Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Hayvancılığın Sorunları Çözülür mü?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürülüğü  hayvancılığa ve kırmızı ete köklü çözümler getirmek için hayvancılık şurası gerçekleştirdi. Hayvancılık şurası  gerçekleştirilirken şuradan öne çıkan başlıklar ise dikkatlari çekti. 
Hayvancılık şurasından çözüm başlıkları  ise şöyle
 
Hayvancılık Şurasından Öne Çıkan Başlıklar
Küçük aile işletmeleri desteklenmeli,
Optimum işletme ölçeği belirlenmeli
Referans laboratuvarları yaygınlaştırmalı,
Atıl tesisler ekonomiye kazandırılmalı
Islah programları geliştirilmeli,
Suni tohumla uygulaması yaygınlaştırılmalı,
Emriyo transferi ve damızlıklarda geneomik seleksiyon özendirilmeli,
Cinsiyeti belirlenmiş sperma Kullanımı teşvik edilmeli,
Süt kalitesine artırılmasına yönelik uygulamalar desteklenmeli
Atık süt imhasına ilişkin mevzuat oluşturulmalı
Süt ürünleri ihracaatı artırılmalı
Finansman sorunu çözülmeli
Mera ıslah projeleri hızlandırılmalı
Kaliteli kaba yem üretimi artırılmalı
Kaba yem borsaları kurulmalı
Yeme bitkileri tohum ıslahı programları geliştirilmeli
Gençler hayvancığa özendirilmeli
Üretici örgütleri ve kooperatifler teşvik edilmeli
Üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin görev tanımları netleştirilmeli
Süt ile ilgili kamu spotları hazırlanmalı
Hayvansal ürünler konusundaki bilgi kirliliği giderilmeli
Çiğ süt mevzuatına ayıkırı satışlar engellenmeli
Hayvancılık işletmelerinin ruhsatlandırılması sorunları çözülmeli
Havza bazlı üretim modeli geliştirilmeli
TKDK hibe programlarında bürokrasi azaltılmalı
İklim değişikliklerinden kaynaklanan olumsuzlaklara yönelik tedbirler alınmalı
Piyasada fiyat istikrarı sağlanmalı
Damızlık hayvan üretim merkezleri artırılmalı
Buzağı kayıplarını azaltmak için ulusal düzeyde eylem planı hazırlanmalıdır
Çiğ süt kaliteye göre fiyatlandırılmalı
Üretim girdileri düşürülmeli
Sözleşmeli yem bitkisi üretimi teşvik edilmeli
Ari işletmelerin sayıları artırılmalı
Damızlık düve ihracatı desteklenmeli
Yem katkı maddelerinin yurt içinde üretimi desteklenmeli
Süt karşılığı yem uygulamasının önüne geçilmeli
 
Peki bu başıklar hayvancığa köklü çözümler getirebilirmi? Yani bu başıklar hayvancılığın sorunlara köklü çözümler getirirde bu uygulamalar faaliyete geçermi? Sorusunu  akıllara getiriyor. Gıda Tarım ve Hayavncılık Bakanlığı uzun yıllar sonra hayvancığın sorunlarını köklü çözümler getirmek için büyük bir organizasyonla  bir çok kesimden kişileri bir araya getirdi. Şurada öne çıkan bir çok başlık hayvancılıkta yaşanan sorunlarıda dile getirmiş oldu. 2018 yılı tarım ve hayvancılık açısından diğer yıllara göre farklılık gösterecek.  İşte bu farklılıklardan bir tanesi de 2018 yılının Buzağı Yılı ilan edilmesi. Ancak bu farklılıkların yaşanabilmesi için gerek şuradan öne çıkan başlıkların gerekse kamu oyunda söylenenlere bence kulak kabartılmalı. Gelecek yüz yılın en önemli konularından birisi gıda.  Gıdayı, Tarım ve Hayvancılıkla entegre ederek bir çok hammaddeyi oluşturabiliyoruz.  O zaman tarım ve hayvancıllıkta geçmişte yaşanan sorunları dikkate alarak belirlenen bu çözüm önerileri ivedilikle faaliyete koyulmalı. Tarım ve Hayvancılık  üreticinin, yetiştiricinin sadece geçim kaynağı değil aynı zamanda para kazandığı, istihdam sağladığı, milli gelire katkı sağladığı, tüketiciye sağlıklı besinler ürettiği gibi görülmelidir.
Tarım olmadan yaşam olmayacağını, canlı olmayacağını sadece söylemlerde değil filiyata geçirerek hem bu sektörde hizmet eden eli nasırlı üreticinin yüzünü güldürmeyi hemde sağlıklı besinler üreterek ülkemizin geleceğine ışık tutmaktır. (Muhammet Oluklu’nun Kaleminden)
 
 

2018’de Et İthalatı Yok

Ucuz et hamlesiyle fiyatları düşüren Bakan Fakıbaba, 2018’de karkas et ithalatı yapılmayacağını, canlı hayvan ithalatıyla üreticinin destekleneceğini açıkladı. Sektör ise, “Piyasa dengelendi. Karkas ete gerek yok” diyor
Geçen yıl kıymanın kilosunun 46 liraya kadar çıkması üzerine yurtdışından karkas eti thal edip piyasanın ateşini düşüren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, piyasada fiyatlar dengelenince karkas et ithalatında frene bastı. Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba "Et ithalatını doğru bulmuyorum. Hatta en çok beni üzüyor ama mecbur kaldığımız zaman doğru işler yapmak zorundayız. 2018'de karkas et almayacağız. Direkt canlı hayvan alıp, kesimlerini burada yapacağız. 2018'i 'buzağılar ölmesin' yılı olarak ilan ediyoruz" diye konuştu. Fakıbaba, Sırbistan'dan et alındığı iddialarıyla ilgili ise "Sırbistan'dan şu ana kadar et alınmadı" dedi.

ÜRETİCİ ÖNÜNÜ GÖRÜYOR
Fakıbaba'nın bu yıl karkas et ithlatı yapmayacaklarını açıklaması sektörde memnuniyetle karşılandı. Karkas et ithalatının yüksek fiyatları regüle etmek için yapıldığını belirten Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, "Piyasada fiyatlar dengelendi. Karkas ete gerek kalmadı" dedi. Ucuz et hamlesi sonrası piyasada rekabetin arttığını, market ve kasaplarda fiyatların düşme eğilimine girdiğini vurgulayan Tunç, "Gümrük vergilerinin de düşürülmesiyle piyasa rahatladı. Üretici de üzerindeki tedirginliği attı, artık önünü görebiliyor. Hükümet bu yıl 300 binin üzerinde besilik, 100 binin üzerinde damızlık hayvan ithalatı gerçekleştirecek" diye konuştu.

HAMLELER ÇOK YERİNDE
Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yücesan ise, Türkiye'de 300 bin ton besilik hayvan açığı olduğunu ancak bakanlığın üreticiyi destekleyici hamlelerinin piyasada rahatlama yarattığını kaydetti.
Bundan sonraki hamlenin ülkedeki hayvan ırkını değiştirmek olduğunun altını çizen Yücesan, şunları söyledi: "Türkiye'de ağırlıklı olarak sütçü ırk var. Hem süt hem et verebilen verimli ırklara geçiş gerekiyor. Süt fazlalığı da bundan kaynaklanıyor. İthalat yapılırken buna dikkat edilirse et varlığı ve fiyat sıkıntısı çözülür."

2017'DE 36 BİN TON İTHAL EDİLDİ
Kasım 2017'de Et ve Süt Kurumu (ESK) yılsonuna kadar 350 bin büyükbaş hayvan ve 66 bin ton karkas et, bu yılın ilk 5 ayında ise 152 bin baş sığır ve 51 bin ton karkas et ithalatı hedefi açıklamıştı. 20 Temmuz-21 Aralık 2017 tarihleri arasında 150 bin büyükbaş ile 36 bin ton karkas et ithalatı yapıldı. Bakanlar Kurulu kararı ile ESK'ya verilen yetki çerçevesinde 2018 sonuna kadar kullanılabilecek ithalat kotası ise 140 bin büyükbaş, 295 bin küçükbaş ve 60 bin ton karkas eti içeriyor.
 

Et İthalatı Devam Ettikçe Hayvancılık Biter

Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet et ithalatı nın devam etmesi durumunda hayvancılığın biteceğini belirterek, bir an önce bu yanlış uygulamalardan dönülmesi gerektiğini söyledi.
 
Yaklaşık olarak 2 aydan beridir et ithalatı hakkında düşüncelerini sürekli olarak dile getirdiğini aktaran Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Gözet, sadece et ithalatında değil hangi ürün olursa olsun, ithalatının önünün sınırsız açılması durumunda yerli üretimin biteceğini ifade etti.
Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet, “ Bilindiği gibi Avrupa Birliği Ülkeleri hayvancılığa ciddi anlamda destek veriyorlar. Onların üretim maliyetleri bizden çok daha aşağıdadır. Diğer taraftan Avrupa Birliği Ülkeleri kırmızı et ihtiyacının yüzde 80’nini domuz etinden karşılıyorlar. Biz Müslüman bir ülkeyiz ve domuz eti tüketimi yok denilecek kadar az. Biz kırmızı et ihtiyacımızın büyük kısmını büyükbaşla, az bir kısmını ise küçükbaşla karşılıyoruz.
Yurt dışından hayvan ithalatı zaten yapılıyordu. Bununla birlikte mamül yani et geldiği zaman, bir süre sonra artık vatandaş bu işten para kazanamadığı için çekilecek. 10 sene sonra biz eti 500 liraya yiyeceğiz.”
-Girdi maliyetlerine bakıldığında et pahalı değil-
Üreticinin girdi maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Gözet, “Girdi maliyetlerine bakıldığında aslında et fiyatları ülkemizde pahalı değil. Ben yarım litre suyu 1 liradan alıyorum. Üretici ise 1 litre sütü 1 lira 20 kuruşa satıyor. Peki neden su veya başka bir şey pahalı demiyoruz da et pahalı, süt pahalı diyoruz. Çünkü onları kendimiz üretiyoruz.  Onlarda bittin diye.
-Para kazanamayan üretici hayvanını satarak tüketici olacak-
Para kazanamayan üreticinin hayvanını satıp şehirlere göçerek tüketici konumuna geldiğinin altını çizen Talat Gözet sözlerini şöyle sürdürdü.  “Hayvancılık ciddi manada teşvik edilecek. Bu iş siyaseten yapılmayacak ve gerçekten bu işi yapacak kişiler bulunup desteklenecek. Bu iş bir devlet politikası haline getirilecek, aynı zamanda sürdürülebilir bir proje yapılacak. Yani şimdi süt 1 lira 40 kuruş ise, seneye bu fiyat 1 lira 20 kuruşa gerilemeyecek.  1lira 60 kuruşa çıkacağını bilirsem bende ona göre yatırımımı yapacağım.
Sürdürülebilir bir hayvancılık politikası olacak, bu devlet politikası olacak, inişli çıkışlı olduğunda üretici bu sektörden kaçıyor. Çünkü zor ve meşakkatli bir sektör. O yüzden üretmek istemiyor.
Zaten büyük işletmeler bu işten kar etmediği zaman hemen çekilir. Bizim bahsettiğimiz kesim kırsalda yaşayan küçük işletmelerdir. Bu kırsalda yaşayan insanlarımız teşvik görüp kazanmaya başlarsa bugün 10 ineğini 20 ineğe çıkarır. Eğer para kazanamazsa o elinde ki ineğini de satarak büyükşehirlere gelerek, ya devletin fonlarından geçinmeye devam edecek veya asgari ücretle çalışmaya başlayarak üreticilikten tüketici konumuna gelerek yaşamına devam edecektir. Ne yazıkki her sektörde olduğu gibi bu sektörde de ciddi anlamda rant var ve bununla bağlantılı olarak bir ithalat lobisi var.“dedi.
 
 

"İthalat Beni Vicdanen Rahatsız Ediyor"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, gelecek 30 yılda dünyanın en büyük problemlerinden birisinin gıda sorunu olacağını öngördüklerini, Türkiye'nin söz konusu sorunla karşılaşmaması için önlemini önceden alması gerektiğini söyledi. 

Tarımın dünya açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Fakıbaba, "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak dışarıdan gıda ve hayvan ithal etmem, tarım ürünleri ithal etmem beni vicdanen çok rahatsız etmektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının adının Üretim Bakanlığı olarak değiştirmek lazım. Üreteceğiz, ihraç edeceğiz insanlar zengin olacak, ülkemiz daha büyük bir ülke olacak" dedi.

Çiftçinin, üreticinin bilinçlendirilmesini önemsediklerini vurgulayan Fakıbaba, kısa süre içinde daha detaylı bilgilendirmelerin yapılması için de çeşitli projelerin oluşturulmasının planlandığını ifade etti.

Sertifikalı tohum kullanımını da yaygınlaştırmak istediklerini anlatan Fakıbaba, verimli ürünlerin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarına da ağırlık vereceklerine dikkati çekti.

Verimli tarım arazilerinin suyla buluşturulmasına çok büyük önem verdiklerini vurgulayan Fakıbaba, "Suyu toprakla buluşturduğunuz zaman emin olun 7-8 problemi biz çözmüş oluyoruz. Ürün elde ettikçe tarıma dayalı sanayi bu sefer kendiliğinden gelecektir çünkü ana maddenin olduğu yer Güneydoğu'dur yani bütün Türkiye'nin tarım bakanıyım ama bu bölge bereketli hilaldir, bu bölgeye göz dikmelerinin nedeni Petrol  falan değil, bu bölgenin bereketli hilalinden, toprağından dolayıdır. Bu Güneydoğu coğrafyası bereketli toprağın tam merkezidir, biz bu toprağı harekete geçirir buna fonksiyon verirsek emin olun bu bölge bütün Türkiye'yi ve Avrupa'yı besler" diye konuştu.

Türkiye İğde İthal Ediyor!

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından iğde ithalatına yönelik bir eylem planı hazırlanarak köylüye gelir kapısı açılacak.
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Orman köylülerine gelir sağlaması için hazırlanacak olan iğdeye yönelik eylem planının hazırlanması ilgili talimatlar vererek bunun geç kalmış bir plan olması nedeniylede planın hızlandırılmasını istedi.
 
Orman köylüleri için iğdeden farklı olarak şu ana kadar 35 değişik eylem planı hazırlanarak hayata geçirildi. İğde ile ilgili yapılacak 36’ıncı planın da köylülerin yararına olması bekleniyor.
 
Bu plan kapsamında ormanlık alanlara iğde ağaçlarının dikilmesi öngörülüyor.
 
Türkiye İstatistik Kurumu verilere göre hali hazırda Türkiye’de 343 bin iğde ağacı bulunuyor. 2016 yılında Türkiye genelinde 4 bin 520 ton iğde üretimi gerçekleşti ve buna rağmen iğde ihtiyacı ithalat yoluyla sağlanmaktadır.
 
İğdenin Faydaları nelerdir?

- öksürüğe iyi gelir
- vücut direncini artırır
- bağırsağa faydalıdır
- idrar sorunlarını düzenler
- mide bulantısını ve kusmayı önler
- ağzı temizler
- soğuk algınlığına iyi gelir
- grip önleyicidir
- cinselliği artırır
- egzamayı giderir
- böbrekleri çalıştırır

İğde Nasıl Tüketilmelidir?

İğde ağacı meyvesinin yenilebileceği gibi çiçekleri suda haşlanarak çayı yapılabilir. Hoş kokusu ile bahçeleri süsleyen iğde çiçeği koklanırsa zihni açar. iğde çiçeği ve iğde yaprağı kaynatılarak suyu içilebilir. İğde meyvesi taze olarak yada kompostosu yapılarak tüketilir. İğde meyvesi fazla yenildiğinde kabızlık yapar.