Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

 Yerli besiciye Kargas Et Alım Garantisi

 
 Yerli besiciye Kargas Et  Garantisi
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı;  Et ve Süt Kurumu aracılığı ile Besicilere alım garantisi verdi.
İthal et’in gelmesi ve gündemde yer alması ile birlikte yerli besiciler hayvan pazarlarında satış yapamaz duruma geldi. Bakan Fakıbaba Et ve Süt Kurumunu devreye sokarak  yerli besiciyi destekleme anlamında  karkas kesimi yaptıramayan besicilere 25 tl alım garantisi verdi. Hayvanları elde kalan ve satamayan üreticilere yönelik olan bu çalışma karkas ette kğ da 25 tl den Et ve Süt Kurumu alım yaparak piyasayı regüle etmeye ve yerli besiciyi ayakta tutmaya çalışıyor. 
Öte yandan edinilen bilgiye göre yerli besiciye yönelik destekleme çalışmalarının devam ettiği ve Maliye bakanlığının da kabul etmesi doğrultusunda yerli besiciye 200tl ile 250 tl arası destek verileceğide Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının gündeminde yer alması devam ediyor.
 

TESK’ den Ucuz Et’in  Dağıtımına Tepki


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından halka et satılması için Türkiye genelinde faaliyet gösteren zincir marketlerden ikisine dağıtım yetkisi tanınmasını küçük esnaf adına olumsuz bir gelişme olarak değerlendiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Her geçen gün biraz daha zor duruma düşen kasaplık faaliyetinde bulunan esnaf ve sanatkarlarımız yönünden üzüntü verici bir gelişme olmuştur. Bu uygulama, esnaf ve sanatkarı korumayı ve kollamayı öngören anayasanın 173'üncü maddesine aykırı olduğu gibi, piyasada satış faaliyetinde bulunan işletmeler arasında ayrım yapılmış olması yönünden de rekabet hukuku kurallarına aykırı olmuştur" dedi.
Sorunun temelden çözümünün üretimin artırılmasına dönük tedbirlerle aşılabileceğini de anlatan Palandöken, şunları söyledi
"Sorunun temelinde üretim yetersizliğinin olduğu bu alanda faaliyet gösteren bütün kesimlerce kabul edelen bir husustur. Halkımıza ucuz et satılabilmesi, bizim de öteden beri arzu ettiğimiz bir konudur. Ancak bunun, bir kesimi mağdur eden bir uygulama ile yapılmaması gerekir. Talebimiz ülke genelinde faaliyet gösteren 26 bin kasap iş yerine de bu imkanın tanınmasıdır. Bu yolda olumlu bir sonuç elde edebilmek ve konunun acilen çözümü için Rekabet Kurumu'na gidiyoruz."
 

GTHB 2018 YILI  BÜTÇESİ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNDA


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2018 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda görüşmelere başlandı. GTHB bütçesi Bakan Fakıba’nın sunumu ile başladı. Fakıbaba sunumunda şunları söyledi.
“İnsanoğlunun varlığını sürdürmesini sağlayan tarım ve gıda üretimi, artık sadece günümüzün değil geleceğin de meselesi haline gelmiştir.
Özellikle sanayi devriminden sonra dünyada;
  • Şehirler büyüdü,
  • Endüstri gelişti,
  • Nüfus hızla arttı,
  • Küresel ısınmanın olumsuz etkileri artık kendini iyiden iyiye göstermeye başladı.
  • Bütün bu gelişmelere mukabil, su ve toprak kaynaklarının önemi ve korunması gereği de giderek artmaya başladı. 
Bu dönemde maalesef insanoğlu hızla gelişmenin ve modernleşmenin peşine düşerken, gıdasını sağlayan toprağını ihmal etti.
Dünyada toplam toprak alanı 13 milyar hektardır ve bu alanın sadece 5 milyar hektarlık kısmı tarım alanıdır.
Bu alanın da 1,5 milyar hektarlık bölümü işlenen tarım alanı olarak kullanılıyor.
Tarıma elverişli olan bu araziler hızla azalıyor.
Gıdayı üretebilmek ve karnımızı doyurabilmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Geleceğin dünyasında gıda ve tarım bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacak.
Bu sebeple tarımı çok önemsiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki gıdayı kontrol eden dünyayı da kontrol edecek;
  • 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyara dayanacak.
  • Oluşacak bu nüfusu besleyebilmek içinse tarımsal üretimimizi %  60 artırmamız gerekiyor.
  • Bugün 39 ülkede gıdaya, 80 ülkede suya erişimde sorun yaşanıyor.
  • 800 milyon insan açlıkla mücadele ediyor.
  • Dünyada her 25 dakikada bir kişi açlık sınırının altına düşüyor.
  • Gelecekte ise kuraklık nedeniyle 2030 yılına kadar 700 milyon insanın yaşadığı yeri terk edeceği tahmin ediliyor.
  • Bunun için küresel düzeyde tedbirler almak gerekiyor.
  • Tedbir alınmadığı takdirde, tarım ürünlerinden aldığımız verimin de %  25’lere varan oranlarda düşeceği bildiriliyor.
  • Aslında mesele sadece ürettiğimiz ürünün bize yetmemesi değil.
  • Bir de üretilen ürünün kıymetinin bilinmemesi ve israf edilmesi konusu var.
  • Dünyada her yıl 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor.
  • Bu konu beni çok üzüyor.
  • İsraf eden iflas eder.
  • İnsanlar aşırı tükettikçe insanlık tükeniyor maalesef.
  • Bir tarafta açlığın, diğer tarafta israfın bir arada olduğu bir zamanda yaşıyoruz.
  • Adaletsizliğin, gıda paylaşımına fazlasıyla bulaştığı bu yüzyılda, insanoğlu hem kendi hakkaniyetine hem de geleceğine daha dikkatli bakmalıdır.
Kısacası, gelecek yüzyılın en önemli meselesi tarım ve gıdadır”. Dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bütçe görüşmeleri  geç saatelere kadar devam edeceği ön görülüyor.
 
 

Yerli besiciye destek yolda


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerli besiciye  destek verecek.  Edinilien bilgiye göre GTHB  2018 yılı içerisinde yerli besicilik yapan küçük işletmelere destek verecek.   Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık  Genel Müdürlüğü proje üzerinde çalışmalarına devam ediyor. Edinilin bilgiye göre  yerli besiciye destek projesinin genel bütçesininde şuan olmadığı yönünde. Önümüzdeki günlerde preje tam anlamı ile  bittiğinde  Bakan Fakıbaba bakanlar kurulunun onayına sunacak.
 

Yeni Bakan Görevi Devraldı

Faruk Çelik, bugün düzenlenen devir - teslim töreniyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevini, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba'ya devretti. Çelik'in tören sırasında kullandığı "Hep insanlarla uğraştık kaderde hayvanlarla uğraşmak da varmış" ifadesi herkesi güldürdü.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiren anayasa değişikliği teklifinin yüzde 51.4 "evet" oyuyla kabul edildiğinin açıklanması sonrası yapılmasına kesin gözüyle bakılan kabine değişikliği Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklandı. İki saat süren Erdoğan- Yıldırım görüşmesi sonucu yapılan değişiklik kapsamında 15 bakan yerini korudu, 6 yeni isim kabineye girerken, 5 bakan yer değiştirdi. 

Yapılan revizyon sonucu kabine dışı kalan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik ise, görevini bugün yine kendisi gibi Şanlıurfa vekili olan Ahmet Eşref Fakıbaba'ya devretti. Devir teslim töreninde konuşan Fakıbaba, herkese teşekkür ederek, "Niyet iyi olduğu takdirde ulaşmak istediğimiz amaca gideceğimize canı gönülden inanan bir kardeşinizim. Tek başına kimsenin bu gücün altından kalkması mümkün değil. Ne kadar önemli bir görev olduğunun farkındayım. Çok çalışacağız. Üreteceğiz, üreteceğiz, üreteceğiz" dedi. 

Görevi devreden Faruk Çelik ise, "Bakanımızla ortak yönümüz çıktı. Uzun yıllar birlikte insanlarla uğraştık kaderde hayvanlarla uğraşmak da var" ifadesini kullandı. Bakanın bu sözleri, törende gülüşmelere neden olurken Fakıbaba bu açıklamaya, "Ama neticede yine insan için uğraşacağız" karşılığını verdi. 

Bakan Çelik TMO'nun İftarına Katıldı

TMO sektör temsilcileriyle iftar gerçekleştiren Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik: "Toprağı korumak bilinciyle 192 ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik, bu sayı 300 olacak" dedi."

TMO sektör temsilcileriyle bir araya gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "TMO'nun uzun dönem konuştuğu lisanslı depoculuk konusu bu dönem sona eriyor. 3 milyon ton lisanslı deponun yapımı için düğmeye basıldı" ifadelerini kullandı. 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik Toprak Mahsülleri Ofisi tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı. TMO Tesislerinde gerçekleştirilen programa çok sayıda çiftçi, sanayici ve sektör temsilcileri katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, hasat döneminin başladığını hatırlatarak çiftçiler ve bütün sektör paydaşları için bereket getirmesini dileyerek sözü Bakan Çelik'e bıraktı. Çelik, Kadir Gecesi vesilesiyle Cenabı Hakkın herkese hayırlı ömür nasi etmesi temennisinde bulundu.

TMO'nun Türkiye'nin son derece önemli kuruluşlardan birisi olduğuna dikkat çeken Bakan Çelik. TMO'nun Türkiye'nin çok sayıda sektör temsilcilerini bünyesinde barındırdığını belirterek Genel Başkan'a programdan ötürü teşekkür etti.

"Önümüzdeki yıla bir buçuk milyon ton lisanslı depo yetiştireceğiz"

Tarım bildiğiniz gibi stratejik bir sektör, önemi ve kıymeti her gün daha iyi anlaşılıyor. Bir kaç hafta önce meydana gelen Katar krizini bile düşündüğünüzde, tarımın bir ülke için ne kadar önemli olduğunu anlamak yeterli. Katar'a ambargo uygulanmaya başlandı, toplam kendilerine ait nüfus 400 bin ama 2 buçuk milyon civarındaki Katar halkı evlerin, teknolojinin değil marketlerdeki yiyeceklerin içeceklerin önem arzettiği bir tabloyla karşı karşıya kaldılar. Bunlar yaşanan ve ders çıkarmamız gereken olaylardır. Ülkemizdeki tarım ve hayvancılıkla ilgili atılması gereken adımlar noktasında başta hükümet ve sonrasında sorumlu bakan olarak doğruları yapmak durumundayız. Tarım dediğiniz zaman akla toprak gelir, bizim toprağımız şehit kanlarıyla sulanmış olan kutsal topraklardır. 80 milyonu doyurmanın yanında sürekli kendi bünyesindeki sığınmacıları da barındırmaktadır. Ayrıca bizden beklentide olan açlıkla savaşan ülkeler var, 21'inci yüzyılda açlık artarak devam ediyor çünkü topraklar azalıyor. Toprakların korunamadığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden bakanlık olarak biz toprağı korumak bilinciyle 192 ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik ve önümüzdeki günlerde bu sayı 300 olacak. Ayrıca toprakların verimliliği için kimyasalların ve suyun kullanımı konusunda çiftçilerimiz eğitilecek. Bu alanda çalışmalarımız devam ediyor. TMO'nun uzun dönem konuştuğu lisanslı depoculuk konusu bu dönem sona eriyor. Şuanda 3 milyon ton lisanslı deponun yapımı için düğmeye basılmış bulunuyor. Önümüzdeki yıla bir buçuk milyon tonu yetiştireceğiz" şeklinde konuştu.

"Buzağı ölümlerini engellersek ithalata gerek kalmayacak"

Köyden şehire göç yaşanmasıyla birlikte köylerin boşaldığını, dolayısıyla hayvan ithal edildiğini belirten Çelik konuşmasına şu şekilde devam etti: 

"Meralar bomboş ama dışarıdan Hans'ın, bilmem kimin ürettiği hayvanı getiriyoruz. Buna son vermek için milli tarım projesinde önemli adımlar attık. Damızlık merkezlerini 38 ilde kuruyoruz amaç kendi hayvanımızı kendi coğrafyamızda arttırmak. Buralarda hayvan sayısını arttıramazsanız dışarıdan taşıma suyla değirmen dönmez. 3-4 yıl içinde çark hızlı bir şekilde dönünce, hayvan ithalatımız azalacak. Ayrıca dişi hayvan ne kurbanda ne de diğer dönemlerde kesilmemeli. Anasını keserseniz, danasını nerde bulacaksınız. Bu konuda da buzağılara destek verme çalışmalarına başladık, buzağı ölümlerini engellersek ithalata gerek kalmayacak. 73 bin Tarım Bakanlığı çalışanıyla nu hedeflerimizi gerçekleştireceğiz."

Son olarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Çelik et fiyatları konusunda, "Fiyatlarda şuan herhangi bir sorun yok, kendisini dengeliyor" dedi. Gıda denetimi kapsamında Manisa'daki asker zehirlenmesine ilişkin, bakanlığa ait denetim elemanlarının devreye girdiğini ve önümüzdeki günlerde bu durumun gıda ile ilişkisinin neticelerini laboratuarlardan alınacağı bilgisini verdi. Yem fiyatlarına da kafasına göre ayar çekenlerin bedellerini ödeyeceklerini dile getirdi.
 

Kuzuya Destek Çalışmaları Başladı

Erken kuzu kesimini engellemeyi hedefleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı düğmeye bastı.

Üreticiye hayvan başına 40 TL destek verilecek. TÜDKİYEB Başkanı Çelik, “Hedef ithalatı önleyip, kuzu sayısını artırmak” dedi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi için eylem planı hazırlanmasının talimatını verdi. Plana göre erken kuzu kesimi ve anaç kuzu kesimini önlemek için hayvan başına üreticiye destek verilecek. Üreticiler bakanlıktan 40 lira destek talebinde bulundu. Bakanlığın da bu rakam üzerinde çalıştığı öğrenildi. Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, bakanlığın gerek et ithalatını düşürmek gerekse hayvan popülasyonunu artırmak için hazırladığı eylem planı hakkında bilgi verdi.

İthal Açığı Kapatmaz

Türkiye'de kırmızı et açığı olduğunu dile getiren Çelik, "İthal etmekle bu açığı kapatamayız. Açığı kapatmak için daha çok üretmemiz gerekiyor. Erken kuzu kesimlerini önlemek, kuzuları desteklemek, anaç sayısını artırmakla bunu yapabiliriz. Bu şekilde hayvan popülasyonunda artış sağlayabiliriz" dedi. Gıda Bakanı Faruk Çelik'in konuyla ilgili ciddi bir eylem planı hazırlığı içinde olduğunu belirten Çelik, kuzunun da anaçta olduğu gibi destekleme kapsamına alınmasını talep ettiklerini ve birçok sorunu çözdüklerini söyledi.

Küçükbaş 80 Milyona Çıkmalı 

Erkek küçükbaşların yüzde 90'ının kesime gittiği bilgisini veren Çelik, "Anaç kuzular da kesime gidiyor. Kuzular 13-14 kilo iken kesime gidiyor ama 3-5 ay elde durdurulursa bu sayıyı ikiye katlar, aile ekonomisi ve kırmızı et açığını kapatmak için önemli bir etken. 43-44 milyon küçükbaş hayvanı yeterli bulmuyoruz. 80 milyonlarda hayvanımız olması lazım. Erken kuzu kesimini engellediğimizde bu rakamlara daha kolay ulaşabiliriz. Burada bir destekleme yepılacağını düşünüyorum" dedi.

Küçükbaş İthalatına İhtiyaç Yok

Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) küçükbaş hayvan ithalatına girmesini doğru bulmadıklarını kaydeden Çelik, "Durum bu hale geldiyse, bizim de sektöre hesabını vermemiz gerekir. O açıdan bizim Tarım Bakanlığı ile birlik beraberlik içinde bu çalışmaları yapmamız lazım. Şimdiye kadar küçükbaşta hayvan ithalatı söz konusu olmadı. Küçükbaş ithalatı da gündemde ama detayını konuşmadık. Bana göre küçükbaş hayvancılığın ithalatına ihtiyaç bulunmamaktadır. Dışarıdan gelen etin etten başka her şeyin olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Çelik, Kurban bayramında hayvan sıkıntısı olmayacağını da sözlerine ekledi.

Katar Merkezli Ciddi Sıkıntı Var

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerde ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, "Irak yetmiyordu, Suriye eklendi. Şimdi de bütün Ortadoğu, İslam alemi Katar merkezli bir şekilde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya." dedi.

Çelik, beraberinde Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile Devlet Su İşleri ve Orman Genel Müdürlüğü tarafından kente yapılacak 12 tesisin temel atma törenine katıldı.

Törende konuşan Çelik, Şanlıurfa'da birçok sorunu çözdüklerini ancak sorunların bitmediğini, bu sorunları birlikte, dayanışma içerisinde çözeceklerini bildirdi.

Bugün 760 milyon değerinde bir yatırımın temelini atacaklarını vurgulayan Çelik, desteklerinden dolayı 2 milyon Şanlıurfalı adına Bakan Eroğlu'na teşekkür ettiğini ifade etti.

Bakan Çelik, Türkiye'nin çevresindeki ülkelerinde çok ciddi sorunlar yaşandığına dikkati çeken, şöyle devam etti:

"Irak yetmiyordu, Suriye eklendi. Şimdi de bütün Ortadoğu, İslam alemi Katar merkezli bir şekilde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Bunların çözümü noktasında, bunların çözümü ne, dertleri ne, geniş bir zamanda konuşuruz. Hesaplar büyük. Şanlıurfalı kardeşim iyi düşün, sen bilinçi, şuurlu insansın. Ortodoğuda dönen dolapların amacının, maksadının ne olduğunu sen çok iyi anlıyorsun. İnşallah hiçbir şer odağına geçit vermedin, önümüzdeki süreçte de yaşanacak entrikalara karşı duruşumuzu sağlam bir şekilde koruyacağız. Bundan hiçbir endişem yok."

- "Topraklarımızın kıymetini iyi bilelim"

Şanlıurfalılardan arazilerinin kıymetlerini iyi bilmelerini isteyen Çelik, dünyada açlık yaşanırken Şanlıurfa'da hasat döneminin yaşandığına işaret etti.

Çelik, Şanlıurfa'nın topraklarından bereket fışkırdığını belirterek, "Onun için bu güzel ilimizin kıymetini iyi bilelim. Toprağımızı sele vermeyeceğiz, yele vermeyeceğiz, toprağımıza göz diken ele de vermeyeceğiz. Çünkü bu toprak şehit kanıyla sulanmış, aziz, mukaddes topraklardır." diye konuştu.

Bakan Çelik'ten Personel Alımına İlişkin Açıklama

Son günlerde yazılı ve görsel basında Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı’nın personel alımına ilişkin haberler yer aldı.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik konuya ilişkin bir basın açıklaması yaparak, hangi kadroya ne kadar alım yapılacağını duyurdu. Bakan Çelik basın açıklamasında şunları söyledi:

“Bir süreden beri gündemimizde olan personel alımı hususunda neticeye varmış bulunuyoruz.

Taşra teşkilatlarımızda görev yapmak üzere sözleşmeli 2 bin 58 mühendis ve veteriner hekim alımı yapacağız.

Alımı yapılacak 2 bin 58 sözleşmeli personelin 1341’i mühendis (874 ziraat, 328 gıda, 96 su ürünleri, 10 balıkçılık teknolojisi, 33 harita) ve 717’si veteriner hekimden oluşacak.

Bu belirlemeleri yaparken il ve ilçelerdeki ihtiyaçları dikkate aldık.

Ayrıca gıda mühendislerinin büyükşehirlerde, veteriner hekimlerin ise hayvancılığın yoğunlukta olduğu bölgelerde yoğun olarak istihdam edilmesine dikkat ettik.

Alımı yapılacak personelin pozisyonlarının vize işlemleri Maliye Bakanlığında tamamlandı. ÖSYM Başkanlığı ile birlikte yerleştirme işlemleri çalışmalarına başlamış bulunuyoruz. ÖSYM’nin belirleyeceği yerleştirme takvimi doğrultusunda müracaat ve yerleştirme işlemlerine başlanacak. Tercihler, büyük ihtimalle Ramazan Bayramı sonrası alınmaya başlanacak.

Öte yandan Tarım Kredi Kooperatiflerine alınacak 500 kişinin başvuru süreci neticelendi. Müracaatlara yönelik ön incelemelerin tamamlanmasının ardından mülakat yapılacak. Mülakata katılmaya hak kazanan adaylar ile mülakat yer ve saati 19 Haziran’da açıklanacak.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’na (TKDK) ise yıl içinde 200 kişi alacağız. Bu konudaki detayları ise önümüzdeki günlerde netleştireceğiz.”
 
 

Bakan Çelik'ten Uyarı!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, vatandaşlardan et fiyatlarıyla ilgili spekülatörlere fırsat vermemelerini isteyerek, 'Büyük marketlerde şu an et fiyatları 33 ile 36 lira arasında' dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, geçen aylarda ülkede et fiyatlarının çok konuşulduğunu ancak aldıkları önemlerle bu soruna gerekli çözümü bulduklarını ifade etti.

''Etle ilgili şunu ifade edeyim; aslında yüz binlerce şu anda kesime hazır hayvanımız var, kasaplık hayvanımız var. Etle ilgili bir sorun söz konusu değil.'' diyen Çelik, şunları kaydetti:

"Yeteri kadar hayvanımız söz konusu ama spekülatörler malum yaz aylarını, Ramazan ayını, Kurban Bayramı'na giderken bu süreci istismara dönük bazı uygulamalar yaptıklarını izliyoruz, gözlüyoruz. Onun için biz direkt olarak şu anda halk ile iç içe olan marketlerle, büyük marketlerle irtibatlıyız. Yaklaşık 10 gündür bazı marketlerde fiyatlar kıyma 33-32,90, kuşbaşı 35,90 lira şeklinde satışlar gerçekleşmektedir. Yani büyük marketlerde şu an et fiyatları 33 ile 36 lira arasında. Vatandaşlarımız uygun şartlardan buralardan et ihtiyacını giderebilir. Spekülatörlere fırsat vermeyelim, çok uygun şartlarda et temin etmesine rağmen bunu pahalı satan bazı simsarlara da prim vermesinler. Türkiye'deki tüm büyük marketlerden ve Et Balık Kurumunun şubelerinin olduğu yerlerden uygun fiyata et temin etmelerinde hiçbir engel yok. Bu imkanı vatandaşlarımıza sunuyoruz. Dolayısıyla hayvan varlığında bir sorunumuz olmadığı için geçici olarak ramazan ayına girişten dolayı spekülatörlerin kısa bir dönemli bir dalgalanması yaşandı ama bu geride kaldı bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Böyle bir sorun yok.''

Çelik, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık hayvanlarla ilgili de bir sıkıntılı durumun olmadığına dikkati çekti.
Büyükbaş ve küçükbaş hayvan sıkıntılarının bulunmadığına vurgu yapan Çelik, ''Yılda kurbanlık 850-900 bin büyükbaş hayvan kesiliyor. Elimizde Kurban Bayramına dönük 1 milyon 400 bin büyükbaş hayvan var. Küçükbaş hayvan ile ilgili de yine 2 milyon 700 bin-3 milyon civarında hayvan kesimi söz konusu olacak. Bununla ilgili de bunun çok üzerinde küçükbaş hayvanımızın olduğunu çok rahat bir şekilde bugünden söyleyebiliriz. Böyle bir sıkıntının söz konusu olmadığını herkesin bilmesini isterim.'' dedi.
 
 

"Geleceğimi Koruyorum"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, ovaları tarımsal sit alanı olarak koruma altına aldıklarını belirterek, "Bu hafta da büyük ihtimalle ilgili düzenleme yayımlanacak, 202 ovamız koruma altında, tarımsal sit alanı ilan ettik. Hızlı bir şekilde bunu 300'e çıkaracağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen "Geleceğimi Koruyorum" projesi kapsamında, "Toprak ve Su Konulu Resim Yarışması Ödül Töreni" ile kapanış toplantısı düzenlendi.

Çelik burada yaptığı konuşmada, projeyi Türkiye'nin geleceği öğrencilerle insanlığın geleceği olan toprak, su ve çevre konusunda farkındalık oluşturmak için hayata geçirdiklerine dikkati çekerek, günümüzde birçok değerin tahrip edildiğini söyledi. Bunların başında tarım alanları ve tabiat değerlerinin geldiğini ifade eden Çelik, dünyada tarıma elverişli 5 milyar hektar arazi bulunduğunu, bunun 1,4 milyar hektarlık bölümünün tarım amaçlı kullanılabildiğini bildirdi.

Çelik, bilinçsiz sulama, fazla kimyasal kullanılması ve betonlaşma neticesinde her yıl 12 milyon hektar arazinin tarım dışı kaldığına işaret ederek, "Dünyada 1 dakikada 33 futbol sahası kadar tarım alanı tarım dışına çıkıyor. Programımızı tamamlayacağımız 1 saat içinde yaklaşık 2 bin futbol sahası büyüklüğünde alan tarım dışına çıkıyor. Oysa 1 dakikada 250, 1 saat içinde 15 bin çocuk dünyaya geliyor. Bir taraftan nüfus artışı devam ediyor bir taraftan da geleceğimiz olan toprağımızın elimizden kaydığını ibretle izliyoruz." diye konuştu.

39 ülkede gıdaya, 80 ülkede suya erişimde sorun yaşandığına işaret eden Çelik, 800 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini belirtti. Çelik, 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara dayanacağını, üretimde önemli artışlar yaşanmadığı takdirde insanlığın çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacağını söyledi. Çelik, "Bugün 10 milyon Suriyeli ile baş edemeyen dünyanın önümüzdeki 15-20 yıl içinde meydana gelecek 700 milyon insan hareketliliğinin nasıl üstesinden geleceğini hep beraber düşünmeliyiz. Toprağımıza sahip çıkmak durumundayız. Toprağımızı sele, yele ve bu ülke topraklarına göz diken namert ele de vermeyeceğiz." ifadesini kullandı.

Çelik, Afrika Tarım İş Forumu düzenlediklerini hatırlatarak, "Afrika'ya mutlaka gitmemiz gerekiyor. İnşallah önümüzdeki dönem içinde o arazilerin sulanması ve gerekli mesleki donanıma kavuşmalarını sağlayacağız. Türkiye iş adamları da Afrika'da çok ciddi kazanımlar elde edecektir." dedi.

"Tarımsal sit alanı ilan edilen ova sayısını 300'e çıkaracağız"

Ovalarla ilgili yapalan düzenlemelere de dikkati çeken Çelik, "Ovalarımızı koruma altına aldık. Bu hafta da büyük ihtimalle ilgili düzenleme yayımlanacak, 202 ovamız koruma altında, tarımsal sit alanı ilan ettik. Hızlı bir şekilde bunu 300'e çıkaracağız. Tespitlerimiz tamamlanınca hemen Bakanlar Kurulu kararına dönüşüyor ve böylece ovalarımızın tahribatı çok ama 'ne kurtarabilirsek' diye acele ediyoruz." şeklinde konuştu.

Çelik, Türkiye'nin gen kaynaklarına sahip çıktıklarını belirterek, yerel tohumun muhafaza edilerek geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüleceğini bildirdi. Çelik, organik tarımın yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmaların çay ile başlayacağını, buna yönelik önemli bir noktaya geldiklerini belirterek şöyle devam etti: 

"Her yaşa göre bir işin olduğuna inanıyorum. O sorumluluk getiriyor, toplum ve tabiat ile kaynaşmayı sağlıyor. Daha yaşanabilir bir dünya için çocuklarımızın yalnız internet, ekran gençliği değil, domatesi sadece markette gören gençlik değil, patatesin ağaçta olmadığını bilen bir birey olarak yetiştirilmesi gerekiyor. Nasıl olacak bu iş? Başta iki önemli Bakanlık üzerine düşen görevleri yapacak. Biz enstitülerimizi, Bakanlığımızın bütün birimlerini, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) bütün çiftliklerini Milli Eğitim Bakanlığına veriyoruz. Diyoruz ki, Enstitülerimizde faydalı böcek nasıl yetiştiriliyor? Hayvancılık nasıl yapılıyor. Gençlerimiz, yavrularımız ilkokul çağından itibaren gelsinler görsünler. Teori ve pratiği buluşturalım, gençliği geleceğe bu şekilde taşıyalım."

Proje 20 bin kişiye ulaştı

"Geleceğimi Koruyorum" sosyal sorumluluk projesi, 2015 yılının haziran ayında yürütülmeye başlandı ve başarılı bir şekilde tamamlandı. Söz konusu projeyle Türkiye'nin sahip olduğu tarım alanları, su kaynakları ve gübrenin bilinçsizce kullanımı sonucu meydana gelebilecek olumsuzlukların önüne geçmek, genç kuşakların, doğal kaynakların korunması ve kullanımı konusunda hassasiyeti yüksek bir nesil olarak yetişmesini temin etmek amaçlandı.

Proje kapsamında 30 büyükşehir il sınırı içinde yer alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi, 1, 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencilerine ve dolaylı yararlanıcılar olarak da öğrencilerin, öğretmen ve ebeveynlerine yönelik eğitim ve etkinlik gerçekleştirildi.

Söz konusu proje, Emine Erdoğan tarafından G20 Antalya Zirvesi'nde örnek proje olarak tanıtıldı. Ayrıca proje Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne de sunuldu. Antalya'da EXPO 2016'da projeye ilişkin 6 ay süreyle açılan standı 43 farklı ülkeden gelen turistler ve Türkiye'nin 42 ilinden öğrenci, öğretmen ve ebeveynleri ziyaret etti. Proje, toplamda yaklaşık 20 bin kişiye ulaştı.

Öte yandan pilot okullarda resim yarışması düzenlendi. Birinci olan eserler Milli Eğitim Bakanlığınca tespit edildi, bugün gerçekleştirilen törende ödülleri öğrencilere Emine Erdoğan, Bakan Çelik ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından verildi.
 

Kabuklu Fındıkta 670 Bin Ton Rekolte

Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi tarafından Türkiye'nin 2017 yılı kabuklu fındık rekoltesi 670 bin ton olarak açıklandı.

Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi(INC)'nin Hindistan'ın Chennai kentinde yapılan 36.Kongresi'nde Türkiye'nin 2017 yılı kabuklu fındık rekoltesi 670 bin ton olarak açıklandı. Bu sezondan devredecek 50 bin ton ile birlikte fındık arzı 720 bin ton olacak.

Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi'nin tahminlerine göre, 2017-2018 sezonunda dünya fındık arzı 1 milyon tonun üzerine çıkacak. Üretimin 992 bin 500 ton olarak tahmin edildiği 2017-2018 sezonunda 81 bin ton stokla birlikte toplam arz 1 milyon 65 bin 500 ton olması bekleniyor.

Hindistan'ın Chennai kentindeki INC Kongresi'nde herkesin merak ettiği 2017-2018 sezonu fındık üretim tahminleri açıklandı. Yapılan açıklamaya göre Türkiye'nin 2016-2017 sezonundaki kabuklu fındık üretimi 500 bin ton oldu. Sezona 135 bin ton stokla girilmesi ile toplamda 635 bin ton fındık arzı gerçekleşti. Sezon sonunda 50 bin ton fındığın stokta kalması öngörülüyor. 2017-2018 üretim yılında ise Türkiye'nin 670 bin ton kabuklu fındık üreteceği ve 50 bin ton stokla birlikte fındık arzının 720 bin ton olacağı açıklandı.

İtalya'da üretim düşecek

Türkiye'den sonra en çok fındık üreten ülke olarak İtalya'nın 2017-2018 sezonunda fındık üretimi düşecek. INC'nin değerlendirmesine göre 2016-2017 sezonunda 130 bin ton olan İtalya'nın kabuklu fındık üretimi 2017-2018 sezonunda 100 bin tona düşecek.

İtalya'da üretimde düşüş beklenirken diğer önemli iki üretici ülkede Gürcistan'da üretim aynı kalırken Azerbaycan'da 5 bin ton düşüş bekleniyor. INC'nin tahminine göre, Gürcistan'da fındık üretimi geçen sezon olduğu gibi bu sezonda da 60 bin ton olacak. Azerbaycan'da ise geçen sezon 50 bin ton olan kabuklu fındık üretimi 2017-2018 sezonunda 5 bin ton düşüşle 45 bin ton olacak.

Bu sezon Amerika Birleşik Devletleri'nde 34 bin ton,Şili'de 20 bin, İspanya'da 19 bin, İran'da 12 bin, Çin'de 8 bin, Fransa'da 4 bin 500 ton kabuklu fındık olacağı tahmin ediliyor.

Tek elden rekolte kararı delindi

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, fındık rekoltesi üzerinden yapılan spekülasyonları önlemek amacıyla geçen yıl "rekoltenin tek elden ve bakanlık tarafından açıklanacağını" söylemişti. Bakanlığın kararı doğrultusunda Ziraat Odaları, ihracatçılar rekolte tahmini açıklamadı. Bu yıl ise bakanlık rekolte tahmin çalışmalarını sürdürürken Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi (INC)'nin Türkiye rekoltesini de içeren dünya rekoltesini açıklaması bakanlığın "tek elden rekolte açıklama" kararının delinmesine yol açtı. Edinilen bilgilere göre, Hindistan'da yapılan INC Kongresi'nde rekolte konusunda Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçılar rekolte konusunda fikir ayrılığı yaşadıkları ve bunun önümüzdeki günlerde tartışmalara yol aşması bekleniyor.

Bakanlık doğru tahmin yapamadı

Fındık sektörü temsilcileri, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geçen yıl yaptığı rekolte tahmininin yanlış olduğunu belirterek: "Bakanlık düşük rekolte tahmini yaptı. Fakat üretim daha fazla olunca, fiyat düştü. Toprak Mahsulleri Ofisi piyasaya müdahale etmek zorunda kaldı. Bu yıl aynı yanlışın yapılmaması gerekir dedi.
 

Hayvanlarınızı Küpeletmeyi Unutmayın!

Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre büyük ve küçükbaş hayvanların küpelenmesi ve kayıt güncellenmesi konusunda geç kalmamaları gerekmektedir.

4 Nisan 2017 tarihli ve 30028 sayılı Resmi Gazete'de Resmi gazetede yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği ile Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikler adı altındaki başlıkta şöyle bildirilmişti:

"Söz konusu yönetmelikler kapsamında sığırların küpelenmeleri en geç 3 aylık yaşına, koyun ve keçi türü hayvanların küpelenmeleri ise 6 aylık yaşına kadar yapılmakta iken yapılan yönetmelik değişikliği ile 31 Aralık 2017 tarihine kadar, küpelenmemiş ve kayıt altına alınmamış her yaştaki sığır, koyun ve keçi türü hayvanlar küpelenecektir. İşletmesinde küpesiz ve kayıtsız hayvan bulunan yetiştiricilerin hayvanlarını küpeleterek kayıtlarını güncellemesi gerekmektedir."
 

Besiye Uygun Düveye Yüzde 30 Destek Yolda!

Besiciliğin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi için buzağıdan sonra besiye uygun düveye de özel destek verileceği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan plan çerçevesinde uygulamaya girecek. Son günlerde kırmızı et ithaline dönük yapılan açıklamalarla birlikte, besiye uygun düvenin de özel destekle desteklenmesi, bu yolla da ithalatın azaltılması hedefleniyor. Düvenin besiye uygun olmasıyla da özel desteğin verimi artırılmak isteniyor.

Buzağı ölümlerinin engellenmesi için geçmiş yıllarda desteğini artıran Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  düveye de özel destek getirerek hayvancılıkta yeni açılım yapmayı planlıyor.

Edinilen bilgiye göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı et sığırcılığına uygun düve alımına yüzde 30 destek verecek. Konuya ilişkin destek çalışmalarını tamamlayan Bakanlık, ilerleyen günlerde destek çalışmasını Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Referandum sürecinin bitmesiyle birlikte olası bir kabine değişikliği ihtimali sürecin uzayabileceğine işaret ediyor.

Özel destekten belli başlı 30 il daha fazla yararlanacak.

Destekleme için oluşturulacak bütçenin önemli bir bölümü, mera hayvancılığı yetiştirici bölgesi olarak tarif edilen 30 ilde kullanılacak. Bu iller: Kastamonu, Çankırı, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Kayseri, Malatya, Sivas, Tokat, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Van, Ağrı, Erzurum, Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin, Rize, Trabzon ve Bayburt.

Bu desteğin neticesinde mera hayvancılığı yetiştirici bölge illerinde 3 yılda 250 bin baş, altyapısı uygun diğer illerde ise 100 bin baş olmak üzere, toplamda 350 bin baş et verimi yüksek gebe düvenin ülkemize kazandırılması hedefleniyor.

KAYNAK: tarimdanhaber.com
 

İklim Değişikliği Hayvancılığı Olumsuz Etkiliyor

Ekonomi Bakanlığının internet sitesinde Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, iklim değişikliğinden kaynaklı sıcaklık artışlarının hayvancılık sektörünü olumsuz etkilediği bildirildi.

İklim değişikliğinin hayvan sektöründe hangi sorunlara yol açacağına dikkat çeken açıklamada, “İklim değişikliğinin beklenen etkileri arasında yer alan sıcaklık artışlarının, özellikle tropik ve subtropik bölgelerde hayvancılık sektöründe önemli sorunlara yol açması beklenmektedir. Isı stresi, üretim ve doğurganlık azalışının yanı sıra ölüm oranlarındaki artış gibi çeşitli kanallarla hayvancılık sektörünü etkilemektedir. Ayrıca, sıcak hava hayvanların su ihtiyacını artırarak, iştahlarının ve yem alımlarının azalmasına yol açmaktadır” denildi.

Hayvansal ürünleri endüstriyel üretim teknolojileri vasıtasıyla soğutma imkânı mümkünken, geniş otlaklarda bunun imkânsız olduğu vurgulandı. Konuya ilişkin açıklama şöyle sürdürüldü:

“Gelişmiş soğutma, su ve enerji olanaklarının yanı sıra çeşitli yem imkânları sunan endüstriyel üretim sistemleri, hayvanları sıcaklık artışının doğrudan etkilerinden büyük ölçüde koruyabilmektedir.  Diğer taraftan, gelişmiş soğutma yöntemleri geniş otlak sistemlerinde kullanmaya elverişli değildir. Öte yandan, yüksek verimli ırkları yetiştiren ve hayvanların aşırı ısınmasını önlemek için gerekli girdileri elde etmek amacıyla çabalayan küçük ölçekli üreticilerin problemlerinin iklim değişikliği nedeniyle daha da artması beklenmektedir.”  
 

Mehmet Daniş: "Hala Et Açığımız Var"

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daniş, Milli Tarım Projesi kapsamında, hayvancılıkla ve geliştirilmesi ile ilgili ciddi adımlar atılmaya başlandığını belirterek, "Milli Tarım Projesi kapsamında, hayvancılıkla ilgili Türkiye'de özellikle doğu bölgemizde meraların geniş olduğu alanlarda yetiştirici bölgesi ilan ettik. Buralarda damızlık ve et materyallerimizi daha çok üretmiş olacağız" diye konuştu.

Bakan Yardımcısı Daniş, şunları kaydetti:

"Besi materyallerimizi Trakya'da Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nin içinde olduğu 41 ilimizde damızlık düve üretim merkezlerini destekleyeceğiz. En az 500 baş olmak üzere. Amacımız, artık damızlıkta ki dışı bağımlılığımızdan kurtulmak. Malumunuz, Türkiye'nin 150 bin ton et açığı var. Şimdi bu damızlık düve üretim merkezlerinde de kombin ırklara geçerek, süt de bir fazlalığımız var. Aslında dünyada, Avrupa'da da bir fazlalık var. Ama biz şimdi sütü az fakat daha kaliteli, daha verimli sütü olan nitelik anlamında daha kaliteli sütü olan ama et verimi yüksek olan türlere hayvanlarımızın bir kısmını dönüştürmeye çalışıyoruz. Bölgemizde simental başta geliyor, şu anda çiftçilerimizin yöneldiği hayvan ırkları gibi. Birkaç yıl içerisinde de sütte de ette de bir denge oluşturmayı sağlıyoruz. Et de dışa bağımlılığımızı sona erdirirken, süt ürünlerini de dışa pazarlamanın yollarını arıyoruz."

Bakan Çelik: Gençliğe Tüm İmkânları Seferber Edeceğiz

Bakan Çelik, Şanlıurfa'daki temasları kapsamında İl Mili Eğitim Müdürlüğü tarafından bir alışveriş merkezinde düzenlenen ve 40 üniversitenin stant açtığı "Kariyer Günleri Fuarı"nın açılışını gerçekleştirdi.

Burada gençlere hitap eden Çelik, eğitimin ülkelerin kalkınmasındaki önemine işaret ederek, "Değeri kaybolmayacak bir şey varsa bunun eğitim olduğunu hepimizin iyi bilmesi gerekiyor. Bugün yeryüzünde dünya milletleri arasında eğer öncü ülkelerden bahsediliyorsa bu ülkeleri öncü yapan eğitimde attıkları adımlardır." dedi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, gençlerimizi ülkenin değer yargılarının dışında beynini yıkayacak unsurların maşası durumuna getirmeyeceklerini belirterek "Gençlik bizim için önemli, maddi manevi şekilde ne gerekiyorsa her türlü imkânı seferber ederek geleceğimizin inşası konusunda elimizden gelen bütün gayretleri göstereceğiz." dedi.

Bakan Çelik, son yıllarda büyük imkânları gençliğin hizmetine sunduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Gençlerimizi teröristlere, bu ülkenin değer yargılarının dışında beynini yıkayacak unsurlara ne yem etmeliyiz ne de onların maşası durumuna getirmeliyiz. Şu bölgede 6 yıldır milletvekili, bakan olarak hizmet etme gayreti içindeyim. Ne dramlar yaşatılıyor, kimin için? Buradaki pırıl pırıl Ayşeleri, Fatmaları, Ahmetleri, Mehmetleri dağa kaldırıp, onları getirip mahallenin ortasında bomba patlatan gençliğin bu insanlığa, Şanlıurfa'ya, Türkiye'ye ne faydası var, Allah aşkına? Böyle bir gençlik, böyle bir yaklaşım, böyle bir ülkeye dönüş, bir sevda falan olabilir mi? Bu ülkeye düşmanlıktan başka bir şey değil. Ülkeye yapılabilecek en büyük ihaneti gerçekleştiriyorlar. Onun için gençlik bizim için önemli, maddi manevi şekilde ne gerekiyorsa her türlü imkânı seferber ederek geleceğimizin inşası konusunda elimizden gelen bütün gayretleri göstereceğiz."

Şanlıurfa'da kısa sürede çok sayıda derslik yapıldığını, bu sayede sınıf mevcutlarını 80'den 30'a indirdiklerini hatırlatan Çelik, amaçlarının büyük köylere lise yapıp sınıf mevcutlarını 25'e düşürmek olduğunu söyledi.

Çelik, bu tür etkinliklerin öğrencilerin ufkunu açmak adına önemli olduğunu ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti.


 

Gübreler Sıkı Takip Altında !

Resmi gazete'nin 6 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren "Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ" ile depo ve/veya gübre satış yerlerine kamera sistemi takılması zorunluluğu geldi.

Tebliğe göre, gübre dağıtıcıları, gübre satış yerlerine/depolarına kamera sistemi kurmakla yükümlüdür. Birden fazla satış yeri veya depo var ise kamera sistemi her birine ayrı ayrı kurulması gerekiyor. Kameralar tüm depoyu görecek şekilde bir veya birden fazla sayıda, tekniğine uygun olarak kurulacak ve tüm giriş-çıkış yerlerini görecek ve kör nokta kalmayacak şekilde konumlandırılması gerekiyor. Takip sistemi ve kameralar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan tebliğe göre, gübrelerin izlenmesine ilişkin yeni uygulama ana hatlarıyla şöyle olacak:

- Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, teknik düzenleme çerçevesinde karekod ve DNA barkodlu takip sistemi ile kamera sisteminin kurulum ve işletilmesi ile ilgili faaliyetleri ayrı ayrı veya bir bütün olarak yapacak veya yaptıracak.

-Üreticiler, piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde karekod ve DNA barkod içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda.

- İşaretleyici etiket ve karekod bulunmayan ürünler, güvensiz ürün olarak değerlendirilecek.

-Dağıtıcılar, depo ve/veya gübre satış yerlerine izlenebilirliği sağlayacak şekilde kamera sistemini kurmak zorunda.

- Dağıtıcılar, kurulan takip ve kamera sisteminin bu Tebliğe uygun şekilde uygulanmasından ve sistemin kurulumu ve işlemesi için gerekli altyapıyı sağlamaktan sorumlu olacak.

-Takip sistemi, Tarım Bilgi Sistemi ile entegre çalışacak, takip sistemi ve kameralar Gıda,tarı ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

- Üreticiden son kullanıcıya kadar olan süreçte, ürünlerin sevkiyat ve tesliminde, teslim edilen/alınan ürün üzerindeki karekod okutularak işlem yapılacak.

- Dağıtıcıdan son kullanıcıya ürün tesliminde, son kullanıcının T.C. Kimlik Numarası veya vergi kimlik numarası üzerinden takip sisteminden işlem yapılması gerekiyor.

Tebliğe eklenen geçici madde ile tebliğ kapsamındaki ürünleri üretenler ile piyasaya arz eden dağıtıcılar, en geç 31 Aralık 2017 tarihine kadar faaliyetlerini bu Tebliğ hükümlerine uyumlu hale getirmek zorunda.

Üreticilere Küpe Affı !

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Mart ayı başında gündeme getirdiği küpe affı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına küpe takmayan yetiştiricilere ve ellerindeki küpesiz hayvanlar için 31 Aralık 2017 tarihine kadar cezai işlem uygulanmayacak.

Resmi Gazete’nin 4 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanan iki ayrı yönetmelik değişikliği ile hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanlar için küpe affı getiriliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan Yönetmelik değişikliklerine göre, hayvan sahipleri 31 Aralık 2017 tarihine kadar küpesiz hayvanlarına küpe takarak kayıt sistemine dahil edebilecekler. Bu tarihe kadar küpe taktırmadıkları için herhangi bir cezai işlem yapılmayacak.

Bakanlık ve sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre,küçükbaş hayvanların yüzde 30’u kayıtlı değil.Özellikle az sayıda hayvanı olan ve devletin verdiği desteği yetersiz bulan küçük ve yoksul çiftçi,”yeşil kart” ve benzeri sosyal yardımları almak için hayvanını kaydettirmiyor.Hayvanına küpe taktırmıyor. Ayrıca, küpe taktırılmamasında bakanlığın da sorumluluğu olduğunu belirten üreticiler: “Biz hayvanlarımıza küpe taktırmak için Gıda, Tarım ve Hayvancılık il veya İlçe müdürlüğüne başvurduğumuzda gerekli ilgi ve hizmeti alamıyoruz. Küçükbaş hayvancılık önemsenmediği için görevli zamanında gelip hayvanların küpelenmesi işlemini yapmıyor. Sonra da “hayvanını kaydettirmedin” diye cezayı kesiyorlar.” bilgisini veriyor.

Hayvanlara küpe takılmaması nedeniyle bugüne kadar kesilmiş ve ödenmemiş yüklü miktarda para cezaları var.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in verdiği bilgiye göre, küpe taktırmadığı için kesilen cezanın toplamı 6 milyar lira. Hayvancılığa bir yılda verilen toplam desteğin 2 katı. Bakanlık, bununla ilgili yasal bir düzenleme yaparak 6 milyar liralık cezayı da silecek.

 

Bakan Faruk Çelik "Kırmızı Et 20.5 Liradan Satılacak"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunduğunu belirterek, piyasaları olumsuz etkileyecek girişimlere kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirdi.

Bakan Çelik, yazılı açıklamasında, Türkiye'de kesimlik hayvan arzında bir sıkıntı olduğuna ilişkin iddialara karşı, Türkiye'de yeterli miktarda kesim olgunluğuna gelmiş kasaplık sığır bulunduğunu ifade etti.

Buna rağmen son günlerde spekülatörlerin boş durmadığını vurgulayan Çelik, "Kırmızı et piyasasında fiyatları tırmandırma gayreti içinde olanları görmezden gelemeyiz. Piyasaları speküle edici girişimlere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Et ve Süt Kurumumuz devreye girmiş bulunuyor. Pazartesiden itibaren, kasaplarımıza kilogramı 22,5 lira fiyatla taze karkas sığır eti, yemek ve et sanayicilerine de 20,5 lira fiyatla dondurulmuş karkas sığır eti satışı yapılacak." değerlendirmesinde bulundu.

Tarımsal Eğitim Seferberliği Programı Şanlıurfa'da Başladı !

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik,  Şanlıurfa'daki temasları kapsamında GAP Tarımsal Araştırmalar ve Eğitim Merkezi'nde düzenlenen "Tarımsal Eğitim Seferberliği" programında yaptığı konuşmada, söz konusu seferberliği tarımın başkenti Şanlıurfa'da başlattıklarını söyledi.

Bakan Çelik, "Toprağın betonla değil tohumla buluşmasını sağlayacağız ve sağlıklı kullanacağız. Akılla alın terini mutlaka buluşturmak durumundayız. Her alanda olduğu gibi tarım ve hayvancılıkta da bilgiyi etkin şekilde kullanmamız ve üreticilerimizle buluşturmamız gerekiyor." dedi.

Göreve geldikleri ilk günden itibaren Türkiye'nin her tarafında gıda, tarım ve hayvancılık anlamında neler yapılabileceğine ilişkin önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Çelik, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Çelik, dünyada tarım ve gıdanın değerinin gün geçtikçe arttığını hatırlatarak, "Sanayinin devreye girmesi ve sanayideki atılımlar tarımı geri bırakacak diye beklenirken zaman içerisinde tarımın öneminin her geçen gün daha da gündeme geldiğini hep beraber görüyoruz. Her şeyin modası geçer ama tarımın modası geçmedi ve geçmeyecek." diye konuştu.


Üreticilerin mutlaka bilimi kullanması gerektiğini belirten Çelik, "Şimdi diyoruz ki yılda 400 bin buzağı ölüyor. İlgisizlikten mi ölüyor? Ben inanmıyorum. Bilgisizlikten ölüyor. 400-500 bin hayvan ithal ediyoruz. Kimin çiftçisine para ödüyoruz? Elalemin çiftçisine para ödüyoruz. Niye ödeyelim? 400 bin buzağı ölmesin, ithal de etmeyelim. Katrilyonlarca para da gitmesin dışarıya, başka ülkenin çiftçisini zengin etmeyelim. Milli tarım projesi bu işte. Başkasına muhtaç olmama, kendi toprağında, ağılında üretmede ilginin yanında bilgiyi kullanırsak bu buzağı ölümlerini engeller ve Türkiye'nin başka bir önlem almasına gerek yok hayvan ithalatına son verebilir. Bu kadar net." diye konuştu.

Bakanlığın Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı İlkay Kılıç ise Tarımsal Eğitim Seferberliği çalışmasının başarılı olacağına inandığını ifade ederek, bu anlamda çiftçilerin kendilerine destek olmasını istedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, konuşmaların ardından video konferans sistemiyle ilçelere bağlanarak, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.​
 

Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Belli Oldu !

Geçtiğimiz Ocak ayında görevden alınan Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Nazif Ekinci'nin yerine atama yapıldı. Burdur İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Şakir Fırat Erkal, Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'ne getirildi.

Ocak ayından buyana Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü görevini vekaleten Müdür Yardımcısı Muhammed Sevinç yürütüyordu.

2010-2012 yılları arasında Fethiye İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yapmış olan ve daha sonra Burdur İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yapan ve Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne atanan Şakir Fırat Erkal atama haberinin Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından görevine başladı

Bakanlıktan "Ölü Büyükbaş Hayvan" İddialarına Yalanlama Geldi

Bir haber sitesinde yer alan "İşte Sofranıza Gelen Ölü Hayvanların Görüntüsü" başlıklı haber üzerine Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü'nce şu açıklama yapılmıştır:
 

Haberde, yurtdışından Türkiye'ye ölü büyükbaş hayvanların getirildiği ve bu hayvanların etlerinin vatandaşların sofrasına geldiği öne sürülmektedir.

Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki ülkemizde, kesimhanelere ilişkin mevzuat AB müktesebatı ile uyumludur.

Mevzuatta belirlenen asgari teknik ve hijyen şartlarını karşılamayan kesimhanelerin işletme onay belgeleri tek tek iptal edilmektedir.

Bu çerçevede, Bakanlığımızın sıkı denetimleri sonucu, faal 750 kesimhanenin 385'i 1 Ocak 2017 itibarıyla kapatılmıştır.

Bu kesimhanelerin 12'si Et Süt Kurumu'na (ESK) aittir. ESK ayrıca 24 kesimhanede de sözleşmeli kesim yaptırmaktadır. 

Faaliyetlerini yürüten 365 kesimhane konusunda ise denetimler sıklıkla yapılmaktadır.

Nitekim 2016'nın Ocak ayından beri, et ve et ürünlerine ilişkin 65.616 denetim yapılmış; 1.640 işletmeye idari para cezası uygulanmış, 35 işletme hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur.

Habere konu ettiğiniz hayvanlar, acil kesim mevzuatı çerçevesinde, resmi veteriner nezaretinde, bulundukları yerde kesimi yapılmış hayvanlardır, asla ölü hayvanlar değildir.

Görüntülerden de anlaşılacağı gibi acil kesimi yapılan hayvanlar, son derece rahatsız edici usullerle ve hijyen kurallarına uyulmadan nakledilmiştir. Bunu kabul etmek mümkün değildir.

Habere konu olan kesimhane, ESK'nın sözleşme kesim yaptırdığı bir kesimhanedir. 

30 Ocak 2017 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığımız, Sayın Bakanımızın talimatıyla, kesimhanelerde kamu sağlığı açısından teftiş başlatmıştır.

9 Şubat 2017 tarihinde ise bahse konu kesimhaneden, acil kesimi yapılan hayvanların son derece rahatsız edici usullerle ve hijyen kurallarına uyulmadan nakledildiğine dair bir ihbar gelmiştir.

İhbar üzerine Bakanlığımızın Teftiş Kurulu Başkanlığı derhal harekete geçmiştir.

Teftiş Kurulu Başkanı, bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına giderek iddianın takibini istemiştir.

İzmir Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde, Bakanlığımız müfettişleri ve jandarma ekipleri ile kesimhaneye operasyon yapılmıştır.

Soruşturma çerçevesinde İzmir İl Müdürlüğümüz tarafından 16 Şubat'ta kesimhane kapatılmıştır.

17 Şubat'ta ise olayda ihmali düşünülen 11 ESK personeli Bakanlığımızca açığa alınmıştır. 

Soruşturma, adli ve idari açıdan, tüm yönleriyle devam etmektedir. 

Ayrıca kesimhanelere yönelik teknik ve hijyen denetimleri aralıksız sürdürülmektedir.

Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıda tüketimlerini tehdit edecek hiçbir olumsuzluğa müsamaha gösterilmemiştir; bundan böyle de gösterilmeyecektir."

27.2.2017
Devamı hayvan GTHB

Desteklemeler Hesaplara Yatıyor !

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"2017 yılı tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında bugünden itibaren üreticilerimize toplam 2 milyar 118 milyon TL’lik ödeme yapılacak.

Ödemeler kapsamında; mazot desteği için 722,7 milyon TL, gübre desteği için 877 milyon TL, hububat ve bakliyat desteği için 197 milyon TL, yem bitkileri desteği için 240 milyon TL, hayvan hastalıkları tazminatı için 10 milyon TL, hayvan gen kaynakları için 7 milyon TL, sertifikalı tohum kullanım desteği için 57 milyon TL, sertifikalı fidan kullanım desteği için 3 milyon TL ve lisanslı depoculuk desteği için 4 milyon TL olmak üzere toplam 2 milyar 118 milyon liralık hibe desteği verilecek.

Destek ödemeleri bugün 18.00’den sonra üreticilerimizin hesaplarına aktarılacak. Ödemelere, TC kimlik numarasının son hanesine göre önümüzdeki hafta da verilmeye devam edilecek.

1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayan ödemeler de dâhil edildiğinde üreticilerimize ödenen meblağ tutarı 2.8 milyar TL’yi bulacak.

Böylelikle 2017 yılı için üreticilerimize vermeyi planladığımız toplam 12,8 milyar TL’lik tarımsal hibe desteğinin yüzde 22’lik kısmını ödemiş olacağız.”

Bakan Faruk Çelik, "3 Bin Liralık Hayvana Bin Lira Destek Verilecek"

Bakan Çelik, hayvancılık yapan vatandaşların bazı sıkıntılar nedeniyle başka yere giderek asgari ücretle çalışmaya başladığına dikkati çekti.

Olumsuzluklara karşın vatandaşların göç etmesini önlemek amacıyla bu tür hayvan hastaneleri yaptıklarına değinen Çelik, şu görüşlere yer verdi:

"Mera varlığımızın onda biri Erzurum'da. Yani burada hayvancılık yapmayacağız da nerede yapacağız? Onun için burası yetiştirici bölge olacak. Burada hayvan yetişecek. Yetiştirmek için düşük verimli ırklardan çıkmamız gerekiyor. Gerek daha verimli ırklara geçişle ilgili gerekse de hayvan alımlarına güçlü desteklemeler yapıyoruz. Yani üç bin liralık bir hayvan mı alıyorsunuz? Bunun bin lirasını biz bakanlık olarak destek olarak vereceğiz. Bu, 30 yetiştirici ilimize has bir düzenleme. Ayrıca düve merkezleri, koç - teke merkezleri gibi yerlerde de yüzde 50 hibe desteği veriyoruz. Bu bölgede 750 lira buzağı desteği veriyoruz. Yani veriyoruz da veriyoruz."

"Erzurum'u hayvansal ürünler noktasında üs yapacağız"

Tarım ve hayvancılık yapan vatandaşlara alet ve ekipman desteğinde de bulunduklarını hatırlatan Çelik, vatandaşların bu desteklerle köylerindeki meralara sahip çıkmasını istedi.
Çelik, "Hayvancılık yapan vatandaşlarımıza mera da vereceğiz. Ben hayvancılık yaparım diyen vatandaşa, ne kadar, kaç baş hayvan barındırıyorsa o kadar genişlikte merayı tahsis edeceğiz. Böylece hayvancılıktaki yem sorununa da parmak basmış bulunuyoruz. İnşallah yemi de uygun fiyata Erzurumlu üreticimize verdiğimiz zaman burada çok yaygın şekilde hayvan üretimi gerçekleştirilmesinin yanı sıra bölge ülkeler nezdinde Erzurum'u hayvansal ürünler noktasında üs yapacağız. Gelecek açısından övüneceğimiz bu hizmetlere imza atmanın mutluluğunu yaşayacağız." ifadesini kullandı.
 
 

Tarımsal Sulama İki Bakanlığa Emanet !

Tarımda sulama suyunun verimli kullanılması, su tasarrufunun sağlanması, kayıpların azaltılması ve izinsiz kullanımların önlenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelik, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ile Orman ve Su İşleri Bakanı tarafından ortak olarak yürütülecek.
 

Yönetmelik; sulama suyu teminine ve kullanımına ilişkin hizmetleri yürüten Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler ile tarımsal sulama faaliyeti gerçekleştiren su kullanıcı teşkilatları ve gerçek ya da tüzel kişiliğe sahip kullanıcı tarafından aynı su kaynağından faydalanılarak 100 hektarın üzerinde alanın sulandığı halk sulamalarına ilişkin sulama suyu temininde, iletiminde, dağıtımında, mevcut şebekelerin yenilenmesinde ve kullanımında verimliliğin artırılması, su tasarrufunun sağlanması ile su kayıplarının azaltılmasına ve izinsiz kullanımların önlenmesine ilişkin usul ve esasları kapsıyor.

Buna göre, mevcut sulama tesislerinde, yenileme projelerinde ve yeni sulama tesisleri yatırımlarında;

Sulama tesislerinin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak tedbirlerin alınması, Su tasarrufu sağlayan uygun modern sulama usullerinin kullanılması, Sulama tesislerinin sürdürülebilir kullanımı ve doğru sulama uygulamaları için gerekli planlama, izleme ve değerlendirme faaliyetlerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri de kullanılarak yapılması, Su kullanıcılarının sulamada, su dağıtım planında gerçek ihtiyaçlara göre öngörülen miktardan fazla su kullanmasının önlenmesi, Sulama randımanını yüksek düzeyde tutacak tedbirlerin alınması, Sulamada yerüstü su kaynaklarına öncelik verilmesi, Yeni projelerde cazibeli ve düşük pompajlı olanlara öncelik verilmesi, Sulama sistemlerinde su kayıplarının azaltılması ve kaçak kullanımların önlenmesine ilişkin tedbirlerin alınması esas olacak.

Su kullanımı hizmet bedelleri; tesisin işletme, bakım, onarım ve yönetimini garanti altına alacak, sürdürülebilir kullanımını sağlayacak düzeyde belirlenecek.

Sulama tesisinin faaliyetlerini tam anlamıyla yerine getirebilmesi ve su kayıp kaçaklarının önlenmesi amacıyla, ihtiyaç duyulan bakım ve onarım çalışmaları zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilecek.

 

Hayvancılıkta %50 Hibe Alacak 12 Şehir Belli Oldu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, damızlık düve yetiştiriciliğinde yüzde 50 hibe desteği sağlanacak illeri belirledi. Hibe desteğinden yararlanmak için yatırımcılardan 6 Şubat’tan itibaren alınmaya başlanan başvurular 6 Mart’ta sona erecek. 

Damızlık düve yetiştiriciliğinde yüzde 50 hibe desteği alacak 12 il belirlendi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2017 yılında damızlık düve yetiştiriciliğinde yüzde 50 hibe desteği sağlanacak illeri, Ankara, Bayburt, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kırklareli, Malatya, Manisa, Niğde, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon olarak belirledi.
 
Bakanlar Kurulu’nun damızlık düve yetiştirenlere 3 yıl süreyle yüzde 50 oranında hibe desteği sağlanmasına ilişkin kararı Resmi Gazete’nin 3 Ağustos 2016 tarihli sayısında, uygulama tebliği ise 3 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş, ancak hangi illerde uygulanacağı belirlenmemişti.
 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün 2 Şubat 2016’da internet sitesinde yayınladığı “Damızlık Düve Yetiştiriciliğinin Desteklenmesine İlişkin Proje Uygulama Rehberi”nde ilk kez desteklemenin uygulanacağı iller açıklandı. Uygulama Rehberi’nde “ Hibe desteği kapsamında illerin belirlenmesi yetkisi 2016/9003 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na göre Bakanlığa aittir. Bakanlık proje uygulama süresince her yıl destek uygulanacak iller belirlenip duyuracaktır.2017 yılı için Bakanlık Makamının 31.01.2017 tarih ve 94390031- 604-297-36 sayılı oluru ile belirlenen iller aşağıdaki gibi olup bu illerden başvurular alınacaktır” denilerek bu iller şöyle sıralandı: Ankara, Bayburt, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kırklareli, Malatya, Manisa, Niğde, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon.
 
Hibe desteğinin kapsamı ise şöyle:
 
“Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye, Bakanlık ilgili veri sistemine en az 3 yıl kayıtlı aktif sığır işletmesi olan gerçek ve tüzel kişi üreticilerin, bireysel veya bir arada yapacakları, 500 baş kapasiteye sahip, projeli sütçü, etçi veya kombine saf ırk damızlık düve üretimi ve ticari gebe düve satışı için sağlık sertifikasına sahip yeni işletme kurulması veya mevcut işletmelerin kapasitelerinin 500 baş üzeri olacak şekilde artırılması ve bu işletmelerin yatırımlarının desteklenmesini, yönetimini, başvuru koşullarını, yatırımcının yükümlülüklerini, yatırıma alınma koşullarını, yatırım için hak ediş düzenlemeyi, teknik şartların belirlenmesini, yatırımların izlenmesi ve raporlamanın çerçevesini kapsar.”
 

10.2.2017
Devamı hibe GTHB

Bakan Faruk Çelik "Bakanlığımıza 2 bin 500 Kadro Talebinde Bulunduk"

Gıdsa Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik bugün televizyonda katıldığı bir programda kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Faruk Çelik'in açıklamalarından oluşan başlıklar şöyle: 
 

- Anayasa Referandumu Sürecinde 367 oy barajı aşılmış olsa bile halkın oyuna sunulacak

- Tarım iş forumlarını başlattık

- DSİ'den sulama işlerini bakanlığımız bünyesine alıyoruz

- Çiğ süt satışı düzenlemesi aile işletmeleriyle ilgili değildir

- Milli Tarım Projesi'nde belirttiğimiz havza bazlı projemiz için, Türkiye'de 941 havzada neler ekileceğini belirledik

- Türkiye hava bazlı üretim sistemine girdi

- Çiftçi arazinin durumuna göre üretim yapacak ve desteğini alacak

- Hububatla ilgili bir sorunumuz yok

- Hayvancılıkta ırk ıslahını yapmaya çalışıyoruz

- Kendi kendine üretebilen ve hayvan sayısını artırabilen bir sistem kurmaya çalışıyoruz

- 2017'de 50 bin baş yerli hayvan dağıtılacak. Amacımız Milli Tarımı teşvik etmek ve dışarıdan alımı kesmek.

- Birilerinin menfaati bozuldu diye 79 milyonun menfaatini göz ardı edemeyiz.

- Tarım sigortası mutlaka sağlıklı işlemeli

- Kuraklıkla ilgili düzenlemelerimizi yaptık, TARSİM'e ilave ettik.

- Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımıza 2 bin 500 kadro talebinde bulunduk

Bakan Faruk Çelik Çiğ Süt ile İlgili Önemli Uyarılarda Bulundu !

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik,Bakanlık toplantı salonunda çiğ sütün tüketicilere doğrudan arzına ilişkin hazırladıkları tebliğ taslağına yönelik basın toplantısı düzenledi. 

Yarım litre sütün bir kişinin günlük kalsiyum ihtiyacının yüzde 70'ini, fosfor ihtiyacının yüzde 60'ını, iyot ihtiyacının yüzde 25'ini, B2 ve B12 vitaminlerinin de yüzde 77'sini karşıladığını anlatan Çelik, süt içmeyenlerin ilaç giderlerinin artacağına işaret etti.

Çelik, Türkiye'de yılda yaklaşık 20 milyon ton süt üretildiğine dikkati çekerek, Et ve Süt Kurumunun (ESK) da piyasada daralma olduğunda regülasyon görevini yerine getirdiğini hatırlattı. ESK'nın süt üreticilerinin yanında olduğunu vurgulayan Çelik, süt üretiminin artarak devam etmesi noktasında da her türlü desteği sağlayacaklarını dile getirdi.

"Tüketiciye satış, sağımdan itibaren 24 saat içinde yapılacak"

Çiğ sütün Türkiye'de yaygın kullanıldığına işaret eden Çelik, bunun sağlıklı ve güvenli tüketilebilmesi için çiğ sütün vatandaşa doğrudan arzına ilişkin tebliğ taslağı hazırladıklarını ve Başbakanlığa gönderdiklerini söyledi.

Söz konusu tebliğle çiğ sütün doğrudan tüketiciye ulaştırılmasında yeni düzenleme öngördüklerine dikkati çeken Çelik, "Çiğ süt, bu kapsamda ancak ari çiftliklerden, işletmelerden satılabilecek. Yaklaşık 1 milyon 300 bin ton civarında, ari işletmenin ürettiği süt söz konusu. Ancak buralardan çiğ sütün satışı söz konusu olabilecek. Çiğ sütün son tüketiciye satışı, sağımdan itibaren 24 saat içinde yapılabilecek. Üretici tarafından, soğutma dışında hiçbir işlem uygulanmayacak. Çiğ süt tüketiciye tek kullanımlık malzemeden yapılmış ambalaj içinde veya tüketici tarafından verilen kaba konarak arz edilebilecek." ifadesini kullandı.

"Üretici, sattığı çiğ sütün kaydını tutmayla sorumlu kılınacak"

Çiğ sütün doğrudan arzında üreticisi tarafından sadece doğrudan tüketicilere veya yerel perakendeciye satılabileceğinin altını çizen Çelik, yerel perakendecinin sütü sadece tüketiciye satmak üzere üreticiden alabileceğini bildirdi.

Çelik, yapılan düzenleme ile çiğ sütün son tüketiciye arzı hususunda mesafe konusunun da dikkate alındığına dikkati çekerek, otomatik satış makinesi sahibi süt üreticilerinin sütü tüketiciye satmak istediğinde katedecekleri mesafenin 200 kilometre yarıçapın ötesini geçemeyeceğini vurguladı. Çelik, sütün, üretim yerinden tek kullanımlık bir ambalaj içerisine konulduktan sonra 500 kilometre yarıçapında piyasaya arz edilebileceğini kaydetti.

Söz konusu düzenleme ile üreticinin sattığı sütün günlük kaydını tutma konusunda sorumlu kılınacağına işaret eden Çelik, şöyle konuştu:

"Çiftçi, günlük sattığı süt miktarı, yedirdiği yemin niteliği ve kökeni, hayvanlarda tedavi uygulanıyorsa kullandığı ilaç ve hastalığı, sütü perakendeciye sattıysa sattığı perakendecinin işletme bilgilerinin kaydını tutmak ve bu kayıtları 12 ay boyunca muhafaza etmek durumunda. Ambalaj konusunda da son derece önemli değişiklikler ve düzenlemeler getiriliyor. Ambalajda, ürünün adı, yani hangi hayvanın sütü olduğu, üreticinin adı, soyadı ve ticari unvanı, adresi ve hayvancılık işletme numarası, sağım tarihi ve saati, son tüketim tarihi ile 'Kullanmadan önce kaynatınız' ve '0-4 santigrat derecede buzdolabında muhafaza ediniz' uyarıları yer alacak. Ayrıca yapılan bu düzenleme ile çiğ süt satışında aracı sayısı azalacak ve çiğ süt daha uygun fiyatlarla tüketiciye sunulmuş olacak. Nihai amacımız tüketicinin sağlıklı çiğ süte daha kolay ve ucuz olarak ulaşmasını sağlamaktır."

"Kim tarafından satıldığı belli olmayan sütlerden uzak durulması gerekiyor"

Çelik, sağım hijyeni ve muhafaza şartlarına uyulmadan tüketiciye satılan sütün sağlıksız olduğuna dikkati çekerek, çok yaygın bir şekilde bazı çevrelerin çiğ sütün tüketilmesi, evde yoğurt yapılması şeklinde tavsiyelerde bulunduğunu ancak çiğ süt tüketiminin nasıl olması gerektiğinin belirlenmesinin önem arz ettiğini ve tebliği bu sebeple hazırladıklarını açıkladı.

Sağlıksız çiğ sütün brusella, tüberküloz gibi hayvan hastalıklarının insanlara geçişi için risk taşıdığını belirten Çelik, "Evet çiğ süt tüketelim ama hangi çiğ süt, nasıl çiğ süt konusunun cevabı olsun diye bu tebliğ şu anda Başbakanlığa gönderilmiş bulunuyor." dedi.

Çelik, mikrobiyolojik açıdan toplam bakteri sayısının 1 mililitre sütte 100 binin altında, somatik hücrenin de 400 binin altında olan sütün sağlıklı sayıldığını dile getirerek, kim tarafından satıldığı, üreticisinin belli olmayan, kaydı tutulmayan sütlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

Tebliğin yayımından itibaren 12 aylık bir uyum süreci olacağını ifade eden Çelik, ari işletmelerin bu uygulamaya hemen başlayabileceğini bildirdi.

Düzenleme ile denetimin çok daha kolay olacağını, keyfi uygulamaların önüne geçilebilecek bir sistemin hayata geçirileceğini dile getiren Çelik, cezai işlemlerin de Veteri̇ner Hi̇zmetleri̇, Bi̇tki̇ Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanunu'na tabi olacağını kaydetti.

141 Büyük Ova, Koruma Alanı Olarak Belirlendi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarım arazilerinin korunması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 49 ildeki 141 ovanın, koruma alanı ilan edildiğini belirterek "Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen bu ovalarımız artık 'tarımsal sit' gibi korunacak. Böylelikle tarımsal nitelik taşıyan ovalarımızın amaç dışı ve yanlış kullanımlar sonucu yok olmasını büyük ölçüde önlemiş olacağız." dedi.

Çelik, "Tarım arazilerinin korunması amacıyla yürüttükleri çalışmalar kapsamında 49 ildeki 141 ovanın koruma alanı ilan edildiğini söyleyen Çelik, "Hafta sonu Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararıyla tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği bu illerdeki ovalar artık koruma alanı olarak belirlendi. Ovaların sınırları içerisinde yer alan onaylı planlı alanlar ile kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca tarımdışı kullanma izni verilmiş olan alanlar için alınmış kararlar geçerliliği koruyacak." diye konuştu.

"Ovalarımız artık 'tarımsal sit' gibi korunacak"

Amaç dışı ve yanlış kullanımlar sonucu tarım topraklarının zamanla yok olduğuna dikkati çeken Çelik, "Oysaki 1 santimetre toprağın yaklaşık bin yılda oluştuğu göz önüne alındığında bu konudaki önleyici çalışmaların önemi ortaya çıkıyor. Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen bu ovalarımız artık 'tarımsal sit' gibi korunacaktır. Böylelikle tarımsal nitelik taşıyan ovalarımızın amaç dışı ve yanlış kullanımlar sonucu yok olmasını büyük ölçüde önlemiş olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Ovaların Bulunduğu İller

Karara göre, büyük ova koruma alanı olarak belirlenen 141 ovanın bulunduğu iller şöyle:

Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Ardahan, Balıkesir, Batman, Bilecik, Bingöl, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İzmir, Kars, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kütahya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Samsun, Sivas, Şırnak, Tokat, Uşak, Van ve Yozgat.

Bakan Çelik'ten Kaçak Et Açıklaması!

Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun kaçak et ve et ürünlerine ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2008-2016 yılları arasında güvenlik güçlerince Türkiye'ye yasa dışı yollarla girerken ele geçirilen et ve et ürünleri miktarının 370 bin ton olduğunu bildirdi.

Çelik, dış ticarete ilişkin verilerin düzenli olarak TÜİK tarafından kamuoyunun bilgisine sunulduğuna işaret ederek, ülkeye yasa dışı canlı hayvan ve hayvansal ürün girişini önlemek amacıyla her türlü denetim ve kontrol mekanizmalarının yoğun şekilde yürütüldüğünü belirtti. Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile canlı hayvan ve hayvansal ürün kaçakçılığı ile ilgili caydırıcı önlemler alındığının altını çizen Çelik, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile işbirliği yapılarak canlı hayvan ve hayvansal ürün kaçakçılığının önlenmesi konusunda ortak çalışmaların sürdürüldüğünü aktardı.
Gümrük İdaresince, ilgili mahkemeden tasfiye kararı alındıktan sonra imhası yönünde karar verilen canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ise imha edildiğini vurgulayan Çelik, yanıtında şunları kaydetti:

"2008-2016 yılları arasında kolluk kuvvetlerince Ülkemiz sınırlarından yasadışı yollarla girerken ele geçirilen et ve et ürünleri miktarı 370 bin tondur. Bakanlığımızca hazırlanan ve 2016 Ekim ayı içerisinde kamuoyu ile paylaşılan Milli Tarım Projesi ile tarımda yapısal sorunların giderilmesi, planlı üretime geçilmesi, tarımsal ithalatın azaltılarak ihracatımızın artırılması ve tarımsal hasılamızın artırılması amaçlanmaktadır. Milli Tarım Projesi kapsamında Hayvancılıkta Yerli Üretimi Destekleme Modeli uygulamaya geçecektir. Bu kapsamda; Mera Hayvancılığı Yetiştirici Bölgeleri, Damızlık Düve Üretim Merkezleri Kurulması, Damızlık Koç-Teke Üretim Merkezleri Kurulması, Damızlık Manda Üretim Merkezleri Kurulması ve Hastalıktan Ari Bölgelerin Genişletilmesi Projeleri yürütülecektir. Bakanlığımızca başlatılan yeni projeler ve mevcut çalışmalar kapsamında hayvancılığa önemli destek ve teşvikler sağlanması, hayvancılığın geliştirilmesi, verim ve kalitenin arttırılması planlanmıştır. Tüm bu çalışmalar sonucunda hayvancılık sektörünün gelişmesi ile birlikte istihdam artışına da katkı sağlanmış olacaktır."

 

"KEİ 2. Tarım Bakanları Toplantısı" Tanıtımı Gerçekleştirildi

Türkiye'nin ev sahipliğinde 16-17 Mayıs'ta İstanbul'da düzenlenecek olan "KEİ 2. Tarım Bakanları Toplantısı"nın tanıtımı amacıyla üye ülkelerin büyükelçileri, tarım veya ticaret ataşelerinin katılımı ile bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Açılışta konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, 25 Haziran 1992 tarihinde Türkiye'nin önderliğinde kurulan KEİ Örgütü'nün bu yıl kuruluşunun 25. yılının kutlandığına dikkati çekerek, söz konusu kuruluşun tarım ve tarımsal sanayi çalışma grubu ülke koordinatörlüğü görevinin 2 yıllık süreyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütüleceğini, aynı zamanda 2017 yılından itibaren 6 ay süreyle KEİ'nin dönem başkanlığı görevinin Türkiye tarafından üstlenileceğini kaydetti.

Daniş, "Türkiye olarak küresel anlamda gıda güvenliğinin sağlanması adına çeşitli alanlarda ve düzeylerde katkılarımızı sürdürmekte olduğumuzu bildirmek ve elde ettiğimiz deneyimleri Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) üyesi ülkeler ile her zaman paylaşmaya hazır olduğumuzu ifade etmek isterim." dedi.

Daniş, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in himayelerinde tarım alanında faaliyet gösteren sektör paydaşlarının katkılarıyla Gürcistan, İran ve Ukrayna ile tarım İş Forumları gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, 31 Ocak'ta Türkiye-Çekya, şubatta da Türkiye Azerbaycan Tarım İş Forumu düzenleneceğini belirtti. Daniş, KEİ üye ülkeleri ile iş birliğine hazır olduklarını ifade ederek, şöyle konuştu: 

"Türkiye olarak küresel anlamda gıda güvenliğinin sağlanması adına çeşitli alanlarda ve düzeylerde katkılarımızı sürdürmekte olduğumuzu bildirmek ve elde ettiğimiz deneyimleri KEİ üyesi ülkeler ile her zaman paylaşmaya hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. KEİ ülkeleri arasında önemli bir konu da balıkçılık. Balıkçılık ve su ürünleri sektörü artan nüfus ve çevresel sorunlar nedeniyle giderek olumsuz yönde etkilenmektedir. Kontrollü ve planlı bir üretim yöntemi olan su ürünleri yetiştiriciliği; artan üretim talebinin karşılanması, yoksulluğun azaltılması, gıda güvenliğinin gelecekteki temini, fiyat istikrarı ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle sürdürülebilirlik, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi konuların bölgesel anlamda stratejik öneme sahip KEİ platformunda ele alınması oldukça önemlidir."


 

Türkiye-Afrika Tarım Bakanları 1. Toplantısı ve Tarım İş Forumu Tanıtım Toplantısı Ankara'da Gerçekleştirildi

Afrika ülkelerinin Ankara'daki büyükelçileri ile uluslararası kuruluşların temsilcileri için bakanlıkta, 27-28 Nisan'da Antalya'da düzenlenecek "Türkiye-Afrika Tarım Bakanları 1.Toplantısı ve Tarım İş Forumu"nun tanıtım toplantısı yapıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Türk şirketlerinin Afrika'da istihdam imkânı sağladığını vurgulayarak, "Türkiye, en az gelişmiş ve gelişme yolundaki ülkelerin karşılaştığı sorunlara ekonomik ve insani açılardan çözümler bulunmasına katkı sağlamaya gayret etmektedir." dedi.
 

Daniş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle uzun tarihsel ilişkileri olduğuna dikkati çekerek, bu ilişkilerin daha da ileriye taşınması gerektiğini söyledi.

Türk şirketlerinin Afrika'da çok sayıda kişiye istihdam imkânı sağladığını vurgulayan Daniş, "İstikrarlı ve büyüyen ekonomisi, tarımda küresel ölçekte lider konumu ve sosyokültürel çeşitliliği ile Türkiye, en az gelişmiş ve gelişme yolundaki ülkelerin karşılaştığı sorunlara ekonomik ve insani açılardan çözümler bulunmasına katkı sağlamaya gayret etmektedir." ifadesini kullandı.


 

Bakanlıktan Palm Yağına Araştırma !

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, "Palm yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılması kararlaştırılmıştır. Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak ve bilimsel veriler ışığında gerekli idari tedbirler alınacaktır" dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik yazılı açıklamasında, medyada palmiye yağının insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğuna yönelik haberlerin yer aldığını hatırlatarak, bu haberlerle ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklama yapma ihtiyacı duyduklarını belirtti. 

Türkiye'de palmiye yağına ilişkin mevzuatın Türk Gıda Kodeksi-Bitki Adı İle Anılan Yağlar Tebliği ile belirlendiğini kaydeden Çelik, "Tebliğ ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalar ve veriler ışığında hazırlanmıştır. Söz konusu tebliğde palm yağının taşıması gereken fiziksel ve kimyasal özellikler yer alıyor. Bakanlığımızca bu konuda her türlü kontroller yapılmaktadır. Palm yağı bütün dünyada gıda sanayisinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır" ifadelerini kullandı.

 

Bazı ürünlerle ilgili basında yer alan haberler üzerine Türkiye'de palmiye yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılmasının kararlaştırıldığını aktaran Çelik, şu ifadeleri kullandı:

"Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak ve bilimsel veriler ışığında gerekli idari tedbirler alınacaktır. Gıda konusunda tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak temel amaçlarımız arasındadır. Bu konudaki her türlü endişe ve hassasiyetleri dikkate alarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeye devam edeceğiz."

"Halep Yalnız Değil"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) Genel Müdürlüğünde düzenlenen "Halep'e Yardım Kampanyası" töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin etrafının uzunca bir süredir sorunlar yumağı ile çevrili olduğunu söyledi.

Suriye'de olup bitenlerin büyük bir vahşet olduğunu vurgulayan Çelik, "Suriye'de yalnız insan değil, insanlık da ölüyor. Dünyada insan çok ama insalık kıt. Bizi millet yapan para, pul değil, vicdanımızdır. Bu vicdanlı duruşumuzdan dolayı evimiz, gönlümüzü, komşu ülkedeki bütün vatandaşlara açtık. Onları bağrımıza bastık. Allah kimseyi vatansız bırakmasın, vatansızlığın ne olduğunu 79 milyon olarak görme imkanını elde ettik." diye konuştu.
 

Yardım tırlarının "insanlık ölmedi" diye haykırdığını belirten Çelik, "Sadece Tarım Kredi'den değil, ülkenin dört bir yanından tırlar mağdur kardeşlerimize sahip çıkalım diye yola çıkıyor. Birileri Suriye'de yaşananlara menfaat gözüyle bakıyor, bazı uluslararası kuruluşlar da ölüleri saymakla meşgul ama biz Türkiye olarak, bütün dünyaya bu süreçte insanlık dersi verdik, ders vermeye de devam edeceğiz." değerlendirmelerinde bulundu.

Çelik, ayrıca 100 ton gıda maddesini yola çıkaran Tarım Kredi yönetici ve personellerine teşekkürlerini iletti. 

Bakanlıktan Vatandaşa “Yeşil Masa”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, vatandaşın taleplerini daha hızlı ve sağlıklı sonuçlandırmak amacıyla il müdürlüklerinde faaliyet gösterecek olan Yeşil Masa uygulamasına başladı. Yeşil Masa ile bitkisel ve hayvansal üretim yapan üreticiler, gıda üretimi yapan işletmeler ile il müdürlükleri arasında hızlı ve sürekli bir bilgi ağı kurulması amaçlanıyor.

Strateji Geliştirme Başkanlığı Koordinasyon ve İdari İşler Daire Başkanı Sedat Ildız, Yeşil Masa uygulamasının, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in talimatıyla hayata geçirildiğini söyledi. Ildız, 81 il müdürlüğü girişinde vatandaşın çok rahat ulaşabileceği bir mekan oluşturulduğunu kaydetti.
Ildız, “Burada diksiyonu düzgün, halkla iletişim konusunda uzman, teknik yeterliğe sahip personelimiz görevli olacak. Müracaatlar, masada görevli olan personelimize şahsen, telefonla veya internet üzerinden olabilir. Oluşturduğumuz yesilmasa.tarim.gov.tr adresinden de, vatandaşlarımız isteklerini, önerilerini, şikayetlerini il müdürlüklerimize bildireceklerdir. İl müdürlüklerimizdeki görevli personel arkadaşlarımız da gelen talepleri dinleyecekler. Konu, şube müdürlüğünü ilgilendiriyorsa ilgili şube müdürlüğüyle veya ilçe müdürlüğünü ilgilendiriyorsa onlar kendileri muhatap olacaklar. O sorunun cevabını ya da çözümünü oluşturacaklar. 5 iş günü içerisinde de o vatandaşımıza geri dönecekler” dedi.

5 İş günü İçinde Vatandaşa Geri Dönülecek

İletişim çağında olduklarını belirten Ildız, çiftçinin, yetiştiricinin, ithalatçının ve tarımsal sanayicinin taleplerini Yeşil Masa ile daha rahat ileteceklerini vurguladı. Yeşil Masa’ya gelecek vatandaşın, o masadaki uzman personel tarafından karşılanacağını belirten Ildız, “Artık vatandaşın kafasında ‘ben hangi şubeye başvuracağım’ sorusu olmayacak” şeklinde konuştu. Ildız, Yeşil Masa ile gereksiz bürokrasinin engelleneceğine işaret ederek, 5 iş günü içerisinde vatandaşa geri dönüleceğini söyledi.

Yeşil Masa ile Bürokrasi Azalacak

Fiziki mekan olarak bazı il müdürlüklerinin değişik alanlarda yerleştiklerini vurgulayan Sedat Ildız, “İl Müdürlüğü ayrı bir yerde, şube müdürlüklerimiz ayrı bir yerde. Vatandaşımız tabi il müdürlüğünü bildiği için il müdürlüğüne gidiyor. Ondan sonra eğer o talebi veya isteği diğer şubeyi ilgilendiriyorsa diğer şubeye gitmesi lazım olacak. İşte burada Yeşil Masa devreye girecek. Vatandaşımız oraya gitmeyecek, direkt Yeşil Masa’daki görevli arkadaş ilgili şubeyle ilgili konu uzmanıyla görüşecek. O vatandaşımızın fazla mesai sarf etmesine engel olacak. Dolayısıyla bürokrasiyi azaltmış olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
 

Bakan Çelik Şanlıurfa'dan Mesaj Gönderdi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Türkiye’nin birliği, bütünlüğü konusundaki mesajlar halkımız tarafından veriliyor. Terörün bu çırpınışları kendilerine bir şey kazandırmayacak, Allah’ın izniyle ülkemize de hiçbir şey kaybettirmeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün katılacağı toplu açılış töreni öncesi Şanlıurfa’ya gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, yaşanan terör olaylarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Bakan Çelik, ”Uzun bir süredir ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunları beraber görüyoruz. Geçen hafta, maalesef yılbaşı akşamı İstanbul’da yaşanan vahşet. Daha öncesinde Kayseri’de ve diğer illerimizde yaşanan vahşetleri biz biliyoruz. Şiddetle telin ediyoruz, lanetliyoruz. Tabi henüz olayla ilgili net bir açıklama yok. Bazı değerlendirmeler yapıldı ama net bir açıklama yok. İlgili yetkililer bu konu ile ilgili bir açıklama yapacaklar. Ayrıntılı bilgileri ilgili arkadaşlarımız verirler ama bu süreçte Türkiye’nin gelişmesini, tökezletilmesi konusundaki bu şer odaklarının ittifakıyla yapılmak istenenlerin karşısında  biz Şanlıurfa’dan mesajımızı vereceğiz. Türkiye’nin dört bir tarafında, Türkiye’nin birliği, bütünlüğü konusundaki mesajlar halkımız tarafından veriliyor. Terörün bu çırpınışları kendilerine bir şey kazandırmayacak, Allah’ın izniyle ülkemize de hiçbir şey kaybettirmeyecek. Tekrar telin ettiğimizi bu vesile ile ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.

2016'da Kuru Soğan Bereketi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2016 yılındaki bitkisel üretime ait veriler paylaşıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan 2016 yılındaki bitkisel üretim verilerine göre en fazla üretim kuru soğanda yaşandı.

Verilere göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerdeki üretim miktarı önceki yıllara göre yüzde 0,2, sebzelerde yüzde 2,4, meyvelerde ise yüzde 6,8 oranında artış gösterdi. 2016 yılında 65 milyon 184 bin ton tahıl ve diğer bitkisel ürünler, 30 milyon 267 bin ton sebze ve 18 milyon 972 bin ton meyve üretimi gerçekleştirildi.

Tahıl Üretimi Yüzde 9 Geriledi

2016 yılında tahıl üretimi bir önceki yıla göre yüzde 8,7 oranında azalarak 35 milyon 281 bin tonda kaldı. Buğday üretimi yüzde 8,8 oranında, arpa üretimi de yüzde 16,3 oranında azalarak önceki yılın gerisinde kaldı. Tütün üretimi 2015 yılına göre yüzde 3 oranında artarak 70 bin tona çıkarken, şeker pancarı üretimi de yüzde 21,5 gibi yüksek bir oranda artarak 19 milyon 485 bin tona çıktı.

Sebze Ve Meyve Üretiminde Artış Sürüyor

Sebze ürünlerindeki üretim bir önceki yıla göre yüzde 2,4 oranında artarken, meyve ürünlerinde bu oran yüzde 6,8 olarak gerçekleşti. Sebze ürünlerindeki en büyük üretim artışı kuru soğanda olurken, meyve ürünlerinde liderliği yüzde 13,9 artış ile elma aldı.