Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Fakültede Organik Yumurta ve Piliç Üretimi

Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Avrupa Birliği'nin desteklediği projeyle organik yumurta ve organik piliç eti üretimine başlıyor.
Türkiye, İsveç, İtalya, Danimarka, Hollanda, Polonya ve Belçika'nın da ortak olduğu organik tavukçuluk projesine, "Avrupa Uluslararası Organik Gıda ve Tarım Sistemleri Araştırmaları Koordinasyonu bir milyon 205 bin euro destek verecek.
Projeyle, Türkiye için en uygun organik tavuk geno tipleri de belirlenecek.
Projenin Türkiye ayağını, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın İpek ve Araştırma Görevlisi Arda Sözcü yürütecek.
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Aydın İpek, proje çerçevesinde Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Hayvancılık Araştırma ve Uygulama Çiftliği'ne 100 bin euro değerinde altyapı yatırımı yapılacağını söyledi.
Uludağ Üniversitesi'nin organik üretime uygun bakir arazilerinde farklı dönemlerde olmak üzere bini yumurtalık bini de etçi olmak üzere toplam 2 bin tavuk ile organik tarıma üç ay içinde başlanacak.
Tamamen organik yemlerle beslenecek olan her bir tavuk için 4 metrekare gezinme alanı ayrılacak.
Organik tavuk yetiştiriciliğinde yumurtacı ve etlik tavuklar için alternatif genotiplerin performansları, davranışları ve refah parametreleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile organik üretim yapan üreticilerle paylaşılacak.
Proje kapsamında elde edilecek organik yumurta ve piliç eti, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin mağazalarında satışa sunulacak.
Etçi tavukların 81 günde kesilmesi planlanıyor. 
 
 

Destek Devlet’ten Üretmek Bizden

Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ergin DURGUN  birliğin küpeleme ve çiği süt analiz laboratuarları ile igili çalışmaları Anadolu İzlenimleri’ne değerlendirdi. Başkan DURGUN;  “Çiğ süt analiz çalışmalarımız 10 baş ve üzeri ineğe sahip işletmelerde yapılmaktadır. Ayrıca ilimize bağlı olarak Kırklareli ve Edirne illeri ile yapmış olduğumuz çiğ süt analizi çalışmaları ile ilgili protokol imzaladık. Süt analiz çalışmalarına hız kesmeden  devam etmekteyiz. Bizim üeticimiz hizmetin en iyisine layiktir. Çiftcilemizin üretimlerini daha hijyenik daha sağlıklı ve daha kaliteli süt üretebilmek adına Trakya’mızın bütün sütlerini birliğimizin çiğ süt analiz laboratuarında gerçekleştirmekteyiz dedi.” Başkan DURGUN mesajında şunları söyledi. “Bende bir üreticiyim biz üretiyoruz ürettiğimizin ve çabalarımızın karşılığınıda almak istiyoruz. Ülke olarak sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Ama biz biriz beraberiz birlikte güçlüyüz. O yüzden Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir vecize sözü var “Köylü milletin efendisidir.” İşte biz üreterek bu sözlerin ta kendisiyiz. O yüzden devletimiz üreticisine, birliklerine sahip çıkıp destek versinki bizlerde istihdam sağlamaya ve herşeyin en iyisine layık olan üreticilerimize hizmet etmeye devam edebilelim.”dedi
Sayın başkan  birliğinizden kısaca bahsedermisiniz?
Öncelikle Anadolu İzlenimleri Dergisine bize bu fırsatı tanıdığı için teşekkür ediyorum. Birliğimiz 1995 yılında kuruldu. 1995 yılından bugüne üreticimize hizmet için varız.Biz göreve 2016 yılında geldik.Geldiğimiz günden beride hizmet anlayışı  ile birliğimizde 6 Veteriner Hekim ve 5 Teknisyen ile ilimizde üyelerimize suni tohumlama ve veterinerlik hizmetleri vermekteyiz. İl genelinde birliğimizin 7 şubesi ve toplamda 42 personelimizle  10060 işletmeye ve 1830 üyeye hizmet etmeye çalışıyoruz.
İlimizde aynı zamanda ortalama 62.500 baş anaç inek ve toplamda 145.000 hayvan mevcudu bulunmaktadır. Birliğimize bağlı üye işletmelerde  ise ortalama 25.500 baş anaç inek ve 60.000 baş hayvan varlığına sahiptir.
 
Sayın başkan birlikte ne gibi hizmetler veriyorsunuz?
 
Bildiğiniz gibi  2013 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Çiğ Süt Kalitesinin Desteklenmesi Projesi kapsamında 5 ilde (Balıkesir, Bursa, İzmir, Ankara ve Tekirdağ) kuruluna çiğ süt analiz laboratuarlarında analiz çalışmalarına başlanmıştı. Bizlerde bu yönde ilimizde birliğimiz bünyesinde kurulan çiğ süt analiz laboratuarında saatte 400 numune bakma kapasiteli süt analiz cihazımız bulunmaktadır.   Çiğ süt analiz çalışmalarımızı 10 baş ve üzeri ineğe sahip işletmelerde,  saha personelimiz işletmeye giderek hayvandan alınan süt örneklerini  analiz labaratuavarına getiriyor ve labaratuvarda bu çalışmaları  gerçekleştiriyoruz.  Ayrıca ilimize bağlı olarak Kırklareli ve Edirne illerindeki Damızlık Sığır Yetiştirici birlikleri  ile yapmış olduğumuz  protokol çerçevesinde çiğ süt analiz çalışmalarına hız kesmeden devam etmekteyiz. Süt analiz çalışmalarına katılan üyelerimizin hayvanlarından alınan numuneler analiz yapıldıktan sonra analiz sonuçları bakanlığın belirlemiş olduğu; işletmeden alınan bireysel ineklere ait süt değerlerinin ortalama değerleri; Protein oranı 3.0 , Yağ oranı 3,20 ve somatik hücre oranı 400.000 olan işletmeler 2017 yılında kayıtlı olarak dökmüş oldukları süt miktarı üzerinden litre başına 2 Krş. Destekleme ödemesi bakanlık tarafından yapılmaktadır.
Bunların dışında birliğimizin ayrıca hayvan hastanesi bulunmaktadır. Birlik olarak il genelinde üye olan veya olmayan tüm işletmelerde doğan buzağıların küpeleme çalışmaları da birliğimiz tarafından yapılmaktadır.
 
Sayın  başkan buradan bir mesajınızı almak gerekirse neler söyleyebilirsiniz?
 
Öncelikle bizlere göstermiş olduğunuz bu ilgiden dolayı bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum.  Bizler üretmeye, çalışmaya mecburuz. Eli nasırlı emekçi üreticimiz hizmetin en iyisine layıktır. Bende bir üreticiyim biz üretiyoruz ürettiğimizin ve çabalarımızın karşılığınıda almak istiyoruz. Ülke olarak sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Ama biz biriz beraberiz birlikte güçlüyüz. O yüzden Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir vecize sözü var “Köylü milletin efendisidir.” İşte biz üreterek bu sözlerin ta kendisiyiz. O yüzden devletimiz üreticisine, birliklerine sahip çıksınki bizlerde istihdam sağlamaya ve herşeyin en iyisine layık olan üreticilerimize hizmet edebilelim.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Ağustosta 1.6 milyar adet tavuk yumurtası üretildi

TÜİK verilerine göre ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi bir önceki aya kıyasla yüzde 2,9 artarak 1.6 milyar adet olarak gerçekleşti.

TÜİK, ağustos ayı kümes hayvancılığı üretimi istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, ağustosta 1,6 milyar adet tavuk yumurtası üretildi. Tavuk yumurtası üretimi söz konusu dönemde bir önceki aya göre yüzde 2,9, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 arttı.

Kesilen tavuk sayısı 111 milyon, kesilen hindi sayısı ise 516 bin adet oldu. Kesilen tavuk sayısı ağustosta bir önceki aya göre yüzde 3,3 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 arttı. Bu ayda kesilen hindi sayısı ise bir önceki aya göre yüzde 0,3 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 artış gösterdi.

Tavuk eti üretimi 193 bin 123 ton, hindi eti üretimi ise 5 bin 367 ton olarak gerçekleşti Tavuk eti üretimi ağustos ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,4 gerilerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,9 arttı. Söz konusu ayda hindi eti üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 2,7 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre tavuk eti üretimi bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise tavuk eti üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 yükseldi.

Yumurta Fiyatları Ani Düşüş Yaşıyor!

Ocak ayında üretici adet fiyatı 34 kuruş olan çok büyük boy beyaz yumurtanın fiyatı 16,5 kuruşa kadar geriledi.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) verilerine göre, yılbaşında üretici adet fiyatı 36 kuruşa kadar yükselen çok büyük boy kahverengi yumurtanın fiyatı, temmuz ayında 18,5 kuruşa indi. Aynı boydaki beyaz yumurtanın fiyatı ise söz konusu dönemde yüzde 51 düşerek, 34 kuruştan, 16,5 kuruşa geldi.

Yumurta fiyatlarının haziran ayından bu yana düşüş eğiliminde olduğuna dikkati çeken YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Konya, “Şu anda fiyatlar, çok büyük boy beyaz yumurtada 16, kahverengide ise 18 kuruş ama maalesef bu fiyatlara bile satılmıyor. Fiyatlar dip yaptı diyebiliriz hatta daha dibe doğru da inebilir.” dedi.

Öte yandan birlik verilerine göre, günde ortalama 120 milyon adet yumurta üretilen Türkiye, geçen yıl 290 milyon dolarlık dış satımla dünyanın üçüncü büyük yumurta ihracatçısı oldu.

Saniyede Kaç Yumurta Üretiliyor?

Beyaz et ve yumurta üretiminde önde gelen Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, 35 işletmede 4 milyon 500 bin yumurta tavuğu bulunuyor. İlçede yumurtlayan 3 milyon 150 bin tavuktan günlük 2 milyon 500 binin üzerinde yumurta alınıyor.

Kanatlı sektöründe önemli potansiyele sahip Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 3 milyon 150 bin tavuktan, saniyede yaklaşık 29 yumurta alınıyor.

Bandırma Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Halit Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçelerinin beyaz et ve yumurta üretiminde Türkiye’de önde geldiğini söyledi.

Ülkedeki beyaz et üretiminin yaklaşık yüzde 12’sinin Bandırma’da yapıldığını vurgulayan Sezgin, “Birkaç yıldır beyaz et üreticileri beklediği kazancı sağlayamadı. Bunda hem ülkedeki hem de yurt dışındaki gelişmeler etkili oldu. Son 5-6 aydır beyaz et fiyatları nispeten üreticiyi tatmin eder noktaya geldi. Üretici beklediği almaya başladı” dedi.

Beyaz et ve yumurta üretiminin Bandırma’da 5 bin kişiye iş imkânı sağladığını aktaran Sezgin, “Bu gerçekten önemli bir rakam. Yumurta üretiminde son 1-2 aydır istediğimiz fiyatları oluşturamıyoruz. Mevsimsel olarak yaz döneminde yumurta üretimi artıyor. Maalesef tüketimi de düşüyor. Şu anda fiyatlar maliyetlerin altında oluşmuş durumda. Üretim planlaması tarımda olduğu gibi bu sektörde de bir eksiklik.” diye konuştu.

“Saatte 100 bin, dakikada bin 700’ün üzerinde yumurta”

Bandırma Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Recep Güngör ise ilçelerinde 4 milyon 500 milyon yumurta tavuğu bulunduğunu belirterek, bunlardan 3 milyon 150 bininden verim alınabildiğini belirtti.

İlçedeki 35 işletmede günlük 2 milyon 500 binin üzerinde yumurta üretildiğini vurgulayan Güngör, şunları kaydetti:

“Saatte 100 bin, dakikada bin 700’ün üzerinde, saniyede de yaklaşık 29 yumurta üretimi oluyor. İstanbul ve Marmara’daki iller başta olmak üzere birçok noktaya yumurta gidiyor. Haftada 100 tır civarında Kuzey Irak’a yumurta gönderiyoruz. Şu anda tane maliyeti 20 kuruş ve biz 16-18 kuruştan satış yapıyoruz. Maliyetin üzerine çıkıldığında ancak kazanıyor işletmeler. Bu yüzden devletten üretim planlaması getirmesini istiyoruz. Bugünkü şartlarda 4-5 yıllık kapasite var.”

Yumurta üreticisi Yavuz Oruç da tesislerinde günde 100 bin yumurta işlendiğini, bunları, İstanbul, Bursa, Çanakkale, Balıkesir’deki marketlere ve turizm tesislerine gönderdiklerini bildirdi.
 
 

Yumurtaya Kota mı Gelecek?

Yumurta üreticileri, talebin üzerinde üretim yapılması nedeniyle gerileyen yumurta fiyatlarının yeniden yükselmesi için üretime kota getirilmesini istiyor.

Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Hasan Konya, yumurta fiyatlarındaki düşüş nedeniyle üreticilerin son günlerde ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi.

İhtiyacın üzerinde gerçekleşen üretimden dolayı fiyatların maliyetin altına gerilediğini anlatan Konya, “Üretici zor durumda. Üretici yok olursa ithal yumurtanın sofralarda yerini alabileceğini söyleyebilirim.” diye konuştu.

Konya, yumurta fiyatlarının adet bazında 13-14 kuruşa kadar düştüğünü belirterek, şöyle devam etti:

“Yumurtada üretim fazlalığı, rekabetin hızlı olmasına bağlı olarak fiyatları maliyetin de aşağısına düşürdü. Yurt dışına 2 ay öncesine kadar yumurtanın baksını (360 adet) 20-25 dolara satarken bugün rakam 13-14 dolara kadar düştü. O zamanlarda yem ve girdi fiyatlarımız da makuldü. Bugün en büyük yem kalemi mısırı temin etmekte de sıkıntı yaşıyoruz. Bu nedenlerle sektörde çok sayıda firma iflasın eşiğine geldi. Öngörüm, önümüzdeki 2 ay için de durum ne yazık ki böyle. Sektör yaklaşık 3 aydır bu sıkıntıyı çekiyor. Acilen üretim planlaması yapılmalı. Diğer sektörlerde olduğu gibi gerekirse yumurtada da kota uygulanmalı.”

Organik yumurtaya denetim talebi

Konya, piyasada organik yumurta adı altında satılan ürünlere değinirken de şunları kaydetti:

“Bakanlık, ziraat odaları, belediyeler ve meslek birliklerinin vatandaşlara dağıttığı ‘salma tavuk’ yumurtasının da arzı etkili oldu. Üreticinin markalı, işletme numaralı yumurtası 14 kuruşa zor satılıyorken ‘gezen, yürüyen, organik yumurta’ 1 liradan satılıyor. Bunların işletmesi, markası, üretim tarihi ve denetimi yok. Kafes sisteminde üretilen yumurta ilgi görmezken bu tür ürünlere rağbet fazla. Böyle satılan ürünlerin de takip edilmesi gerekiyor.”

KAYNAK: dunya.com

Toprağın Gizli Kahramanı Solucanlar!

Topraktaki verimliliği ve bitki üretimini arttırmaya yardımcı olan en önemli faktörlerden biri de solucanlardır. Galeri açma özelliği dolayısıyla toprağın su geçirgenliğini ve havalandırılmasını kolaylaştır. Gübrelerin toprakla karışmasında da etkili olan solucanlar bitkinin verimini arttırarak üretimde kaliteyi arttırır.

Solucanlar, tarımsal üretime sağladığı faydanın dışında erozyonların önlenmesinde de etkilidir. Açtıkları galeriler sayesinde yüzey suyu akışının engellenmesine yardımcı olarak erozyonu yarı yarıya azalttığı belirtilmektedir.

Dünyada tespit edilen solucan türü 500 civarındadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 65 tür bulunmaktadır. Bu türlerden 22’si sadece Anadolu’da bulunmaktadır.
 
Bilinçsiz üreticilerin belirli davranışları da bu topraklarda yaşayan solucanların yaşamını olumsuz etkilemektedir. Ülkemizde genellikle nadasa bırakılan tarlalarda anız yakımı yapılmaktadır. Anız yakımı tarlalardaki birçok canlının ve solucanların varlığını olumsuz etkilemektedir. Üreticilerin anız yakma alışkanlıklarını bırakmaları, topraklarındaki verimin yitmesine engel olacaktır. Ayrıca toprak solucanı yiyerek beslenen köstebekler de bu canlıların doğal düşmanları olarak belirmektedir. Solucanlar için tehdit oluşturan diğer canlılar ise; porsuk, su samuru, kirpi gibi memeliler ve ardıçkuşu, baykuş, karatavuk, kızıl gerdan, karga, martı gibi solucanla beslenen hayvanlardan oluşmaktadır.


 
Toprak Katmanlarına Göre Solucanlar
 
Epijeik; yüzeye yakın olarak yaşayıp, buradaki organik maddelerle beslenen küçük ebatlı solucan türüdür.
 
Endojeik; bu türler toprağa işlemiş organik madde ile besleniyor ve toprağın havalanmasında çok etkili olan küçük ebatlı solucan türüdür.
 
Anesik; derin galeri açarak yüzey organik maddeleriyle beslenen, "Endojeik" ve "Epijeik" türlerine göre daha büyük ebatlı olan solucan türüdür.
 
Epijeik türler daha çok, ormanlık alanlarda yere düşen yaprakların oluşturduğu örtünün altında yaşamaktadır.  Anesik ve Endojeik türler ise, ormanlık bölgelerden çok, tarımsal alanlarda ve çayırlarda daha yaygınlar.
 
İnsanların yoğun olduğu bölgelerde ve yoğun otlatma görülen meralarda toprağın ezilerek sıkıştırılması nedeniyle toprak solucanı yoğunluğu azalıyor. Tarım ve toprağın işlenmesi de toprak solucanı yoğunluğunu azaltıcı etki yapıyor.  Solucanlar, nemli, yüksek kil ve düşük silt içeren topraklarda daha yüksek yoğunluğa sahipken, asidik, kumlu ya da kurak topraklarda az bulunmaktadır.
 
Solucanların topraktaki yaşam katmanları mevsimlere göre değişmektedir. İlkbahar ve sonbahar aylarında yüzeye yakın, soğuk kış aylarında ise daha derinlere inerek yaşarlar. Bu durum diyapoz (uyku hali) olarak adlandırılmaktadır.

Haber: Ali Suzi Doğan