Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Hayvancılığın Sorunları Çözülür mü?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürülüğü  hayvancılığa ve kırmızı ete köklü çözümler getirmek için hayvancılık şurası gerçekleştirdi. Hayvancılık şurası  gerçekleştirilirken şuradan öne çıkan başlıklar ise dikkatlari çekti. 
Hayvancılık şurasından çözüm başlıkları  ise şöyle
 
Hayvancılık Şurasından Öne Çıkan Başlıklar
Küçük aile işletmeleri desteklenmeli,
Optimum işletme ölçeği belirlenmeli
Referans laboratuvarları yaygınlaştırmalı,
Atıl tesisler ekonomiye kazandırılmalı
Islah programları geliştirilmeli,
Suni tohumla uygulaması yaygınlaştırılmalı,
Emriyo transferi ve damızlıklarda geneomik seleksiyon özendirilmeli,
Cinsiyeti belirlenmiş sperma Kullanımı teşvik edilmeli,
Süt kalitesine artırılmasına yönelik uygulamalar desteklenmeli
Atık süt imhasına ilişkin mevzuat oluşturulmalı
Süt ürünleri ihracaatı artırılmalı
Finansman sorunu çözülmeli
Mera ıslah projeleri hızlandırılmalı
Kaliteli kaba yem üretimi artırılmalı
Kaba yem borsaları kurulmalı
Yeme bitkileri tohum ıslahı programları geliştirilmeli
Gençler hayvancığa özendirilmeli
Üretici örgütleri ve kooperatifler teşvik edilmeli
Üretici örgütlerinin ve kooperatiflerin görev tanımları netleştirilmeli
Süt ile ilgili kamu spotları hazırlanmalı
Hayvansal ürünler konusundaki bilgi kirliliği giderilmeli
Çiğ süt mevzuatına ayıkırı satışlar engellenmeli
Hayvancılık işletmelerinin ruhsatlandırılması sorunları çözülmeli
Havza bazlı üretim modeli geliştirilmeli
TKDK hibe programlarında bürokrasi azaltılmalı
İklim değişikliklerinden kaynaklanan olumsuzlaklara yönelik tedbirler alınmalı
Piyasada fiyat istikrarı sağlanmalı
Damızlık hayvan üretim merkezleri artırılmalı
Buzağı kayıplarını azaltmak için ulusal düzeyde eylem planı hazırlanmalıdır
Çiğ süt kaliteye göre fiyatlandırılmalı
Üretim girdileri düşürülmeli
Sözleşmeli yem bitkisi üretimi teşvik edilmeli
Ari işletmelerin sayıları artırılmalı
Damızlık düve ihracatı desteklenmeli
Yem katkı maddelerinin yurt içinde üretimi desteklenmeli
Süt karşılığı yem uygulamasının önüne geçilmeli
 
Peki bu başıklar hayvancığa köklü çözümler getirebilirmi? Yani bu başıklar hayvancılığın sorunlara köklü çözümler getirirde bu uygulamalar faaliyete geçermi? Sorusunu  akıllara getiriyor. Gıda Tarım ve Hayavncılık Bakanlığı uzun yıllar sonra hayvancığın sorunlarını köklü çözümler getirmek için büyük bir organizasyonla  bir çok kesimden kişileri bir araya getirdi. Şurada öne çıkan bir çok başlık hayvancılıkta yaşanan sorunlarıda dile getirmiş oldu. 2018 yılı tarım ve hayvancılık açısından diğer yıllara göre farklılık gösterecek.  İşte bu farklılıklardan bir tanesi de 2018 yılının Buzağı Yılı ilan edilmesi. Ancak bu farklılıkların yaşanabilmesi için gerek şuradan öne çıkan başlıkların gerekse kamu oyunda söylenenlere bence kulak kabartılmalı. Gelecek yüz yılın en önemli konularından birisi gıda.  Gıdayı, Tarım ve Hayvancılıkla entegre ederek bir çok hammaddeyi oluşturabiliyoruz.  O zaman tarım ve hayvancıllıkta geçmişte yaşanan sorunları dikkate alarak belirlenen bu çözüm önerileri ivedilikle faaliyete koyulmalı. Tarım ve Hayvancılık  üreticinin, yetiştiricinin sadece geçim kaynağı değil aynı zamanda para kazandığı, istihdam sağladığı, milli gelire katkı sağladığı, tüketiciye sağlıklı besinler ürettiği gibi görülmelidir.
Tarım olmadan yaşam olmayacağını, canlı olmayacağını sadece söylemlerde değil filiyata geçirerek hem bu sektörde hizmet eden eli nasırlı üreticinin yüzünü güldürmeyi hemde sağlıklı besinler üreterek ülkemizin geleceğine ışık tutmaktır. (Muhammet Oluklu’nun Kaleminden)
 
 

Et ve Sütte KDV Sıfırlansın

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, ette ve sütte KDV'nin sıfıra indirilmesini önerdi.
Tezel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, et ve sütün temel hayvansal protein kaynağı olduğunu ve bunların lüks tüketim olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Hayvansal ürünler üzerinden katma değere yönelik bir tüketim vergisi alınmasını sektör olarak doğru bulmadıklarını anlatan Tezel, "Toplumumuzun sağlıklı nesillere kavuşmasının en önemli unsuru hayvansal proteinle beslenebilmek. Dolayısıyla burada hayvansal protein ve sağlıklı beslenme odaklı bir anlayışın geliştirilmesi gerekiyor. Bunun için SETBİR olarak önerimiz, ette ve sütte KDV'nin sıfırlanması." diye konuştu.
Tezel, hayvansal ürünlerde KDV'nin sıfırlanmasının sağlanması halinde sektörde kayıt dışılığın da önemli ölçüde ortadan kaldırılacağına inandıklarını, ayrıca tüketicilerin de temel ihtiyaçlarına daha rahat ulaşabileceklerini ifade etti.
-"Et, süt, yumurta ve ekmeğin eşit bir KDV oranıyla..."
Türkiye'de et ve sütü işleyen işletmecilerin en temel sorununun kayıt dışı üretim olduğunu vurgulayan Tezel, şunları kaydetti:
"Her iki sektörün de belli bir düzen altına alınması lazım. Bunun temel çıkış noktalarından biri temel tüketim. Temel besin kaynağı olan et süt yumurta ve ekmeğin eşit bir KDV oranıyla, hatta sıfırlanmış bir KDV oranına sahip olarak gerek haksız rekabetin ortadan kaldırılması, gerekse kayıt dışının kayıt altına alınarak, hem bir taraftan gelir vergisi kazanımlarını elde ediyor olmamız lazım hem de diğer taraftan sahadaki haksız rekabetin önüne geçilerek tüketicimize daha sağlıklı, iyi işlenmiş ürünler ulaştırıyor olmamız lazım."
Tezel, Türkiye'de üretilen sütün yaklaşık yüzde 50'sinin kayıt dışı tüketildiğini, kalan yüzde 50'sinin ise hijyen altında, kontrol altındaki tesislerde üretilerek tüketicilere ulaştırıldığını vurgulayarak, ette de yakın oranların bulunduğunu aktardı.
Ette ve sütte KDV'nin sıfırlanması konusunda SETBİR olarak gerekli girişimlerde bulunduklarını da anlatan Tezel, "Bunu Bakanlığımızla (Gıda, Tarım ve Hayvancılık) paylaştık, olumlu bir reaksiyon aldık. Bu konuda Ekonomi ve Maliye bakanlıklarıyla çalışmakta olduklarını, bunu değerlendirdiklerini biliyoruz." ifadelerini kullandı.
 
 

Türkiye Et İhraç Eden Bir Ülke Haline Gelecek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Zaman vermek istemiyorum ama Türkiye kesinlikle et ithal etmeyecektir." dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, AA Editör masasına konuk oldu. Gündeme ilişkin bir çok sorularıda yanıtladı. 
"MSB ile 750 milyon liralık bir alışverişimiz olacak"
 
Milli Savunma Bakanlığı'nın askerlerin sağlıklı ve güvenli beslenmesini sağlamak amacıyla kaliteli ve daha ucuz ürün alabilmek için kendilerine müracaatta bulunduklarını anlatan Fakıbaba, bu talebi memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Fakıbaba, protokolün uygulanmasıyla çiftçilere de çok büyük katkı sağlayacaklarına dikkati çekerek, "Neresinden bakarsanız bakın ortalama 750 milyon liralık bir alışverişimiz olacak. Bize bağlı kuruluşlar olan Toprak Mahsulleri Ofisinden, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinden, Et ve Süt Kurumundan ürün aldığımız için, buraya bağlı çiftçilerimizde de ekonomik olarak iyileşme sağlamış olacağız yani hem çiftçilerimiz hem daha kaliteli ve ucuz ürün aldığı için Milli Savunma Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak hizmet ettiğimiz için biz kazanmış olacağız. Kazan-kazan olacak." diye konuştu.
Fakıbaba, bir işletmedeki hatanın diğerlerini de etkilemesi nedeniyle "Bütün işletmelerdeki gıdalar güvenli değildir" denilemeyeceğini vurgulayarak, zaman zaman bu tip örneklerin görüldüğünü ve onlara da gerekli cezaların verildiğini söyledi. 
"Yayla yasağı bu yaz kaldırılmış olacak"
Fakıbaba, yayla yasağıyla ilgili, "Güvenlik nedeniyle uygulanan bu yasak inşallah bu yaz kaldırılmış olacak." dedi.
"Lüks lokantalarda bile 5 lira civarında düşüş oldu"
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, ucuz et satışı konusunda, "Et fiyatlarını regüle ettiğimiz kesin. Et fiyatlarında en lüks lokantalarda bile 5 lira civarında bir düşüş oldu." diye konuştu.
"Et ihraç eden ülkelerden birisi olacağız"
Et ihtalatı hakkında konuşan Bakan Fakıbaba, "Zaman vermek istemiyorum ama Türkiye kesinlikle et ithal etmeyecektir, inanarak söylüyorum ihraç eden ülkelerden birisi haline geleceğiz." dedi. 
"Önlem olarak ürün ithalatı yapıyoruz"
Muhalefetin et ithalatına ilişkin eleştirilerine değinen Fakıbaba, Sırbistan ile et alışverişine ilişkin anlaşma yapıldığını ancak bu ülkeden henüz et gelmediğini söyledi.
Fakıbaba, Türkiye'nin hayvan kesimine ilişkin birtakım kurallarının bulunduğuna işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük bir devlet olduğunu, 5 bin ton et alımının İstanbul'un bir günlük ihtiyacının çok azını karşıladığını bildirdi.
Fakıbaba, ithalat sürecinin sadece etle ve besilik hayvanla sınırlı kalmayacağını, devamında başka ürünlerin ticaretinin de olacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Etin ismi değişecek, farz edelim susama geçecek. Bunlar iki ülke arasında doğaldır. Biz de gelen insanlara bakıyoruz. Mesela bugün Somali Tarım Bakanı ile görüşeceğim, biz ne alıyoruz, ne veriyoruz, ticaret açığımız var mı, yoksa pozitif durumda mıyız? Bunlara bakıyoruz, ona göre karşılıklı kartlarımızı ortaya koyuyoruz."
Başka ülkelerden alınan etlerde İslami kurallara göre kesilmesi şartı 
Global dünyada ticaretin tek taraflı olmayacağını, mutlaka "kazan kazan" prensibiyle yapılması gerektiğini ifade eden Fakıbaba, "Tek taraflı kazanç olduğu zaman 'Dünya beşten büyüktür' diyoruz. Niye? Hep onlar kazanıyor, bütün dünyanın gözüne batıyor. Biz öyle değiliz, diyoruz ki, 'Biz kazanırken ticaret yaptığımız insanların da kazanması lazım." diye konuştu.
Kesimhanelerin İslami kurallara göre olacağını vurgulayan Fakıbaba, başka ülkelerden ithalatta, etin temiz, hijyenik ve İslami kurallara göre kesilmesi şartlarının arandığını bildirdi.
Fakıbaba, ithalatın sadece ihtiyaçtan değil, piyasayı regüle etmek için de yapıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Bazen vergi duvarlarını kaldırıyorsunuz, bazen de vergi duvarlarını sıfırlıyorsunuz. Sıfırladığınız zaman insanlar zannetmesin ki bu vergi duvarları hep aynı kalacak. O da bir regülasyon. Zaman zaman biz ihtiyaçtan dolayı değil, piyasayı regüle etmek için bazen de içeride işleyip katma değerini artırıp buğdayda olduğu gibi dışarıya ihraç etmek, daha fazla kazanmak için bunu yapıyoruz."  
Kaynak: AA 
 
 

2018’de Et İthalatı Yok

Ucuz et hamlesiyle fiyatları düşüren Bakan Fakıbaba, 2018’de karkas et ithalatı yapılmayacağını, canlı hayvan ithalatıyla üreticinin destekleneceğini açıkladı. Sektör ise, “Piyasa dengelendi. Karkas ete gerek yok” diyor
Geçen yıl kıymanın kilosunun 46 liraya kadar çıkması üzerine yurtdışından karkas eti thal edip piyasanın ateşini düşüren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, piyasada fiyatlar dengelenince karkas et ithalatında frene bastı. Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba "Et ithalatını doğru bulmuyorum. Hatta en çok beni üzüyor ama mecbur kaldığımız zaman doğru işler yapmak zorundayız. 2018'de karkas et almayacağız. Direkt canlı hayvan alıp, kesimlerini burada yapacağız. 2018'i 'buzağılar ölmesin' yılı olarak ilan ediyoruz" diye konuştu. Fakıbaba, Sırbistan'dan et alındığı iddialarıyla ilgili ise "Sırbistan'dan şu ana kadar et alınmadı" dedi.

ÜRETİCİ ÖNÜNÜ GÖRÜYOR
Fakıbaba'nın bu yıl karkas et ithlatı yapmayacaklarını açıklaması sektörde memnuniyetle karşılandı. Karkas et ithalatının yüksek fiyatları regüle etmek için yapıldığını belirten Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, "Piyasada fiyatlar dengelendi. Karkas ete gerek kalmadı" dedi. Ucuz et hamlesi sonrası piyasada rekabetin arttığını, market ve kasaplarda fiyatların düşme eğilimine girdiğini vurgulayan Tunç, "Gümrük vergilerinin de düşürülmesiyle piyasa rahatladı. Üretici de üzerindeki tedirginliği attı, artık önünü görebiliyor. Hükümet bu yıl 300 binin üzerinde besilik, 100 binin üzerinde damızlık hayvan ithalatı gerçekleştirecek" diye konuştu.

HAMLELER ÇOK YERİNDE
Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Yücesan ise, Türkiye'de 300 bin ton besilik hayvan açığı olduğunu ancak bakanlığın üreticiyi destekleyici hamlelerinin piyasada rahatlama yarattığını kaydetti.
Bundan sonraki hamlenin ülkedeki hayvan ırkını değiştirmek olduğunun altını çizen Yücesan, şunları söyledi: "Türkiye'de ağırlıklı olarak sütçü ırk var. Hem süt hem et verebilen verimli ırklara geçiş gerekiyor. Süt fazlalığı da bundan kaynaklanıyor. İthalat yapılırken buna dikkat edilirse et varlığı ve fiyat sıkıntısı çözülür."

2017'DE 36 BİN TON İTHAL EDİLDİ
Kasım 2017'de Et ve Süt Kurumu (ESK) yılsonuna kadar 350 bin büyükbaş hayvan ve 66 bin ton karkas et, bu yılın ilk 5 ayında ise 152 bin baş sığır ve 51 bin ton karkas et ithalatı hedefi açıklamıştı. 20 Temmuz-21 Aralık 2017 tarihleri arasında 150 bin büyükbaş ile 36 bin ton karkas et ithalatı yapıldı. Bakanlar Kurulu kararı ile ESK'ya verilen yetki çerçevesinde 2018 sonuna kadar kullanılabilecek ithalat kotası ise 140 bin büyükbaş, 295 bin küçükbaş ve 60 bin ton karkas eti içeriyor.
 

Et İthalatı Devam Ettikçe Hayvancılık Biter

Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet et ithalatı nın devam etmesi durumunda hayvancılığın biteceğini belirterek, bir an önce bu yanlış uygulamalardan dönülmesi gerektiğini söyledi.
 
Yaklaşık olarak 2 aydan beridir et ithalatı hakkında düşüncelerini sürekli olarak dile getirdiğini aktaran Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Gözet, sadece et ithalatında değil hangi ürün olursa olsun, ithalatının önünün sınırsız açılması durumunda yerli üretimin biteceğini ifade etti.
Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet, “ Bilindiği gibi Avrupa Birliği Ülkeleri hayvancılığa ciddi anlamda destek veriyorlar. Onların üretim maliyetleri bizden çok daha aşağıdadır. Diğer taraftan Avrupa Birliği Ülkeleri kırmızı et ihtiyacının yüzde 80’nini domuz etinden karşılıyorlar. Biz Müslüman bir ülkeyiz ve domuz eti tüketimi yok denilecek kadar az. Biz kırmızı et ihtiyacımızın büyük kısmını büyükbaşla, az bir kısmını ise küçükbaşla karşılıyoruz.
Yurt dışından hayvan ithalatı zaten yapılıyordu. Bununla birlikte mamül yani et geldiği zaman, bir süre sonra artık vatandaş bu işten para kazanamadığı için çekilecek. 10 sene sonra biz eti 500 liraya yiyeceğiz.”
-Girdi maliyetlerine bakıldığında et pahalı değil-
Üreticinin girdi maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Gözet, “Girdi maliyetlerine bakıldığında aslında et fiyatları ülkemizde pahalı değil. Ben yarım litre suyu 1 liradan alıyorum. Üretici ise 1 litre sütü 1 lira 20 kuruşa satıyor. Peki neden su veya başka bir şey pahalı demiyoruz da et pahalı, süt pahalı diyoruz. Çünkü onları kendimiz üretiyoruz.  Onlarda bittin diye.
-Para kazanamayan üretici hayvanını satarak tüketici olacak-
Para kazanamayan üreticinin hayvanını satıp şehirlere göçerek tüketici konumuna geldiğinin altını çizen Talat Gözet sözlerini şöyle sürdürdü.  “Hayvancılık ciddi manada teşvik edilecek. Bu iş siyaseten yapılmayacak ve gerçekten bu işi yapacak kişiler bulunup desteklenecek. Bu iş bir devlet politikası haline getirilecek, aynı zamanda sürdürülebilir bir proje yapılacak. Yani şimdi süt 1 lira 40 kuruş ise, seneye bu fiyat 1 lira 20 kuruşa gerilemeyecek.  1lira 60 kuruşa çıkacağını bilirsem bende ona göre yatırımımı yapacağım.
Sürdürülebilir bir hayvancılık politikası olacak, bu devlet politikası olacak, inişli çıkışlı olduğunda üretici bu sektörden kaçıyor. Çünkü zor ve meşakkatli bir sektör. O yüzden üretmek istemiyor.
Zaten büyük işletmeler bu işten kar etmediği zaman hemen çekilir. Bizim bahsettiğimiz kesim kırsalda yaşayan küçük işletmelerdir. Bu kırsalda yaşayan insanlarımız teşvik görüp kazanmaya başlarsa bugün 10 ineğini 20 ineğe çıkarır. Eğer para kazanamazsa o elinde ki ineğini de satarak büyükşehirlere gelerek, ya devletin fonlarından geçinmeye devam edecek veya asgari ücretle çalışmaya başlayarak üreticilikten tüketici konumuna gelerek yaşamına devam edecektir. Ne yazıkki her sektörde olduğu gibi bu sektörde de ciddi anlamda rant var ve bununla bağlantılı olarak bir ithalat lobisi var.“dedi.
 
 

Politika Herkesi Memnun Etme Sanatıdır

Türkiye Kasaplar Federasyonu Genel Başkanı Fazlı Yalçındağ, gündeme dair et ithalatını ve Kasaplar Fedarasyonu olarak başlatmış oldukları yerli et kampanyasını Anadolu İzlenimleri Genel Yayın Koordinatörümüz  Muhammet Oluklu’ya değerlendirdi.  Başkan Yalçındağ; “Üretici, tederikci, parakendeci ve tüketici ayrılmaz bir halkanın parçasıyız. Kasap varsa besici var besici varsa kasap var . kasap esnafınında bu piyasadan çekildiğini düşünürsek kime kalacak bu piyasa? istediği gibi karteller bu piyasada  at oynatacak.”dedi. Başkan Yalçındağ sözlerini şöyle sürdürdü.  Türkiye’de girdi maliyetleri çok yüksek. Önce bu maliyet faktörünü aşağa çekmek gerek. Birde deniyorki biz bu kadar et getirdik. Bu piyasada haksız rekabati oluşturmaz. Yemek sanayicileri birliği açıklama yapıyor. Türkiye’de üretilen etin yüzde 30’nu biz kullanıyoruz. Diyelimki yüzde 10 nunuda sucuk salam sanayi kullanıyor. Ettimi yüzde 40. Bunun yüzde 30’nu kebapcı dönerci vs kullanıyor. Geriye yüzde 30 kaldı. Bunun rakamsal karsılığı 300 bin tondur. Siz dışardan 100 bin ton et gerirseniz haksız rekabetin dik alasını yapmış olursunuz. Bu memleketin siyasetçisi siyaset yaparken herşeyi düşünerek yapmalı politakacı herkesi memnun etme sanatıdır” Dedi. Genel Başkan Yalçındağ; Yayın Kordinatörü Muhammet Oluklu’nun sorularını şöyle yanıtladı.
 
Sayın başkan yerli et kampanyasını neden başlattınız?
“Niye başlattınız? Çok güzel bir soru teşekkür ediyorum. Devlet bir karar aldı. Et ithalatı için  Bu ithalat için karar aldı ama ithalata başladığı zaman bizim maliyetlerimizin cok altında getirdi. Yani burada  satılan  ithal et gümrük vergisiz giriş yapıyor Gümrük vergisiz giren et ise ucuza mal edilmiş oluyor.İç piyasada bizim tercih ettiğimiz etler ise girdi maliyelerinin çok olmasından dolayı aşağı çekilemiyor. Bunun yanı sıra bu ithal et ile ilgili dedik ki  gelen ithal etlerinin üzerine ithal et’tir diye  üzerinde bi ibare yazssın ancak bu da olmadı.   Bizi bu kampanyaya bu afişi yapmaya zorunda bırakıldık. Bu kampanyayıda bildiğiniz gibi gerçekleştirdik ve devam ediyoruz. Ne dedik afişimizde. Sırbistan eti alma yerli eti al hem kasabına hemde çiftçine sahip çık dedik. İthal et ile ilgili Sırbistan’dan anlaşma yapılmadımı? Yanlış bişeymi söyledik. Yüksek maliyet le hayvandan elde ettiğimiz eti satıyoruz. Herşeyi gazete haberi gibi yapamayız bu yüzden bu afişi hazırladık.  İthal et’ten 1kğ yiyeceğin yerde yerliden 750grm al hem çiftçin kazansın hemde yerli mal kazansın dedik. Çiftçine sahip çık üreticine sahip çık dedik. Esnaf sanatkar kapanırsa, üretici kilit vurursa ne olacak. İstanbul parekendeciler derneği geçtiğimiz günlerde bir açıklamasında  et satışları yüzde 45 azaldı diye bir açıklama yapmış aynı şey küçük esnafdada yaşanırsa esnaf ne yapıcak. Bizim ette %15 açığımız var bunu sadece büyük baş hayvandan kapatamassın.”
Sayın Başkan büyük başa alternatif ne olmalıdır?
“Etteki yüzde 10 yüzde 15 açığa gelmeden önce bir hususa da değinmek istiyorum. Biz avrupa gibi domuz eti yemiyoruz.  Elhamdülillah müslümanız ve müslüman bir ülkede yaşıyoruz. onlar kırmızı etin yüzde 50 sini domuzdan karşılıyor peki biz nereden karşılamız gerekir bizde büyük başın yanında et ıhtıyacını karşılıyabilme adına  küçük başa yönelmeliyiz küçük baştan çok rahat karşılarız. Projeler yapıcaz,geliştireceğiz, küçük başı sevdirme kampanyaları yapıcaz. yani küçük baş etini sevdirerek koyun, kuzu ve keçiden et üretimimizi artırıcağız.Böylelikle et ihtiyacını karşılanabilir bir seviyeye gelecek. Bunun dışında mevcut koyun keçi varlığınında sürdürebilirliğinin yanında  mevcu üretimide artırmaya yönelik çalışmaların olması gerek. Hem üretim artacak hemde tüketim artacak. ülkemiz  sürekli gelişen sürekli artan bir nüfusun yanı sıra  refah seviyeside her geçen gün artmaktadır. Bu kapsamda hayvancılık’ta kombine ırkları da destekleyerek eti de besiyi de çözmüş oluruz. Beslenecek erkek buzağaya  ihtiyaç var. Bunun zamanında karşılanması gerekiyor. İhyiyaç sahibinin zamanında ahırına girmesi gereklidir.Her konuda planlama olması gerek hem üretim hemde tüketim planlaması gerek.  Aile işletmeleri tekrar hayata geçirilsin. Sayın bakanı ziyaret etmıştik bu ziyarette aynı düsüncelerde olmamız bızı mutlu etmışti. Türkiye’de girdi maliyetleri çok yüksek önce bu maliyet faktörünü aşağa çekmek gerek. Birde deniyorki biz bu kadar et getirdik bu piyasada haksız rekabati oluşturmaz. Yemek sanayicileri birliği açıklama yapıyor. Türkiye’de üretilen etin yüzde 30unu biz kullanayoruz diyelimki yüzde 10 nuda sucuk salam sanayi kullanıyor. Etti yüzde 40. Bunun yüzde 30unu kebapçı dönerci vs kullanıyor. Geriye yüzde 30 kaldı. Bunun rakamsal karsılığı 300bın tondur. siz dısardan 100bin ton et gerirseniz haksız rekabetin dik alasını yapmış olursunuz. İşte gözden kaçan bu.
Bizim esnaf yarın kepenk kapatırsa ne olacak? Bu memleketin siyasetçisi siyaset yaparken herşeyi düşünerek yapmalı. Politakacı herkesi memnun etme sanatıdır.Bu işlerin yapılmasında kimlerin memnun olduğunuda biliyoruz. İthalatı yapan kurum kim?  Et ve Süt Kurumu bu memnunmu? Memnun çünkü 10 liraya alıyor 20 liraya veriyor diğeri ne yapıyor? 20 liraya alıyor oda 30’a satıyor diğer işleyen’de paketleyende memnun hemde oldukça memnun . Lütfedip çağırırsalar anlatırız bunuda. Memnun olmayan kim? Üretici, Esnaf sanatkar ve Parekendeci.  Bu afişıde gerekirse bir daha dağıtırız.  Esnaf hiçi bir zaman devleti ile karşı karşıya gelmemiştir. Her zaman devletinin yanında olmuştur. Ama devlet tarafından da sırtının sıvazlanmasını bekliyor. Piyasayı kendi dinamiklerine bıraksınlar.”dedi.
 
 

 Ucuz Et’e Vatandaş’tan Hucum


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Ucuz et' satışı hızlı başladı. bugün beşinci gününde devam eden satışlar, iki büyük market zinciri A101 ve BİM de yapılmaya devam ediyor. Vatandaşın ilgisinin 4 gündür yoğun olarak sürdüğünü belirten market çalışanları, öğle saatlerine kadar ürünlerin büyük çoğunluğunun tükendiğini anlatıyor.
İki zincir markette 'ucuz et' olarak satılan kıyma ve dana kuşbaşı yarım kiloluk paketlerde bulunuyor. BİM'de 'Emin' firması tarafından paketli satışı yapılan ürünler, A101'de ise 'Kombinet' firması tarafından sağlanıyor. Ürünlerin üzerinde bulunan uyarılarda, "Bu ürün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilgili kuruluşu Et ve Süt Kurumu tarafından temin edilen karkas etlerden üretilmiştir' ibaresi yer alıyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye'nin önemli bir sorunu olan kırmızı ete ulaşım seferberliğini başlatarak, vatandaşın uygun fiyata et yiyeceğini söylemişti. Bunun üzerine yapılan çalışmalarla kilosu 29 liradan kıyma ve 31 liradan dana kuşbaşı satışlarının başlatılacağı açıklanmıştı.
 
 
8.11.2017
Devamı ET UCUZ ET

 Yerli besiciye Kargas Et Alım Garantisi

 
 Yerli besiciye Kargas Et  Garantisi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı;  Et ve Süt Kurumu aracılığı ile Besicilere alım garantisi verdi.
İthal et’in gelmesi ve gündemde yer alması ile birlikte yerli besiciler hayvan pazarlarında satış yapamaz duruma geldi. Bakan Fakıbaba Et ve Süt Kurumunu devreye sokarak  yerli besiciyi destekleme anlamında  karkas kesimi yaptıramayan besicilere 25 tl alım garantisi verdi. Hayvanları elde kalan ve satamayan üreticilere yönelik olan bu çalışma karkas ette kğ da 25 tl den Et ve Süt Kurumu alım yaparak piyasayı regüle etmeye ve yerli besiciyi ayakta tutmaya çalışıyor. 
Öte yandan edinilen bilgiye göre yerli besiciye yönelik destekleme çalışmalarının devam ettiği ve Maliye bakanlığının da kabul etmesi doğrultusunda yerli besiciye 200tl ile 250 tl arası destek verileceğide Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının gündeminde yer alması devam ediyor.
 

Eti Kesildikten 6 Saat Sonra Dondurun!

Vatandaşlar bugünden itibaren kurbanlarını kesmeye başlarken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan kurban etlerini dinlendirme ve saklama ipuçları geldi. Buna göre, etler, sıcak ve taze olduğu için 14-20 derecede 5-6 saat dinlendirilmeli. 

Kullanım şekline göre 

Direkt soğutucuya koyulan sıcak etlerin bozulma riski bulunuyor. Büyük parça etlerin ise içleri donmayacağı için dondurucuya konulmamalı. Etin hemen dondurucuya yerleştirilmesi sertleşmesine neden olur. Sıcak etler oda sıcaklığında dinlendirilmeden soğutucuya konursa, etlerdeki kasılmadan dolayı iç ısısı yeterince düşmeyeceği için et sıcak kalır ve birkaç gün sonra içlerinden bozulmaya başlar. Etler 12 saat olgunlaştıktan sonra tüketilmeye başlanmalı. Kıymalık, kızartmalık ve haşlamalık etler ayrılmalı. Kullanım miktarlarına göre ambalajlanmalı ve 4 derecede soğutulmalı. Etler dondurucunun en soğuk bölmesine yerleştirilmeli. 

Kıymayı 3 ay, danayı 10 ay saklayın

Etler dondurucunun en soğuk bölmesine yerleştirilmeli. Derin dondurucudan çıkan etleri tekrar dondurulmazken, etlerin donunun çözülme işlemi de buzdolabında yapılmalı. Yeşillenip kokuşan etler tüketilmemelidir. Derin dondurucuda saklama süreleri hakkında da bilgi veren yetkililer koyun parça etlerinin 4-8 ay, kıymasının ise 1-3 ay; dana parça etlerinin 6-10 ay, kıymasının 1-3 ay; sığır parça etleri 8-12 ay, kıymasının 1-3 ay bekletilmesi gerektiğini söylediler. 

Bayram Telaşı Başladı!

Yenimahalle Belediyesi'nin hizmete sunduğu Ankara'nın en modern, en büyük kurban satış ve kesim alanlarından biri olan Yakacık'ta, Kurban Bayramı telaşı başladı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen kurban satıcıları, çadırlarını kurmaya devam ederken, yaklaşık 4 bin 700 kurbanlık alana giriş yaptı.

Yenimahalle Belediyesine bağlı 330 çadır kapasiteli Yakacık'ta bu yıl yaklaşık 7 bin büyükbaş, 10 bin küçükbaş hayvan görücüye çıkacak. Şu ana kadar bin 700 büyükbaş, 3 bin küçükbaş hayvanın giriş yaptığı Yakacık'ta, belediye ekipleri de bir sorun yaşanmaması için tüm önlemleri aldı. Bu kapsamda kurbanlık alanına getirilen hayvanları taşıyan araçlar, alan girişinde ilaçlama ekipleri tarafından ilaçlanarak dezenfekte edildi. 

Yenimahalle Belediyesi Veterinerlik Müdürlüğü, Yenimahalle İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve Veteriner Hekimliği ekiplerinin hazır bulunduğu alanda, gebe ve damızlık değeri yüksek dişi hayvanların yanı sıra 2 yaşını doldurmayan, üretici belgesi, hayvan pasaportu, kulak-küpe bilgisi olmayan kurbanlıkların satışının yapılmasına izin verilmeyecek.

Mescitten, kafeteryaya, duşlardan, lokantaya kadar tüm ihtiyaçların düşünüldüğü alanda, belediye temizlik araçları, bayram süresince çevre kirliliği ve koku olmaması için gün aşırı temizlik ve ilaçlama da yapacak. Güvenlik ve zabıta ekipleri ise 24 saat hizmet verecek.
 
Öte yandan son teknoloji otomatik kesimhaneler, yine vatandaşa büyük kolaylık sağlayacak. Kurbanlıklar modern üniformaları ile işinin ehli kasaplar tarafından otomatik kesimhanelerde 5 dakikada kesilecek ve vatandaşlara ücretsiz poşetler içinde teslim edilecek.

Ayrıca belediye 23 araçlık et taşıma filosu ve 200 et taşıma sepeti ile de vatandaşların işini kolaylaştıracak. Kurban kesim ve satış yerinde trafik sorunu çözmek amacıyla da bir dizi önlem alan belediye, 10 bin araç kapasiteli otoparkıyla da hizmet verecek. Vatandaşların araçları alana alınmayacak, ekipler vatandaşları kurban alanına servis araçları ile taşıyacak. Kesimi yapılan kurbanlıklar da yine belediye servis araçları ile alandan çıkarılarak vatandaşlara teslim edilecek.

10 Yıl Boyunca Gıda Fiyatları Düşük Seyredecek

OECD ve FAO’nun Tarımsal Görünüm Raporu’na göre küresel gıda emtia fiyatları gelecek 10 yıl boyunca düşük seviyelerde kalmayı sürdürecek.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), talepte yavaş büyümenin etkisiyle küresel gıda fiyatlarının düşük seyredeceği tahmininde bulundu.

OECD ile FAO’nun ortaklaşa hazırladıkları 10 yıllık Tarımsal Görünüm Raporu’na göre, küresel gıda emtia fiyatları geçmiş yıllarda yaptığı zirvelere kıyasla gelecek 10 yıl boyunca düşük seviyelerde kalmayı sürdürecek. Bu durum, yükselen bazı ekonomilerde talep büyümesinin yavaşlayacağı beklentisi ve biyoyakıt politikalarının pazarlarlar üzerindeki azalan etkisinden oluşacak.

Hububat stoklarının son on yılda 230 milyon metrik ton ile ikmali ve diğer birçok emtia stoklarının bol oluşu şu an neredeyse 2007-2008 gıda fiyat krizinden önceki seviyelerine gerileyen küresel fiyatların artmasını sınırlandırmaya yardım edecek. Talepte yavaş büyümenin etkisiyle küresel gıda fiyatları düşük seyredecek.

Kişi başı gıda talebi büyük ölçüde yatay seyredecek. Sadece bazı gelişmiş ekonomiler buna istisna olabilecek. İlave kalori ve protein tüketiminin 10 yıl boyunca bitkisel yağ, şeker ve süt ürünlerinden gelmesi beklenirken et için talep büyümesi yavaşlayacak.

Ortalama kaloriye erişim 2026’da en az gelişmiş ülkelerde günde kişi başı 2 bin 450 kilokaloriye ulaşacak, gelişmekte olan diğer ülkelerde ise günde 3 bin kilokaloriyi geçecek.

Verimlilik mahsul üretimini artıracak

Mahsul üretiminde artış özellikle yüksek ürün veriminden sağlanacak. Mısır üretimindeki artışın yüzde 90’ının verim artışından, yüzde 10’nun ise ekim alanının genişlemesinden gelmesi bekleniyor. Et ve süt ürünlerindeki artış ise hayvan sürülerindeki genişlemeden ve hayvan başına daha yüksek verimden sağlanacak. Süt üretim artışı önceki 10 yılla kıyaslandığında hızlanacak ve bu büyük ölçüde Hindistan ve Pakistan’dan gelecek.

Raporun öngörülerine göre, su ürünleri yetiştiriciliği, balık sektöründe büyümede baskın olacak ve çiftlik balık üretimi raporda analiz edilen bütün emtialar içinde en hızlı büyüyen protein kaynağı olacak.

Sahte Et ve Süt kurumu!

Piyasaya göre ucuz et sattığı için mağazalarında uzun kuyruklar oluşan Et ve Süt Kurumu’nun Antalya’da sahtesi ortaya çıktı.

Et ve Süt Kurumu’ndan yapılan açıklamada Kurumun adını ve logosunu kullanan mağazalar olduğu ifade edildi.

Et ve Süt Kurumu’ndan yapılan açıklama ise şöyle:

“Antalya ilinde farklı adreslerde Kurumumuz ismini ve logosunu kullanmak suretiyle faaliyet gösteren mağazalar olduğu tespit edilmiştir.Et ve süt sektöründe, piyasaya güvenilir ve kaliteli ürünler sunan, tüketicilerin ihtiyacını uygun fiyata karşılayan ve sektörde öncü bir kuruluş olan Kurumumuzun, iş bu mağazalar ile herhangi bağlantısı ve ticari ilişkisi yoktur.Antalya ilinde Kurumumuza ait satış mağazası ya da franchising bayisi bulunmamaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
 
8.6.2017
Devamı ESK sığır et

Ramazanda Etin Durumu Ne Olacak?

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ramazan öncesi et fiyatlarının artacağı söylentileri üzerine, Şu an yeteri kadar besi hayvanımızın olduğunu açıkça ifade etmek isterim. Ayrıca yerelin dışında ithal ettiğimiz kasaplık hayvanımız da şu an elimizde var, diye konuştu. Bu anlamda, bu konuda bir arz sıkıntısının olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. 'Ramazan geliyor, yaz geliyor, turist geliyor, piknik geliyor' diye yapılanlar, spekülatif değerlendirmeler." dedi.

Çelik, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ev sahipliğinde, Türkiye'nin dönem başkanlığı kapsamında İstanbul'da düzenlenen "Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Tarım Bakanları 2. Toplantısı"nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Et fiyatları ramazanda nasıl olacak? 

Çelik, "1,5 yıldır et fiyatları stabil şekilde 30-40 lira arasında cereyan ediyor. Bizim için ağırlıklı olarak halkın yoğun tüketim kalemleri olan kıyma ve kuşbaşı fiyatları üzerinde daha bir hassasiyetimiz var. Bu çerçevede yeteri kadar şu an besi hayvanımızın olduğunu açıkça ifade etmek isterim. Ayrıca yerelin dışında ithal ettiğimiz kasaplık hayvanımız da şu an elimizde var.

Bu anlamda, bu konuda bir arz sıkıntısının olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. 'Ramazan geliyor, yaz geliyor, turist geliyor, piknik geliyor' diye yapılanlar, spekülatif değerlendirmeler. Yoksa biz 23,80 liraya Et ve Balık Kurumu'ndan kırmızı etin piyasaya arzını devam ettiriyoruz. Piyasada bunun 30-40 lira arasında bir değer bulması normaldir. Daha düşük fiyata verilebilir, piyasayı daha da aşağı çekebiliriz ama yerli üreticimizi zarar ettirecek, onu sektörden uzaklaştıracak bir uygulama içinde olamayız. "

Domatesin dolaylı yolculuğu

Domates fiyatları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Çelik, bütün ülkeler açısından kendi aralarında yaşanan sorunlar dolayısıyla fiyatlarda faturanın çiftçiye kesilmesini doğru olmadığını belirtti.

Çelik, birçok ülkenin kendi aralarında sorunlarının olabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti: 

"Bu tamamen ayrı bir şey. Bu sorunların, çiftçiye dönük, üreticiye dönük hale gelmesini doğru bulmuyoruz. Rusya ile ilişkilerimizde normalleşme dönemine girmiş bulunuyoruz. Rusya'nın 'Biz kendimiz domates üretimine girdik, bazı yerli üreticilere taahhütlerimiz var.' şeklinde ifadeleri var ama bir gerçek var ki, bizim domates ihracatımız arttı ve artmaya devam ediyor.

2017'nin 3 ayında yüzde 39'luk domates ihracatında artış var, bu da 200 bin ton civarında bir domates oluyor. Dolaylı olarak Rus piyasasına girdiğini Rus yetkililer zaten kabul ediyorlar. Biz de diyoruz ki: 'Direk alın. Hem bizim çiftçimiz hem Rus tüketicisi zarar etmesin.' Diyoruz ama o domates konusu büyük bir mesele haline geldi. Fakat netice itibariyle bizim domatesimiz elde değil, dünya piyasalarında."

Dünyadan Türk domatesine olan talebi anımsatan Çelik, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da 12 milyon 600 bin ton üretimin gerçekleşeceğini söyledi.

Çelik, iç piyasada domates fiyatlarındaki yükselişe ilişkin, "Bugün mevsimsel geçişten dolayı biraz fiyatlarında artış var. Son 4 yıl geriye doğru baktığımızda, Nisan ayında sebze fiyatlarının yükseldiğini görüyoruz, şimdi normalleşmeye doğru giriyoruz. Umarım çiftçinin zarar etmeyeceği, çiftçinin yüzünün güleceği, pazarla çiftçi arasındaki zincirin daha daraldığı, oradaki haksız kazançların ortadan kalktığı bir süreci, gıda komitesinin çalışması ile yakalarız." diye konuştu.
 

İthal Sığırda Yüksek Ölüm Oranı Endişelendiriyor

Romanya’dan ithal edilen hayvanlarda hastalık ve ölüm oranının yüksek olması yetiştiricilerde paniğe yol açtı. Son bir ayda ithal besilik hayvanlardan 700’ü ölürken, veteriner hekim raporlarına göre ölüm nedeni yüksek ateş ve solunum yetmezliği olduğu kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, 2017 yılı için ESK’ya 500 bin baş besilik sığır ithalatı için yetki verdi. ESK aldığı yetki kapsamında Romanya’da iki firma ile 17 bin baş besilik hayvan ithalatı için anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında ithalatına başlanan hayvanlarda “Sığır Pasteurellozu” hastalığına bağlı olarak ölüm oranının yüksek olması yetiştiricileri büyük zarara uğratırken, sektörde hayvan hastalığının ve ölümlerin artmasından endişe ediliyor.

Son bir ayda Romanya’dan ithal edilen besilik hayvanlardan 700’ü ölürken, veteriner hekim raporlarına göre ölüm nedeni yüksek ateş, solunum yetmezliğine neden olan “Sığır Pasteurellozu” hastalığı. Hastalığın en önemli nedenlerinden biri uygun koşullarda taşınmadığında hayvanların yaşadıkları stres olarak gösteriliyor. Romanya’dan ithal edilen hayvanlar gemi ile Kocaeli Derince Limanı’na getiriliyor ve buradan Türkiye’nin hemen her bölgesine gönderiliyor.

İthalat ESK tarafından yapılıyor

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç, Türkiye’de besilik hayvan ithalatının ESK tarafından yapıldığını belirterek şu bilgiyi verdi:

“Birlik olarak ithal edilen hayvanların yurtiçinde dağıtım organizasyonunu yapıyoruz. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin, yetiştiricilerin taleplerini karşılamak, onlara yardımcı olmak için bu işi yapıyoruz. Bu hayvanların seçimi, sağlık kontrollerinin yapılması, ülkeye getirilmesinde bizim hiçbir dahilimiz yok. Biz yurtiçinde limandan gerekli sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra alıp üreticilere teslim ediyoruz. Hayvan ölümlerinin olduğu doğru. Ben de 78 hayvan aldım. Bunlardan 11’i öldü. Bir sorun olduğu görülüyor. Bursa, Adıyaman, Balıkesir, Malatya ve diğer illerde hayvanlar öldü. Bugüne kadar 600-700 hayvan öldüğü bilgisi var. Bu normal bir durum değil. Yüzde 2-3 ölüm olabilir. Fakat yüzde 7-8 hatta 10’un üzerinde ölüm varsa bir sıkıntı olduğunu gösterir. Bunun nedeni açıklanması gerekir. Yetiştirici haklı. Hayvan ölümleri normal sınırlar içinde değil. Yapılacak tespitten sonra zararları karşılanması gerekir.”

Dünyada ESK benzeri ithalat yapan bir kuruluş olmadığını ileri süren Tunç, Türkiye gibi bir ülkenin hayvan ithalatı yapmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını söyledi. Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:” “Devlet bizim başımızın tacı. Fakat devletin işi hayvan ithal etmek değil, olmamalı. İşi sahibine vereceksin. Damızlık Birlikleri, Tarım Kredi Kooperatifl eri, Hayvancılık Kooperatifl eri, Kırmızı Et Üreticileri Birliği ve daha birçok kooperatif örgüt var. Bunlar kendi üyeleri, ortakları için ithalata ihtiyaç varsa, yapabilirler. Hayvancılığı yapan, hayvanı bilen tanıyanlar ithalat yapmalı. Devlet kuralları koyar ve bu kurallara uyulup uyulmadığını kontrol eder. Ama devletin kendisi ithalat yaparsa bu devleti de yıpratır. Devletin getirdiği hayvanlar hasta çıktı, öldü denildiğinde bundan devlet zarar görür.”

Alınan kan numuneleri tahlil ediliyor

ESK yetkililerinin yaşanan hayvan ölümleri ile yakından ilgilendiğini ve hayvanlardan alınan numunelerin incelendiğini anlatan Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Bülent Tunç: “Ölen hayvanlar için tutanak tutuyoruz. Devletin veterinerleri gerekli tutanakları tutuyor. Durumu ESK’ya bildiriyoruz. Biz birlik olarak bugüne kadar 4 yazı gönderdik. ESK yetkilileri yakından ilgileniyorlar. Hem tespit konusunda hem de ölen hayvanlardan alınan kan numuneleri tahlil ediliyor. Sonuçlar her şeyi ortaya çıkaracak. Bu hayvanlar hasta olarak mı geldi, getirildi? Bunlar hepsi ortaya çıkacak. Devletin görevlendirdiği veteriner hekim, hayvan alınan ülkeye giderek sağlık kontrollerini yapıyor. Veteriner hekim onayı olmadan bu hayvanların ithal edilmesi mümkün değil. Bu hayvanlar ülkeye girmeden bir kez daha sağlık kontrolünden geçiriliyor ve ondan sonra millileştiriliyor. Bu nedenle sabırla kan tahlili sonuçlarını bekliyoruz. Üreticilerimiz merak etmesinler. Zararları karşılanacaktır” dedi.
 

FAO Raporu: 'Global Gıda Fiyatları Nisan Ayında 1,8 Geriledi'

Global gıda fiyatları nisan ayında 1,8 puan düşüş göstererek geriledi. 168 puana geriledi gerileme kaydedilirken, fiyatı artan tek ürün ise yüzde 1,7 ile et oldu.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından hazırlanan küresel gıda fiyatları endeksi nisan ayında yüzde 1,8 düşüş gösterdi.

FAO’dan yapılan açıklamaya göre, global gıda fiyatları endeksi 168 puan oldu.

Endeks 2017 Şubat ayında 2015 yılı Şubat ayından bu yana en yüksek seviyesini görmüştü.

Öte yandan endeks geçen yıla göre yüzde 10 yukarıda bulunuyor.

Raporda ana hatlarıyla şunlar sıralandı: 

– Tahıl fiyatları endeksi yüzde 1,2 düşüşle 146,0 puan oldu.

– Yağ fiyatları endeksi yüzde 3,9 düşüşle 161,1 puana geldi.

– Süt fiyatları endeksi yüzde 3,3 düşüşle 183,6 puan oldu.

– Et fiyatları endeksi yüzde 1,7 artışla 166,6 puana geldi ve tek artış gösteren ürün grubu oldu.

– Şeker fiyatları endeksi yüzde 23,3 düşüşle 233,3 puana geldi.

– Şeker fiyatları endeksi 12 ayın en düşük seviyesine geldi.

KAYNAK: dunya.com