Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Tanzim satışa ek üretici pazarları da açılmalı

1973’de İhsan Alyanak’ın İzmir’inde açılan TANSA’ların başarısı, tarladan sofraya uzanan gıda maddesi ticaretinde, nakliyeci, komisyoncu, tüccar, kabzımal gibi aracıları aradan çıkartmasıydı.
 
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın talimatı, Sayın Berat Albayrak’ın bilgisiyle, büyükşehirlerde kurulacak tanzim satışlar da, sebze, meyveyi direk tarladan alıp, tüketiciye tek elden ulaştırabilirse, yüzde 30-40 ucuzluk sağlanabilir.
 
Eğer sebze, meyve fiyatlarını ucuzlatmak istiyorsanız, tarladan sofraya uzanan yoldaki, aracıları kaldırın. Komisyoncuları, tüccarları, kabzımalları, aradan çıkartın. Bırakın marketler, domatesi, patatesi, tarladan direk alsın. 
Tanzim satışlara ek, üretici pazarları da açın. Böylelikle, hem çilekeş çiftçi, emeğinin karşılığını alabilir, hem de büyükşehirdeki tüketiciler, gıdasını yüzde 30-40 daha ucuza temin edebilir.

Kadir ERCAN / GAZETECİ
 
KURU SOĞAN’A, patatese, domatese, buğdaya, mısıra,  ete muhtaç hale gelince, hal yasasını ve tanzim satışları konuşmaya başladık.
İstanbul, Ankara gibi büyük şehir belediyelerinin önemli görevlerinden biri de sosyal belediyecilik kapsamında, hemşerileri ucuza doyurmaktır. Hiç kimse aç açıkta kalmamalı, kimse soğukta üşümemelidir.
 
İzmir’in efsane Belediye Başkanı merhum İhsan Alyanak, 1973 yılında, dar ve orta gelirlilere ucuz temel gıda maddeleri temin etmek için TANSA (Tanzim Satış Mağazaları) kurunca Türkiye’de sosyal belediyecilik modelinde önemli mesafe kat etmiş oldu. 
Kuru fasulye, pirinç, bulgur, et, süt, çay, şeker, ekmek, zeytin, yağ, domates, patates, soğan gibi sebze, meyve, temel gıda maddelerini ucuza satmakla ün salan TANSA, güzel İzmir’i, büyükşehirler arasında tartışmasız en ucuz kent haline getirdi.

TANSAŞ YENİDEN TÜRKİYE’NİN UMUDU OLDU
 
Alyanak’tan sonra başkanlık görevini devralan Burhan Özfatura, Yüksel Çakmur, bu organizasyonu bir marka haline getirdi. TANSAŞ artık dünyanın en büyük alışveriş market zincirlerinden biriydi.

ALBAYRAK, “TANZİM SATIŞ MAĞAZALARI AÇACAĞIZ”

İzmir’de 44 yıl önce temeli atılan ve 25 yıl boyunca başarıyla yürütülen belediyelerin işlettiği ve halka ucuz gıda maddesi sunan tanzim satış mağazaları modeli, ucuz gıda için yeniden Türkiye’nin umudu oldu.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, tanzim satış mağazaları açacaklarını söyledi. Albayrak, "Önümüzdeki hafta ilk etapta İstanbul'da 50, Ankara'da 30'dan fazla noktada, hakiki değerinde olacak şekilde süreci başlatacağız" dedi. Albayrak’ı, kutluyorum.

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ ÖNCE GÜBREYİ UCUZLATSIN!

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, belediyelerin tanzim satış mağazalarında satılacak ürünleri çiftçilerden almaya başladıklarını belirterek, "Üreticiden alabildiğimiz kadar makul fiyata alıp, bu ürünleri dağıtımın noktasındaki belediyenin yetkililerine teslim edeceğiz. Özel sektör mantığıyla düşünmediğimiz için hemen hemen hiç kar koymayacağız" dedi.
Tanzim satış, Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz’a bırakılırsa, yandık demektir. Çünkü, Poyraz’ın yönettiği Tarım Kredi kooperatiflerinde 50 kiloluk gübre fiyatı fahiş zamlarla 1 yılda 50TL’den 100TL’ye çıkmış durumda. Poyraz, öncelikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarını yerine getirsin, gübre ve yem zamlarını geri alsın. Öncelikle, kendi ortakları olan çiftçinin, besicinin girdilerini düşürsün. Tarım Kredi’yi örnek kooperatif modeli haline getirsin.



MARKETLER DOMATESİ  TARLADAN ALABİLSİN

TBMM, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Yunus Kılıç, hal yasası değişince, zincir marketlerin hal sistemine dahil olacağını ve tarladan mal alamayacağını söyledi.
BU NE PERHİZ NE LAHANA TURŞUSU?
Tarladaki ürünün, sadece zincir marketler ve tüccarlar aracılığıyla değil aynı zamanda komisyoncular üzerinden de tüketiciye ulaştırıldığını söyleyen Yunus Kılıç, “Komisyoncular, aldıkları ürünü yasalara aykırı olarak yüzde 8 karla başka komisyonculara satıyor. Ürün el değiştirdikçe fiyat da artıyor. Mevcut sistemde üreticiler, perakende satışını elinde tutan zincir marketler, büyük tüccarlar ve komisyoncuların insafına kalmış durumda. Buna seyirci kalamayız” dedi.
Sormazlar mı şimdi, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” diye, Hem aracı sayısı arttıkça, ürünün fiyatı artıyor diyeceksiniz, hem de marketlerin direk tarladan domates, patates, almasını engelleyip, aradaki tüccarları koruyacaksınız?
Yeni Hal Kanunu’yla, hal sayısının 170’den  70’e indirilmesi planlanıyor. Eğer, marketler, manavlar, pazarcılar, malı direk tarladan alabilecekse, bu engel teşkil etmeyebilir. Ancak, yine de üretici bölgelerinde çiftçinin ürününün değerlendirildiği hallerin sayısı azaltılmamalı. Üreticiler ürünlerini buralarda da satabilmeli.

ÜRETİCİ PAZARLARI AÇILMALI

Eğer sebze, meyve fiyatlarını ucuzlatmak istiyorsanız, tarladan sofraya uzanan yoldaki, aracıları kaldırın. Komisyoncuları, tüccarları, kabzımalları, aradan çıkartın.
Bırakın marketler, tanzim satış mağazaları, manavlar, sebze, meyveyi, tarladan direk alabilsin. Dağından, dalından, tarladan sofraya projesi gerçekleşebilsin. Böylelikle, hem çilekeş çiftçi, emeğinin karşılığını alabilsin, hem de büyükşehirlerde yaşayan tüketici gıdasını yüzde 30-40 daha ucuza temin etsin.
Kuzey Avrupa’da ve gelişmiş ülkelerde, üreticilerin tüketici hallerindeki ve pazarlardaki doğrudan satış oranları yüzde 90 . Türkiye'de ise, sadece binde 6.
İşte Türkiye’deki bu çarpık düzeni değiştirmek, tarım ürünlerini tarladan sofraya tek elden ulaştırıp, hem çiftçinin alın terinin karşılığını vermek, hem de mutfağın ucuzlatılması amacıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Hal Yasası yenileniyor.

Tarlada kilosu 50-60 kuruş olan soğan, Ankara, İstanbul’a geldiğinde nasıl oluyor da 5-6 kat zamlı fiyattan satılıyor?
 Bin bir güçlükle, çileyle, tohum, mazot, gübre, sulama, tarımsal ilaç, emek harcayıp, güç bela tarlasından senede yalnızca 1 kamyon hasat yapabilen çiftçiye kilo başına sadece 5-10 kuruş bırakılırken, aradaki tüccar, komisyoncu, halci, pazarcı, market zincirleri, günde 1 kamyon mal satıp, üreticinin 300-500 katı yıllık kazanç elde edebiliyor.  İstanbul, Ankara’daki toptancı hallerindeki kabzımallar ise günde 3-5 kamyon mal satıp daha fazla kazanç elde edebiliyor.
Avrupa’daki gibi, üretici pazarları açılırsa, sebze ve meyvede, üretici bölgesindeki toptancı halinde kesilen yüzde 13 komisyon, tüketici halinde kesilen yüzde 17’lik komisyon olmak üzere toplamda yüzde 30 ucuzluk sağlanabilir.
Ayrıca toptancı hallerinde, komisyon, rüsum, hamaliye, KDV’ye ek olarak, “kasa, ambalaj maliyeti” denilerek, kilo başına eklenen 1’er liralar da alınmaz ise, gıda fiyat indirimleri daha da iyi hale gelebilir.
Kadir ERCAN
Sürekli Basın Kartı Sahibi Gazeteci
Kadirercan09@gmail.com
 
 

Makarnalık Buğday Direk Çiftçiden Alınacak

Oba Makarna, üretimde kullanacağı makarnalık buğdayı, artık tüccarlar yerine Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla doğrudan çiftçiden alacak. Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz: "Sözleşmeli üretim modeli sayesinde, tarım sektöründeki arz ve taleple fiyatlandırmadaki dengesizlikler giderilecek. Benzer iş birliği protokollerini diğer özel sektör firmalarıyla da yapmayı temenni ediyorum." açıklamalarında bulundu.Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Musa Özgüçlü: "Pilot olarak belirlenen Kütahya, Eskişehir, Afyon ve Uşak'ta çiftçi tarafından üretilen buğday, firmamız tarafından makarna üretiminde kullanılacak. Eskiden tüccardan alınan makarnalık buğdayı artık doğrudan çiftçiden alacağız." ifadelerinde bulundu.
Çiftçi ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) ile Oba Makarna arasında ticari iş birliği protokolü imzalandı. Buna göre, Oba Makarna, tüccarları devreden çıkararak makarnalık buğdayı Tarım Kredi aracılığıyla doğrudan çiftçiden temin edecek.

Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz ile Oba Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Musa Özgüçlü, Tarım Kredi Genel Müdürlüğünde iş birliği protokolüne imza attı. 
Protokol kapsamında, Tarım Krediye bağlı ortaklarca "sözleşmeli üretim modeli"yle üretilen makarnalık buğday Tarım Kredi tarafından alınarak, Oba Makarnacılık Sanayi Ticaret AŞ'ye satışı gerçekleştirilecek. 
Özgüçlü, törende yaptığı konuşmada, pilot olarak belirlenen Kütahya, Eskişehir, Afyon ve Uşak'ta çiftçi tarafından üretilen buğdayın, firması tarafından makarna üretiminde kullanılacağını söyledi. Eskiden tüccardan alınan makarnalık buğdayın artık doğrudan çiftçiden alınacağını belirten Özgüçlü, böylece çiftçinin makarnalık buğdaya daha çok yönelmesini amaçladıklarını, pilot çalışmanın ardından Türkiye genelinde sözleşmeli üretim modeline geçeceklerini bildirdi. 
Fahrettin Poyraz da çiftçinin ürettiği ürünleri pazara ulaştırma noktasındaki sorumluluklarını yerine getirdiklerini vurgulayarak, şunları dile getirdi: 
"Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye ürettirdiğimiz ürünün değeri 2017'de 40 milyon lira iken, bu yıl 150 milyon liraya çıktı. Çiftçilerin ürettiği ürünleri, pazara ve ihtiyaç duyan sektörlere ulaştırıyoruz. Çiftçilerimiz, dönem sonunda ürettiği ürünü satma ve pazara ulaştırma noktasında bir kayıp yaşamayacak." 
 
 

Tarım Kredi Enflasyonla Minumum Karla Mücadele Edecek

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'na destek verdiklerini belirterek, "Biz zaten Tarım Kredi olarak piyasayı regüle etmek için çok düşük kar marjlarıyla çalışıyorduk, şu anda programa destek olmak için kar marjımızı minimuma çektik." dedi.
Poyraz, AA muhabirine, Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı'na ilişkin değerlendirmede bulundu.
Geçen haftalarda gübrede özel finansman yöntemiyle yüzde 15'lere varan indirim yaptıklarını anımsatan Poyraz, "Gübrede piyasa fiyatlarının altına indik. Sonrasında yemle ilgili yüzde 20'ye yakın indirim yaptık. Şimdi de bu kapsamda başta sıvı gübre kısmında olmak üzere, tarımsal ilaçlarda ve çiftçimizin yaptırdığı sigortalarda yüzde 10 civarında indirime gittik. Toplamda şu anda 50'nin üzerinde üründe yüzde 10 civarında indirim var." diye konuştu.
Maliyetleri azaltarak çiftçileri rahatlatmayı amaçladıklarına ifade eden Poyraz, şu anda maliyetlerin azaltılması noktasında Tarım Kredi iştiraki şirketlerin karlılık oranlarını yok denecek kadar aşağıya çektiklerini söyledi. Poyraz, indirimlerin orta ve uzun vadede kazanca dönüşeceğini dile getirdi.
Programa destek verdiklerini vurgulayan Poyraz, "Bu programın etkileri gelecek aydan itibaren enflasyon rakamlarına yansıyacaktır diye düşünüyorum. Biz zaten Tarım Kredi olarak piyasayı regüle etmek için çok düşük kar marjlarıyla çalışıyorduk, şu anda kar marjımızı minimuma çektik." ifadesini kullandı.
 
 

Türkiye, Fırat Kalkanı Bölgesini Tarımsal Destekle Kalkındırıyor

Cerablus ve El-Bab ilçelerinde halkın yeni bir hayata başlaması için her türlü desteği sağlayan Türkiye, tarım ve hayvancılığın canlanması için de çalışmalarına devam ediyor.
Cerablus ve El-Bab'ta tarım teşkilatının ayağa kaldırılması için koordinatör olarak görevlendirilen Gaziantep Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri, bölgede bir yandan yıllardır mücadelesi yapılmayan şap, koyun ve keçi vebası ile brusella'ya karşı aşılama yaparken, diğer yandan da çiftçilere ilaçlamadan ürünlerinin satın alınmasına kadar birçok destekte bulunuyor.
Bugüne kadar 2 milyon liranın üzerinde destek ve hizmet sunulan bölge, insanların kaçtığı yer konumundan göç alan bir yerleşim yeri haline geldi.
Öncelikli ihtiyaçlar tespit ediliyor
Gaziantep Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Karayılan, Fırat Kalkanı Harekatı ile terör örgütlerinden temizlenen Cerablus ve El-Bab ilçelerinin tarım teşkilatlarının ayağa kaldırılması ve tarımsal üretimin canlandırılması için kendilerine koordinatörlük görevi verilmesinin ardından bölgeye giderek bitkisel ve hayvansal üretim alanlarında incelemeler yaptıklarını ve öncelikli ihtiyaçları tespit ettiklerini söyledi.
Bölgedeki yerleşim birimlerinin iklimi, toprak yapısı ve ürün deseninin Gaziantep ile benzerlik gösterdiği için çalışmaları daha rahat yürüttüklerini dile getiren Karayılan, "Cerablus'ta 546 bin dekar alanda arpa ve buğday başta olmak üzere kimyon, mercimek ve nohut, 140 bin dekar alanda ise Antep fıstığı, zeytin ve badem üretildi. Bölgede bir yılı aşkın süredir görev yapan 5 veteriner hekim köylerin neredeyse tamamına ulaşarak ocak-mart döneminde 11 bin 555 küçükbaş ve 2 bin 781 büyükbaşa şap, 10 bin 425 koyun ve keçiye veba aşısı yaptı" diye konuştu.
Tarım binasının yapımına başlandı
Karayılan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2017-2018 yıllarında Cerablus merkez ve köylerinde insani yardım ve bölge kalkınması amacıyla 150 ton gübre, 7 bin 200 fide, 52 ton kanatlı yemi, 7 bin 200 yumurtacı tavuk, 3 bin 200 litre tarım ilacı, 4 bin 650 fidan ile çeşitli tarım araçların dağıtıldığını vurguladı.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla yetiştiricilerden 16 ton nohut ve 545 ton mercimek alımı yapılarak, 827 bin lira ödeme yapıldığını dile getiren Karayılan, şöyle konuştu:
"Cerablus kesimhanesinde görevli veteriner hekimlerimiz, kesimi yapılan hayvanlardan sağlıklı olanların kasaplarda ve lokantalarda satışına izin vermektedir. Gıda kontrol ekiplerimiz tarafından da günlük kontrol yapılmaktadır. 2018 yılında 45 işletmeye idari para cezası uygulanmıştır. Cerablus Mahalli Meclisi tarafından tarımın geliştirilmesi amacıyla 25 ton buğday tohumu ve 10 ton üre gübresi alınarak, kar amacı gütmeden çiftçilere satışı yapılmıştır. Cerablus’ta çiftçilerimize daha iyi hizmet vermek amacıyla Bakanlığımız tarafından tarım binasının yapım çalışmalarına başlanmıştır."
Bab çiftçisinin 5 milyon liralık ürünü satın alındı
Karayılan, El-Bab'ta ise 210 bin dekar tarım arazisinde genel olarak arpa ve buğday yetiştirildiğini belirtti.
İlçede 95 bin küçükbaş, yaklaşık 2 bin 500 büyükbaş varlığı bulunduğunu belirten Karayılan, bölge çiftçisinin desteklenmesi için yerel tarım ofisi ve bakanlığın ortak çalışmasıyla 2017 yılında 150 ton kimyevi gübre, 33 ton kanatlı yemi ve 4 bin 400 tavuk temin edilerek çiftçilere dağıtıldığını bildirdi.
Karayılan, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla çiftçilerin yetiştirdiği arpa, buğday, mercimek ve nohudun satın alınarak, yaklaşık 5 milyon lira destek sağlandığını, böylece bölge çiftçisine hem alım güvencesi verildiğini, hem de bahsi geçen ürünler için taban fiyat oluşması sağlanarak ürünlerin "yok pahasına" satılmasının önüne geçildiğini vurguladı.
Geçen yıl alımı yapılan 4 ürün çeşidinin 2018 yılında bölgede üretilen ürünlerin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesi yönündeki çalışmaların devam ettiğini belirten Karayılan, haziran öncesinde ilgili yönetmeliğin çıkmasının beklendiğini söyledi. 
"Cerablus ve Bab cazibe ve ticaret merkezi haline geldi"
Karayılan, bölgede daha kaliteli ürün elde etmek için üretimi TİGEM tarafından yapılan buğday, arpa ve mercimek tohumlarından demonstrasyon parselleri oluşturulmasının planlandığını dile getirerek, şunları söyledi:
"Bu yıl 2 bin 800 litre zirai ilaç temin edilerek çiftçilere dağıtımı yapılmıştır. Ayrıca, 11 tarım aracı yerel tarım ofisinin kontrolünde çiftçilere hizmet vermektedir. Bölgede arıcılığın geliştirilmesi için arıcılıkla uğraşan çiftçilere bin 66 arılı kovan dağıtımı başladı. Aynı zamanda karabuğday ve lavanta için demonstrasyon çalışmalarına başlanmıştır. Bitkilerin bölgeye uyum sağlaması durumunda bu bitkilerin ekim alanları genişletilerek hem arıcılık desteklenecek hem de çiftçiler için alternatif ürünler sağlanmış olacaktır."
Hayvancılığın tamamına yakınını oluşturan küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin desteklenmesi için önceliğin yıllardır mücadelesi yapılmayan hastalıkların önlenmesi için aşılama çalışmalarında olduğuna dikkati çeken Karayılan, "Bab bölgesindeki yetiştiricilerin tamamına ulaşarak hayvanlarının aşılaması yapıldı. 2017 yılı ilkbahar döneminde 104 bin hayvana şap aşısı, sonbahar döneminde 65 bin şap, 70 bin veba, 5 bin brusella aşısı yapıldı. Nisan ayı aşı programının tekrarlanması planlanıyor" diye konuştu.
Karayılan, Cerablus ve El-Bab ilçelerine sadece il müdürlüklerince sağlanan hizmetlerin parasal değerinin 2 milyon liranın üzerinde olduğunu vurgulayarak, "İl müdürlüğümüzce bölgede tarım teşkilatının kurulması, tarımsal üretimin canlandırılması için yapılan faaliyetler sonucunda bu iki yerleşim yeri cazibe ve ticaret merkezi haline gelmiştir. İnsanların kaçtığı bir yer konumundan göç alan bir yerleşim yeri konumuna gelen bölgede, sadece El-Bab’ın nüfusu 5 binden 100 binin üzerine çıkmıştır" dedi.