Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Genetik'te Banka Atılımı

Türkiye ‘gen’ zenginliğini korumak ve geleceğe taşımak için koruma tedbirlerini teknolojik olarak çeşitlendiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı bu çerçevede Tohum, arazi, meyve - asma ve hayvan gen bankalarını devreye aldı. Tohum gen bankalarında 3 bin 144 tür ve 121 bin 220 tohum tescil ettirildi. 4 bine yakın endemik bitki türü koruma altına alındı.
121 BİN TOHUMUN ATASI EMİN ELLERDE
Türkiye'nin biri İzmir'de biri de Ankara'da olmak üzere iki tohum gen bankası bulunuyor. Ankara'daki tohum gen bankası dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankası konumunda. Tohum gen bankalarında 3 bin 144 tür ve 121 bin 220 tohum tescil ettirildi. Bakanlık, böylece biyolojik çeşitliliğe sahip çıkıyor ve gelecek nesillerin gıda güvenliğini garanti altına alıyor. Türkiye'nin arazi gen bankası da bulunuyor. Arazi gen bankası bünyesinde 17 meyve ve asma gen bankasında 107 türün 9 bin 597 DNA'sı saklanıyor. 6 geofit gen bankasında bin 200 türde 300 bin bitki çeşidi bulunuyor.
5 TÜRDEN HAYVANIN DNA'SI SAKLANIYOR
Türkiye ulusal biyo çeşitliliğin ve gen kaynaklarının korunması hedefleri doğrultusunda 5 türde 88 bin 484 örnek hayvan geni saklanıyor. Hayvanlardan toplanan DNA örnekleri, hayvanların yok olma tehlikesine karşı klonlanıyor. Bakanlığın bünyesinde 7 enstitüde 12 ırk, 3 hatta 2 bin 331 baş, 50 kovan, 3 ipek böceği hattının genetik kaynağı koruma altına saklanıyor. 25 enstitüde 24 ırkta 13 bin 900 baş, 10 bin koloni halk elinde (sığır, manda, koyun, keçi, arı) korunuyor. Boğa test merkezi ve gen bankasında 5 tür ve 30 ırka ait genetik materyal korunuyor.
TARIMSAL ARGE’YE 1,6 MİLYAR TL

Türkiye’de 12 binden fazla bitki türü mevcut ve bunların da 4 bine yakını endemik bitki türü olarak tescil ettirildi. 62 yerli ırk, tip, hat ve hibrit evcil hayvan tescil komitesi tarafından 4 tür su ürünleri genetik kaynakları tescil ulusal komitesi tarafından tescil edildi. Bakanlık, AR-GE harcamaları içerisinde tarımsal AR-GE’nin payını yüzde 7’ye çıkardı. Tarımsal AR-GE harcamaları yüzde yüz artarak 1,6 milyar TL’ye yükseldi. Tarımsal AR-GE harcamalarında özel sektörünün payını 2023’te yüzde 30’a sonrasında da yüzde 50 çıkması hedefleniyor.
KAYNAK: YENİ ŞAFAK
 
 

Devlet Arazilerine ‘de Tarım İzni Geliyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, devlet arazileri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Devletin, ‘Münbit topraklarının kiraya açılacağını söyleyen Pakdemirli, şunları kaydetti: “Devletin çok münbit toprakları var. Bunları ilerleyen dönemde kiralamaya açmak istiyoruz. Burada işte kooperatifleşmenin önemi ortaya çıkıyor. Tek kişinin, 3-5 kişinin yetmeyeceği güçlerde bu kiralamaları yapıp çok büyük arazilerde, ölçek ekonomisine uygun tarımı, hayvancılığı yapma imkânımız olacak. Güzel bir kira kontratı yapacağız. İyi kontratların üzerinde bunların halkımızla buluşmasını sağlayacağız. Hem üreticilerimize bir kazanç kapısı imkânı olacak hem de tüketici yerli ürünlerden dolayı gıda enflasyonundan bir nebze daha kurtulmuş olacak”

Görevi boyunca üretici ve tüketiciyle semt pazarlarında da buluşacağını, sorunlara ortak çözüm yollarını bulacağını vurgulayan Pakdemirli, “Beni pazarda da görecekler” dedi.
“Gıda enflasyonunu yapısal reform ve günlük taktiksel hareketlerle önlemek mümkün” diyen Bakan Bekir Pakdemirli, “Stokçuluğu hassasiyetle takip edeceğiz. Çiftçimize yıl boyu daha kaliteli saklama getirirsek ürün fiyatıyla ilgili spekülasyonlardan uzak bir ortam yaratmış oluruz” dedi.
 

Arazi Alım Satımına DSİ Engeli

Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 19 Nisan 2018'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmişti.
Kanun 28 Nisan 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Tasarısı ile arazi alım satımlarında İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin onayına tabi olan işlemler bundan böyle DSİ tarafından yürütülüyor.   Arazi toplulaştırmasıyla ilgili daha önce İl veya İlçe Tarım Müdürlüklerince incelendikten sonra verilen izinler de bundan böyle DSİ tarafından verilecek. DSİ, bu işlemler için özel bir birim oluşturacak ve vatandaşların talepleri değerlendirilecek.

Birimler Çalışmıyor

Ancak yürürlüğe giren kanun çerçevesinde oluşturulması gereken birimler henüz çalışmalarına başlamadı. Bu da arazisini ya da tarlasını satmak isteyenlerle, alıcı vatandaşlar açısından mağduriyet yaşanmasına neden oluyor. Vatandaşlar Tapu'da işlem yapamıyor Daha önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nda olan arazi toplulaştırma, tarımsal sulama ve sulamaya ilişkin desteklemeler Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne devredildi.  Böylece Devlet Su İşleri, su ve toprak konusunda tek yetkili kurum oldu.  

Tapuda Satışlar Durdu

Satış için izin almak üzere İl-İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinin yolunu tutan vatandaşlar, herhangi bir işlem yapılmadan su ve toprak konusunda tek yetkili kurum olan DSİ’ye gönderiliyor. DSİ’de ise henüz böyle bir birim kurulmadığı için elleri boş bir şekilde geri dönüyor. Bu durum, alım-satım işlemlerinin ise neredeyse durmasına neden oluyor. Vatandaşlar ise, bu duruma bir çare bulunmasını istiyor. Süreçle ilgili belirsizliğin ortadan kaldırılmasını talep eden vatandaşlar, söz konusu birimin çalışmalarına biran önce başlaması gerektiğini vurguluyor. Yetkililerden net bir cevap alamadıklarını ifade eden üreticiler“İl-İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinin, tarla satışı için verdiği onay yazısı DSİ’ye aktarılmış. DSİ’nin böyle bir birimi kurulmamış. Bu izni kimin vereceği belli değil. Kime gitsek elimiz boş dönüyoruz. Hem satıcı hem de alıcı bu işte mağdur durumda. Nereye başvurmamız gerekiyorsa söylesinler biz de oraya gidelim. Oradan oraya koşmaktan biz de yorulduk. Karşımızda muhatap da bulamıyoruz. Bu duruma mutlaka çözüm bulunmalı. Yetkililer sesimizi duysun” diye konuştular. "




 

Arazi Toplulaştırma Kararı Resmi Gazete'de

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı; Ankara, Çankırı ve Kırşehir'deki bazı alanlarda belirlenen arazileri toplulaştırma kararı aldı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Bakanlar Kurulu kararı ile Ankara, Çankırı ve Kırşehir'de arazi toplulaştırması yapılacağı Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Buna göre; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının yazısı üzerine Bakanlar Kurulunca; Ankara'nın Kalecik, Kırşehir'in Kaman ve Akpınar ile Çankırı'nın Merkez, Kızılırmak, Şabanözü ve Eldivan ilçelerinde belirlenen yerlerde arazi toplulaştırması yapılması kararlaştırıldı.
Arazi toplulaştırma kriterlerine uygun olmayan yerlerle teknik olarak arazi toplulaştırma sahasına dahil edilmesi uygun olmayan tepelik, taşlık, çukurluk alanlar ve yoğun sabit tesis bulunan yerler toplulaştırma dışında tutulacak. -
 
 

Tarımı Kurtarma Operasyonu !

Tarım Bakanlığı, son 25 yılda 4 milyon üzerinde tarım alanı kaybına yol açan gelişmeleri önemli ölçüde durdurabilecek bir çalışma başlattı. Önce tehlike altındaki 184 ovanın, “Büyük Ova” statüsüne alınması için tespitler yapıldı. Arkasından 28 ova için daha çalışma başlatıldı. Böylece toplam 212 ovanın “büyük ova” statüsüne alınması planlandı. Bu çalışmalar kapsamında 141 ovanın işlemleri tamamlandı ve Bakanlar Kurulu’nda imzaya sunuldu.

Kararın çıkmasının ardından 141 ovanın statü değişmiş olacak. Ovaların, Bakanlar Kurulu kararı ile “Büyük Ova” olarak ilan edilmesi bu alanların “Tarımsal Sit” kapsamına alınması anlamına geliyor. Böylelikle tarım için büyük önemde olan bu ovaların amaç dışı ve yanlış kullanımlar sonucu yok olması büyük ölçüde önlenebiliyor.

TZOB açıklamasına göre Türkiye, 1990 yılından bu yana 4 milyon hektarın üzerinde tarım alanını kaybetti. Bu dönemde Türkiye’nin nüfusu Yunanistan’ın iki katı (23 milyon!) artarken, Yunanistan’ın tarım topraklarının 1.5 katı alan tarım dışına çıkarıldı. Kişi başına tarım alanı 4.9 dekardan 3 dekara indi. İşte bu kötü gidişe dur demek için çok önemli bir çalışma yürütülüyor.

"Tarımsal Sit" Ne Getirecek ? 
 

- Tarımsal sit mantığı çerçevesinde, tarımsal potansiyeli yüksek önemli tarım arazileri korunacak.

- Tarım topraklarının bitkisel üretim amacı dışında kullanılması anlamına gelen tarımsal amaçlı yapılar da ova bütünlüğünü korumak amacıyla ova sınırı dışına yönlendirilecek.

- Mevcut yerleşimler muhafaza edilecek, nüfus projeksiyonuna dayanılarak yerleşim yerlerinin çeperinde gelişme alanı belirlenecek, bu alanların dışında yeni yerleşimlere kesinlikle izin verilmeyecek, böylelikle bu konudaki baskı azaltılmış olacak. Amaç dışı kullanımlar önlenecek.

- Ova içindeki arazilerin tarım dışı amaçlı kullanılmayacağı kabulünden hareketle tarım arazilerinin spekülatif yatırım amaçlı alınıp satılması önlenerek zorunlu olarak tarımsal üretimde kullanılması sağlanacak.