Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

TZOB ve GTHB İş Protokolü İmzalandı

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) arasında, kırsal kalkınma projelerinin ücretsiz hazırlanmasına ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.
TZOB Genel Merkezi'ndeki imza törenine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Hakan Kalender ve Bakanlık yetkilileri katıldı.
Bakan Fakıbaba, törende yaptığı konuşmada, iş birliği protokolü sayesinde, Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) hibelerinin daha etkin kullanılacağını ve geliri az olan küçük işletmelerin projelerinin ücretsiz hazırlanmasının amaçlandığını söyledi.
Şubat ve mart aylarında 5 üretici birliğiyle protokol imzaladıklarını ifade eden Fakıbaba, protokol kapsamında proje hazırlama konusunda ziraat odalarına ve üretici örgütlerine TKDK'nin eğitim vereceğini belirtti.
Fakıbaba, proje hazırlama aşamasında yatırımcıya önemli alternatif sunduklarını dile getirerek, "İlk aşamada hiçbir ücret talep edilmeyecek ve projeler ücretsiz olacaktır. Proje kabul edildiğinde, bu işletmeler TKDK'dan alacağı danışmanlık desteğini ziraat odalarına veya üretici örgütlerine ödeyeceklerdir. Eğer proje kabul edilmemiş ise çiftçinin cebinden hiçbir ücret çıkmayacaktır. Paydaşlarımızla da kırsal kalkınma anlamında güçlü bir iş birliği oluşturacağız." diye konuştu.
Kalkınma ve büyümenin kırsalda başlayacağını anlatan Fakıbaba, bu hibelerle kırsaldaki birçok kişinin hayatının değiştiğini kaydetti.
Fakıbaba, bu desteklerle gençlerin kırsala dönmeye başladığını belirterek, bakanlık olarak, kırsalda yaşam standartlarını yükseltmek ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmek için çalıştıklarını vurguladı.
TKDK'nin IPARD Avrupa Birliği fonları ile Türkiye'de kırsal kalkınmaya önemli hibe sağladığına işaret eden Fakıbaba, şöyle konuştu:
"2011 yılından bugüne 42 ilimizde yatırımları destekliyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 11 bin projeye 3,2 milyar lira hibe verdik. Bu hibeler ile kırsalda yaklaşık 7 milyar liralık yatırım gerçekleştirildi. Desteklenen işletmelerde 60 bin yeni istihdam sağlandı. Amacımız, ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli tarım ve hayvancılık işletmelerini Avrupa Birliği ve uluslararası standartlara ulaştırmaktır. IPARD AB katılım öncesi yardım aracı olan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında, hem fonların kullanımı hem de sağladığı katkı bakımından başarılı programdır."
Fakıbaba, TKDK olarak IPARD-II döneminde 2020 yılına kadar hibe sağlamaya devam edeceklerini ifade ederek, destekler kapsamında kadınlara ve gençlere pozitif ayrımcılık uyguladıklarını dile getirdi.
TKDK'nin, küçük işletmelerin daha kolay başvuru yapabilmesi için yeni düzenlemeler yaptığını anlatan Fakıbaba, "Amacımız elimizdeki hibe ile daha fazla işletmeyi desteklemek. Küçük işletmelerin IPARD’dan daha çok faydalanması için et ve süt işletmelerinde başvuru alt limiti 2 binden 5 bin avroya düşürülmüştür. Küçük işletmelere ilave puan verilerek nihai hibe sıralamasında öne çıkmaları sağlanmıştır." ifadesini kullandı.
- "Bu karar bir milat olacak"
TZOB Genel Başkanı Bayraktar da IPARD programının Avrupa Konseyi tarafından 2008 yılında kabul edildiğini belirterek, şu an Türkiye genelinde 42 ilde uygulandığını söyledi.
IPARD-I kapsamında yaklaşık 10 bin 300 kişiye kaynak aktarıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"IPARD-II kapsamında da sözleşmeler devam ediyor. İki çağrıda da yaklaşık 9 bin 107 müracaat var ama bin 600 civarında da şu an sözleşme imzalanmış durumda. Bu programın amacı sektörü rekabete hazırlayabilmek, pazara açık bir sektör haline getirebilmek ve Avrupa standartlarına uygun üretim yapabilmek. Burada danışmanlara büyük görevler düşüyor. Bizde 411 danışmanımızı proje yapar hale getireceğiz. Birlik ve odalar olarak bugüne kadar 200 civarında Avrupa Birliği projesi yaptık, bunun 103'ü kabul gördü."
Konuşmaların ardından, Bakan Fakıbaba ve Bayraktar iş birliği protokolünü imzaladı.
Törenin ardından bir gazetecinin, 24 Haziran’da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin sorusu üzerine Fakıbaba, "Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu kararın devletimize, milletimize, ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye lider bir ülke. Bu kararın bir milat olacağına ve ülkemiz için hayırlar doğuracağına yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
 
 

Kırmızı Ette Sürekli Spekülatif Fiyat Artışlarının Önüne Geçeceğiz

(TÜKETBİR) Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin Antalya’da düzenlenen istişare toplantısına katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba 300bin koyun projesinin 26 Nisanda dağıtıma başlayacağını 250bin düve projesinin ise Haziran ayında start verileceğini söyledi. Bakan Fakıbaba son günler de artış gösteren yem fiyatlarına ilişkin de bir açıklama yaparak “Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır. Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.” Dedi.
Bakan Fakıbaba Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliğinin İstişare toplantısında şunları dile getirdi. “Bilindiği üzere hayvancılık sektörü, endüstriyel hammadde arzını sağlaması halkımızın ihtiyaç duyduğu hayvansal proteini tedarik etmesi kırsal kalkınmanın gerçekleştirilmesi köyden kente göçün önlenmesi yüksek katma değer sağlaması nedeniyle stratejik bir sektördür. Diğer taraftan Sosyal ve ekonomik gelişme Kent nüfusunun artması turizm sektöründeki büyüme gibi faktörler, başta kırmızı et olmak üzere hayvansal ürünlere olan talebi de arttırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre;
Sağlıklı bir insan vücut ağırlığının her bir kilosu için 1 gram protein tüketmelidir. Bunun da yüzde 50’sinin hayvansal kökenli olması gerekmektedir. Amerika ve Avrupa’da günlük tüketilen protein miktarının %70’i hayvansal Ülkemizde ise günlük tüketilen protein miktarının %73’ü bitkisel gıdalardan sağlanmaktadır. Yine Ülkemizde yıllık kişi başı kırmızı et tüketimi 14 kg’dır. Dengeli bir beslenme için bu miktarın yıllık 33 kg olması gerekmektedir. Bu durum, Türkiye’de; Kırmızı et üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalara Pratik ve sürdürülebilir politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.” dedi. Üretimde sürdürülebilirliği sağlamak Tüketicinin erişebileceği fiyatlarda yeterli arzı oluşturabilmek için
İhtiyacımız olan 1 Milyon Düve hedefine ulaşmak durumundayız. Bu nedenle hayvan varlığımızı artırmalıyız. Ayrıca hayvan hastalıklarıyla da mücadele etmemiz gerekmektedir. Hayvancılığın devam edebilmesi için buzağı varlığı büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı 2018 yılını "Buzağı Kayıplarını Önleme Yılı" ilan ettik. Ülkemizde buzağı ölüm oranı yüzde 15 civarında. Biz bu oranı yüzde 5’e düşürmeliyiz. Bu kapsamda tüm aşıları da ücretsiz yapıyoruz. Kayıtlı, programlı aşıları yapılmış, 4 ay ve üzeri yaştaki buzağılar için 750 liraya kadar destek veriyoruz. Ayrıca 2018 yılında hayvan sayımızın arttırılmasına yönelik iki yeni proje başlattık. Bunlardan ilki 250 Bin Düve Projesi, Proje kapsamında 3 yılda toplam 250 bin baş düve verilecek Proje ile 7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık hayvan sayısına ulaşılacaktır. İkincisi ise 300 Koyun Projesi Her bir yetiştiriciye 300 başa kadar olmak üzere 2018 yılı sonuna kadar toplam 500 bin baş damızlık koyun verilecektir. 300 Koyun projesine 26 Nisan start  veriyoruz. Proje kapsamında sekizinci yılda yaklaşık 5 milyon baş damızlık koyun sayısına ulaşılacaktır. Yem fiyatlarına değinen bakan Fakıbaba “Besicilikte yem giderlerinin toplam girdilerin %25 ile %40 oluşturmaktadır. Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundak dalgalanmada maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır dedi.” Fakıbaba konuşmasını şöyle sürdürdü.


YEM FİYATLARI
  • Son 15 yılda hayvan sayımızda % 60 artış olmuştur.
  • Yine aynı dönemde karma yem üretiminde ise % 320 artış sağlanmıştır.
  • İki değer arasındaki farktanda anlaşlacağı üzere hayvan beslenmesinde daha çok karma yem tercih ediyoruz.
  • Karma yem hayvancılık sektöründe önemli bir yere sahiptir.
  • Bu da doğal olarak maliyetlere yansımaktadır.
  • Özellikle besicilik karma yeme dayalı olarak yapılmaktadır.
  • Besicilikte yem giderleri, toplam girdilerin %25 – 40’ını oluşturmaktadır.
  • Dövize bağlı yem, hammadde fiyatlarındaki yükselme ve döviz kurundaki dalgalanma da, maliyetlerde artış olmasına neden olmaktadır.
  • Bu durumda hayvancılıkta, yem maliyeti açısından meraların ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Yemden alınan % 8 oranındaki KDV’yi kaldırdık. Son 15 yılda 5 milyar lira yem bitkilerine destek ödedik. Yem bitkisi tohumu üretim ve kullanım desteğini yüzde 100, Yem bitkisi üretim desteğini ise yüzde 30-50 oranında artırdık. Ayrıca mera hayvancılığı yetiştirici bölgelerinde yem bitkisi ekenlere ilave yüzde 25 destek vereceğiz.
  • Ot olmadan et olmaz dedik ve mera ıslah çalışmalarına hız verdik.
  • Bunun için kaba yem deposu olan meralara önem veriyoruz.
  • Biliyoruz ki meralar sürdürülebilir hayvancılığın sigortasıdır.
  • 6 milyon 400 bin dekar alanda mera ıslah çalışmasını tamamladık.
  • Bu yıl da 2,7 milyon dekar alanda çalışma başlattık.
  • Bunlara ek olarak 2018 yılında mazot maliyetinin yarısını karşılamaya başladık. dedi.
Karkas verime de değinene Bakan Fakıbaba “Büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.” dedi.
Sığırda karkas verimini 185 kilogramdan 274 kilograma çıkarttık.
Amacımız bu rakamı daha da yukarılara çekebilmektir.
Ancak hiç istemesekte girdi maliyetlerindeki artıştan kaynaklı erken kesimler gerçekleşmektedir. Buda kırmızı et miktarında verim kaybına neden olmaktadır. Örneğin karkası 1 kg artırdığımızda;
16 milyon büyükbaş hayvanımızda 16 bin ton karkas yapar. Buda 500 kg canlı ağırlık hesabına göre 32 bin büyükbaş hayvan karşılığıdır.
Bu ne demektir; Tüm büyükbaşta karkası 1 kg artırdığımızda 32 bin baş hayvanı ithal etmeyeceğiz anlamına gelmektedir.
Karkasta verim artışının sağlanması için 2018 yılında;220 kg ve üstü karkas et veren yerli besilik erkek hayvanlara 250 TL/baş besi desteği vermeye başladık. Sonuç olarak, karkas veriminin artırılması için gerekli olan çalışmaları hep birlikte yapmamız gerekmektedir. dedi. Fakıbaba  sivil toplum örgütleri ile ilgili şu sözleri kaydetti. Hayvancılık sektöründeki sorunların çözümünde, üretici birlikleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, yetiştiricilerle ve sektörün diğer tüm paydaşlarıyla ortak hareket etmenin çok önemli olduğunu söyledi.
TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç da Bakan Fakıbaba'nın her zaman üreticinin yanında olduğunun altını çizerek, "Birlik olarak Bakanımızın projelerini destekliyoruz. 1 milyon düve projesi çok yerinde ve doğru bir proje." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

FAKIBABA TEZEK ÜZERİNDEN SİYASET YAPILMASI ÜZÜNTÜ VERİCİDİR


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı  Ahmet Eşref Fakıbaba, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık'ın  önceki gün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında söylediği sözlerle ilgili olarak bakan fakıbaba şu sözlere yer verdi. “Bakanlık olarak 24 saat, tüketicimiz, üreticimiz, esnafımız, hülasa 80 milyon vatandaşımız için iyi, güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ancak buna karşın birilerinin de 'tezek' üzerinden seviyesiz siyaset çabası içinde olması üzüntü vericidir. Bu şekildeki olumsuz yaklaşımların değerlendirmesini milletimizin takdirine bırakıyorum" dedi.
 
"Sayın Vekil, düzenlediği basın toplantısında verdiği bilgilerle kamuoyunu yanlış bilgilendirmiş ve kendisine hiç de yakışmayan birtakım ifadelerde bulunmuştur.
8 aylık dananın fiyatının 6 bin lira ve 10 aylık yem giderinin de 4 bin TL olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Zira ülkemiz genelinden alınan canlı besilik sığır fiyat ortalaması 15,30 TL/Kg'dır. Besi materyali olarak değerlendirilen erkek sığırlar 250 Kg canlı ağırlığa sahiptir. Buna göre satın alınan besilik sığırın canlı fiyatı, 6 bin lira değil, 3.825 liradır.
Besicilerimiz, satın aldıkları hayvanları, kaba ve kesif yem kaynaklarını kullanarak 10 ay değil, 7-8 ay beslemektedir. 7 aylık bir besi süresince kaba ve kesif yem maliyeti 4 bin lira değil, 2.255 liradır. Dolayısıyla canlı besilik hayvan alımı ve yem giderleri toplamı 10 bin lira değil, 6 bin liradır.
Bakanlık olarak besicilerimizin gelirini artırmak ve hayvancılığımızı daha da geliştirmek amacıyla ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bu doğrultuda damızlık hayvan sayısını artırmak amacıyla, düve, koç-teke ve manda üretim merkezleri kurulması çalışmalarımız devam ediyor. Üretim merkezlerinin kurulacağı bu illerde canlı hayvan alımına, fiziksel yapıya ve alet-ekipman alımına % 50 hibe desteği veriyoruz. 30 ilimizi de mera hayvancılığı yetiştirici bölgesi olarak belirledik. Bu illerde de et verimi yüksek düve alımına %30 hibe desteği veriyoruz. Buzağı kayıplarını azaltmak amacıyla programlı aşılarını yaptırmış 4 ay ve üzeri yaştaki buzağılara da 750 liraya kadar destek veriyoruz.
Hayvancılığın en önemli girdilerinden biri olan yem bitkisi ekilişlerine de önemli desteğimiz söz konusudur. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla önümüzdeki yıl bu kapsamdaki destekleri artırdık. Hayvancılık yapan küçük aile işletmelerinin, yeni kredilerle desteklenmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor.
Hükümetlerimiz döneminde verilen destekler ve yürütülen projelerle hayvan varlığımızda ciddi artışlar yaşandı. 2002-2016 döneminde kırmızı et üretimimiz % 179 artışla 421 bin tondan 1 milyon 173 bin tona yükseldi.
Sayın Vekil, Sırbistan'dan yapılması planlanan et ithalatı ile ilgili kamuoyunu yanıltıcı ifadeler kullanmıştır. Zira ithal edilen ya da edilecek sığırların kesimi, parçalanması ve paketlenmesi gibi sağlık muayene işlemleri, Bakanlığımızca resmi olarak görevlendirilmiş veteriner hekimlerin gözetiminde İslami usullere göre yapılmaktadır.
Dolayısıyla Sayın Vekilin, kamuoyunu yanlış bilgilendirici ve gübrenin kullanılacağı adres üzerinden negatif algı oluşturmaya dönük yakışıksız açıklamalarını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.
Bakanlık olarak 24 saat, tüketicimiz, üreticimiz, esnafımız, hülasa 80 milyon vatandaşımız için iyi, güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Ancak buna karşın birilerinin de 'tezek' üzerinden seviyesiz siyaset çabası içinde olması üzüntü vericidir. Bu şekildeki olumsuz yaklaşımların değerlendirmesini milletimizin takdirine bırakıyorum"
 
 

Et’te Küçük Aile İşletmelerimi Devreye giriyor?

Et’te Küçük Aile İşletmelerimi Devreye giriyor?
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref FAKIBABA gündemde olan İthal et ve satışına yönelik basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Fakıbaba “Bundan sonraki süreçte et üretim noktasında küçük aile işletmeleri devreye girecektir. Dedi”.  Fakıbaba şu sözlere yer verdi.
 
“Et konusunda bütün vatandaşlarımıza yönelik faydalı olmaya çalışıyoruz. Ucuz  et satışı konusunda 6 tondan 10 tona çıkabiliriz. Marketler arasında taraf tutmuyoruz.  İhale yapılırken 81 ilde şubesi olan marketlerle ihaleye girildi. İlerleyen zamanlarda göreceksiniz vatandaşda kazanacak  kasaplarımızda. Biz ucut et’e başladığımızdan beri diğer marketlerdede et fiyatları düşmeye başlamıştır. Önümüzdeki günlerde piyasalarda et fiyatları normole dönecektir. Bundan sonraki süreçte et üretim noktasında küçük aile işletmeleri devreye girecektir. Dedi”