Prof.Dr. Oyan : Çiftçi Zamların Sorumlusu Değil, Mağduru!| Anadolu İzlenimler

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Prof.Dr. Oyan : Çiftçi Zamların Sorumlusu Değil, Mağduru!

Eski Tariş Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuz Oyan, gıda ürünlerinde sebze ve meyvede yaşanan fiyat artışlarının dışa bağımlılıktan kaynaklandığını bildirdi. Oyan çiftçilerin zamların sorumlusu değil mağduru olduğunu söyledi.
Son dönemde temel gıda ürünleri ile sebze ve meyvede fiyatlar önemli ölçüde yükseldi. Hükümet temel gıda maddeleri ile sebze ve meyve fiyatlarındaki artışlardan toptancıları ve aracıları sorumlu tutarken, üreticiler ise tarım üretiminde dışa bağımlılığı öne çıkarıyorlar. Eski TARİŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuz Oyan Aydınlık’a yaptığı açıklamada, geçmişte IMF ve Dünya Bankası’yla yapılan anlaşmalara dikkat çekti.
Dünya Bankası ve IMF’nin tarıma desteği engelleyerek Türk tarımının çökertilmesi ve dışa bağımlı olmasının yolunu açtıklarını kaydeden Oyan şunları söyledi:
“Geçmişte Dünya Bankası ve IMF’nin dayattığı politikalar AKP tarafından sadık bir şekilde uygulanarak tarımda destekler azaltıldı. Tarım kanununun öngördüğü milli gelirin yüzde biri destek bile verilmiyor. Önümüzdeki yılın bütçesine bakarsak bu oran yüzde 38’lerde. Yasal zorunluluk olan miktarın yarısı bile değil. Buna bir de ithal girdilerin zamları eklenirse çiftçinin yapacak bir şeyi kalmıyor. İktidar kendi hatalarını çiftçinin, toptancının üzerine atarak sıyrılmaya çalışıyor. Çiftçiler zamların sorumlusu değil, mağdurudur.
Hükümet’in 2019 bütçesinden 16 milyar lira ayırdığını anımsatan Prof. Dr. Oyan, “Hükümet yerel seçimleri nedeniyle bu paranın 10 milyar lirasını 31 Mart seçimlerine kadar dağıtmayı planlıyor. Sonrası ise düşünülmüyor. 31 Mart seçimleri sonrasında çiftçiyi daha zor günler bekliyor” ifadesini kullandı.
Antalyalı turfanda sebze üreticileri Ramazan Topal ve Rüstem Dündar komisyoncu ve aracı sorununun yeni bir durum olmadığını, yılların sorunu olduğunu vurgularken, girdi maliyetlerindeki artışlara dikkat çektiler. Çiftçinin temel girdilerinden tohum, ilaç, gübre, fiyatlarında TÜİK’in açıkladığı enflasyonun çok çok üstünde zam olduğunu kaydeden Topal ve Dündar, “Tamamı ithal olan bu ürünlerin fiyatları döviz kurlarındaki patlama ile paralel olarak yükseldi. Çiftçinin kullandığı mazot da aynı. Ülke tarımı bu kadar dışa bağımlı olursa tapacak bir şey yok. ya fiyatlar yükselecek, ya da ekim yapmayacağız” dedi.
MALİYETLER KATLANDI
Konya Karapınar İlçesi’nden buğday çiftçileri Yakup Karapınarlı, Mustafa Özek, Muhammet Yağız da ithal girdilerde yaşanan zamlar nedeniyle bu yılki ekimlerde taban gübresi atamadıklarını ifade ederek, “Sade bizim bölge değil, birçok çiftçi aynı durumda. Ayrıca iyi tohum da ekemedik. Onlar ithal ve pahalı. Dolayısıyla gelecek sene üretim düşecek. Üretim düşünce de fiyatlar artacak. Devletin gübre fabrikaları satıldı, kapandı. Dışa bağımlılık hem bizi, hem ülkeyi batırıyor” diye konuştular.
Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör de yaptığı değerlendirmede tarımda dışa bağımlılığın maliyetleri sürekli artırdığını, çiftçinin ekim yapmakta zorlanır hale geldiğini bildirdi. Güngör tarım sorunlarına çare bulamayan hükümetin çıkışı ithalatta bulduğunu bunun da çiftçiye öldürücü darbe anlamına geldiğini söyledi.
POLİTİKALAR YANLIŞ
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Abdullah Aysu da DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, girdi fiyatlarındaki artış ve dövizdeki yükselişin tarım ürünlerine gelen zamlarda etkili olduğunu belirtti. Aysu, “Buğday, arpa, pirinç, domateste sıfır gümrüklü ithalat yerine yerli üretici desteklenmeli. Hayvan ithalatı, et ithalatı, buğday ithalatı, çeltik ithalatı içerde fiyatları bugüne dek düşürmedi. Fiyat artışları sürdü. Gümrük sıfırlamalarıyla çiftçi üretimden caydırıldı. Şu an Türkiye’de 3 milyon 200 bin hektar araziyi çiftçiler bu yanlış politikalar nedeniyle ekmiyor. İthalat politikası fiyat artışlarının önüne geçmenin aksine fiyatları daha da artıracak. Yaşananlar ilk yanlış değil. En büyük yanlış çiftçilere girdi sağlayan KİT’lerin, tarım satış kooperatiflerinin ve çiftçiye kredi sağlayan TARİŞBANK’ın özelleştirilmesi” ifadelerini kullandı.