Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

300 Damızlık Koyun Projesinin Sonuçları Açıklandı

300 Damızlık Koyun Projesi başvuru sonuçları tam isim listesi açıklandı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (TİGEM) resmi internet sitesinde Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık 300 Koyun Projesi ön değerlendirme sonuçlarının açıklandığı duyuruldu.

Kamuoyunda "300 Koyun Projesi" olarak bilinen "Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi" ön değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (TİGEM) internet sitesinden yapılan duyuruda, "Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi (300 Koyun) kapsamında TİGEM tarafından yapılan ön değerlendirme sonucunda oluşan listeler üreticilerimizin bağlı bulunduğu İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine gönderilmiştir" denildi.

300 koyun projesi kapsamında TİGEM tarafından yapılan ön değerlendirme sonucunda oluşan listeler üreticilerin bağlı bulunduğu İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine gönderilmesinin ardından aynı zamanda  bu listede ismi yer alan üreticilerin e posta adreslerine ve telefonlarına bilgi mesajları iletildi.Bilgi mesajı gelen üreticiler, projeden faydalanabilmek için başvuru yaptığı İl/İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine en geç 24 Nisan 2018 tarihi mesai bitimine kadar istenilen evrakları eksiksiz olarak teslim etmeleri gerekiyor. 

Rusya'ya Domates İhracatı Başladı

Rusya'nın Türkiye'den alımını 2 yıl boyunca durdurduğu tarım ürünlerinden biri olan domateste yasağın kalkmasının ardından onay alan iki firma daha Rusya'ya ilk ihracatını bugün gerçekleştirdi. Manisa Salihli'de yer alan iki serada üretilen domatesler özel ambalajlar ile Rusya'ya gönderildi.
Manisa’nın Salihli ilçesinde topraksız iki serada üretilen domateslerin Rusya’ya ihracatı başladı.
Rusya Federal Veteriner ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi’nin, Türkiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı garantisi altında Rusya’ya domates gönderme iznini vermesinin ardından, Salihli’deki topraksız serada domates üreten Lider Gıda ve Bostan Tarım, domates ihracatına başladı.
Salihli’den, Rusya’ya domates ihracatının başladığını ifade eden Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ali Demir, "Rusya Federasyonu’na domates ihracatı konusunda Bakanlığımız ve Rusya Federasyonu Federal Veterinerlik ve Bitki Karantina Servisi yetkililerince daha önce Lider Gıda ve Bostan Tarım’a ait ilçemizdeki domates seralarında yapılan denetimlerin ardından, iki seraya Türkiye Cumhuriyeti’nden Rusya Federasyonu’na domates ihracatına izni verilmiş olup, Müdürlüğümüz İnspektörlerince kontrol ve denetimleri yapılan domateslerin Rusya Federasyonu’na ihracatları başlamıştır. İhracat başta Salihli olmak üzere, tüm ülkemize hayırlı olsun" dedi.
 

Bakan Fakıbaba ‘Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir’

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ev sahipliğinde Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi öncülüğünde başlayan ‘Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları’ konulu uluslararası sempozyuma  katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şu açıklamalarda bulundu.  
“Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir”
Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak tarım alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldıklarını, çiftçiyi de bu stratejinin merkezine alarak projeler belirlediklerini dile getiren Bakan Fakıbaba, “AK Parti Hükumetlerimizin yapmış olduğu çalışmalar sonucu Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımına ve Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği biz verdik. 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 buçuk milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış 3.7 milyar dolardan 16.2 milyar dolara çıktı. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir” dedi.
 Son günlerin tartışma konusu olan et fiyatlarına da değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvansal ürünler ithalatını bitireceklerini söyleyerek, “Her zaman ve her yerde söylüyorum, ana olmadan dana olmaz, dana olmadan da et olmaz. İşte bu bilinç ve şiarla 250 bin damızlık düve projesi, 300 damızlık koyun projesi. Birlikte yürüttüğümüz müşterek diğer proje ve çalışmalarımızla orta ve uzun vadede inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna geleceğiz” diye konuştu.

 
 

DSİ Tarlaya Su Götürsün

Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan 548 Sıra Sayı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerine konuştu. 
Gaytancıoğlu, yasa tasarısının, ne bir sivil toplum kuruluşunda ne üniversitelerde ne de meslek örgütlerinde tartışıldığını söyledi. Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonunda bazı düzeltmelere CHP’li Komisyon Üyelerinin ısrarları üzerine gidildiğini belirtti. Eğer bunlar da düzeltilmeseydi; bütün tarlalara su sayacı takılacak, ne var ne yok kullanılan sular özelleştirilecekti. Fakat hâlâ bu özelleştirme tehlikesi var çünkü bu yasa bu hâliyle geçerse suyun parayla satılmasına olanak sağladığı gibi ormanların da talanına yol açıyor, ifadelerini kullandı.

ÇED Raporu Şart

Maddelere göre, bütün su alanlarına, nehirlere, göllere, barajların üzerine güneş enerjisi panellerinin kurulabileceğini söyleyen Gaytancıoğlu,”Başlangıçta güzel geliyor ama bakalım çok modern güneş enerjisi panelleri mi kuracaksınız, yoksa basit, düzmece düzenekler mi kullanacaksınız? Çünkü suyu kim yönetirse istediği şekilde devri edebiliyor, bunda ÇED raporu da yok. Suyun altında, üstünde binlerce, on binlerce canlı hayvan var, ekolojik sistem var, denge bozulursa bozulsun. Siz ona bakmıyorsanız ki, siz sadece paraya bakıyorsunuz. Dolayısıyla bunda acilen ÇED raporu alınması gerekmektedir” dedi.
Gaytancıoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Bu ülkede daha önceden toprak, su genel müdürlüğü vardı. Toprak toplulaştırması işlerini onlar yapıyordu, her türlü haritalar üzerinde çalışarak nerelere barajlar kurulacağı, nerelere sulama tesisleri kurulacağı konusunda bilimsel araştırmalar yapılıyordu, onu kapattınız, Köy Hizmetleri kuruldu. Köy Hizmetlerinin yerine şimdi görevleri başka başka kurumlara veriyorsunuz. Toprak toplulaştırma işini de Tarım Bakanlığına bağlı Toprak Reformu Genel Müdürlüğü yapıyordu, şimdi Devlet Su İşleri bu işi yapacak. Yani Devlet Su İşleri, bırak bu işleri; başka işlere bakın. Siz tarlalara su götürmeye, üreticiye su götürmeye bakın. Barajlar delik deşik; barajlara o tamiratı yapalım. Artık dünyada ciddi bir su sıkıntısı başlayacak, belki yirmi, otuz yıl sonra dünyada su savaşları çıkacak; 1 gram su bile önemli. Tarlaya da suyu götürmemiz lazım, sağlıklı suyu insanlara da içirmemiz lazım. Ama dediğim gibi Devlet Su İşleri, açık olan sulama havzalarını artık kapatması lazım, suyu damla damla tarlalara götürmesi lazım. Bu yönde yasalar getirdiniz de biz "Hayır." mı dedik? Ama sizin getirdiğiniz yasalarda ne var? Demokrasiyi ortadan kaldırıyorsunuz. Yirmi beş yıl önce "Aman bu DSİ bu işi yapamıyor, bu işleri bıraksın." dediğiniz, sulama birliklerine suyu devrettiğiniz konuyu tekrar Devlet Su İşlerine alıyorsunuz” dedi.
Çiftçi Kredi Çekmeden Nasıl Dursun
CHP’li Gaytancıoğlu, “On yıl önce 1 kilo buğday 80 kuruştu, hâlâ 80 kuruş ama on yıl önce 1 litre mazot 1,5 liraydı, şimdi 5,5 lira. Hangi sulama birliği, hangi kooperatif, hangi çiftçi buna dayansın, dayansın da kredi çekmesin; var mı böyle bir şey? Siz iktidara geldiğinizde 1 milyar lira olan çiftçi borcu 100 milyar liraya dayandı yani tabii ki birlikler çalışamaz. Buna rağmen, DSİ'nin raporlarına baktığınızda, sulama birlikleri o kadar da kötü değil. Bırakın demokrasin yaşasın; eksiklikler varsa, sorunlar varsa denetleme mekanizmalarını çalıştıralım”
Nişasta Bazlı Şekerin Kotasını Israrımız Üzerine Yüzde 5’e Çektirdik Ama Denetim Yok
CHP’li Okan Gaytancıoğlu,”Bunun dışında, eklediğiniz yeni genel müdürlükler var. Nişasta bazlı şekerin denetimini sağlayacak Şeker Kurumu, Tarım Bakanlığına bağlandı. Burayı getirdiniz Komisyona, 6 tane daire başkanlığı ihdas ettiniz, Maliye Bakanlığı "Vermem." dedi. Ben o bürokratları tebrik ediyorum. Şimdi tekrar Komisyondan Genel Kurula indi, "Onu da denetleyeceğiz..." İnşallah bu kurum denetler yani denetim görevini yapar, halkımızı nişasta bazlı şekere muhtaç etmeyiz, sağlığını tehlikeye sokmayız. Tarım Bakanlığını bu konuda göreve davet ediyorum. Çünkü nişasta bazlı şekerin kotası, biliyorsunuz, yüzde 15'e çıkarılmıştı, ciddi baskılar yaptık, yüzde 5'e çekildi ama denetim yok. Denetim olmazsa, isterseniz sıfıra çekin, denetleyemezseniz nişasta bazlı şeker kansere, şekere, obeziteye yol açar. Niye bunu söylüyorum? Çünkü torba yasa, torba yasanın içinde bu da var, tabii ki bunları konuşacağız. Yani suyun içinde şeker var, şekerin içinde toprak var, toprağın içinde orman var yani karman çorman bir şey”
Bu Yasayı Geri Çekin
CHP’li Gaytancıoğlu,”Komisyon aşamasında yüzlerce sulama birliğinin yöneticisi bizlere geldi, dolaştılar. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin sonuna kadar işlemesinden yana. Bu yasayı çekin. Sulama birliklerini tarihe gömdüğünüzde ne olacak? Asıl sorun, sizin, tarıma, çiftçiye yeterli önemi vermemeniz, bir türlü çiftçiyi efendi görmemeniz. Yahu, o çiftçi güneşin alnında ter ter terliyor, güneşin altında elleri nasırlı çalışıyor; tarlasına suyu götürebildi mi, hele hele o suyu ucuza götürebildi mi ondan mutlusu yok. Burada bu çiftçimize hep beraber yardımcı olalım; tarlasına suyu en ekonomik nasıl götürürse, nasıl başarılı olursa, üretimi nasıl artırırsa ona destek verelim. Yem bitkileri ekilişini artıralım. Ama siz ne yapıyorsunuz? Yem ithalatını artıyorsunuz yani yem bitkileri ekilişine destek vermiyorsunuz, çayır, meralara gübre götürmüyorsunuz, su götürmüyorsunuz, onun yerine ithalatı artırıyorsunuz. Bakın, şu anda Türkiye'ye yem ham maddelerinden soyayı, mısırı, buğdayı, arpayı; tam yarısını ithal ediyor, yazık değil mi? Kendi çiftçimiz borçlanıyor, kendi çiftçimiz perişan bir vaziyette, sizden destek alamıyor. Siz ne yapıyorsunuz? Su parasını ödemediği için onun desteğine bile göz dikiyorsunuz, diyorsunuz ki: "Destekleme ödemelerinden kesinti yapacağım." Çiftçi ne yaparsa yapsın. Çiftçi de ne yapıyor? Çiftçimiz köyden kente göç ediyor. Peki, köyünü terk ettiği zaman mutlu mu oluyor? Hayır, kesinlikle mutlu olmuyor.
Pazar günü Tokatlıların dernekleri ağırlıklı olarak İstanbul'da, şeker özelleştirmesine karşı bir yürüyüş ve ardından bir basın açıklaması yaptık. Bizler de Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak oradaydık. "Ya biz Tokat'ı terk etmek zorunda kaldık." diyor oradakiler. "Niye terk etmek zorunda kaldınız?" "Çünkü bize AKP Hükûmeti söz vermişti." "Neyin sözünü vermişti?" "Şu sigara fabrikasını bir kapatalım, burada 300 kişi çalışıyordu, 1.000'e çıkartacağız. "Tokatlılar da inanmış. Sigara fabrikasını kapatmışlar, şimdi o fabrikanın yerinde yeller esiyor. Şimdi şeker fabrikaları özelleştiriliyor. Biz size güvenmiyoruz. Fabrikaları sözde satmaya çalışıyorsunuz ama bunlar kapanacak. Kapandığı zaman da Anadolu boşalacak, Türkiye'deki çiftçiler büyük şehirlere göç edecekler. Bunu mu istiyorsunuz? Birazcık da bizi dinleyin” diyerek konuştu.
 

Türkiye ve KKTC Arasında Tarım Alanında İşbirliği Protokolü İmzalandı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "Tarımsal anlamda her türlü desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz." dedi.
Türkiye ile KKTC arasında "Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptı"nın imzalanması dolayısıyla Bakanlığın Toplantı Salonu'nda tören düzenlendi. Mutabakat zaptını, Fakıbaba ile KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali imzaladı.
Fakıbaba, buradaki konuşmasında, yavru vatan Kıbrıs'ın değerli Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Şahali'yi ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi.KKTC'nin tarımda daha güçlü ve etkin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Fakıbaba, "İki tarım bakanı olarak birlikte hangi çalışmaları yürüteceğimizin detaylarını konuştuk.Yavru vatan Kıbrıs'ı, ülkemizin bir parçası olarak görüyoruz. Bugüne kadar Kıbrıs ile birçok projeye ve birçok ortak işbirliğine imza attık. Tarımsal anlamda her tür desteği veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Şimdi imza atacağımız anlaşma ile tarımsal işbirliğimiz daha da güçlenecektir." dedi.
Fakıbaba, mutabakatın her iki ülke için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Şahali de imzalanan mutabakatla iki ülke arasındaki ilişkilerin ileri boyuta taşınacağını belirterek, "Tarım, bilimsel olarak ele alınması gereken bir üretim alanı. Bu doğrultuda Türkiye çok mesafeler katetti. Türkiye'nin deneyimlerinden faydalanmak bizim için çok önemli." diye konuştu.Tarım ve kırsal kalkınma alanında ekonomik ve teknik işbirliğinin geliştirilmesi için uygun şartların oluşturulması amacıyla imzalanan anlaşmayla tarım, bitkisel üretim, bitki koruma, hayvancılık, hayvan sağlığı, balıkçılık, sulama ve kırsal kalkınma alanlarında işbirliği yapma hususlarında mutabakata varıldı.
 
 

Meclis Bu Hafta Çiftçi İçin Mesaide

Meclis, çiftçileri, ve üreticileri çok yakından ilgilendiren tasarı için yoğun mesai yapacak. Tasarıyla, Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda yer alan yetkiler, DSİ Genel Müdürlüğüne veriliyor.
TBMM Genel Kurulunda bu hafta, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda, görüşmeleri iki kez ertelendikten sonra kabul edilen, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek.
Tasarıyla, DSİ Genel Müdürlüğü'nün, su tahsisi yapmaya görevli ve yetkili olduğuna dair hüküm açık şekilde kanuna yazılıyor.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda yer alan yetkiler, DSİ Genel Müdürlüğü'ne veriliyor. Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde DSİ uygulayıcı kuruluş olarak yetkili olacak.
Sulama tesislerinden izinsiz olarak su kullananlara, izinli kullanım olması halinde alınması gereken işletme ve bakım ücretinin yüzde 50 fazlası tutarında idari para cezası verilecek.
Orman Genel Müdürlüğü, devlet ormanlarında arkeolojik kazı yapılmasına; odun kömürü, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına ve yeraltında depolama alanı kurulmasına, bedeli karşılığında 29 yıla kadar izin verebilecek.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na ait taşınırlar, taşıtlar, araç, gereç ve malzemeler ile makine ve teçhizatlar DSİ'ye devredilecek.
Kamu kurumlarının ihtiyaçları ile fayda görülen hallerde, her türlü orman ürünü piyasa fiyatı üzerinden satılabilecek.
Sulama Birliği, amacına ulaşamayacağının tespit edilmesi durumunda DSİ'nin teklifi üzerine feshedilecek. Su kullanıcısı olma vasfını kaybedenlerin üyelikleri sonlandırılacak.
Denetimlerde maksadına ulaşamayacağı tespit edilen sulama birlikleri, başka bir birlikle birleştirilebilecek.
Ziyaretçiler milli parklara ücret ödemeden giremeyecek. Bu yerlere ücret ödemeden giriş yaptığı tespit edilenlere, giriş ücretinin on katı tutarında idari para cezası verilecek.
Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı ile Şeker Dairesi Başkanlığı kurulacak.
Hayvan sahiplerinden, hayvanların tanımlanmasında kullanılan kulak küpesi ve mikroçip gibi tanımlama araçlarının bedeli alınmayacak.
İHTİSAS KOMİSYONLARI
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, 12 Nisan Perşembe günü gerçekleştireceği toplantıda, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Tasarısını ele alacak.
FOREX Piyasasındaki Aracı Kurumların Bireysel Yatırımcıları Mağdur Ettikleri İddialarının Araştırılması Alt Komisyonu, 11 Nisan Çarşamba günü toplanacak.
Toplantıda, Maliye, Adalet ile Gümrük ve Ticaret Bakanlıkları,Borsa İstanbul A.Ş, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, SPK, BBDK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin temsilcileri sunum yapacak.
KİT Komisyonu denetimlerine devam edecek.
Komisyon 11 Nisan günü, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ve Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü'nün, 12 Nisan günü ise Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün hesaplarını inceleyecek.
 
 

Bakan Fakıbaba'dan "Erken Destek" Müjdesi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, çiftçiye verilen tarımsal desteklemelerin bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da erken ödenmesinin planlandığını bildirdi.
Fakıbaba, Türkiye'nin verimli tarım arazileriyle dünyanın en önemli gıda üretim merkezlerinin başında geldiğini söyledi.
Ülkenin tarım alanlarının daha iyi değerlendirilebilmesi için üretici ve tüketicilerle daha fazla iş birliği yapmayı planladıklarını ifade eden Fakıbaba, bu anlamda hem üreticiyi hem de tüketiciyi daha fazla rahatlatmaya çalıştıklarını belirtti.
Fakıbaba, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım ile yaptıkları görüşmelerin ardından, çiftçiye ödenen tarımsal desteklemelerin tarihinde değişikliğe gittiklerine dikkati çekti.
Bu yıl şubat ayında yaptıkları destekleme ödemelerini gelecek yıl da erken ödemeyi planladıklarını vurgulayan Fakıbaba, şöyle devam etti: 
"Tarımsal desteklemeler eskiden altıncı ve yedinci aylarda verilirdi, bu yıl şubatta verildi, seneye de aynısını yapacağız. Her gittiğim yerde çiftçi arkadaşlarım 'Allah razı olsun, biz eskiden haziranda, temmuzda bu destekleri alırken, şimdi şubat ayında alıyoruz' diyor, teşekkür ediyorlar. Allah'ın izniyle, çiftçi kardeşlerim benim ailem. Yani gıda, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kim varsa benim ailem. Tabii 81 ilimizdeki her vatandaş benim kardeşim ama açık konuşmam gerekirse özellikle benim ailem bunlardır."
"Sürekli hizmet talimatı alıyoruz"
Fakıbaba, çok yoğun bir tempo ile çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşların temsilcileriyle sık sık bir araya gelerek yürütülecek çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Fakıbaba, mümkün olduğunca da üretici ve tüketiciyle yüz yüze görüşme gayretinde olduklarını söyledi.
Fakıbaba, görevini en iyi şekilde sürdürmenin gayretinde olduğunu vurgulayarak, "Bütün halkımızın emrindeyiz ve hizmetkarıyız. AK Parti'den almış olduğumuz talimat budur. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan sürekli hizmet talimatı alıyoruz. Haftada en az üç yere gidiyorum, gerekli çalışmaları yapıyorum. Yapabileceklerimiz için söz veriyoruz, yapamayacaklarımız için ise özür diliyoruz. İnşallah her geçen gün daha iyiye doğru gidiyoruz." diye konuştu.
Şanlıurfalı çiftçilerden Mehmet Nuri Albayrak da desteklemelerin erken ödenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Çiftçinin arazisini daha rahat ürüne hazırlayabildiğini anlatan Albayrak, "Desteklemenin erken ödenmesi çiftçi açısından önemlidir. En azından zor duruma düşmez. Erken ödenmesi çiftçinin işine geliyor. Dolayısıyla ister istemez zor durumda kaldığı dönemlerde erken aldığı ödeme sayesinde kendini daha rahat hissediyor. Tarla bakımını ve arazi sürümünü daha iyi yapıyor. Bu dönemde verilmesi çiftçilerimizi memnun etmiştir." şeklinde konuştu.
Çiftçi Hüseyin Öztürk ise erken ödemeler sayesinde borçlanmadan arazilerine bakım yapabildiklerini söyledi.
Desteklemenin erkene çekilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Öztürk, emeği geçen hükümet yetkililerine teşekkür etti.
 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba: 'Çiftçilere 100 bin TL faizsiz kredi verilecek'

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba: "Çiftçilere 100 bin TL faizsiz kredi verilecek" 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "Hayata geçirdiğimiz proje ile çiftçilerimize 100 bin TL faizsiz kredi kullandırılacak. Proje sonunda ihtiyacımız olan damızlık anaç sayısının artmasına katkı sağlanacak, 7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık sığır sayısına ulaşılacak. Böylece, işletme kapasitelerin doluluk oranı artırılmış olacaktır" dedi.
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, TİGEM ve Ziraat Bankası arasında, "500 bin Anaç Koyun ve 250 bin Düve Projesi Protokolü" gerçekleştirildi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında, Bakan Fakıbaba'nın katılımlarıyla gerçekleştirilen iş birliği protokolü ile, hem çiftçilerin gelirinin arttırılması hem de tüketicilerin uygun fiyatla kaliteli kırmızı et ve süt tüketimi sağlayabilmesi hedefleniyor. Programda konuşan Fakıbaba, küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve ihtiyaç olan anaç koyun sayısını elde etmek için, TİGEM aracılığıyla, “Sözleşmeli Üretim Modeli” Projesini başlattıklarını ifade ederek, "Bu projeden, kredibilitesi yeterli, Bakanlık Kayıt Sistemine kayıtlı, barınak kapasitesi yeterli, mera varlığı olan ve/veya kaba yem teminini sağlayabilen yetiştiricilerimiz arasından, puanlama usulüyle seçilenler faydalanabilecektir. Bu proje ile; her bir yetiştiricimize, 300 başa kadar anaç koyun temin edilecektir. Doğacak kuzulara taban fiyat ile alım garantisi veriyoruz. Kredi ile avansların geri ödemesi, doğan kuzuların bedelinden düşülerek, kalan meblağ üreticiye ödenecektir. Kredinin geri ödemesi ise ilk 2 yıl ödemesiz, sonraki 5 yıl ödemeli, toplam 7 yıl olacaktır. Ayrıca proje sonunda yetiştiricilerimize, 2018 yılı sonuna kadar, toplamda 500 bin baş damızlık koyun vermeyi, ve sekizinci yılda yaklaşık 5 milyon baş damızlık dişi koyun sayısına ulaşmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
"250 bin düve projesi" Eş zamanlı olarak büyükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve ihtiyaç olan düve sayısına ulaşabilmek içinse Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile “250 Bin Düve” Projesi başlatıldı. Bu projeden de tecrübeli ve kapasite açığı bulunan kooperatif üyesi çiftçiler yararlanabilecek. Proje ile çiftçilere 100 bin TL faizsiz kredi verileceğini kaydeden Fakıbaba, "Bu kredinin yüzde 80’ i düve, yüzde 20’si yem tedariki için kullandırılacaktır. Kredinin geri ödemesi ise, ilk 2 yıl ödemesiz, sonraki 5 yıl ödemeli, toplam 7 yıl olacaktır. Proje sonunda ihtiyacımız olan damızlık anaç sayısının artmasına katkı sağlanacak, 7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık sığır sayısına ulaşılacak. Böylece, işletme kapasitelerin doluluk oranı artırılmış olacaktır" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, TİGEM ve Ziraat Bankası arasında protokol imzalandı. İmza törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fakıbaba, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin yapılan eleştiriler hakkında, "Ben Başbakanımızın verdiği kararın doğru olduğuna inanıyorum, kendisi çok zeki bir büyüğümüz bizim. Bu bağlamda Başbakanımızın verdiği kararın altına ben imzamı atarım" ifadelerinde bulundu.
 

"Köylünün Hayat Standardını Yükseltmek İçin Çalışıyoruz"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsal kesime yönelik projeleri artıracaklarını belirterek, "Elimizden geldiği, kadar özellikle köyde yaşayan kardeşlerimizin hayat standartlarını yükseltmek, onların gelirlerini artırmak için çalışıyoruz. 250 köy projemiz (Örnek Köy Projesi) ve diğer benzer projelerin üzerinde daha çok duracağız." dedi.
Fakıbaba, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık potansiyelini daha iyi kullanabilmek için çok yönlü çalışma yaptıklarını söyledi.
Özellikle Anadolu köylerinde yaşayan vatandaşlara sahip çıkmayı temel düstur edindiklerini vurgulayan Fakıbaba, bu kapsamda kısa, orta ve uzun vadeli farklı projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını dile getirdi.
Türkiye'de tarımın önünün açık olduğunu anlatan Fakıbaba, ürün planlaması yaparak arz ve talep dengesini sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.
Fakıbaba, tarımda değişimin ve dönüşümün ilk adımını "Örnek Köy Projesi"yle başlatacaklarına dikkati çekerek, "Üretimde sistemli bir planlama yapacağız. Arz ve talep dengesini üretimde gözeteceğiz. Talebe göre üretim yapacağız. Ürünün fazlasının ihracını daha iyi planlayacağız. Bunlar basit konular gibi gözükse de inanın bu, Türkiye'nin tarımsal geleceği açısından büyük önem arz ediyor." diye konuştu.
Her şehre 3 örnek köy
Fakıbaba, Örnek Köy Projesi ile tarım ve hayvancılığın kalkındırılmasının amaçlandığını belirtti.
Proje sayesinde kırsal nüfusu ve tarımsal üretimde verimliliği artıracaklarını vurgulayan Fakıbaba, "Yaptığımız bütün işler önce insan için. Biz elimizden geldiği kadar, özellikle köyde yaşayan kardeşlerimizin hayat standartlarını yükseltmek, onların gelirlerini artırmak için çalışıyoruz. 250 köy projemiz (Örnek Köy Projesi) ve diğer benzer projelerin üzerinde daha çok duracağız. Şu anda iki köyde başladık, diğer illerimizde de yıl sonuna kadar başlayıp bitireceğiz. Tek tek hayata geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Fakıbaba, proje kapsamında her ilde 3 örnek köy kurulmasının planlandığını sözlerine ekledi.
 

Gece Sulaması Çiftçinin Kazancını Yüzde 15 Artırıyor

Dicle Elektrik Dağıtım tarafından özelleştirmenin gerçekleştiği ilk günden bu yana bölge çiftçisine hem enerji israfını, hem de su israfını önlemek amacıyla birçok kez önerilen gece sulamasına bilim insanlarından bir destek daha geldi.
Harran Üniversitesi (HRÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, gece sulaması yapan çiftçilerin enerji ve suyu daha az harcarken, üretimde yüzde 15 daha fazla verim sağladığını açıkladı.
Dicle Elektrik Dağıtımın hem enerji israfını önlemek, hem de çiftçinin daha modern ve bilimsel yöntemlerle üretim yapmasını özendirmek amacıyla ziraat odaları ve sulama birlikleri gibi kurumlara önerdiği gece sulamasını küçük bir kesim uyarken, çoğunluk yine doğal enerji kaynaklarını aşırı tüketen alışkanlıklarına devam etmişti. Gece sulamasına yapılmasına ilişkin bir uyarı da konuyla ilgili çalışmalar yapan Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu’dan geldi. Çullu kuraklık riskine dikkat çekerek, “Harran ovasındaki suyun yüzde 25’ini, yani yaklaşık 500 milyon metreküp suyu aşırı ve bilinçsiz kullanım sonucu kaybettik. Çiftçilerimize gece sulaması yapmalarını tavsiye ediyoruz. Gece sulamasında bitkiler sudan daha iyi yararlandıkları gibi, su buharlaşarak boşa gitmiyor. Cullap Sulama Birliğinde 3 yıl deneme yaptık. Çiftçilerin ektiği ürünlerin verimi arttı. Dekarda 500 kilo yerine 550 kilo verim alan çiftçi, 100 dekarda 5 ton fazla verim almayı başardı. Son olarak, Doğa Koruma Merkezinin de katkısı ile Suruç’ta 10 çiftçiyle birlikte bir çalışma yaptık. Bu çalışmada gece ve gündüz sulaması yapılan pamuk tarlalarındaki sonuçları karşılaştırdık. Sulama metodu olarak yağmurlama yapıldı. Araştırma sonuçlandığında gece sulaması yapılan tarlalarda hem yüzde 15 verim artışı oldu, hem de yüzde 15 daha az su kullanıldı. Gündüz sulama yapılan tarlada dönümde 500 kilo pamuk alınırken, gece sulaması yapılan tarlanın dönümünden 550 kilo pamuk hasadı yapıldı. Çiftçi hem daha az enerji ile daha az su harcadı, hem de daha fazla ürün elde etti. Bu yöntemle çiftçimizin üründen elde edeceği gelirin de artacağını görmüş olduk” dedi.
Gece sulamasında sezonda 2-3 sulama tasarrufu sağlanıyor
Gece sulamasının devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini de kaydeden Harran Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, “Gece sulaması yapmaya mecburuz. Devlet Su İşleri ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile birlikte bunun bir zorunluluğa dönüştürülmesi ekonomik anlamda çok faydalı olur. Gece sulaması, sezonda 2-3 sulama tasarrufu ve ürün artışı sağladığı gibi yüzde 15-20 oranında da enerji tasarrufu sağlıyor. Yaptığımız araştırmalar bize, gece sulaması gibi tedbirler alınmadan aşırı ve bilinçsiz sulama yapıldığında, toprağı yorduğunu ve giderek çoraklaştığını ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.
 
 

Tarım-ÜFE’de Artış

Tarım-ÜFE Şubat ayında Bir önceki yılın aynı dönemine göre %2.5 artış gösterdiği açıklandı.
TÜİK, şubat ayına ilişkin tarım-ÜFE verilerini açıkladı.
Buna göre tarım ürünlerinde üretici fiyatı bir önceki aya göre yüzde 0,86, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 2,50, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,98 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12,37 arttı.
Bir önceki aya göre değişim, tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 0,57, ormancılık ürünlerinde yüzde 2,97 ve balıkçılıkta yüzde 9,13 artış şeklinde oldu.
Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim; tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,43, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1,10 artış, çok yıllık bitkisel ürünlerde ise yüzde 1,80 azalış olarak gerçekleşti.
Bir önceki aya göre alt tarım gruplarından çeltik yüzde 9,31, koyun ve keçinin işlenmemiş süt ve yapağıları yüzde 2,65, sebzeler yüzde 2,58 ve tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlar yüzde 0,22 artış, turunçgiller yüzde 3,33 ve canlı kümes hayvanları ve yumurtalar yüzde 1,70 azalış gösterdi.
Şubat 2018’de endekste kapsanan 86 maddeden; 56 maddenin fiyatlarında artış, 25 maddenin fiyatlarında düşüş gerçekleşirken, 5 maddenin fiyatlarında değişim gözlenmedi.
 
 

Tarlada Su Saati Dönemi mi Başlıyor !

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Her tarlanın başına saat getirilecek. Bu da suyun israf edilmeden kullanılmasını sağlayacak. Çiftçi de ne kadar su kullandığını görecek. Parasını ödemeyenin ise suyu kesilecek" dedi.
Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinde yetkiyi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan alıp Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı DSİ’ye veren tasarı, dün TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. 
Yetki alanı ile ilgili görüş ayrılığı yaşadıkları iddia edilen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, komisyonda birlikte görüntü verip, muhalefetin eleştirilerine karşı düzenlemeyi beraber savundu. Fakıbaba, getirilen düzenleme ile suyun israf edilmeden kullanılması için her tarlanın başına saat getirileceğini, evlerdeki gibi parasını ödemeyenin de suyunun kesileceğini söyledi. CHP, 59 maddelik tasarının 9-10 maddesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gitme sinyali verirken, MHP de tasarının yeniden gözden geçirilmesini talep etti. 
Komisyonda, tasarıya ilişkin sunum yapan Eroğlu, “Su zengini bir ülke değiliz, bilinçli kullanmalıyız. Fazla su, fazla ürün değildir. Hem lüzumsuz su, hem lüzumsuz para harcanıyor. Bunların önüne geçilecek” dedi.
Tasarı ile içme suyu tesisleri nedeniyle DSİ’ye borcu olan belediyelerin, bu borçlarını Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak DSİ’ye ödenmesinin sağlanacağını söyleyen Eroğlu, “Baraj, gölet projelerinde yatırım bedeli olarak çiftçilerden ücret alınıyordu, bu uygulamayı kaldırıyoruz. Çiftçilerin üzerindeki ağır yükleri alıyoruz” diye konuştu.
Çiftçiyle Su Sözleşmesi
Bakan Fakıbaba da hükümet adına yaptığı konuşmada, “Tarla içi sulama için sözleşme imzalanacak. Her tarlanın başına saat getirilecek. Bu da suyun israf edilmeden kullanılmasını sağlayacak. Çiftçi de ne kadar su kullandığını görecek. Parasını ödemeyenin ise suyu kesilecek. Evlerde nasıl uygulanıyorsa tarım alanlarında da aynı uygulama geçerli olacak. Yapılan değişiklikleri doğru buluyorum” dedi.
Fakıbaba, “Çiftçimiz suyu pahalı alıyor, gelin indirelim, diyebilirsiniz ama birisi borcunu öderken birisi ödemiyorsa devlet bunun gereğini yapmalı” diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 59 maddelik tasarıda 9 ya da 10 madde ile ilgili muhalefetin çekinceleri olduğunu söyledi. MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı da özellikle sulama birlikleri ve su kullanımına ilişkin icra, iflas ile ilgili düzenlemelerin çiftçilerin aleyhine olacağını savundu.
 

Kayseri, Kırsalı Organik Tarım ve Besicilikle Kalkındıracak

Kırsalda kalkınmayı sağlamak için bir çok proje geliştiren Kayseri Büyükşehir Belediyesi özellikle organik tarım ve besicilik üzerinde yoğunlaştı. Üretimin sağlıklı yapılması adına ‘Organik Köyler’ kurmayı hedefleyen Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi , Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi Projesi ile çiftçilere ürünlerin üretilmesinden pazarlamasına kadar önemli olanaklar sağlıyor.
Türkiye’de örnek olarak nitelendirdikleri projenin daha fazla bölgede uygulanmasını amaçladıklarını belirten Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik şu bilgileri verdi:
“Gıda maddelerinin içerisindeki bir takım katkı maddeleri son yıllarda insanları sağlıklı, doğal ve organik beslenmeye yöneltti. Bu çerçevede organik tarımdan, doğal üretimden son yıllarda yoğun bir şekilde bahsedilmeye başlandı; ancak uygulamada çok ciddi çalışmalar olduğunu söylemek zor. Çünkü organik ya da doğal üretimin detaylarına girdiğinizde çok da doğal olmadığını görüyorsunuz. Bu anlamda Kayseri’de yüzde 100 doğal ürünlerin üretilmesi için Türkiye’de ilk olan bir projeyi hayata geçirdik.”
Sınavla Bahçe Tahsisi
Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi ile Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi Projesi’ni hayata geçirerek çiftçilerin organik tarımı öğrenmesi ve benimsemesi adına önemli bir adım attıklarını belirten Çelik, proje kapsamında sadece organik üretim değil tıbbi bitki yetiştirilmesini de çiftçilerin gündemine taşıdıklarını söyledi. Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı Projesi’nin ayrıntılarından bahseden Çelik , “Projemiz için Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Derneği ile bir protokol imzaladık. Bu protokol kapsamında ortak bir çalışma yaptık. Önce, Doğal Ürünler Bahçesi ve Pazarı için 53 bin metrekarelik bir alan belirledik. Burada farklı büyüklüklerde 54 adet bahçe oluşturduk. Ardından bu bahçelerde üretim yapacak çiftçilerimizi tespit ettik. Bahçemizin bulunduğu bölgeye öncelik vererek belirlediğimiz çiftçilerimizi eğitime aldık. Konusunda uzman akademisyenler getirerek 88 saatlik organik tarım eğitimi verdik. Her eğitim sonunda değerlendirme sınavı yaparak sınav ortalaması 70 ve üzeri olan 48 üreticiye bahçe tahsisi yaptık. Eğitim sonunda, sınavlardan başarıyla geçen 48 üreticiye ekmeleri için domates, biber, patlıcan, salatalık ve çilekten oluşan yerli tohumlar ve yine lavanta, kekik, ekinezya, biberiye gibi tıbbi aromatik bitkilerin fideleri verdik. Üreticilerimize 50 bin fide dağıtımı yapıldı” bilgisini verdi.
Kayseri’nin Yerel Ürünleri Üretiliyor
Doğal ürünler bahçesinde yüzde 100 yerli, yüzde 100 doğal ürünler üretildiğini vurgulayan Çelik şöyle devam etti: “Burada Kayseri’nin meşhur ürünlerinden Karahıdır domatesinin, Yamula patlıcanının, Cırgalan biberinin üretimleri yapılıyor. Üreticilerimiz bu ürünlerini 1500 metrekare kapalı pazar yeri ile 1300 metrekare açık pazaryerinde çarşamba ve cuma günleri kurulan pazarda tüketici ile buluşturuyorlar. Doğal ürünler bahçemizde doğal ürünlerin satışını yapan 8 adet de dükkan bulunuyor. Hemşehrilerimiz bu dükkanlardan organik ekmek, salça, konserve, yumurta, bal gibi gıda maddelerini temin edebiliyorlar” dedi.
Kadın Çiftçilerin Emeği Değerlendiriliyor
Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi çalışmalarına da değinen Çelik, “Bünyan ilçemizin Karahıdır Mahallesi’nde kullanılmayan okul binasını Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi haline getirdik. Projeyi Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kapadokya Organik tarım Üreticileri Derneği ile birlikte gerçekleştirdik. İç Anadolu Bölgesinde bir ilk olan bu merkezde organik üretici olan kadınlara ekolojik olarak ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi gibi konularda eğitimler veriliyor. Ayrıca ürünlerin işlenerek pazarlanması ve bu yolla kadınlarımıza istihdam oluşturulması için çalışılıyor. Her iki projemizin model alınarak ülkemizde yaygınlaştırılacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Çiftçilere makine ve ekipman desteği
Kırsalın kalkınması için bir dizi destek de sağladıklarını belirten Çelik: “Özellikle makine teçhizat alanında çiftçilere katkı sağladık.Çiftçilerimizin alamadıkları 57 tarım makinesini Büyükşehir Belediyesi olarak aldık ve çiftçilerimizin kullanımı için ilçelerimize dağıttık. Amacımız çiftçilerimizin daha modern imkanlarla ekim yapmalarını ve bu yolla üretimi artırmalarını sağlamaktır. “Soğuk Süt Zinciri” adıyla hayata geçirdiğimiz proje çerçevesinde süt üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu 206 adet çiğ süt soğutma tankını aldık ve çitçimize dağıttık” dedi.
Beydeğirmeni Besi Bölgesi 4 bin kişiye istihdam sağlayacak
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ilçelere yönelik tarım projelerinin yanı sıra yaklaşık iki yıldır gündeminde yer alan ve toplam yatırım tutarı 1 milyar TL’yi bulacak olan Beydeğirmeni Besi Bölgesi Projesi’ne odaklandı. Proje kapsamında temin edilen 5,5 milyon metrekarelik alanda kurulacak tesisler ile 80 bin baş besi yapılacak.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik proje hakkında şu bilgileri verdi:
“Bizim yazılı görevlerimiz arasında bulunmamasına rağmen sektöre sahip çıktık. 2,5 senelik detaylı bir çalışmanın sonucu Beydeğirmeni bölgesindeki 5,5 milyon metrekarelik alanı temin ettik. Burası 80 bin baş besinin yapılacağı, her yıl Kayseri ekonomisine 800 bin TL sıcak para kazandıracak bir bölge olacak. Beydeğirmeni’nde elde edilen hasılatın tamamı Kayseri’de kalacak. Şu anda talep topluyoruz. Arsa bedelini metrekaresi 35 TL+KDV olarak açıkladık. Taleplerin tamamlanmasının ardından bu yatırımı faaliyete geçirmiş olacağız.”

Çiftçi Borçlarının Silinmesi ve Taksitlendirilmesi Kanun Teklifi

Çiftçilerin borçlarının silinmesi hakkında kanun teklifi verildi. TBMM’ye verilen teklifte çiftçilerin faiz borçlarının silinmesi ve borçların taksitlendirilmesi isteniyor.
Çiftçi borçları hakkında kanun teklifi verildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun teklifi Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdem imzası taşıyor. Verilen kanun teklifinde çiftçilerin tarımsal üretimden kaynaklanan tüm borçlarına ilişkin faizlerin affedilerek, ana para borcun taksitlendirilmesi konusu yer alıyor.
Teklifin gerekçesinde Türkiye’de son yıllarda hem kuru baklagil hem canlı hayvan ithalatı ciddi bir artış gösterdiği, çiftçi sayısının 2 milyon 124 bine gerilediği ifade edildi. Çiftçinin bankalara borcunun 73 milyar TL’yi aştığı, binlerce ekim alanının çiftçinin ödeyemediği krediler nedeniyle icra yoluyla bankaların eline geçmiş olduğu vurgulandı.
Kanun teklifi kabul edilirse çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Kamu bankalarına vadesi geçmiş olduğu halde ödeyemediği borçlarının faizleri silinecek, anapara borcu eşit taksitlere bölünerek alınacak. Hakkında hukuki işlem başlatılmış olan alacaklarla ilgili icra takipleri durdurulacak, açılmış davalar sonlandırılacak. Tarım kredilerinden kesinti yapılamayacak, komisyon alınamayacak. Çiftçilerden tarım sigortası adı altında ek ödeme talep edilemeyecek.
Çiftçi borçlarının silinmesi konusunda verilen kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek. Gündeme girecek olan teklif komisyonda görüşüldükten sonra TBMM Genel Kurul gündemine alınabilecek. Çiftçi faiz borçları, çiftçi borç yapılandırması için gözler teklifte olacak.
 

Sertifikalı Tohum Üretimi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, sertifikalı tohum üretimiyle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
 “AK Parti Hükümetlerimiz döneminde, tarımın stratejik unsurlarından biri olarak gördüğümüz tohum konusuna gereken önem verildi. Bu doğrultuda ilk kez tohumluk desteğinin verilmeye başlandığı 2005’ten bugüne kadar;
1,5 milyon çiftçimize 1 milyar TL sertifikalı tohum kullanım desteği,
Sertifikalı tohum üreticilerine 330 milyon TL sertifikalı tohum üretim desteği,
86 bin çiftçimize 362 milyon TL sertifikalı fidan kullanım desteği,
Sertifikalı fidan üreticilerimize ise 3 milyon TL fidan üretimi desteği olmak üzere
toplam 1.7 milyar TL destekleme ödemesi yapıldı.
Bu desteklerimizle beraber tohumculuk üretiminde, veriminde, kalitesinde ve ihracatında ciddi artışlar gerçekleşti.
Nitekim 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohumluk üretimi, 7 kat artış göstererek 2017 yılında 1 milyon 50 bin tona çıktı.
Bugün itibariyle ülkemizde, Bakanlığımızda yetkilendirilmiş sertifikalı tohum üretimi yapan 832 adet üretici firma bulunuyor. 50 bin üretim beyannamesi ile tarla, depo ve laboratuvar kontrolleri yapılmak suretiyle 3,8 milyon da alanda sertifikalı tohum üretimi yapılıyor.
Yine 2002 yılında 17 milyon dolar tohum ihracatımız 2017 yılında 8 kat artışla 136 milyon dolara (44 bin ton) yükseldi. 2017 yılında tohum ithalatımız ise son beş yılın en düşük değeri olarak 185 milyon dolar (40 bin ton) şeklinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2002 yılında % 31 iken 2017’de % 73 seviyesine çıktı. Bugün itibariyle Türkiye olarak 79 ülkeye tohum ihracatı yapıyoruz.
2017 yılında 3,8 milyon adet asma, 101,7 milyon adet meyve ve 132,9 milyon adet çilek olmak üzere toplam 238,4 milyon adet sertifikalı fide/fidan üretimi gerçekleşti. Ayrıca 30,6 milyon dolarlık fidan ve fide ihracatı gerçekleştirildi.
2017 yılında süs bitkileri ihracatımız da 57 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Tohum üretimindeki çeşit sayıları da artış gösterdi. Bu çerçevede bugün itibariyle milli çeşit listemizde tarla ve bahçe bitkileri türlerine ait 10 binden fazla çeşit kayıt altına alındı.
Tarla ve bahçe bitkileri türlerine ait mevcutta 8 binin üzerinde çeşit sertifikalı; tohum fide ve fidan üretiminde kullanılıyor. Bu çeşitler yeni ve pazar isteklerine uygun, üstün vasıflı olup gerek verim gerekse de kalite bakımından, tarımsal hasılaya ciddi oranda katkı sağladı.
Görüldüğü gibi 2002’den bu yana sertifikalı tohum üretim ve ihracatımızda devamlı bir artış yaşanmıştır. Bugün artık Türkiye, tohum üreten ve ihraç eden bir ülkedir. 2023 hedefimiz ise; 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır.”
 

Tarım Sigortası Yaptıranlar Artıyor

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı araziler üzerinden sigortalılık oranının yüzde 20 olduğunu dile getiren Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Engürülü, bu rakamda sürekli artış olduğunu söyledi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Bekir Engürülü, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı araziler üzerinden sigortalılık oranının yüzde 20 olduğunu, sigortalılık oranın devamlı arttığını bildirdi.
TBMM Bağcılık ve Üzüm Araştırma Komisyonuna sunum yapan Engürülü, tarımsal zarar meydana geldiği zaman, ilk yapılan incelemeye itiraz edildiği zaman ikinci bir ekspertizin gönderildiğini ifade etti.
İkinci ekspertize de itiraz edilirse, çiftçinin uzun yargılamada mağdur olmaması için beş ayda bitmesi gereken tahkimin yolunun açıldığını belirten Engürülü, "Çiftçi eğer tahkimden de mutmain olmazsa mahkemeye gidebilir." dedi.
Uygulamanın başladığı günden bu yana 8,5 milyon sigorta poliçesi üretildiğini aktaran Engürülü, "Mahkemelik olduğumuz çiftçi sayısı on binde birdir. Diğer sigorta branşlarına bakılırsa bu oranın çok düşük olduğu görülecektir." ifadesini kullandı.
Van'da sigortalılık oranı yüzde 25'e çıktı
Engürülü, tarım sigortasında popülizm yapılırsa sistemin sürdürülebilir olamayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Sigortayla ilgili tanıtım yapıyoruz. Bakanlığımızın il, ilçe müdürlükleri zaten bu konuda görevli ama biz, başımıza bir musibet gelmeden sigorta yapma gerekliliğini maalesef pek hissetmiyoruz. Van depreminde yüzde 9’du konutlarda sigortalılık oranı, Van’da şimdi sigortalılık oranı yüzde 25’e çıktı. Anlatılsa da çiftçi, başına gelmeden maalesef sigorta yaptırma ihtiyacı hissetmiyor. DASK’ta zorunluluk olmasına rağmen penetrasyon oranı yüzde 40’tır. Motorlu taşıtlarda yüzde 67’dir.
Şu anda sigortalılık oranı, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı araziler üzerinden sigortalılık oranı yüzde 20. Sigortalılık oranında devamlı yükseliş var, değişkenlik yok; iniş çıkışlar olmadan artış var. Bu yüzde 20 ölçeği bize yeterli mi? Tabii ki yeterli değil ama Türkiye’ye model olarak mukayese edebileceğimiz, ekolojisi de uyan bir ülke olması itibarıyla İspanya 40 yılda yüzde 35’e ulaşmıştır. Türkiye ise on yılda yüzde 20’ye ulaşmıştır, bunu daha hızlı geliştireceğiz."
 

Genç Çiftçiye Büyük Destek

2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçiye, destekleme programı kapsamında 931 milyon lira hibe veridi. Bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak.
Genç Çiftçi Destekleme Programı'ndan, 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe yardımı yapıldı. Genç çiftçilere, bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak. Bu desteklerden 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe ödendi. Destekler, bu yıl da verilmeye devam edilecek. 2018 yılı bütçesinden genç çiftçilerin desteklenmesine yönelik 503 milyon lira ödenek ayrıldı. Genç çiftçiye hibe desteği başvuru şartları ise Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen kişiler. Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerinde yer alan çiftçiler.

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, TBMM Bağcılık Sektörü ve Üzüm Üreticilerinin Sorunlarının Araştırılarak Alınacak Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu için bilgi notu hazırladı. Buna göre, 26 Şubat 2016 yılında yürürlüğe konulan Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında, 18-40 yaş arası çiftçilere 30 bin liraya kadar, proje karşılığı hibe veriliyor. 2016-2018 yılları arasına kapsayan program kapsamında yaklaşık 48 bin 100 genç çiftçiye toplam 1 milyar 443 milyon lira hibe desteği verilmesi planlanıyor.

Genç Çiftçilşere Hibe Desteği Başvuru Koşulları Neler
Kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren veya göstermek isteyen kişiler.                                Nüfusu yirmi binden az olan yerleşim birimleri ve 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun öncesi tüzel kişiliği olan ve nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerinde yer alan çiftçiler.                                                                            Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.                                                                                                                                          Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.                                              Okur-yazar olmak.                                                                                                                                                                      Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.                                                                                                                      Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.                                                                                                    Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.                                                                          Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.                                                                  Genç çiftçi hibe desteği 3 yıl süreyle uygulanacak. Bu kapsamda hibe desteğinden yararlanacak çiftçinin 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında kırsalda yaşamaları gerekiyor.                                                                                                      Ödemeler ilgili yılın bütçesinden karşılanacak. Dolayısıyla 2016-2017 ve 2018'de proje başvuruları alınacak. Başvuran herkese destek verilmeyecek. Projesi kabul edilen genç çiftçilere destek verilecek.                                                                                    Genç çiftçiler bu program kapsamında verilen hibe desteğinden sadece bir kez yararlanabilecek. Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programından yararlanan çiftçiler bu destekten yararlanamayacak. Herkese 30 bin lira verilmeyecek.        Başvuruların, genç çiftçilerin kırsal alanda ikamet ettiği veya ikamet etmeyi taahhüt ettiği yerleşim biriminin bağlı olduğu il/ilçe müdürlüklerine bizzat yapılması şarttır.                                                                                                                                          Söz konusu hibe desteğinden yararlanmak isteyen genç çiftçiler; başvurularını 13 Nisan - 12 Mayıs 2016 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüklerine yapılacak.

31 Bin Genç Çiftçiye Hibe Desteği
2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçiye, destekleme programı kapsamında 931 milyon lira hibe verildi. Bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak. Genç Çiftçi Destekleme Programı'ndan, 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe yardımı yapıldı. Genç çiftçilere, bu yıl da 503 milyon lira hibe desteği sağlanacak.                                                                                                                                                                                    Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, TBMM Bağcılık Sektörü ve Üzüm Üreticilerinin Sorunlarının Araştırılarak Alınacak Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu için bilgi notu hazırladı. Buna göre, 26 Şubat 2016 yılında yürürlüğe konulan Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında, 18-40 yaş arası çiftçilere 30 bin liraya kadar, proje karşılığı hibe veriliyor. 2016-2018 yılları arasına kapsayan program kapsamında yaklaşık 48 bin 100 genç çiftçiye toplam 1 milyar 443 milyon lira hibe desteği verilmesi planlanıyor.                                              Bu desteklerden 2016-2017 yıllarında 31 bin 45 genç çiftçi yararlandı. Bu çiftçilere 931 milyon 350 bin lira hibe ödendi. Destekler, bu yıl da verilmeye devam edilecek. 2018 yılı bütçesinden genç çiftçilerin desteklenmesine yönelik 503 milyon lira ödenek ayrıldı.                                                                                                                                                                            Destekler, "büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, tesis yapımı, arıcılık, kanatlı yetiştiriciliği, mantarcılık, kontrollü örtü altı tesisi, coğrafi işaretli olan gıdaların üretimi, ipek böcekçiliği, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi, açık alanda süs bitki yetiştiriciliği, meyve bahçesi, bağcılık, meyve üretimi" alanlarında veriliyor.2016 yılında 71, 2017 yılında 40 olmak üzere 111 genç çiftçiye bağcılık projesi için 3 milyon 330 bin lira hibe desteği sağlandı.

300 Koyun Projesine 10 MİLYONLUK Rekor Başvuru

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) tarafından sözleşme imzalanacak yetiştiricilere verilecek olan 300 koyun projesi için rekor başvuru yapıldı. Edinilen bilgiye göre 300 Koyun Projesi için başvuruların 330bini aştığı, verilecek 500bin küçükbaş damızlık koyun isteyenlerin ise yapılan başvurular sonucunda 10milyonu aştığı saptandı.
TİGEM'den edinilen bilgilere göre, koyun sayısının ve et üretiminin artırılması amacıyla başlatılan ‘Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ kapsamında sözleşmeli üretim modeline başvurular  devam ediyor. Devem eden başvuruların 330bini bulduğu belirtildi.
Proje için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) Projeler değerlendirilirken; müracaat edilen il veya ilçenin mera kapasitesi, küçükbaş hayvan varlığı gibi kriterler göz önünde bulundurulacak.
Üreticiler değerlendirilirken; üretim yapacağı yerin mera alanı, kaba yem üretebilirliği, hayvan varlığı, cinsiyeti ve yaşı, hayvan barınağına sahip olması, halen hayvancılıkla uğraşıyor olması gibi kriterlere bakılacak.
Mera alanı kriteri, atıl kapasiteye sahip mera alanlarının aktif kullanılmasını sağlamak, kaba yem üretimi için arazi varlığının olması kriteri ise sürdürülebilir ve karlı bir hayvancılık yapılmasını sağlamak amacıyla isteniyor. 300 damızlık koyun başvuruları TİGEM’in internet sitesi üzerinden bu gün mesai bitimine kadar devem edecektir.
 

TİGEM 300 Koyun Başvuruları Sona Eriyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) tarafından sözleşme imzalanacak yetiştiricilere satılacak 300 koyun projesi için başvurular bu gün sona eriyor.
TİGEM'den edinilen bilgilere göre, koyun sayısının ve et üretiminin artırılması amacıyla başlatılan Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi kapsamında sözleşmeli üretim modeline başvurular devam ediyor.
Söz konusu hayvanların alımı için başvurular, TİGEM'in internet sitesinden (www.tigem.gov.tr) alınıyor. Proje için bu gün son başvurular alınacak.
Proje kapsamında Akkaraman, Morkaraman, Merinos, İvesi, Karayaka, Hemşin, Eşme koyunu, Halep keçisi ve kıl keçisi elektronik ortamda müracaat eden yetiştiriciler tarafından tercih edilebiliyor. Başvuru sahipleri en fazla 3 ırk tercihinde bulunabiliyor.Yerli ırk küçükbaş hayvanlar yurt içinden, diğerlerinin Türkiye'den karşılanamayan kısmı yurt dışından getirilecek.
Proje kapsamındaki koyunlardan doğan kuzular için TİGEM tarafından alım garantisi verilecek. TİGEM'den, fiyatlar ve alım kriterlerinin, hayvanların bir yıl sonra doğum yapacağı göz önüne alınarak daha sonra açıklanacağı belirtildi. Fiyat tespitinde yetiştiricinin zarar etmeyeceği bir fiyatın baz alınacağı bildirildi.
Üretici başına 300 küçükbaşa kadar hayvanın verileceği projeyle 500 bin anaç hayvan temin edilmesi planlanıyor.
Projeyle 8. yılın sonunda küçükbaş dişi sayısının ilave 5 milyon başa ulaşması ve yaklaşık 3 milyon 250 bin baş erkek kesimiyle 52 bin 300 ton et üretimi hedefleniyor.
Üretici seçimi kriterleri
Projeler değerlendirilirken; müracaat edilen il veya ilçenin mera kapasitesi, küçükbaş hayvan varlığı gibi kriterler göz önünde bulundurulacak.
Üreticiler değerlendirilirken; üretim yapacağı yerin mera alanı, kaba yem üretebilirliği, hayvan varlığı, cinsiyeti ve yaşı, hayvan barınağına sahip olması, halen hayvancılıkla uğraşıyor olması gibi kriterlere bakılacak.
Mera alanı kriteri, atıl kapasiteye sahip mera alanlarının aktif kullanılmasını sağlamak, kaba yem üretimi için arazi varlığının olması kriteri ise sürdürülebilir ve karlı bir hayvancılık yapılmasını sağlamak amacıyla isteniyor
 
 

Tarım Üretimine Risk Oluşturan La Nina Enflasyonu Körükleyebilir

Tarımsal emtia üretimini etkileyebilecek güçte hava değişimlerine neden olan La Nina geri geliyor. Bazı bölgelere aşırı yağış, bazılarına ise kuraklık getirilirken, küresel üretimde art arda 6 yıldır yaşanmakta olan artışı bu yıl göremeyebiliriz. Bu da gıda fiyatlarını daha yukarı itebilir.
Dünyada gıda fiyatlarının yükseldiği bir dönemdeyiz. 2017'de küresel gıda fiyatları önceki yıla oranla yüzde 8,2 yükselerek 2014 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkmıştı. 2018'de yükseliş tahıl fiyatlarındaki artışla birlikte devam ediyor. Analistlere göre ekonomik büyüme beklentilerinin güçlenmesinin yarattığı talep, petrol fiyatlarındaki artışın maliyetlere getireceği yük ve biyoyakıt talebindeki artış, tahıl ve gıda fiyatlarını yukarı yönlü destekleyecek. Ancak, gıda fiyatlarını yükselterek enflasyonist baskı yaratacak bir risk daha kapımızda; La Nina.
İspanyolca kökenli bir kelime olan ve 'küçük kız' anlamına gelen La Nina, rüzgarın şiddetinin değişmesinden veya yön değiştirmesinden dolayı oluşan bir okyanus olayı. Tarımsal emtia üretimini etkileyebilecek güçte hava değişimlerine neden olabiliyor. Doğu Pasifik okyanusunda 3 ila 5 derece olması gereken deniz suyunun derecesi La Nina ile soğuyor. La Nina yaklaşık 5 ay kadar sürüyor ve tahıl üreticisi ülkelerde ciddi hava olaylarına neden oluyor. Etkilerinin kışın sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.
Fiyatlar Yılbaşından Bu Yana Yüzde 5,8 Arttı                                                                                                                          La Nina'nın geri gelmesiyle tarım ülkelerinde üretimin düşüş göstermesi bekleniyor. Bu da yılbaşından bu yana tarımsal emtiada yaşanan fiyat çıkışlarının sürerek, faizlerin arttığı bir ortamda enflasyonist baskıların şiddetlenmesine yol açabilir.
BMI Research La Nina'nın etkisini en çok hissedecek ürün gruplarının buğday, soya safulyesi, mısır, pamuk, şeker ve kahve olacağı tahmininde bulunuyor. ING Group da La Nina'nın 2018 emtia görünümünü etkilemeye başladığı uyarısı yapıyor. Yılbaşından bu yana tarım ürünlerinin fiyatlarında yaşanan artış bunu destekliyor. Zayıf seyreden dolar ve olumsuz hava koşullarının etkisiyle tarımsal emtia fiyatları yılın ilk işlem gününden bu yana yüzde 5,8 yükseldi. En büyük artış yüzde 17,1 ile kakao fiyatlarında kaydedildi. Chicago Emtia Borsası'nda buğday fiyatları yüzde 10,7 yükselirken, soya fasulyesinde yüzde 8,8, mısır fiyatlarında yüzde 7,6 ve pamukda yüzde 4,5 artış yaşandı. Analistler, La Nina'nın etkisiyle küresel üretiminde art arda 6 yıldır yaşanmakta olan artışı bu yıl göremeyebileceğimiz uyarısı yapıyor ve tahıl fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları güçlendireceğini belirtiyorlar.
Arjantin, Brezilya ve ABD’nin Üretimi Kritik!                                                                                                                            La Nina, Doğu Avustralya, Güney Doğu Asya için yağış; Güney Amerika için kuraklık demek. Mısır ve soya üretiminde önde gelen ülkelerden Arjantin ve Brezilya'da kuraklık getiren La Nina, bölgenin kahve üretimini de aksatabilir. ABD'nin kuzeyinde havaların soğumasına yol açması ise, dünyanın en büyük buğday ihracatçılarından ABD'nin buğdayı için bir risk oluşturuyor. Güney Doğu Asya'da da aşırı yağışlar palm yağı, pirinç, şeker ve kauçuk için tehdit olarak görülüyor. Analistler en son 2015/2016 sezonunda yaşanan La Nina'nın, tarımsal emtia üreticisi Güney Afrika, Tayland, Hindistan, Vietnam'a da zarar verdiğini; Mozambik, Etiyopya ve Kosta Rika gibi ülkelerde de üretimin hasar gördüğünü hatırlatıyorlar.

 
 

Prim Borçluları İçin Ziraat Bankası Desteği Yarın Başlıyor

Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Gülcihan, esnaf ve çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyebilmeleri için uygun koşullarda kredi imkanı sunacaklarını, başvuruların 1 Mart'ta başlayacağını bildirdi.                    Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Turgut Gülcihan, emeklilik hakkı doğmuş ancak prim borcu bulunan Bağkur'lulara kredi sağlanmasını içeren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Ziraat Bankası arasındaki iş birliği protokolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yapılan protokolle 2011 ve 2016'daki iş birliklerinde olduğu gibi Bağkur prim borcundan dolayı emekli olamayan vatandaşlara, borçlarını ödeyip emekli olabilme imkanı sağlandığını hatırlatan Gülcihan, Bağkur kapsamında hizmeti olan ve bu hizmetler dikkate alındığında borcunu ödemesi durumunda yaşlılık aylığı bağlanacak esnaf ve çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyebilmeleri için uygun koşullarda kredi imkanı sunacaklarını bildirdi.
Gülcihan, kredilendirme kapsamına birikmiş sigorta prim borcu, genel sağlık sigortası borcu, durdurulan sürelerin ihyası, doğum ve askerlik kapsamındaki hizmet borçlanmalarının dahil edildiğini bildirdi.
"KREDİ TAKSİTLERİ BAĞLANACAK MAAŞLA KARŞILANACAK"
Turgut Gülcihan, kredinin 48 aya varan vade avantajı ve aylık yüzde 1,28 faiz oranı ile sunulacağını belirterek, kredi kapsamında herhangi bir komisyon tahsil edilmeyeceğini, kredinin taksitlerinin bağlanacak emekli maaşı ile karşılanacağını söyledi.
"TÜM ZİRAAT BANKASI ŞUBELERİNE BAŞVURU YAPILABİLECEK"
Ziraat Bankası Nakit ve Ürün Yönetimi Grup Başkanı Gülcihan, krediden faydalanmak isteyen vatandaşların neler yapması gerektiğine ilişkin, şunları kaydetti:
"Vatandaşlar, öncelikle prim/borçlanma tutarlarının ne kadar olduğunu ve sigorta prim borçlarını ödemeleri halinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamayacaklarını, kazanmaları durumunda bağlanacak yaşlılık aylık tutarının ne kadar olduğunu öğrenebilmek için SGK il/merkez müdürlüklerine başvurmalıdır. Söz konusu bilgileri içeren form ile bankamız şubelerine başvuruda bulunabilirler. Kredi kullandırımı uygun bulunan vatandaşlar, kullandırılan kredi tutarının vadesiz hesabında tutulduğunu gösteren, bankamızca düzenlenen yazı ile birlikte SGK il/merkez müdürlüklerine yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunacaklar. SGK il/merkez müdürlüklerince verilen, sigortalının talebinin kabul edildiğini, prim borcunun kurum hesabına aktarılması halinde emekli aylığının bağlanacağını içeren belge, başvuru yapılan şubeye ibraz edildiğinde sigortalının vadesiz hesabında bekleyen tutar, kuruma aktarılacaktır. Kurum tarafından sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığı ile kredi taksitlerinin ödemesi yapılacaktır."
Gülcihan, başvuruların yarın başlayacağını, tüm Ziraat Bankası şubelerine başvuru yapılabileceğini bildirdi.
"1,6 MİLYAR LİRA KREDİ KULLANDIRDIK"
Turgut Gülcihan, 2011 ve 2016 yıllarında da prim borcundan dolayı emekli olamayan vatandaşlara kredi desteği sunduklarını hatırlatarak, 2011 yılında 89 bin 649 vatandaşa 1 milyar 489 milyon 441 bin 162 lira kredi kullandırımı yaptıklarını, 2011'de ilgili vatandaşlara ortalama 16 bin 600 liralık kredi kullandırdıklarını bildirdi.
 

Çiftçilere Ödenecek Tarımsal Destek Belli Oldu

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil olan çiftçilere bu yıl ödenecek tarımsal destek belli oldu.
Bakanlar Kurulunun, "2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar"ı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, ÇKS'ye dahil olan çiftçilere bu yıl için ödenecek tarımsal destekler belirlendi.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için dekar başına 15 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 19 lira, çeltik, pamuk için dekar başına 40 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak  üzere 44 lira, nohut, mercimek, kuru fasulye için dekar başına 14 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere toplam 18 lira, aspir için dekar başına 12 lirası mazot, 4 lirası gübre üzere 16 lira, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır, patates için dekar başına 19 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 23 lira, kanola (Kolza), soğan, yaş çay, fındık, yem bitkileri ve diğer ürünler için dekar başına 10 lirası mazot, 4 lirası gübre olmak üzere 14 lira, nadas için de 6 liralık mazot desteği verilecek.
Mazot fiyatlarında artış olması durumunda belirlenen mazot destekleme birim fiyatları, bu yıl içerisinde günlük mazot fiyat artış oranları ortalaması kadar oranda Maliye Bakanlığının uygun görüşüyle artırılarak uygulanacak.
Toprak analizi desteği olarak asgari 50 dekar ve üzeri tarım arazilerinde, her 50 dekar araziye kadar analiz başına yetkili toprak analiz laboratuvarlarına 40 lira destek sunulacak.
Organik tarım için 10 ila 100 lira destek
Organik tarım için kategorilerine göre dekara 10 ila 100 lira destek sağlanacak.
İyi tarım uygulamaları desteklemesi kapsamında meyve, sebze, süs bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler, örtü altı ve çeltik için dekar başına 10 ila 150 lira arasında destek verilecek. Ayrıca alabalık, çipura, levrek için kilogram başı 25 kuruş desteklenecek.
Bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerinin desteklenmesi uygulamalarında dekara 100 lira ödenecek.
Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği, Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında belirlenen yerlerde yapılan üretimde dekara 170 lira olarak ödenecek.
Fark ödemeleri kapsamında belirlenen havzalarda yetiştirilecek ürünler için verilecek destekler de tespit edildi. Bu kapsamda kilogram başına yağlık ayçiçeğine 40 kuruş, kütlü pamuğa 80 kuruş, soya fasulyesine 60 kuruş, kanolaya 50 kuruş, aspire 55 kuruş, dane mısıra 3 kuruş, buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikaleye 5 kuruş, çeltiğe 10 kuruş, kuru fasulyeye, nohuda, mercimeğe 50 kuruş, zeytinyağına 80 kuruş ve yaş çaya 13 kuruş destek verilecek.
4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira destek
Hayvancılık alanında, programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla 4 ay ve üzeri buzağı için 350 lira, malak için 150 lira, soy kütüğüne kayıtlı buzağı için 500 lira, malak için 400 lira, yurt içinde üretilen ve döl kontrolü kapsamında testlerini tamamlamış boğaların buzağılarına 50 lira, anaç mandalara 250 lira, soy kütüğüne kayıtlı anaç mandalara 400 lira destek ödenecek. Bakanlıkça Yetiştirici Bölgesi olarak belirlenen illerde buzağı ve malaklara 200 lira ilave destek verilecek.
Ürettiği çiğ sütü kayıtlı süt işleme tesislerine satan ve bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere, manda, koyun ve keçi sütü ile inek sütü, soğutulmuş inek sütü ve üretici örgütleri kanalıyla pazarlanan soğutulmuş inek sütüne farklı olmak üzere, Bakanlığın belirleyeceği dönemler ve birim fiyatlar üzerinden destekleme ödemesi yapılacak. Ürettiği çiğ sütü üretici örgütleri aracılığı ile süt tozu olarak Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne (ESK) satan üreticilerin çiğ süt desteklemeleri devam edecek.
Çoban istihdamı desteği, 200 ve üzeri küçükbaş anaç hayvan varlığına sahip işletmelere 5 bin lira olarak ödenecek. Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliğinde anaç hayvan başına 25 lira, Mardin, Siirt ve Şırnak’ta anaç tiftik keçilerine ilave 20 lira ödeme yapılacak.
Arı yetiştiricilerine kovan başına 10 lira verilecek
Arı yetiştiricilerine de arılı kovan başına 10 lira, ana arı için 15 lira, damızlık ana arı için ise 40 lira destek sunulacak.
Öte yandan ipek böceği yetiştiriciliği de desteklenecek.
Yurt içinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil) mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere, 1-200 baş için (200 dahil), hayvan başına 250 liraya kadar Bakanlıkça belirlenen fiyat üzerinden destekleme ödemesi yapılacak.
 
 

2018 Yılında Hayvancığa Verilecek Olan Destek Üreticiyi Memnun Edecek mi?

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve  538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlanmasının ardından hayvancılığa yapılan destekleme kalemlerinde artış yapılmadığı görüldü. 
Buna göre: 4 aylık Buzağaya hayvan başı 350 TL, soy kütüğüne kayıtlı Buzağaya 500 TL, döl kontrollü boğa yavrusuna ilave 50 TL, yetiştiricilik bölgesi illere ilave 200 TL, anaç manda 250 TL, soy kütüğüne kayıtlı manda 400 TL, malak 150 TL, soy kütüğüne kayıtlı malak 400 TL olarak belirlendi.
Bunun yanı sıra büyükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,50 TL,  küçükbaş aşı ve küpe uygulaması 1,00 TL olarak veridi.
Halk elinden ıslah projesi kapsamında koyun/keçilere elit sürüde 70 TL, taban sürüde ise 40TL verildi. Damızlık erkek koç tekeye hayvan başı 20 TL verilirken, damızlığa ayrılan manda/düve/tosuna ise 200 TL verildi. Öte yandan bu desteklerin buzağı, malak, manda ve koyun, keçi desteğinin %3’ü il birliklerine, bu yüzde 3’ün içerisinde ki %5’lik dilim ise merkez birliklerine verildi.
 
 

2018 Tarımsal Destekler Yayımlandı

2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın yürürlüğe konulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 20 Şubat /2018 tarihli ve 538457 sayılı yazısı üzerine, 5488 sayılı Tarım Kanununun 19’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21 Şubat 2018 tarihinde kararlaştırıldı ve bugünkü resmi gazetede yayımlandı.
2018  yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin karar çevreye duyarlı tarımsal üretimi yaygınlaştırmak, verimi ve kaliteyi yükseltmek, araştırma ve geliştirme projelerini desteklemek, uygulanan politikaların etkinliğini sağlamak, sektörün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, sürdürülebilirliği sağlamak ve tarımsal kayıtların güncel tutulması amacıyla hazırlanmış olup, 2018 yılında uygulanacak olan tarımsal desteklemelere ilişkin hususları kapsar.
Alan bazlı destekler; 2018 yılı ÇKS kayıtlarına göre tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği için, aşağıda belirlenen miktarda alan bazlı destek ödemesi yapılır.
Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında desteklenen; yağlık  ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola (kolza), aspir, dane mısır, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, mercimek, nohut, yaş çay, fındık, yem bitkileri, patates ve kuru soğan ürünlerinin dışında kalan diğer bütün ürünlere, “Diğer Ürünler” kategorisinde belirtilen miktar kadar Mazot ve Gübre Destekleme ödemesi yapılır. Detaylı bilgiler için aşağıdaki link tıklayınız
  Karar Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız

Gıda, Tarım, Hayvancılık Olmazsa Olmazlarımız

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba memleketi Şanlıurfa’da, 2013 yılında 100 bin metrekare alana sahip tesiste günlük 500 ton süt işleme kapasitesiyle faaliyete geçen  Pınar Süt Fabrikası’nı gezerek incelemelerde bulundu. Fakıbaba, “Gıda, tarım ve hayvancılık olmazsa olmazımız. Biz bu sektörde başarılı olmak zorundayız. Üreticiler ve sanayicilerimizde bu inanç var. Bunun için de bulunduğum fabrikada yüzlerce Urfalı var. Sanayicilerimiz ve çalışanlarımızla başarıya ulaşacağız. Şanlıurfa’ya fabrika yatırımı yapan Pınar Süt’e teşekkür ediyorum. Modern tesislerinde üretimi, istihdamı, ihracatı artırma hedefleriyle hem ilimize hem bölgemize hem de ülkemize kazandırıyorlar” dedi.
Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı da şunları söyledi: 
“Fabrikamız kurulduğu günden bu yana bölgedeki süt üreticileri ve tedarikçilerine hayvan sağlığı, beslenmesi ve süt kalitesinin arttırılması konusunda eğitimler veriyoruz. Hedefimiz Şanlıurfa Fabrikamızın ihracatımızdaki rolünü artırmak ve bölge ekonomisinin gelişimine katkı sağlamak. Üreticilerimizle beraber bu hedef için çalışarak ülkemize değer yaratmaya devam edeceğiz.”
Tek başına yüzde 20
Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş, Şanlıurfa fabrikasından geçtiğimiz yıl başlayan ihracatın bölge ekonomisine kattığı değerden bahsederek “Türkiye süt ihracatının tek başına yüzde 20’sini gerçekleştiren Pınar Süt’ün Şanlıurfa Fabrikası üretim ve lojistik anlamda önemli bir üs konumunda” dedi.
Pınar Süt Şanlıurfa Fabrikası’nda, hammadde, satış, nakliye, ambalaj üretimi gibi alanlarla beraber dolaylı olarak 5.000 kişiye iş imkanı sağlanması hedefleniyor. İleri teknolojinin hakim olduğu fabrika için 100 milyon TL yatırım yapan Pınar’ın yıllık 180 milyon litre kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 
 
 

300 Koyun Projesinin Detayları Bakan Fakıbaba Tarafından Açıklandı!

Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba 300 koyun projesinin yanlış anlaşıldığını belirterek,"Hayvan vereceğimiz
çiftçinin merası ve ahırı olacak, aynı zamanda bu işi yapan kişi olacak" dedi. Peki 300 koyun projesi nedir? 
Ülkemizde bilindiği üzere köyden şehre göç uzun süredir devam etmekte olup bu durum köylerin yok olmasına sebep olmaktadır. Öyle ki son 20 - 30 yılda yüzlerce köyün nüfusu neredeyse yok olma düzeyine geldi ve hayvancılıkta pek çok bölgede yapılmamaya başlandı. Buna göre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı harekete geçerek köylerine dönen ailelere 300 koyun verileceği müjdesini açıkladı. Yeni açıklamasında bu projenin detaylarını açıkladı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, "300 koyun" projesine açıklık getirdi. Fakıbaba, "Bir yanlış anlaşılma oldu 'sanki herkese dağıtacağız gibi'. Hayvan vereceğimiz çiftçinin merası ve ahırı olacak, aynı zamanda bu işi yapan kişi olacak. 300 koyunluk ahırı vardır ama 100 koyunu var, biz bunu 300'e tamamlayacağız, 50 tane vardır biz bunu da 300'e tamamlayacağız" diye konuştu ve ekledi: "Emin olun 500 bin anaç koyun 5 yıl sonra 5 milyon ediyor ve bu 500 bin her yıl devam edecek ve bunun yanı sıra 250 bin düve vereceğiz. Bunlar yarın bizim ihtiyacımızı karşılayacak. Et ithal etmemizin esas nedeni ananın azlığıdır, biz anayı nasıl çoğaltırız onun hesaplarını yapıyoruz. TİGEM'le de farklı bir şekilde damızlık konusunda çalışmalarımız olacak"
 

Gıda Enflasyonuyla Mücadele İçin Paket Açıklanacak

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek üzere önemli bir paketin yakında açıklanacağını söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek üzere önemli bir paket ile enerji alanında akü ve depolama konusunda kritik bir yatırımın yakında açıklanacağını söyledi, ayrıca tekstil sektörüne yönelik teşvik düzenlemeleri yapacaklarını ifade etti.
Zeybekci, "İnşallah birkaç hafta içinde enerji saklama ve akü ile ilgili, bunun yüzde 100'ünün Türkiye'de üretilmesiyle ilgili çok önemli bir yatırımı da Türkiye'ye kazandırdığımızı göreceksiniz" dedi.
Enflasyonla mücadele edeceklerini belirten Zeybekci, "Özellikle aşırı oynak gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini minimize etmek için çok önemli bir paketi inşallah yakında Başbakanımız Binali Yıldırım'ın açıklayacak" diye konuştu.
Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyonla ilgili de teşvik düzenlemeleri yapacaklarını dile getiren Zeybekci, daha önce verilen teşvikleri güncelleyen, modernizasyon, yenileme ve kapasiteyle ilgili destekleri içine alan kombinasyonları yeniden hayata geçireceklerini bildirdi.
 

Prim Borcu Bulunan Bağkur'lu Çiftçiye Emeklilik Fırsatı

SGK ile Ziraat Bankası arasında, emeklilik hakkı doğmuş ama prim borcu bulunan Bağkurlu çiftçilere kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Ziraat Bankası arasında, emeklilik hakkı doğmuş ama prim borcu bulunan Bağkur'lu çiftçilere aylık yüzde 1,28 faiz oranı ve 48 ay vade imkanıyla kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Salonu'ndaki "Prim Borçlarını Ödeyerek Emekli Olabilecek Tarım Bağkurlu Sigortalılara Kredi Sağlanması Protokolü" imza törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı ve diğer yetkililer katıldı.
Törendeki konuşmasına Zeytin Dalı Harekatı'na katılanlara başarı dileyerek başlayan Sarıeroğlu, şehit olan Mehmetçiklere Allah'tan rahmet, yaralananlara ise acil şifa diledi.
Sarıeroğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu olarak, şehit ailelerinin yanında olduklarını, onları emanet olarak gördüklerini ve her türlü işlemlerini kolaylaştırdıklarını söyledi.
Türkiye'nin bir yandan terörle mücadelesini sürdürürken diğer yandan yatırım ve reformlarına hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Sarıeroğlu, ihtiyaçların karşılanması konusunda milletin yanında olmaya devam ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu hafta çiftçiler için önemli düzenlemeleri içeren açıklamalar yaptığını hatırlatan Sarıeroğlu, bugün imzalanan protokolün ve düzenlemelerin çiftlere kolaylık sağlamasını diledi.
Göreve geldiği ilk andan itibaren hiçbir konuyu kenara itmediklerini anlatan Sarıeroğlu, şöyle devam etti:
"Her konuyla ilgili ortak akla inanarak, diyalogla istişareyle çözüm odaklı bir bakış açısıyla çalışmalarımızı sürdürdük. Ücretsiz aile işçiliği bizim için önemli. Bu bağlamda kadınlarla ilgili özellikle çiftçi kadınlarımızla ilgili Tarım Bakanlığımızla geçmişten beri yürüttüğümüz çalışmalarımız var. Bu dönemde de inşallah İŞKUR aracılığıyla kadın çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz sene çok başarılı bir projeyi, kadın girişimciliğinin desteklenmesiyle ilgili bir projeyi hayata geçirmiştik. Diğer taraftan uygulamaya koyduğumuz hem geçmiş dönemdeki teşviklerimiz hem bu dönemdeki istihdam teşviklerimiz çiftçilerimizi de kapsıyor. Beş puanlık prim indirimlerimiz çiftçilerimizi kapsıyor."
Sosyal Güvenlik anlamında önemli atılımlar yaptıklarını aktaran Sarıeroğlu, "Şuan 708 bin tarım Bağkur'lu sigortalımız var. Tarım Bağkur'lu 682 bin de emeklimiz var. Biz, inşallah önümüzdeki dönemlerde de bu kesimlerin tamamına dokunacak çalışmalarımızı gerçekleştirmek için çabalarımızı ortaya koymaya devam edeceğiz." dedi.
Tüm kesimlerle ilgili çalışmalarını sürdüreceklerini bildiren Sarıeroğlu, tüm vatandaşların geçmişinin, bugününün, geleceğinin Sosyal Güvenlik şemsiyesinin teminatı altında olduğunu kaydetti.
İmzalanan protokolün içeriğine ilişkin bilgi veren Sarıeroğlu, şunları söyledi:
"Kapsama giren Tarım Bağkur'lularımız, yaşını doldurmuş, prim gün sayısını doldurmuş ancak prim borçlarını ödeyemediği için emekli olamamış kişileri kapsıyor. Bu borçları ödediği takdirde emekliliğe hak kazanma şartına sahip olması gerekiyor. Yine doğum ve askerlik borçlanması yaparak emekliliğe hak kazanma şartlarına sahip olması gerekiyor. Hizmetlerini dondurmuş olup, emekliliğe hak kazanma şartlarını sağlayan tarım Bağkur'lu sigortalılarımızı kapsama alıyoruz. Ziraat Bankasından alınacak krediler, burada önemli bir ayrıntı, emekli maaşlarından taksitleri ödenecek. Bunun da önemli bir kolaylık olacağını düşünüyoruz."
Protokol üç ay süreyle geçerli
TZOB Genel Başkanı Bayraktar ise imzalanacak iş birliği protokolünü çok önemsediklerine işaret ederek "Birçok çiftçimizin birikmiş sigorta prim borçlarını ödeyemedikleri için emekli aylığına hak kazanamadıklarını biliyoruz." dedi.
5510 sayılı Kanunun 4/B kapsamındaki yaşlılık aylığı bağlanacak Tarım Bağkur sigortalısı çiftçilerin birikmiş sigorta prim borçlarının tasfiye edilmesi için kredi kullandırılması ve böylelikle emeklilik hakkı kazanmalarının sağlanmasının büyük bir mağduriyeti gidereceğini bildiren Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tasfiye edilecek borçların, sigorta primlerinin yanı sıra genel sağlık sigortası borcu, durdurulan sürelerin ihyası, doğum ve askerlik kapsamındaki hizmet borçlanmalarını da kapsaması son derece isabetli bir karar olmuştur.
Bu durumdaki çiftçilerimiz, imzalanan bu protokol hükümleri çerçevesinde, aylık yüzde 1,28 faiz oranıyla 48 ay vade imkanıyla Ziraat Bankası'ndan kredi çekip, birikmiş prim borcunu ödeyip emekli olabilecektir.
Üç ay süreyle geçerli olacak protokol, iki kez daha uzatılabilecek. Takdir edersiniz ki bizim için süre önemlidir. Protokolden, kapsamdaki tüm çiftçilerimizin yararlanması için yeterince bir süre olmalıdır.
4/A sigortalı olarak tarımda çalışan ve kendi primini ödeyen mevsimlik işçilerimiz ile Tarım Bağkur'lu olup da daha sonra 4/A sigortalı olarak bir işe girip çalışan çiftçilerimiz de bu protokolden yararlandırılmalıdır. Bu protokol kapsamına, bu durumdaki çiftçilerimiz de alınırsa çok sayıda çiftçimizin mağduriyeti giderilmiş olur."
Tarımdaki sigortalı nüfusunun hızla artırılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, tarımda kayıt dışı çalışmanın azaltması, sigortalı nüfusun artırılması için tarımda sigorta prim yükünün hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, şöyle konuştu:
"2018'de 25 olan prim ödeme gün sayısı yeniden 2008'deki rakama, 15 güne indirilmelidir.
Tarım sektöründe çalışan kadınlara da pozitif ayrımcılık istiyoruz. Bu kapsamda çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin yüzde 50'si devlet tarafından karşılanmalıdır. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için 90 gün (4 yıla 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı ilave edilmelidir."
SGK Başkanı Bağlı da bugün imzalanan protokolün daha önce imzaladıkları "Emeklilik Hakkı Doğmuş Bağkur'lu Esnafa Kredi Sağlanması Protokolü" ile aynı şartlara sahip olduğunu belirtti.
Bağlı, protokolün 1,28 faiz oranı, 48 ay vade ve 3'er ay süre uzatma imkanı verdiğini kaydederek "Talimatımız doğrultusunda, herhangi bir kredi, sicil sorgulanması yapılmayacak ve komisyon söz konusu olmayacak." dedi.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın ise protokolün hayırlı olmasını diledi.
Konuşmaların ardından, Bağlı ve Aydın tarafından emeklilik hakkı doğmuş Bağkur'lu çiftçiye kredi sağlanmasını içeren iş birliği protokolü imzalandı.

13. Mersin Tarım, Gıda Ve Hayvancılık Fuarı Açıldı

13. Mersin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı düzenlenen törenle açıldı. 22-25 Şubat tarihleri arasında ziyaret edilebilecek fuarda tarım ürünleri, tarım makineleri, ambalajlama ve paketleme malzemeleri sergileniyor.
CNR Holding’e bağlı Pozitif Fuarcılık ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası, Tarım İl Müdürlüğü işbirliğinde CNR EXPO Yenişehir Fuar Merkezi’nde düzenlenen 13. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nın açılışına Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge  ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Önder Gürbüz, Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Kerim Tufan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz, Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut ve sektör temsilcileri katıldı. Fuarın açılışında konuşan Vali Su, Mersin’in bugün önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptığını söyledi. Dünyada insanlık için her zaman gerekli olan şeyin “gıda” olduğunu vurgulayan Su, “Herşeyi öteleyebilirsin, almayabilirsin ama bir ihtiyaç vardır ki ötelenmesi, ihtiyaç duyulmaması mümkün değildir. Bu da insanın beslenmesi, gıdadır. O yüzden bu fuar çok önemli. Günümüzde tarım sektörü gittikçe önemini artırıyor. Artık gelişen teknolojiyle beraber bazı sorunlar da ortaya çıkıyor. Bu anlamda kullanılabilir sular, kullanılabilir tarım arazileri, iklim değişimleri hesap edildiği zaman tarım sektöründe çok ciddi araştırmalara gerek olduğu ortaya çıkmıştır. Bugün dünyada, aynı doğrultuda ülkemizde de tarım, gıda ve hayvancılık sektöründe çok ciddi çalışmalar, araştırmalar yapılmaktadır. Dünyada tarım deyince gittikçe kavramlar değişiyor. Eko tarım, organik tarım, şimdi ise dijital tarımdan bahsediyoruz. Her geçen gün tarımda yeni gelişmeler meydana geliyor. Tüm bu gelişmeleri de takip etmek zorundayız” dedi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Daire Başkanı Osman Güzelgöz ise fuarların üreticinin tüketiciyle, sanayicinin katılımcılarla buluştuğu, tanıştığı, üretimini değerlendirdiği alanlar olduğunu söyledi. Tarım anlamında Mersin’i çok önemsediklerini kaydeden Güzelgöz, “Mersin tarım fuarları konusunda önemli çalışmalar yapıyor. Bizde elimizden geldiği kadar destek veriyoruz. Mersin bizim için önemli çünkü hem bir ova şehri, hem bir hayvancılık şehri hem bir gıda şehri. Tamamıyla bakarsanız önemsenmesi gereken ciddi bir tarım şehri. Onun için fuarların da önemsenmesi gerekiyor. Gelecek sene bu fuarın uluslararası bir boyut kazanması için şimdiden çalışmaya başlayacağız. Gelecek sene inşallah burada uluslararası bir fuar yapmak istiyoruz. Biz bu fuara Türkiye’de birinci kategoride bakarak katılıyoruz. Bu çapta Türkiye’de üç ilde fuara katılıyoruz. Mersin onlardan birisidir” diye konuştu.
Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Fatih Hasdemir de katma değeri yüksek ürünler üretilmezse dünya rekabet liginde hak ettiğimiz yeri alamayacağımızı belirterek, “Daha sürdürülebilir, daha rekabetçi, daha doğa dostu ürünlere, teknolojilere ve sanayiye yönelmemiz lazım. İnsanoğlunun vazgeçemeyeceği en temel unsurlardan bir tanesi gıdadır. Bu her geçen gün önemini daha da artırarak devam edecektir. Mersin ilimiz ve özellikle Çukurova bölgemiz bu konuda Türkiye’ye en fazla katkı sağlayacak bölgelerden birisidir. Dolayısıyla sektörlerde değişim ve dönüşüm sağlarken gıda, tarım ve hayvancılık sektörünü de bu değişimin merkezine koymamız lazım. Bizde bakanlık olarak hazırlayacağız kalkınma planlarında ve bizlere bağlı kalkınma ajansları vasıtasıyla bu değişim ve dönüşüme katkı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Özellikle topraklarının yüzde 25’i tarımsal arazi olan Mersinimize de katkı sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ise dünya ekonomisinin ciddi anlamda değişim yaşadığının altını çizerek, "Dünyanın hızla değişen demografik yapısı, artan nüfus ve daha önemlisi kentleşen dünya nüfusu, tarım, gıda ve hayvancılık sektörlerini ulusal güvenlik meselesi haline getirmektedir. Bu işin tüm gelişmiş dünyada üç payandası vardır. Devlet yani işin kamu ayağı, özel sektör, yani üreticiler ve yerel yönetimlerdir. Bu üç payandadan biri olmazsa o sektörde gerçek bir gelişme bekleyemeyiz. Bu üç temel payandanın ulusal anlamda oluşturmak istediğimiz yüksek teknolojili üretim vizyonunu daha çok sahiplenmesi gerekiyor. İşte bu vizyonla ve iş birliğiyle düzenlenen bu fuar, Mersin Valiliğimizin vermiş olduğu büyük desteklerle, uluslararası ve ulusal çapta sektörlerinde lider 100 yerli ve 10 yabancı firma ile Mersin’in önemli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Mersin tarımına önemli faydalar sağlayacağına inandığımız fuarı yaklaşık 30 bin çiftçimizin ziyaret etmesini beklemekteyiz. Fuar süresince düzenlenecek konferans ve etkinlikler çerçevesinde çiftçilerimizi bilinçli tarım uygulamalarındaki en son teknoloji ve uygulamalarla buluşturmayı hedefliyoruz. Ülkemin üreticisine olan güvenimle, büyüyen Türkiye’nin ve büyüyen Mersin’in potansiyeline olan inancımla, Mersin’in Türkiye’nin tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında daha iddialı bir merkez olacağına inanıyorum" dedi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek fuarın açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuardaki stantları tek tek gezerek, üreticilere ve firma temsilcilerine başarılar diledi.
 

TİGEM 300 Koyun Başvurusu İçin Süreç Başladı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği ve büyük bir ilgi gören 'Köyüne geri dönenlere 300 koyun ve maaş' projesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından sonra ilk adım atıldı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, 300 başa kadar küçükbaş hayvan için başvurular başladı. İşte, TİGEM üzerinden yapılan '300 koyun' projesi başvuru şartları ve detaylı bilgileri...
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba tarafından ''Köyden şehire gitme. Hem maaşını al hem kendi işinin patronu ol'' projesi kapsamında yapılan köyüne geri dönene 300 koyun artı maaş verileceğine yönelik açıklama ülke genelinde büyük heyecana yol açtı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın detaylarını açıkladığı projede detaylar belli oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bünyesinde yer alan TİGEM tarafından yönetilecek olan süreçte maddi desteğin, Ziraat Bankası tarafından sağlanacağı açıklanırken, Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi kapsamında doğacak kuzuların alımı garanti edilecek ve taban alım fiyatı önceden belirlenecek. Üretilecek tüy ve süt yetiştiricinin olacak.
8 yıl sonunda 5 milyon dişi hedefleniyor
Projeye katılımın yeterli düzeyde olması halinde 8.yılın sonunda toplam 5 milyon dişi hedefleniyor. Bu süreçte 3 milyon 250 bin baş erkek hayvanın kesimiyle 52.300 ton et üretimi ise projenin diğer hedefleri arasında yer alıyor.

Başvuru nasıl yapılacak?

Oluşturulacak web sitesinde müracaat şartları ve başvuru kriterlerinin yayınlanması,
Elektronik ortamda yetiştiricilerin ön başvurularının alınması,
Başvuruların TİGEM tarafından değerlendirilmesi,
TİGEM tarafından başvuruları kabul edilen yetiştiricilerin Ziraat Bankası tarafından değerlendirilmesi,
Kazananların duyurulması,
Kredisi onaylanan yetiştiriciler ile Ziraat Bankası ve TİGEM arasında sözleşmelerin imzalanması.
Hayvanların temini ve teslim edilmesi,
Teslim edilen hayvanların İl/İlçe Müdürlükleri tarafından aşılama ve küpelenmesinin ücretsiz olarak yapılması,
Yetiştiriciye bakım giderleri ve sigorta bedeli için avans verilmesi,
Doğacak dişi kuzular için TİGEM tarafından yetiştiriciye alım garantisi verilmesi,
Alınacak dişi kuzuların Bakanlığın diğer projelerinde değerlendirilmesi.

Tarımsal Destekler Ne Zaman Yatıyor? Destekleme Ürünleri Nelerdir?

Tarımsal destek almak için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na başvuracak çiftçiler 2018 tarım destek ödemelerinin ne zaman yapılacağını merak ediyorlar. Peki, 2018 tarım destekleri ne zaman yatacak? Tarım destek tutarları ve desteklenecek olan ürünler nelerdir? İşte, tarım destek ödemeleri tarihi...
Gıda Tarım ve Hayvancılık  Bakanlığı tarım ile uğraşan çiftçi vatandaşları desteklemeye devam ediyor. Tarım destek ödemeleri adı altında yapılan bu yardımın 2018 yılında ne zaman ödeneceği çiftçiler tarafından araştırılmaya başlandı. Peki, 2018 tarım destek ödemeleri ne zaman yapılacak? Tarım destek ödemeleri illere göre tutarları nelerdir?  Tarım destek ürünleri  listesi ve tarım desteğine ilişkin tüm ayrıntılar www.anadoluizlenimleri.com da
2018 TARIM DESTEKLERİ NE ZAMAN YATACAK?
2018 yılında yapılacak tarım destek ödemelerine ilişkin henüz herhangi bir tarih belirtilmedi. Ancak geçen yıldan yola çıkılarak bir tahmin öngörülüyor. 2017 yılında 31 Mart-14 Nisan tarihleri arasında kişinin TC. kimlik numarasının son harfi baz alınarak yapılan ödemeler Ziraat Bankası tarafından yapılmıştı.
Bu yıl da, geçtiğimiz yıl gibi Ziraat Bankası tarafından; TC Kimlik Numarası 0 ile bitenler için 31 Mart 2017, TC Kimlik Numarası 2-4 arasında bitenler için 07 Nisan 2017, TC Kimlik Numarası 6-8 arasında bitenler için ise 14 Nisan 2017 tarihinde ödenmesi öngörülüyor. 
TARIM DESTEĞİ ALAN ÜRÜNLERİN LİSTESİ İÇİN TIKLAYINIZ
 

Motorine yapılan zamlar’dan Üretici de mağdur


Motorine ardı ardına yapılan zamlar üreticiyide mağdur ediyor. Son günlerde morine yapılan zamların ardından  tarım kesiminde motorin tüketenlerin maliyetleri de artmaya başladı. Tarım kesiminde edinilin bilgiye göre yılda 3 milyon ton motorin kullanılıyor. Yılbaşında bu tarafa mtorine yapılan zam 50 kuruşu geçti.
Tarım kesimin de motorin kullanan üreticininde 1,5 milyar TL gibi girdilerine bir girdi daha eklenmiş oldu. Üretmenin hergeçen gün zorlaştığının altını çizen üreticiler girdi maliyetlerinin çok fazla olduğunu ve birde motorine gelen bu zamlarında etkilemesi ile ekimin ve üretimin yapılamaz hale geldiğinin altını çiziyor. Üretici yine kendi sorunun çözümünüde kendisi söylüyor. Diyorki Balıkçılara yapılan ucuz mazotun üreticiye verilsin biz üretiyoruz devletimizde daha çok üretmenin önündeki engeli kaldırsın diye serzenişte bulunuyor. Devlet, çiftçiye dekar başına, farklı ürünlerde farklı oranlarda mazot desteği veriyor. Ancak bu yılın destekleri gelecek yıl ödenecek. Buğdayda dekar başı 7 litre mazot kullanılıyor. Şimdilerde 7 litre mazot 35 TL, devlet desteği 13 TL.
Pamuk ve çeltikte dekar başı 20 litreden fazla mazot kullanılıyor. Dekar başı mazot gideri 100 TL. Devlet desteği 36 TL.
 
 
 

‘Genç Çiftçiler’ Geri Döndü

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde “Genç Çiftçi Projesi”ne başvuran 9 genç, aldıkları 30’ar bin lira hibe desteğiyle kivi bahçeleri kuruyor.

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bu yıl içinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından finanse edilen Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamındaki “Genç Çiftçi Projesi”nden yararlanmaya hak kazanan 9 genç, kivi bahçesi kurmak için 30’ar bin lira hibe desteği alacak.

İş umuduyla ayrıldıkları köylerine geri dönen gençler, Türkiye’nin en kaliteli kivi üretiminin yapıldığı Çınarcık’a bağlı Kocadere köyünde kuracakları tarım tesislerinde üretim yapacak.

Çınarcık Kaymakamı Abdullah Çiftçi yaptığı açıklamada, Yalova’nın Türkiye’de kivi üretimi konusunda önde gelen yerlerden olduğunu söyledi.

55 proje, 1 milyon 650 bin liralık katma değer

İki yıldır uygulanan tarım projeleriyle ilçede önemli mesafeler alındığını dile getiren Çiftçi, şöyle konuştu:

“Çınarcık, iki yılda ‘Genç Çiftçi Projesi’nden 55 projeyle istifade etti. Türkiye ortalamasına bakıldığında çok iyi bir rakam. Bu 55 projeden 1 milyon 650 bin lira katma değer kazandırıldı. Gençlerin büyük şehirlere iş bulmak için göç ettiği durumlar yerine Genç Çiftçi Projesi’yle ilçemize geri dönüşler başladı. Gerek Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü gerek ilçe müdürlüğümüzdeki arkadaşlarımızın ciddi gayreti ve köylülerimizin de bilinçlenmesiyle beraber bu noktada önemli mesafeler alındı.”

Kivide 2 bin tonluk rekolte

Çiftçi, ilçedeki kivi rekoltesinin 2 bin ton civarında olduğunu belirterek, bu rakamı artırmayı istediklerini söyledi.

Özellikle Şenköy ve Kocadere bölgesinin, iklimi ve toprağı itibarıyla Türkiye’de kivi üretimi bakımından en verimli alanlardan olduğunu dile getiren Çiftçi, “Bu alana ağırlık vereceğiz. Genç Çiftçi Projesi bu noktada önemli bir destek sağladı.” dedi.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Suat Parıldar da “durmak yok, üretime devam” diyen çiftçilerin, gençlerin yanında olduklarını belirtti.

Parıldar, Yalova genelinde geçen yıl 119, bu yıl da 121 gencin projeden faydalandığını ifade ederek, gençlerin köylerine dönüşünün ve üretim katkısının sağlandığını söyledi.

Genç Çiftçi Projesi’nin köylere dönüşü hızlandırdığını vurgulayan Parıldar, “Genç Çiftçi Projesi’yle gerek büyük şehirlere göçmüş ancak aradığını bulamamış, geçimini istediği gibi sağlayamayan gençlerimizin köylere dönüşümünü sağladık. Gerekse de köyden kente göç eğiliminde olan gençlerimize de yine köyünde istihdam sağladık.” diye konuştu.

Genç çiftçiler destekten memnun

Kocadere köyüne geri dönen genç çiftçilerden Erdem Er de 2008’de Süleyman Demirel Üniversitesi Orman İşletmeciliği Bölümünden mezun olduğunu aktardı.

Aldığı hibeyle kivi bahçesi kurduğunu belirten Er, “Üniversiteyi bitirdikten sonra büyükşehirlerde iş aradım, umduğumu bulamadım. Bakanlığımızın uyguladığı Genç Çiftçi Projesi’nden yararlanmak için başvuru yaptım ve 30 bin liralık hibe aldım. Yalova kent merkezinde oturuyordum. Köyüme dönmek için Bakanlığımızın uygulamış olduğu Genç Çifti Projesinden yararlanmak için çalıştığım işimi bıraktım ve kendi işimi kurma çabasındayım.” dedi.

Diğer genç çiftçilerden Barış Varol da verilen destek için teşekkür ederek, “Yalova merkezde bir işte çalışıyordum. Bakanlığın desteğini duyunca başvurdum ve köyüme döndüm. Kocadere’de kurduğum 5 dönümlük tesiste 25 ton kivi üretmeyi hedefliyorum. Elmayı kilosu 50 kuruşa satıyorduk ama kivi en düşük 2,5 liradan alınıyor.” diye konuştu.

"Burayı İthalat Cenneti Sanmayın"


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, “Halkımızın aydınlatılmasının yanında üreticilerimizin bilinçlendirilmesi önemli” dedi.

Bakan Çelik, 15 Temmuz darbe girişiminin geçen yılkı hasat bayramına denk gelmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Çelik, “Hasat bir yılık mücadelenin sonunda elde edilen imkânların toparlanmasıdır. Karşılığın alınmasıdır, berekettir. Toplumun büyük kısmını etkilemektedir. Biz hasatla uğraşırken birileri milletin tankıyla topuyla milleti nasıl vurma çabası içinde olduğunu gördük. Bu milletin o gece başına ocağına tankla topla mermi yağdıran FETÖ, her zaman olduğu gibi milletimizin ferasetiyle püskürtüldü. Tankın karşısında iman gücünün nasıl dik durduğunun gördük. Cumhurbaşkanı bir dünya lideri olarak bir geminin kaptanı gibi milletine liderlik etti. Milleti meydanlara davet etti. Millet bu ateşi göğsünde söndürdü, daha ağır tahribatlara neden olmaktan ülkemizi kurtardı. Bütün şehitlerimize bu vesile ile başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.

Rekolte durumu

Bu yıl ki hasat döneminden umutlu olduklarını dile getiren Bakan Çelik, "Bugün hububat üretiminde yüzde 40’ı bulmuş durumdayız. 2016 sıkıntılı bir yıldı. Birinci sevindirici gelişme, hububat üretimi artıyor. İkincisi ise, buğday üretiminde kalitede büyük bir artış var. Bakanlığa İlk geldiğimizde tohumda ARGE çalışmalarına büyük destek sunduk. Bunu özel sektöre de açtık. Yasaklayıcı olmadık. Bütün imkânlarımızı paylaştık. Yerel tohumları korurken, sınırsız gıda talebi karsısında dirençli olabilmek için sertifikalı tohum kullanımının önemine vurgu yaptık. 2018 yılında kademeli olarak, sertifikalı tohum kullanana destek vereceğiz. Kedi tohumunu kendi tarlanda üreteceksin, milli tarım politikasının temeli budur" dedi.

Buğday Fiyatında Spekülatif Durumlar

TMO’nun gerekli önlemleri aldığını kaydeden Bakan Çelik, "Piyasada farklı spekülatif çalışmalar yapanlar var. TMO alımlarda ödemeleri direk yapıyor. 300 noktada TMO ciddi alımlar gerçekleştirdi. Fiyat açıklandıktan sonrada TMO 24 saat çiftçilerimizin hizmetinde, alımlar gerçekleştiriyor. Fiyatın geç açıklanması çiftçiyi, üreticiyi korumak adına yapılmıştır. Ülkemiz geniş coğrafyaya sahip ve hasat farklı zamanlarda gerçekleşiyor. İlk hasat yapıldığında buğday fiyatları ucuzdu. Ülke genelinde hasat dönemlerinin başlamasıyla fiyatları açıkladık. Üreticiyi ve tüketiciyi korumak ve bunlar arasında dengeyi kurmak çok önemlidir. Gümrük vergilerindeki indirim psikolojik etki ile ucuzlama yarattı. Fiyatların gevşemesi ile birlikte harekete geçerek, üreticinin ucuza satmasının önüne geçtik. Milletin aleyhine bir gelişme varsa biz devreye giriyoruz" ifadelerine yer verdi.

Buğday Fiyatları

Bakan Çelik, yüzde 12,5 ila 13 arasında proteine sahip ekmeklik buğdayın 940-990 Lira arasında, makarnalık buğdayın da 1000 ila 1070 lira aralığında satışının gerçekleşeceğini söyledi. Çiftçinin emeğini yerine düşürmememiz lazım diyen Bakan Çelik, "Biz taban fiyatı belirledik, üretici de daha yüksek fiyattan satabiliyorsa buna da karışmıyoruz. Açıkladığımız fiyat doğrudur, isabetlidir. Üreticimizin de tüketicimizinse dengesini korumalıyız. Açıklanan fiyat son derece dengelidir" diye konuştu.

Gümrük Vergilerinin Düşürülmesi

Gümrük vergilerinin düşürülmesine ilişkin açıklamanın hasat dönemine denk gelmesi psikolojik olarak olumsuz bir etki yaptı diyen Bakan Çelik, "Keşke olmasaydı. Gümrük vergilerinin indirilmesinin hasat dönemine denk gelmesi keşke dedirtiyor. Gıda komitesi adı verilen komite böyle bir karar vererek açıkladı bunu. Buda algıları değiştirdi.  Çiftçimizin ürününe tüccarın tavrı değişecekmiş gibi değerlendirildi. Çiftçinin aleyhine bir şey yok. Ama algıda bir oynanma yarattı. Çiftçimiz burayı ithalat cenneti olduğunu sanmasın. Açıklamalarımızdan sonra psikolojik etki dağıldı. Çiftçimizin ürünü elinde kalmayacak. İndirimin açıklanması içerik itibariyle yanlış değil ama zamanlama olarak doğru bir zamanlama olmadı. Enflasyon yüzde 11,  Gıdadaki yüzde 2’lik kısım konuşuluyor. 9’luk kısım nerede? Önce 9’luk kısmı halledelim, gıdadakini konuşmuyor hale geliriz zaten" ifadelerine yer verdi.

Anız yakımı

Anızın enerjiye dönüştürülmesi için makine üreticilerinin çalıştığını belirten Bakan Çelik şunları söyledi:

"Bu anızların paraya dönüşeceğini şimdiden ifade ediyorum. Oradaki yaktığınız şey, anız değil, toprağı yakıyorsunuz. Verimi düşürüyorsunuz. Doğada bir denge var. 12 Ay boyunca devam ediyor bu denge. Anız yakıldığında toprak ölüyor. Dolayısıyla geleceğimiz ölüyor. İnsan kendi evini yakar mı? Toprakta da binlerce canlı yaşıyor, onların evini yakarsan, onlar işlevini sürdüremez. Bu yanlışın içinde olanları uyarıyorum. Geleceğimizi yakmasınlar."

Et fiyatı

Et ithalatı meselesinin bu günün sorunu olmadığını dile getiren Bakan Çelik,"Türkiye’de 1969’dan beri et ithalatı yapılır. Bu bizim sorun alanımızdan biridir. Milli Tarım ve Hayvancılık politikamız ile et meselesini dert meselesi olmaktan çıkmak istiyoruz. Coğrafyamızdan kaynaklana sıkıntılar bu problemleri önümüze çıkarıyor. Bununla ilgili önemli adımlar attık. İthal et eden değil kendine yeten bir ülke olmak için çalışıyoruz. Baktığınızda, yaptığımız belirli düzenlemelerle, bir kimse canlı hayvan ithal edilecekse bakanlıktan izin almadan yapamaz. Piyasayı üreticinin gözüyle gördükten sonra ithalat yapılabilir. Amacımız spekülatif durumlara karsı önlem almaktır. Biz üreticimizin 'maliyet arttı kâr' anlayışını destekliyoruz. Piyasanın üzerinde fiyat ortaya koyanlara ithalat kozumuzu ortaya koyacağız. Spekülatörler, serbest piyasa adı altında yurt dışından hayvan ithal ediyor. Daha önce üreticiye 6 dolar civarında bir maliyeti vardı bunun. Bakanlığın bünyesine aldıktan sonra ithal etme konusunu bu 3.70 ila 3.95 dolar seviyelerine düştü. Perakende satıcılar da dikkat etmelidir. Günü birlik 2-3 lira alayım diye düzeni bozarsanız sistemi bozarasınız” diye konuştu.

Ette Ararcılar Fiyatı Artırıyor

Aracıların et fiyatlarıyla oynadığını söyleyen Bakan Çelik, "Elde edilen bu paralar üreticiye gitmiyor. Hiç emek çekmeyenler kazanıyor. Hayvancılığa devam edecek üretici kazansın istiyorum. Aracılar fiyatı yükseltiyor. Kasaplara et verelim dedik. Alın bu karkası, 30-40 TL bandında arz edin. Bu konuda da kasaplarla iyi bir noktaya gelemedik. Vatandaşımıza kuşbaşı ve kıymayı alacak imkân sağlamak isteriz. Bir hayvandan elde edilen kâr rakamları var bizde. 45 liraya satıyor. İzah edebilir misiniz bunu? 80 milyon kazansın, alın teri kadar kazansın" İfadelerine yer verdi.

Hayvancılığın sorunları

Hayvancılığın temel sorunun yem sorunu olduğunu dile getiren Bakan Çelik şunları dile getirdi:

 "Milli tarım projesi kapsamında destekleme kararlarımız var. Bütün atıl ve nadas alanlarının yem bitkisi üretiminde kullanılması konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Yem maliyetini düşürmek lazım. Hayvan sağlığı ikinci meselemiz. Şaptan ari hayvanlar olsun istiyoruz. Türkiye’nin her yerine seferber oluyoruz. Buzağıların ölümü ilgisizlikten kaynaklanıyor. Diğer bir sorun; İşletme ölçeği sorunu, aile geçimi ile ilgili az ölçekli yetiştiricilik görüşünden vazgeçip daha fazla hayvana yönlemek gerekiyor. Yeni açılan işletmelere 20 baş hayvan tabanı koyduk. Klasik destek devam ediyor ama yeni işletmeler için en az 20 hayvan şartı var. Ayrıca ,embriyo transferi çalışmamız başladı.Amacımız ırk ıslahı, Kültür ırkı hayvan alıp kütüğünü bilerek damsızlık sayımızı artırmaktır."
 
 
 
 

Genç Çiftçi Projesinde İlk Mahsul Alındı

Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında yürütülen Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı ilimizde ürünlerini vermeye başladı.
2016 yılında Bitkisel Üretim Projeleri başlığı altında proje uygulamasına müracaat eden ve İl Proje Değerlendirme Komisyonu tarafından projesi uygulamaya değer görülen Bünyan ilçesi Karahıdır köyü genç çiftçilerinden Nihal Aydemir’in işletmesi Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından ziyaret edildi.

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programından örtüaltı sebze yetiştiriciliği için sera yapımı, sulama sistemi ve sebze fidesi kalemlerinden oluşan projesini gerçekleştiren genç Nihal Aydemir, açıkta sebze yetiştiriciliğindeki emsallerine göre daha erken zamanda domates, biber, patlıcan ve salatalıklarını yetiştirdi ve pazarda tezgahına koydu.

Genç çiftçi Aydemir, yaptığı uygulamalarla köydeki gençlere ve bayan çiftçilere örnek oluşturduğunu ve emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

51 Bin Büyükbaş ve 100 Bin Küçükbaş Hayvan Dağıtılacak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Genç Çiftçi Hibe Desteği Programı kapsamında bu yıl 11 bin genç çiftçiye manda dâhil en az 51 bin büyükbaş ve 100 bin küçükbaş hayvan dağıtacak.

Genç Çiftçi Hibe Desteği Programı kapsamında bu yıl genç çiftçilere 151 bin baş hayvan dağıtılacak. 2016-2018 yıllarını kapsayacak genç çiftçi projelerine 30 bin lira hibe verilmesini öngören Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı’nın 2017 yılı başvuruları sona erdi.

İlk kez 2016’da uygulanan hibe desteği için geçen yıl 397 bin genç çiftçi başvurmuştu. Bu çiftçilerden 14 bin 790 çiftçinin projesi kabul edildi.

Dünya'nın haberine göre bu yıl şartların zorlaştırılması nedeniyle başvuranların son gününe kadar 195 bin kişi başvuruda bulundu. Böylece geçen yıla göre hibe desteği almak için proje başvurusu yapanların sayısı yüzde 50 azaldı. Cuma günü yapılan başvurularla sayının 200 bini aşması bekleniyor. Destek verilecek çiftçi sayısı ise 16 bin 100 olarak belirlendi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında 16 bin 100 çiftçiye 483 milyon lira hibe desteği verileceğini açıkladı.

Geçen yıl yaklaşık 15 bin genç çiftçiye çeşitli projeleri karşılığı olarak 450 milyon liralık hibe kullandırdıklarını hatırlatan Çelik, bu sene için ise programın bütçesini 483 milyon lira olarak belirlediklerini ve bu kaynağı 16 bin 100 genç çiftçi için kullandıracaklarını ifade etti. Çelik’in açıklamalarına göre, 4 Mayıs itibariyle yaklaşık 195 bin başvuru yapıldı.

 Genç Çiftçilere 151 Bin Baş Hayvan Verilecek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bu yılki bütçenin 330 milyon liralık kısmını en az 11 bin genç çiftçiye, büyükbaş ve küçükbaş projeleri kapsamında vermeyi planladıklarının altını çizerek, bu kapsamda genç çiftçilere manda dâhil en az 51 bin büyükbaş ve 100 bin küçükbaş hayvan dağıtılacağını bildirdi.

Hayvanların geçen yıl olduğu gibi Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından temin edileceğine dikkati çeken Çelik, “Bütçenin kalan diğer kısmı ise ana hatlarıyla ağıl ve ahır yapımı ile arıcılık, kanatlı, ipek böceği yetiştiriciliği,meyvecilik, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konularında verilecek. Bu yıl, diğer yıldan farklı olarak en az bin adet modüler sistem büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık tesisi yapımı konusu da projeler içerisinde yer alacak ve ayrıca genç çiftçilerin finans ihtiyacını gidermek amacıyla Tarım Kredi Kooperatifl eri Merkez Birliği tarafından daha etkin kredi kullanımı ve anahtar teslim proje gerçekleştirmeleri sağlanacak” bilgisini verdi.

 Başvurular Komisyonlarda Değerlendirilecek

Başvurular, illerde vali veya vali yardımcısı başkanlığında kurulan komisyonlarda değerlendirilecek. Değerlendirme sonunda belirlenen genç çiftçilerle hibe sözleşmeleri, bakanlığın il ve ilçe müdürlüklerince imzalanacak ve projelerin uygulanmasına başlanacak.
 

Referandum Günü Tarladan Sandığa

Referandum sürecine hızla yaklaşırken Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ‘dan bir açıklama geldi. YSK yayınladığı ilan ile kaç tane seçmenin oy kullanacağını duyurdu.

16 Nisan pazar günü yapılacak olan Referandum’da yurt içinde toplamda 55 milyon 319 bin 222 vatandaş oy kullanacak. Seçmen sayısı en fazla olan il İstanbul olurken seçmen sayısı en az olan il Bayburt oldu. Yaklaşık 2,5 milyon çiftçi de oy kullanmak üzere sandık başına gidecek. 

Geçtiğimiz günler de seçmenin nerelerde oy kullanacağını duyurdu.

YSK sorgulama ekranı ya da E-Devlet sistemi üzerinden sandık sorguma işlemi yaparak hangi merkezlerde oy kullanabileceğinizi öğrenmeniz mümkün.

Anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak olan Referandum’da sandık başında oy kullanacak seçmen sayısı ise 410 ile 415 arasında olacak. Diğer taraftan cezaevlerinde olan vatandaşlarında oy kullanabilmesi için sandıklar kurulacak.

Anadolu İzlenimleri Dergisi: Ali Suzi Doğan

Genç Çiftçilere Hibe Desteği Başlıyor

Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve kırsalda genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kırsal alandaki tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesi amacıyla 18-40 yaş aralığındaki çiftçilere 30 bin TL hibe desteği verilecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliği, bugün Resmi Gazete’de yayımlandı.

Tebliğ ile kırsal alanda yaşayan genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projelere otuz bin TL’ye kadar hibe ödenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı Uygulama Birimleri olarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerinin görev ve sorumluluklarına yer verilen Tebliğe göre, son başvuru tarihinden en geç beş iş günü öncesinde kurulacak Genç çiftçi proje değerlendirme komisyonu ile Tebliğin yayımı tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde kurulacak Genç çiftçi proje yürütme birimi, Tebliğ, uygulama rehberi ve ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemleri yapacak. Proje yürütme biriminin proje hazırlama yükümlülüğü olmayacak.

Hangi projeler desteklenecek?

Genç çiftçi projeleri;

Hayvansal üretime yönelik destekleme projeleri kapsamında; Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, tesis yapımı ve hayvan alımı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, tesis yapımı ve hayvan alımı, Arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği, Kanatlı yetiştiriciliği ve tesis yapımı, İpekböceği yetiştiriciliği ve tesis yapımı,

Bitkisel üretime yönelik destekleme projeleri kapsamında; Kapama meyve bahçesi tesisi, Fide, fidan, iç ve dış mekân süs bitkisi yetiştiriciliği, Kontrollü örtü altı yetiştiriciliği, Kültür mantarı üretimi,

Yöresel ürünler ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik destekleme projeleri kapsamında; Çok yıllık tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi, Coğrafi işaretli, organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim, Coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konularını kapsayacak.

Çiftçi Borcunu Nasıl Yapılandıracak?

Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği, borç yapılandırılmasına ilişkin olarak bir açıklama yaptı. 'Borç Yapılandırmasında Tarihi Fırsat' başlığı ile yapılan açıklamada, 14 yıl sonra ilk defa Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının borçlarının Devlet destekli yapılandırılacağı kaydedildi.

"Ortaklarımıza önemli avantajlar getiren yapılandırmanın en dikkat çekici noktası, 2003 yılında 4876 sayılı Kanun ile borçların yapılandırılmasına ilişkin son hukuki düzenlemeden 14 yıl sonra, ilk defa Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının borçlarının Devlet destekli yapılandırılıyor olması olacak.
Ortaklarımız Kanunun yayım tarihi olan 08.03.2017'den itibaren 3 aylık süre içerisinde ortağı olduğu kooperatif ya da hizmet bürosuna başvuruda bulunabilecek. Uygulamadan Tarım Kredi Kooperatiflerine vadesi geçmiş borcu bulunan yaklaşık 34 bin ortak yararlanabilecek.
Yapılandırmaya ilişkin 6824 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanımızca onaylanmış olup ilgili kanun kapsamında 31.12.2016 tarihi itibariyle takip hesaplarında izlenen kredi alacakları yapılandırılacak.
Yapılandırma kapsamındaki alacaklara vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizi yerine % 5 faiz uygulanarak hesaplanan borçlar defaten ödenebileceği gibi % 20'si peşin tahsil edilmek suretiyle 4 yıl boyunca % 5 faiz oranı ile taksitlendirilebilecek.
Yapılandırmaya esas tutarın belirlenmesinde ve taksitlendirmeye ilişkin faiz işlemlerinde, ortaklarımıza % 5 oranında faiz uygulanacak olup, % 6 oranındaki faiz ise Hazine Müsteşarlığı tarafından karşılanacak.

Bakan Çelik'ten Çiftçilere Düşük Faizli Kredi Müjdesi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, tarım sektöründe üreticilerin finansman ihtiyaçlarının uygun şartlarda karşılanması amacıyla 2004 yılından itibaren kullandırılan, düşük faizli kredi uygulamasına 2017 yılında da devam edileceğinin altını çizdi. 

Tarım faaliyetlerinde düşük faizli yatırım ve işletme kredisi uygulamasına 2017 yılında da devam edileceğini belirterek, "Bu sene damızlık etçi ve kombine sığır yetiştiriciliği kredi kullanma üst limiti 7,5 milyon liradan 12,5 milyon liraya, yaygın bitkisel üretimde ise 250 bin TL'den 750 bin TL'ye yükseltildi." dedi.

iraat Bankası ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) aracılığıyla, gerçekleştirilecek ve toplam 35 başlık altında birçok tarımsal faaliyet alanını kapsayan bu uygulama ile tarımsal maliyetlerin azaltılacağını belirten Çelik, üreticinin gelir seviyesini yükseltilmesinin hedeflendiğini vurguladı.

Çelik, damızlık süt ve etçi sığır ile kombine sığır yetiştiriciliği, damızlık düve, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği, kanatlı sektörü damızlık ve su ürünleri yetiştiriciliği, modern basınçlı sulama, çok yıllık yem bitkisi, yurtiçi sertifikalı tohum, fide, fidan üretimi, sera modernizasyonu konularında yüzde 100, diğer konularda yüzde 25-75 arasında faiz indirimi sağlayan uygulama tebliğinin yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildiğini kaydetti.

Söz konusu kredi kapsamında bu sene uygulanacak değişiklikler hakkında da bilgi veren Çelik, damızlık etçi ve kombine sığır yetiştiriciliği kredi kullanma üst limitinin 7,5 milyon liradan 12,5 milyon liraya yükseltildiğini belirtti.

"Soğuk hava depo yatırımları da kapsama dâhil edildi"

Üst limitleri yaygın bitkisel üretimde 250 bin liradan 750 bin liraya, stratejik bitkisel üretimde 2 milyon liradan 3 milyon liraya yükselttiklerine dikkati çeken Çelik, söz konusu kredi kapsamına soğuk hava deposu yatırımlarının da dâhil edildiğini, traktörün ayrı bir başlıkta değerlendirildiğini ve traktör alımlarında uygulanacak kredi üst limitinin 250 bin lira olacağını kaydetti.

Çelik, hayvancılık, arıcılık ve su ürünlerinden kontrollü örtü altı tarımı, stratejik bitkisel üretim, yenilenebilir enerji yatırımları, sulama ve iyi tarım uygulamalarından, organik tarıma kadar birçok tarımsal faaliyeti içine alan düşük faizli kredi uygulamasında üst limitleri belirlediklerini belirterek "Yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan üretimi ve kontrollü örtü altı tarımında 10 milyon lira, damızlık düve yetiştiriciliği ve kanatlı sektörü damızlık yetiştiriciliğinde 7,5 milyon lira, büyükbaş hayvan besiciliği, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği, yurt içi sertifikalı fidan kullanımı, i̇yi tarım uygulamaları ve organik tarım uygulamaları ve lisanslı depoculuk yatırımlarında 5 milyon lira, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve kanatlı sektörü, çok yıllık yem bitkisi üretimi, süs bitkisi üretimi konularında 2,5 milyon lira, su ürünleri avcılığında 2 milyon lira, tarımsal mekanizasyon, modern basınçlı sulama, küçükbaş hayvan besiciliği ve arıcılık konularında 1,5 milyon lira, hindi besiciliği, yurtiçi sertifikalı tohum fide kullanımında 1 milyon lira, arazi alımında 500 bin lira olarak belirlendi." dedi.

Bakan Çelik, bu sene düşük faizli kredi kullanımlarında stratejik bitkisel üretim başlığına tıbbi aromatik bitkilerden kekik, biberiye, adaçayı, sığla yağı, sumak, keçiboynuzu, defne, fesleğen, likapa, ıhlamur, safran ve jojoba'nın da eklendiğine işaret etti.

Çiftçilere Müjde: Borçlar Öteleniyor

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında çiftçilerin borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçların yeniden yapılandırılıp, öteleneceğini açıkladı.

Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada “Tarım bakanlığı ile ilgili bir paket sunulmuştur. Bunlardan biri, Türkiye’deki hayvan varlığının kayıt altına alınmasıyla ilgili ilave tedbirler öngörülmektedir. Hayatı ve sağlığı tehlikeye atan bir takım taklit ve tağşiş ürünlerini üretenlere karşı cezai tedbirlerin arttırılması; bu alanda da etkin bir mücadelenin yapılması öngörülmektedir. Belki bir müjde mahiyetinde verebileceğimiz husus ise çiftçi kardeşlerimizin, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Koopera-tifleri’ne olan borçları yeniden yapılan-dırılacak, yani ötelenecektir” dedi.

Kimlerin Borcu Yapılandırılacak?

Bu zararın telafisi için çiftçiler Ziraat Bankası veya Tarım Kredi Kooperatifine başvuruyor. Doğal afetler nedeniyle ürünü zarar gören ve tarımsal faaliyetlerinin finansmanı amacıyla Ziraat Bankası'nda ve Tarım Kredi Kooperatifinde kredi borcu bulunan vatandaşlar yapılandırmadan yararlanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Çiftçilere Seslendi "Tefecilere Dikkat Edin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Binalarının Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. 

Çiftçileri tefecilere karşı uyaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Tarlada domates 1 lira, çarşıda 7-8 lira. Ne bu, arada olanlar kimler? İnsaf, insaf. Bu işe kesinlikle bir çözüm bulmamız lazım. Aracı-tefecilere lanet olsun derdik. Çiftçime sesleniyorum, 1 yıl önceden senin tarlanı satın alanlar noktasında dikkatli ol. Gıda, Tarım Bakanımızın tedbirini alması lazım.Planlarımızı buna göre yapacağız."

“Başbakanlığım döneminde fındıkta bu tür oyunlar oynadılar. Ona da alaverici derler. Fındığı depolara yığıp, parasını önceden ödeyenler vardı. Bunlar vatandaşa peşin para verip fındığı alırdı. O zaman arkadaşlara söyledim; bu iş bir yere gidiyor. Gelin devlet olarak depolar kurup, fındığı biz alalım, parasını vatandaşa biz verelim, hiç olmazsa vatandaş sömürülmesin. Geçen sayın Putin'le görüşüp, 'Biz Rusya'ya domates satmak istiyoruz' dedim. Rusya tarafıyla çok sıkı ilişkileri kurup, ihracatımızı arttıralım diye arkadaşlara söyledim."

Bakanlıktan Vatandaşa “Yeşil Masa”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, vatandaşın taleplerini daha hızlı ve sağlıklı sonuçlandırmak amacıyla il müdürlüklerinde faaliyet gösterecek olan Yeşil Masa uygulamasına başladı. Yeşil Masa ile bitkisel ve hayvansal üretim yapan üreticiler, gıda üretimi yapan işletmeler ile il müdürlükleri arasında hızlı ve sürekli bir bilgi ağı kurulması amaçlanıyor.

Strateji Geliştirme Başkanlığı Koordinasyon ve İdari İşler Daire Başkanı Sedat Ildız, Yeşil Masa uygulamasının, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in talimatıyla hayata geçirildiğini söyledi. Ildız, 81 il müdürlüğü girişinde vatandaşın çok rahat ulaşabileceği bir mekan oluşturulduğunu kaydetti.
Ildız, “Burada diksiyonu düzgün, halkla iletişim konusunda uzman, teknik yeterliğe sahip personelimiz görevli olacak. Müracaatlar, masada görevli olan personelimize şahsen, telefonla veya internet üzerinden olabilir. Oluşturduğumuz yesilmasa.tarim.gov.tr adresinden de, vatandaşlarımız isteklerini, önerilerini, şikayetlerini il müdürlüklerimize bildireceklerdir. İl müdürlüklerimizdeki görevli personel arkadaşlarımız da gelen talepleri dinleyecekler. Konu, şube müdürlüğünü ilgilendiriyorsa ilgili şube müdürlüğüyle veya ilçe müdürlüğünü ilgilendiriyorsa onlar kendileri muhatap olacaklar. O sorunun cevabını ya da çözümünü oluşturacaklar. 5 iş günü içerisinde de o vatandaşımıza geri dönecekler” dedi.

5 İş günü İçinde Vatandaşa Geri Dönülecek

İletişim çağında olduklarını belirten Ildız, çiftçinin, yetiştiricinin, ithalatçının ve tarımsal sanayicinin taleplerini Yeşil Masa ile daha rahat ileteceklerini vurguladı. Yeşil Masa’ya gelecek vatandaşın, o masadaki uzman personel tarafından karşılanacağını belirten Ildız, “Artık vatandaşın kafasında ‘ben hangi şubeye başvuracağım’ sorusu olmayacak” şeklinde konuştu. Ildız, Yeşil Masa ile gereksiz bürokrasinin engelleneceğine işaret ederek, 5 iş günü içerisinde vatandaşa geri dönüleceğini söyledi.

Yeşil Masa ile Bürokrasi Azalacak

Fiziki mekan olarak bazı il müdürlüklerinin değişik alanlarda yerleştiklerini vurgulayan Sedat Ildız, “İl Müdürlüğü ayrı bir yerde, şube müdürlüklerimiz ayrı bir yerde. Vatandaşımız tabi il müdürlüğünü bildiği için il müdürlüğüne gidiyor. Ondan sonra eğer o talebi veya isteği diğer şubeyi ilgilendiriyorsa diğer şubeye gitmesi lazım olacak. İşte burada Yeşil Masa devreye girecek. Vatandaşımız oraya gitmeyecek, direkt Yeşil Masa’daki görevli arkadaş ilgili şubeyle ilgili konu uzmanıyla görüşecek. O vatandaşımızın fazla mesai sarf etmesine engel olacak. Dolayısıyla bürokrasiyi azaltmış olacağız” değerlendirmesinde bulundu.