa, Eskişehir ve Edirne'de 28 köy ve mahallede, 253 bin 32 dekar arazi için dağıtım çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Bakanlığımız tasarrufuna geçen Hazine arazileri, amaçları doğrultusunda değerlendirilinceye kadar boş kalmaması ve Hazinenin herhangi bir hak kaybına uğramaması için yıllık olarak kiralanıyor. Hazine arazisiyle topraklandırılan çiftçilerimize, komisyon marifetiyle belirlenen bedel karşılığında tapu tescilleri yapılıyor. Bu bedeller tapuların verildiği yıldaki değer üzerinden hesaplanıyor, borçlandırmadan sonra 4 yıl ödemesiz olmak üzere 10 yılda 10 eşit taksitte ve faizsiz olarak geri ödemeye tabi tutuluyor. Dağıtılan topraklar bölünemez ve kamu yararı hariç tarımsal üretim dışında kullanılamaz. Bu araziler, anayasanın ilgili hükmü gereği miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez, ipotek edilemez, satılamaz ve kiraya verilemez."
 

Hastalıktan Ari İşletme Desteği Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Hastalıktan Ari İşletme Desteği Ödemeleri” ne ait açıklamalarda bulundu.
Bakan Pakdemirli   Hastalıktan Ari İşletme Desteği Ödemeleri bugün saat 18:00’dan sonra ödenmeye başlayacaktır. İfadesine yer verdi.

Hastalıktan Ari İşletme Desteği Ödemeleri Çerçevesinde,
435 işletmeye, 148 bin 178 baş hayvan için toplam 39,4 milyon TL ödenecek.
Tüm çiftçilerimize hayırlı olsun” dedi.
 
 

Gıda Denetim Seferberliğinde 3 Bin 398 Olumsuzluk Tespit Edildi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin talimatı ile 25 Kasımda başlatılan ve 81 ilde eş zamanlı sürdürülen ürün bazlı gıda denetim seferberliği tamamlandı. Bir haftalık ürün bazlı uygulamalarda 72 bin 783 işletme denetimden geçti.

Bakan Pakdemirli’nin talimatları ile rutin olarak yıl boyunca devam eden gıda işletmelerine yönelik denetimlere ilaveten 25 Kasım’da tüm yurtta ve tüm denetçilerle gıda denetimi seferberliği başlatılmıştı. Eş zamanlı olarak 81 ilde yürütülen seferberlik kapsamında gıda üretim, satış ve toplu tüketim yerleri ile okul kantin ve yemekhaneleri denetime tabi tutuldu.
Üretimden tüketime, tarladan sofraya kadar ürünlerin seferberlik kapsamında mesai mefhumu gözetmeyen ekiplerce 5 gün süreyle denetlendiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli ise, vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşımı için böyle özverili çalışmaları dolayısıyla ekiplere teşekkür ettiğini söyledi.

3 BİN 398 OLUMSUZLUK TESPİT EDİLDİ
Denetim seferberliği sonuçlarına ilişkin de açıklama yapan Pakdemirli şöyle devam etti:

“5 günlük süre zarfında toplam 6 alanda denetim gerçekleştirdik ve toplam 72 bin 783 işletmeye denetim yaptık. Yapılan bu denetimlerin 3 bin 398’inde ekiplerimiz olumsuzluk tespit etti ve denetimler sırasında 419 numune aldık. Olumsuzluk tespit edilen işletmelere ise gereken cezai işlemleri uyguladık”

VATANDAŞLAR ALO 174 GIDA HATTINI ARAMAKTAN ÇEKİNMESİN

Gıda denetimlerinin bu seferberlik kapsamında kalmayacağını ve bundan sonra da hız kesmeden süreceğinin altını çizen Bakan Pakdemirli “Vatandaşlarımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya gönül rahatlığıyla ulaşması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz. Vatandaşlarımız ise olumsuz bir durumla karşılaştıkları zaman Alo 174 Gıda Hattını aramaktan çekinmemeliler. Bu bir vatandaşlık görevidir ve gıda güvenilirliği ile tüketici menfaatleri açısından büyük önem teşkil etmektedir” açıklamasını yaptı.

25-30 KASIM ARASI UYGULANAN SEFERBERLİK SONUÇLARI
Ürün Sınıfı Toplam Denetim Sayısı Olumsuz Denetim Sayısı Alınan
Numune
Sayısı
Et ve Et Ürünleri Üreten İşyerleri 2.021 164 60
Süt ve Süt Ürünleri Üreten İşyerleri 2.342 171 34
Ekmek ve Ekmek Çeşitleri ile Unlu Mamuller Üreten İşyerleri 10.523 999 41
Kasap ve Şarküteri ile Bakkal, Market, Büfe, vb. İşyerleri 27.115 843 167
Okul Kantinleri ve Yemekhaneleri 9.391 201 14
Lokanta, Restoran, Dönerci,  Fast-Food vb. Toplu Tüketim Yerleri 21.391 1.020 103
Genel Toplam 72.783 3.398 419
​ 

 
 

19,8 Milyonluk Hektar Alan Ormanlık Alan Tapusuna Kavuştu

Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ülkemizde 19,8 milyon hektarlık orman alanında tapu işlemlerini tamamlayarak tapularını aldı.
Orman kadastrosunun yapılmaya başlandığı 1937 yılından 2003 yılına kadar 66 yılda 12 milyon hektar orman alanının kadastrosu yapıldığını vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli “Geçen bu 66 yılda toplam 4.4 milyon hektar ormanın tapusu alınabilmişti. 2003 yılından 2019 yılına kadar geçen 16 yıllık süre zarfında ise 12,1 milyon hektar orman kadastrosu yapılarak, 15,4 milyon hektarın tapusu alındı” diye konuştu.

Ülkemizde toplamda 24,1 milyon hektar orman alanının kadastrosunun yapıldığını belirten Bakan Pakdemirli “19,8 milyon hektarın tapusunun ise OGM’de bulunduğunu söyledi.
Artık kimsenin ormanları işgal edemeyeceğini belirten Bakan Pakdemirli “Zaten ormanlarımızı uydudan takip ediyoruz. Kaldı ki tapuları da elimizde, bir işgal söz konusu olamaz. Böyle bir durumda hapis cezası var. Eğer bir yapılaşma da var ise yıkıyoruz. Kimse böyle bir şeye teşebbüs etmesin, ormanların kapı gibi tapuları var” değerlendirmesinde bulundu.
 
 

Tarım Şurası Sonuç Bildirgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tarafından Bugün Açıklayacak

Tarihin en geniş katılımlı III. Tarım ve Orman Şurası tüm sektörlerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Tarım ve orman sektörünü daha ileriye taşımak adına gerçekleştirilen şuranın sonuç bildirgesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bugün kamuoyuna açıklanacak.

15 yıl aradan sonra toplanan III. Tarım Orman Şurası en geniş katılımlı sektör istişare toplantısı oldu. Oluşturulan web sayfası, SMS ve diğer iletişim mecralarıyla tarım ve ormanın yarını için yaklaşık 30 bin öneri geldi. Gelen bu öneriler 611 kişiden oluşan 21 adet çalışma grubunda tek tek incelendi. Çiftçiler, vatandaşlar, akademisyenler, çalışmalara bizzat katıldılar.
18 Kasım’da başlayan ve 3 gün süren III. Tarım Orman Şurası’nda ise 21 Komisyon,   hazırlanmış olan Çalışma Belgelerinde yer alan hedef ve stratejiler üzerinde çalışarak komisyon raporlarını hazırladı.

Hazırlanan bu komisyon raporları ise toplam 550 kişiden oluşan komisyon üyeleri tarafından oy çokluğu esasına göre kabul edilerek tutanağa bağlandı ve Şûra Başkanlık Divanına teslim edildi.
Tüm bu bilgiler ışığında çok geniş bir katılımla tamamlanan III. Tarım Orman Şurası sonunda ortaya çıkan sonuç bildirgesi ise Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bugün yapılacak toplantıda kamuoyuna duyurulacak.

Şura ile tarım ve ormancılıkta, önümüzdeki beş yıl planlanacak ve gelecek 25 yıla ışık tutması bekleniyor.
 

Baklagil Fark Ödemesi Mercimek Lehine Düzenleniyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2008’den bu yana baklagillerde verilen fark desteği ödemelerini hatırlattı, bundan sonraki süreçte de üretimin sürdürülebilirliği için çalışacağız, dedi. Bakan Pakdemirli; ‘‘Bakanlığımızca nohut, mercimek ve kuru fasulye üreten üreticilerimize 2008 yılından itibaren fark ödemesi desteği uygulaması başlattık. Destek birim fiyatını 2015 yılında 10 Krş/kg’dan 20 Krş/kg’a, 2016 yılında 30 Krş/kg’a ve 2018 yılında da 50 Krş/kg’a yükselttik. Uygulama ile baklagil üretimimize bir ivme kazandırmış olduk. Mercimek, insanımızın beslenmesinde temel ürünler içerisinde olmasının yanında yaptığımız ihracat ile de ülke ekonomisine sağladığı katkı nedeniyle üretiminin sürdürülebilirliği olması gereken bir ürün’’ diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, bugüne kadar verilen fark desteği ödemesinin yeniden düzenleneceğini belirtti. Pakdemirli; ‘‘Baklagil fark ödemesi desteğini mercimek lehine düzenleyeceğiz. Günümüzde ekilişlerin yoğun olduğu Güneydoğu Anadolu bölgemize sıkışmış olan üretim alanlarımızı farklı bölgelere de genişleteceğiz. Hayata geçireceğimiz projelerde mercimek üretimine öncelik vereceğiz. Özellikle kırmızı mercimek üretimi konusunda üreticilerimize yönelik eğitim ve yayım çalışmalarına hız vererek, tarım alanlarının boş bırakılmadan mercimeğe yönelmesini sağlayacağız. Yürüteceğimiz çalışmalar neticesinde üreticimizin mercimek üretimine olan ilgisini artıracağız ve ülkemiz tarımında sürdürülebilirlik, ülkemiz insanının tüketimi ve dış ticaretimiz için önemli bir adım atmış olacağız’’ diye konuştu.
 

Bütçeden yüzde 54.5 pay Tarıma Ayrıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunum yapan Bakan Bekir Pakdemirli, önümüzdeki yılı bakanlık için dijitalleşme yılı olarak tasarladıklarını aktardı.

Tarımda dijital kayıtlılıkla üretimde ve gıda sanayisinde beklenen gelişim ve verim artışının en kısa yoldan sağlanacağını belirten Pakdemirli, "Tedarikten lojistiğe kadar bütün süreci optimize edecek bir sistemi tanımladık. Erken uyarı sistemleriyle ürün ve girdi fiyatlarının takibini, küçük ölçekli işletmelerin üretim ve fiyat alanında karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit ederek, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri alacağız." diye konuştu.

Pakdemirli, 21 Kasım'da kapanışı yapılacak Tarım Orman Şurası'yla tüm paydaşlardan gelen bilgi ve önerileri damıtarak bir yol haritası çizeceklerini vurgulayarak, tarım ve hayvancılıkta 5 yılı planlayarak, gelecek 25 yıla ışık tutacaklarını söyledi.

Komisyon üyesi milletvekillerini de şuraya davet eden Bakan Pakdemirli, 2002'de 1,8 milyar lira olan tarımsal desteklerin 2018 yılında 14,5 milyar ve geçen yıl da 16,9 milyar liraya çıktığını kaydetti.

Pakdemirli, "Tarımsal destekleri 2020 yılında yüzde 36,7 ile en yüksek artışla 22 milyar liraya çıkarıyoruz. Bakanlığımız 2020 bütçesinin yüzde 54,5'ini tarımsal desteklere ayırdık." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl gübre desteği başta olmak üzere bazı desteklerde birim destek miktarlarını artırdıklarını, bazı konularda ise yeni destekler başlattıklarını anlatan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yıl 12 yeni destek ve 32 destek birim fiyatında da artış sağlayarak çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Tarım Orman Şurası'nda çıkacak tavsiye kararına göre imkanlar dahilinde destekleme modelinde revize yapabiliriz. Bu yıl içinde bugüne kadar, 9,9 milyar lira bitkisel üretim destekleme ödemesi yaptık. Tarıma yapılan çeşitli desteklemelerin yanı sıra, 2003-2018 döneminde, çiftçilerimize 117,4 milyar lira direk nakit destekleme ödemesi yaptık. Bu yıl ekim ayı sonuna kadar ise toplam 14,5 milyar lira nakit destekleme yapılırken, yıl sonuna kadar 16,9 milyar lira destekleme ödemesi gerçekleştirilmiş olacak."

"Hayvancılıkta 6,6 Milyar Lira Destek Verilecek"

Pakdemirli, hayvancılıkta da 2002 yılında 83 milyon lira olan destek miktarını 45 kat artırarak 2018 yılında 3,7 milyar liraya çıkardıklarını vurgulayarak, bu yıl ekim sonu itibarıyla, 4,4 milyar lira destekleme ödemesi yaptıklarını, bu miktarın yılsonunda 5,2 milyar liraya ulaşmasını ve 2020 yılında ise 6,6 milyar lira olmasını planladıklarını ifade etti.

Pakdemirli, böylece 2003-2019 döneminde toplam 33 milyar lira hayvancılık desteği ödemiş olacaklarını aktardı.

Kırsal alandaki yatırımlara hibe desteği sağlayan proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 11 bin projeye 4,5 milyar lira hibe desteği sağladıklarını bildiren Pakdemirli, bu yıl 490 projenin yatırımının sürdüğünü ve bu projelerle kırsal alanda 9 milyar liralık yatırım yapıldığını ve yaklaşık 92 bin yeni istihdam sağlandığını kaydetti.

Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamında bugüne kadar 14 bin 315 projeye 4 milyar lira hibe sağladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu hibelerle kırsalda 10 milyar liralık yatırım ve 60 bin yeni istihdam oluşturuldu. IPARD yatırımları vergilerden muaf olduğundan, yatırımcılara 1,5 milyar liralık dolaylı katkı sağlandı. 2019 yılında IPARD-2 kapsamında toplam hibe bütçesi 2 milyar lira olan 3 başvuru çağrısına çıktık. 2023 yılına kadar IPARD-1'de 10 bin 695 olan proje sayısını 20 bine, 3,2 milyar lira olan hibe miktarını 8 milyar liraya, 7 milyar lira olan yatırım miktarını 15 milyar liraya, 57 bin olan istihdam sayısını ise 100 bine çıkarmayı hedefliyoruz."

Faiz destekli tarımsal kredilere ilişkin de bilgi veren Pakdemirli, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2018 yılında, 498 bin üreticiye 8,7 milyar lira, bu yıl eylül ayı sonu itibarıyla 282 bin üreticiye 6,6 milyar lira, 2010-2018 döneminde ise 923 bin 449 üreticiye toplam 19,4 milyar lira kredi kullandırıldığını söyledi. Pakdemirli, tarımsal kredilerin geri dönüş oranının ise geçen yıl ortalama yüzde 97,8 olduğunu anlattı.
Pakdemirli, tohum ihtiyacının yüzde 96'sının yurt içinde üretildiğini, ayrıca 86 ülkeye 152 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.

Halkın tükettiği şekerin tamamının yerli üretim olduğunu belirten Pakdemirli, "Pancar şekeri satışlarında cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Şeker kotalarında yaptığımız düzenlemeyle nişasta bazlı şeker kotası, 2018'de yüzde 10'dan yüzde 5'e, 2019'da ise yüzde 2,5'e düşürüldü. Böylelikle, çiftçimizin ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. Şeker pancarının tonunu 2018'de 235 lira iken, 2019'da 300 liraya çıkardık. 2002'ye göre yüzde 21 artışla, pancar üretimimizin 2019'da yaklaşık 20 milyon ton olmasını öngörüyoruz." ifadelerini kullandı.

Büyükbaş İşletme Sayısı Arttı

Hayvancılığa sağlanan destekler ve kredilerle uygulanan projelerle 50 ve üzeri büyükbaş hayvan işletme sayısının 46 bin 475'e ulaştığına işaret eden Pakdemirli, kişi başına düşen süt üretiminin 2002'ye göre yüzde 113 artarak, 270 kilograma ve kırmızı et üretiminin de yüzde 115 artarak, 13,6 kilograma çıktığını aktardı.

Tarım topraklarını koruma çalışmaları kapsamında 265 büyük tarımsal ovanın koruma altına alındığını vurgulayan Pakdemirli, toplam 1,4 milyon hektar alanın miras ve satış yoluyla bölünmesini önlediklerini ifade etti.

Pakdemirli, Su Ürünleri Kanunu'nda köklü bir değişiklik yaptıklarına işaret ederek, "Su ürünleri yetiştiriciliğinde, 2018'de 315 bin ton olan üretimimizi, 2023'de 600 bin tona çıkarmayı ve 2 milyar dolar ihracat yapmayı hedefliyoruz." dedi.

Orman Alanları 23,4 Milyon Hektara Çıkarılacak

Son 17 yılda orman varlığının 1,8 milyon hektar artırıldığını anlatan Pakdemirli, "Orman alanımız bugün ülkemizin yüzde 29'unu kaplamaktadır. 2023'e kadar, bir yandan bozuk ve verimsiz ormanları ıslah ederek verimli hale getirmek, diğer yandan orman alanlarını genişleterek ülke yüzölçümünün yüzde 30'u olan 23,4 milyon hektara çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında bulunuyor. 2023'e kadar dünya nüfusu oranında, yani 7 milyar fidanı toprakla buluşturacağız." diye konuştu.

Pakdemirli, 17 yılda, 30 bin futbol sahası alanı kadar toprağın erozyonla taşınmasını önlediklerini, 2023'de erozyonla taşınan toprak miktarını 130 milyon tona düşürmeyi hedeflediklerini bildirdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunum yapan Pakdemirli, yangınla mücadelede ilk müdahale süresini, 17 yılda 40 dakikadan 12 dakikaya kadar indirdiklerini vurguladı.

Pakdemirli, yangınla mücadele stratejilerinin yangın çıkmasına mani olmak, erken uyarı, hızlı ve etkin müdahale ile yanan alanların yangına dirençli hale getirilecek şekilde ağaçlandırılması olduğunu dile getirdi.

2009-2018 döneminde, yılda ortalama 2 bin 388 orman yangını çıktığını ve zarar gören alanın ortalama 6 bin 665 hektar olduğunu ifade eden Pakdemirli, verimli orman alanlarının 14 milyon hektara çıkaracaklarını belirtti.

"Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltıyoruz"

Pakdemirli, vatandaşların kaliteli ve güvenilir içme ve kullanma suyuna ulaşması için içme suyu tesisleri ve havzalarını korumak ve gelecek nesillere sağlıklı şekilde bırakmak amacıyla evsel atıksu arıtma tesisleri inşa ettiklerini, sulama ve toplulaştırma yatırımları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bekir Pakdemirli, hidroelektrik enerji tesisleriyle Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Baraj sayımızı, 2003-2019 yıllarında, 276 adetten yüzde 205 artışla 841'e, söz konusu dönemlerde HES sayımızı 97'den yüzde 570 artışla 650'ye, gölet ve bent sayımızı 228'den yüzde 164 artışla 602'ye, sulama tesisi sayımızı bin 764'den yüzde 76 artışla 3 bin 105'e ve içme suyu tesisi sayımızı 84'den yüzde 285 artışla 323'e çıkardık."

Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar arazinin 6,6 milyon hektarını sulamaya açtıklarını bildiren Pakdemirli, "Tamamlanan arıtma tesisleri ile günde 8,6 milyon metreküp kaliteli içme suyu üretilmektedir. 2023 yılına kadar 12 milyon kişiye ve tüm projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 20 milyon kişiye içme suyu temin edeceğiz." dedi.

"Tigem, 2019 Yılında 50 Milyon Lira Kar Elde Etmeyi Hedefliyor"

Meteoroloji  Genel Müdürlüğünün yüzde 90'ları aşan tahmin tutarlılığı yakaladığını ifade eden Pakdemirli, "Tarımsal faaliyetlerin planlanmasında, verimliliği artırmak amacıyla 'Tarımsal Hava Tahmini' başlığıyla internet sayfasını hizmete sunduk. Uygulanan finans yönetimi sonucunda; 2018 yılında 9 milyon 323 bin lira zarar eden TİGEM, 2019 yılında 50 milyon lira kar elde etmeyi hedeflemektedir." diye konuştu.

Bekir Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) iç ve dış piyasaları yakından takip ettiğini ve piyasaların sağlıklı işlemesine yönelik düzenleyici tedbirler almak suretiyle de üreticiyi koruyup tüketiciyi kolladıklarını belirterek, TMO'nun 2019'da 14 üründe hasat dönemi öncesi alım fiyatı açıklayarak bugüne kadar 156 bin üreticiden, toplam 2,4 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdiğini ve karşılığında 4,8 milyar lira ödeme yapıldığını söyledi.

"Besicilere 1 Milyar 962 Milyon Ödeme Yapıldı"

Et ve Süt Kurumunun (ESK) besicileri korumak ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, üretim maliyetlerini göz önüne alarak hayvan alım fiyatlarını düzenlendiğinin altını çizen Pakdemirli, "2019 yılı ilk dokuz ayında, 203 bin 182 büyükbaş ve 72 bin ton kırmızı et ürettik. 3 milyon 943 bin kanatlı hayvan alımı yaptık ve 7 bin 243 ton beyaz et ürettik. Toplam 33 bin 280 ton kırmızı et ve 5 bin 5 ton beyaz et satışı gerçekleştirdik." ifadesini kullandı.

Pakdemirli, bu yılın ilk dokuz ayında besicilere 1 milyar 962 milyon lira ödeme yapıldığına işaret ederek, ESK'nin 2019 yılının ilk 9 ayında alınan 133 bin 19 ton çiğ sütten, 10 bin 911 ton yağsız süt tozu üretildiğini dile getirdi.

Türkiye'de üretilen yaş çayın yüzde 50-55'inin ÇAYKUR'un 46 adet yaş çay fabrikasında işlendiğini belirten Pakdemirli, bu yıl ekim ayı itibarıyla 750 bin ton yaş çay alımı yapıldığını bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2020 yılının bitkisel ürün miktarının arttığı ve meraların optimum kullanıldığı bir yıl olacağını ifade ederek, "Bitkisel üretimimizi yüzde 5 artırarak yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretimimizi yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona çıkaracağız. Tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü 1,4 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." şeklinde konuştu.

"Sofralık Zeytin İçin Kilograma 15 Kuruş Destek"

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini bu yıl "Fark Ödemesi Desteği" kapsamına aldıklarını vurgulayan Pakdemirli, kilograma 15 kuruş destek vereceklerini anlattı.

Pakdemirli, 2020'nin küçükbaş hayvan varlığını artırmada hamle yılı olacağına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında, sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek ve diğer projeler ile 56 milyon baş hayvan hedeflenmektedir. Küçükbaş hayvanlardaki sayısal artış, büyükbaş hayvanlardaki üremeye bağlı kayıpların azaltılması ve etçi - kombine buzağılara ilave 250 lira destek ile kırmızı et üretiminin 1,25 milyon ton olmasını hedefliyoruz. Beyaz et üretiminin, 2,4 milyon ton olması hedeflenmektedir."

Kırsal Kalkınma Destekleme Programı kapsamında, toplam 4,1 milyar lira tutarında yatırımın destekleneceğini ve 16 bin istihdam sağlanacağını belirten Pakdemirli, tarıma dayalı sanayi bölgelerini artırarak, sanayi üretimine katkı sağlayacaklarını ifade etti.

"Ar-Ge'ye 27 Milyon Lira Finansman Sağlayacağız"

Su ürünlerinde de ilkleri yapacaklarının altını çizen Pakdemirli, 16 bin 500 ton kapasitede Avrupa'nın ve ülkenin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin kurulacağını anlattı.

Pakdemirli, ülkenin tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemler kurulduğunu ve 220 bin yerli etçi ve yumurtacı damızlık civciv üretiminin yapılacağını söyledi.

Ar-Ge'ye 27 milyon lira uluslararası finansman sağlayacaklarını kaydeden Pakdemirli, özel sektöre Ar-Ge Destek Programı kapsamında 21,4 milyon lira destek vereceklerini belirtti.

Pakdemirli, orman varlığının 2020 sonunda, 22,9 milyon hektara ulaştırılacağının altını çizerek, Türkiye'de akarsular tarafından denizlere taşınan toprak miktarını da 154 milyon tondan, 140 milyon tona düşüreceklerine işaret etti.

Toplulaştırmayla üretimde ve gelirde artış sağlayacaklarını dile getiren Pakdemirli, 230 olan toplulaştırma projesi sayısını 237’ye yükseltip, 143 bin hektarı toplulaştırma yapacaklarını anlattı.
Pakdemirli, Bakanlığın 2020 bütçe teklifinin bir önceki yılın bütçesine göre yüzde 19,4 artırılarak 40,3 milyar lira olduğunu dile getirdi.

Bekir Pakdemirli, 2018'de 1 milyon 124 bin 918 gıda denetimi yapıldığını anımsatarak, bu yıl ekim ayı itibarıyla 985 bin 188 gıda denetimi yapıldığını ve denetimlere devam edildiğini kaydetti.
 
 
 

11 Milyon Fidanda Geri Sayım

11 Kasım’da saat 11:11’de, 81 ildeki 2023 noktada 3 saat içinde tam 11 milyon fidan toprakla buluşacak.

11 Kasım’da yurt genelinde gerçekleştirilecek seferberlikle, ‘Daha Yeşil Bir Türkiye İçin’, 11 milyon ağacı geleceğe miras bırakarak dünya rekoruna koşulacak.

Tarihi seferberlik öncesi, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ankara’da ağaçlandırılacak 650 dönümlük alanda incelemelerde bulundu. “Şu an Ankara’da çalışma yaptığımız yeri, Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı tören alanını ziyaret ediyoruz. Burası aşağı yukarı 650 dönümlük, 150 bin civarında ağaç dikeceğimiz bir yer” dedi.

Dünya üzerinde yaşayacak nesillerin sayısını artırmak, yaşamın daha uzun süre kaliteli ve sağlıklı olmasını sağlamak için hepimizin yarın değil, hemen şimdi bir şeyler yapmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli “Geleceğe Nefes” kampanyasına da dikkat çekti.

"GELECEĞE NEFES" KAMPANYASI 11 KASIM'A KADAR DEVAM EDECEK

Hem yurt içindeki hem de yurt dışında olan ancak kalbi Türkiye ile atan vatandaşlarımızın fidan sahiplenebileceğini ya da bağışta bulunabileceğini belirten Bakan Pakdemirli, kampanyaya olan yoğun ilgiye değindi; “Beklediğimizin üzerinde ilgi gören bir kampanya, seferberlik oldu. Biz 11 milyon fidanın sahiplendirilmesi önümüzdeki hafta sonu itibari ile anca tamamlanır diye bekliyorduk. Ancak bu sabah itibari ile memleketin 81 ilinden, 7’sinden 77’ye tüm vatandaşlarımız nerdeyse tüm fidanları sahiplendiler. Şu an itibariyle 10 milyonu geçkin fidan sahiplenildi” dedi.

Daha Yeşil Bir Türkiye İçin tüm yurtta fidanların toprakla buluşacağı seferberliğe katılmak isteyen vatandaşlar “Geleceğe Nefes” (gelecegenefes.com) internet sayfası üzerinden Türkiye’nin istediği bölgesinde dikilecek 5 kadar ağaca kendi ve aile bireylerinin isimlerini vererek fidan sahiplenebilir ya da bağışta bulunabilir.


6 Ek
 
 
 
   

Bakan Pakdemirli : İsrail ve Hollanda'ya Tohum Satıyoruz

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Sebze tohumculuğunda önemli aşamalar kaydettik. Ülkemiz Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere 86 ülkeye tohumluk ihraç ediyor. İsrail ve Hollanda'ya artık tohum satan bir konuma gelmiş durumdayız." dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Orman Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen, 'Kışlık Sebze Yetiştiriciliğinde Hat ve Çeşit Geliştirme Projesi Lansmanı'na katıldı. Bakan Pakdemirli'ye, TÜBİTAK Başkanı Hasan Manda da eşlik etti. Burada konuşan Bakan Pakdemirli, tarımdaki gelişmişlik seviyesinin önemine vurgu yaparak, "Dünyayı doyuran ülke dünyayı yöneten ülkedir. Diliyorum ki inşallah o ülke benim ülkem olacaktır, bizim ülkemiz olacaktır" dedi.

Bakan Pakdemirli, Türkiye'nin tohum ihracatı yapan bir ülke olduğunu, 2002 yılında 17 milyon dolar olan tohum ihracatının 2018 yılında 152 milyon dolara yükseldiğini kaydetti. Bakan Pakdemirli, "Ben bu büyük başarıyı onun liderliğinde elde ettiğimiz için Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyor, bakanlık çalışanlarımıza ve kamu-özel bütün sektördeki paydaşlarımıza teşekkürlerimi bildiriyorum. Türkiye, tohum pazarı büyüklüğünde dünyadaki ilk on ülkeden biri. Tabii bir iyi haber daha; özellikle sebze tohumculuğunda önemli bir yeri olan İsrail ve Hollanda'ya artık tohum satan bir ülke konumuna gelmiş durumdayız. Bakanlık mensuplarımızın, üniversitelerimizin, TÜBİTAK'ın ve bilhassa çiftçilerimizin eline emeğine sağlık" şeklinde konuştu.

'ATA TOHUM KIŞLIK ÜRÜNLERİ 30 GÜN SONRA RAFLARDA'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen 'Ata Tohum' projesine dikkati çeken Bakan Pakdemirli, şöyle konuştu:
"Bu proje hayata dokunan, zincir marketlerden kolayca edinebileceğiniz, vatandaşın imkânlarına dolaysız sunulan bir hizmet oldu. Buradan bir de müjde vermiş olalım; mirasımız Ata Tohum projesi kapsamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından üretilen fideler, Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sözleşme yapılan üreticilerimize dağıtıldı, çiftçilerimizin ürettiği yazlık sebzelerimiz zincir market mağazalarında tüketicilerimizin beğenisine sunuldu. Şimdi aynı şekilde kışlık sebzelerimiz de hazırlık safhasında. 30 gün sonra yine bu mağaza reyonlarından kışlık sebzelere de ulaşacaksınız."
Bakan Pakdemirli, 11 Kasım 81 ilde 11 milyon fidanın toprakla buluşturulacağını ve bunun bir dünya rekoru denemesi olacağını belirterek, şunları söyledi:

"Bu işi rekor kırmak için yapmıyoruz, ağaç konusundaki farkındalığı artırmak için yapıyoruz. Son 17 yılda 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturmuş bir iktidarız. Ama görüyorum ki, ağaçla ilgili yapmış olduğumuz işleri anlatmadığımız gibi bu konudaki hassasiyetimizi de bugüne kadar anlatamamışız. Bu anlamda hem vatandaş nezdinde bir farkındalık ortaya çıkarmak için böyle bir girişimde bulunuyoruz. Başlangıçta; '3 milyon fidan diker miyiz bir günde' dedik. Sonra bunun 11 Kasım olması sebebiyle 11 milyona çıkardık. Aslında bu bizim için günlük aktivitelerden bir tanesi. Orman Genel Müdürlüğümüz kabaca her yıl 300 milyonun üzerinde ağaç dikiyor. Günde bir milyonun üzerinde ağaç dikiyoruz. Ama aynı gün içinde 11 milyonu 81 ilde vatandaşlarla birlikte dikiyor olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum."
 

MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜNE 640 MİLYON LİRALIK YATIRIM

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, kırsal kalkınma destekleri sayesinde meyve-sebze işleme ve paketleme tesislerine 640 milyon liralık yatırım yapıldığını söyledi.
Bakan Pakdemirli, Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla hazırlanan Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) Programı kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla, kırsal kalkınma projelerine destek sağlandığını dile getirdi.

IPARD kapsamında, meyve-sebze paketleme, kurutma, dondurma ve depolama yatırımlarının 1 milyon 250 bin avroluk kısmına yüzde 40 ila yüzde 50 arasında hibe verildiğine işaret eden Pakdemirli, “Bu kapsamda, yatırım değeri 640 milyon lira olan 220 adet sebze-meyve işleme ve paketleme projesine 263 milyon lira hibe verildi. Kurulan bu tesisler sayesinde meyve ve sebzeler daha uzun süre saklanacak, ürün kayıpları azaltılacak ve ürün kalitesi yükselecek, rekabet gücümüz ve ihracatımız artacak. Ayrıca, ürünlerin mevsimi dışında ve ekonomik getirisi yüksek olarak satılmasına imkân sağlanacak.” açıklamasında bulundu.

6 BİN İSTİHDAM
Bakan Pakdemirli, AB standartlarında kurulan bu tesislerde 6 bin kişinin istihdam edildiğini ve tesislerde işlenen ürünlerin büyük bir bölümünün komşu ve bölge ülkelere ihraç edildiğini ifade etti.

ISPARTA İLK SIRADA
İl bazında değerlendirildiğinde en çok yatırımın 130 milyon lirayla Isparta’ya yapıldığını ve buradaki projelere 54 milyon lira hibe verildiğini belirten Pakdemirli, Isparta’dan sonra en çok yatırımın Mersin, Manisa, Denizli ve Karaman illerine yapıldığını söyledi.  
Pakdemirli, bakanlık olarak “yerinde üretim, yerinde işleme, yerinde kalkınma” anlayışı çerçevesinde, bölgelerde ekonomik çeşitliliğin artırılması ve kentlere göçün önlenmesi amacıyla kırsal kalınma desteklerine devam edeceklerini dile getirdi.

2019 YILINDA 156 PROJE BAŞVURUSU YAPILDI
2019’da çıkılan IPARD-II 5. Başvuru çağrısı kapsamında ise meyve ve sebze sektörüyle ilgili toplam yatırım tutarı 680 milyon lira olan 156 proje başvurusu yapıldığını kaydeden Pakdemirli, TKDK tarafından proje değerlendirme işlemlerinin tamamlandıktan sonra uygun projelerin açıklanacağını ifade etti.
 
 

İhtiyacımız Olan Şekerin Tamamı Yerli Üretim

Tarım ve Orman Bakanı  Bekir Pakdemirli, Ilgın Şeker Fabrikası kampanya dönemi açılış törenine katılım sağladı.  Törende konuşma yapan Bakan Pakdemirli, Pancar Şekeri satışında rekor kırıldığını dile getirdi.

İhtiyacımız Olan Şekerin Tamamı Yerli Üretim
Cumhuriyetin ilk yıllarını hatırlatan Bakan Pakdemirli, o dönemde buğday, arpa, hatta yumurta satılarak sermaye sağlandığını ve şekerin ithal edildiğini; şimdi ise ihtiyacın tamamının yerli üretimle sağlandığını belirtti; 'İlk şeker fabrikasının kuruluş öyküsüne baktığımızda, bu ülkenin inançlı, gözü kara insanlarını görüyoruz. Nakit sermaye olmadığı için 50 eşraftan, buğday, arpa, tütün, koyun, kuzu hatta tavuk yumurtası gibi ürünler alınarak, şirketin ambarına toplanıp, değer fiyatlarıyla satılarak sermaye yapıldı. Nereden nereye… Şimdi halkımızın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı, milli ve yerli üretimle, siz değerli Konyalı çiftçilerimizin de katkısı ile bu topraklarda üretilmekte' ifadelerini kullandı.




Pancar Üretiminde Yüzde 11 Artış Bekleniyor

Pakdemirli, şeker kotalarında yapılan düzenlemeye de değindi; bu sayede pancar üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 11 artış beklendiğini ifade ederek; 'Şeker kotalarında yaptığımız düzenleme ile Nişasta Bazlı Şeker Kotası; 2018 yılında, yüzde 10'dan yüzde 5'e, 2019 yılında ise, yüzde 2,5'a düşürüldü. Böylelikle çiftçimizin, ilave 1,5 milyon ton pancarı kota kapsamında üretmesi sağlandı. Yaptığımız bu düzenleme doğrultusunda, ülkemizde pancar üretimi artmakta, 2019 yılında, bir önceki yıla göre pancar üretiminde, yüzde 11'lik bir artış beklenmekte' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 2019-2020 pazarlama yılı için ise şeker kotalarının 2 milyon 700 bin ton olarak belirlendiğini belirten Pakdemirli, 'Bu kotanın, 2 milyon 632 bin 500 tonu, pancardan şeker üreten fabrikalarımıza tahsis edildi. Cumhurbaşkanımız pancar alım fiyatları ile ilgili müjdeyi de 1 Eylül'de Konya'da açıkladılar. 2018 yılında, tonu 235 TL olan pancar alım fiyatı, yaklaşık yüzde 28 artırılarak 2019 yılında 300 TL'ye yükseltildi' diye konuştu.
Bakan Pakdemirli, Şeker Kanunu gereğince uygulanan kota sistemi ile üretimin sınırlandırılmadığını; arz ve talep dengesi tesis ederek, ülke ihtiyaçlarına göre sektörün planlandığını belirtti. Böylece üretimde dalgalanmaların önüne geçerek, pancar çiftçimizin refahının istikrarlı bir şekilde korunduğunu, ayrıca uygulanan sözleşmeli model ile hem şeker fabrikasının hem de çiftçilerimizin hak ve sorumluluklarının güvence altına alındığını vurguladı.

Pancar Şekeri Satışlarında Cumhuriyet Tarihinin Rekoru Kırıldı
2018 yılında, şeker sektöründe yaşanan değişimle Şeker Kurumu ve Şeker Kurulu'nun kapatılarak, görevlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı'na verildiğini de hatırlatan Pakdemirli, yürütülen çalışmalar neticesinde pancar şekerinin satışında Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını belirtti. '2018-2019 pazarlama yılında, yurt içi tüketim amacıyla, 2.455.402 ton pancar şekeri satıldı. Toplam pancar şekeri satışında, bir önceki pazarlama yılına göre, 333.980 ton ile yüzde 14 artış sağlandı. Buna karşılık 2001-2002 yıllarında, 460 bin ton olarak gerçekleşen Nişasta Bazlı Şeker satışı, 2018-2019 yıllarında, yüzde 71 oranında azalarak 135 bin tona geriledi' diyerek rakamları paylaştı.
2018 yılında 10 şeker fabrikasının özelleştirildiğini ve o fabrikaların kesintisiz olarak faaliyetlerine devam ettiğini belirten Bakan Pakdemirli, 'Kamuya ait TÜRKŞEKER A.Ş. Ilgın şeker fabrikasının da içerisinde olduğu 15 şeker fabrikası ile faaliyetine devam etmekte olup, sektörün yüzde 34'üne hâkimdir. Kamu yanında şeker üretiminde en büyük pay, yüzde 37 ile pancar ekicileri kooperatiflerine ait fabrikalardadır. Bu veriler dikkate alındığında, başka hiçbir üründe olmayan düzeyde üretimin çiftçi kooperatiflerince yapıldığı ve kamunun şeker üretimine güçlü bir şekilde devam ettiği görülmektedir' diye konuştu.

Konya'nın Tarımsal Üretim Değeri 19.4 Milyar Tl, Konya'dan Tarımsal İhracatımız 398 Milyon Dolar
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ülke genelindeki tarımsal desteklere bakıldığında Konya'nın yüzde 5 gibi büyük bir oranda destek aldığını da belirtti. Pakdemirli hem destekler hem de Konya'nın ekonomideki yerini rakamlarla açıkladı; 'Son 17 yılda, Konya'ya 8,4 Milyar TL hibe verdik. 2002'de 146,1 Milyon TL olan tarımsal hibe desteğimizi, 6,4 kat artırarak 2019 yılı itibariyle 938 Milyon TL'ye çıkardık.  Konya'nın Tarımsal üretim değeri son 17 yılda, 9 kat artarak 19,4 Milyar TL'ye çıkmıştır. Konya Tarımsal ihracatımız yine son 17 yılda, 20,3 kat artarak 398 Milyon dolara ulaşmıştır. Yine Konya'ya verdiğimiz tarımsal kredilerimiz son 17 yılda, tam tamına 89 kat artarak 2 Milyar TL'ye ulaşmıştır. Orman ve Su alanlarında toplamda Konya'mıza 10 Milyar TL yatırım yaptık. Toplamda 49 adet baraj ve gölet yaparak, 740 bin dekar alanı sulamaya açtık. Daha yeşil bir Konya için, 105 milyon fidanı toprakla buluşturduk.'

Ilgın'a İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Müjdesi
Bakan Pakdemirli bundan sonraki süreçte de desteklerin ve yatırımların devam edeceğini belirterek, Ilgınlılara bir dizi müjde verdi.
'Ilgın ilçemizde, jeotermal kaynakların değerlendirilmesi amacıyla bir çalışma yapılması talimatını verdim. Bu çalışma sonucunda, yeterli sıcaklık ve debide jeotermal enerji kaynağı bulduğumuz takdirde, Tarıma Dayalı Jeotermal Enerji ile Isıtmalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kuracağız inşallah. Bu alanda, her biri minimum 25 dekar olan, jeotermal enerji ile İleri teknolojik toprak seralar, Sebze kurutma tesisleri kurulacak. Bu seraların kurulmasıyla, kendi tarlanızda yetiştirdiğiniz domatesten 5-10 ton verim alırken, kuracağımız bu seralarda dekara, 50-60 ton ürün alacaksınız. Beni heyecanlandıran asıl kısım; bu yatırım sayesinde, 1.200 vatandaşımız İnşallah, iş ve aş sahibi olacak. Bu projemizi hayata geçirmek için düğmeye bastığımızın müjdesini vermek istiyorum!

2020'de İhalesi Yapılacak; Ekonomiye 65 Milyonluk Katkı Sağlayacak
Bakan Pakdemirli'nin Konyalılara bir diğer müjdesi de ekonomiye 65 milyonluk katkı sağlayacağı tahmin edilen, sulamanın borulu şebekeye çevrilmesi projesi oldu. Pakdemirli, 'Ilgın ilçemizde, 1970 yılında işletmeye açılan, 171.590 dekar sulama sahası bulunan Ilgın Atlantı Sulamasının, borulu şebekeye çevrilmesi projesinin çalışmalarında son aşamaya geldik. 2020 yılında inşaat ihalesini yapmayı planlıyoruz. Sulama tesisini tamamladığımızda, ekonomiye yıllık 65 milyon lira katkı sağlayacak' dedi.

Ilgın'da 55 Hektarlık Alanda Teraslama Çalışması Yapılacak
'Ilgın'a heybemiz dolu geldik' diyen Bakan Pakdemirli'nin bir diğer müjdesi de teraslama projesi oldu. Pakdemirli, 'Ilgın Gedikören Mahallemizde, 55 hektar alanda teraslama çalışması yapacağız. Çalışma yaptığımız alanları, badem, alıç, zerdali, iğde gibi gelir getirici tür fidanları ile ağaçlandıracağız. Bu fidanların bakımlarını da 3 yıl boyunca biz yapacağız. Ayrıca sahanın 13 hektarlık alanına 43.000 adet badem fidanı dikeceğiz. Ilgınımıza hayırlı uğurlu olsun!' dedi. 
 

Avrupa'nın En büyük Barajı Dicle Nehri Üzerinde Kuruluyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Dicle Nehri üzerinde yapımı süren Çetin Barajı’nın tamamlandığında Silindirle Sıkıştırılmış Beton (RCC) tipine göre Türkiye ve Avrupa’nın en büyük barajı olacağını söyledi.

Bakan Pakdemirli, Dicle Nehri’nin en büyük kolu olan Botan Çayı üzerinde yer alan Çetin Barajı’nda inşaat çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Siirt’in Şirvan ve Pervari ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Çetin Barajı ve hidroelektrik santralinin tamamlandığında temelden 165 metre gövde yüksekliğinde ve Silindirle Sıkıştırılmış Beton (RCC) tipine göre Türkiye ve Avrupa’nın en büyük barajı olacağını ifade eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Projenin inşaat çalışmaları 2011 yılında başladı. Baraj gövdesine günlük 15.327 metreküp beton dökümü yapılıyor. Tamamlandığında gövde beton hacmi 4.726.527 metreküp olacak. Gövde yüksekliği şuan 102 metreye ulaştı. Barajın maksimum işletme kotunda rezervuarında 615 milyon metreküp su depolanacak. 37 kilometre uzunluğunda ve 12 kilometre alanında bir göl alanı oluşacak. Baraj yılda 1175 GWh enerji üretimi sağlayacak.”



BARAJ 2020’DE HİZMETE GİRECEK
Bakan Pakdemirli, Çetin Barajı ve HES’te fiziki gerçekleşmenin şuanda yüzde 84 seviyesinde olduğunu ve projenin 2020 yılının ilk çeyreğinde işletmeye alınmasının planlandığını da sözlerine ekledi. 
 
 

İzmir’de Hayali Süt Analizi mi? Bakan Yanıltıldı mı?

İzmir’de Hayali Süt Analizi mi? Bakan Yanıltıldı mı?
Geçtiğimiz günlerde (TDSYMB) Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan’a Anadolu İzlenimleri olarak sorularımızı yöneltmiştik. Konu ile ilgili birçok kesimden telefon ihbarı aldık.  Başkan Özcan tarafından sorularımızın cevaplanıp cevaplamadığı merak konusu oldu. Kamuoyu da bu soruların cevaplanmasını beklerken, Genel Başkan Özcan sessizliğini korumaya devam ediyor.

Yetiştiricinin büyük emek ve çabaları ile kurulan TDSYMB 20 yıllık kazanımlarını kaybederken, yetiştirici Yeter artık!  TDSYMB ve İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinde Vurgun mu Var? Sorusunu soruyor.

Tarım ve Orman Bakanlığınca ıslah amaçlı süt içerik Analiz destekleme ödemesi her yıl yetiştiriciye yapılarak yetiştiriciyi daha kaliteli süte yönlendiriliyor.
Gel gelelim 2018 yılında Islah amaçlı süt içerik analiz desteklemesinde öyle bir rakam göze çarpıyor ki teknik olarak bakıldığında bu işin yapılabilirlik noktası soru işaretlerine neden oluyor.
2018 yılı süt analiz desteklerine baktığımızda 7 ilin yapmış olduğu süt analizi İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin yapmış olduğu süt analizi ve destek rakamı bile etmiyor.
2018 yılında bakanlıkça toplamda süt analiz desteği 46.624.800 TL olarak ödenirken, toplam rakamdan en büyük aslan payı 30.148.800 TL sini İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile birlikte Denizli, Aydın Manisa, Antalya ve Uşak alıyor.
 
İzmir Tek Başına 2018 yılı Süt Analiz Desteğinde 20.875.950 TL Alıyor
 
 İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tek başına 158 Bin 845 baş hayvanın süt analizini yaparak 20.875.950 TL almış oluyor. Uzmanlardan edindiğimiz bilgiye göre Türkiye’de bulunan süt analiz makinaları bu kadar sayıdaki analizi 7/24 çalıştırılmış olsa bile bunu yapamayacağını belirtirken; İzmir DSYB’ nin elindeki bu makinalarla bu işin olamayacağını da ayrıca belirttiler.
 
Analiz Desteği Çıkmazsa Ne Olacak?
 
Diğer taraftan aldığımız duyumlara göre 2019 yılı Hayvancılık Desteklemesi kararnamesi çıkmamasına rağmen İzmir Damızlık Sığır Birliği destekleme çıkacakmış gibi üreticiyi eksik bilgilendirme yaparak Temmuz ayından beri ücretli süt analizi yapmaya devam ettiğini de İzmirli yetiştiricilerden duymuş olduk.
 
7 İlin 2018 Yılı Süt Analiz Desteği ise 16 Milyon 476 bin
Adana, Aksaray, Erzincan, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir ve Burdur illeri ise 2018 yılı süt analiz desteğinden sadece 16 Milyon 476 bin TL almış oluyor. Süt analiz laboratuvarlarındaki süt analiz cihazları aynı ölçümleri aynı hızıda aynı ve 3 numune ile yapılabilirken, İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 229 bin 727 baş hayvandan üç numune alımına göre 689 bin 181 numuneyi nasıl gerçekleştirdi? Sorusu akıllara geliyor.

 Yetiştiricinin ve kamuoyu adına soruyoruz.

İzmir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği bu kadar numune aldınız mı?

Bu kadar baş hayvandan 3 numune alarak bir ay ara ile analizi nasıl gerçekleştirdiniz?

Süt analiz sistemine her hangi bir müdahalede bulundunuz mu?

Bu analizler yapılırken tüm işletmelere gidildi mi?

Aldığınız 20 Milyon desteği gerçekten hak ettiniz mi?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi yanılttınız mı?

Yetiştiricinin hakkını yediniz mi?

Tarım ve Orman Bakanlığınca 20 Milyon destek nasıl ödendi?

Merkez Birliğinden ıslah amaçlı süt analiz sistemi nasıl ayarlandı?

 Önceki bakanların döneminde açılmış olan ve Türkiye’de bir ilk olan hastalıktan ari 2 adet damızlık düve merkezini İzmir birliği neden kapattı?

Türkiye hala damızlık düve ithal ediyor. İzmir Birliği düve üretmekten vaz mı geçti?

Diğer taraftan edinilin bilgiye göre bu destekleme ödemesi Sayıştay’ında dikkatini çekmiş Sayıştay denetçileri konu ile ilgili araştırma ve inceleme yaptığının duyumlarını aldık.
Bizlerde kamuoyunun ve yetiştiricinin sesine kulak vererek kamuoyunda sürekli dile getirilen bu soruların cevaplandırılmasını bekliyoruz.
 
 

Bakan Test Etti BE 200 Yangın Söndürme Uçakları Görüşmeleri Devam Ediyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Rus üretimi yangın söndürme uçaklarını yerinde incelemek üzere beraberindeki heyet ile birlikte Rusya’nın Azak Denizi kenarında bulunan Taganrog kentine gitti. Türkiye’nin Rusya’dan almayı planladığı BE 200 çok amaçlı amfibi uçağını üretildiği fabrikada inceleyen Pakdemirli, yangın söndürme uçağınıda kullandı.

  Uçağı indirdikten sonra pilot kokpitinde konuşan Bakan Pakdemirli, “Kaptan pilotumuzla birlikte az evvel uçtuk. Uçağın kumandaları son derece yumuşak manevraya gelebiliyor. Bizim yangınlarımız için en önemli unsurlardan biri dar alanlarda manevra kabiliyeti, aslında bu uçak uzun zamandır takip ettiğimiz bir uçak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da Rusya ziyaretinde fuarda gördüğü ve bizi talimatlandırdığı bir uçak. Diğer alternatifler üzerinde de çalışmakla birlikte bu uçağı da gelip görelim istiyorduk. Bugün itibarıyla Beriev uçak firmasının fabrikasının uçağını test ettik. Manevraya gelebiliyor. Türkiye'de ormanlarda yangınla mücadelede kullanabileceğimiz biz uçak. Bundan sonrasında ikili görüşmelerimiz var. Karşılıklı şartları görüşeceğiz. Uçağın teknik kabiliyetlerini, yakıt yakışından tutunda diğer Türkiye için gerekli olan hem teknik özellikler hem de bizim coğrafyaya uygunluğu konusunda teknik görüşmelerimiz olacak. Görüşmeleri tamamladıktan sonra daha net bir açıklama yapabiliriz” dedi.

 B-200 çok amaçlı amfibi uçağı UAC yapısında olan HAŞ ‘TANTK im. G. M. Beriyeva’ tarafından tasarlanmış ve seri üretime geçilmiştir.
Be-200 ilk uçuşu 1998 Eylül ayında yapıldı. Aralık 2003 tarihinde Rusya Doğal Affetler Bakanlığı için özel olarak tasarlanan Be-200ChS versiyonundaki Be-200 uçağına Devletlerarası Havacılık Komitesi (MAK) havacılık sicilinden Tip Sertifikası, Kasım 2010 tarihinde ise Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı’ndan (EASA) Tip Sertifikası aldı. Bundan dolayı, uçağın Avrupa şirket ve kurumları tarafından ve EASA normlarını standart olarak kabul eden ülkelerin şirket ve kurumları tarafından kullanılmasına imkan sağlandı. Günümüzde uçağa Dairelerarası Hava Tankerler Komitesi’nden (ABD) izin alma çalışmaları yapılmaktadır.

  Amfibi uçağının başlangıç müşterisi, şu anda 10 adet Be-200ChS uçak parkına sahip olan Rusya Federasyonu Doğal Afetler Bakanlığı olmuştur. Haziran 2004 tarihinden itibaren Be-200ChS uçakları yangın tehlikesi yüksek dönemlerinde havaalanlarında daimi görevini sürdürmektedir. Nisan 2008 tarihinde bir adet Be-200ChS uçağı Azerbaycan Doğal Affetler Bakanlığına teslim edilmiştir. Daha iki adet uçak (Be-200 ve Be-200ChS) HAŞ ‘TANTK im. G. M. Beriyeva’ şirketinde kullanılmaktadır. Taganrog fabrikasından ilk Be-200ChS uçağı Doğal Affetler Bakanlığı’na Ocak 2017 tarihinde teslim edilmiştir.
Mayıs 2017 tarihinde, Be-200 seri üretiminin İrkutsk fabrikasından Taganrog fabrikasında geçildikten sonra Doğal Affetler Bakanlığı ile daha altı tane Taganrog üretimi yeni Be-200ChS uçağının tedarik devlet sözleşmesi imzalanmıştır. Şimdi Be-200ChS seri üretimi yapılmaktadır. İç ve dış piyasalara toplam tedarik hacmi 2025 yılına kadar 50 uçaktan fazla Be-200ChS seri üretiminde yapılan varyasyonlarda olabilmektedir. Amfibinin baz modifikasyonu orman yangınların su veya ateş söndürme sıvıları ile söndürülmesi için yapılmıştır. Tamamen su geçirmez gövdesi sayesinde, Be-200 tarafından yapılan görev listesi büyük ölçüde artmaktadır. Uçak yolcu taşımacılığı, arama-kurtarma çalışmaları, çevre izleme, deniz ekonomik bölgesinin ve deniz sınırların gözlemlemesini yapabilmektedir. Be-200 birkaç kere Fransa, Almanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Malezya, Çin’de yangın söndürme çalışmalarına katılmış ve gösterilmiştir. Uçağı Fransız, Amerikan, İtalya pilotları kullanmış ve teknik özellikler ile imkanları hakkında en yüksek puan vermiştir.
 
 

TMO Üzüm Fiyatları İçin Devreye Girdi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Hem TMO olarak hem Tariş olarak 2019 yılı kuru üzüm fiyatımız 9 numara için 10 liradır. Kuru üzüm üreticilerimizin emeklerinin karşılıklarını korumak için en kısa zaman aralığında alımlara başlıyoruz" açıklamasında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Hem TMO olarak hem Tariş olarak 2019 yılı kuru üzüm fiyatımız 9 numara için 10 liradır. Kuru üzüm üreticilerimizin emeklerinin karşılıklarını korumak için en kısa zaman aralığında alımlara başlıyoruz." dedi.

İzmir Ticaret Borsası'nda (İTB) sezonun ilk çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirinin borsaya getirilmesi nedeniyle düzenlenen sembolik açık artırma törenine katılan Pakdemirli, İzmir'in tarımsal faaliyetler anlamında önde gelen iller arasında yer aldığını belirtti. Dünyada hem üretimde hem ihracatta lider konumdaki ürünlerde fiyat belirleyici olmak gerektiğini söyleyen Pakdemirli, bu yıl 4,2 milyon ton yaş üzüm 305 bin ton da kuru üzüm üretimi beklendiğini vurguladı. Pakdemirli, yaş incirde de 329 bin ton üretim beklendiğini dile getirdi.
Manisa Ticaret Borsasında yaptıkları toplantıda "çekirdeksiz kuru üzüm fiyatının 10 liranın altına düşmesi halinde TMO olarak müdahale edeceklerini" söylediğini anımsatan Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Geçen sürede bakanlık ve TMO olarak piyasayı dikkatle takip ettik. Her ne kadar borsada alım fiyatları 10 lira civarında seyretse de üretim olan ilçelerde çiftçimizin daha düşük fiyatlardan satış yaptığına şahit olduk. Bizim bu durama kayıtsız kalmamız söz konusu değil. Buradan açıklıyorum. TMO olarak kuru üzüm alımı karar teklifimizi bu sabah imzaladım ve onay gönderdim. Hem TMO olarak hem Tariş olarak 2019 yılı kuru üzüm fiyatımız 9 numara için 10 liradır. Kuru üzüm üreticilerimizin emeklerinin karşılıklarını korumak için en kısa zaman aralığında alımlara başlıyoruz"
Manisa'nın Alaşehir ilçesi üreticilerinden Veli Şentürk'ün getirdiği çekirdeksiz kuru üzüm, kilogramı bin liradan Ege İhracatçı Birlikleri, Aydın'ın Nazilli ilçesi üreticilerinden Mutlu Yılmaz'ın getirdiği kuru incir de kilogramı bin 50 liradan İzmir Ticaret Borsası tarafından satın alındı. 
 
 

Bakan Pakdemirli Satılmayan Kurbanları ESK alacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Kurban Bayramı öncesi NTV verdiği özel röportajda çok merak edilen soruları yanıtladı.
Herkesin Kurban Bayramı'nı kutlayarak sözlerine başlayan Pakdemirli,  "Gönül rahatlığıyla kurbanlıklarını kessinler ve gönül rahatlığıyla yesinler. Türkiye'nin her tarafı hareketli. Her kurbanlıkta yeterince kurbanlık var mıdır diye sorulur. Bu sene 1 milyon 217 bin büyükbaş, 3 milyon 895 bin küçükbaşımız var.

Kurban sonrası et fiyatlarında bir değişiklik beklemiyoruz. Hayvanbilgi.tarim.gov.tr adresinden kulak küpe numarasını girerek kesilecek hayvanın tüm bilgilerine ulaşılabilir. "HaySag" adlı uygulamamızdan da bilgi edinebilirler." dedi.

Satılamayan kurbanlıkları ESK alacak
Satılamayan kurbanlıkların ESK tarafından alınacağını açıklayan Pakdemirli  fiyatın bayramın üçüncü-dördüncü günü açıklanacağını, arzu edenlerin ESK'da bu hayvanları kestirebileceğini dile getirdi. Kanlı görüntülerden uzak durma ve veteriner kontrolünde kesimlerin önemli olduğunu vurguladı. 

Ayçiçeği fiyatlarına Bakanlık'tan müdahale geldi
Pakdemirli, yağlı tohum ve hububat desteğinde 6 Ağustos tarihinde ödemelerin yapıldığını söyledi. Yıl sonuna kadar da ödemeler devam edecek dedi.
Ayçiçeği fiyatlarına Bakanlık olarak ilk kez biz müdahale ettik. Geçen yıl dövizdeki durumdan ötürü ikame fiyatları çok arttı. Bugün ise farklı. Ayçiçek üreticisinin eline 2 bin 492 lira eline geçmiş olacak. Üreticimizin lehinde olsun diye bu işte ilk defa tüm birlikleri bir araya getirerek karara vardık.

AR-GE faaliyetimizi tamamladık
Pekdemirli AR-GE çalışmalarına yönelik şunları söyledi:
"Çiftçiye elektrikli traktörde pil yedi saat dayanıyor, prototip seri üretime hazır. Ben bizzat test ettim son derece güçlü bir prototip oldu. Dünyada bir örneği olmayan traktör. Seri üretimde normal eşdeğer traktör neyse kategorisinin biraz daha pahalısı olabilir ama yakıtta tasarruflu olacak. AR-GE faaliyetimizi tamamladık, bu Türkiye'nin bir başarısıdır."

Çeltikte Cumhuriyet Tarihi'nin rekoru kırılıyor
2019 buğday tahminimiz 19,5 milyon ton olduğunu dile getiren Pakdemirli,  "Cumhuriyet Tarihi'nin rekor çeltik üretimine doğru gidiyoruz. Gıda fiyatlarında doğal olarak kışın sebze-meyve fiyatları artıyor. Fiyatların trendini ve seyrini tarımsal girdiler belirliyor." dedi.

Tarım Şurası 15 yıl sonra yapılacak
Tarım Şurası 15 yıl sonra yapılacağını kaydeden Pakdemirli şunları söyledi:
"Yeni nesil sera alanında yatırım 2 milyar TL'yi bulduğunu söyleyerek Ziraat Bankası çok düşük faizle 7 yıl ödemeli sera kredisi sundu
Tarım Şurası 15 yıl sonra yapılacak. Herkesin bir fikri var. Tüm paydaşlar konuşsun istiyoruz. Başta üreticiler, örgütler, birlikler, üniversiteler konuşacak. Cumhuriyet Tarihi'nin en büyük bilgi ve belge kütüphanesini oluşturmak istiyoruz.
Tarımda atama bekleyenler konusunda bu imkan bütçe meselesidir. Ben hayatım boyunca devletten maaş almamış bir insanım. Devleti tek istihdam kapısı olarak görmemek lazım. İhtiyaç oldukça alım yapıyoruz. Personel Genel Müdürlüğümüz ile bu arkadaşlarımız yazışabilirler. Önümüzdeki aylarda bunlarla ilgili belli açıklamalarımız olacaktır."
 
 

Fındık Borsası İçin Orduda İmzalar Atıldı

Ordu'da Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı arasında 'Fındık Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu' imzalandı. Dünyada 5 büyük fındık üreticisi bulunduğunu belirten Pakdemirli, “3’ü burada. Diğer üreticiler de gelmek isterse onlara da gönlümüz, kapımız açık” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İmam Karimov ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Levan Davitashvili, fındık hasat şenliği programı için Ordu'ya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler'i makamında ziyaret eden Bakan Bekir Pakdemirli ve beraberindekiler, daha sonra Belediye Meclis Toplantı Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. Programa, AK Parti Ordu milletvekilleri, Ordu Valisi Seddar Yavuz ve Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler de katıldı.

Toplantıda konuşan Bakan Bekir Pakdemirli, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı arasında 'Fındık Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu'nun imzalandığını açıkladı. Bakan Pakdemirli, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan halkları arasındaki dostane ilişkileri güçlendirmek ve fındık alanında işbirliğini geliştirmek; üretim, kalite, verimlilik için potansiyel ve ihtiyaç duyulan bilimsel, teknik ve teknolojik işbirliğini sağlamak ve fındık alanında daha yakın bir işbirliği geliştirmek, ortak yararları ve ortak çıkarları gözetmek amacı ile deklarasyon imzalandığını söyledi.
 

Deklarasyonun oldukça önemli olduğunu vurgulan  Bakan Pakdemirli, şöyle konuştu:

"Bu deklarasyon; Dünya fındık üretiminde en büyük paya sahip ilk 5 ülke içerisinde yer alan 3 ülke olarak, omuz omuza, bir arada, fındığın anavatanında, kültür fındığının dünyaya yayıldığı topraklarda fındığın üretimini, kalitesini ve verimini artırmak, hastalık, zararlılarla mücadele, yeni çeşitlerin geliştirilmesi yönündeki kararlılıkları ortaya koymaktadır. Biz 3 bakan olarak, her zaman üretenin ve tüketenin yanındayız. Yeni çeşitleri üreticimize sunmak, verim ve kaliteyi arttırmak, bölgemizdeki hastalık ve zararlılarla mücadele etmek, ürün kalitesi ve çeşitliliğini arttırarak fındığa katma değer kazandırmak ile kaliteli ürünün tüketicilere ulaşması yönündeki stratejik işbirliğimizde kararlı olduğumuzu bu iyi niyet beyanı ile de açıklıyoruz."

Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İmam Karimov ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Levan Davitashvili de birer konuşma yaparak, fındıktaki bölgesel işbirliğinin önemine dikkat çekti.


 

Yağlı Tohumlu Bitkiler Fark Ödemesi Hububat, Baklagil Dane Mısır Destek Ödemeleri Bugün Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yağlı tohumlu bitkiler fark ödemesi ile hububat, baklagil ve dane mısır destek ödemelerine ilişkin açıklama yaptı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli;

“ Sayın Cumhurbaşkanımızın Hasat Bayramı'nda açıkladığı gibi yağlı tohumlu bitkiler fark ödemesi ile hububat, baklagil ve dane mısır destek ödemelerini Kurban Bayramı öncesi ödüyoruz.
Bu çerçevede ‘Yağlı Tohumlu Bitkiler’ fark ödemelerinin kalan %30’luk kısmı ile ‘Hububat, Baklagil ve Dane Mısır desteği’ olarak toplam 227 bin çiftçimize 1 milyar 200 milyon TL ödenecek.
Ödemeler bugün saat 18:00’dan itibaren başlayacak. Tüm çiftçilerimize hayırlı olsun.” Dedi.
 
 

Elektrikli Traktör Mazot Maliyetini Yüzde 90'dan Fazla Düşürecek

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, elektrikli traktörün mazot maliyetlerini yüzde 90’dan fazla düşüreceğini belirterek, elektrikli traktörün dünyada ve Türkiye’de ilk, yazılımı ve tasarımının da yerli olduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Sayın Dr. Bekir Pakdemirli TİGEM tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘Hasat Bayramı’nın 69.sunda konuştu. 
Hasadın ve bereketin coşkusunun paylaşıldığı, tarımda alın terinin, toprağa verilen emeğin, atılan tohumun, edilen duanın ve bir yıllık emeğin meyvelerinin toplandığı Hasat Bayramı’nın tarımla geçinenler için oldukça önemli olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, “Bu bayram, Türkiye’nin en büyük çiftçisi olan TİGEM’in şahsında simgeleşmiştir” dedi.
Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi olanTİGEM’in, oldukça önemli olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, “Kısa sürede; etkin bir finans yönetimine gittik, banka faizi ödemelerinde, ciddi bir toparlanma yaşandı.Yeni fiyat politikasıyla son 6 ayda yurt dışına, önceki yıllara göre 20 kat fazla tohum satışı gerçekleştirdik” diye konuştu. 

Arazilerin %50’sini ve cironun %65’ini oluşturan, Ceylanpınar İşletmesinde,sorunlu noktalar üzerine giderek ciddi bir revizyon da yapıldığını hatırlatan Pakdemirli, “bu toparlanmaya, başarılı bir hasat sezonu da eklenince, yeni projeler için, elverişli ortamı sağlamayı da başardık. 2019 yılında, 2018’e kıyasla kârlılıkta, 10 kattan daha fazla iyileşme sağladık.Burada temel amacımız, TİGEM’i; Çiftçiye daha iyi hizmet verecek,Sürdürülebilirlik ilkesiyle, kendi kaynaklarıyla yetinir hale gelecek seviyeye ulaştırmaktır” dedi. 

ELEKTRİKLİ TRAKTÖRLE MAZOT MALİYETLERİ YÜZDE 90’DAN FAZLA DÜŞECEK
69. Hasat Bayramı kapsamında başta elektrikli traktör olmak üzere, yerli tarım teknolojileride görücüye çıktı. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, bu geniş alanın Teknoloji ve ARGE İle Buluşturulduğuna dikkat çekti; “Mazot maliyetlerini, %90’dan fazla düşürecek, Dünyada ve Türkiye’de ilk, Yazılımı ve tasarımı yerli ve milli,Elektrikli Traktörümüz; Etkin planlama ve verimlilik sağlayacak Akıllı Küpe Sistemimiz; Ata tohumu ve yerli sebze tohumu gibi diğer milli ve yerli üretim projeleri kapsamındaki ürünlerimiz görücüye çıktı” dedi. 
 
 
 

İspanya'dan İthal Edilen Hayvanlar Sertifikasız Çıktı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yeraltı barajlarına dikkat çekmek ve faydalarını kamuoyuyla paylaşmak adına düzenlenen "Yeraltı Barajları Eylem Planı" adlı tanıtım toplantısı ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde düzenlenen "Yeraltı Barajları Eylem Planı" adlı tanıtım toplantısı ardından İspanya'dan ithal edilen besilik canlı hayvanların sertifikalarının sahte çıkması ve Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki 6 bürokratın görevlerine son verilmesi üzerine konuştu.



"Karantina süresi devam ediyor"

Kurban Bayramı öncesi İspanya'dan ithal edilen 2 bin 939 besilik canlı hayvanın veteriner sağlık sertifikaları sahte çıkması hakkında gelen soruyu yanıtlayan Pakdemirli, "Gelen hayvanlarla ilgili İspanya'dan yola çıkıp Lübnan'a gitmesi planlanan ama sonrasında bizim şüphelerimiz ve tespitimiz üzerine Türkiye'ye getirilen hayvanların kontrol belgelerinde bir sahtekarlık yapılmış. Bu hayvanlara el koyduk ve karantina altına aldık. Bu hayvanlardan her türlü kan alındı, hiçbir sıkıntı yok karantina süresi devam ediyor. Böyle bir durumda biliyorsunuz; Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü 21 gün süre veriyor. Bu 21 gün süre içerisinde karantina tedbirlerini aldıktan sonra sağlıklıysa hayvanları Türkiye'ye ithal edip millileştiriyorsunuz. Sağlıklı değilse de itlaf ediyorsunuz. Normal şartlarda İspanya'dan alınıp Lübnan'a götürülmek için yola çıkarılmış ama bir evrakta sahtekarlık yapılarak Türkiye'ye sokulmak istenmiş. Türkiye tarihinde bir ilk olarak Gıda Kontrol Genel Müdürlüğümüz çok güzel bir çalışmayla şüphe üzerine bu konuda İspanya'da Gıda Kontrol sertifikalarını doğrulama yoluna gitmiştir. Bu sertifikalarda değişiklik olduğu için hayvanlara el konuldu ve hayvanların millileşme yolundaki prosedürü devam ediyor. Konu tamamen teknik bir konu, siyasete alet edilmeyecek bir konu. Cumhuriyet Savcılığına intikal etmiş bir konu. Bırakalım teknik adamlar görevlerini yapsınlar günlük siyasete alet edilmemesi gereken bir konu. Bu konuda neticeler çıktıkça da paylaşmaya devam ederiz" şeklinde konuştu.



"Bu bir bayrak yarışı"
Tarım ve Orman Bakanlığında görevden alınan 6 bürokrat hakkında basın mensuplarından gelen soruyu cevaplayan Pakdemirli, "Bu bir bayrak yarışı gidenler kötüdür gelenler iyidir diye bir şey yok. Bu bayrak yarışında bazen yorulan arkadaşlarımız olabilir. Bazen görev tazelemesi gereken arkadaşlar olabilir, değişiklik gerekiyor olabilir. Bunlar Bakanımızın, Bakanlığın ve Cumhurbaşkanı'nın takdirindedir. Bunlar gerektiğinde, gerektiği koşullarda yapılır" ifadelerini kullandı.
 
 

Bakan Pakdemirli'den Etçi Buzağıya Destek Müjdesi

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Tarım ve Orman Bakanlığının Atatürk konferans salonunda genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurula Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlinin yanı sıra 
TBMM Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu Başkanı ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, Hayvancılık Genel Müdürü Zekariya Erdurmuş, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun, Gıda Kontrol Genel Müdürü Mümtaz Sinan Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Nihat Çelik,Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç ve çok sayıda Türkiye'nin dört bir tarafından gelen birlik başkanları ve delegeler katıldı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bakanlığın Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen  TSÜMB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, hayvancılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi. 

Bakan Pakdemirli 2002'den bugüne büyükbaş hayvan varlığının 9,9 milyon baştan yüzde 74 artışla 17,2 milyon başa ulaştığını ifade eden Pakdemirli, küçükbaş hayvan varlığının da yüzde 43 artarak 46,1 milyona ulaştığını söyledi. 

Bakan Pakdemirli, söz konusu dönemde süt üretiminin yüzde 163 artışla 22,1 milyon tona yükseldiği bilgisini verdi. 

Bu büyümelerin ihracat rakamlarına da yansıdığını vurgulayan Pakdemirli, "Ülkemiz süt ve süt ürünleri ihracatı, 290 milyon dolar seviyelerine ulaşmıştır. Bu yılın ilk 5 ayında da 130 milyon dolarla çok memnun edici seviyelerde gerçekleşmektedir." diye konuştu. 
Pakdemirli, hayvancılığa son 17 yılda verilen desteklerin 46 kat artarak 3,7 milyar liraya ulaştığına işaret ederek, bu yıl da yem bitkileri dahil desteklerin 4,7 milyar lirayı bulacağını bildirdi. 



Genç Çiftçi Projesi kapsamında, hayvancılık alanında yaklaşık 27 bin genç çiftçiye 808 milyon lira hibe desteği verildiğini aktaran Pakdemirli, Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla süt sektörüne yönelik bin 604 projeye, 1,7 milyar lira hibe sağlandığını, yem bitkileri desteklemeleri kapsamında toplam 5,9 milyar lira yem bitkileri desteği ödemesi yapıldığını ifade etti. 

Pakdemirli, geçen yıl dövizdeki spekülatif artışa bağlı yem fiyatlarında yaşanan değişiklik nedeniyle üreticilerin mağdur olmaması için atılan adımlara dikkati çekerek, süt destek primlerinin 10 kuruştan 25 kuruşa, süt alım fiyatının da 1,7 liradan 2 liraya çıkarıldığını hatırlattı. 
Bölgesel kalkınma projeleri kapsamında 41 ilde 650 hayvancılık projesine 100 milyon lira hibe desteği verildiğini belirten Pakdemirli, şunları kaydetti: 
"41 ilde uygulanan Düve Desteği Projesi'ni 81 ile yaygınlaştırıyoruz. Düve tutarının yüzde 40'ını bakanlıkça hibe ediyoruz. Bakanlık politikalarına uygun olarak, etçi buzağı üreten işletmelerimize, buzağı desteğinin üzerine 250 lira ilave destek ödeyeceğiz." 

"Et ve Süt Kurumu, Temmuzdan İtibaren Kıyma ve Kuşbaşı Üretecek”

Pakdemirli, tüketiciyi "ucuz et"le buluşturmak için yürütülen yeni çalışmaları da anlattı. 
Hem vatandaşın daha ucuza ete ulaşması hem de üreticinin mağduriyet yaşamaması adına Et ve Süt Kurumunun (ESK) ucuz et çalışmasında gelecek aydan itibaren yeni bir uygulamanın başlayacağını bildiren Pakdemirli, "ESK, hem vatandaşlarımızın daha ucuza ete ulaşması hem de üreticimizin mağduriyet yaşamaması adına temmuzdan itibaren kıyma ve kuşbaşını kendisi üreterek tüketiciye ulaştıracak. Ulusal Kırmızı Et Konseyi de Süt Konseyinin fiyatları açıkladığı gibi, kesim fiyatlarını açıklayacak." ifadelerini kullandı. 

Pakdemirli, 15 yıldır toplanmayan Tarım Şurası'nı toplayarak sektörünün yol haritasının birlikte çizilmesi gerektiğini kaydetti. 

"BAKANLIĞIN MÜDAHALESİ SEKTÖRÜ AYAKTA TUTTU"



TSÜMB Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Keskin de sektörde bütün tarafların uyumlu çalıştığını belirterek, "Biz üreticiler Cumhuriyet tarihinde ilk defa bakanı, genel müdürü ve üretici örgüt başkanları ve üreticileriyle son derece uyumlu çalışan bir ekip olduk." dedi. 

Keskin, geçen yıl sektörde yaşanan sorunlara dikkati çekerek, Bakanlığın yaptığı acil ve yerinde müdahalenin sektörü ayakta tuttuğunu dile getirdi. 



TBMM Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu Başkanı ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel de "Bu topraklar herkesin gözünün üzerinde olduğu topraklar. Bizlerin de mutlaka buna daha fazla sahip çıkmamız ve daha fazla çalışmamız gerekiyor. Yöneticisiyle, politikacısıyla, çiftçisiyle, esnafıyla, memuruyla hep beraber, birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz zaman çözülemeyecek hiçbir sorun olmadığını biliyoruz." diye konuştu. 


Bakan'dan Koyun Üreticisinin Anaç Desteğinin Artırılmasına Yönelik Açıklama

Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul seçimi öncesi ıslah birliklerini İstanbul Silivri’de bir otelde toplantı gerçekleştirdi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin başkanlığında bugün gerçekleşen toplantıda Bakan Pakdemirli şunları kaydetti.

“ Bakan Pakdemirli; Öncelikle her şeyden önce örgüt kirliliğini ortadan kaldırmamız lazım. Geçmişte çürük yumurtalar yüzünden birçok şey yaşadık. Ben birliklere karşı değilim hepimizin bir müşterisi var oda üretici. O zaman ne yapmalıyız kendimizi o müşterinin isteklerine göre şekillendirmeliyiz.” diye Kaydetti.

Bakan Pakdemirli toplantıda üretici örgütlerinin başkanlarına seslendi. Anaç koyun keçi desteğine değinen bakan Pakdemirli anaç koyun keçi desteğini önümüzdeki süreçte artıracağız dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli destekler konusunda üretici örgütlerine şu mesajları verdi.



 “Türkiye tekrardan hayvan ihracat edecek duruma gelecektir. Destekler konusunda benim gönlümden geçenler belli siz şimdi ne alıyorsanız 5 mislisini almanızdır. Üretici her şeyi hak ediyor.
Ama bütçe ile ilgilide belli gerçeklerimiz var. Bütçe imkânları el verdiği sürece Anaç koyun keçi desteğini de artıracağız.  Ama 25 den 100 e çıkarma gibi bir şansımız yok”. Diye kaydetti.
Öte yandan TÜDKIYEB, TDSYMB gibi ıslah birliklerinin katıldığı toplantı bir diğer arıcılık ile ilgili faaliyetler yürüten Türkiye Arıcılar Birliğinin çağrılmaması da dikkat çekti.
 
 
 

Yaş Çay Taban Fiyat Açıklandı

 ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen basın toplantısında yaş çay taban fiyatını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, taban fiyatı bu sene 2 lira 90 kuruş olarak belirlediklerini, 13 kuruş destekleme ile bu rakamın 3 lira 3 kuruş olduğunu söyledi. 

Kimseye haber vermeden geçen günlerde Rize’ye gelerek çay bahçelerini incelediğini belirten Pakdemirli, yaşlı çay bahçelerinin artık yenilenmesi gerektiğini vurguladı. Pakdemirli, yaş çay taban fiyatını açıklayarak “Cumhurbaşkanımız bizim düşündüğümüzün de biraz daha ötesinde bir çay fiyatı açıklamamızı istedi. Yaş çay taban fiyatını inşallah bu sene 2,90 TL olarak belirledik. 13 kuruş destekleme ile 3 TL 03 Kuruş olarak belirledik” dedi.

ÇAYKUR’un yaptığı çalışmalara da değinen Bakan Pakdemirli, kurumun kendini modernize etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bakan Pakdemirli, “ÇAYKUR’un finansal performansı bölge ekonomisi için de son derece önemli. ÇAYKUR, 2018 yılında 732 bin ton yaş çay alımı yaptı, müstahsile de 1 milyar 768 milyon lira da peşin ödemede bulundu. 2018 yılında da üretim olarak 134 bin ton kuru çay üretti. 105 bin ton satış yaparak 2018 yılını kapatmış oldu” ifadelerini kullandı. 

Çayın bölge ekonomisi için önemine de dikkat çeken Bakan Pakdemirli, çay bahçelerinin yenilenmesi gerektiğine dikkat çekti.
 
 

Çok Kapsamlı Tarım Şurası Yapılacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarımda Milli Birlik Projesi'ni A'dan Z'ye tüm paydaşlarla paylaşmak, tekrar karar vermek ve tüm yol haritasını belirlemek amacıyla Tarım Şurası düzenleneceğini belirtti.
Pakdemirli, Tanzanya Mill Günü nedeniyle bir otelde düzenlenen resepsiyonda gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi.
Bakanlık görevinin başından beri 53 tanesi birebir olmak üzere 95 il ziyareti gerçekleştirdiğini aktaran Pakdemirli, bu ziyaretleri sırasında yüzlerce, binlerce sivil toplum kuruluşuyla istişarede bulunduğunu söyledi.
Pakdemirli, bakanlık olarak çok güzel bir yolda ilerlediklerini, Tarımda Milli Birlik Projesi'ne ilişkin olarak kamuoyuna yansımış bir takım içeriklerden dolayı bu konudaki ilginin daha da arttığını gördüğünü dile getirdi.

"Eylül ayına yetiştireceğiz"

Bu ilginin artmasının kendisini memnun ettiğini belirten Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki aylarda bir Tarım Şurası düzenleyecektik. Bu şurada her konuyu A'dan Z'ye tüm paydaşlarla paylaşmak, tekrar karar vermek ve tüm yol haritamızı belirlemek maksadıyla Tarım Şuramızda bu konuları görüşüyor olacağız. Türkiye'de 2004 yılından beri Tarım Şurası olmadı. Şurayı haziran ayına yetiştirebilir miyiz diye baktık ama çok kapsamlı olacak. Sonbahara, eylül ayına yetiştirebiliriz diye düşünüyorum. Bu konudaki kamuoyu hassasiyeti ve merakından dolayı tüm bu konuları tüm paydaşlarla Tarım Şurası'ndan konuşmaya karar verdik."

 
 

Bakan Mesaj verdi Mili Birlik Ramazan'dan Önce Açıklanacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'nin 2023 tarım hedefleri politikasına ilişkin plan ve programlarını ramazan ayından önce açıklayacağını kaydetti.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliğinde TBMM Şeref Salonu'nda düzenlenen 23 Nisan resepsiyona katılan Bakan Pakdemirli, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'de tarım alanında yapılacak çalışmalarla ilgili bilgi veren Pakdemirli, "Kolay çözülebilecek sorunları zaten çözüyoruz. Diğer sorunlar ile ilgili bazıları için bir sene, bazıları için iki sene, bazıları için ise üç sene sürecek programlar hazırladık. Her şey takvimlendirildi. Tarımda 2023 yılına kadar yapılacak her şey takvimlendirildi. Bu takvim hızlı bir şekilde işleyecek. Tarıma ilişkin 2023 vizyonumuzu ve bunun yol haritasını açıklayacağız. Bu programlarımızı ramazan ayından önce açıklayacağız." diye konuştu.
 
 

Fındığın Katkısı 3 Milyar Dolar Olacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "(Fındık ihracatındaki döviz girdisi) İnşallah orta vadede fındığın Türkiye'ye katkısı minimum 3 milyar dolar olacak şekilde bir plan ve programı hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, fındık ihracatındaki döviz girdisi hedeflerine değinerek, "İnşallah orta vadede fındığın Türkiye'ye katkısı minimum 3 milyar dolar olacak şekilde bir plan ve programı hayata geçireceğiz." dedi.
Pakdemirli, Boztepe'deki bir otelde düzenlenen Ulusal Fındık Çalıştayının değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmasında, 25 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle tarımda milli birlik projesini açıklayacaklarını söyledi.

"Fındığın en büyük fındık çalıştayı var. Amerika bunu her sene konuşuyor. Biz vermiş olduğumuz önemi göstermek maksadıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve ben bu yıl mayıs ayında fındığı konuşmaya Amerika'ya gidiyoruz. Her sene de mümkün mertebe orada olacağız. Çünkü dünyanın en büyük üretici olarak bizim orada olup en üst seviyeden temsil edilmemiz gerekiyor. Bu temsiliyet içerisinde fındıktaki kaliteyi ve verimi nasıl artırabiliriz, en iyi fiyatla, en iyi katma değerle nasıl değerlendiririzi mutlaka konuşuyor olmamız gerekiyor."

"TMO'ya gerek kalmadan FİSKOBİRLİK burada regülasyon görevi görsün"

"TMO olarak bugüne kadar çiftçimize ve müstahsilimize tam destek olduk, bundan sonra ida gerekiyorsa bölge insanına destek olmaya devam ederiz." diyen Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Ama benim isteğim şu. FİSKOBİRLİK burada. Ben isterim ki TMO'ya gerek kalmadan FİSKOBİRLİK burada regülasyon görevi görsün. Tabii ki bazı şartlar yüzünden FİSKOBİRLİK bu görevi yerine getiremiyordu ama biz devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın bize vermiş olduğu güçle FİSKOBİRLİK'e bu sene bir can suyu verdik. İnşallah FİSKOBİRLİK de bunu iyi değerlendirecek ama bunun bir sonraki adımı FİSKOBİRLİK'in tek başına artık piyasada regüle edebilmesidir. Edemezse de biz yine TMO olarak oradayız ama bu işlerin, regülasyon kısmının asıl sadece fındık değil, tüm tarım ürünlerinde mutlaka birliklerin ve kooperatiflerin bu işleri yapıyor ve regülasyon görevini onların görüyor olması lazım ama olmadığı yerde de her zaman TMO olarak bölge çiftçisinin, insanının ve üreticisinin her zaman yanında oluruz."

"10 çeşit marka gibi pazarlamamız lazım"

Pakdemirli, fındık çeşitlerinin ayrı ayrı pazarlanması gerektiğinin altını çizerek, "Fındık ürünlerinin her birini ayrı torbalara koyup 10 çeşit marka gibi pazarlamamız lazım. Bunu da mutlaka yapmamız lazım. Eğer bunu yaparsak burada katma değeri mutlaka artırırız. Biz mutlaka daha fazla bu işin girdisini getirmemiz lazım." diye konuştu. Bakan Pakdemirli, bunun yapılabilmesi için TMO'ya görev vereceği bilgisini paylaştı.

Fındığın senede 2-3 milyar dolarlara kadar Türkiye'nin ihracatına katkı sunan bir ürün olduğunun altını çizen Pakdemirli, bu ürüne çok daha hassasiyetle yaklaşıp işin gereğini yapmaları gerektiğini söyledi.

Fındıkta bazı sorunların olduğuna da dikkati çeken Pakdemirli, "Fındıkta verimi ve hastalıklarla mücadeleyi artırmamız, lisanslı depoculuğu da mutlaka halletmemiz lazım." dedi.

Pakdemirli, tanıtımına desteklerini sürdürecekleri fındıkta iç tüketimin mutlaka artırılması gerekiğine işaret ederek, "Ürünlerin sağlıklı olarak piyasada satılabilmesi için genel kural yüzde 50 ihracat, yüzde 50 iç tüketim. Bunlar olduğu zaman fiyatlar birbirini dengeliyor ama iç tüketim fazla ihracat yok veya ihracat var, iç tüketim azsa her zaman fiyat dengesizlikleri yaşayabiliyoruz. O yüzden iç tüketimimizi mutlaka artırmamız lazım." diye konuştu.

Pakdemirli, Ulusal Fındık Çalıştayı'nın sektör açısından milat olduğuna inandığının altını çizerek, "İnanıyorum ki ortaya koyulacak çalışmalarla üreticimiz, tüccarımız, sanayicimiz daha güçlü olacak. Türkiye fındığının marka değeri daha da artacak. İnşallah bu konudaki liderliğimizi daha da geliştirecek hale geleceğiz ama bu çalıştayı her sene de takip etmemiz lazım." açıklamasında bulundu.

Milli Birlik Projesi 25 Nisan'da Açıklanıyor

 Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Milli Birlik Projesinin külliyede yapılacağını söyledi. Bakan Pakdemirli; Ben buradan ilk defa açıklıyorum. Yeni dönemde, 25 Nisan’da Külliye’de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleri ile tarımda Mili Birlik Projemizi açıklayacağız. Bugüne kadar tarımı alt üst eden ve daha farklı bir bakış açısı ile bir tarımda önümüzdeki 5 yılı, 20 yılı ve 50 yılın haritası olabilecek, Cumhurbaşkanımızdan da ışığını aldığımız, Cumhurbaşkanımızın vizyonundan etkilenerek yazdığımız bir proje. İnşallah yeni dönemde tarımda her konuyu ele alacağız. Bütün bu konuları ele alırken de fındık gibi stratejik bir ürünü ele almamak olmaz." dedi.
 

IPARD'ta Son Başvuru 17 Mayıs

Tarım ve Orman Bakana Bekir Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı IPARD-2 Beşinci Çağrı Programında hayvancılık yatırımlarına 1 milyar lira destek verileceğini belirterek, “Hayvancılık yatırımlarına son başvuru tarihi 17 Mayıs'tır. Projelerinizi heyecanla bekliyor olacağız” dedi.
Bakan Pakdemirli, Ankara Ticaret Odası'nda düzenlenen 'Avrupa Birliği' Kırsal Kalkınma Programı IPARD-2 Beşinci Çağrı Programı bilgilendirme toplantısına katıldı.
Seçim sonuçlarını değerlendiren Pakdemirli, "Millet, yüce iradesiyle yol gösterici kararı verdi. Milletimiz ne karar verdiyse başımızın üstünde yeri vardır. Milletimizin terazisi en iyi terazidir. Dün olduğu gibi bugün de liderimiz Recep Tayyip Erdoğan ile yürümekten gurur duyuyoruz” dedi.

Avrupa Birliğine Teşekkür
IPARD kapsamında, kırsal kalkınmaya sağladığı kaynaktan dolayı, Avrupa Birliği'ne teşekkür eden Pakdemirli, bu desteklerin daha da artmasını istediklerini belirtti. Bu hibe paketiyle iki ana grupta, 9 alt sektördeki yatırımlara, yüzde 40 ile yüzde 70 arasında hibe sağlanacağını ifade eden Pakdemirli,
“Birinci grupta hayvancılık, ikinci grupta işleme ve pazarlama yatırımları olacak. Hayvancılıkta süt, besi ve kanatlı yatırımlarını destekleyeceğiz. Alt sektöre göre değişmekle birlikte, yatırımın 500 bin avroya, yani, 3 milyon liraya kadar olan kısmına destek sağlayacağız. Yeni işletme kurulumuna yüzde 40 hibe, mevcut işletmelerin modernizasyonunda yüzde 50 hibe vereceğiz. Kooperatifler, üretici örgütlerinin ve bunların hakim ortak oldukları tüzel kişiliklerin başvurularında, vereceğimiz hibe oranı yüzde 60 olacak. 250 milyon avronun, 170 milyon avrosunu, yani 1 milyar lirasını hayvancılık yatırımlarının desteklenmesi için kullanacağız. Hayvancılık yatırımlarında son başvuru tarihi 17 Mayıs'tır. Projelerinizi heyecanla bekliyor olacağız."
 
 

Bakan Pakdemirli : Türkiye Samana, Buğday'a Muhtaç Değil

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımsal üretim alanında yaşanan tartışmalara değindi. Pakdemirli, yapısal problemlerin bulunduğunu, düzeltilmesi gereken tarafların olduğunu, ancak Türkiye'nin samana, buğdaya muhtaç olmadığını söyledi.

Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından ilki düzenlenen 'ESİAD SÜR 19 Sürdürülebilir Tarım ve Teknolojiö Konferansı, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin katılımıyla İzmir'de gerçekleştirildi. Konferansa İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve çok sayıda davetli katıldı. Konferansta konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarım konusunun herkesin, muhalefet liderlerinin sürekli eleştirdiği bir konu olduğunu söyledi. Bekir Pakdemirli, "Duruma gerçekten böyle mi bakmak lazım. Algıyı biraz düzeltmemiz lazım. Tarımda kavga edip bir noktaya varamayız. Gerçekleri rakamlarla ortaya koyup, bundan sonra ne yapacağımızı konuşmalıyız. Gerçekler düşündüğünüz kadar kötü değil, ama 25 yıl içerisinde bugün yaptığımız, bizi başarıya ulaştırmaz. Bu zor ev ödevini birlikte yapmamız lazım. Sivil toplum kuruluşlarından, devlet, muhalefet bir olursa, bu zor ödevin altından kalkarız" diye konuştu.

'İTHAL EDİLEN SAMAN 10 BİNDE 4'
Yapısal problemlerin bulunduğunu, düzeltilmesi gereken tarafların olduğunu da söyleyen Bekir Pakdemirli, bunlara rağmen Türkiye'nin samana, buğdaya muhtaç olmadığını söyledi. Pakdemirli, "Türkiye'de iki günde bir muhalefet liderleri 'Türkiye'yi samana muhtaç ettiniz' diyor. İthal edilen saman 10 binde 4. İthal etmenin günah olduğu bir ülkede mi yaşıyoruz? Buğday üst üste Türkiye'de 21.5 milyon ton üretiliyor. 19 milyon ton tüketim var. Her gün ağzımızda tarımı sakızla çiğneyerek başarıya ulaşamayız. Eleştiri olacak, ama yapıcı eleştiri ve rakamlar konuşulmalı" dedi.
Rakamları konuşmak gerektiğini de kaydeden Bakan Bekir Pakdemirli, şunları söyledi:
"Türkiye'de 18 milyar dolar ihracat, 12 milyar ithalat ile tarımda fazla veren bir ülke. Tabii ki bazı kalemleri ithal edeceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın elinde güneşi açma, güneşi kapatma bulutları aralama, yağmurları yağdırma yetkinliği yok. Bazı ürünlerin planlamasında, ki en iyisini yaptığımızı söylemem, ama çalışıyoruz. Bazı ürünlerin planlamasında örneğin ekim gecikmelerinden dolayı Türkiye ithalat da yapabilmelidir."

'GEÇEN YIL AVRUPA'DA PATATESİN TONU 20 EURO'YDU, BU SENE 360 EURO'

Bakanlığın ilk görevinin üreticiyi korumak olduğunu anlatan Bekir Pakdemirli, tüketicinin de yüksek fiyatla ürünleri yememesi gerektiğini belirterek, "Korkarak alacağımız kararlar olmamalı. Eksiklik olabilir, hatalar olabilir, ama emin olun en iyi niyetimizle vatandaşa en iyi şartlarda, en kaliteli ürünleri yemesi için çalışmaları sürdürüyoruz. Bundan sonra başarı istiyorsak, tarım ve orman sektörü algısını yukarı çekmemiz lazım. En başta İzmir Manisa, Afyon, Uşak, Denizli sahip çıkacak. Her zaman konuşan biz olmamalıyız. Konuşan bizler adına STK'lar olmalı. STK'lar 'Durun bakalım, bir hata yapılıyor bu işin doğrusu budur' diyebilmeli. Geçen yıl Avrupa'da patatesin tonu 20 Euro'ydu, bu sene 360 Euro. Orda da yağış, rekolte sorunu yaşanabiliyor, ama hiçbir muhalefet arkasında animasyonlu film çekmiyor" diye konuştu.

KOOPERATİFLERİN ÖNEMİNE DEĞİNDİ'
Tarımın, savunma sanayinden önemli olduğunu, en temel ihtiyacın tarım olduğunu da söyleyen Pakdemirli, "En temel ihtiyaç maddemiz üzerine her gün sakız gibi ağzımıza alıp konuşamayız. Eleştirilmeyecek diye bir bir şey yok, ama eleştiriye hesaplı, kitaplı, doğru veriler üzerinden gitmemiz lazım. Türkiye'de  2050'de 105 milyon nüfus olacak gibi" dedi. Konuşmasında kooperatiflerin önemli olduğuna da dikkat çeken Bekir Pakdemirli, "14 bin 200 kooperatif var. Dünya klasmanına giren bir tane var mı, yok. İlk 10'a, ilk 50'ye, ilk 100'e giren yok. Kooperatifte başarı modellerine alışmamışız. Bir elin parmağını geçmiyor. Kooperatifin görevi, üretici ile tüketiciyi yan yana getirmek" şeklinde konuştu.

'DEVLET SAHAYA İNER Mİ?'

Türkiye'de tanzim satışların gündemde olduğunu anımsatarak konuşmasını sürdüren Bekir Pakdemirli, şöyle konuştu:
"Devlet sahaya iner mi? İnmemesi lazım, ama buradaki görev, kooperatiflerin görevi. Üreticiyle tüketiciyi birleştirecek. Zinciri kısaltarak tüketiciye ulaşılabilir fiyatlar, üreticiye de maksimum fayda sağlayacak fiyatlar olmalı. Bugün en büyük şikayet, tarlada 1 lira, tüketicide 4 lira. Dengeye gitmemiz lazım. Kooperatifler görevlerini doğru yapmıyorlar. Dağınık ekosistem olamamalı. Bunu başarmış ülkeler var. Her ilçe, köyde dört kooperatif var. Vatandaşın elini sıkıyorsun, cebinden başkan kartı çıkarıyor. Gerekirse bir ilçede bir tane tarım hayvancılık kooperatifi olacak. Kooperatifin biri bin para. Yüzde 50 gıda üretimi artırmanın en önemli anahtarlarından biri sulamayı çözmemiz. 2 milyon hektarı sulamaya açmamız lazım. Bunun kabaca maliyeti 100 milyar. 1 hektarı 40 bine sulamaya açıyorsunuz, size getirdiği 8 bin lira. 5 senede sulama yatırımları kendini ödüyor. Bütçe kaynaklarımız tabii ki sınırlı. Bizim de zor ödevimiz, sürdürebilir modellerle yapişletdevret veya farklı modellerle bu işi en hızlı şekilde yapmak istiyoruz."

'TOHUM İŞİ TÜRKİYE'DE KALMALI'

Yerel tohumlar hakkında da konuşan Pakdemirli, tohum işinin Türkiye'de kalmasında fayda olduğunu açıklayarak, 150 bin ton tohum üreten Türkiye'nin, bugün 1 milyon ton tohum üretir halde geldiğini anlattı. Pakdemirli, "Türkiye GDO'suz ülke. Bunun avantajını ihracatta yaşamamız lazım. Türkiye'nin toprak kaynakları sınırlı olduğu için GDO'suz ülke olarak kalmak lazım. GDO ile ilgili teknolojileri de takip ediyor olmamız lazım. Hayvancılıkta, Türkiye'de zaman zaman ithalat yaşadığımız oluyor. Bakanlığın başından beri doğru dürüst ithalat yapmadık. Tedbirler, 3 yıl içinde Türkiye ithalattan bağımsız hale getirebilir. Türkiye bugün 80 milyon nüfus, 5 milyon mülteci, 40 milyon da turist. 80'lerin 40 milyonluk ülkesi değil. Nostaljik 'kendi kendine yeten ülke' deyip de gerçeklere bakmadan yürümemek lazım. Küçükbaş ve büyükbaş ile ilgili; küçükbaşta Türkiye yeterli bir ülke, ama büyükbaşta da yeterli ülke haline gelecek" dedi.

'ÜRÜNDE ŞÜPHE VARSA 174'Ü ARAYIN'

Pakdemirli, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Tarım ürünlerini sadece üretip satmanın, tüketmenin ötesinde, işlenmiş gıdaya çevirip marka yüklememiz lazım. Bir şeylere anlam yüklememiz lazım. Tarımdaki başarımızın işlenmiş gıda sanayinde aynı olmadığını söyleyebilirim. Daha yürüyecek çok yerimiz var. Özel sektörün büyük ve yeni markalar oluşturması büyük sermaye gerekiyor. Bir çatı Türkiye markası oluşturup, altına lokum, incir, zeytinyağı, ürettiğimiz ürünleri koyalım. İyi çerçeve ile hızlı dünyada pazarlamaya gidebiliriz, katma değerini artırırız. Lisanslı depoculuk çok önemli. Tarımın finansal enstrümanlara ulaşması açısından son derece önemli. Bir şekilde finansal enstrümanlara ulaşmamız lazım. Ürünleri denetlemiyoruz gibi bir şey var. Alo 174 hattımız var. Bir hanımefendi bir ürünü açmış, sıcak suya atıp 'renk verdi' diyor sosyal medyada. Kıyma sıcak suya atıldığında renk verir. Üründen şüphelenmek normal ama şüphe varsa 174'ü arayın."

'TARIMSAL ÜRETİM İHTİYACI 13,5 MİLYAR TONA ÇIKACAK'

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri de, yaptığı konuşmada Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO), 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 30 artacağına ve buna paralel olarak tarımsal üretim ihtiyacının 8,4 milyar tondan 13,5 milyar tona çıkacağını öngördüğünü aktardı. Fadıl Sivri, "Oysa tarım, sadece artan ihtiyacı karşılamaya değil, aynı zamanda kısıtlı arazi, azalan su ve enerji kaynakları için artan rekabet ve iklim değişikliğinin yaratacağı etkilerin de üstesinden gelmek durumunda. Zira sadece son 50 yılda, daha fazla gübre ve su kullanımı, tarımsal mekanizasyon, zirai mücadele ilaçları ve yanlış tarım uygulamaları, su kaynaklarının tüketilmesine ve kirletilmesine, toprağın bozulmasına, biyoçeşitliliğin kaybına, bitki ve hayvan hastalıklarının hızlı biçimde yayılmasına yol açabiliyor ve riskler barındırıyor. Üretimi yetebilir seviyelere çıkartmak, tarım ve gıda sistemlerinde önemli değişiklikler yapmadan mümkün görünmüyor" diye konuştu.

KARBON AYAK İZİMİZİ HESAPLAMA ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yaptığı konuşmada Küresel Ayak İzi Ağı tarafından her yıl açıklanan dünya limit aşım günü hesaplamasına göre, insanoğlunun, yerkürenin bir yılda sağlayabileceği kapasiteyi 2018 yılında 1 Ağustos tarihi itibariyle tükettiğini belirterek, "İnsanoğlu, 1 Ağustos'tan 2018 sonuna kadar olan 5 aylık süreçte 2019'un kaynaklarından borç aldı" dedi.
Kestelli, İzmir Ticaret Borsası olarak kendilerinin de birtakım çalışmalar yaptığını açıkladı.
Yapılan konuşmaların ardından, konferans sunumlarla devam etti.
 

Elektrikli Traktör 10 Liralık Şarzla 8 Saat Çalışacak

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, yerli elektrikli traktörle ilgili kısa zamanda büyük bir adım atıldığını belirterek, "Şu anda seri üretime hazır" dedi. Elektrikli traktörün 8 saat tek şarjla çalışacağını anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu:
 "7 ila 10 liralık bir şarjla 8 saat boyunca köylüye, üreticiye, çiftçiye hizmet verecektir. Yaşlı traktörlerden kurtulacağız. Dünyadaki çok büyük traktör firmaları dahil bunu yaptırdığımız firmaya gidiyorlar 'Birlikte üretim yapalım' diyorlar. Dünyada şu anda ticarileşmiş bir elektrikli traktör yok. Çalışmaları çok kısa bir zamanda bitirdik, prototipini ortaya koyduk." Dedi.
 

Bakan'dan Çatı Marka Açıklaması

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yüksek kalite yerli ve milli ürünlerin uluslararası alanda pazarlanması için "çatı marka" oluşturma hedefleri olduğunu belirterek, "Bu markayı yılın ilk yarısını bitirmeden açıklamış oluruz." dedi.
Pakdemirli, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin tarımsal hasılada Avrupa'da birinci olduğunu anlatan Pakdemirli, ancak ülkenin işlenmiş gıdada aynı başarıyı sağlayamadığını kaydetti.
Türkiye menşeli ürünlerin kendi özelliklerinin yanı sıra ambalaj, kalite ve tüketici açısından önemine işaret eden Pakdemirli, "Bizim ürünlerimize mutlaka bir hikaye ekleyip bunu satmayı öğrenmemiz lazım. Diğer taraftan işlenmiş gıdalara da bir anlam yüklememiz gerekiyor. Bakanlık olarak Türk ürünleriyle ilgili uluslararası bir çatı marka kurma hedefimiz var. Yüksek kalite yerli ve milli ürünleri yurt dışında sergileme, bunlar için talep oluşturma ve söz konusu ürünleri yüksek fiyatla satmayı planlıyoruz." diye konuştu.
Özel sektör eliyle marka yaratmanın zorluğuna da değinen Pakdemirli, "Devletin derdi kendi cebine para girsin değil. Özel sektörün cebine para girerse Türkiye'ye para girmiş olacak. Bu markayı, yılın ilk yarısını bitirmeden açıklamış oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, satışa sunulacak ürünlere ilişkin çerçevenin de çatı markayla birlikte açıklanacağını belirterek, "Bu ürünlerin içerisine lokum girecekse lokum, zeytinyağımız girecekse zeytinyağımız, incirimiz girecekse incirimiz girecek. Fındığımız girecekse fındık veya işlenmiş olacaksa o şekilde girecek. Bunlarla ilgili genel çerçeveyi açıklayacağız. Bu genel çerçevede ürünün çok premium bir ürün olması, gıdanın sağlıklı gıda olması çok önemli. İşte bunların hepsi, premium bir şekilde pazarlanacak." ifadelerini kullandı.

"ÇİFTÇİMİZİ YENİ SEZON ÖNCESİ RAHATLATTIK"
Bakanlığın renkli pamuk hamlesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Pakdemirli, Türkiye'nin tarımsal üretimini çeşitlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Bakan Pakdemirli, çiftçilerin borçlarını ortadan kaldırma hedefiyle bu yılın ilk üç ayında yaklaşık 9 milyar liralık tarımsal desteğin öne çekilerek verildiğini hatırlatarak, "Çiftçimizi, üreticimizi yeni sezonda hasattan önce rahatlatma hedefimizi ortaya koymuştuk, bunu da Sayın Cumhurbaşkanımızın desteğiyle gerçekleştirmiş bulunuyoruz." dedi.

"METEOROLOJİ REKOLTE TAHMİNİ DE YAPACAK"
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün polen tahminlerini yayınlama konusundaki çalışmasına değinen Pakdemirli, "Alerjisi olan birçok kesim var. Alerjisi olanlar için evden çıkarken ne yapacağı bile önemli, belki ilacını alacak, belki almayacak. O anlamda da hava, yağış durumu gibi meteorolojik bilgi yanında bir de polen bilgisini veriyor olmamız toplumda son derece memnuniyetle karşılandı." diye konuştu.
Pakdemirli, kurumun birçok sektöre destek sağladığını ve bu hizmetlerin devam edeceğini, fakat tarımın her zaman öncelikleri olacağını söyledi. Bakan Pakdemirli, "Tarım sektörü için hava durumundan çok geleceğe yönelik matematiksel tahmin ve modellemeler ile rekolte ve ürün fiyatları tahminleri konusunda da meteorolojimiz çalışıyor." açıklamasında bulundu.

KATAR İLE TARIMSAL İŞ BİRLİĞİ
İş insanlarıyla Katar'a bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Pakdemirli, iki ülke arasında tarımsal faaliyetlerin ve yatırımların artırılması üzerine görüşmeler gerçekleştirildiğini anlattı.
Bakan Pakdemirli, "Katar biliyorsunuz iki yıl evvel bir ambargo yaşadı. Bu ambargodan büyük bir ders almış gözüküyorlar, üretimlerini de yüzde 400 artırmışlar ama seracılık alanında bizim Türkiye olarak onlara verebileceğimiz Batı'dan çok daha fazla şey var. Bunların da altını çizerek söyledik. Hem seracılık, hem hayvancılık, hem de kanatlı ette yapabileceklerimizi ortaya koyduk." değerlendirmesinde bulundu.
 
 

Türkiye Dünya'yı Doyuran Ülke Olacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Önümüzdeki 20 sene içerisinde Türkiye dünyayı doyuran ülke olacak” dedi. 
Karabük’te Tarım ve Orman Sektörü değerlendirme toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, zor bir ev ödevlerinin olduğunun altını çizerek, “ 20 25 yıl içerisinde üretimimizi yüzde 50 arttıracağız. Türkiye’de yeterince yiyecek ekmek buzdolabı dolu olacak. Bunun başka çaresi yok. Bunu mutlaka yapmamız lazım. Bu savunma sanayisi kadar çok önemli” diye konuştu.
İşçi lokalinde düzenlenen toplantıda konuşan Pakdemirli, Türkiye’nin 1990’lı yıllarda koalisyon prangasının eline düştüğünü belirterek, “ 2000’li yıllarla beraber istikrarlı bir büyüme ve istikrar sayesinde bu iktidar da ciddi hizmetlerde bulundu. Türkiye’nin koalisyon üretmeyen bir sisteme ihtiyacı var. Bundan sonra da buna kavuşmuş olduk. Bununla beraber yeni dönemde millete hizmet etmemiz gerekiyor. Millete hizmet ancak bürokrasiyi azaltmakla olur. Bürokrasiyi azaltmak için bakanlıklarımızın sayısı azaldı. Her bakanlığımız ayrı bir tarafa bir yerlere çekiyordu. Tarım ve orman bakanlığı ayrı idi. Suyu ve toprağı ayrı yönetiyorduk. Suyu ve toprağı ayrı yönettiğimiz zaman bir yere baraj yapıyorduk ama sulaması yoktu. Şimdi toprağı ve suyu birlikte yöneteceğiz. Tarımı ve ormanı birlikte yöneteceğiz. Karabük için orman önemli. Orman alanlarının da tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerde kullanıyor olmamız lazım” dedi.

“Türkiye dünyayı doyuran ülke olacak”

20 yıl içerisinde Türkiye’nin dünyayı doyuran ülke olacağını da kaydeden Pakdemirli, “ Yüzde 50 daha fazla gıdaya ihtiyacımız var. Bugün ne üretiyorsak daha fazlasını üretmemiz lazım. O yüzden bu bilinçle mutlaka daha fazla gıda üretecek şekilde programlamamız lazım. Ormanlık alanlarımızı daha düzgün kullanmamız lazım. Toprağın ve tarımın siyasetinin olmaması lazım ama Türkiye’de bugün toprak ve tarım siyasete en kolay alet edilen konudur. Muhalif kanallarında çoğunda her gün tarımı yerin dibine vuruyorlar. Aslında Türkiye’nin durumu böyle değil. Çok entelektüel dediğimiz eski bakanlık yapmış insanlar bile bana telefon edip sen kafana takma, ‘Türkiye saman ithal etmiş’ diyorlar. Yani bize diyorlar ki, Türkiye’yi samana muhtaç ediyorsunuz. Rakamlara bakıyorum, Türkiye’nin saman ithalatı 150 bin dolar veya 9 bin ton. Türkiye’nin kaba yem ihtiyacı 66 milyon ton. Bu kadar ucuz siyaset ile üstümüze geliyorlar. Tabi ki bulunduğumuz yeri beğenmeyeceğiz. Daha iyiye doğru gitmemiz lazım. Daha iyiye gitmeden önce de bulunduğumuz yerle ilgili fotoğrafını da çekmek lazım. Türkiye tarımsal hasıla da birinci sırada dünyada 7. sıradayız. Toprak kaynağı olarak 17 sırada olmamıza rağmen dünyada biz 7. sırayı yakalamışız. Türkiye kendine şöyle bir hedef koydu, her alanda ilk 10’a girmek. Biz Tarım alanında ilk 10’a hatta ilk 7’ye girmişiz. Küçük baş hayvan varlığında Türkiye Avrupa’da birinci sırada. Süt sığırcılığında Avrupa’da birinci, büyükbaş hayvan varlığında Fransa’dan sonra ikinci sıradayız. Bütün bu rakamlar baktığımızda fevkalade iyi. Tavuk ihracatında 400 milyon dolar, balık ihracatında 1 milyon dolar civarında ihracatımız var. Et noktasında henüz ihracatımız yok. İnşallah 2022 yılı itibari ile et ihracatı yapan ülke haline mutlaka geleceğiz. Su ürünleri üreticiliği noktasında ülkemiz dünyada en hızla büyüyen ilk üç ülke haline gelirken, Avrupa’da yedinci sıradan ikinci sıraya yükseldik. 2017 yılında 276 bin ton, 2018’de 315 bin ton su ürünleri üretimimiz var” diye konuştu.

“Zor bir ev ödevimiz var”

Yerli tohum konusunun Türkiye’de çok konuşulan ve eleştirilen bir konu olduğunu da dile getiren Bakan Pakdemirli, “2002’de 150 bin yerli tohumumuz varken, bugün üretimimiz 1 milyon 50 bine gelmiş. 150 tane üretici varken 850 üreticiye ulaşmışız. Zor bir ev ödevimiz var. 20 25 yıl içerisinde üretimimizi yüzde 50 arttıracağız. Türkiye’de yeterince yiyecek ekmek buzdolabı dolu olacak. Bunun başka çaresi yok. Bunu mutlaka yapmamız lazım. Bu savunma sanayisi kadar çok önemli” ifadesinde bulundu.

Pakdemirli, ayrıca tanzim satış noktalarının ihtiyaç olmadığı takdirde kaldıracaklarını, eğer ihtiyaç süreklilik gerektirirse sürekli hale getirmenin yollarını arayacaklarını belirtti.
Darbe dönemlerini de anımsatan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Millet olarak her şeyi çabuk unutuyoruz. Bizde darbe oluyor ertesi gün hayat normale dönüyor. Başka bir ülkede veya batılı ülkede böyle bir şey olmaz. Bunun iyi tarafları var hayat akıyor, kötü tarafları da var çabuk unutuyoruz. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu istikrarsızlıkla ilgili tehditleri hep birlikte düşünsek AK Parti’nin oy oranı 100’de yüze çıkar. Herkesin gönlünde bir parti olabilir. Bugün itibari ile Türkiye’nin sistematik olarak istikrarsızlaştırıldığı ile ilgili tespiti var. Bu tespitte hem fikiriz. Koalisyonlarda Türkiye paramparça, ülkeye hizmet gitmemiş. Türkiye’de hakikaten zamanla bir yarışımız var. Türkiye olarak biz Osmanlı döneminde endüstri devrimini kaçırmışız. Bizim Avrupa’yı muasır medeniyetleri yakalamamız lazım. Bunu yakalamak için başkaları bir çalışırken bizim iki çalışmamız lazım. Bizim ayağımızın taşa asla takılmaması lazım ve bunun içinde siyasi istikrar lazım. Allah’a şükür koalisyon çıkarmayan bir sistem geldi. 2023’e kadar AK Parti’nin devam etmesi lazım. Ondan sonra kimi beğeniyorsanız verin. Hangi parti gelip size benim projem var, ben daha iyiyim diyorsa oyunuzu ona verin. Bu demokrasi. Ama AK Parti’nin 2023’e kadar devam etmesi lazım. Bu seçimde AK Parti’nin oylarında olacak düşüş, muhalefet şöyle yapacak, ‘Başımızda boza pişirecek.’ Diyecekler ki, 2023’e kadar sen gitme seçime gidelim. Türkiye’nin seçime ihtiyacı yok. 16 yılda iktidarda olduğu halde 13 kez seçime gitmiş. Onun için bu seçimi çok önemsiyoruz. Bu aynı zamanda yerelde AK Parti’yi seçmeniz, aynı zamanda AK Parti’nin tasdiki ve devamı için vatandaşın desteğinin bir göstergesi olacak” diye konuştu. 
 

Ette Tanzim Satışa Gerek Yok

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Tanzim satış yerlerinde kıyma ve kuşbaşının da satılması yönündeki soruları cevaplandıran Pakdemirli, “Ette tanzime gerek yok" dedi.

Buna gerekçe olarak Et ve Süt kurumu'nun (ESK) satış noktalarının mevcut olduğunu ve bu noktaların haricinde üç zincir mağazada ucuz kırmızı et satıldığını dile getiren Pakdemirli, tanzim satış noktalarının et için hem hijyen hem de diğer açıklardan uygun olmadığını kaydetti. Pakdemirli, “Bu nedenle kırmızı ette tanzim satışına şu aşamada gerek yok" dedi.
 
 

Buzağı Destekleri Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kırklareli Üniversitesi'nde düzenlenen 'Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Çiftçinin merakla beklediği destek ödemeleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Pakdemirli, “Dün Sayın Cumhurbaşkanımız da müjdesini verdi, ben de detaylarını vereceğim" dedi.

Ocak ayında 2,3 milyar lira destek ödemelerini yaptıklarını hatırlatan Pakdemirli, "Ocak ayında 2,3 milyar lira, eski parayla 2,3 katrilyon destek ödemelerini yaptık" diye konuştu.
Mart ayında ise ödemelerin devam edeceğini dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti: “Alan bazlı destekler 1 katrilyon 855 milyar 977 milyon, buzağı desteklemeleri ödemeleri 510 milyon, diğer hayvancılık ödemeleri 133 milyon 650 bin, fark ödemeleri 260 milyon, yem bitkileri desteği 120 milyon diğer tarımsal desteklemeler 144 milyon 527 bin. Toplam 3 milyar 24 milyon 154 bin eski parayla 3 katrilyondan daha fazla bir paranın destek ödemesi olarak cebinize giriyor; üretici olarak bu da hayırlı olsun."
 
 

Bakan Pekdemirli'den Bir Çok Konuya Açıklık

Tarım ve Orman  Bakanı Bekir Pakdemirli AHaber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 
Bakan Pakdemirli'nin konuşmasından satır başları şöyle:
Fiyatlar mevsim normallerinde değil. Piyasalarda her gün daha fazla denetim yapıyoruz. Özellikle en güzel denetim vatandaşın denetimidir. Vatandaş bakacak, mevsimi olmayan meyve sebze pahalıysa mevsime göre tüketim yaparsa ürünlerde dengeleme oluşacaktır. Hangi market ucuzsa ürünleri oradan almaya yönelirse fiyatlar dengeye ulaşır. Fahiş fiyat varsa gerekli cezaları kesiyoruz. Sebze meyve gıda artışları düşük olur. Yıl içerisinde birbirini dengeliyor. Enflasyona olan olumsuz katkıları şu an için öyledir, ancak geçen yıl, ondan önceki yıl, ondan önceki yıl da öyleydi.
Gıda Komitesi
Gıda komitesi özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile çok ciddi çalışmaya başladı. 3 bakan anlık kararları alıyoruz. Birbirimize dokunduğumuz noktalarda çok hızlı kararlar alıyoruz. Birçok konuda geç kalmamış oluyoruz. Hal yasası tabii ki yüzde 30-40. Aynı zamanda parekende yasasını da ele almamız lazım.
Küçükbaş ve büyükbaş tüketicinin tercihidir. Büyükbaş hayvan tercih edilmeye başlandı. Eskiden de küçükbaş ihracatı yapan bir ülkeydik ve yapma isteğimiz devam ediyor. Hayvan nüfusunu artıracak proje de hazırlandı. Kaynağı da ilgili bakanlıklar ayarladı. Bu kadar hayvana ihtiyacımız yok ama ihracat yapma düzeyine geldi. 2022 yılında Türkiye küçükbaş hayvan ihracatına başlar.
ET İHRACATI
Ortadoğu’ya ihraç etme çalışmalarımız devam ediyor. 2021’den itibaren bir hayvanın doğması büyümesi gelişmesi 3-4 yıl alıyor. 2002’de 1 yılda 6 kilo et yiyen vatandaşlar bugün 15 kilo et tüketmeye başladı. Balıkta hiç büyümedik. Tavukta 10 kilogramdan 26 kilograma ilerlemişiz. Balıktaki tavuktaki ihracatı düşündüğümüzde ithalat önemli bir rakam değil.
Etle ilgili tüketicinin tercihi varsa eksikleri tamamlamak için planımızı ortaya koyduk ve bu durum 2021 itibariyle sorun olmaktan çıkacaktır. Piyasaları dengelemek için yurt dışı daha ucuz olacaksa tercih etmeliyiz. Burada önemli olan tüketicinin daha ucuza yemesidir, üretici için de karlılığı belli düzeyde tutulacak şekilde yapılması gerekiyor.
HAYVAN HAKLARI 
Hayvanlara yönelik çalışmalarda ölü bir hayvan gördüğümüzde bakıp, bu işin suç mu doğal kaynaklı mı bakalım dedik, o anlamda bir yönümüz oldu. Parasal cezaları misliyle artıracağız. Hayvan sahipleri, hayvanlarına sahip çıkmak zorunda kalacak. Yazlık bölgelerde özellikle görüyoruz.
KENEVİR EKİM HEDEFİ
Kenevir kontrollü yapılması açısından çok faydalı. Yağlı tohumlar arasında, sağlıklı yağlar arasında yer almaktadır. Endüstride kullanıldığı çok alan var. Özellikle yaptığımız ithalat var. Buradan 200-300 milyon dolar para kazanma durumumuz var. İhraç edecek vaziyete gelirsek çok iyi olacak.. Yetiştirilmesi kolay bir bitki. Türkiye'nin her tarafından başvuru ve talepler geliyor. Topluyoruz, değerlendikten sonra ürünün üretilebilecek alanlarında geliştirmeyi düşünüyoruz. Başvuruları topluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla değerlendireceğiz.
BARAJLARDA SON DURUM
Kar stoğumuz var, barajlarımız dolu.
TARIM SİGORTASI
Devletten hemen beklentiye giriliyor. Koşullar uygunsa zararın tamamını alıyorsunuz. Felaket oldu geçen hafta, bu hafta 35 milyon para ödüyor olacağız. Teşekkür ediyorum, yaraların sarılması için gereği yapıldı. Tarım sigortasını yapanlar gece rahat uyuyor diye düşünüyorum.
 
 
 

Bakan Pakdemirli Dünya Gıda ve Tarım Forumu İçin Berlin'de

Bu yıl 11'inci kez düzenlenecek olan Dünya Gıda ve Tarım Forumu, "Tarım Dijitalleşiyor - Geleceğin Tarımına Akıllı Çözümler" temasıyla bugün  Berlin'de başladı.
Foruma, 70 ülkeden tarım bakanları, iş insanları, bilim ve sivil toplum kuruluşlardan temsilciler katılacak. 3 gün boyunca teknolojik gelişmeler ışığında tarım, gıda ve hayvancılık politikaları ele alınacak ve sorunlara çözüm önerileri dile getirilecek. Forumda Türkiye'yi Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli temsil edecek. Bakan Pakdemirli, Tarım Bakanları Konferansı kapsamında gerçekleştirilecek dört oturumdan biri olan "Tarım ve kırsal bölgelerde yapısal değişiklikler" konulu oturuma başkanlık edecek.

Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Julia Klöckner ile bir araya gelmesi planlanan Pakdemirli'nin foruma katılacak ülke ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle de ikili görüşmelerde bulunması planlanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel de foruma ilk defa katılarak 70 ülkeden gelecek tarım bakanlarına "Dijital teknolojilerin tarımın geleceği için önemi" temalı bir konuşma yapacak.
Bu yıl söz konusu forumda düzenlenecek oturumlarda, "Dijital teknolojilerin potansiyeli tarım sektöründe nasıl daha iyi kullanılabilir?", "Çiftçilerin dijital teknolojilere erişimi nasıl daha da geliştirilebilir ve güvence altına alınabilir?, "Dijital bağlılığı artırmak için veri güvenliği ve veri egemenliği nasıl sağlanabilir?, "Dijital dönüşümün bir sonucu olarak tarımda görmek istediğimiz derin yapısal değişiklikler nelerdir ve bu yapısal değişikler politik olarak nasıl desteklenir?" sorularının cevapları aranacak.
 
 

Bakan Müjde Verdi Tarım İlaçlarında İndirim

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, sanayicilerin önümüzdeki dönemde tarım ilaçlarında yüzde 15 indirime gideceğini duyurdu.  Pakdemirli, buzağı destekleme ödemelerinin 11-18 Ocak'ta yapılacağını,  438 bin 284 yetiştiriciye 522 milyon lira ödeneceğini kaydetti.
KÜPE BEDELİ BAKANLIKTAN
Pakdemirli "Küçükbaş ve büyükbaş hayvan küpe bedelini de artık, bakanlık olarak biz karşılayacağız. Buzağı desteklemesinde birinci grupta 263 bin 519 yetiştiricimizin 320 milyon TL'yi yarın saat 18.00 itibariyle ödüyoruz" dedi.
'KENEVİR ÜRETİM ALANLARINI BÜYÜTECEĞİZ'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün açıkladığı kenevir üretim alanlarının artırılması konusuna da değinen Pakdemirli "Kenevir üretim alanlarını büyüteceğiz" diye konuştu.
 
 

Gübreye Ek Yüzde 5 İndirim Geliyor

 Bolu’da muhtarlarla bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 24 Haziran’da yeni bir sisteme geçildiğini hatırlattı.
Türkiye'nin, parlamenter sistemin işlediği yıllarda çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını anlatan Pakdemirli, şunları kaydetti:
"Bugün bizi eleştiriyorlar ama 70'lerde bu millete layık görülen neler vardı. Her şeyin, yani temel ihtiyaç ne varsa hepsinin kuyrukları vardı. Bu kuyrukların yanında da şehir içlerinde terör ve anarşi vardı. Vatandaşlarımız, pırıl pırıl filiz gibi gençlerimiz birbirine düşmüş ve birbirlerini katlediyorlardı. 80'lere geldiğimizde ciddi bir umut filizlendi. Özal'ın gelişiyle bir gelişim rüzgarı almaya başladık. 90'lı yıllarda da yine Türkiye bir taraftan bir tarafa savruldu ve koalisyonlar dönemine tekrar geri dönmüş olduk. Özetle söyleyeceğim şey şu, Türkiye’nin, koalisyonsuz bir yönetim sistemine ihtiyacı vardı. Zamanında da Demirel’in, Özal’ın ve birçok liderin dile getirmiş olduğu başkanlık sistemine geçmiş olduk."
Türkiye'nin 2002 yılından sonra birçok alanda kendisini geliştirdiğini hatırlatan Pakdemirli, o tarihe kadar 6 bin kilometre bölünmüş yol yapılırken sonrasında 26 bin kilometre yol inşa edildiğini dile getirdi.

"Daha çok verimliliği arıyor olmamız lazım"

Pakdemirli, AK Parti hükümetleriyle sağlıkta, eğitimde ve birçok alanda yatırımların hayata geçirildiğine dikkati çekti. Son yıllarda tarım alanında üreticiye verilen desteklerin arttığına işaret eden Pakdemirli, "2002 yılında verilen 1,9 milyar lira destek bugün 16 milyar lira olmuş. Ama 16 milyar lira olan destekle biz yüzde 20 civarında bitkisel üretimimizi birim olarak arttırabilmişiz.
Hayvancılık alanında daha şanslıyız. Yüzde 100'lere varan bir artışımız var. Ama bitkisel üretim tarafında yüzde 20 büyümüşüz. Bundan sonraki 20 yılda gelecek çocuklarımızı, nesillerimizi büyüyebilmek için yüzde 50 büyümemiz lazım. Bu ev ödevini hep beraber STK’larla, ziraat odaları ile ve başta da köylümüzle, çiftçimizle bu ev ödevini yapıyor olmamız lazım. Daha çok verimliliği arıyor olmamız lazım." diye konuştu.

Gübreye yüzde 5 indirim geliyor

Pakdemirli, Türkiye ekonomisinin 2019’da çok daha iyi olacağını dile getirdi. Üreticiyi artan maliyetlerden korumaya çalıştıklarını aktaran Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Gübrede yüzde 15 indirim aldık, üzerine yüzde 5 indirim de bu hafta geliyor. Yem üreticileriyle toplandık ama ne yazık ki orada bir gelişme sağlayamadık.
ama yem üreticilerimizden de çiftçimize destek olarak biraz daha maliyetine katlanıp 2019 yılının daha bereketli geçmesini sağlamalarını istiyorum. Hayvancılık desteği 41 ilde devam ediyor. Burada yüzde 50 hibe desteğimiz olacak. Kırsal kalkınmaya destek için de 50 hayvancılık projesine 37 milyon lira vereceğiz atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım arazisini işleyerek 13 milyar lira gelir artışı sağlayacağız. Destekleri söylediğim gibi 14,5 milyar liradan 2019 yılında 16,1 milyara çıkartıyoruz. Besicilere 80 milyon 80 milyon lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bakanlık olarak 3 farklı alanda üreticilerimize toplam 971 milyon liraya varan bir destek ödemiş olacağız. "
"Türkiye'nin buğday ve saman derdi yok"
Saman ithalatına yönelik eleştiriler olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, sözlerini şöyle tamamladı:
"8-9 bin ton saman ithalatı yapılmış. Türkiye’nin ihtiyacı 66 milyon ton. Yani rakamsal olarak baktığımızda on binde bir. Bu tarz basit şeyler üzerinden siyaset yapmayalım.
Türkiye, 17 milyar dolar ihracatı ve 12 milyar dolar ithalatı ile tarımda net ihracat fazlası veren bir ülkedir. En nihayetinde Hollanda hepimizin çok beğendiği Hollanda’nın 80 milyar dolar tarımsal ithalatı var. Şimdi Hollanda'yı gidip eleştiriyor muyuz. Çünkü aldığını satmasını biliyor. Bir ülkede ithalat da olacak. İhracat da olacak. Biz saman ithal etmiş olabiliriz. Ama bu ihtiyaçtan dolayı değil. Ülkeyi buğdaya muhtaç ettiniz. Bakıyorum rakamlara Türkiye'nin buğday ve saman derdi yok."
 
 
 
 
 
 

Ekilmeyen Tarım Arazisi Kalmayacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, atıl tarım arazilerinin envanterinin tamamlanacağını belirterek, "İşlenmeyen tarım arazimiz kalmayacak. Çeşitli nedenlerle ekilemeyen 2 milyon hektar tarım arazisi, tarımsal üretime kazandırılacak. Böylelikle 13 milyar lira gelir artışı sağlanacak." dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlii, AA muhabirine, bakanlığının 2018 faaliyetleri ile 2019 hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tarım politikalarını yürütürken, çiftçiyi ve üreticiyi korurken, tüketiciyi de kolladıklarını aktaran Pakdemirli, bu politikaları, çiftçilerin yol göstericiliğinde, hep birlikte belirlediklerini söyledi. Pakdemirli, tarımsal desteklerin son 16 yılda yüzde 700 artışla 1,8 milyar liradan 14,5 milyar liraya çıktığına işaret ederek, "Bunun sonucunda, bitkisel üretimimiz yüzde 22 artışla 98 milyon tondan, 120 milyon tona, kırmızı et üretimimiz yüzde 167 artışla 421 bin tondan 1 milyon 126 bin tona yükseldi. Tarımsal ihracatımız 3,7 milyar dolardan 17 milyar dolara ulaştı." diye konuştu.
Pakdemirli, yerli tohumda üretimi 150 bin tondan, 1 milyon tonun üzerine çıkardıklarını vurgulayarak, "Dünya sertifikalı tohum piyasasında 750 milyon dolarla 11. sıradayız. 2002 ve 2017 yılları arasında sertifikalı tohumda, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 31'den yüzde 74'e çıktı. Sertifikalı tohum üretici firma sayımız, 2002'de 152 iken, 2018'de 863 oldu." ifadesini kullandı.
Baraj sayısını 16 yıllık süreçte 276'dan 541'e, hidro elektrik santrali (HES) sayısını 105'ten 534'e, içme suyu tesis sayısını 31'den 236'ya çıkardıklarını dile getiren Pakdemirli, şu anda 6,5 milyon hektar alanın sulandığını ve buna 2 milyon hektarlık alanı daha ekleyeceklerini anlattı. Pakdemirli, bunun sonucunda tarıma ekstra yıllık 15 milyar lira gelir artışı sağlanmış olacaklarını söyledi.
Pakdemirli, buğday ve arpada destekleme primini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını, buğday ve arpa gübre desteğini 4 liradan 8 liraya yükselttiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:
"Çiftçimizin ve üreticimizin tüm sorunlarını yakından takip ediyoruz. Kendileriyle sık sık bir araya geliyoruz. Tarım sektörü ister istemez ekonomik hareketlilikten etkilenen bir sektör. Ekonomik hareketlilik tarımı, diğer sektörlere göre daha fazla etkiliyor. Çünkü tarım, dünya emtia fiyatlarına duyarlı bir sektör. Zaman zaman döviz kurundaki dalgalanmalara ve artışlara karşı, çiftçimizi korumak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi.
Başta kooperatifler olmak üzere çiftçi kuruluşlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayacak, tarımın finansmanını ve pazara giriş imkanlarını reforme edeceklerine işaret eden Pakdemirli, şunları söyledi:
"Türkiye'de 14 bin 200 birlik ve kooperatif var. Kooperatiflerin ve birliklerin yapısını tekrar ele almada fayda görüyoruz. Bu konularla ilgili önümüzdeki günlerde birden fazla çalıştay yapacağız. Kooperatiflerimiz üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görmeli. Bu süreçte, kooperatif ve birliklerimiz, tarımın finansmanına ve pazara gidiş noktalarında etkin rol alacak."
Pakdemirli, toprak kaynaklarının envanterini tamamlayacaklarını da vurgularken, "Bugüne kadar toplam 6,1 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmalarını tamamladık. 2018 sonu itibarıyla 496 bin hektar alanda daha toplulaştırma çalışmasını tamamlayacağız. 2023'e kadar 8,5 milyon hektar alandan toplulaştırma çalışmalarını tamamlamış olacağız. Atıl tarım arazilerinin envanter tamamlama çalışmalarını başlatıyoruz. Böylelikle işlenmeyen tarım arazimiz kalmayacak. Altyapı reformları ve hukuki reformlar hayata geçecek. Çeşitli nedenlerle ekilemeyen 2 milyon hektar tarım arazisi, tarımsal üretime kazandırılacak. Böylelikle 13 milyar lira gelir artışı sağlanacak." ifadesini kullandı.
Yer Altı Barajları Eylem Planı'nı da yakında duyuracaklarını ve bu çalışmayla, su kapasitesinin etkin kullanılmasının sağlanacağını belirten Pakdemirli, "Yapılacak yer altı barajları ile buharlaşmanın önüne geçmemiz mümkün. Ayrıca bu işe fazla para harcamadan ufak yer altı bentleriyle önemli miktarda suyu tutabiliyorsunuz. Hatta kendi cazibesiyle de bunu ovalara vermemiz söz konusu. Böylelikle barajlarla ilgili yaşanan istimlak, yeniden yerleşim ve ÇED gibi problemler de yer altı barajlarına yapılacak yatırımlarla ortadan kalkacak." dedi.
 
 
 
 

Zirai Meteorolojik Gelişmeler Çiftçiye SMS Yolu İle Bildirilecek

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar zirai meteorolojik gelişmelerin SMS uygulamasıyla üreticilere bildirilmesi ve birlik üyelerine meteorolojik eğitim verilmesine ilişkin işbirliği protokolünü imzaladı.
Bu kapsamda zirai meteorolojik gelişmeler çiftçilere önceden SMS yoluyla bildirilecek.
 
 

2019 da Tarım ve Hayvancılıkta Reform Hayata Geçecek

Hükümet önümüzdeki yıl tarım ve hayvancılık reformunu hayata geçiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı milli tarım ve yerli üretimi desteklemek için tarımsal reforma 17 milyar liraya yakın bütçe ayırdı.
Çiftçi, ormancı, balıkçı, seracı kısaca tarım ve hayvancılık alanında üretim yapan herkese teşvik verilecek.

ÜRETENİN GÜVENCESİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2019'un tarımsal ve hayvancılık noktasında milli etiketle verimli üretimlerin yapıldığı, çiftçinin sorunlardan ziyade üretmeye odaklandığı bir yıl olacağını söyledi.
Bakan Pakdemirli, "Tarım ve hayvancılık kapsamında üretimi sil baştan ele alıyoruz. Tarım ve üretim desteğine yüzde 48 oranında toplam 16 milyar 700 milyon TL ayırdık. Yapacağımız reformlarla tarım ve hayvancılıktaki ithalatı bitireceğiz" dedi.
Bakan Pakdemirli, 2019'da hayata geçirilecek reformlar için özetle şunları söyledi:

- Bu yıl tarımsal desteğe yaptığımız maddi yardımı yüzde 10 artırdık. Önümüzdeki yıl adeta çiftçinin, tarım üreticisinin yılı olacak. Nakdi yardımlara ek olarak 2019'da 16 milyar TL tarımsal destek sağlayacağız. Ayrıca genç çiftçilere 503 milyon TL hibe, 53 tarımsal AR-Ge projesine toplam 40 milyon TL destek verilecek.
- Çiftçilik muhasebe veri ağı çalışmaları kapsamındaki destekler artırılacak ve 6 bin işletme daha destekleme kapsamına girecek.

- Erkek sığırları mevzuata uygun kesimhanelerde kesen yetiştiricilere 200 başa kadar hayvan başına 250 TL'ye kadar destekleme yapılacak.

- Orman köylüsüne üretim gideri olarak 1,9 milyarlık ödeme yapılacak.
ARAZİ BAŞVURULARI İÇİN  SON GÜN

Üreticiye her kapıyı açmak için harekete geçen hükümetin 'Hazine'ye ait tarım arazilerinin çiftçilere kiralanması' projesine başvuru sayısı 100 bini aştı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 100 günlük eylem planında da yer alan düzenlemeden faydalanmak için en fazla başvuru yapılan iller sırasıyla Adana, Hatay ve İzmir oldu. Hazine arazilerini ekip biçen çiftçilerin yüzünü güldüren düzenlemeye bugüne kadar Adana'dan 10 bin 5, Hatay'dan 7 bin 309, İzmir'den 4 bin 920 vatandaş başvurdu.

BALIKÇILAR 12 MİLYON ALACAK

Kıyı balıkçılığının artırılması için 2019'da 10-12 metre aralığındaki gemiler de destek kapsamına alınıyor.
Böylece kıyı balıkçılarına toplam 12 milyon TL destek verilecek

İŞTE ET İTHALATINI BİTİRECEK ADIMLAR

Bakan Pakdemirli, "Damızlık değer tespiti, soy kütüğü, süt kalitesinin desteklenmesi, mobil suni tohumlama sperma tahsis projesi ile 3 yılda kırmızı et ithalatını bitireceğiz. Hayvan yetiştiricilerine düşük faizli kredi vereceğiz. Koyun yetiştiricilerine destek olacağız" dedi
 

TMO Bugün İtibari İle Mısır Alımını 950 den Gerçekleştirecek

TMO bugünden itibaren mısırı 950 TL'ye almaya başlıyor. Elazığ'da üzüm festivaline katılan Tarım ve Orman Bakan Bekir Pakdemirli, mısır üreticilerine yönelik yaptığı açıklamanın ardından  mısırda 950TL alımlar bugün gerçekleşecek. Pakdemirli,  Üzüm festivalinde şunları kaydetti:
 
"Toprak Mahsulleri Ofisi'miz (TMO) mısır piyasalarını yakından takip etmekte ve piyasaların seyrine göre uygulamaya konulacak politikaları şekillendirmektedir.
Mısır fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyatlardaki dalgalanma nedeniyle çiftçilerimizin olumsuz etkilenmemesi için;
Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğümüz, 15 Ekim 2018 Pazartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere 'Mısır Alımlarına' başlayacaktır:
2017 yılında ton başına 760 TL olarak açıklanan mısır alım fiyatı; 2018 yılında %25 artışla ton başına 950 TL olarak belirlenmiştir.
Üreticilerimiz, Çifti Kayıt Sisteminde kayıtlı olan tüm ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi'ne satabileceklerdir. Ürün bedelleri 10 gün içerisinde üreticimizin hesaplarına aktarılacaktır.
TMO tarafından yapılacak olan 2018 yılı mısır alımlarının ülkemize ve mısır üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum"
 
 

Enflasyonla Mücadele'de Bir çok Ürüne indirim

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekün Mücadele programında yaptığı değerlendirmede gübre ve yem başta olmak üzere hangi ürünlerde yüzde 10 indirim yapılacağını açıkladı. Pakdemirli, şunları söyledi.
ÇAYKUR’dan zam yok
Yaptıklarımızın üzerine neler yapabiliriz dedik. Serbest piyasa ekonomisi tabii ki işleyecek. Gıda arz güvenliğini de mutlaka sağlayacağız. Örneğin kıyma 29, kuşbaşı 31 TL'den satılıyor. Ucuz fiyattan alınıyordu, alınmaya devam edecek. Ucuz et projesi devam edecek. Çaykur bundan sonra da zam yapmayacak. Zincir marketlerde 50 üründe 2 ay yüzde 10 indirim yapacak.
ET VE SÜT KURUMU YÜZDE 10 İNDİRİM YAPACAK
Et ve Süt Kurumu 10 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Atatürk Orman Çiftliği 14 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Gübrede yüzde 15 indirim yapıldı. Bugünden başlamak üzere sıvı ve toz gübrelerde 35 çeşit üründe Gübretaş yüzde 10 indirim yapacak.
Tarım Kredi, karma hayvan yemlerinde ortaklarına yüzde 10 indirim uygulayacak. Yem sanayicileri Birliği de aynı yönde karar aldı.
Tarım Kredi Şirketi Bereket Sigorta Tarım Kredi ortaklarının tüm sigortalarında yüzde 10 indirim uygulayacak.
50 ÜRÜNDE İKİ AY BOYUNCA YÜZDE 10 İNDİRİM
Toprak Mahsulleri Ofisi pirinci yüzde 20-40 indirimle arasında satmaya devam edecek. Carrefour, BİM, Şok, Migros ve Metro 50 üründe iki ay süreyle yüzde 10 indirim yaptığını açıkladı.
 
 

Geleceğin En Parlak Sektörü Tarım

Turhal Şeker Fabrikası’nda pancar alım kampanyasını başlatan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, şekerin milli ve stratejik bir ürün olduğunu, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamının yurt içinde üretildiğini söyledi. Pakdemirli, “Geleceğin en parlak sektörü tarım olacak” mesajını verdi.
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, özelleştirme ihalesinde Kayseri Şeker tarafından satın alınan Turhal Şeker Fabrikası’nda 85. pancar alım kampanyası töreninde konuştu.
 
“Dünyayı doyuran ülke, lider ülke olacak”
“Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak” diyen Pakdemirli, “Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor. Daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçimiz, bugün en son teknolojiyi kullanıyor ve kazancına kazanç katıyor. Artık tarlasında otonom traktör, drone ve sensör kullanan çiftçimiz var. Bu durum bizler için gurur verici” dedi.
“Çiftçinin yüküne ortak oluyoruz”
Çiftçilere geçen günlerde müjde verdiklerini de ifade eden Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gübre fiyatlarını yaklaşık olarak yüzde 15 oranında düşürdük. Buğday ve arpa desteği yüzde 100 arttı. Artık dünya fiyatları üzerinden alacağız. Çiftçimizin yüküne ortak oluyor, onu hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz. Zoru hemen yapıyoruz, imkansız sadece biraz zaman alabiliyor.
Şekerin Türkiye için milli ve stratejik bir ürün olduğunu dile getiren Pakdemirli “Bu konuda yapılan spekülatif haberler gerçeği yansıtmıyor. Özellikle altını çiziyorum, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı yurt içinde üretiliyor. Ülke olarak şeker üretiminde çok önemli mesafe kaydettik. Hatta Suriye ve Irak’a şeker ihraç ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Tokat Niksar’da, bir çiftçi ailesinin çocuğu olan bir dostunun kendisine anlattığı anıyı da konuşmasında aktaran Bekir Pakdemirli, şunları söyledi:
“Bir paket küçük çay ve 1 kilo şekerle eve geldiğimde, beş kız kardeşimin tamamı, ‘Zengin olduk’ diye evden çıkıp, bağırarak beni karşıladılar. İlçe merkezinde, beş gün çıraklık yapıp kazandığım paranın tamamıyla, bu iki şeyi alabilmiştim.’
Değerli dostlar, bu ülke 1970’lerde böyle bir manzarayla karşı karşıyaydı. Şeker kuyruklarını hala dün gibi hatırlıyoruz. Bakınız, nereden nereye gelmişiz? 2002 yılında 16,5 milyon ton olan pancar üretimimiz, 2017 yılında yüzde 28 artış ile 21 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Aynı dönemde uyguladığımız başarılı politikalar ile birim alandan elde edilen pancar verimi, yüzde 50 oranında artmış. 2018 yılında şeker kotaları Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenmişti. Bu dönemde, nişasta bazlı şeker kotaları, yarı yarıya azaltılmıştı. Daha önce toplam şeker içerisinde yüzde 10 olarak uygulanan nişasta bazlı şeker kotası, yüzde 5’e çekilmiş ve oluşan kota farkı, pancara tahsis edilmişti. 2018/2019 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları, 2 milyon 700 bin ton olarak belirlenmiştir. Bu miktarın 2 milyon 565 bin tonu pancar şekerine tahsis edilmiştir. Böylece halkımızın tükettiği şekerin tamamı yerli üretimle ve bu üretimin yüzde 95’i de pancar şekeri ile karşılanmaktadır. Şeker sektörünün sevk ve idaresi bakanlığımızdadır.” Dedi.
 
 
 

Tarım Kart'la Gübre, Mazot ve Yem Alınacak

550 bin çiftçi Tarım Kart ile tarlasından ayrılmadan, ilçeye gitmeden işlerini halledecek. Gübre, mazot ve yem bu kartla alınacak. Tarımsal desteklerin de bu kartla verilmesi planlanıyor.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve PTT A.Ş. arasında Ortak Kart projesi için iş birliği protokolü PTT Pul Müzesi'nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, PTT AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Genel Müdür Kenan Bozgeyik ile bakanlık ve kurum yöneticileri katıldı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarım Kart ile çiftçimiz hızlı, güvenli ve kaliteli hizmet alacak, istediği zaman evinden, tarlasından ayrılmadan, ilçeye gitmeden işini yapabilecek” dedi. 
Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ile birlikte PTT ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) arasında Tarım Kart için iş birliği yapılması amacıyla düzenlenen törene katıldı.
Dünya nüfusunun 2050’de 9.1 milyar, şehirleşmenin ise yüzde 70 olacağını ifade eden Pakdemirli, “Köyden kente göç hızlanıyor. Gıda üretimini yüzde 50 artırmamız lazım. Bu, teknolojisiz, datasız, bilgisiz asla olamaz” diye konuştu.
 
 

Döviz Baskısına Karşın İhracatı Artırmalıyız

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından Aydın’da organize edilen Ege Bölge toplantısına katıldı. Çiftçinin yaşadığı ecrimisil sorununun çözümüne yönelik verdiği katkıdan ötürü Bakan Pakdemirli’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ecrimisil meselesinin çözülmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bakanımız, akşam bunun kaynağının da bulunduğu müjdesini verdi. Uzun süredir takip ettiğimiz bir konuydu. Üreticilerimiz üretim yapmalarına rağmen ÇKS’ye kayıt yaptıramadıkları için prim desteklerinden yararlanamıyorlardı. Mazot gübre desteğinden yararlanamıyorlar ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürün veremiyorlardı. Ziraat Bankası ve diğer bankalardan kredi kullanamıyorlardı. Bunlar büyük işletmeler değil, küçük çiftçilerimizdi. En son Binali Bey’e durumu iletmiştik. Başbakanımızın da talimatıyla bu sorun çözüldü” dedi.
“DAHA ÇOK ÜRETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK"

Döviz kurundaki dalgalanma nedeniyle ürün ithal etmenin zorlaştığına işaret eden Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: 
“Dünyanın istediğim noktasından ucuz maliyete istediğim ürünü bulurum deme şansımız kalmadı. Buğdayın ithal maliyeti 88 kuruştan 1 lira 36 kuruşa, mısırın maliyeti 86 kuruştan 1 lira 33 kuruşa, ayçiçeğinin maliyeti 2 liradan 3 lira 8 kuruşa, pamuğun maliyeti 7 liradan 13 lira civarına yükseldi. İthal maliyetinin artması, içerisindeki çiftçimizin hareketlenmesi gibi bir avantaj sağlayabilir. Bu durum girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satma şansı bulacak olan üreticilerimizi rahatlatacak ama asıl mesele artık biz daha çok üretmek zorundayız. Üretime odaklanmak zorundayız. İthalat şansımız kalmadığına göre o zaman çiftçimizi tarlada tutacağız. Çiftçimizi daha fazla destekleyeceğiz. Bakanımız da çiftçimizi desteklemek için kaynak arayışı içerisinde. Çünkü, bu coğrafyadaki komşularımızın başına gelenler bizim başımıza gelse bizi mülteci olarak kabul edebilecek bir ülke yok. Bizi besleyebilecek bir toprak yok, besleyecek bir çiftçi yok. O halde bu ülkede yaşayan insanlar olarak birbirimizin ve bu toprakların kıymetini çok iyi bilmek zorundayız.”
“ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİNE GÖZ DİKTİRMEYECEĞİZ"

Tarım Bakanlığı olarak üreticiyi güldürmek ve bunun yanında tüketiciyi de enflasyona ezdirmemek gibi iki önemli misyonları olduğuna işaret eden Bakan Pakdermirli ise, “Aşırı bir enflasyon olmaması lazım. İki tarafı da dengeli bir şekilde götürmeye çalışacağız. 114 bin tane birlik ve kooperatif bu ülkeye ağır geliyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bir hesap yaptım; 114 bin tane birlik ve kooperatife eğer randevu verirsem 5 senelik görev süremin 2,5 yılı bu arkadaşları dinlemekle geçiyor. Ziraat odalarının öncülüğünde bir çalışma yapıp, bu yapıyı sağlıklı bir hale getirmeliyiz. Kim bu konuda ehil ise benim bildiğim Kanada, Fransa ve Hollanda gibi örnekler var. Kooperatifler değerli, kooperatifçilikten asla vazgeçemeyiz ama bu yapıyı sağlıklı bir yapıya dönüştürmemiz gerekiyor. Ziraat odalarını bir tarafa koyuyorum ama oda ve birliklerde çiftçi üzerinde tahakküm kurmaya çalışanlar oluyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bunlara asla müsaade etmeyeceğim. Çiftçinin gelirine göz diken, gelip siyaset yapan oda ve birliklerle bundan sonra işimiz olmayacak. Herkesin sandıkta bir görüşü olabilir ama oda, birlik ve kooperatiflerin işi siyaset değil. Sandıkta isteyen istediği oyu kullanır ancak önemli olan köylümüze ve çiftçimize hizmet etmek, onun gelirine göz dikmemektir. Buna da biz müsaade etmeyeceğiz” dedi.
“TARIMSAL İHRACATIMIZI ARTIRMALIYIZ"

Yerel ve ulusal piyasaları yakından takip ettiklerini kaydeden Bakan Pakdemirli, konuşmasını şöyle tamamladı: 
“Uluslararası piyasalarda ve diğer taraflarda birçok emtiayı çok sıkı bir şekilde takibe başladık. Bu maliyetlerin düşürülmesi için ne gerekiyorsa, devletin elindeki tüm enstrümanları ve gümrük indirimi gibi vesaire tüm olanakları çiftçinin lehine olacak şekilde planlıyoruz, programlıyoruz. Tabi ki kurlardaki dalgalanmaları da oturmasını beklememiz gerekiyor. Döviz üzerindeki baskıya karşı tarım ürünleri ihracatımızın artırılması için planlamalarımızı yapmamız lazım.”
Bakan Pakdemirli, basına kapalı olarak devam eden 6 ilden 87 oda başkanının katıldığı toplantıda bölgedeki tarımsal faaliyetler ve yaşanılan sorunlar hakkında bilgi aldı. Toplantıya Vali Yavuz Selim Köşger, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Rıza Posacı ve Bekir Kuvvet Erim, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen ve bakanlık bürokratları da katıldı.
 
 

Sudan'dan 780 bin Hektar Tarım Arazisi

Doğu Afrika ülkesi Sudan, 780 bin 500 hektarlık tarım arazisini Türkiye’nin kullanımına bırakıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 9-11 Eylül tarihlerinde Hartum’u ziyaret ederek Türkiye adına ikili anlaşmalara imza attı.
Bu kapsamda Türkiye, devlet ve özel sektör eliyle Sudan’da ticaret, enerji, bankacılık ve tarım alanlarında yatırımlar yapacak.
PAMUK, SOYA, MISIR, SUSAM, AYÇİÇEĞİ
Euronews’ten Gonca Yağcı’nın haberine göre, Sudan’da kiralanan tarım arazilerinde, iklimsel nedenlerle Türkiye’de üretilemediği veya üretiminin yetersiz kaldığının iddia edildiği tarımsal ürünler yetiştirilecek. Örneğin bu yıl 210 bin dekar alanda pamuk ve soya üretimi yapılması planlanıyor. Toplam 780 bin 500 hektar, Türkiyeli girişimcilerin yatırımına açılacak. Bu topraklarda aşamalı olarak ananas, mango, avokado ve kanola gibi tropikal meyve sebzelerin yanı sıra Türkiye’de üretim açığı olan ayçiçeği, mısır, pamuk, susam, şeker kamışı ve yonca ekilecek.
TARIM ÜRÜNLERİNDE İTHALAT ARTIYOR
Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’e göre, 2016-2017 sezonunda Türkiye’de 2 bin 100 ton kütlü pamuk üretimi yapıldı. Ayçiçeği üretimi ise yılda ortalama 1 ila 1.5 milyon ton.
Yine Türkiye’nin ithal ettiği tarım ürünlerinde mısır önemli bir kalem. Ziraat Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre, 2018’in Ocak ayında mısır ithalatı bir önceki yıla kıyasla 8 buçuk kat artarak 404 bin tona yükseldi.
ATALIK: GIDA EGEMENLİĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR
Euronews’e konuşan Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Türkiye’nin Sudan’da arazi kiralayarak tarım üretimi yapmasının gelecek neslimizin gıda egemenliğini riske atmak anlamına geldiğine dikkat çekiyor.
Atalık’a göre, “Türkiye’nin bilgi ve teknolojisi ile Sudan halkına destek çıkacak olması takdir edilecek bir durum; ancak Türkiye tarım arazileri ve üretimini hızla kaybederken bir başka ülkede kiralanacak arazilerden ihtiyacımızı karşılamayı hedeflemesi gelecek nesillerin gıda egemenliğini riske atar”.
 
 

IPARD'dan 245 Milyon Hibe Destek


 Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) IPARD programı kapsamında bir kısmı ulusal fonlardan oluşan Avrupa Birliği kırsal kalkınma hibelerini 2011 yılından itibaren yatırımcılara kullandırılmakta. 
2016 yılında başlayan IPARD-II Programı kapsamında 21 Aralık 2017 tarihinde çıkılan 3. Çağrı kapsamında alınan projelerden ilk etapta değerIendirmeleri tamamlanan 1.274 adedi Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonu tarafından onaylandı., Hibe sözleşmelerinin imzalanma süreci ise başladı. 
IPARD-II kapsamında toplam 245 Milyon TL hibe verilecek bu projeler IPARD-II 302-Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri kapsamındaki sektörleri içermekte.
TKDK tarafından IPARD-II 3. Çağrı kapsamında değerlendirmeleri tamamlanan uygun projelerin hızlı bir şekilde Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonuna sunulması ve hibe sözleşmelerinin imzalanması için çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmekte.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun sitesinden yapılan duyuruda sitesinden “IPARD-II Programı kapsamında; kırsalda yatırımlarının artması, tarım ve hayvancılığımızın gelişmesi ve istihdamın güçlendirilmesi için projeleri desteklemeye ve ülkemizin büyümesine katkı sunmaya devam edecektir.”denildi.

 

Zambiya ile Ormanda İş Birliği

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Zambiya Toprak ve Doğal Kaynaklar Bakanı Jean Kapata ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti.
Bakanlık'ta yapılan heyetler arası görüşmede Bakan Pakdemirli,  Türkiye'nin her zaman dost ülke Zambiya'nın yönetimi ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu ifade etti. Görüşmede Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu'nun 2016'da ülkemizi ziyareti ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yıl Zambiya'ya gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandırdığına dikkat çekildi.
Bakan Pakdemirli, iki ülke arasındaki ormancılık işbirliği anlaşmasının hayata geçmesiyle özellikle orman yangınlarıyla mücadele, sürdürülebilir odun üretimi, kurak alan ağaçlandırma faaliyetleri, orman yönetim planları, fidanlık tesisi, ormanların korunması ve odun dışı orman ürünleri alanında da Türkiye'nin bilgi ve tecrübesinin Zambiyalı yetkililere aktarılma imkânı doğduğunu belirtti.

"Türkiye Tecrübesini Paylaşacak"

Pakdemirli, tarımsal kullanım, plansız kesimler ve iklim değişikliği sebebiyle her geçen gün daha fazla ormansızlaşmaya maruz kalan Zambiya'da ormanların korunması, geliştirilmesi ve Türkiye ile orman ürünleri ticaretinin artırılması için ormancılık, çölleşme, erozyonla mücadele ve tarımsal işbirliği konularında uzman bir heyetin en yakın zamanda Zambiya'ya gönderileceğini açıkladı. Öte yandan Zambiyalı orman muhafız mamurlarının eğitimi ve Türkiye'deki balık çiftliklerinin yerinde görülmesi maksadıyla Zambiyalı uzmanlar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın konuğu olarak Türkiye'ye davet edilecek.
İkili görüşmelerde tarımsal üretim ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek ortak işbirliği alanlarının kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi için ortak komite kurulmasına karar verildi.
 
 
 
 

Afet çiftçisine borç Erteleme

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ordu da meydana gelen afetler ile ilgili olarak yazıla bir açıklama yaparak “Meydana gelen afetler, tarım sigortaları kapsamındadır. TARSİM ekipleri, sigortalılar için sahada tespit çalışması yapacaklardır. Tespit edilecek sigorta kapsamındaki hasarlar, en kısa sürede tazmin edilecektir. Tarımsal ürünlerde, tarım sigortası kapsamına girmeyen nedenlerden dolayı meydana gelen kayıplar, “2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Kanun” kapsamında İl ve İlçe Hasar Tespit Komisyonlarınca değerlendirilecektir.
Afetlerden etkilenen çiftçilerimizin düşük faizli zirai kredi borçları, il ve ilçe müdürlüklerimize müracaatları halinde 2018/10983 sayılı Kararname kapsamında ertelenecektir.” Denildi. Balan Pakdemirli yazılı açıklamasında şunları söyledi.
 
“Ordu’nun Fatsa, Ünye, Çaybaşı, Perşembe ve İkizce ilçelerinde dün itibariyle meydana gelen sel, su baskını ve fırtına afetleri neticesinde bazı bölgelerdeki tarım alanlarında etkilenmeler meydana gelmiştir.
Çaybaşı ilçesinde bir üreticimize ait tavuk işletmesinde civcivlerin telef olduğu ve kümeste de maddi hasar meydana geldiği tespit edilmiştir.
Selin etkili olduğu alanlarda bazı üreticilerimize ait harman yerinde bekletilen fındıklar ile dallardan dökülen fındıklar sel sularıyla taşınmıştır.
Birkaç üreticimize ait sebze seralarında da küçük çaplı etkilenmeler görülmüştür.
Bakanlığımıza bağlı il ve ilçe müdürlüklerimizdeki görevli teknik personelimiz, bölgede ön hasar tespit çalışmalarını yürütmektedirler.
Meydana gelen afetler, tarım sigortaları kapsamındadır. TARSİM ekipleri, sigortalılar için sahada tespit çalışması yapacaklardır. Tespit edilecek sigorta kapsamındaki hasarlar, en kısa sürede tazmin edilecektir. Tarımsal ürünlerde, tarım sigortası kapsamına girmeyen nedenlerden dolayı meydana gelen kayıplar, “2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Kanun” kapsamında İl ve İlçe Hasar Tespit Komisyonlarınca değerlendirilecektir.
Afetlerden etkilenen çiftçilerimizin düşük faizli zirai kredi borçları, il ve ilçe müdürlüklerimize müracaatları halinde 2018/10983 sayılı Kararname kapsamında ertelenecektir.
Bölgedeki gelişmeler Hükümetimiz ve Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir. Bakan Yardımcımız, Valimiz, İl Müdürümüz ve bütün teşkilat mensuplarımız olay mahallinde gerekli incelemelerde bulunmaktadırlar. Yaraların sarılması için gereken her şey yapılacaktır.
Bu afetlerde can kaybı olmaması tek tesellimizdir. Bu vesileyle afetten etkilenen bütün üretici kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu belirtiyor kendilerine geçmiş olsun diyorum.”dedi.
 
 
 

Devlet Arazilerine ‘de Tarım İzni Geliyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, devlet arazileri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Devletin, ‘Münbit topraklarının kiraya açılacağını söyleyen Pakdemirli, şunları kaydetti: “Devletin çok münbit toprakları var. Bunları ilerleyen dönemde kiralamaya açmak istiyoruz. Burada işte kooperatifleşmenin önemi ortaya çıkıyor. Tek kişinin, 3-5 kişinin yetmeyeceği güçlerde bu kiralamaları yapıp çok büyük arazilerde, ölçek ekonomisine uygun tarımı, hayvancılığı yapma imkânımız olacak. Güzel bir kira kontratı yapacağız. İyi kontratların üzerinde bunların halkımızla buluşmasını sağlayacağız. Hem üreticilerimize bir kazanç kapısı imkânı olacak hem de tüketici yerli ürünlerden dolayı gıda enflasyonundan bir nebze daha kurtulmuş olacak”

Görevi boyunca üretici ve tüketiciyle semt pazarlarında da buluşacağını, sorunlara ortak çözüm yollarını bulacağını vurgulayan Pakdemirli, “Beni pazarda da görecekler” dedi.
“Gıda enflasyonunu yapısal reform ve günlük taktiksel hareketlerle önlemek mümkün” diyen Bakan Bekir Pakdemirli, “Stokçuluğu hassasiyetle takip edeceğiz. Çiftçimize yıl boyu daha kaliteli saklama getirirsek ürün fiyatıyla ilgili spekülasyonlardan uzak bir ortam yaratmış oluruz” dedi.