Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Bakan Fakıbaba ‘Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir’

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ev sahipliğinde Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi öncülüğünde başlayan ‘Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları’ konulu uluslararası sempozyuma  katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şu açıklamalarda bulundu.  
“Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir”
Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak tarım alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldıklarını, çiftçiyi de bu stratejinin merkezine alarak projeler belirlediklerini dile getiren Bakan Fakıbaba, “AK Parti Hükumetlerimizin yapmış olduğu çalışmalar sonucu Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımına ve Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği biz verdik. 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 buçuk milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış 3.7 milyar dolardan 16.2 milyar dolara çıktı. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir” dedi.
 Son günlerin tartışma konusu olan et fiyatlarına da değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvansal ürünler ithalatını bitireceklerini söyleyerek, “Her zaman ve her yerde söylüyorum, ana olmadan dana olmaz, dana olmadan da et olmaz. İşte bu bilinç ve şiarla 250 bin damızlık düve projesi, 300 damızlık koyun projesi. Birlikte yürüttüğümüz müşterek diğer proje ve çalışmalarımızla orta ve uzun vadede inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna geleceğiz” diye konuştu.

 
 

"Dünya İkincisi Olduk"

Edremit Ziraat Odası Meclis Başkanı Cahit Çetin, “Türkiye bugüne kadar tarihinde gördüğü en yüksek rekolteyi üretmiş durumdadır. Zeytinyağında dünya ikincisi konumundayız” dedi.

Edremit Ziraat Odası Meclis Başkanı Cahit Çetin, ülkede üretilen zeytinyağında en yüksek rekolteye ulaşıldığını belirterek, “Zeytinyağında dünya ikincisi konumundayız.” dedi.

Çetin, Ziraat Odası toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, zeytin hasat dönemine başlandığını anlatarak, ülke genelinde zeytinyağı rekoltesinde önemli bir artış olduğunu söyledi.

Markalaşarak dünya pazarında kalıcı olunması gerektiğinin altını çizen Çetin, “Zeytinyağı politikaları konusunda sadece üretmek yetmiyor. Dünya pazarlarında köprü başı tutmak lazım, markalaşmak lazım. Dünyanın en nadide zeytinyağını dünyanın en iyi yerlerinde, en iyi biçimde pazarlamamız lazım.” diye konuştu.

Çetin, bu yıl için rekolte tahmin çalışmalarının yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Şunu söyleyebilirim, Türkiye bu güne kadar tarihinde gördüğü en yüksek rekolteyi üretmiş durumdadır. Türkiye bu güne kadar tarihinde gördüğü en yüksek rekolteyi üretmiş durumdadır. Zeytinyağında dünya ikincisi konumundayız. Tabii ki bölge bölge rakamlarını tespit heyeti açıklayacaktır. Türkiye bu sene 300 bin ton rekolte ile karşı karşıyadır. Bu durum, önümüzdeki senelerde yaşanacak olan katlanarak büyümenin bir habercisidir. Üreticilerimizin bu durumda markalaşma konusunda çok ciddi adımlar atması ve ellerini çabuk tutmalarını istiyoruz. Dünya pazarı için markalaşma ve pazarlama konuları hayati önem taşımaktadır.”

Toplanan İnek Sütü Miktarı Azaldı

Ticari süt işletmelerince Ağustos ayında 754 bin 635 ton inek sütü toplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı Ağustos ayı süt ve süt ürünleri üretimi istatistiklerini açıkladı. Buna göre; toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 azaldı.

Ağustos ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi 112 bin 742 ton olarak gerçekleşti ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,1 artış gösterdi. İnek peyniri üretimi 56 bin 954 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 arttı. Koyun, keçi, manda ve karışık sütlerden elde edilen peynir çeşitleri ise 2 bin 508 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,8 arttı.

Yoğurt üretimi 116 bin 453 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 arttı. Ayran üretimi ise 70 bin 647 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 artış gösterdi.

Ağustos ayında ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü yağ oranı ortalama yüzde 3,4, protein oranı ise ortalama yüzde 3,3 olarak tespit edildi.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 4 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,02 azaldı.

İngiliz Aile,Sofralık Zeytinlerini Kendileri Hazırlıyor

Aydın’ın Didim ilçesinde yaşayan İngiliz aile, sofralarında tükettikleri sofralık zeytini kendileri hazırlıyor.

Didim ilçesine 9 yıl önce yerleştiklerini belirten Rob ve Calor Thomas çifti, Türkçeyi öğrendiklerini, sıcak ve soğuk içeceklerin yer aldığı bir mekanı 6 yıldır işleterek geçinmeye çalıştıklarını belirttiler.

Calor Thomas, ilçenin yerel ürünlerine alıştıklarını, daha önce satın aldıkları işlenmiş sofralık zeytini artık kendi imkanları ile doğal ortamlarda hazırladıklarını ifade etti.

Doğal dane zeytini tanıdık zeytin üreticilerin bahçelerine giderek zeytini ağacında görerek satın aldığını kaydeden Thomas, 3 yıldır ailece tükettikleri sofralık zeytini artık kendi elleriyle hazırladıklarını sözlerine ekledi.

Nihat Zeybekçi: Domates Yasağı Kalkıyor

Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin dün akşam Ankara'ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile başbaşa ve heyetlerarası görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler ile 2015 Kasım ayında bir Rus uçağının Türkiye-Suriye sınırında düşürülmesinin ardından Türkiye'den ithal edilen bazı ürünlere getirilen kısıtlamalar da ele alındı.

DOMATES YASAĞI KALKIYOR

Putin'in Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, domates ithalatına uygulanan yasağın kalktığına dair Putin'den sözlü teyit alındığını belirtti.

Yasağın 1 Ekim'den önce kalkıp kalkmayacağının sorulması üzerine ise "İnşallah, teknik anlamda onu göreceğiz 1-2 gün içinde" cevabını verdi. "Yasak kalkıyor mu?" sorusuna "Kalkıyor" diyerek yanıt veren Zeybekci, yasağın 1 Ekim'den önce kalkıp kalkmayacağının sorulması üzerine ise "İnşallah, teknik anlamda onu göreceğiz 1-2 gün içinde. Bunun kararını duyduk ama resmi olarak da teyit edilmesini istiyoruz. (Bu konu) Çözüldü diyebiliriz, teyidini devlet başkanının (Putin) ağzından duyduk ama ilk yüklemeyi yapana kadar bekleyeceğiz" dedi.

Rus Heyet Domatesi Görüşmeye Geliyor

Rusya Federasyonu Tarım Bakanlığı yetkilileri domates ihracatında yaşanan sorunları görüşmek üzere Türkiye’ye gelecek.

TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Rıza Seyyar, 16-17 Eylül tarihlerinde Antalya’da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının önderliğinde Rusya Federasyonu Tarım Bakanlığı yetkilileri, karantina uzmanları ve Rus iş adamlarından oluşan yaklaşık 20 kişilik bir heyeti ağırlayacaklarını söyledi.

Toplantıda, Rusya’nın ihracatını durdurduğu ürünlerin gündeme geleceğini ifade eden Seyyar, Türkiye’den de ihracatçıların ve yetkililerin de toplantıda hazır bulunacağını kaydetti.

Rusya’ya ihracatta genel anlamda bir artış olduğunu belirten Seyyar, uçak krizi sonrası yaşanan gerginliğin diplomatik ilişkilerin doğru yönetilmesiyle kısa sürede çözüldüğünü söyledi.

İhraç ürünlerinde yasaklı bir tek domatesin kaldığını ifade eden Seyyar, “Rus yetkililer ve iş adamlarıyla hafta sonu bir araya geleceğiz. Bütün konuları masaya yatıracağız. Toplantı sonucunda domates ihracatıyla alakalı epey yol alacağımızı tahmin ediyorum” diye konuştu.

Rusya’da devam eden “World Food Moskow 2017” fuarında Türk ihracatçısının ürünlerini sergilediğini aktaran Seyyar, “Moskova’da bulunan ihracatçılarımızla konuştum. Fuar, ihracatçımız açısından çok canlı geçiyor. İhracatçılarımız bu fuardan eli boş dönmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

“Husumet olarak algılamak çok yanlış”

İstanbul Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Ünal da Türk satıcılar ve Rus alıcılar arasında bir problem olmadığını, sorunun Rusya’nın yatırımlarıyla alakalı olduğunu dile getirdi.

Domatesin iki ülke arasında sembolik bir ürün olarak kaldığına dikkati çeken Ünal, şöyle konuştu:

“Rusya da kendi sebze üretimlerine yönelik çok ciddi yatırımlar yapıyor. Doğal olarak da kendi üretimini korumak, kollamak adına birtakım adımlar atabilir. Bu ürün kısıtlaması sadece Türklere yönelik değil. Bunu bize karşı bir husumet gibi algılamak çok yanlış. Bu tip korumacı tedbirler almak gayet normaldir.”

Uçak krizinin yaşandığı 24 Kasım 2015’ten önce Türk domatesinin en önemli pazarlarından olan Rusya’ya 2014 yılında 277 milyon dolar, 2015 yılında 259 milyon dolarlık ihracat gerçekleşmiş, geçen yıl ise ihracat 87 milyon dolarda kalmıştı. Geçen yıl 238 milyon dolar olan Türkiye’nin toplam domates ihracatı ise 2017’nin 8 ayında 211 milyon dolara ulaştı.

Zeytinde İlk Hasat Yapıldı

Türkiye’de meyvelerin ilk hasadının yapıldığı Mersin’in Silifke ilçesi, 25 bin dönüme ulaşan bahçelerde zeytin üretiminde de söz sahibi olmak istiyor.

Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun İlçesinde yapılan ilk hasada ilişkin: “İlçe genelindeki 25 bin dönüm zeytin bahçesinde sezonda 5 bin ton sofralık, bir o kadar da yağlık zeytin hasadı yapılacak” açıklamasında bulundu.

Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun, bir çok ürünün yetiştirildiği ilçede son yıllarda zeytin üretiminde de atağa geçildiğini söyledi.

Tüccarların zeytin bahçelerini gezmeye başladığını anlatan Doygun, “İlçe genelindeki 25 bin dönüm zeytin bahçesinde sezonda 5 bin ton sofralık, bir o kadar da yağlık zeytin hasadı yapılacak. Sofralık zeytinin kilogramı şu anda 5-6 lira civarında. Yağlık zeytinde de beklentimiz yüksek. Zeytinin yüzde 60’ı sofralık, yüzde 40’ı yağlık olarak değerlendiriliyor. İnşallah iyi bir hasat sezonu geçiririz ve üreticilerin yüzü güler. Şu anda da sofralık yeşil zeytin hasadına başlandı.” diye konuştu.

Doygun, Silifke’nin iklim özellikleri ve toprak yapısı sayesinde zeytinin bu yörede Türkiye’nin diğer illerine göre daha erken olgunlaşıp, toplanmaya başlandığını, çiftçilerin bu ürünü değerlendirmesi gerektiğini dile getirdi.

Zeytinciliğin son yıllarda Silifke tarımının en önemli dinamiklerinden biri olduğunu anlatan Doygun, “Eski yıllarda genellikle yabani delicelerin aşılanmasıyla yapıldığı için dağınık ve karma bahçeler şeklinde yapılan zeytin yetiştiriciliği son yıllarda kapama bahçeler kurulmasıyla daha bilinçli ve verimli hale dönüştü. Üretilen zeytinler ilçemizde bulunan zeytinyağı üretim tesislerinde yağa dönüştürülüyor.” ifadesini kullandı.

Kırmızı Ette Yüzde 3,4 Düşüş

TÜİK’in açıkladığı verilere göre kırmızı et üretimi, yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 azalışla 260 bin 683 ton oldu.

Türkiye’nin toplam kırmızı et üretimi, yılın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 azalışla 260 bin 683 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine (nisan-haziran) ilişkin kırmızı et üretimi istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, ikinci çeyrekte sığır eti üretimi 229 bin 227 ton olarak tahmin edildi. Sığır eti üretimi, bir önceki döneme göre yüzde 10,3 artarken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,6 azaldı.

Koyun eti üretimi de söz konusu dönemde 22 bin 276 ton olarak tahmin edildi. Koyun eti üretimi bir önceki döneme göre yüzde 19,3 artış kaydetti, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,1 gerileme gösterdi.

Türkiye’nin toplam kırmızı et üretimi, bu yılın ikinci çeyreğinde önceki döneme göre yüzde 12,2 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 azaldı. Söz konusu dönemde kırmızı et üretimi 260 bin 683 ton oldu. Toplam kırmızı et üretimi içinde sadece kesimhanelerde üretilenlerin miktarı ise 140 bin 93 ton olarak gerçekleşti.

Nisan Ayı İşsizlik Oranı Açıklandı

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 463 bin kişi artarak 3 milyon 287 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,2 puanlık artış ile  yüzde 10,5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 1,4 puanlık artış ile yüzde 12,4 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 3,8 puanlık artış ile yüzde 19,8 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 1,2 puanlık artış ile yüzde 10,7 olarak gerçekleşti.  

İstihdam oranı yüzde 47,2 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 519 bin kişi artarak 28 milyon 157 bin kişi, istihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 47,2 oldu.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 32 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 550 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,9’u tarım, yüzde 19,1’i sanayi, yüzde 7,8’i inşaat, yüzde 54,3’ü ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,5 puan, sanayi sektörünün payı 0,4 puan azalırken, inşaat sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 0,7 puan arttı.

İşgücüne katılma oranı yüzde 52,7 olarak gerçekleşti

İşgücü 2017 yılı Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 982 bin kişi artarak 31 milyon 444 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puan artarak yüzde 52,7 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 72,3, kadınlarda ise 0,8 puanlık artışla yüzde 33,4 olarak gerçekleşti.


Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 33,9 olarak gerçekleşti

Nisan 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,4 puan artarak yüzde 33,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puanlık artışla yüzde 22,5 oldu. 

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam arttı, işsizlik azaldı

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 81 bin kişi artarak 27 milyon 885 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 46,7 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 60 bin kişi azalarak 3 milyon 550 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puanlık azalış ile yüzde 11,3 oldu.

Zeytin Rekoltesinde Artış Bekleniyor

2016-2017 sezonunda 200 bin tona yakın gerçekleşen zeytinyağı rekoltesinin, yapılan ön çalışmalara göre 2017-2018 sezonunda 250 bin ton civarında olması bekleniyor.

Bu yıl iklim şartlarının zeytin için iyi gittiğini ifade eden Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, 2017-2018 sezonu için zeytinyağında 250 bin tonun üzerinde rekolte beklediklerini belirtti.

Zeytinyağında gerçekleşme 2016-2017 sezonu için 200 bin tona civarında olmuştu.

Türkiye’de 170 milyon zeytin ağacı bulunduğunu ifade eden Er, “İspanya’nın ağaç varlığı 330 milyon. Onların 330 milyon ağaçtan elde ettikleri zeytinyağı 1 milyon 700 bin tonları bulurken biz hiçbir zaman 300 bin tonları bulamadık. Tarım bakanlığı verilerine göre bizim 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin elde etmemiz lazım bu ağaçlardan.” dedi.

Kilosu 30 Kuruşa Düştü

Adana’da sıcaktan zarar görünce ekonomik değerini kaybeden domatesin fiyatı halde 30 kuruşa kadar düştü.

Nisan sonu ve mayıs ayı başında 8 liraya kadar yükselince tartışmalara yol açan domates fiyatları, yılın en düşük seviyesine geldi.

Tüm yurdu etkisi altına alan sıcak hava nedeniyle tarlalarda zarar gören domates, Adana’daki halde 30 ile 40 kuruş arasında değişen fiyatlarla satılıyor. Tüketiciler de ucuz fiyattan alıp salça yapıyor.

Yüreğir Sebze ve Meyve Hali Komisyoncular Derneği Başkanı Mehmet Çayır, “Domates şimdi 30-40 kuruşa kadar düştü. Daha önce Adana’da bile 5- 6 liraya yükselmişti. Fiyatların düşmesinde havanın aşırı sıcak olmasının da etkisi var. Tarlada domatesler neredeyse pişmiş durumda. Güneş ürünü yaktı tarlada. Kötü mal piyasadan çekildikten sonra biraz fiyatlarda yükselme olabilir ama çok büyük bir yükseliş beklemiyoruz” dedi.

Havaların aniden ısınması ile tarladaki karpuzun fiyatının da 15 kuruşa kadar düştüğü belirtildi.

Piliç İhracatında Büyük Artış

Türkiye’de ocak-mayıs 2017 döneminde 312 bin ton piliç eti ihracatıyla geçen yıla oranla önemli artışın sağlanması, yeni kümes yatırımlarını gündeme getirdi.

Dünyanın önde gelen piliç eti üreticilerinden Türkiye’nin yılın 5 ayında ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 49 arttı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Türkiye’de ocak-mayıs döneminde 312 bin ton kanatlı et ihracatı karşılığı 373 milyon dolarlık gelir elde edildi.

Bu dönemde Irak, 118 milyon dolarla kanatlı eti ihracatında ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 14 milyon dolarla Hong Kong, 8,8 milyon dolarla da Kongo izledi.

Öne çıkan diğer pazarlar ise Suriye, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Vietnam, Birleşik Arap Emirlikleri, Gürcistan ve Libya oldu.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Yönetim Kurulu Üyesi Ender Abalıoğlu yaptığı açıklamada, piliç eti üretiminde dünyada 8’inci sırada bulunan Türkiye’nin ihracatta ise ilk 5’te yer aldığını söyledi.

Kişi başı tavuk tüketiminde 20 kilogram sınırının aşıldığını hatırlatan Abalıoğlu, en önemli pazarların Türkiye’nin çevresinde konumlandığını ve iç tüketimde de büyüme potansiyelinin devam ettiğini dile getirdi.

Abalıoğlu, geçen yıl ihracat açısından kötü bir yıl geçirildiğini ancak son aylarda bu kayıpların telafi edilmeye başlandığına dikkati çekti.

İhracat artışına bağlı kümes açığı oluştu

Sektöre yabancı yatırımcı ilgisinde artış gözlendiğini aktaran Abalıoğlu, şöyle konuştu:

“2017’nin 5 ayında ihracatta geçen yıl kaybettiğimiz pazarları geri kazandığımızı görüyoruz. Hızlı bir ivmelenme var. İç piyasada da yüzde 4-5 büyüme söz konusu. Özellikle Irak, BAE, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan’a yapılan ihracatta artış oldu. Büyüyen bu hacme bağlı olarak ciddi kümes açığı oluştu. İzmit, Adapazarı, Bolu bölgesinde AB destekleriyle yeni kümes yatırımları yapılsa da en önemli üretim bölgelerinden olan İzmir ve Manisa’da benzer gelişme yaşanamadı. Bu bölgedeki entegre tesislerin fason üreticilere ihtiyacı var. Yatırımcıları bu alana davet ediyoruz.”

Kümes yatırımına tarım ve hayvancılıkla uğraşanların yanı sıra son dönemde farklı iş kollarından girişimcilerin de ilgi gösterdiğini dile getiren Abalıoğlu, gelişen teknolojiyle artık piliç yetiştirmenin daha kolay olduğunu, yatırımların 6-7 yılda kendisini amorti etmesinin de tercihte etkili olduğunu kaydetti.

“Fiyatlarda gevşeme yaşanır”

İhracat ve iç piyasadaki talep artışı gibi nedenlerle fiyatlarda yüzde 15-20 artış görüldüğüne işaret eden Abalıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ramazan ayı ve piknik sezonundan dolayı şu anda piliç eti tüketiminin en yüksek olduğu dönemdeyiz. Önümüzde Kurban Bayramı var, ardından balık sezonu açılıyor. Turizm mevsiminin sona ermesiyle fiyatlarda gevşeme olacaktır. Ramazan sonrası 1-1,5 ay fiyatlar bu seyrini korur ama daha sonra bir gevşeme yaşanır.”

Karlılık yüzde 60’lara ulaşıyor

Derlenen bilgilere göre, broyler tipi piliç üretilen kümesler, AB destekleri, Ziraat Bankası’nın sıfır faizli kredileri ve entegre tesislerin sağladığı kredilerle son dönemde cazip yatırım alanları arasında gösteriliyor.

Girişimciye ait bir arazi bulunması halinde 35 bin piliç kapasiteli kümesin 600-700 bin lira tesis maliyeti bulunuyor. Civciv, yem, veterinerlik ve teknik desteğin firmalar tarafından verildiği sistemde girişimciler ikişer aylık aralıklarla yılda 6 dönem üretim yapabiliyor.

35 bin piliçlik bir kümeste hayvan başına 60 kuruşluk maliyetle yapılan yetiştiricilikle yılda 500 ton kesime hazır etlik piliç üretilebiliyor. Dönem başına 45 ile 60 bin lira arasında gelir elde eden kümeslerin karlılık oranı ise yüzde 60’lara ulaşıyor. Yatırımcıların, kuş gribi riskine karşı kümeslerde biyogüvenlik şartlarına dikkat etmesi gerekiyor.

Kümesleri internet ve cep telefonu uygulamaları üzerinden yönetilmesine imkan sağlayan teknolojiler sayesinde son dönemde şehirde yaşayan girişimciler bu sektöre ilgi gösteriyor.

Gıda İthalat Vergisi Düşecek

Ekonomi Bakanı Zeybekci, yerli çiftçiyi korumak için ithal tarım ürünlerine uygulanan gümrük vergisinin yüzde 130’dan yüzde 20 seviyelerine düşürecek düzenlemenin bir kaç gün içinde Bakanlar Kurulundan çıkacağını söyledi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, tarım ürünlerinde yerli üreticiyi korumak için kullanılan ve yüzde 130’lara ulaşan ithalat vergilerinin çok yüksek olduğunu, bu oranları yüzde 20-30 seviyelerine indirecek Bakanlar Kurulu kararının bir iki güne çıkacağını söyledi.

Zeybekci, kararın gıda fiyatlarının spekülatif olarak yükselebileceği eşiği aşağı çekeceğini ve fiyatların aşırı dalgalanmasının önüne geçeceğini belirterek, yeni yapının enflasyonla mücadele açısından önemli olduğunu belirtti.

“Artık koruma bu kadar yukarıda olmayacak. Gıda fiyatlarının aşırı dalgalanmasına müsaade etmeyecek bir noktada olacak. Fiyatlar belirlemiş olduğumuz noktaya geldiğinde otomatik olarak ithalat devreye girecek” diyen Zeybekci şunları kaydetti:

“Yüzde 130 olarak koruduğumuz gıda ürünlerinde yaklaşık yüzde 20 ile 30 arasına indiriyoruz. Dolayısıyla gıda fiyatlarındaki oynaklık bu tavana geldiğinde ithalat sistemi otomatik olarak devreye gidecek. Herhangi bir ithalat iznine ve müdahaleye gerek olmayacak. Bu yapıyı enflasyonla mücadelede çok önemli görüyoruz. Bakanlar Kurulu kararı da bir iki güne kadar çıkar.”

Ödemesini Bugün Yapmayanlar Haklarını Kaybedecek!

Maliye Bakanı Naci Ağbal, bazı alacakların yeniden yapılandırılması uygulaması kapsamında borçlarını yapılandıranların, ödemelerini bugün mutlaka yapmaları gerektiğini belirterek "Kesinlikle süre uzatımı olmayacak. Ödemesini bugün yapmayanlar haklarını kaybedecek" dedi.

Ağbal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 6736 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ile kamuya borcu olan vatandaşlara çok büyük avantajlar sunduklarını söyledi.

"Vergi dairelerimiz gece yarılarına kadar çalışacak"

Söz konusu kanun kapsamında başvurusunu yapan herkes için bugünün çok önemli olduğuna dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:

"Bazı alacakların yeniden yapılandırılması uygulaması kapsamında, borçlarını yapılandıran vatandaşlarımız için bugün son ödeme günü. Kesinlikle süre uzatımı olmayacak. Ödemesini bugün yapmayanlar, haklarını kaybedecek. Vergi dairelerimiz bu gece son mükellef borcunu ödeyene kadar, belki de gece yarılarına kadar çalışacak. Kamu bankalarımız saat 21.00'e kadar açık olacak. Diğer ödeme kanalları da açık. Tekraren uyarıyorum, bunun telafisi yok. Süre uzatımı veya sonradan yeni bir şans verilmesi gibi bir şey olmayacak. Borcunu yapılandıran tüm vatandaşlarımızı, haklarını kaybetmemeleri için bugün ödemelerini yapmaya davet ediyorum."

2B Alanlardaki Taşınmazların Satış Süreleri Ne Kadar Uzatıldı?

Maliye Bakanlığı'nca, 2B alanlarındaki taşınmazların satışında süresi içinde başvurmayanlar için 6 ay ödeme süresi verildiği belirtilerek, bu sürenin 7 Eylül 2017'de sona ereceği ifade edildi.

Kamuoyunda "2B yasası" olarak bilinen ve devletle vatandaşlar arasında yıllardır süregelen sorunu çözüme kavuşturan 6292 Sayılı Kanun uyarınca, Orman Kanununun 2. maddesinin (b) fıkrası kapsamındaki taşınmazlardan bugüne kadar 647 bin hak sahibine yaklaşık 472 bin taşınmazın satıldığı ve bunların toplam değerinin 9,2 milyar lira olduğu belirtilerek, bu bedelin 6,2 milyar lirasının tahsil edildiği, kalan kısmın da taksitler halinde ödendiği ifade edildi.

Kanundan daha fazla hak sahibinin yararlanabilmesi için bu yıl mart ayında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 2B alanlarında bulunan taşınmazların satışında süresi içinde başvurmayanlar, kendilerine yapılan tebligatta belirtilen bedeli süresi içinde ödemeyenler, taksitli satışlarda sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde yatırmayanlar için altı ay ödeme süresi verildiği hatırlatılarak, sürenin 7 Eylül 2017'de sona ereceğine dikkat çekildi.
 

GTHB'den Personel Alımı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu sene 2 bin 500 kişilik memur alımı konusunda Bakan Faruk Çelik geçtiğimiz günlerde açıklama yapmıştı. Faruk çelik konuya ilişkin, Maliye Bakanlığı ile konu hakkında görüşmelerin sürdüğünü belirterek,  alımlar için önümüzdeki haftaları işaret etmişti.  

İkinci bir yapılan duyuruda ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2 bin memur alacağı ve bünyelerinde ki kurumlarında toplam 700 kişilik memur alımı yapacağı belirtilmişti. Buna göre Tarım Bakanlığının 2 bin kişilik memur alımı ilanının hazırlandığı tahmin edilmekte olup ilanın yakın zaman içerisinde kamuoyuna duyurulması beklenmektedir.

Şu an için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve Bakanlık hangi pozisyonlar için kaç memur alımı yapacağı bilinmezken ilan ile birlikte ya da ilandan birkaç gün öncesinden kamuoyuna duyurulması beklenmektedir. 
 

Domates Üretiminde Hangi İller İlk Sırada?

Türkiye'de geçen yıl 12,6 milyon ton domates üretimi yapılırken, Antalya 2 milyon 410 bin tonla ilk sırada yer aldı. Domates üretiminde Anlatya'yı 1 milyon 575 bin tonla Bursa, 975 bin tonla Manisa, 945 bin tonla İzmir takip etti.

Domates, son dönemde hem fiyatı hem de uluslararası ilişkilerdeki yeri itibarıyla gündemden düşmezken, Türkiye'de domates üretiminin yarısından fazlasını beş il sırtladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgiye göre bu yılın ilk üç ayında ihracat tutarı 37 milyar 869 milyon dolara yükseldi. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 9,2 artış yaşandı. İlk çeyrekte domates ihracatı, toplam ihracatın binde 3'ünü buldu.

Bu yılın ilk çeyreğinde domates ihracatı 123 milyon 52 bin dolar oldu. Geçen yıl ocak-mart döneminde domates ihracatı 79 milyon 960 bin dolar düzeyindeydi. Böylece bu yılın ilk çeyreğindeki artış geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54 oldu.

Bu yılın ocak, şubat ve mart aylarında domates ihracat tutarı sırasıyla 28 milyon dolar, 41 milyon dolar ve 55 milyon dolar şeklinde gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde ihraç edilen taze domates miktarı 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 39,2 artışla 143 bin tondan 200 bin tona çıktı. Geçen yılki domates ihracat miktarı 486 bin ton olurken, bu ihracattan yaklaşık 240 milyon dolar tutarında ihracat geliri elde edildi.2016'da 570 bin dolar tutarında 787 tonluk domates ithalatı gerçekleşirken, sektör temsilcileri bu ithalatların Türkiye'de üretilmeyen ve ağırlıklı lüks otellerde tüketilen domatesleri kapsadığını ifade etti.

Türkiye ürettiği domatesin yaklaşık yüzde 10'unu ihraç ederken, yüzde 90'lık kısım yurt içinde tüketiliyor.

Domates ihracatının 4'te biri Belarus'a

Bu yılın ilk çeyreğinde en fazla domates ihracatı 32,4 milyon dolarla (yüzde 26,3) Belarus'a yapılırken, bu ülkeyi 18 milyon dolarla (yüzde 14,6) Romanya, 11,8 milyon dolarla (yüzde 9,6) Polonya ve 9,3 milyon dolarla (yüzde 7,6) Irak takip etti.

Aynı dönemde Türkiye de yurt dışından 54 bin dolarlık domates ithalatı gerçekleştirirken, bunun 27,8 bin dolarlık bölümü Belarus'tan ve 14,5 bin dolarlık kısmı Rusya'dan yapıldı.

2016 yılındaki 240 milyon dolarlık ihracatın ülkeler bazında dağılımı incelendiğinde en fazla ihracatın 42,4 milyon dolarla Belarus'a yapıldığı görüldü. Belarus'u 32,4 milyon dolarla Irak, 26,9 milyon dolarla Suudi Arabistan, 25,6 milyon dolarla Romanya, 23,3 milyon dolarla Gürcistan, 16,9 milyon dolarla Ukrayna ve 13,9 milyon dolarla İsrail izledi.

Türkiye'nin geçen yılki domates ithalatının yüzde 78'lik kısmını (445 bin dolar) Rusya'dan gerçekleştirdi. Son beş yıllık dönemde Rusya ile Türkiye arasındaki domates ticaretine bakıldığında az da olsa Rusya'dan domates ithalatı yapıldığı görülüyor.

Rusya, Türkiye'den 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla 255,2 milyon dolar, 274,6 milyon dolar, 275,9 milyon dolar ve 258,8 milyon dolar tutarında domates satın aldı. Türkiye'nin toplam domates ihracatının yaklaşık yüzde 70'lik bölümü yapılıyordu. Ancak iki ülke arasında yaşanan uçak krizi domates ticaretine de yansıdı. Geçen yıl ve bu yılın ilk çeyreğinde Rusya'ya domates ihracatı yapılmadı.

Sektör temsilcileri bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla domates ihracatında Rusya etkisine rağmen artış yaşanmasının sevindirici olduğunu, bunun da pazar çeşitliliği sayesinde gerçekleştirildiğini vurguladı.

Domates üretiminde Antalya ve Bursa zirvede

2015 - 2016 üretim yılında 1,8 milyon dekar arazide domates ekimi gerçekleştirilirken, 12,6 milyon tonluk üretim yapıldı. Bu domateslerin 4 milyon tonu salçalık ve 8,6 milyon tonu sofralık olarak üretildi. Domates üretiminin il bazında dağılımı incelendiğinde Antalya'nın 2 milyon 410 bin tonla (yüzde 19,1) ilk sırada yer aldığı görüldü. Bu ili 1 milyon 575 bin tonla (yüzde 12,5) Bursa, 975 bin tonla (yüzde 7,7) Manisa, 945 bin tonla (yüzde 7,5) İzmir ve 941 tonla (yüzde 7,5) Mersin takip etti.

Antalya ekili alan bakımından da 201 bin dekarla başı çekerken, 190 bin dekarla Bursa, 134 bin dekarla Manisa ve 127 bin dekarla İzmir şeklinde sıralandı. Geçen yıl Türkiye'de kişi başına domates tüketimi yaklaşık 120 kilogram oldu.
 

Meyve ve Sebzede Üretim Arttı

Üretim miktarları, 2017 yılının ilk tahmininde bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde %4,4, meyvelerde %9,7 oranında artış gösterdi. Üretim miktarlarının 2017 yılında yaklaşık olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 68,2 milyon ton, sebzelerde 30,3 milyon ton ve meyvelerde 20,8 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.
 
Tahıl üretimini 2017 yılında artacak

Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2017 yılında bir önceki yıla göre %4,4 oranında artarak yaklaşık 36,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Bir önceki yıla göre buğday üretiminin %5,8 oranında artarak 21,8 milyon ton, arpa üretiminin %11,9 oranında artarak 7,5 milyon ton, çavdar üretiminin %6,7 oranında artarak 320 bin ton, yulaf üretiminin %11,1 oranında artarak 250 bin ton olması öngörüldü.

Baklagillerin önemli ürünlerinden yemeklik baklanın %10,7 oranında artarak yaklaşık 7 bin ton, kırmızı mercimeğin  %7,2 oranında artarak 370 bin ton, yumru bitkilerden patatesin ise %0,6 oranında artarak yaklaşık 4,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Yağlı tohumlardan soya üretiminin %9,1 oranında azalış göstererek 150 bin ton olması öngörüldü.

Tütün üretiminde değişim olmayarak 70 bin ton, şeker pancarı üretiminin ise %4,5 oranında artarak yaklaşık 20,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.

2017 yılında sebze üretimi önceki yılla aynı olacak

Sebze ürünleri üretim miktarının 2017 yılında bir önceki yıla göre önemli bir değişim olmayarak yaklaşık 30,3 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Sebze ürünleri alt gruplarında üretim miktarları incelendiğinde, yumru ve kök sebzelerin %0,8 oranında  azalacağı, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde ise %0,4 oranında artış olacağı öngörüldü.

Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden karpuzda %3,3, salçalık kapya biberde %12,1, havuçta %2,4 oranında artış, domatesde %1,6, kuru soğanda %2,8, kavunda %1,2 oranında azalış olacağı tahmin edildi. 
                                                                      
2017 yılında meyve üretimi bir önceki yıla göre artacak
Meyve ürünlerinin üretim miktarının 2017 yılında bir önceki yıla göre %9,7 oranında artarak yaklaşık 20,8 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, bir önceki yıla göre elmada %17,5, şeftalide %6,3, kirazda %7, kayısıda %34,9 oranında artış, greyfurtta ise %13,5 oranında azalış olacağı öngörüldü.

Turunçgil meyvelerinden mandalinanın %14,2 oranında artacağı, sert kabuklu meyvelerden antep fıstığının ise %50 oranında azalacağı tahmin edildi.

Üzüm üretiminde %7,5, muz da ise %3,9 oranında artış olacağı öngörüldü.
Konuya ilişkin bir sonraki öngörü bülteni 27 Ekim 2017’de açıklanacak.
 

Çiğ Sütte Yeni Dönem

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının "Çiğ Sütün Arzına Dair Tebliğ"i, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, sadece yetkili merciden izin alarak süt üreten hayvancılık işletmesinde üretilen çiğ sütün arzına izin verilecek.

Sütler sağımdan itibaren 24 saat içinde tüketiciye sunulacak. Tebliğe göre artık marketlerde de ambalajlı bir şekilde çiğ süt satışı yapılabilecek. Ambalajlarda "24 saat içinde kullanılmalıdır" ve "kullanmadan önce kaynatınız" ifadeleri yer alacak

Tebliğ, hayvan sağlığı ve hayvan refahı konusundaki mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmeyecek şekilde uygulanacak. Son tüketiciye arz edilecek inek veya manda çiğ sütleri Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikasına sahip, brusellozdan ve sığır tüberkülozundan ari süt sığırı işletmelerinden, koyun veya keçi çiğ sütleri ise Koyun Keçi Brusellozu Hastalığından Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikasına sahip, brusellozdan ari işletmelerden elde edilebilecek.

 

Çiğ sütün sıcaklığı, sağımdan hemen sonra 4 derecenin altındaki derecelere düşürülecek ve nakil sırasındaki sıcaklığı 4 dereceyi geçemeyecek. Son tüketiciye arz edilecek çiğ süt işlenemeyecek, dondurulamayacak, herhangi bir bileşeni ayrılamayacak, bir bileşen eklenemeyecek, separatörden geçirilemeyecek, farklı hayvan türlerine ait sütler karıştırılamayacak veya çiğ sütte değişikliğe neden olabilecek herhangi bir işleme tabi tutulamayacak.

Çiğ sütün son tüketiciye arzı, sağımdan itibaren 24 saat içinde yapılacak. Farklı sağım zamanları olan çiğ sütlerin arzı sırasında ilk sağım zamanı esas alınacak. Çiğ sütün son tüketim süresi, ilk sağımdan itibaren 48 saati geçemeyecek.

Çiğ süt satışı için kullanılan ambalajlar, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği hükümlerine uygun olacak. Yerel perakendeci, süt üreten hayvancılık işletmecisinden tedarik ettiği çiğ sütü, başka bir gıda işletmesine arz edemeyecek.

Tebliğ kapsamında faaliyet gösteren gıda işletmeleri, süt üreten hayvancılık işletmesinden aldıkları çiğ sütü yerel perakendeciye gönderebilecek. Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamında onay belgesi bulunan işleme tesisleri, aldığı çiğ sütü yerel perakendecilere arz edebilecek.

 

Çiğ sütün arzı sırasında ürünün adı, üretici ya da işleme tesisinin adı, soyadı veya ticari unvanı, adresi ve hayvancılık işletme numarası, sağım tarihi, çiğ sütün son tüketim tarihi belirtilecek. En az 1 santimetre olacak şekilde "çiğ süt", "24 saat içinde kullanılmalıdır" ve "kullanmadan önce kaynatınız" ifadeleri ambalaj üzerinde yer alacak. "0 derece ile 4 derece arasında buzdolabında muhafaza ediniz" bilgisi, çiğ sütün arzı için izin belgesi tarihiyle yerel perakendecide çiğ sütün son tüketiciye arzı sırasında perakende kayıt numarası, otomatik satış makineleri için ise işletme kayıt numarası belirtilecek. Hazır ambalajlı çiğ sütün etiketinde net miktar bilgisi ve işletme onay numarası bulunacak.

Hazır ambalajlı çiğ süt hariç, tebliğ kapsamında son tüketiciye satılan çiğ sütler için bilgiler tüketicinin kolaylıkla görebileceği bir şekilde olacak, talep edilmesi halinde bilgiler yazılı olarak son tüketiciye verilecek. Bu kapsamda faaliyet gösteren işletmelerin, tebliğ hükümlerine 31 Aralık 2017'ye kadar uyum sağlamaları gerekiyor.

Kaynak: Sabah

 

Buğday’dan İyi, Pirinçten Kötü Haber

Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), 2017/18 Sezonu için dünya buğday ve pirinç üretimi öngörülerini içeren son raporunu yayınladı.

Dünya mısır üretiminde 2017/18 sezonunda bir önceki sezona göre 29 milyon ton düşüş öngören Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), tahıl üretiminde ilk sırayı alan buğday üretiminde de düşüş bekliyor. IGC’ye göre, dünya buğday üretimi 19 milyon ton azalışla 735 milyon ton, pirinç üretimi 4 milyon ton artışla 487 milyon ton olacak.

IGC, 2016/17 sezonu sonunda 754 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday üretiminin, Temmuz 2017/Haziran 2018 döneminde, 19 milyon ton düşüşle, 735 milyon ton düzeyinde olmasını bekliyor.

Konseyin 2016/17 sezonu sonunda 737 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday tüketiminin ise yeni sezonda 3 milyon ton yüksek, 740 milyon ton düzeyinde olması bekleniyor.

IGC, 2016/17 sezonu sonunda 169 milyon ton miktarda gerçekleşeceğini öngördüğü dünya buğday ticaretinin, 2017/18 döneminde bir önceki sezondan 3 milyon ton düşerek, 166 milyon ton düzeyinde gerçekleşeceğini öngörüyor.
2016/17 sezonu sonunda 239 milyon ton miktarda olacağı öngörülen dünya dönem sonu buğday stoklarının da, 6 milyon ton düşüşle 234 milyon tona gerilemesi bekleniyor.

Başlıca ihracatçılar AB, ABD, Arjantin, Avustralya, Kanada, Kazakistan, Rusya ve Ukrayna’nın 2016/17 sezonu sonunda 78 milyon ton olacağı öngörülen dönem sonu buğday stoklarının da, 10 milyon ton azalışla 68 milyon tona düşmesi bekleniyor.
Uluslararası Hububat Konseyi, dünya pirinç durumuna ilişkin öngörülerini içeren raporuna göre ise 2016/17 sezonu sonunda 483 milyon ton miktarda gerçekleşeceği öngörülen dünya pirinç üretiminin, Temmuz 2017/Haziran 2018 döneminde 4 milyon ton artışla, öğütülmüş olarak 487 milyon tona yükseleceği tahmin ediliyor.

2016/17 sezonu sonunda 482 milyon ton miktarda gerçekleşeceği öngörülen dünya pirinç tüketiminin de, aynı şekilde 4 milyon ton yüksek olarak 486 milyon tona ulaşması bekleniyor.
 

Çilek Fideleri Çiftçilerin Yüzünü Güldürdü

Ordulu üreticilerin, fındık bahçelerinden ilave gelir sağlamaları için dağıtılan çilek fideleri yüzleri güldürdü.
 
Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, kentte bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi ve çiftçilere gelir getirici yeni kaynaklar sağlanması amacıyla çalışmaların sürdüğü belirtildi.
 
Büyükşehir Belediyesi ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından "Çilek üretimini geliştirme" projesinin yürütüldüğü aktarılan açıklamada, il genelinde bu sene 40 dekar alanda çilek üretimi için 240 bin sertifikalı çilek fidesi dağıtıldığı kaydedildi.
 
Proje doğrultusunda, istihdam ve ekonomik kazancın artırılmasının da amaçlandığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
 
"Son yılların dikkat çeken tarımsal faaliyetlerinden çilek üretimi konusunda, Büyükşehir Belediyesinin yaptığı desteklemeler çiftçinin yüzünü güldürdü. Yapılan desteklemelerle küçük tarım işletmelerinde fındık haricinde alternatif ürün olarak çilek yetiştiriciliği teşvik edildi. Uygulanan modern tarım teknikleri ve fide destekleri sayesinde ilk hasattan itibaren ortalama 750-1200 kilogram ürün elde eden çiftçiler, il içi ve dışı toplu, perakende ürün satışı yaparak ekonomiye katkı sağladı. Çilek yetiştirilen alanlarda çalışan kişi sayısı da artarak istihdama ilave katkı sağlanmış oldu."
 
Açıklamada, 2015 yılında 60 dekar alan için 420 bin fide ve 2016 yılında 35 dekar alana 200 bin fide dağıtımının yapıldığına işaret edilerek, bu sene dağıtılan 240 bin fide ile üç yılda dağıtılan fide sayısının toplam 860 bine ulaştığına işaret edildi.
 
Açıklamada, destek kapsamında kurulan çilek bahçelerinde verimin beklenen düzeyde gerçekleştiği ve hava şartlarına bağlı olarak kasım ayına kadar ürün alınabildiği aktarıldı.
 

Rusya’dan Et İthal Edebiliriz

Türkiye ile Rusya’nın ilişkilerinin düzeldiğini belirten ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi Rusya’dan et ithal edilebileceğinin sinyalini verdi.

Rusya Tarım Bakanın Aleksandr Tkaçev'in, bazı Rus tarım ürünlerinin Türkiye'ye gönderilmesinin sınırlanmasına ilişkin olarak, "Sırtımızdan bıçaklandık" ifadelerinin sorulması üzerine, "Referandumdan hemen sonra Pazar günü Rusya'ya gittik. Tarım Bakanı yoktu orada. Bu ziyaretten önceki noktadan çok daha iyi noktadayız. Pazartesi, Rus tarafından bir bakan yardımcısı başkanlığında bir heyet; tarım, ekonomi, ulaştırma ile ilgili bakanlıklardan üst düzey temsilcilerle beraber burada olacaklar. Başbakan yardımcıları ile birlikte 10 Mayıs'a kadar bir araya gelerek, şu andaki olduğumuz noktadan çok daha iyi bir noktaya gelmeyi hedefliyoruz. Biz Türkiye olarak bugüne kadar Rusya'ya hiçbir yasak koymadık. Hiçbir Rus ürününe engelleme ile ilgili bir kararımız olmadı. Bizim Rusya'dan toplam 7 milyar dolar civarında enerji dışı ithalatımız var. Bunun 1.9 milyar doları tarım ürünleri. Oraya domates satamayan Rusya'ya yaş üzüm, diğer tarım ürünlerini satamayan ihracatçılarımız ve aynı zamanda da diğer ithal eden sektörlerimiz dolayısıyla bu siyaseten de bizim üzerimizde yoğun baskı oluşturan bir durum. Bu durum sürdürülebilir değil. Rusya'nın bize karşı koymuş olduğu yasaklarda son dönemde iki ülke liderinin siyasi anlamdaki çok pozitif bir diyalog yakalanmış olmasına da uygun değil. Gelmiş noktayı olumlu olarak görüyorum. Rus bakanın yaptığı açıklamada 'sırtımızdan bıçaklandık' sözleri sanırım yanlış bir tercümedir" yanıtını verdi.

Et ithal eden bir ülke olarak Rusya’dan et alabiliriz

Bakan Zeybekci, Rusya'dan et ithalatının olabileceğini belirterek, "Türkiye olarak et ithal eden bir ülkeyiz neden bunu Rusya'dan da almayalım? Kriterleri tutmak kaydıyla, sağlık ve diğer hassasiyetlerimiz konusunda da bunlar da olduktan sonra bizim için hiçbir mahsuru yok" dedi. İthal edilmesi öngörülen et miktarına ilişkin ise Zeybekci, "Çok değil. Kendisi aynı zamanda et ithalatçısı bir ülke orada bildiğimiz kadarıyla bize teknik anlamda ihracat yapabilme kalite kabiliyetine sahip bir veya iki firma var. Onların da kapasitesi düşük" dedi.

Türk şirketlerin Rusya'da sera kurmaya başladığını söyleyen Bakan Zeybekçi sözlerini şöyle tamamladı:

"Böyle bir gelişme var. Bizim şirketlerimiz çok daha esnek çok daha aktif. Şu anda başladıklarını biliyorum ama rakamlar konusunda net bir bilgim yok. Rusya'da üretilen bir ürünse eğer bir Rusya'daki üretimi rahatsız edecek bir talep içinde değiliz."

Besiye Uygun Düveye Yüzde 30 Destek Yolda!

Besiciliğin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi için buzağıdan sonra besiye uygun düveye de özel destek verileceği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan plan çerçevesinde uygulamaya girecek. Son günlerde kırmızı et ithaline dönük yapılan açıklamalarla birlikte, besiye uygun düvenin de özel destekle desteklenmesi, bu yolla da ithalatın azaltılması hedefleniyor. Düvenin besiye uygun olmasıyla da özel desteğin verimi artırılmak isteniyor.

Buzağı ölümlerinin engellenmesi için geçmiş yıllarda desteğini artıran Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  düveye de özel destek getirerek hayvancılıkta yeni açılım yapmayı planlıyor.

Edinilen bilgiye göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı et sığırcılığına uygun düve alımına yüzde 30 destek verecek. Konuya ilişkin destek çalışmalarını tamamlayan Bakanlık, ilerleyen günlerde destek çalışmasını Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Referandum sürecinin bitmesiyle birlikte olası bir kabine değişikliği ihtimali sürecin uzayabileceğine işaret ediyor.

Özel destekten belli başlı 30 il daha fazla yararlanacak.

Destekleme için oluşturulacak bütçenin önemli bir bölümü, mera hayvancılığı yetiştirici bölgesi olarak tarif edilen 30 ilde kullanılacak. Bu iller: Kastamonu, Çankırı, Çorum, Yozgat, Kırşehir, Kayseri, Malatya, Sivas, Tokat, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Bitlis, Şırnak, Van, Ağrı, Erzurum, Iğdır, Kars, Ardahan, Artvin, Rize, Trabzon ve Bayburt.

Bu desteğin neticesinde mera hayvancılığı yetiştirici bölge illerinde 3 yılda 250 bin baş, altyapısı uygun diğer illerde ise 100 bin baş olmak üzere, toplamda 350 bin baş et verimi yüksek gebe düvenin ülkemize kazandırılması hedefleniyor.

KAYNAK: tarimdanhaber.com
 

Yüzde 18’lik KDV Kaldırılsın!

Süs bitkileri sektörünün temsilcileri, sektörde KDV’nin yüzde 8’e düşürülmesini, ayrıca süs bitkilerinin dâhilde işleme rejimi kapsamına alınmasını talep ediyor.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği OLAN  (SÜSBİR) ve Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Türkiye’de geçen yıl toplam 48 bin 580 dekar alanda toplam 1,5 milyar adet süs bitkisinin üretildiğine işaret ediyor.
Türkiye’nin geçen yıl süs bitkileri ihracatı 81 milyon 614 bin dolar, ithalatı da 87 milyon 244 bin dolar oldu. 2016 yılında en çok ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırada 16,6 milyon dolar ile Hollanda bulunurken, bu ülkeyi İngiltere ve Türkmenistan izledi. İthalatta da 37 milyon dolar ile yine Hollanda birinci sırada yer alırken, bunu İtalya ve Almanya takip etti.
SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, üretim yapılacak nitelikli arazinin sektörde önemli bir sorun olduğuna dikkati çekti. Söz konusu üretim alanlarının parçalı olması dolayısıyla bu alanların yetersiz kaldığını ve sektörü olumsuz etkilediğini belirtti.

KDV’de indirim beklentisi

Süs bitkileri sektöründe KDV oranının yüzde 18 olduğunu dile getiren Dündar, “Süs bitkileri sektörünün gerek yurt içi üretimin artırılması gerekse uluslararası rekabet açısından güçlendirilmesi için KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi ve yüzde 18’den yüzde 8’e çekilmesine ihtiyaç var” dedi.

‘Dahilde işleme rejimi kapsamına alınmalı’

Dündar, yerel yönetimlerin süsleme projelerinde talep ettikleri bitkilerin üreticinin elinde bulunmaması nedeniyle ithalatın arttığını belirtti. Yerel yönetimlerin her yıl çevre düzenlemelerinde kullanacakları bitkileri önceden ilan etmesi gerektiğini, üreticilerinde buna göre hazırlık ve planlama yaparak projeye müdahil olmasının sağlanmasına vurgu yaptı.
Tarım sigortasının bütün süs bitkilerini içine almasının önemini dile getirerek, bu durumun sektörün önünün açılmasında önem arz ettiğinin altını çizdi.
Kredi alırken ürünün teminat olarak gösterebilmesi gerektiğini ifade eden Dündar, tarım sigortalarının süs bitkilerinin tamamını içine alacak şekilde genişletilmesinin de sektörün önünü açacağını bildirdi.
Sektörün ihracatının artması için yapılması gerekenlere de değinen Dündar, “Süs bitkilerinin dahilde işleme rejimi kapsamına alınması, ihracat iadesi yardımlarından süs bitkilerinin tamamının faydalandırılması, ihracat aşamasında sektöre yönelik navlun desteklerinin hayata geçirilmesi ihracata ivme kazandıracaktır.” diye konuştu.
 
 

İklim Değişikliği Hayvancılığı Olumsuz Etkiliyor

Ekonomi Bakanlığının internet sitesinde Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, iklim değişikliğinden kaynaklı sıcaklık artışlarının hayvancılık sektörünü olumsuz etkilediği bildirildi.

İklim değişikliğinin hayvan sektöründe hangi sorunlara yol açacağına dikkat çeken açıklamada, “İklim değişikliğinin beklenen etkileri arasında yer alan sıcaklık artışlarının, özellikle tropik ve subtropik bölgelerde hayvancılık sektöründe önemli sorunlara yol açması beklenmektedir. Isı stresi, üretim ve doğurganlık azalışının yanı sıra ölüm oranlarındaki artış gibi çeşitli kanallarla hayvancılık sektörünü etkilemektedir. Ayrıca, sıcak hava hayvanların su ihtiyacını artırarak, iştahlarının ve yem alımlarının azalmasına yol açmaktadır” denildi.

Hayvansal ürünleri endüstriyel üretim teknolojileri vasıtasıyla soğutma imkânı mümkünken, geniş otlaklarda bunun imkânsız olduğu vurgulandı. Konuya ilişkin açıklama şöyle sürdürüldü:

“Gelişmiş soğutma, su ve enerji olanaklarının yanı sıra çeşitli yem imkânları sunan endüstriyel üretim sistemleri, hayvanları sıcaklık artışının doğrudan etkilerinden büyük ölçüde koruyabilmektedir.  Diğer taraftan, gelişmiş soğutma yöntemleri geniş otlak sistemlerinde kullanmaya elverişli değildir. Öte yandan, yüksek verimli ırkları yetiştiren ve hayvanların aşırı ısınmasını önlemek için gerekli girdileri elde etmek amacıyla çabalayan küçük ölçekli üreticilerin problemlerinin iklim değişikliği nedeniyle daha da artması beklenmektedir.”  
 

Domates Pazarda da Pahalı!

Rusya’ya domates satmak için yürütülen politikalarla birlikte , iç piyasada fiyatlar bazı pazarlar reyonlarında 8 ila 10 lira arasında değişiyor.

Pazarcılar fiyat artışını ihracatın artmasına bağlarken; ihracatçılar iklim şartlarından dolayı fiyatın arttığını ifade ediyor.

En son Türkiye’den Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek başkanlığında içinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de olduğu bir heyet Rusya’ya giderek domates ihracatı konusunu da ele aldı.

Rus ambargosunun en aza indirilmesini hedefleyerek geçtiğimiz günlerde Rusya’ya giden heyet, bilhassa turunçgil ihracatında hamle yapılacağını belirmişti. Görüşmelerde domates konusunu da gündeme getireceklerini ifade etmişlerdi. İç piyasada domates fiyatlarının artması beraberinde fiyat artışının neden olduğunun gündeme gelmesine neden oldu.

Üreticinin kârı tüketicin cebini yakıyor

Pazar yerlerinde esnaf, fiyat artışını domatesin kalitesine bağlıyor. Bunun yanı sıra Suriye ve Irak’a yapılan ihracat göz önünde tutularak, üreticilere pazar imkânı sağladığından iç piyasaya sürülen ürünlerin yüksek fiyattan satılmasının nedeni oluyor.

Pazarcılar fiyatın yüksek olmasından şikâyet ediyor. Fiyatın yüksek olması, tüketiciyi ya domatesten uzak tutuyor ya da az miktarda satın alarak ihtiyacı kadarını karşılama yoluna sevk ediyor.
 

Enflasyona Kuru Fasulye ve Kırmızı Biber Önlemi !

Bakanlar Kurulu’nun ilk gündemi enflasyon olurken, rekor artışları durdurmak için nohuttan sonra eylül ayına kadar kuru fasulyedeki gümrük vergilerini de sıfırlama kararı alındı. Kırmızı biberde ise indirim yapılacak. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, fiyatı artan ürünlere müdahale ettiklerini açıklarken, Maliye Bakanı Naci Ağbal ise gıdada maliyetleri aşağıya çekmek için yeni tedbirlerin devreye gireceği müjdesini verdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, tüm gıda ürünlerinde fiyatları yakından izlediklerini belirterek, alınan tedbirlerin etkisi ile enflasyonun mayıstan itibaren düşmesini beklediklerini söyledi. Tüfenkci, 2019’a kadar seçim olmayacağını ve ekonomi gündemine dönmek istediklerini vurguladı. Piyasaların ve iş dünyasının ilk beklentisinin güven ve istikrar olduğunu belirten Tüfenkci, “Şimdi gündem ekonomi ve reformlar olacak” dedi.

Tüfenkci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da et ve et ürünlerine müdahale çizgisini sürdürdüğünü belirterek, et ithalatında da süre uzatımı yapan yeni bir kararnamenin imzaya açıldığını söyledi. Piyasadaki fiyatları yakından izlediklerini vurgulayan Tüfenkci, “Enflasyonun seyrini artıracak gıda ürünlerine müdahaleden çekinmiyoruz. Mayıstan itibaren enflasyon düşecek. Almış olduğumuz tedbirlerin faydalarını mayıs ayında göreceğiz” dedi. 

İşsizlik Artmaya Devam Ediyor

Türkiye’de işsizlik oranı, 2017’nin ilk ayında yüzde 13’e yükseldi. Genç nüfusta işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5’e yükseldi. İşsiz sayısı 3 milyon 985 bin kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik rakamlarını açıkladı. Buna göre işsizlik oranında yükseliş hız kesmeden devam ediyor.

İşsiz sayısı, 2017 yılı Ocak döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 695 bin kişi artarak 3 milyon 985 bin kişi oldu.
İşsizlik oranı ise 1,9 puanlık artış ile yüzde 13 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlik oranı böylece Mart 2010’dan beri en yüksek seviyeye çıktı.

Her 4 gençten biri işsiz

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile yüzde 24,5 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 2 puanlık artış ile yüzde 13,3 olarak gerçekleşti.

Açıklanan oranlara göre her dört gençten biri işsiz.

Tarım dışı işsizlik oranı 2,2 puanlık artış ile yüzde 15,2 olarak tahmin edildi.

İstihdam oranı azalıyor

İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Ocak döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 397 bin kişi artarak 26 milyon 672 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 44,8 oldu.

Kayıt dışı çalışanların oranı artıyor

Ocak 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artarak yüzde 32,5 olarak gerçekleşti

Sebze ve Meyvede Büyük İsraf !

Sebze ve Meyvede Büyük İsraf !

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Türkiye’de yaklaşık 100 milyar liralık meyve-sebze ticareti yapıldığını belirterek, “Sebze ve meyve ticaretinde prim oranlarının çok yüksek olduğunu biliyoruz. Yaklaşık yüzde 25 oranında asgari bir fire olduğunu düşündüğümüzde bu 25 milyarı çöpe atıyoruz demektir. Biz istiyoruz ki bu 25 milyar, hem satıcının hem üreticinin hem de tüketicinin cebinde kalsın. Düzenleme mantığımız bunun üzerinde gidiyor” dedi.
Merkez Nilüfer ilçesindeki Bursa Kent Hali esnafını ziyaret eden Tüfenkci, Türkiye’nin sebze üretiminde Avrupa 4’üncüsü, meyve üretiminde dünya 10’uncusu olduğunu belirtti.     

üfenkci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kazanç ve ticaret bakımından istediğimiz oranda üreticiye, bu işin ticaretini yapanlara ve tüketiciye yansımadığını görüyoruz. Sebze-meyve ihracatımızdaki sıkıntıları giderme adına yapmış olduğumuz çalışmalar bir yana, özellikle kamu standardından tutun da ürünün tarlada kazanabilmesi, ekiminden emin ellerde toplanmasına kadar, kamu ve ambalaj standartlarının belirlenmesine kadar, soğuk hava depolarının oluşması noktasında, biz haldeyiz ve soğuk hava depolarımızın olması lazım. Bunun için buralara sadece yükümlülük değil, teşvik de para da vereceğiz. Belki yüzde 50’sini, 70’ini hükümet olarak destekleyip yüzde 30’u için sizler elinizi taşın altına koyacaksınız. Yine araçlarda sebze-meyvenin soğuk zincirle taşınmasını sağlayacağız. Buradan da marketlere yine soğuk zincir içerisinde gitmesinin yolunu açacağız.”

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi %0,98 Azaldı

TÜİK 2017 yılı Mart ayında tarım ürünleri üretici fiyat endeksinin %0,98 azaldığını açıkladı.
 
Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım–ÜFE), 2017 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %0,98 azalış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,96, bir önceki yılın aynı ayına göre %12,70 ve on iki aylık ortalamalara göre ise %4,33 artış gösterdi.

Bir önceki aya göre değişim; tarım ve avcılık ürünlerinde %0,54, ormancılık ürünlerinde  %3,03 ve balıkçılıkta %12,93 azalış gerçekleşti.
 
Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim; çok yıllık bitkisel ürünlerde %5,81 azalış, tek yıllık bitkisel ürünlerde %0,75 ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde ise %0,33 artış gerçekleşti.
 
Alt tarım gruplarından; çeltik %1,83, tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar %0,70 artış gösterirken, turunçgiller %6,28, canlı kümes hayvanları ve yumurtalar %3,01 ve lifli bitkiler %2,09 azalış gösterdi.
 

Mehmet Daniş: "Hala Et Açığımız Var"

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daniş, Milli Tarım Projesi kapsamında, hayvancılıkla ve geliştirilmesi ile ilgili ciddi adımlar atılmaya başlandığını belirterek, "Milli Tarım Projesi kapsamında, hayvancılıkla ilgili Türkiye'de özellikle doğu bölgemizde meraların geniş olduğu alanlarda yetiştirici bölgesi ilan ettik. Buralarda damızlık ve et materyallerimizi daha çok üretmiş olacağız" diye konuştu.

Bakan Yardımcısı Daniş, şunları kaydetti:

"Besi materyallerimizi Trakya'da Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nin içinde olduğu 41 ilimizde damızlık düve üretim merkezlerini destekleyeceğiz. En az 500 baş olmak üzere. Amacımız, artık damızlıkta ki dışı bağımlılığımızdan kurtulmak. Malumunuz, Türkiye'nin 150 bin ton et açığı var. Şimdi bu damızlık düve üretim merkezlerinde de kombin ırklara geçerek, süt de bir fazlalığımız var. Aslında dünyada, Avrupa'da da bir fazlalık var. Ama biz şimdi sütü az fakat daha kaliteli, daha verimli sütü olan nitelik anlamında daha kaliteli sütü olan ama et verimi yüksek olan türlere hayvanlarımızın bir kısmını dönüştürmeye çalışıyoruz. Bölgemizde simental başta geliyor, şu anda çiftçilerimizin yöneldiği hayvan ırkları gibi. Birkaç yıl içerisinde de sütte de ette de bir denge oluşturmayı sağlıyoruz. Et de dışa bağımlılığımızı sona erdirirken, süt ürünlerini de dışa pazarlamanın yollarını arıyoruz."

Gram Altında Tarihi Rekor!

Altın, küresel piyasaların etkisiyle son 5 ayın en yüksek seviyesi olan 1.269 dolara çıkmasının ardından, dün 150 lira seviyesini aşan gram altın, ABD'nin Suriye rejime ait hava üssü vurmasının etkisiyle güne yükselişle başlayarak 152 lirayı aşarak rekor tazeledi.

Gram altında son rekor 152,43 oldu.

Çeyrek altın ne kadar?

Kapalıçarşı'da şu sıralarda gram altın 151,50 lira, çeyrek altın 248 lira, Cumhuriyet altını da 1006 liradan satılıyor. 

Domateste Rekor !

İstatistiklere göre Türk insanının en çok tükettiği sebze domates. Yılda kişi başına ortalama domates tüketimi 118 kilogram. Peşinden 52 kilo tüketimle patates, 43 kiloyla karpuz, 23 kiloyla biber ve 21 kiloyla soğan geliyor.

Meyve istatistiklerine göre Türk insanının en çok tükettiği ürün üzüm çıktı. Yılda kişi başına ortalama üzüm tüketimi 26 kilo olarak belirlendi. Peşinden, 23 kiloyla elma, 16 kiloyla portakal, 7 kiloyla mandalina ve 5 kiloyla armut, kiraz ve muz geliyor.

Kişi başına ortalama kuru fasulye tüketimi 3.4 kilo, kırmızı mercimek 5 kilo, yeşil mercimek yarım kilo, nohut tüketimi de 5 kilo olarak gerçekleşti.

Çayda Tüketim Rekoru

Türk insanı yılda kişi başına ortalama 14 kilo çay tüketimiyle yeni bir rekora imza attı. Kuru meyve tüketimi ise 1-3 kilogram arasında değişti. Kişi başına tahıl tüketimi 183 kilo olurken, ayçiçek yağı tüketimi 26 kilo, şeker tüketimi de 26 kilo olarak gerçekleşti.

Sebze ve meyvede fiyat artışı olunca ileri sürülen, “rekolte düşük çıktı”, “hastalık geldi”, “ihraç edildiği için yurtiçinde mal kalmadı” gibi bahanelerin geçersiz olduğu da TÜİK istatistikleriyle ortaya çıktı. İstatistiklerde ayçiçek, pirinç ve soya hariç bütün ürünlerde tüketimin üstünde üretim oldu.

 

Gübreler Sıkı Takip Altında !

Resmi gazete'nin 6 Nisan 2017 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren "Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik Tebliğ" ile depo ve/veya gübre satış yerlerine kamera sistemi takılması zorunluluğu geldi.

Tebliğe göre, gübre dağıtıcıları, gübre satış yerlerine/depolarına kamera sistemi kurmakla yükümlüdür. Birden fazla satış yeri veya depo var ise kamera sistemi her birine ayrı ayrı kurulması gerekiyor. Kameralar tüm depoyu görecek şekilde bir veya birden fazla sayıda, tekniğine uygun olarak kurulacak ve tüm giriş-çıkış yerlerini görecek ve kör nokta kalmayacak şekilde konumlandırılması gerekiyor. Takip sistemi ve kameralar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan tebliğe göre, gübrelerin izlenmesine ilişkin yeni uygulama ana hatlarıyla şöyle olacak:

- Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, teknik düzenleme çerçevesinde karekod ve DNA barkodlu takip sistemi ile kamera sisteminin kurulum ve işletilmesi ile ilgili faaliyetleri ayrı ayrı veya bir bütün olarak yapacak veya yaptıracak.

-Üreticiler, piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde karekod ve DNA barkod içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda.

- İşaretleyici etiket ve karekod bulunmayan ürünler, güvensiz ürün olarak değerlendirilecek.

-Dağıtıcılar, depo ve/veya gübre satış yerlerine izlenebilirliği sağlayacak şekilde kamera sistemini kurmak zorunda.

- Dağıtıcılar, kurulan takip ve kamera sisteminin bu Tebliğe uygun şekilde uygulanmasından ve sistemin kurulumu ve işlemesi için gerekli altyapıyı sağlamaktan sorumlu olacak.

-Takip sistemi, Tarım Bilgi Sistemi ile entegre çalışacak, takip sistemi ve kameralar Gıda,tarı ve Hayvancılık Bakanlığına eş zamanlı olarak veri akışını sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

- Üreticiden son kullanıcıya kadar olan süreçte, ürünlerin sevkiyat ve tesliminde, teslim edilen/alınan ürün üzerindeki karekod okutularak işlem yapılacak.

- Dağıtıcıdan son kullanıcıya ürün tesliminde, son kullanıcının T.C. Kimlik Numarası veya vergi kimlik numarası üzerinden takip sisteminden işlem yapılması gerekiyor.

Tebliğe eklenen geçici madde ile tebliğ kapsamındaki ürünleri üretenler ile piyasaya arz eden dağıtıcılar, en geç 31 Aralık 2017 tarihine kadar faaliyetlerini bu Tebliğ hükümlerine uyumlu hale getirmek zorunda.

"Turizmde 2015 Rakamlarını Yakalayacağız, Belki de Geçeceğiz"

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli’de düzenlenen program kapsamında gençlerle bir araya geldi. 

Gençlere seslen Bakan Zeybekci, "Dünyada haritalar hep ideolojik kalemlerle çizildi. Dünyada haritaları çizen, doğu-batı bloğu, komünizm, kapitalizm, liberalizm gibi dünyayı ideolojik taleplerle veya talepler hareket eder. 1990 yılından sonra ideolojik yapıların tamamı bir anda çöpe atıldı" dedi.

Türkiye ekonomisinin bugüne kadar inanılmaz bir ertelemeye gittiğini belirten Zeybekci, "2009 krizinden itibaren dünya ile başlayan o süreçte, Türkiye özel sektör yatırımlarını, tüm kalıcı yatırımlarını erteledi. Türkiye tüm tüketimlerini erteledi. Hepiniz yaşıyorsunuz. Muhtemelen anne ve babanıza söylüyorsunuz. Onlar, ‘dur oğlum hele yahu, şu seçimler geçsin’, ‘Şu 7 Haziran bir geçsin, şu 1 Kazım geçsin.’ Geçti, sonra diyor ki, ‘dur be oğlum, görmüyor musun her taraf ateş çemberi içerisinde, bir bakalım duralım’ diyor. Şimdi de 16 Nisan referandum, inşallah Türkiye’de ertelenen her şey farklı olacak. bunun için 2016 yılında tüm hazırlıklarımızı yaptık. Gerek yatırım teşvikimizle, gerekse ihracat teşvik sistemimizle yani tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Tarihin en büyük teşvik sistemini gerçekleştirdik ve 2017 yılı bir ihracat seferberliği olacak" diye konuştu.

Bakan Faruk Çelik "Hayvan İthalatı Ülkemize Yakışmıyor"

Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanı Çelik, Konya'nın Ereğli ilçesinde besici ve süt üreticileriyle bir araya geldi.

Hayvancılıkla ilgili önemli adımlar attıklarını ifade eden Çelik, “Kendi kendine yeten hayvancılık sistemini milli tarım çerçevesinde oluşturuyoruz" diye konuştu.

Et fiyatlarındaki artıştan dolayı Et ve Süt Kurumu tarafından yapılan müdahalenin gerekçesini anlatan Çelik, et fiyatını gereksiz yere hak etmediği ölçülere taşıyanlar bulunduğunu belirterek, 80 milyonun hukukunu korumak için devreye girdiklerini dile getirdi. 22.50 liranın kalıcı fiyat olmadığını anlatan Çelik, amaçlarının üreticiyi mağdur etmek olmadığını söyledi.

Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Et ve Süt Kurumu 23.80 lira alım yapıyor. Piyasada 24- 24.5 lira arası bizim toleransla baktığımız fiyatlar geziyor. Ama biranda biz referandum için yollara çıktık, etin fiyatı 27.50 liraya çıktı. Bunun üzerine Et ve Süt Kurumu regülasyon yaptı. Eti gereksiz yere hak etmediği ölçülere taşıyanlara karşı, 80 milyonun hukukunu korumak için dedik ki 'Biz hemen devreye giriyoruz.' Normalde 23.80'e alıyoruz, 22.50'ye piyasaya sürüyoruz. Bunu spekülatörlerin heveslerini boğazlarına tıkamak için yoksa 22.50 bizim kalıcı fiyatımız değildir. Üreticiyi mağdur etmeyiz. Bizim derdimiz üretimi arttırmak."

Maliye Bakanı Ağbal: Yerli Üretimi Koruyacağız

Maliye Bakanı vatandaşlarla da bir araya geldi. Esnafla sohbet eden ve sorunlarını dinleyen Ağbal, kasap ziyareti sırasında kıyma ve et fiyatlarını sordu.

Esnafın, kıymanın kilosunu 33 liradan sattığını belirtmesi üzerine Ağbal, "İki gündür soruyorum, 37'ye de 32 liraya da var. 33 lira seninki gayet iyi." dedi.

"Hem yerli üretimi koruyacağız ve büyüteceğiz hem de piyasaya bir düzen vereceğiz çünkü vatandaş et, kıyma alırken fiyata bakıyor, ne yalan söyleyeyim ben de önemsiyorum. Et fiyatlarının artmaması lazım." 

Ağbal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yem satanlar devletin kaldırdığı KDV'yi kendileri fiyata eklediler o zaman. O da doğru değil. Vatandaşa biz iyilik olsun, maliyetler aşağıya gelsin diye yaptık. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı olarak Gıda Komitemiz var. Hep beraber çalışacağız, bu meseleye çözüm bulacağız. Üretici de kasap da kazansın, vatandaş da ucuza et yesin. İnşallah bunu yapacağız."

Enflasyon Yükselmeye Devam Ediyor

Enflasyon martta TÜFE'de yüzde 1,02 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 11,29'la Ekim 2008'den beri en yüksek düzeye yükseldi. Martta en yüksek fiyat artışı yüzde 27,53 ile mandalinada görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, mart ayında TÜFE yüzde 1,02 ile beklentilerin üzerinde artış kaydetti. Beklenti yüzde 0,6 artış yönündeydi.

Yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 11,29'a yükseldi. Enflasyon yıllık bazda Ekim 2008'den beri en yüksek düzeye çıktı. Şubatta yıllık TÜFE yüzde 10,13 düzeyindeydi.

Yurtiçi ÜFE martta yüzde 1,04 artış kaydederken, yıllık bazda yüzde 16,09 oldu.

Aylık en yüksek artış yüzde 1,99 ile giyim ve ayakkabı grubunda görüldü. Ana harcama grupları itibariyle mart ayında TÜFE'de yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,93, sağlıkta yüzde 1,88, eğlence ve kültürde yüzde 1,55 ve ev eşyasında yüzde 1 artış gerçekleşti.

Tüketicinin Güveni Arttı !

Tüketici güven endeksi, Mart ayında bir önceki aya göre %3,2 oranında arttı; Şubat ayında 65,7 olan endeks değeri Mart ayında 67,8 oldu.

 

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Mart ayında bir önceki aya göre %3,2 oranında arttı; Şubat ayında 65,7 olan endeks değeri Mart ayında 67,8 oldu.

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi 87,8 oldu

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre %2,1 oranında artarak Mart ayında 87,8 oldu. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının artmasından kaynaklandı.

Genel ekonomik durum beklentisi endeksi 93,2 oldu

Genel ekonomik durum beklentisi endeksi Şubat ayında 88 iken, Mart ayında %5,8 oranında artarak 93,2 oldu. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre arttığını göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksi 70,4 oldu

İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre %3,7 oranında artarak Mart ayında 70,4 oldu. Bu artış, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında düşüş bekleyenlerin artmasından kaynaklandı.

Tasarruf etme ihtimali endeksi 19,9 oldu

Tasarruf etme ihtimali endeksi %5,6 oranında azaldı. Şubat ayında 21 olan endeks, Mart ayında 19,9 değerine düştü. Bu azalış, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimallerinin bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.

Domatesi Rusya Almadı, Hangi Ülkelere İhracat Yapıldı ?

Rusya'nın ekonomik yaptırım uyguladığı ürünlerden domatesin yeni pazarı, Belarus ve Ukrayna oldu. Belarus'a domates ihracatı geçen yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 5 kat artarak 7,9 milyon dolardan 42,4 milyon dolara yükseldi.

Rusya, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra, 1 Ocak 2016 itibarıyla bazı ekonomik yaptırımlara gitti. Söz konusu yaptırımlar kapsamında Türkiye'den domates, portakal, elma, kayısı, lahana, tuz, brokoli, mandalina, salatalık, armut, şeftali, erik, üzüm, çilek, kuru soğan, karanfil ile tavuk ve hindi eti ithalatına yasak getirdi.

Bu süreçte başta domates olmak üzere Rusya'ya ihracatı yapılamayan bazı ürünlerin Belarus ve Ukrayna'ya satışında artış görüldü.
Söz konusu dönemde Belarus'a yapılan domates ihracatı ise yaklaşık 5 kat artarak 7,9 milyon dolardan 42,4 milyon dolara çıktı.
 Ukrayna'ya domates ihracatı geçen yıl bir önceki yıla göre yaklaşık 2 kat artış göstererek 8,3 milyon dolardan 17 milyon dolar çıktı. Üzüm ihracatı ise söz konusu dönemde 4,5 milyon dolardan 11 milyon dolara yükseldi.

Türkiye'de Yaşlı Nüfusu Arttı !

Yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) 2012 yılında 5 milyon 682 bin 3 kişi iken son beş yılda %17,1 artarak 2016 yılında 6 milyon 651 bin 503 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2012 yılında %7,5 iken, 2016 yılında %8,3’e yükseldi. Yaşlı nüfusun %43,9’unu erkek nüfus, %56,1’ini kadın nüfus oluşturdu.
 
Yaşlı nüfusun 2012 yılında %60,3'ü 65-74 yaş grubunda, %32,5'i 75-84 yaş grubunda ve %7,1'i 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, 2016 yılında %61,5'i 65-74 yaş grubunda, %30,2'si 75-84 yaş grubunda ve %8,2'si 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.
Dünya nüfusunun 2016 yılında %8,7’sini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %31,3 ile Monako, %27,3 ile Japonya ve %21,8 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı.
 
Beklenen ömür uzadı
 
Hayat tabloları, 2015 yılı sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78 yıl, erkekler için 75,3 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.
 
Ülkemizde 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 17,8 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,1 yıl, kadınlar için 19,4 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. 

Eğitimli yaşlı nüfus oranı arttı
 
Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2011 yılında %29,2 iken 2015 yılında %21,9'a düştü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2015 yılında yaşlı erkeklerin oranından 4 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı, 2015 yılında %32,6 iken yaşlı erkeklerin oranı ise %8,2 oldu.

Kredi Kartları İnternetten Alışverişe Kapatılıyor !

Kredi kartı ile internetten harcama 17 Ağustos'ta sona eriyor.

Online alışveriş yapmaya devam edebilmek için kartın onaylattırılması gerekecek.

BDDK tarafından alınan karar neticesinde bankalar müşterilerine kredi kartı gönderirken online alışveriş özelliği kapalı olarak gönderecek.

Müşteri ise kredi kartını aldıktan sonra banka müşteri hizmetleri ile görüşüp internet kullanımı için gerekli onayları vererek alışveriş yapabilecek.

Mevcut kartlar için ise müşterinin bankaya 17 Ağustos'a kadar onay vermesi gerekecek.

Onaylar yazılı ya da bazı bankaların yönlendirmesi ile telefon mesajı ile yapılabilecek.

Türkiye'de son verilere göre yaklaşık 176 milyon banka kartı ile kredi kartı bulunuyor. 
2016 yılında internet üzerinden yapılan alış verişlerin tutarı 68,5 milyar liraya ulaştı.

"KOSGEB Kredisinde Bankalarla Görüşme Süreci Başladı"

Bi̇li̇m, Sanayi̇ ve Teknoloji̇ Bakanı Faruk Özlü, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) 2017 yılı "Sıfır faizli İşletme Kredisi Faiz Desteği"ni almaya hak kazanan 460 bin 167 işletmeden, 362 bin 906'sının bankalarla görüşme sürecinin başladığını belirterek, "Bunlar arasından, 43 bin 962 işletmenin banka tarafından kredi talebi uygun bulunarak işlemleri tamamlandı, diğerlerinin süreçleri ise devam ediyor." ifadesini kullandı.

Bakan Özlü, KOSGEB 2017 yılı "Sıfır faizli İşletme Kredisi Faiz Desteği"ne, ilişkin yazılı açıklama yaptı.

"460 bin işletme hak kazandı"

Program çerçevesinde 460 bin 167 işletmenin, kredi faiz desteğinden yararlanma hakkı kazandığını bildiren Özlü, 28 Şubat itibariyle kredi faiz desteğinden faydalanabilecek işletmelerin bilgilendirilerek, süreç başlatıldığını hatırlattı.

Özlü, kredi almaya hak kazanan işletmelerden bankalarda sorun yaşayanların, bulundukları bölgelerdeki KOSGEB il müdürlüklerine başvurmaları durumunda sorunlarının en kısa sürede çözüleceğine işaret ederek, "Kendisine bildirimde bulunulan 460 bin 167 işletmeden, 362 bin 906'sı, başvuru formunu ilgili web adresinden temin etmiş ve bankalarla görüşme süreci başlamıştır. Bunlar arasından, 43 bin 962 işletmenin ise 6 Mart 2017 tarihi itibariyle banka tarafından kredi talebi uygun bulunarak işlemleri tamamlandı. Diğerlerinin süreçleri ise devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Şemsi Bayraktar "Domatesin Ekonomiye Katkısı Çok Büyük"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, domatesin tek başına ekonomiye 12 milyar 671 milyon liralık katkı yaptığını bildirerek, “Türkiye’deki çok geniş sera alanlarıyla yaz kış üretilebilen ve ekonomiye yaklaşık 12,7 milyar liralık katkı sağlayan bu kadar önemli bir sebzede, sorunlar en kısa zamanda çözülmeli, üretimin devamı sağlanmalıdır” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, domatesin sebzeler içinde bir tekel gibi olduğunu, değerde toplam bitkisel üretimdeki payının yüzde 10,7’sini, toplam sebze üretimindeki payının ise yüzde 40’ı bulduğunu belirtti. Şemsi Bayraktar, 11,85 milyon tonluk üretimiyle Çin, Hindistan ve ABD’nin ardından dördüncü sırada gelen ve dünya domates üretiminin yüzde 6,9’unu karşılayan Türkiye’nin ihracatta ise dördüncü sırada kaldığını vurguladı. Toplam sebze ihracatının yüzde 62’sinin domatesten oluştuğuna dikkati çeken Bayraktar, 6,2 milyon tonu bulan örtü altı sebze üretimindeki payının da yüzde 52,8’i bulduğunu bildirdi.

Domates ihracatında, Meksika, Hollanda ve İspanya’nın ardından dördüncü olan Türkiye’nin, dünya domates ihracatında aldığı payın yüzde 4,5’e ulaştığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“İlginç olan ihracatta Türkiye’yi geride bırakan Meksika, Hollanda ve İspanya, üretimde Türkiye’nin ardında kalıyorlar. Hatta, domates üretimi Türkiye’ye göre çok çok gerilerde olan Hollanda, ithal ettiği domatese katma değer katarak yeniden ihraç ediyor ve dünya ihracatında ikinci sırayı alıyor.

Rusya’nın Türk tarımsal ürünlerine 2016 yılı başından itibaren uyguladığı ambargo kararı en çok domates üreticisini etkiledi. Üreticimizin en önemli sorunlarından birisi, Rusya ambargosudur. 2015-2016 döneminde Rusya hariç domates ihracatı 106,5 milyon dolardan 239,9 milyon dolara çıksa da Rusya da dahil edildiğinde toplamda 365,3 milyon dolardan 239,9 milyon dolara geriledi.

İhracat, Irak, Belarus, Gürcistan ve Suudi Arabistan başta olmak üzere diğer ülkelere yöneldi.

"Salçalık domates üretimi artıyor”

2006-2016 döneminde, domates ekiliş alanının yüzde 6,8 gerilediğini, buna karşın verimdeki yüzde 37,2’lik artışın üretime olumlu yansıdığını ve üretim rakamını yüzde 27,9 yükselttiğini bildiren Bayraktar, “verim artıkça, Türkiye, üretim ve ihracatta dünyada daha üst sıralara tırmanacaktır. 2006-2016 döneminde salçalık domatesteki yüzde 36,6, sofralık domatesteki yüzde 24,1’lik artışın sebebi verimdeki yükselmedir” dedi.

Bayraktar, iller bazında bakıldığında sofralık domateste Antalya’nın yüzde 19,1 payıyla, salçalık domateste Bursa’nın yüzde 29,8 pala ilk sırayı aldığını belirtti.

“Domates ürünleri çok önemli”

Başta salça olmak üzere domatesin, salçası, konservesi, suyu, ketçabı ve sosunun da gündelik hayatın ve ihracatın önemli unsurları olduğunu, özellikle salça üretiminde ve ihracatında ülke potansiyelinin iyi kullanılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “Türkiye salça ihracatında 157,3 milyon dolara değeriyle ve yüzde 4,4 payıyla Çin, İtalya, ABD, İspanya ve Portekiz’in ardından 6’ıncı sırada yer almaktadır. Ayrıca, Türkiye 128,8 milyon dolarlık dondurulmuş, kurutulmuş, tüm ve parça halinde konserve edilmiş domates ve domates suyu, sosu ve ketçabı ihraç etmektedir” dedi.

Şubat Ayında Enflasyon Şampiyonu Belli Oldu !

TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre, Şubat ayının zam şampiyonu fiyatı yüzde 27,52 artan mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen yüzde 22,30'luk azalışla domates oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı Şubat ayı enflasyonunu açıkladı. Rakamlara göre Şubat ayı enflasyon şampiyonu yüzde 27,52 artış gösteren mandalina oldu. Nar yüzde 23,29 ile ikinci sırada yer alırken yüzde 10,69'luk artış gösteren limon üçüncü oldu.
Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürünler; "Salatalık yüzde 10,23, tuvalet kağıdı yüzde 9,59, kalem yüzde 9,47, portakal yüzde 7,47, kahvaltılık tereyağı yüzde 7,24, sabun yüzde 6,74, resim boyaları yüzde 6,04, LPG dolum ücreti yüzde 5,87, kuru fasulye yüzde 5,86, benzinli otomobil yüzde 5,71, maden suyu ve sodası yüzde 5,21, tüp gaz yüzde 5,16, nohut yüzde 5,09, dizel otomobil yüzde 5,02, ilaçlar yüzde 4,97, araç yedek parça ve ekipmanları yüzde 4,67 ve televizyon yüzde 4,49" şeklinde sıralandı.

Şubat'ta azalış gösteren domates en fazla fiyatı düşen ürün olurken, karnabahar yüzde 21,11 ile ikinci, patlıcan ise yüzde 18,04'lük düşüşle üçüncü oldu.

Enflasyon Zirve Yaptı !

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, şubat ayı enflasyonu beklentilerin üzerinde yükselerek yüzde 0,81 artış kaydetti. Piyasalarda oluşan beklenti enflasyonun yüzde 0,40 artış olacağı yönündeydi. 

Enflasyon şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.13 arttı. Geçen aya göre ise enflasyon yüzde 0.81 yükseldi. Yıllık enflasyon 5 yılın zirvesine çıktı. 

Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan sağlıkta %2,17, çeşitli mal ve hizmetlerde %1,38, konutta %1,18 ve eğlence ve kültürde %0,89 artış gerçekleşti.

Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Şubat ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,67 ile ev eşyası oldu.

TÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma %17,96, çeşitli mal ve hizmetler %12,82, sağlık %12,53, eğitim %9,33 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır. 

"İhracat Her Ay Kesintisiz Artıyor"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat rakamlarına ilişkin, "2014 yılından beri üst üste 4 ay ihracat artışı olmamıştı, ilk olarak son 4 ayda üst üste kesintisiz ihracat artışı var. Bu da bizim için sevindirici bir gelişme." dedi.

Büyükekşi yaptığı açıklamada, 2017 yılına iyi başladıklarını, ilk iki ay itibarıyla ihracatta önemli bir ivmenin görüldüğünü söyledi.

Geçen yılın sonunda bunu öngörerek 2017'yi ihracatta atılım yılı ilan ettiklerini, yılı 155 milyar dolarlık dış satımla kapatmayı hedeflediklerini, bu yolda da emin adımlarla ilerlediklerini anlatan Büyükekşi, "2014 yılından beri üst üste 4 ay ihracat artışı olmamıştı, ilk olarak son 4 ayda üst üste kesintisiz ihracat artışı var. Bu da bizim için sevindirici bir gelişme." diye konuştu.

Şubat Ayında Fiyatı En Çok Artan Ürün Belli Oldu

İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından, Şubat 2017 döneminde İstanbul'da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan harcama kalemleri açıklandı.

İstanbul'da geçen ay perakende fiyatı en fazla artan ürün yüzde 29,44 ile salatalık oldu.
 

Geçen ay İTO'nun İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksinde yer alan 242 ürünün 76'sının perakende fiyatı artarken, 56 ürünün fiyatı düştü, 110 ürünün fiyatı değişmedi.

Gıda harcamaları yaş kuru sebze ve meyve grubunda yer alan salatalık şubat ayı itibarıyla yüzde 29,44 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. Fiyatlarında artış olan diğer ürünler yüzde 25,81 ile mandalina, yüzde 19,45 ile limon ve yüzde 10,37 ile ilaçlar olarak sıralandı.

Karnabahar yüzde 19,91 ucuzladı

Söz konusu dönemde karnabahar, yüzde 19,91 gerileme ile fiyatı en fazla azalış gösteren ürün oldu. Fiyatında azalış izlenen diğer ürünler yüzde 17,83 ile bayan kazağı, yüzde 14,40 ile domates ve yüzde 12,52 ile erkek pantolonu şeklinde sıralandı.

'Güneykaya Sulaması' Ekonomiye Can Verecek

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşası süren Sivas Güneykaya Sulaması projesinde sona yaklaşıldığı bildirildi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, fiziki gerçekleşmesi yüzde 91 seviyesine ulaşan projenin hayata geçmesi ile 35 bin 880 dekar zirai alan suyla buluşacak. Yukarı Kızılırmak havzasının kuzeyinde Yıldızeli İlçesi, Yusufoğlan köyü, Geçmiş Deresi üzerinde yer alan, temelden yüksekliği 54 metre, depolama hacmi ise 15,5 milyon metreküp olan barajın, bu yıl eylül ayında tamamlanması hedefleniyor.

Baraj inşaatı ile paralel yürütülen Güneykaya Sulaması projesinde ise çalışmalar devam ediyor ve projede yüzde 91 fiziki gerçekleşmeye ulaşıldı. Sivas ve Yıldızeli için büyük önem arz eden bu proje ile 35 bin 880 dekar zirai alan suyla buluşacak.

"Yeni iş imkanları ortaya çıkacak"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, sulama projesinin ana boru hattı döşeme işlerinin tamamlandığını belirterek, ”Diğer boru montaj işlerinin ise büyük bölümünü tamamladık. Projenin tamamlanması ile bölge tarımında ve tarımın etkilediği diğer alanlarda yeni iş imkanları ortaya çıkacak." ifadesini kullandı.

Projenin tamamlanmasıyla dekar başına 404 lira gelir artışı sağlanacağına işaret eden Eroğlu, "Bu proje ülke ekonomisine yıllık 13 milyon lira katkı verecek ve 870 kişiye istihdam alanı sağlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Eroğlu, Sivas'a su alanında gereken bütün yatırımları yapacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu tür sulama projeleri aynı zamanda bölgede yaşanan göçün önüne geçecek ve daha eski tarihlerde tarlasını bırakarak göç etmiş olan vatandaşların da tekrardan köylerine dönmesini sağlamada önemli bir faktör olacak. Diğer yandan sulu tarıma geçilmesiyle ürün çeşitliliği ve verim artacak, eski dönemde yaşanmış olan kuraklıklardan ötürü oluşan ürün dalgalanmalarının da önüne geçilecek."

Tarım Ürünleri İthalatı Azaldı... Canlı Hayvan İthalatı 2 Katına Çıktı !


Türkiye'de geçen yıl tarım ürünleri ithalatı bir önceki yıla göre 204 milyon dolar gerileyerek 11 milyar 40 milyon dolar oldu. Çok tartışılan hububat ithalatı gerilerken, canlı hayvan ithalatında 2 kata yakın artış yaşandı.
​​​​​​​





Ekonomi Bakanlığı verilerine göre bazı ürün gruplarında ithalat rakamları şöyle gerçekleşti;

-Canlı hayvan ithalatı için 604 milyon dolar harcandı. Bu rakam bir önceki yıl 323 milyon dolar seviyesindeydi.

-175 milyon dolarlık balık ve denizde yaşayan diğer hayvanlar ithal edildi. Bu rakam 2015'te 244 milyon dolar olmuştu.

-Süt ürünleri, yumurta ve bal ithalatı 2015'teki 148 milyon dolar seviyesinden 110 milyon dolara indi.

-457 milyon dolarlık sebze ithalatı yapıldı. Bir önceki yıl da 456 milyon dolar ile yakın seviyede ithalat gerçekleştirilmişti.

-Meyve ithalatı ise 2015'teki 465 milyon seviyesinden 541 milyon dolara çıktı.

-Kahve ve çay ithalatı bir önceki yıla göre 16 milyon dolar artarak 216 milyon dolar oldu.

-Tarım ürünleri içerisinde en büyük ithalat kalemlerinden biri olan hububatta 1 milyar 151 milyon dolarlık ithalat yapıldı. 2015'te bu rakam 1 milyar 664 milyon dolar olmuştu.

-Şeker ve şeker mamulleri ithalatı ise bir önceki yıla göre 91 milyon dolar artarak 257 milyon dolara çıktı.
 

Vergide Artış Yok !

Maliye Bakanı Naci Ağbal, özel bir televizyonda kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Ağbal: 2017 yılında hiçbir vergide bir kuruş dahi artış yapmayacağız. Orta Vadeli Programımızı açıkladık, 2017 yılı bütçemizi yaptık. Bütçemizin gelir ayağındaki vergiler, harcama tarafı bellidir. Ekonominin ihtiyaçlarına bağlı olarak birtakım vergi indirimleri yaptık. Bir mali alanımız varsa, bu mali alanı ölçülü olmak koşuluyla kullanmak suretiyle ekonomide yukarı yönlü bir trendi oluşturacağız." diye konuştu. 

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Başka sektörler için de vergi indirimi olacak mı?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Beyaz eşya, mobilya ve konut sektöründe geçici bir vergi indirimi yaptık. Bu üç sektör dışında şu anda herhangi bir başka sektöre dönük bir vergi indirim çalışmamız yok. Otomobil sektörüyle ilgili dün de konuşuldu. Biz şu anda otomotivde vergilemede yeni bir sisteme geçiyoruz. Bu sistem doğru bir sistem ama özellikle yerli üretimin arttırılması bakımından sektörel teşviklerle ilgili ne talebiniz olursa Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı beraber otururuz bunları destekleriz. Onun için dün yaptığım açıklamadan asla otomotivde bir vergi indirimi, ÖTV oranlarında bir indirim anlaşılmasın. Sektörle de zaten böyle konuştuk. Üretimin ve yatırımın desteklenmesi anlamında birtakım talepleri var. O talepleri kendileriyle konuşacağız. Gerçekten otomotiv sektörü Türkiye’nin yıldız sektörlerinden bir tanesi ve biz bunu desteklemek istiyoruz ama ÖTV indirimi yok."

Zeytin ve Zeytinyağı Harekatı !

Zeytin ve zeytinyağı ihracatçıları, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin ardından çeşitli girişimlerde bulundu. Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi de (ZZTK) Moskova’da Prodexpo 2017 Fuarı’na bu yıl 3. kez katıldı. 6-10 Şubat 2017 tarihleri arasında Moskova Expo Center'da düzenlenen Moskova Prodexpo Fuarı’na 57 ülkeden 2 binin üzerinde firma katılırken, 29 ülke milli katılım organizasyonuyla yer aldı. ZZTK standını Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz ve Ticaret Müşaviri Halit Oral Akbay’da ziyaret etti. Tanıtım komitesi, burada Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımını yaparken, ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi.
Türkiye’de 26 ana ihracatçı sektörün tamamının Rusya’yı hedef pazar olarak seçtiğini belirten Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Başkanı M. Kadri Gündeş, Rusya’nın 140 milyonu aşan nüfusu, Türkiye’ye yakınlığı, zeytin ve zeytinyağı üretiminin olmaması nedeniyle Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü tarafından da hedef pazar olarak seçildiğini kaydetti. Rusya ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin son dönemde tekrar olumlu bir iklime girdiğine işaret eden Gündeş, “Siyasi ilişkilerimizdeki olumlu gelişmenin ihracatımıza da pozitif katkı sağlamasını bekliyoruz. Eylül ayında Rusya’da 11-14 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenecek World Food Moscow Fuarı’na da katılacağız. Bu yıl özellikle zeytinyağı ihracatımız güzel bir gelişim gösteriyor. 2016-2017 sezonunun ilk çeyreğinde zeytinyağı ihracatımız, geçen sezonun aynı dönemine göre yüzde 231’lik rekor artış göstererek 11 milyon 215 bin dolardan 37 milyon 176 bin dolara yükseldi. Bu artışın 2016-2017 sezonu boyunca sürmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Büyükanneye Torun Maaşı !

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Büyükanne Projesi için bu ay talepleri alacaklarını ve projenin Mart ayı itibariyle fiilen uygulamasına geçileceğini belirtti. Bakan Müezzinoğlu "Net asgari ücretin yüzde 30’u yani 425 lira katkı sağlayacağız büyükanneye" dedi.
Gelir düzeyi düşük olan ailelerin üzerinde gitmeyi planladıklarını söyleyen Bakan Müezzinoğlu, "Bu da annenin gelirinin 2 asgari ücretin altında olması ailenin de baba da çalışıyorsa toplamın 3 asgari ücreti geçmeyecek şekilde olması. Bazı detay kriterlerde süreç içinde ilk doğumlara dağılımı, ikinci doğum dağılımı, üçüncü çocuk dağılımı gibi dağılımlarda belirli kriterlerimiz, normal doğum sezaryen doğum kriterlerimiz gündeme gelebilir bunlar süreç içinde bizim yarın veri olarak 6 bin aileyi analiz ederken uzun vadeli projenin veya genişletilebilecek projenin veri tabanını oluştursun diye belirli kriterleri de önümüzdeki süreçte kamuoyuna deklare edecek detaylarımızı da netleştireceğiz. Büyükannenin sağlıklı olması, bir toruna çocuğa bakabilecek sağlık dinamiklerinin olması, burada 65 yaş cümlesini kullanıyoruz ama 65 yaşı geçen olamaz anlamında değil. Hakikaten aile uygunsa büyükanne de sağlıklıysa dinamikse diğer veriler uygunsa tek arayacağız o büyükannenin o çocuğu 8-9 saat hakkından gelebilecek, yanında olabilecek bir noktada olup olmaması. Bütün bunları da genel ilkeleriyle söylemiş olayım" açıklamasında bulundu
"Net asgari ücretin yüzde 30’u yani 425 lira katkı sağlayacağız büyükanneye" diyen Müezzinoğlu, "İlleri de hızla söyleyeyim. İstanbul bin aile, İzmir bin aile, Bursa bin aile, Ankara 500 aile, Kayseri 500 aile, Sakarya 500 aile, Antalya 500 aile, Konya 500 aile, Tekirdağ 500 aile olarak bu proje çalışmasının kapsamı içinde yer alacak ifadelerini kullandı.

Altında Son Durum Nedir?

Altında yükseliş devam ediyor. Altın Ons 1230 liradan işlem görüyor.
Gram altın 147 liradan, çeyrek altın 237 liradan satılmakta.
Yarım altın 475 liradan satılırken, Cumhuriyet altını 983 liradan işlem görüyor.

1.5 Milyon Yeni İstihdam Yolda !

Yeni istihdam paketinin ana çerçevesi  Bakanlar Kurulu'na sunuluyor. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Ciddi maliyet boyutu var ama istihdamı artırıyorsak göze alınır" dedi

Müezzinoğlu'nun verdiği bilgiye göre paketin açıklamasını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan  Binali Yıldırım yapacak. Hükümeti, "1.5 milyon yeni istihdam" gibi büyük bir hedef için harekete geçiren faktör, işsizlik rakamlarındaki yükselme eğilimi oldu.
 

TÜİK'in son açıklamalarına göre  Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1.3 puanlık artışla yüzde 11.8 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranlarında geçen yılın ortalarından sonra yükseliş trendi dikkat çekiyor. Hükümeti alarma geçiren de bu yükseliş. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, önceki yılların aksine, 2016'da "yıllık 900 bin istihdam" hedefinin 400 bininin karşılanamadığını, bu yükün de 2017'ye kaldığını, bu yıl, 900 binlik yeni istihdam hedefi ile birlikte geçen yıldan kalan yükü de karşılamak için harekete geçtiklerini söyledi.

Müezzinoğlu ekonomideki büyümeyi baskılayan, dolayısıyla istihdam artışını da aksatan 3 olguya dikkat çekti: "2015 Temmuz'undan bu yana  Türkiye birkaç konuda sıkıntılı sürece girdi. Bunlardan bir tanesi Güneydoğu'da şehir içindeki terör eylemleri ve terörle mücadele. Bir tanesi Rus uçağının düşürülmesi olayı. En sonuncusu da 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin Türk ekonomisinde oluşturduğu olumsuzluklar."

 

Bakanlık ekiplerinin, bizzat Bakan Müezzinoğlu'nun katılımıyla başlattığı bu çalışma önemli bir birikim oluşturdu. Yeni paket bu birikimin, elde edilen saha bilgilerinin, taleplerinin üzerine kuruldu. Bakan Müezzinoğlu, yeni çalışma hakkında şöyle konuştu:

"İlk defa işe girecek ve dezavantajlı dediğimiz grupların, 15- 25 yaş arası kitle için, asgari ücretin yarısını 1 yıl boyunca devlet olarak biz veriyoruz diyoruz. Bir sonraki yıl yüzde 25'ini üstleniyoruz. Kalıcı olmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu gruplar için engellilerimizi, kadınlarımızı ve bir de eski hükümlülerimizi de dezavantajlı olarak görüp, daha fazla destek vererek, daha fazla istihdamda tutmayı hedefliyoruz. Şimdi bunu daha da geliştirecek bir çalışmaya bir hafta önce başladık. Sahadan gelen geri bildirimleri de topluyoruz. Önümüzdeki haftalarda istihdamda daha güçlü destek kampanyasını da açıklayacağız. 2017'de 1.5 milyon kişiyi istihdama kazandırabilmek için farklı projelerle, farklı desteklerle bir çalışmayı olgunlaştırma aşamasındayız.

Ocak Ayı Zam Şampiyonu Belli Oldu ! %92.71 Zam !

Tüketici fiyatları bazında ocakta en yüksek fiyat artışı, yüzde 92,71 ile kabakta oldu. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kabaktaki fiyat artışını, yüzde 79,37 ile patlıcan, yüzde 74,34 ile salatalık izledi.

Ocakta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 63,78 ile sivri biber, yüzde 57,57 ile domates, yüzde 47,37 ile köprü geçiş ücreti, yüzde 33,83 ile karnabahar, yüzde 29,9 ile mandalina, yüzde 28,31 ile marul, yüzde 23,57 ile pırasa, yüzde 23,01 ile limon yer aldı.

En çok kadın ceketi ucuzladı

Geçen ay en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 13,8 ile kadın ceketinde gerçekleşti. Bunu yüzde 13,3 ile erkek kazağı, yüzde 12,83 ile erkek için yünlü kaban, yüzde 12,11 ile kadın hırkası, yüzde 11,91 ile çocuk kazağı, yüzde 11,62 ile elbise, yüzde 11,57 ile çocuk anorak kaban, yüzde 10,99 ile kadın gömleği, yüzde 10,97 ile yumurta izledi. 

Kredi Alacaklar Dikkat! Sosyal Medya Hesapları...

Krediye sosyal medya kriteri eklendi. Bankalar artık talepte bulunan müşterinin sosyal medya hesaplarını inceliyor. Finansal durum iyi olsa da, arkadaş ve takipçi listesi kredi notunu etkiliyor.

1.7 milyar aboneli sosyal medya devi Facebook’un veri deposu birçok sektörün olduğu gibi bankaların da kredi vermeden önce mercek altına altığı bir bilgi kaynağı.

Sosyal medya kullanıcılarının davranışlarının analizini çıkaran yazılımlar bir süre sonra kullanıcının paylaşım ve tercihlerinin analizi sonrası bir insanı eşinden bile daha iyi tanır hale geliyor. Bu sonuçlar ticari şirketlerden kamuya, güvenlik güçlerinden tahmin unsuru şirketlere kadar bir çok yapının ilgisini çekiyor.

Kredi talebinde bulunan kişinin sosyal medyadaki hesapları detaylı inceleniyor.

Takipçi ve arkadaş çevresi kredi notunu etkiliyor

Artık oturmuş ve basit programlar var. Bir kaç endikatörle bir kaç vurguyla tüm profilinizi çıkartabiliyorlar ve bu profiller istenildiği gibi şekillendirilebiliyor. Örneğin ne kadar bilinçli profilsiniz örneğin gelir durumunuz nedir? Hayat tarzınız neyi yansıtıyor bütün bunları çok rahat ve dijital ortamda yapabiliyorlar. 

Kendini olduğundan farklı gösterenler

Sosyal medyada olduğundan farklı gözükme de önemli bir unsur bankalar ve diğer kuruluşlar buna da bakıyor. Hayat tarzının arka planının boş olduğu aslında kişinin borçları içerisinde böyle bir profil verdiği de düşünülebilir. O zaman da ona göre risk analizi yapılabilir. 

Yerli Muz Üretiminde Rekor

Muz üretimi yüzde 13 büyüyerek 306 bin ton ile rekor kırdı.


Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son yıllarda hızla artan muz üretiminin 2016’da yüzde 13.1 artışla 306 bin tona ulaşarak rekor kırdığını ifade etti.

Yerli muz üretiminin ekonomi için önemine vurgu yapan Bayraktar, "2016’nın 11 ayında 192 bin 850 tonluk muz ithalatına, 95.3 milyon dolar ödendiği göz önüne alınırsa yerli muz üretiminin ekonomiye yaptığı katkı daha iyi anlaşılır" dedi.

Bayraktar, kişi başına muz tüketiminin 10 yıl önce 2 kilogramken, tahminlere göre 2016’da 6 kilogramı aştığını da belirterek, "Üretimi desteklemeli, daha da artırmalıyız. 20 kilogramlık koli için belirlenen 9.5 dolarlık referans fiyat ve yüzde 145.8’lik gümrük vergisi harfiyen korunmalı, kaçakçılığa izin verilmemeli. Sulama altyapısıyla ilgili sorunlar giderilmeli, sera yapımı teşvik edilmeli, muz araştırma istasyonu açılmalıdır" diye konuştu.

2003’te 110 bin ton olan muz üretimi, 2016 yılında 305 bin 926 tona çıktı. Üretimin yüzde 72.2’sini Mersin, yüzde 27’sini ise Antalya gerçekleştirdi.

Maaşınızda Kesinti mi Var? Bireysel Emeklilik Bugün Devreye Girdi

1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla yürürlüğü giren zorunlu BES uygulamasında ilk ödemeler bugün yapıldı. Sisteme otomatik olarak dahil olan birçok vatandaş, bu ay maaşlarına yansıyan kesintiler sonrası sisteme otomatik olarak katılmış oldu.

BES uygulaması resmi olarak başladı. 45 yaş altı ücret karşılığı çalışanlar, işverenleri aracılığıyla otomatik olarak bir emeklilik planına dahil oluyor Çalışanın cinsiyet farkı ayırt edilmeden maaş bodrosundaki rakama göre kesintşi yapılacak. Burada amaç tasarruf . Zorunlu Bireysel emeklilik aslında sadece işveren için zorunlu. Çalışanlar 2 ay sonra sistem çıkabiliyor. Ve 2 ay boyunca kesilen ödemeyi de geri alabiliyor. Peki bu ay maaşlardan ne kadar kesilecek. 

45 yaşın altındaki (1972 ve yukarı yıllarda doğanlar) tüm çalışanlar otomatik olarak sisteme girecek. Burada katılma tarihini çalıştığınız şirketin personel sayısı belirleyecek. İlk aşamada bin ve üzeri çalışanı olan özel sektör 1 Ocak 2017'de, memurlar (genel ve özel bütçeli idareler) ve 250-1000 çalışanı bulunan özel sektör 1 Nisan 2017'de sisteme geçecek.

Binden fazla çalışanı olanlar: 1 Ocak 2017

250-999 çalışanı olanlar: 1 Nisan 2017

100-249 çalışanı olanlar: 1 Temmuz 2017

50-99 çalışanı olanlar: 1 Ocak 2018

10-49 çalışanı olanlar: 1 Temmuz 2018

5-9 çalışanı olanlar: 1 Ocak 2019

Memurlar: 1 Nisan 2017

Mahalli idareler ve KİT'ler: 1 Ocak 2018

Her çalışanın prime esas kazancının (brüt maaşının) yüzde 3'ü kesilerek BES hesabına aktarılacak. 2017'de uygulanacak 1.777,5 TL'lik asgari ücrete göre en az kesinti 53 lira 32 kuruş olacak. En yüksek kesinti ise 340 lira olacak.

Emeklilerin Alacağı Promosyonun Tarihi Belli Oldu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Çalışma Hayatında Milli Seferberlik Programı"nın işleyişiyle ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) il müdürlerinden, video konferans yöntemiyle bilgi aldı.

"İnşallah mart ayında alacaklar"

Bakan Müezzinoğlu, Ağrı Sosyal Güvenlik İl Müdürü Mehmet Nuri Aktaş'tan çalışmalarıyla ilgili bilgiler aldı. Aktaş'ın bir emeklinin evini ziyaret ettiğini belirtmesi üzerine Müezzinoğlu, "Emeklilerimiz promosyon bekliyorlar mı?" dedi. Aktaş'ın "bekliyorlar" yanıtı üzerine Müezzinoğlu, "İnşallah mart ayında alacaklar." müjdesini verdi.
 

Kredi Kartı Borcu ve Bireysel Kredi Borcu Olanlara Kolaylık !

Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, borçlarını ödemeye niyetli olan ve ek süreye ihtiyacı olanlara gerekli kolayların sağlandığını açıkladı.

Aydın, düzenlemelerin ve imkânların getirdiği esnekliklerin en üst düzeyde kullanılarak, borçlarını ödemeye niyetli olan ve ek süreye ihtiyaç duyan müşterilere gerekli kolaylıkların sağlandığını vurguladı. Küresel ekonomik ve bölgesel siyasi gelişmelerin de etkisiyle, ekonomik faaliyetlerde sık aralıklarla iniş ve çıkışlar yaşanabildiğini belirten Aydın, önlemlerin proaktif bir yaklaşımla ele alınmasının sorunların çözümüne çok önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikteki değişikliklerin 27 Eylül 2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Hüseyin Aydın, “Yeni düzenlemeyle bireysel kredilerin yeniden yapılandırılması daha da kolaylaştı. Üyelerimizden toplanan istatistiklere göre, Ekim-Aralık 2016 döneminde 562 bin kişinin 2,4 milyar TL kredi kartı borcu yapılandırılmıştır. Aynı dönemde 456 bin kişinin ise 6,4 milyar TL tutarındaki tüketici kredisinin yapılandırıldığını görüyoruz. Yeniden yapılandırmalarda vade; kredi kartlarında 23, tüketici kredilerinde ise 37 ay olarak gerçekleşti” diye açıkladı.

Düzenlemeden önceki uygulamada kredi kartı açık kalmak kaydıyla, kredi kartı borçlarında yapılandırma 12 ay ile sınırlıydı. Tüketici kredilerinde ise 24 ay vade ile yapılandırma yapılıyordu.

Bakan Zeybekçi "Türk Tarımı Kazançlı Çıkacak"

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin Türk ekonomisi adına dönüm noktası olduğunu söyledi. Zeybekci “Türkiye olarak biz de tarımı Gümrük Birliği'ne dahil ettiğimiz zaman bir dönüşüm yaşayacağız. Hiç kimse endişe etmesin hazırlıklarımızı da bu yönde yapıyoruz” dedi.

Zeybekci, yaptığı açıklamada, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin Türkiye için çok önemli olduğunu kaydetti. Gümrük Birliği anlaşmasının mevcut halinden AB ve Türkiye'nin kazançlı çıktığına işaret eden Zeybekci, anlaşmanın karar mekanizmalarında bulunmamanın Türkiye'yi rahatsız ettiğini söyledi. Zeybekci, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi süreci hakkında da bilgi vererek, “Yapılan bir çok görüşmenin ardından en son 2016 yılının sonunda AB'nin Bakanlar Kurulu diyeceğimiz kurulun yetki istemesi oldu, o da oy birliğiyle geçti. Bu son derece olumlu ve pozitif bir gelişmeydi.” diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, güncelleme ile Türk tarımının kazançlı çıkacağını söyledi. Zeybekci, tarım konusunda AB uyumu ile farklı bir karakter kazanacağını söyledi. Zeybekçi, sektörü değiştirecek çalışma için şunları söyledi: “AB ile Türkiye'nin tarım politikaları arasında büyük farklar var. Biz tarımı, çiftçiyi, tarımsal ürünleri sağlarken gümrük duvarları ile koruma politikaları güdüyoruz. Çiftçinin alması gereken o fiyatı, gümrük duvarlarıyla koruyarak tüketiciye ödettiriyoruz. Yani 20-25 liraya tüketeceği eti 40-50 liraya tükettirerek parasını tüketiciye ödetiyoruz.

Buğday dünyada 200 lirayken, biz buğdaya burada 400 lira fiyat vererek yine farkı tüketiciye ödetiyoruz. Bu yanlış değil doğru ama farklı bir doğruyu AB yapıyor. Piyasalarını açıyor, vatandaş ucuz tüketiyor. Diğer taraftan da et, süt yumurta, tarım ürünleri üretene belirlemiş olduğu politikalarla bütçeden direk destek veriyor. Türkiye olarak biz de tarımı Gümrük Birliği'ne dahil ettiğimiz zaman böyle bir dönüşüm yaşayacağız. Bununla ilgili her aşamada hükümetimize, başbakanımıza ve cumhurbaşkanımıza bilgi arz ediyoruz. Onların da bu konudaki yetkilerini alıyoruz. Hiç kimse endişe etmesin hazırlıklarımızı da bu yönde yapıyoruz.”

 

İşsizlik Oranında Korkutan Artış !

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. Rakamlara göre işsizlik ekim ayında yüzde 11.8 oldu.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 yılı Ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,3 puanlık artış ile yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 1,5 puanlık artış ile yüzde 14,1 olarak tahmin edildi.

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1.9 puanlık artış ile yüzde 21,2 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 1,3 puanlık artış ile yüzde 12 olarak gerçekleşti.

Bakan Faruk Çelik'ten Flaş Ekmek Zammı Açıklaması

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik bugün bakanlık binası toplantı salonunda ekmek zammına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, un fiyatlarına yapılan yüzde 9'luk zammın ekmek fiyatlarını da etkileyeceği konusunda devam eden tartışmalarla ilgili "Buğday ve un fiyatlarında ekmeğe zammı gerektirecek bir artış yok" dedi.

Aynı zamanda Çelik, "Ekmek üretimi için iş yeri açma ruhsatı ibraz edemeyen, bakanlıktan kayıt belgesi alamayacak" açıklamasında da bulundu.

 


    

Dolar ve Euro Durmuyor!


Dolar ve Euro yeni güne rekorla başladı. Bankacılar dün TL'de negatif ayrışma için belirli bir haber ya da gelişme olmadığını, negatif ayrışmayı mevcut gelişmelerin oluşturmaya devam ettiğini söylediler.

Dolar/TL küresel değer kazancı ve lokal endişelerin baskısıyla 3.7816 seviyesini görerek rekor kırdı. Kur, saat 11.44 itibari ile bankalararası piyasada 3.7790 seviyesinden işlem görüyor. Euro/TL ise 4.0095 seviyesini görerek yeni zirvesini gördü. Euro/TL şu saatlerde 4.0081 seviyesinden işlem görüyor.

Genel çerçevede kuru baskılayan lokal unsurlar arasında TCMB'nin siyasi endişelerle TL'nin sert değer kayıplarına karşın faiz adımlarını kullanmaktan çekinebileceği endişesi, faiz adımlarının kullanılması halinde siyasilerle yaşanabilecek gerilim ihtimali, Türkiye'ye tek yatırım yapılabilir notu veren Fitch'in 27 Ocak'taki değerlendirme tarihinin yaklaşması ile siyasi ve jeopolitik gelişmeler öne çıkıyor.


 

Türk Ekonomisinin Yüz Akı: Sert Kabuklular

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sert kabuklular denilen fındık, kestane, Antep fıstığı, ceviz ve bademin ülke meyveciliğinin yüz akı olduklarını belirterek, bu ürünlerin ülke ekonomisine 15,8 milyar liralık katkı sağladığını ifade etti.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sert kabuklular denilen fındık, kestane, Antep fıstığı, ceviz ve bademin ülke meyveciliğinin yüz akı olduklarını belirterek, bu ürünlerin ülke ekonomisine 15,8 milyar liralık katkı sağladığını ifade etti.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, sert kabuklu meyvelerin ülke meyveciliğinde özel bir yeri bulunduğunu, değer olarak toplam meyve üretiminin yüzde 38,3'ünü, toplam bitkisel üretimin yüzde 13,2'sini karşıladıklarını kaydetti.

Türkiye'nin fındık, kestane, Antep fıstığı, ceviz ve badem üretiminin küresel üretimin yüzde 5,9'unu oluşturduğunun altını çizen Bayraktar, şu bilgileri verdi: 

"Dünya nüfusunun sadece yüzde 1,1'ini barındırmasına rağmen Türkiye, sert kabuklu meyvelerden fındıkta dünya üretiminin yüzde 63,1'ini, Antep fıstığında yüzde 9,3'ünü, cevizde yüzde 5,2'sini, kestanede yüzde 3,1'ini, bademde yüzde 2,7'sini gerçekleştiriyor. Fındık üretiminde 1'nci, kestane ve Antep fıstığı üretiminde 3'ncü, cevizde 4'ncü, bademde 7'nci sırada bulunuyor. 2015'te Türkiye 9 milyar 709,4 milyon liralık fındık, 2 milyar 555,5 milyon liralık ceviz, 2 milyar 514,2 milyon liralık Antep fıstığı, 585,6 milyon liralık badem, 466 milyon liralık kestane üretti. 5 sert kabuklu üründe toplam üretim, 15 milyar 830,7 milyon lirayı buldu."

Dolar Haftaya Rekorla Başladı

Dolar, yükselişle başladığı yeni haftada 3.68 ile tarihi zirvesini gördü.

Yeni haftaya yükselişle başlayan dolar/TL 3.68, euro/TL ise 3.87 ile tarihi zirvesine çıktı. Saat 09.30'da ise dolar/TL 3.67 seviyesinden alıcı bulmuştu.

Euro/TL yüzde 0.70 artışla 3.86 ve sterlin/TL yatay bir seyirle 4.48'den işlem görüyor. Geçen Haftanın son işlem gününde, ABD'de açıklanan ortalama saatlik ücretlerin aylık yüzde 0.4 ile son 7 yılın en güçlü yükselişini kaydetmesi ile dolar endeksi 101.4'ten 102.3'e çıktı. Doların gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında değer kazanması ile dolar/TL de cuma günü en yüksek 3.6483'ü gördü. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak sanayi üretimi verisinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan dolar/TL'nin 3.70 seviyesinin psikolojik direnç konumunda olabileceğini, 3.64-3.60 bandının ise destek olarak izleneceğini kaydetti.

Bugün iç piyasada Kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verileri, TBMM'de görüşmelerine başlanması beklenen başkanlık 
sistemini öngören anayasa değişikliği paketi takip edilecek. Küresel piyasalarda dolar geçtiğimiz Cuma günü açıklanan 
tarım dışı istihdam verilerinin maaş artışlarında bir ilerleme görüldüğünü göstererek 2017 için daha fazla faiz artışı 
ihtimalini güçlendirmesiyle beraber değer kazanıyor. Dolar endeksi 14 yılın zirvesinin hemen altında işlem görüyor.

 

"2017 Yılı Yatırım Yılı"


Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 2017 yılında yapılacak çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. 

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu yaptığı açıklamada, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Türkiye’de en büyük yatırımları gerçekleştirdiğini söylerken kamu kurumları içerisinde en fazla ödeneğe sahip kurumun Bakanlığa bağlı olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olduğunun altını çizdi.

Eroğlu 2017 yılında toplam 1601 tesisin yatırım müjdesini verdi.

Bakan Veysel Eroğlu açıklamasında, ‘’ 2016 yılı bizim açımızdan çok bereketli geçti. Ülkemizde çok sayıda, gölet, baraj ve sulama tesisini tamamladık. Geçen yıldan bugüne 72 il ziyareti yaptık. Bu ziyaretlerimizin 597’sinde temel atma, 529’unda açılış vardı toplamda 1126 tesis için merasim düzenledik. Tamamlanan bu tesislerin maliyeti 23 milyar 181 milyon lira.  Ayrıca bu 72 ilde gerçekleştirilen programlarda 1601 yeni tesisi olacağını ve 12 milyar 711 lira maliyetle tamamlanacağı müjdesini verdik. Ülkemiz adına çok çalışıyoruz, bu yıl 50,627 kilometre yol kat ettik, Türkiye’de geçemediğimiz yol yok’’ dedi.

Tesislerin Ekonomiye Katkısı 1,1 Milyar

Bakan Eroğlu açıklamalarının devamında, ‘’ Ülkemizde Doğu Batı demeden yatırım yapmaya çalışmaya devam ediyoruz. Yapılan tesislerin ekonomiye katkısı yaklaşık olarak 1,1 milyar lira olacak. Şimdiye kadar projeler için özel sektör 10 milyar lira civarında yatırım yaptı. Ayrıca Bakanlığımız tarafından 2016 yılında tamamlanan 4 milyar lira maliyetli 151 tesis de 22 Aralık’ta Cumhurbaşkanımız tarafından açıldı. Bu sene Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na ait 250 tesisin açılışı Cumhurbaşkanımız tarafından yapıldı bu tesislerin toplam maliyeti ise 14 milyar lira civarındadır’’ dedi.

Ekonomiye Güven Azaldı !

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayına ilişkin ekonomik güven endeksini açıkladı.
 
Ekonomik güven endeksi aralıkta geçen aya göre yüzde 18,5 azalarak 86,55 değerinden 70,52 değerine geriledi.
 
Ekonomik güven endeksindeki düşüş tüketici, reel kesim ve hizmet sektörü güven endekslerindeki azalışlardan kaynaklandı.
 
Reel kesim güven endeksi aralıkta geçen aya göre 3,7 azalışla 103,6, hizmet sektörü güven endeksi ise yüzde 3,5 azalarak 93,35 değerine geriledi.
 
Aralıkta perakende ticaret sektörü güven endeksi kasım ayına göre 0,1 artarak 96,13'e, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,5 yükselerek 76,15 oldu.
 
Tüketici güven endeksi de aynı dönemde yüzde 8 azalarak 63,38 değerine düştü.