Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Süt Üreticisi En Zor Günleri Yaşıyor

Kırklareli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dermenci süt fiyatları ile ilgili açıklamada bulundu. Başkan Dermenci açıklamasında “ Unutulmamalıdır ki sütte yaşanan sıkıntı beraberinde et sıkıntısını da getirmektedir. Damızlıkların kesime gitmesi, ülkemizdeki hayvan sayısının azalmasına, böylelikle de ette dışa bağımlılığa ve ithalatta da sürekliliğe yol açarak, Türkiye hayvancılığının telafisi olmayan bir yola girmesine sebep olacağı aşikârdır. Dedi. Dermenci yem fiyatlarına yönelikte çözüm önerisinde bulundu. “ Yem fiyatlarının önüne geçmek, yem sanayicisine alternatif oluşturmak için, Bakanlığımız TMO’yu devreye sokarak, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin arpa, buğday, mısır gibi girdi maliyetlerini ucuza temin etmelerine yönelik üreticinin “kendi yemini kendilerinin yapmasını sağlayacak” politikalar uygulamalıdır.” Dedi.
 
Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilen Ulusal Süt Konseyi Toplantısında üreticinin eline geçecek 1 lt sütün fiyatı toplama ve soğutma bedeli hariç 1.70 TL olarak belirlenmesene rağmen, süt sanayicisi bu fiyata uymayıp, 1 lt sütün fiyatını soğutma ve toplama bedeli dahil 1.50-1.60 TL civarında ödeme yaptığından dolayı, zaten kur atışından kaynaklı yem fiyatlarının artmasıyla zor duruma düşen üreticiye bir darbe de süt sanayicisinden gelmiştir.
 
Gerçekleştirilen Ulusal süt konseyinin fiyat belirleme toplantısında 1 çuval yemin fiyatı 65-70 TL arasındayken 1 lt sütün fiyatı 1.70 tl olarak belirlendi. Fakat buna rağmen süt sanayicisi 1 lt süte 1.70 tl vermez iken şuan bakıldığında 1 çuval yem 85-90 TL hatta kimi bölgelerde 100 TL ye kadar çıkmaktadır. Süt üreticisi bırakın para kazanmayı çok ciddi zarar eder hale gelmiştir.
 
Eğer acil bir önlem alınmazsa; süt fiyatında iyileştirmeye gidilmezse, yem fiyatları düşmezse, süt yem paritesi uygun seviyeye getirtilmezse süt üreticileri hayvanlarına bakamayacak duruma gelecek bunun neticesinde de yüz binlerce damızlık hayvanlarını kasaplık olarak kestirmek zorunda kalacak ve 2008-2009 yılında yaşanan kriz döngüsünden kaçacak durumumuz olmayacaktır.
 
Unutulmamalıdır ki sütte yaşanan sıkıntı beraberinde et sıkıntısını da getirmektedir. Damızlıkların kesime gitmesi, ülkemizdeki hayvan sayısının azalmasına, böylelikle de ette dışa bağımlılığa ve ithalatta da sürekliliğe yol açarak, Türkiye hayvancılığının telafisi olmayan bir yola girmesine sebep olacağı aşikârdır.
 
Ulusal Süt Konseyinin acil olarak toplanıp, süt fiyatının artırılarak revize edilmesi gerekmektedir. Öte yandan kesif yem fiyatı için de Bakanlığımızın yem sanayicisi ile görüşüp fiyatların daha fazla artmaması ve düşürülmesi için gerekli adımlar atmasını beklemekteyiz.
 
Kendi Yemini Kendin yap
 
Artan yem fiyatlarının önüne geçmek, yem sanayicisine alternatif oluşturmak için, Bakanlığımız TMO’yu devreye sokarak, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin arpa, buğday, mısır gibi girdi maliyetlerini ucuza temin etmelerine yönelik üreticinin “kendi yemini kendilerinin yapmasını sağlayacak” politikalar uygulamalı ve böylelikle yem sanayicisinin tekeline mahkûm olmuş yetiştiricilerimizin daha düşük maliyetle daha karlı ve sürdürülebilir bir hayvancılık yapmaları sağlanacak, böylelikle de yüksek fiyatın önüne geçilerek, arz talep dengesi sağlanmış olunacaktır.
 
 
 
 

"Birlik ve Beraberlik İçinde Güçlü Hayvancılık Projeleri İçin Adayım"

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı 17 Ağustos 2017 perşembe günü yapılacak. Olağan Genel Kurul Toplantısı kapsamında Genel Başkan adaylardan öne çıkan Kırklareli İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Dermenci projelerini açıkladı. Göreve geldikten sonra öncelikli hedeflerinin, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğini kurumsal bir yapıya kavuşturmak olduğunu söyleyen Dermenci "Merkez Birliğimizi; Güvenilir, şeffaf, kontrol edilebilen ve hesap verebilen, görev sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getiren bir Birlik haline getirmek. Böylelikle, güçlü Türkiyemiz'de güçlü Birliklerle hayvancılıkta ileri yürüyeceğiz" diye konuştu.

Yaklaşık 7 yıldır Kırklareli İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı görevini yürüten Ali Dermenci, görevi süresince Birlik faaliyetlerine ilişkin bir çok çalışması ile başarılar elde etmiş, vizyon sahibi bir yönetici olarak üyelerinden büyük destek almıştır.
Göreve geldikten sonra birlik bünyesinde yaşanan olumlu gelişmeleri, hayata geçirdikleri projeleri ve birliği nasıl büyüttüklerini anlatan Dermenci,  "Bizler göreve geldiğimizden bu yana, yaptığımız özverili çalışmalar sayesinde, Birliğimize kazandırdığımız, mülkiyeti Birliğimize ait olan geniş, modern, şeffaf ve kaliteli hizmet binamızla, daha modern ve kolay ulaşılabilir hale getirdiğimiz 7 şubemiz, 40 personelimiz ve 22 aracımızla; suni tohumlamadan, kayıt ve küpelemeye, hayvanların tırnak bakımından, kaba yem tohumu satışlarımıza, merkez ve şubelerimizde oluşturduğumuz tarım marketlerimizden, sağım sistemleri ve yem karma makinalarına, damızlık gebe düve satışlarımızdan hayvan hastanemize kadar, üyelerimizin, her ihtiyacını karşılayan, Damızlık birlikleri adına, Türkiye’de ilk Düve İhracatını yapan, Kurumsal kimliğe bürünmüş bir Birlik olarak; İlimizdeki hayvancılık alanında faaliyet gösteren en büyük sivil toplum kurumu haline geldik" dedi.

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ile işbirliği içerisinde bir ilki gerçekleştirdiklerini belirten Dermenci, "Türkiye’de damızlık birlikleri adına bir ilki başararak, Merkez Birliğimizle “Bizim Holstain”  Projemiz kapsamında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye 80 baş damızlık gebe düve ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.

Kırklareli İlinde yaptıkları tohumlama, küpeleme ve kayıt işlemleri ile Türkiye’nin çeşitli yerlerine 3000’e yakın damızlık gebe düve temini gerçekleştirdiklerini belirten Dermenci’nin Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda delegelere ithafen yapacağı konuşmada şunları söyleyeceği ögrenildi:

"Birçok İl Birlik Başkanlarının istek ve telkinleri doğrultusunda Merkez Birliğimizin 17 Ağustos ta gerçekleştireceği genel kurulda Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine talip oldum. 1995 yılında büyük zorluk ve zahmetlerle kurulan il birliklerimiz ve 1998 yılında kurulan Merkez Birliğimiz, daha önce yönetimdeki arkadaşlarımızın yoğun çalışmaları ve çabalarıyla belirli bir seviyeye gelmiştir. Birliklerimiz Yıllardır ülke hayvancılığının ıslahında, soykütüğü, ön soykütüğü, döl kontrolü- genomik seleksiyon ve Gentürk gibi birçok önemli projeleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile birlikte hayata geçirmiştir. Maalesef ki yapılan hükümet değişikliğinde dönemin Tarım Bakanımız ve bürokratlarını, bazı danışmalar ve bazı sivil toplum örgütlerinin yanlış yönlendirmesiyle destekler Birlikler üzerinden alınarak direkt yetiştiricilerin hesabına aktarılmaya başlanmıştır. 2 yıl sonra gelinen bu noktada, Birliklerimiz sıkıntılı bir dönem içerisine girmiş, üyelerine hizmet götüremeyen, üyelerinin ihtiyaçlarını karşılayamayan, yeni çalışmalar ve politikalar üretemeyen bir konuma gelmiş, hatta birçok birliğimiz ciddi bir şekilde personel sayısını azaltarak küçülmeye gitmek zorunda kalmıştır. Bizler tüm il birlik başkanlarımızla gerek yüz yüze gerekse telefonla görüşerek, sorunları ve çözüm önerileni dinleyerek fikir alış verişinde bulunduk. Genelde sorunlar aynı. Bizler de sorunlara çözüm üretmeye, sesinizi her platformda duyurmaya hazırız."

Ali Dermenci Projelerini Açıkladı!

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı neticesinde, Merkez birliği Başkanlığına seçilmesi durumunda neler yapmak istediğini açıklayan Ali Dermenci, projelerini şu şekilde sıraladı:

"Yeni Tarım Bakanımız ve bürokratlarıyla görüşerek, daha önce olduğu gibi Bakanlığımızla yaptığımız ortak projeler ve çalışmalara devam ederek, desteklerin tekrar Birliklerimiz üzerinden ödenmesini sağlayacağız.

Özellikle sonradan kurulan küçük, ekonomik olarak yeterli güce ve konuma gelememiş Birliklerimizin, kendi bölgelerinde daha aktif hale gelmeleri, üyelerine daha iyi hizmet verebilmeleri, kurumsal ve şeffaf bir konuma gelebilmeleri için Merkez Birliğimiz tarafından maddi ve eğitim destekleri sağlayacağız.

Yine tüm Birliklerimizin kurumsallaşması, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla hareket edebilmesi için eğitim çalışmalarına ağırlık vereceğiz.

Bundan sonra Birliklerimizin et ve süt piyasasında daha etkin rol olması için çalışacağız.

Üyelerimizin ürettiği sütün işlenmesi ve pazarlanması konusunda etkin rol oynayacağız. Gerekli şartlar ve ekonomik koşullar oluştuğunda da süt tozu fabrikası kurmak için çalışmalar yapacağız.

Damızlık Birliklerinin en önemli görevlerinden biri ülkenin damızlık ihtiyacını karşılamaktır. Bunun içinde yaptığımız suni tohumlama, küpeleme ve kayıt işlemlerinin artırılmasını ve Bakanlığımızın damızlık gebe düve desteğini tekrar geri getirmesini sağlayıp, Birliklerimizi birer düve üretim merkezi haline getirerek, ülkemizin düve ihtiyacını karşılamayı planlamaktayız.

Hayvan hastalıklarının önlenmesi konusunda Bakanlığımızla ciddi çalışmalar yapacağız. (Şap, brusella, tüberküloz vb.)

Meraların birliklere tahsisi için Bakanlığımızla ortaklaşa çalışmalar yapacağız.

Trakya Bölgemizden başlayarak, Marmara ve ege bölgelerini 3-5 yıl içerisinde tam arîlik statüsüne kavuşturmak için Bakanlığımızla çalışmalar yapacağız."  

Haber: Ali Suzi Doğan

“Bu karar Süt Üreticisinin Ölüm Fermanı”


Kırklareli İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Dermenci, Ankara’da gerçekleştirilen Ulusal Süt Konseyi toplantısında süt fiyatının 1.30 TL olarak belirlenmesine tepki gösterdi. Ulusal Süt Konseyi toplantısında, 1 Ağustos 2017- 28 Şubat 2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3.6 yağ ve 3.2 Protein oranında olan bir litre sütün fiyatı 1.30 TL olarak belirlenmişti.

30 Haziran 2017’de Ankara’da Ulusal Süt Konseyi temsilcileri, süt sanayicisi, üretici ve üretici örgütlerinin de katılımıyla gerçekleştirilen Ulusal Süt Konseyi toplantısında, süt sanayicisinin süt toplama ve soğutma bedeli dâhil, 3.6 yağ ve 3.2 Protein oranında olan bir litre süte belirlenen 1.30 TL’lik fiyatın kabul edilemez olduğunu belirten Dermenci, "Maalesef bu fiyat süt üreticisinin ve Türkiye hayvancılığının ölüm fermanı niteliğindedir. Ulusal süt konseyi kurulduğu günden bu yana, süt fiyatlarının belirlenmesi konusunda uyguladığı politikaları hiçbir zaman süt üreticisini desteklememiş aksine aldığı kararlar hep süt sanayicilerinin lehine olmuştur" dedi.

Üreticiler olarak bu süt fiyatını kabul etmiyoruz

Süt fiyatı belirlenirken üreticilerin konuya müdahil edilmediğini belirten Dermenci, "Yapılan bu son toplantı da, maalesef ki yine süt üreticileri temsilcileri ve süt üreticilerinin itirazlarına rağmen, süt sanayicisi temsilcilerinin oldu bittiye getirerek, 1 Ağustos 2017- 28 Şubat 2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, 3.6 yağ ve 3.2 Protein oranında olan bir litre sütün fiyatının toplama bedeli dahil 1.30 TL olmasını biz üreticiler olarak kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.

Tarihin en zor günlerini yaşıyoruz

Hayvancılık sektörünün zor bir dönemden geçtiğini belirten Dermenci şunları söyledi:

"Tarihin en zor günlerini yaşayan hayvancılık sektörü ve süt üreticileri alınan bu kararla damızlıklarını kestirmek zorunda bırakılmaktadırlar. Damızlıkların kesime gitmesi, ülkemizdeki hayvan sayısının azalmasına, böylelikle de ette dışa bağımlılığa ve ithalatta da sürekliliğe yol açarak, Türkiye hayvancılığının telafisi olmayan bir yola girmesine sebep olacaktır. Bu nedenle, bir üretici olarak, buradan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik’e sesleniyorum:  Ülkemizin zor zamanlardan geçtiği ve süt üreticisinin büyük sıkıntılar çektiği bu dönemde, yapılan Ulusal Süt Konseyi toplantısında süt sanayicisinin, süt üreticilerinin yanında olmayıp, sahipsiz bırakılan bu anlaşmanın iptal edilip tekrar revize edilmesini istiyoruz”.



Haber:Ali Suzi Doğan