Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Rusya'ya Domates İhracatı Başladı

Rusya'nın Türkiye'den alımını 2 yıl boyunca durdurduğu tarım ürünlerinden biri olan domateste yasağın kalkmasının ardından onay alan iki firma daha Rusya'ya ilk ihracatını bugün gerçekleştirdi. Manisa Salihli'de yer alan iki serada üretilen domatesler özel ambalajlar ile Rusya'ya gönderildi.
Manisa’nın Salihli ilçesinde topraksız iki serada üretilen domateslerin Rusya’ya ihracatı başladı.
Rusya Federal Veteriner ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi’nin, Türkiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı garantisi altında Rusya’ya domates gönderme iznini vermesinin ardından, Salihli’deki topraksız serada domates üreten Lider Gıda ve Bostan Tarım, domates ihracatına başladı.
Salihli’den, Rusya’ya domates ihracatının başladığını ifade eden Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ali Demir, "Rusya Federasyonu’na domates ihracatı konusunda Bakanlığımız ve Rusya Federasyonu Federal Veterinerlik ve Bitki Karantina Servisi yetkililerince daha önce Lider Gıda ve Bostan Tarım’a ait ilçemizdeki domates seralarında yapılan denetimlerin ardından, iki seraya Türkiye Cumhuriyeti’nden Rusya Federasyonu’na domates ihracatına izni verilmiş olup, Müdürlüğümüz İnspektörlerince kontrol ve denetimleri yapılan domateslerin Rusya Federasyonu’na ihracatları başlamıştır. İhracat başta Salihli olmak üzere, tüm ülkemize hayırlı olsun" dedi.
 

Türkiye ve Kırgızistan Arasında Tarım Anlaşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Kırgız mevkidaşı Tarım, Gıda Sanayisi ve Arazi Islahı Bakanı Nurbek Murashev; Ankara'da "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı"nı imzaladılar.
Tarım alanında iş birliği mutabakat zaptında İki ülke arasında tarımsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temel anlaşma olma özelliğini taşıyan bu Mutabakat ta hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi gibi birçok konuda anlaşmaya varıldı.
Öte yandan bitkisel üretim ve bitki koruma, tarımsal üretimin mekanizasyonu ve otomasyonu, arazi ıslahı ve modern sulama sistemleri, tarımsal ürünlerin işlenmesi, üretici örgütlenmesi gibi konularda ise Türkiye ve Kırgızistan ortak araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konularında işbirliğinin geliştirilmesinde ortak hareket edecek.
Anlaşmanın iki ülkeler arasında ki ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi, doğrudan yatırımın çekilmesi için düzenleyici bir yasal çerçevenin oluşturulması, yatırımların istikrarlı ve adil bir şekilde muamele edilmesi hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi, bitkisel üretim ve bitki koruma ve daha birçok alanda ki gelişiminin sağlanması bekleniyor.

 

Türkiye, Fırat Kalkanı Bölgesini Tarımsal Destekle Kalkındırıyor

Cerablus ve El-Bab ilçelerinde halkın yeni bir hayata başlaması için her türlü desteği sağlayan Türkiye, tarım ve hayvancılığın canlanması için de çalışmalarına devam ediyor.
Cerablus ve El-Bab'ta tarım teşkilatının ayağa kaldırılması için koordinatör olarak görevlendirilen Gaziantep Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri, bölgede bir yandan yıllardır mücadelesi yapılmayan şap, koyun ve keçi vebası ile brusella'ya karşı aşılama yaparken, diğer yandan da çiftçilere ilaçlamadan ürünlerinin satın alınmasına kadar birçok destekte bulunuyor.
Bugüne kadar 2 milyon liranın üzerinde destek ve hizmet sunulan bölge, insanların kaçtığı yer konumundan göç alan bir yerleşim yeri haline geldi.
Öncelikli ihtiyaçlar tespit ediliyor
Gaziantep Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Karayılan, Fırat Kalkanı Harekatı ile terör örgütlerinden temizlenen Cerablus ve El-Bab ilçelerinin tarım teşkilatlarının ayağa kaldırılması ve tarımsal üretimin canlandırılması için kendilerine koordinatörlük görevi verilmesinin ardından bölgeye giderek bitkisel ve hayvansal üretim alanlarında incelemeler yaptıklarını ve öncelikli ihtiyaçları tespit ettiklerini söyledi.
Bölgedeki yerleşim birimlerinin iklimi, toprak yapısı ve ürün deseninin Gaziantep ile benzerlik gösterdiği için çalışmaları daha rahat yürüttüklerini dile getiren Karayılan, "Cerablus'ta 546 bin dekar alanda arpa ve buğday başta olmak üzere kimyon, mercimek ve nohut, 140 bin dekar alanda ise Antep fıstığı, zeytin ve badem üretildi. Bölgede bir yılı aşkın süredir görev yapan 5 veteriner hekim köylerin neredeyse tamamına ulaşarak ocak-mart döneminde 11 bin 555 küçükbaş ve 2 bin 781 büyükbaşa şap, 10 bin 425 koyun ve keçiye veba aşısı yaptı" diye konuştu.
Tarım binasının yapımına başlandı
Karayılan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2017-2018 yıllarında Cerablus merkez ve köylerinde insani yardım ve bölge kalkınması amacıyla 150 ton gübre, 7 bin 200 fide, 52 ton kanatlı yemi, 7 bin 200 yumurtacı tavuk, 3 bin 200 litre tarım ilacı, 4 bin 650 fidan ile çeşitli tarım araçların dağıtıldığını vurguladı.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla yetiştiricilerden 16 ton nohut ve 545 ton mercimek alımı yapılarak, 827 bin lira ödeme yapıldığını dile getiren Karayılan, şöyle konuştu:
"Cerablus kesimhanesinde görevli veteriner hekimlerimiz, kesimi yapılan hayvanlardan sağlıklı olanların kasaplarda ve lokantalarda satışına izin vermektedir. Gıda kontrol ekiplerimiz tarafından da günlük kontrol yapılmaktadır. 2018 yılında 45 işletmeye idari para cezası uygulanmıştır. Cerablus Mahalli Meclisi tarafından tarımın geliştirilmesi amacıyla 25 ton buğday tohumu ve 10 ton üre gübresi alınarak, kar amacı gütmeden çiftçilere satışı yapılmıştır. Cerablus’ta çiftçilerimize daha iyi hizmet vermek amacıyla Bakanlığımız tarafından tarım binasının yapım çalışmalarına başlanmıştır."
Bab çiftçisinin 5 milyon liralık ürünü satın alındı
Karayılan, El-Bab'ta ise 210 bin dekar tarım arazisinde genel olarak arpa ve buğday yetiştirildiğini belirtti.
İlçede 95 bin küçükbaş, yaklaşık 2 bin 500 büyükbaş varlığı bulunduğunu belirten Karayılan, bölge çiftçisinin desteklenmesi için yerel tarım ofisi ve bakanlığın ortak çalışmasıyla 2017 yılında 150 ton kimyevi gübre, 33 ton kanatlı yemi ve 4 bin 400 tavuk temin edilerek çiftçilere dağıtıldığını bildirdi.
Karayılan, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla çiftçilerin yetiştirdiği arpa, buğday, mercimek ve nohudun satın alınarak, yaklaşık 5 milyon lira destek sağlandığını, böylece bölge çiftçisine hem alım güvencesi verildiğini, hem de bahsi geçen ürünler için taban fiyat oluşması sağlanarak ürünlerin "yok pahasına" satılmasının önüne geçildiğini vurguladı.
Geçen yıl alımı yapılan 4 ürün çeşidinin 2018 yılında bölgede üretilen ürünlerin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesi yönündeki çalışmaların devam ettiğini belirten Karayılan, haziran öncesinde ilgili yönetmeliğin çıkmasının beklendiğini söyledi. 
"Cerablus ve Bab cazibe ve ticaret merkezi haline geldi"
Karayılan, bölgede daha kaliteli ürün elde etmek için üretimi TİGEM tarafından yapılan buğday, arpa ve mercimek tohumlarından demonstrasyon parselleri oluşturulmasının planlandığını dile getirerek, şunları söyledi:
"Bu yıl 2 bin 800 litre zirai ilaç temin edilerek çiftçilere dağıtımı yapılmıştır. Ayrıca, 11 tarım aracı yerel tarım ofisinin kontrolünde çiftçilere hizmet vermektedir. Bölgede arıcılığın geliştirilmesi için arıcılıkla uğraşan çiftçilere bin 66 arılı kovan dağıtımı başladı. Aynı zamanda karabuğday ve lavanta için demonstrasyon çalışmalarına başlanmıştır. Bitkilerin bölgeye uyum sağlaması durumunda bu bitkilerin ekim alanları genişletilerek hem arıcılık desteklenecek hem de çiftçiler için alternatif ürünler sağlanmış olacaktır."
Hayvancılığın tamamına yakınını oluşturan küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin desteklenmesi için önceliğin yıllardır mücadelesi yapılmayan hastalıkların önlenmesi için aşılama çalışmalarında olduğuna dikkati çeken Karayılan, "Bab bölgesindeki yetiştiricilerin tamamına ulaşarak hayvanlarının aşılaması yapıldı. 2017 yılı ilkbahar döneminde 104 bin hayvana şap aşısı, sonbahar döneminde 65 bin şap, 70 bin veba, 5 bin brusella aşısı yapıldı. Nisan ayı aşı programının tekrarlanması planlanıyor" diye konuştu.
Karayılan, Cerablus ve El-Bab ilçelerine sadece il müdürlüklerince sağlanan hizmetlerin parasal değerinin 2 milyon liranın üzerinde olduğunu vurgulayarak, "İl müdürlüğümüzce bölgede tarım teşkilatının kurulması, tarımsal üretimin canlandırılması için yapılan faaliyetler sonucunda bu iki yerleşim yeri cazibe ve ticaret merkezi haline gelmiştir. İnsanların kaçtığı bir yer konumundan göç alan bir yerleşim yeri konumuna gelen bölgede, sadece El-Bab’ın nüfusu 5 binden 100 binin üzerine çıkmıştır" dedi.
 
 
 

Bakan Fakıbaba Katar’da Süt Üretim Tesisini Gezdi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Katar'da Baladna Süt Üretim Tesisini gezdi.
6. Uluslararası Katar Tarım Fuarı "Agriteq 2018" kapsamında Doha'da bulunan Fakıbaba, yaklaşık 8 bin büyük baş hayvanı barındıran Baladna Süt Üretim Tesisi ve çiftliğini ziyaret etti.
Fakıbaba'ya, Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Fikret Özer ile iş adamı Ömer Seyfi Aktülün eşlik etti.
Bakan Fakıbaba, burada AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Tesisleri çok beğendim. Katar'ın ihtiyacını karşılaması önemli. Katar'da Türk yatırımcı iş adamlarımızın da katkıları ile önemli atılımlar gerçekleşmesi memnuniyet vericidir." ifadelerini kullandı.
Baladna Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mutez Hıyat, Bakan Fakıbaba ve beraberindekilere, tesis ve üretim hakkında bilgi verdi.
Söz konusu şirket, Katar'ın süt ve süt ürünleri ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor.
Şirket geçen hafta Katar'a ABD'den 3 bin 200 büyük baş hayvan ithal etmişti. Şirketin 2019 yılı itibarıyla inek sayısını 20 bine çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor.
Daha önce süt ve süt ürünleri ithalatını daha çok Suudi Arabistan'dan sağlayan Katar bu şekilde Körfez ülkelerinin uyguladığı ablukanın etkilerini kırmaya çalışıyor.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır yönetimlerinin, 5 Haziran 2017'de Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve ekonomik abluka uygulamaları, Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.
 

Ekonomi On bir nokta bir Büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK), üçüncü çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı.Buna göre türkiye ekonomisi Temmuz-Ağustos-Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyrekte yüzde 11.1 oranında büyüdü. 
Türkiye'nin bu oranla Hindistan ve Çin'i geride bıraktığı bildirildi. 
Gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde 2017 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre tarım sektörü toplam katma değeri %2,8, sanayi sektörü %14,8 ve inşaat sektörü %18,7 arttı.
Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %20,7 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2017 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %9,6 arttı.Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,2 arttı.
 
 

Katar ile Tarım İşbirliği

Türkiye ile Katar arasındaki tarım alanında imzalanan mutabakat zaptı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Türkiye adına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Katar adına ise Belediye ve Çevre Bakanlığının uygulamasından sorumlu olduğu mutabakat zaptıyla tarım, bitkisel üretim ve bitki sağlığı, hayvancılık ve hayvan ıslahı, hayvan sağlığı, balıkçılık ile gıda sağlığı alanlarında iş birliği sağlanacak.

İki ülke, bilimsel ve teknik bilgi ile doküman, araştırma sonuçları, uzman mübadelesi yapacak, eğitim, seminer, konferans ve toplantı düzenleyecek, tarımsal pazarlamada özel sektör kuruluşları arasında iş birliği ve ortak yatırımları teşvik edecek, bitki besleme, iklim değişikliği ve tarımsal sulamada ortak projeler hazırlayacak, veteriner laboratuvarları arasında eşleştirme yapacak.

İş birliğini izlemek ve değerlendirmek üzere “Tarım Yürütme Komitesi” kurulacak. Komite, dönüşümlü olarak iki ülkeden birinde toplanacak. Mutabakat zaptı 5 yıl süreyle yürürlükte kalacak.

Çekirdeksiz Karpuza İlgi Artıyor

Türkiye’de de ilgi görmeye başlayan çekirdeksiz karpuzun, tüketimde Avrupa’daki gibi gelişmesi bekleniyor.

Avrupa kentlerinde çekirdeksiz karpuza ilgi giderek artıyor. 30 yıldır çekirdeksiz karpuz ıslahı yaptıklarını belirten özel sektöre ait tohum firmasının Avrupa ve Afrika Satış Müdürü Juan Sastre Ferrus, çekirdeksiz karpuzun Türkiye’de tutulduğunu, yaygınlaşması için çalışmalara devam ettiklerini söyledi.

Ürünün büyük ilgi gördüğünü anlatan Ferrus, “Çekirdeksiz karpuzda Avrupa’da gösterdiğimiz başarıyı Türkiye’de de yakalamak istiyoruz. Yapılan ıslahla doğal olarak yetiştirilen 5-6 kilogram ağırlığındaki karpuzlar, Türkiye’de de ilgi görmeye başladı. Çekirdeksiz karpuzun İspanya’daki pazar payı yüzde 90’larda. Türkiye’de ise şu an piyasada yüzde 4- 4.5 yer alıyor. Bunun ileri günlerde artması için çalışma yürütüyoruz” dedi.

Sebze Tohumları Tedarik Zinciri Müşterileri Yöneticisi Mehmet Haşim Çakır ise Türkiye’de önemli süper marketlerde çeşitli markalarda çekirdeksiz karpuzlar satıldığını söyleyerek, “Özellikle sebze-meyve sektöründe insanlar artık daha kolay tüketebilecekleri ve ortalama boylarda ürünleri tercih etmektedirler. Çekirdeksiz karpuzun en önemli özelliklerinden bir tanesi de 5-6 kilogram bandında olmasıdır. Bu tüketicilere kolay kullanım sağlamaktadır. Çünkü bu tür karpuzları hem buzdolabında saklamak daha rahat oluyor, hem de 4 kişilik bir ailenin hızlı bir şekilde tüketebilmesine olanak sağlamaktadır. Biz ülkemizde de çekirdeksiz karpuzun Avrupa’daki gibi gelişeceğine inanmaktayız. Yaptığımız araştırmalarda süper marketler, ihracatçılar ve üreticilerin bizim ile aynı fikirde olduklarını gördük” şeklinde açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: dunya.com
 
 

Türkiye'den Giden Ürünler İçin Anons!

Suudi Arabistan’ın başını çektiği bazı Arap ülkelerinin uyguladığı siyasi ve ekonomik ambargonun ardından Katar, alternatif olarak Türkiye’den gıda ürünü almaya başladı.

Türkiye’den kargo uçaklarıyla gelen tavuk, yumurta, süt ve yoğurt gibi ürünlerin ulaştığını sosyal medya hesaplarından halka duyuran marketler, raflardaki Türk ürünlerinin altına da “Türkiye’den hava yoluyla gelen ürünler” diye yazdı.

Duyuru yaptılar

Doha’daki Al Meera marketler zincirinin sosyal medya hesabından yaptığı duyurunun ardından şehirdeki birçok markette halk Türk ürünlerinin olduğu rafların önünde yoğunluk oluşturdu. Market çalışanları, duyurunun yapmasının ardından gelen çok sayıda müşterinin Türk ürünlerini talep ettiğini söyledi. Al Meera marketler zincirinin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Al Meera olarak Türkiye’den gelen ürünlerin ulaştığını müşterilerimize duyuruyoruz.

Müşterilerimizin günlük gıda ihtiyaçlarını karşılamak için süt, yoğurt, yumurta ve başka birçok ürün Türkiye’den geldi. Marketlerinde ürünleri bulabilirsiniz. Gelişmeler için bizi takip edin” ifadelerine yer verildi.

Her şey yolunda

Söz konusu paylaşımda Türk ürünlerinin market raflarındaki fotoğrafları da paylaşıldı. Katar’daki diğer birçok market de benzer paylaşımlarda bulunarak Türk ürünlerini raflarına dizdi. Çok sayıda Katarlı’nın da sosyal medya hesaplarında Türkiye’den gelen gıda ürünlerini paylaştığı görüldü.

Marketten alışveriş yapan Suheyl Avad isimli Katarlı avukat, yaptığı açıklamada “Katar’da her şey yolunda. Türk ürünlerini alıyoruz elhamdülillah. Oğlum bu vesileyle ilk kez Türkiye’den gelen sütü içmiş olacak” dedi. Krizin başladığı ilk günden itibaren Katar yönetiminin bu meseleyi kısa sürede çözeceğine inandığını söyleyen Avad, Türkiye’nin Katar’a destek açıklaması yapması ve gıda ürünleri göndermesi hakkında da, “Ülkeler arasında olması gereken gerçek ilişki bu. Umarım Arap ülkeleri de benzer ilişkileri geliştirir” diye konuştu.
Kaynak:hurriyet.com
 

Türkiye Ekonomisi İlk Çeyrekte Yüzde 5 Büyüdü

Türkiye ekonomisine ilişkin 2017 yılı birinci çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla yılın birinci çeyreğinde yüzde 5.0 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı birinci çeyrek (Ocak-Mart) Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verileri açıklandı. Buna göre; gayrisafi yurtiçi hasıla ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5 arttı. Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmini, 2017 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla yüzde 14,3 artarak 641 milyar 584 milyon TL oldu.

Gayrisafi yurtiçi hasılayı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 3,2, sanayi sektörü yüzde 5,3, inşaat sektörü yüzde 3,7 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 5,2 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2017 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 arttı.

Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 5,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 9,4, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 2,2 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 10,6, ithalatı ise yüzde 0,8 arttı.

İşgücü ödemeleri, 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 20,2 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde yüzde 41 iken bu oran 2017 yılının birinci çeyreğinde yüzde 39,7 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 39,5'ten yüzde 41,3'e yükseldi.
 
 

Türkiye’den Katar'a Süt Tozu

Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez’deki bazı Arap ülkelerinin Katar ile tüm ilişkilerini kesmesi sonrası Ortadoğu’da sıcak gelişmeler yaşanıyor. Türkiye ise diyalogla çözüm için yoğun bir diplomatik faaliyet sürdürüyor.

Katar’a yönelik uygulanan ambargo neticesinde hem İran’ın hem de Türkiye’nin Katar’a gıda ve su yardımı yapacağı gündeme gelmişti.

Türkiye’den Katar’a önümüzdeki günlerde süt tozu ihracatı gerçekleştirilecek. Süt tozu başta olmak üzere, süt ve süt ürünlerinin de gölerileceği bildirildi.

Bölge kaynakları, şu ana kadar halkın gıda erişiminde herhangi bir sıkıntı yaşamadığı ve gündelik yaşantının sürdüğü yönünde bilgiler paylaşıyor.

Bir çok Türk markası Katar’daki bölgelere stokların çoğaltılması için ürünlerini sevk ediyor.

Krizin sürmesi halinde gündeme gelebilecek gıda problemlerine karşı gıda desteklerini göndermeye başlayan Türkiye süt, süt tozu ve süt ürünleri konusunda da ihracat yapacak.

Sevkiyat havayolu aracılığıyla yapılacak

 Katar hükümet yetkilisine dayandırılan bir bilgiye göre de Katar Havayolları’nın kargosu ile gıda tedariki sağlanması için Türkiye’yle görüşüldüğü bildirilmişti.
 
 

Fransa Türkiye’den Neden Kiraz Almıyor?

Türkiye'den kiraz alımını geçen yıl zirai ilaç kalıntısı nedeniyle durduran Fransa, bu yıl da Türkiye'den aynı sebeple kiraz almama kararı verdi.
 
Geçtiğimiz yıl kirazda "dimethoate" aktif maddesi bulunmasını gerekçe göstererek Türkiye'den kiraz ithalatını durduran Fransa, uyarılara rağmen aynı aktif maddenin bu yıl da tespit edildiğini ve Türkiye'den kiraz ithalatı yasağının devam etmesine karar verdi.
 
İhracatçılara Uyarı
 
İhracatçı Birlikleri konuyla ilgili ihracatçıları uyararak Fransa'ya kiraz ihraç etmeden önce Paris Ticaret Müşavirliği ile görüşülerek bilgi alınmasını istedi. İhracatçılara yapılan duyuruda şu bilgilere yer verildi: "Fransa Tarım Bakanlığı tarafından ülkemizin de yer aldığı muhtelif ülkelerden ithal edilen kiraz ürününde "dimethoate" aktif maddesi bulunması gerekçe gösterilerek, söz konusu ürünlerin ithalatına izin verilmemişti.
 
Aktif Maddeli Bitki Koruma Ürünleri Kirazda Kullanılmasın
 
Bu kapsamda, Ekonomi Bakanlığından alınan yazıda; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınan yazıya atfen, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da, kiraz ihracatının olumsuz etkilenmemesi ve alıcı ülkenin hassasiyetleri göz önünde bulundurularak, anılan aktif maddeli bitki koruma ürünlerinin kirazda kullanılmaması ve bu konuda üreticilerin uyarılmaları hususunda 04/05/2017 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca il müdürlüklerinin talimatlandırıldığı ifade edilmektedir.
 
Diğer taraftan, konuyla ilgili olarak Paris Ticaret Müşavirliği geçtiğimiz yıl "dimethoate" aktif maddesi gerekçe gösterilerek, Fransa tarafından, Türk menşeli kiraz ürünlerinin de ithalatına izin verilmediği, bu yıl da Fransa tarafından "dimethoate" aktif maddesi içeren ürünlerin ithalatına kısıtlama getirildiği belirtilmiş olup, ihracatçı firmalarımızın önümüzdeki günlerde yoğunlaşacak olan kiraz ihracatında Fransa pazarında sorun yaşamamalarını teminen ihracat işlemleri öncesinde öncelikle Paris Ticaret Müşavirliğimiz ile irtibata geçmelerinde fayda görülmektedir." 
 
 

Dünyada Açlık Sınırının Altındaki Nüfusun Yüzde 30’u Afrika’da

Antalya’da başlayan Türkiye-Afrika 1. Tarım Bakanları Toplantısı ve Tarım İş Forumu’nun açılışında konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarım sektörünün insanlara gıda, sanayiye ham madde temin eden stratejik bir sektör olduğunu söyledi.

Dünya nüfusunun yüzde 15’ine, dünyadaki tarıma elverişli arazilerin yüzde 25’ine sahip olan Afrika’nın, küresel ekonomideki payının sadece yüzde 3 olduğuna vurgu yapan Çelik, “Geniş ve verimli arazileri, zengin doğal kaynakları ve insan kapasitesiyle Afrika, dostlarıyla beraber bu makus talihini yenecek güce ve bilgeliğe sahiptir. Türkiye olarak, Afrika’nın bu gayretinde daima güvenilir bir partner olduk ve olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Her Yıl 12 Milyon Hektar Arazini Tarım Dışına Çıkıyor”

Dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyarı aşacağının tahmin edildiğini, en fazla nüfus artışının Sahraaltı Afrika’da yaşanacağının öngörüldüğünü belirten Çelik, dünya nüfusunu beslemek için kullanılan tarım alanının 1,4 milyar hektar olduğunu, her yıl 12 milyon hektar arazinin çeşitli nedenlerle tarım dışına çıktığını bildirdi.

2050’ye kadar küresel tarımsal hâsılasının yüzde 60 oranında artırılması gerektiğini, aksi takdirde dünyanın çok büyük siyasi, iktisadi, sosyal ve insani krizlerle karşı karşıya kalacağını kaydeden Çelik, şöyle devam etti:

“Ülkeler için gıda arz güvenliği artık ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. Afrika’da ise biraz daha kritik bir durumla karşı karşıyayız. Afrika’nın 1,1 milyar hektarlık kısmı tarıma elverişli. Bunun da sadece 270 milyon hektarı tarımda kullanılıyor ve 16 milyon hektarlık kısmı ancak sulanabiliyor. Bugün dünyada açlık sınırının altındaki nüfusun da yüzde 30’u Afrika ülkelerinde yaşıyor.

Afrika’da açlıktan ölümler yaşanırken, Uluslararası Hububat Konseyi küresel tahıl stoklarının 500 milyon tonu aştığını açıkladı. Afrika’yı sömüren, kemiren ve nihayetinde semirenler şimdilerde kasalarını, ambarlarını doldurma derdinde. Gerçek dostları olarak biz Afrika’nın hep yanında olduk ve yanında olmaya devam edeceğiz. Kıtanın yüksek tarımsal potansiyeli doğru değerlendirildiğinde, kendi gıda ihtiyacını fazlasıyla karşılayacağına inanıyoruz. İki gün boyunca yapacağımız görüşmelerde ‘Afrika sorunlarına Afrika çözümleri’ üretmek için kafa yoracağız.”

“Her ülke kendi milli tarım projesini oluşturmalı”

Türkiye’nin Afrika ile tarımsal ticaretinin 2003’te 480 milyon dolar iken, geçen yıl 2,5 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, Afrika tarımında sorunlar giderildikçe, tarımın gelişeceğine ve tarımsal ticaret kapasitesinin de artacağına inandıklarını bildirdi. Çelik, bu amaçla Türkiye ve Afrika’dan 800’e yakın iş adamının katılımıyla düzenledikleri Türkiye-Afrika Tarım İş Forumu’nu, bir dönüm noktası olarak gördüklerini vurguladı.

Avrupa’nın en büyük tarımsal gücü olan Türkiye’nin önemli bir tarım potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Çelik, “Ürettiklerimizi sadece 80 milyon vatandaşımızla değil, ülkemize sığınan 3 milyonu aşkın Suriyeli ve Iraklı göçmenlerle ve mazlumlarla paylaşıyoruz” ifadesini kullandı.

Afrika ülkeleriyle iş birliğini uzun vadeli stratejik bir plan olarak gördüklerini belirten Çelik, bu nedenle her ülkenin kendi milli tarım projesini oluşturması ve hayata geçirmesinde her türlü teknik desteği vereceklerini söyledi.
 

Tarımın İstihdama Katkısı Devam Ediyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, açıklanan işsizlik verilerine ilişkin tarımsal faaliyetin en az düzeyde olduğu ocak ayında istihdamın yüzde 18,3’ünü karşıladığını belirtti.

Bayraktar, “Tarımsal faaliyetin dibe vurduğu ocak ayında bile tarım, 4 milyon 893 bin kişiye istihdam sağladı, istihdamın yüzde 18,3’ünü karşıladı.” ifadesini kullandı.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, bu yılın ocak ayında 26 milyon 672 bin olan istihdamın, 14 milyon 775 bininin hizmetler, 4 milyon 893 bininin tarım, 5 milyon 274 bininin sanayi, 1 milyon 731 bininin inşaat sektörlerinde gerçekleştiğini açıkladı.
Tarım sektörünün ocak ayına rağmen 4,9 milyon istihdam sağladığının altını çizen Bayraktar, “Tarım, Türkiye’de bir istihdam kapısı. Hala istihdamın 5’te 1’ini karşılıyor, tarımla ilgili diğer sektörlerde dâhil edildiğinde bu oran 4’te 1’i geçiyor” dedi.
 
Ocak ayında tarımın kadınlarda işsizliği 4,2 puan düşürerek yüzde 19,6’dan yüzde 15,4’e, erkeklerde 1,5 puan düşürerek yüzde 13,4’den yüzde 11,9’a, toplamda işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 15,2’den yüzde 13’e indirdiğini ifade eden Bayraktar, her yıl mart ayının ikinci yarısından sonra tarımda istihdamın yoğunlaştığını, hasadın ardından azalmaya başladığını, ocak-şubat aylarında en düşük düzeye gerilediğini söyledi.

Aralık 2016'da yüzde 18,4 olan tarımın istihdamdaki payının ocakta yüzde 18,3’e gerilediğini belirten Bayraktar, “Mevsim şartlarına rağmen tarım, bu yıl ocakta 4 milyon 893 bin kişiye istihdam sağladı.” ifadesini kullandı. 

KAYNAK: AA